DOLAR

$%

EURO

€%

STERLİN

£%

GRAM ALTIN

%

ÇEYREK ALTIN

%

BİTCOİN

4076942฿%-0.30548

İmsak Vakti a 02:00
Diyarbakır HAFİF YAĞMUR 20°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

DEM PARTİ YEREL YÖNETİMLER KOMİSYONUNA SORUYORUM: ÖRGÜT EMEKÇİLERİNİN HAKKI NEREDE?

İl ve ilçe örgütlerinde yıllarını veren emekçiler geçim derdiyle boğuşurken, ilçe yönetimleri temel giderlerini karşılamakta zorlanırken Yerel Yönetimler Tutum Belgenizle neyi amaçlıyorsunuz?

DEM Parti’nin 8–9 Haziran 2026 tarihlerinde Diyarbakır’da gerçekleştirdiği Demokratik Yerel Yönetimler Konferansı’nda Tutum Belgesi yenilendi. Belediyelerde işe alımlarda ‘‘kura, liyakat, fırsat eşitliği, şeffaflık ve hesap verebilirlik’’ ilkeleri öne çıkarıldı. Seçilmişler ve yerel yönetim kurullarında görev alanlarla ilgili yakınlık ilişkilerine dayalı ayrıcalıkları sınırlayan hükümler de kamuoyuna yansıdı!.

TABAN FERYAT FİGAN EDİYOR LAKİN AĞIR MEVZULARA GİRMEDEN OLUMLU ELEŞTİRİSEL YAZMAYA ÇALIŞACAM…

Peki, bu ilkeler yalnızca belediye kapısından içeri girerken mi hatırlanacak? Parti örgütlerinin kapısından içeri girildiğinde emek, adalet ve eşitlik ilkeleri neden aynı açıklıkla tartışılmıyor? Parti yöneticileri ve örgüt faaliyetlerinde kapı kapı dolaşarak çalışan, eylem ve programların duyurulmasını sağlayan emekçilerin nasıl geçindiğini, hangi ekonomik koşullarda yaşadığını hiç düşünüyor musunuz?

Asıl mesele tam da burada başlıyor.

ÖRGÜTÜN YÜKÜNÜ TAŞIYANLAR NEDEN GÖRÜNMEZ?

Bir siyasi partinin gücü yalnızca belediye başkanlıklarıyla, meclis üyelikleriyle veya seçim dönemlerinde açıklanan oy oranlarıyla ölçülemez. O gücün arkasında yıllarca çalışan, mahalle mahalle dolaşan, seçim çalışmalarında sorumluluk üstlenen, örgütsel faaliyetleri sürdüren ve çoğu zaman kişisel imkânlarını seferber eden insanlar vardır.

İl ve ilçe örgütlerinde emek veren çalışanların ekonomik koşulları, çalışma güvenceleri ve emeklerinin karşılığı ciddi biçimde ele alınmalıdır. Bu insanlar yalnızca seçim dönemlerinde hatırlanacak, seçim bittikten sonra kendi geçim sorunlarıyla baş başa bırakılacak kişiler değildir.

Parti tabanında dile getirilen eleştirilerden biri de örgütün yükünü taşıyan bazı çalışanlar ekonomik zorluklarla mücadele ederken imkânlara erişimde adalet ve eşitlik konusunda soru işaretlerinin oluşmasıdır. Görev ve sorumluluk üstlenen insanların ekonomik sorunları görmezden gelinirken, bazı kişilerin imkânlara erişimde daha avantajlı olduğu yönündeki iddialar da tabandaki rahatsızlığı artırmaktadır.

Bu iddialar görmezden gelinerek sorun çözülemez. İlgili kurulların sorumluluğu, eleştirileri susturmak değil; şeffaf biçimde incelemek, varsa aksaklıkları gidermek ve kamuoyuna somut cevaplar vermektir.

