$%
€%
£%
%
%
4195466฿%1.99695



Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası’nda 3 Ekim’de yapılacak Meslek Komiteleri ve Meclis Üyeleri seçimleri öncesinde tartışma büyüyor.
Bir tarafta Diyarbakır Organize Sanayi İş İnsanları Derneği (DOSİAD), seçim takviminin kısa tutulduğunu savunarak DTSO yönetimine “seçim sürecini uzatın” çağrısı yapıyor.
Diğer tarafta DTSO Yönetim Kurulu, tartışmanın oda yönetiminin kişisel tercihi üzerinden yürütülmesini doğru bulmadığını belirterek 5174 sayılı Kanun, seçim mevzuatı ve resmi kayıtlar üzerinden yanıt veriyor.
Son açıklamayla birlikte tartışmanın merkezine üç soru yerleşmiş durumda:
3 Ekim tarihi nasıl belirlendi?
DTSO’da kaç üyenin gerçekten oy kullanma hakkı bulunuyor?
Seçim süreci mevcut yönetimin tercihiyle mi, yoksa mevzuat ve seçim kurullarının yürüttüğü takvimle mi şekillendi?
TARTIŞMAYI DOSİAD BAŞLATTI; “BU KENTİN İRADESİ KOLTUKLARINIZDAN BÜYÜKTÜR”

Seçimi boykot edeceklerini açıklayan DOSİAD Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada, seçim takviminin 21 güne sıkıştırıldığı ileri sürüldü.
Açıklamada, adayların hazırlanması, üyelerin alternatifleri değerlendirmesi ve projelerin tartışılması açısından yeterli zaman bırakılmadığı savunuldu.
DOSİAD, eleştirilerinin kişilere değil, “üyeleri ve toplumu seyirciye dönüştüren yönetim anlayışına” yönelik olduğunu belirterek şu çağrıyı yaptı;
“Seçim takvimini uzatın. Adaylara hazırlanma, üyelere tartışma ve karar verme zamanı tanıyın.”
Açıklamanın en dikkat çeken bölümlerinden biri ise DTSO’nun üye ve seçmen sayıları üzerinden yürütülen tartışma oldu.
DOSİAD açıklamasında yaklaşık 28 bin üyeden yaklaşık 9 bin 600 kişinin oy kullanabileceği, bu nedenle seçimin daha dar bir seçmen kitlesiyle gerçekleşebileceği savunuldu.
Ancak DTSO’nun son açıklaması, bu rakamların aynı kategoriler içinde değerlendirilmemesi gerektiğini ortaya koydu.
DTSO’DAN RAKAMLARA YANIT: “26 BİN 515 ÜYENİN 9 BİN 946’SININ SEÇME VE SEÇİLME HAKKI VAR”

