$%
€%
£%
%
%
4084898฿%2.47374



3. BÖLÜM
Yazı dizimin 3. Ve son bölümünde kırıcı ayrıştırıcı şeyler yazmayacağım. Lakin bu demek değildir ki Diyarbakır barosunda sorunlar yok.
Diyarbakır Barosu seçim sürecinde artık en temel soruya gelmiş bulunuyoruz:
Baro ne için vardır?
Bir makam için mi?
Bir kariyer basamağı için mi?
Bir kişisel prestij alanı için mi?
Yoksa avukatların ortak meslek örgütü olarak mesleğin onurunu, bağımsızlığını ve haklarını korumak için mi?
Cevap aslında çok açık.
Baro Adaletin önemli bölümlerinden biri olan savunma kurumunun birlik örgütüdür.
BARO KİMSENİN SIÇRAMA TAHTASI DEĞİLDİR
Baro yönetiminde görev almak elbette önemli ve onurlu bir sorumluluktur.
Ancak Baro yönetimi; kişisel kariyer planlamasının, mevki ve makam arayışının, kişisel prestij hesabının veya gelecekteki başka görevler için bir referans alanının basamağına dönüştürülmemelidir.
Baroda görev almak;
“Buradan sonra hangi makama geçerim?”
sorusunun cevabı olmamalıdır.
Asıl soru:
“Ben bu kuruma ne katabilirim?” olmalıdır.
Çünkü Baro üyelerinin verdiği oy, bir kişiye kişisel kariyer kartviziti olsun diye verilmez. O oy; savunmanın bağımsızlığı, avukatın hakkı, genç avukatın geleceği, deneyimli avukatın mesleki güvencesi ve vatandaşın adalete erişimi için verilir. Baroyu kişisel mevki ve makam arayışının basamağı olarak gören anlayışın kesin sorgulanması gerekiyor. Baro yönetiminde görev almak, kişisel kariyerin bir durağı değil; mesleğe karşı üstlenilmiş bir sorumluluktur.
BARONUN ÜZERİNDE HİÇBİR KİŞİ, GRUP VEYA KLİK OLAMAZ
Bir Baro yönetimi bütün üyelerin yönetimidir. Sadece kendisini destekleyenlerin değil. Sadece belirli bir çevrenin değil. Sadece belirli bir grubun değil. Bütün avukatların yönetimidir. Bu nedenle yönetim anlayışında liyakat ve eşitlik esas alınmalıdır. Bir avukatın hangi gruba yakın olduğu değil, mesleki yeterliliği ve emeği önem taşımalıdır.
Tarafsız kalan avukat yalnız bırakılmamalıdır.
Eleştiren avukat dışlanmamalıdır.
Farklı düşünen avukat düşmanlaştırılmamalıdır.
Çünkü meslek örgütü olmanın anlamı tam da burada ortaya çıkar:
Farklılıkların üzerinde ortak bir meslek çatısı kurabilmek.
ARTIK SADECE SEÇİM ZAMANI DEĞİL, HESAP VERME ZAMANI
Yönetimde kim olursa olsun, beklenti çok basit:
Hesap verin.
Ne yaptığınızı anlatın.
Ne yapamadığınızı anlatın.
Projelerinizi açıklayın.
Harcamalarınızı açıklayın.
Genç avukatlar için ne yaptığınızı açıklayın.
Ekonomik sıkıntı yaşayan deneyimli avukatlar için hangi mekanizmaları oluşturduğunuzu açıklayın.
Adli yardımda neyi değiştirdiğinizi açıklayın.
CMK konusunda hangi sonuçları aldığınızı açıklayın.
Vatandaşın avukatlarla yaşadığı sorunlar konusunda hangi mekanizmaları geliştirdiğinizi açıklayın.
Ve görev sürenizin sonunda üyelerin karşısına çıkıp şunu söyleyebilmelisiniz:
“Bize verilen yetkiyi şu şekilde kullandık.”
İşte hesap verebilirlik budur.