KAYIRMACILIK İDDİALARI VARSA CEVABI ŞEFFAFLIK OLMALIDIR

DEM Parti’nin yerel yönetim anlayışında savunulan eşitlik, liyakat ve hesap verebilirlik ilkeleri yalnızca kamuoyuna açıklanan belgelerde kalmamalıdır. Bu ilkelerin örgütün kendi işleyişinde de karşılığını bulması gerekir.

Parti tabanında dile getirilen kayırmacılık iddiaları karşısında şu sorular açıkça yanıtlanmalıdır:

  1. Görev ve imkân dağılımında hangi nesnel ölçütler uygulanıyor?
  2. Parti örgütlerinde emek veren çalışanların ekonomik ve sosyal hakları nasıl korunuyor?
  3. Benzer sorumluluklar üstlenen kişiler arasında farklı uygulamalar varsa bunların gerekçeleri nelerdir?
  4. İşe alım ve görev dağılımında kişisel yakınlıkların etkili olduğu yönündeki iddialar nasıl araştırılıyor?
  5. İl ve ilçe örgütlerinin ekonomik sorunları hangi mekanizmalarla çözülüyor?
  6. İlçe örgütlerine kendi giderlerini kendilerinin karşılaması gerektiğini söylemek, gerekli kurumsal destek ve denetim mekanizmaları oluşturulmadığında, sorumsuzluğa ve keyfî uygulamalara açık bir alan bırakmıyor mu?

Bu soruların sorulması partiye karşı olmak değil, savunulan ilkelerin hayata geçirilmesini istemektir.

Kayırmacılık olduğu yönündeki iddialar bağımsız, tarafsız ve şeffaf bir incelemeyle açıklığa kavuşturulmalıdır. Hiç kimse kanıtlanmamış iddialar üzerinden suçlanmamalı; ancak hiçbir iddia da yalnızca rahatsızlık yaratıyor diye görmezden gelinmemelidir. Bütün başvuruların ve kararların eşit ölçütlerle değerlendirilmesi sağlanmalıdır.

Aksi hâlde adalet söylemi ile örgüt pratiği arasındaki mesafe büyümeye devam eder.

İLÇE YÖNETİMLERİ TEMEL GİDERLERİNİ KARŞILAYAMIYORSA KİM SORUMLULUK ALACAK?

Bir diğer önemli sorun, ilçe örgütlerinin ekonomik sürdürülebilirliğidir. İlçe yönetimleri kira, elektrik, iletişim, ulaşım ve diğer zorunlu örgütsel giderleri karşılamakta zorlanıyorsa bu durumu yalnızca yerel yöneticilerin kişisel sorunu olarak değerlendiremeyiz.

Burada sorulması gereken, bu giderlerin hangi kaynaklardan, hangi kurallarla ve hangi denetim mekanizması altında karşılanacağıdır.

İlçe örgütlerinin temel faaliyetlerini sürdürebilmesi için adil, şeffaf ve sürdürülebilir bir destek modeli oluşturulmalıdır. Destekler kişisel ilişkilere, yöneticilerin yakınlığına veya keyfî tercihlere göre değil; örgütlerin gerçek ihtiyaçlarına, faaliyet düzeylerine ve önceden belirlenmiş nesnel ölçütlere göre dağıtılmalıdır.

Bütün örgütlerin ekonomik koşulları aynı olmayabilir. Bu nedenle adalet, her ilçeye mutlaka aynı miktarın verilmesi değil; ihtiyaçların nesnel ölçütlerle belirlenmesi, kaynakların adil dağıtılması ve harcamaların denetlenmesidir.

İlçe yönetimlerinin zorunlu giderlerini karşılayabilmesi, yalnızca örgütsel faaliyetlerin devamı açısından değil, çalışanların üzerindeki ekonomik yükün azaltılması açısından da önemlidir. Kurumsal destek mekanizmaları bulunmadığında sorumluluğun kişisel fedakârlıklara bırakılması, hem sürdürülebilirlik hem de hesap verebilirlik bakımından ciddi sorunlar doğurabilir.

Demokratik siyaset yalnızca halktan fedakârlık istemek değildir. Örgütün kendi emekçilerine ve yerel yapılarına karşı da sorumluluk üstlenmesidir.