DTSO Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada, odanın güncel resmi kayıtlarına göre toplam üye sayısının 26 bin 515 olduğu bildirildi. Açıklamada, faal üye sayısı 15.052, askıda bulunan üye sayısı 11.463, seçme ve seçilme hakkına sahip üye sayısı 9.946, yeni kurulan şirket 5.044, vergi terkini veren şirket sayısı ise 62 olarak belirtildi.
DTSO, özellikle “toplam üye”, “faal üye”, “yeni kurulan şirket” ve “seçme-seçilme hakkına sahip üye” kavramlarının birbirinden farklı olduğunu vurguladı.
26 bin 515 toplam üyenin tamamının seçimde oy kullanabilecek seçmen anlamına gelmediği, odanın açıklamasına göre seçim mevzuatında aranan şartları taşıyan 9 bin 946 üyenin seçme ve seçilme hakkına sahip olduğu belirtiliyor. Bu sayı toplam üyelerin yaklaşık %37,5’ine karşılık geliyor.
“YENİ ŞİRKET KURULDU DİYE AYNI SEÇİMDE OY HAKKI DOĞMUYOR”
Tartışmanın hukuki ayağında ise 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu’nun 83. maddesi bulunuyor.
Kanunun güncel metninde, oda ve borsa organ seçimlerinde oy kullanabilmek için seçim tarihi itibarıyla en az iki yıldır oda veya borsaya kayıtlı olma şartı yer alıyor.
Aynı düzenleme, seçilme yeterliliği bakımından da en az iki yıllık kayıt şartını öngörüyor.
Dolayısıyla DTSO’nun açıklamasındaki “yeni kurulmuş şirketin Odaya kayıt yaptırmasının tek başına aynı seçimde oy kullanma hakkı doğurmadığı” değerlendirmesi, mevcut yasal düzenlemeyle örtüşüyor.
Benzer şekilde, başka ticaret ve sanayi odalarının 2026 organ seçimlerine ilişkin duyurularında da iki yıllık kayıt, faal üyelik ve seçim yeterliliği şartlarının vurgulandığı görülüyor.
ASIL TARTIŞMA; 3 EKİM TARİHİNİ KİM BELİRLEDİ?
DOSİAD ve Diyarbakır Haber Köşe Yazarı Mir Hasan Beg’in yazılarında tartışmanın en önemli başlıklarından biri seçim tarihinin belirlenme zamanı oldu.
Mir Hasan Beg’in yazılarında, 3 Ekim tarihinin açıklanmasının ardından “Bu tarih neden şimdi belirlendi?”, “Rekabet koşulları eşit mi?” ve “Seçim takviminin belirlenmesi herhangi bir grubun işini kolaylaştırıyor mu?” soruları gündeme getirildi.
Odaya göre seçimler, herhangi bir yönetimin kendi tercihiyle belirlediği bir süreç değil.
DTSO açıklamasında, 5174 sayılı Kanun ve ilgili mevzuatın oda ve borsa organ seçimlerinin dönemini ve usulünü belirlediği, TOBB’dan gelen resmi yazılı bildirim üzerine seçim sürecinin başlatıldığı ve İlçe Seçim Kurulu ile ilgili kurumlarla yapılan yazışmaların ardından 3 Ekim tarihinin kararlaştırıldığı belirtildi.
Nitekim daha önce yayımlanan seçim duyurularında da 3 Ekim tarihinin Yenişehir İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı yazışmaları doğrultusunda belirlendiği bilgisi yer aldı.
Bu nedenle mevcut belgeler ışığında tartışmanın daha doğru sorusu:
“DTSO yönetimi tek başına seçim tarihini belirledi mi?” değil;
“Mevzuat ve seçim kurulu takvimi içerisinde belirlenen 3 Ekim tarihi, adaylar açısından yeterli ve eşit bir hazırlık süresi oluşturuyor mu?” sorusudur.
3 EKİM’DE BAŞKAN SEÇİLMEYECEK
Tartışmada zaman zaman gözden kaçan bir başka ayrıntı da seçim sisteminin kendisi.
3 Ekim’de doğrudan DTSO Başkanı seçilmeyecek.
O gün yapılacak seçimde DTSO’nun Meslek Komiteleri ve Meclis Üyeleri belirlenecek.
DTSO’nun resmi duyurusunda seçimlerin 3 Ekim 2026 Cumartesi günü yapılacağı ve üyelerin seçim işlemleri için gerekli yetki belgelerine ilişkin başvuruların duyurulduğu görülüyor.
Dolayısıyla 3 Ekim sandığı, DTSO yönetiminin oluşumunun ilk aşaması olacak.
Başkanlık ve yönetim organlarının oluşumu ise bu sürecin ardından gelecek.
Bu ayrım, “3 Ekim’de Mehmet Kaya yeniden seçilecek mi?” şeklindeki tartışmanın da teknik olarak eksik olduğunu gösteriyor.
MEHMET KAYA YENİDEN ADAY OLACAK MI?
Tartışmanın siyasi ve kurumsal boyutundaki en önemli başlıklardan biri de mevcut Başkan Mehmet Kaya’nın yeniden aday olup olmayacağı.
Kamuoyunda bu konuda farklı değerlendirmeler bulunurken, DTSO’nun seçim açıklaması Mehmet Kaya’nın adaylığı konusunda herhangi bir değerlendirme içermiyor.
Diyarbakır Haber’ e göre Mehmet Kaya’ nın yeniden aday olacağı şüphe götürmüyor. Hatta bir haftaya kalmaz Mehmet Kaya’ nın başkanlık haberleri manşetlerde boy gösterecek.
MİR HASAN BEG’İN YAZILARI TARTIŞMAYI BAŞKA BİR NOKTAYA TAŞIDI