GEÇMİŞ YÖNETİMLERE DE AYNA TUTMAK GEREKİYOR
Diyarbakır Barosunun güçlü bir tarihi ve önemli bir hukuk mücadelesi geleneği var. Bu miras değerlidir.
Ancak geçmişte yapılan iyi ve kötü işler, bugünkü eksikleri konuşmamıza engel olmamalıdır.Hiçbir yönetim eleştirinin üzerinde değildir Hiçbir dönem “bizden önce hiçbir şey yapılmadı” veya “bizden sonra hiçbir şey yapılmayacak” anlayışıyla değerlendirilmemelidir.Her dönem kendi yaptığıyla, yapamadığıyla ve bıraktığı mirasla değerlendirilmelidir.Geçmiş yönetimleri eleştirmek Baroya zarar vermez.Tam tersine, kurumu güçlendirir.Çünkü güçlü kurumlar kendi eksikleriyle yüzleşebilir.
SON SÖZLERİM
Diyarbakır Barosu sıçrama, kayırma, yönetici yakınlarına basamak olma makamı değildir olmuşsa da artık olmamalıdır.
Yöneticilere ayrıcalıklı kariyer basamağı değildir.
Siyasete atılma vitrini değildir.
Bir kişisel prestij alanı hiç değildir.
Diyarbakır Barosu, avukatların ortak meslek örgütüdür.
Bu nedenle yeni dönemde dileğim çok basit:
Genç avukat unutulmasın.
Mağdur avukat yalnız bırakılmasın.
Ekonomik sıkıntı yaşayan deneyimli avukat görmezden gelinmesin.
Tarafsız duran avukat bir grubun dışında kaldığı için yalnızlaştırılmasın.
Avukat mağduru vatandaş kesinlikle görmezden gelinmesin.
Meslektaş dayanışması, meslek hatalarının üzerini örtmenin bahanesi yapılmasın.
Baro yönetimi kişisel mevki ve makam arayışının basamağına dönüştürülmesi terk edilsin
Ve en önemlisi: Baronun kapısı bütün avukatlara eşit açılsın. Çünkü makam geçicidir. Unvan geçicidir.Yönetimler değişir. Listeler değişir. İsimler değişir. Ama Diyarbakır Barosunun kurumsal itibarı ve avukatlık mesleğinin onuru kalır.
Adayların artık kafalarında ki soruyu değiştirme zamanı:
“Baro bana ne kazandırır?” değil;
“Ben Baroya ne kazandırabilirim?” diye olmalı.
Çünkü Baro bir kişinin değil, bütün avukatların evidir. Ve evin anahtarı kişisel kariyer için değil; mesleğin onurunu, savunmanın bağımsızlığını ve adalet arayan vatandaşın hakkını korumak için taşınır.
3 BÖLÜMLÜK YAZI DİZİSİNİN SONU
Bu yazı dizimin sonunda Adaylardan temel isteğimi tek bir cümlede özetlersem:
“Baro bana ne kazandırır?” değil; “Ben Baroya ne kazandırabilirim?” diye düşünmeleridir
Diyarbakır Barosunun yeni döneminin; meslektaş dayanışmasını, eşitliği, şeffaflığı, hesap verebilirliği ve vatandaşın adalete erişimini güçlendirmesi dileğimle.
Mîr Hasan BEG

HAKEMİN DÜDÜĞÜ KADAR, HAKEMİN EMEĞİ DE KORUNMALI
1
SİVEREK’TE İŞ BİR CİNAYETİ…
8948 kez okundu
2
DİYARBAKIR’LI ŞEYH GÜZEL İLE BU ÇAĞIN CESUR YÜREKLİLERİ…
7117 kez okundu
3
“Savaş, Ölünce Değil; Düşmana Benzeyince Kaybedilir”
5549 kez okundu
4
DİNSİZ ZALİMLE DİLSİZ ŞEYTANIN UKRAYNA’DAKİ SAVAŞI…
4395 kez okundu
5
Öğretmen Patatesten Daha Değerli
3759 kez okundu
Diyarbakır Web Tasarım Ajansı