YEREL YÖNETİMLER KURULU KENDİ UYGULAMALARINI DA AÇIKLAMALIDIR

DEM Parti Demokratik Yerel Yönetimler Kurulunun 2026 tarihli Tutum Belgesi’yle belediyelerde işe alım süreçlerinde daha adil ve şeffaf bir yaklaşım hedeflediği kamuoyuna yansımıştır. Bu ilkelerin uygulamada nasıl karşılık bulduğu da kamuoyu tarafından izlenebilmelidir.

Ancak yerel yönetim politikalarının güvenilirliği yalnızca kuralların açıklanmasıyla değil, uygulamaların sonuçlarının gösterilmesiyle ölçülür.

Bu nedenle ilgili kurul ve komisyon şu konularda düzenli açıklama yapmalıdır:

  1. Yeni işe alım ilkeleri hangi belediyelerde, nasıl uygulanıyor?
  2. Kura, liyakat ve fırsat eşitliği mekanizmaları nasıl denetleniyor?
  3. Yakınlık ilişkilerine dayalı ayrıcalık iddiaları hangi ölçütlerle ve ne kadar ciddiyetle inceleniyor?
  4. İl ve ilçe örgütlerinde çalışanların ekonomik sorunlarına yönelik bir destek ve güvence modeli bulunuyor mu?
  5. İlçe örgütlerinin zorunlu giderlerini karşılamaya yönelik ortak bir finansman ve denetim sistemi oluşturulacak mı?

Bu soruların yanıtlanması, yalnızca eleştirilerin giderilmesine değil, örgüt içindeki güvenin güçlendirilmesine de katkı sağlayacaktır. Amaç yeni bir ayrıcalık alanı yaratmak değil, mevcut imkânların adil ve hesap verebilir biçimde kullanılmasını sağlamaktır.

ÖRGÜT EMEKÇİLERİ YALNIZCA SEÇİM DÖNEMLERİNİN İNSAN KAYNAĞI DEĞİLDİR

İl ve ilçe örgütlerinde emek veren insanların ekonomik mağduriyetleri, görev ve imkân dağılımına ilişkin soru işaretleri ve temel örgüt giderleri çözüm beklerken, bu meselelerin gündeme getirilmesini kişisel hesaplaşma olarak görmek doğru değildir.

DEM Parti’nin yerel yönetimlerde savunduğu eşitlik, liyakat, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri, parti tabanının dile getirdiği sorunlar karşısında da sınanmalıdır. Bu ilkeler yalnızca belediyelerde değil, örgütsel işleyişte ve kaynakların dağıtımında da esas alınmalıdır.

DEM Parti Demokratik Yerel Yönetimler Kuruluna ve ilgili komisyona açık çağrımızdır: Örgüt emekçilerinin sorunlarını dinleyin, kayırmacılık iddialarını şeffaf biçimde inceleyin, ilçe örgütlerinin zorunlu giderleri için adil ve sürdürülebilir bir destek mekanizması oluşturun. Alınan kararları ve atılan adımları parti tabanıyla ve kamuoyuyla paylaşın.

Çünkü adalet yalnızca başkalarından talep edildiğinde anlamlı değildir. İnsan, önce savunduğu ilkeleri kendi pratiğinde gösterebilmelidir.

Örgüt emekçisinin emeği görünmez, ilçe örgütünün ekonomik sorunları çözümsüz ve imkân dağılımı tartışmalı kaldığı sürece, en kapsamlı tutum belgesi bile tek başına güven oluşturmaya yetmez.

Mesele yalnızca bir tutum belgesi yayımlamak değil, o belgede savunulan ilkeleri hayata geçirirken kendi emekçilerinin hakkını da korumaktır.

Not: Bir sonraki yazımda eşbaşkanların halk buluşmasını ele alacağım …

Mîr Hasan BEG

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Her Adaya Eşit Olmak Adına Hata Ve Yanlışları Yazma Hakkımı Saklı Tutuyorum…

Diyarbakır Web Tasarım Ajansı

Diyarbakır Web Tasarım