Diyarbakır Haber Köşe Yazarı Mir Hasan Beg ise seçim tartışmasını yalnızca tarih ve seçmen sayıları üzerinden değil, kurumsal yönetim ve değişim ekseninde ele aldı.
Beg’in yazılarında yurttaşlar, iş insanları ve DTSO üyelerinden kendisine ulaşan görüş ve değerlendirmelerden söz edildi; ancak aynı yazılarda bu bilgi ve iddiaların tamamının doğru kabul edilmemesi gerektiği de özellikle belirtildi.
Beg, “İddia ile gerçeği ayırmak gerekir” diyerek gazetecilik açısından teyit ihtiyacına dikkat çekti.
Buna karşın yazılarında DTSO yönetimine yönelik değişim çağrısı yaptı ve Mehmet Kaya ile mevcut yönetim ekibine yeniden aday olmama çağrısında bulundu.
“KOLTUK KORUMA HAMLESİ” İDDİASI
Mir Hasan Beg’in yazılarında ayrıca seçim takviminin mevcut yönetimin konumunu güçlendirip güçlendirmediği sorgulandı. “Koltuk koruma hamlesi” ifadesi de bu bağlamda kullanıldı.
Ancak burada da önemli bir gazetecilik ayrımı var; Bir seçim tarihinin kısa olması veya mevcut yönetimin uzun süredir görevde bulunması, tek başına “koltuk koruma planı” bulunduğunu kanıtlamıyor. Bu, ancak somut belge, karar, uygulama veya seçim sürecindeki belirli bir işlem üzerinden araştırılabilecek bir iddia.
DTSO ise yaptığı açıklamayla böyle bir değerlendirmeyi kabul etmiyor ve seçim tarihinin TOBB bildirimi ile İlçe Seçim Kurulu ve ilgili kurumlarla yürütülen süreç sonucunda belirlendiğini savunuyor.
Dolayısıyla burada henüz cevabı bulunmayan soru şu;
3 Ekim tarihi hukuki prosedüre uygun olarak belirlenmiş olsa bile, bu takvim bütün adaylar açısından fiilen eşit bir rekabet ortamı yaratıyor mu?
DOSİAD’IN İDDİALARI, DTSO’NUN CEVABI
Tartışmanın bugünkü fotoğrafı kısaca şöyle:
DOSİAD diyor ki:
Özetle;
Seçim takvimi çok kısa.
Adayların hazırlanması için yeterli zaman yok.
Üyelerin alternatifleri değerlendirmesine imkân tanınmalı.
DTSO’da değişim ve yenilenme tartışılmalı.
Seçim daha geniş katılımla ve daha uzun bir süreçte yürütülmeli.
DTSO ise diyor ki:

Seçim tarihi yönetimin tek taraflı tercihi değil.
Süreç 5174 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat çerçevesinde yürütülüyor.
TOBB’dan gelen bildirim ve İlçe Seçim Kurulu ile yapılan yazışmalar sonrasında 3 Ekim tarihi belirlendi.
Toplam üye sayısı ile seçmen sayısı aynı kavram değil.
Güncel kayıtlara göre 26.515 üye bulunuyor.
Bunların 9.946’sı seçme ve seçilme hakkına sahip.
Seçim süreci ilgili kurumların denetimi ve hukuki düzenlemeler doğrultusunda yürütülüyor.
ŞİMDİ GÖZLER 3 EKİM’DE
Diyarbakır’da DTSO seçimleri yalnızca bir oda seçimi olmaktan çıkıp, temsil, katılım, şeffaflık ve kurumsal yenilenme tartışmasının merkezine oturmuş durumda.
Ortada şu aşamada yalnızca Mavi Liste var. Oda komitelerinde aday olan isimler ise Diyarbakır iş dünyasının yakından tanıdığı kişilerden oluşuyor.
Ancak seçimin asıl merak edilen tarafı şu; mevcut Başkan Mehmet Kaya yeniden aday olacak mı?
Daha önemlisi; Kaya’nın başkanlığı konusunda kamuoyunda uzun süredir dile getirilen rahatsızlık, DTSO Yönetim Kurulu’ nun seçiminde nasıl bir karşılık bulacak?
Sandık, değişim arzusunu mu gösterecek yoksa mevcut başkanla devam mı diyecek?

DİYARBAKIRLI TAKSİCİLER KORSAN’A GEÇİT VERMİYOR
Diyarbakır Web Tasarım Ajansı