DOLAR

$%

EURO

%

STERLİN

£%

GRAM ALTIN

%

ÇEYREK ALTIN

%

BİTCOİN

3681016฿%-3.40906

İmsak Vakti a 02:00
Diyarbakır AÇIK 36°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Amed Halkının Çoğunluğu; DTSO’nun Başında, Artık Mehmet Kaya’yı Görmek İstemiyor.

Bu yazıyı benim kanaatim olarak okumayın.

Son günlerde Amed/Diyarbakır’dan tarafıma ulaşan çok sayıda yurttaş, iş insanı ve DTSO üyesi seçim süreci, yönetim anlayışı ve mevcut yapıya ilişkin görüşlerini paylaştı.

Bu mesajların tamamını olduğu gibi doğru kabul etmek de gazetecilik değildir.

İddia ile gerçeği ayırmak gerekir.

Eleştiri ile hakareti ayırmak gerekir.

Kişisel rahatsızlık ile kamu yararını ilgilendiren meseleyi ayırmak gerekir.

Fakat bütün bu eleştirilerin ortaklaştığı temel görüş Mehmet Kaya DTSO yu bıraksın.

Bu tespitlerimi itiraz eden ve inanmayanlarkendi yankı odalarını terk edip  sokağa çıksın halkın nabzını tutsun..

MEHMET KAYA VE EKİBİNE AÇIK ÇAĞRI

Buradan Mehmet Kaya ve mevcut yönetim ekibine açık bir çağrı yapmak istiyorum:

Eğer DTSO’da gerçekten adil, şeffaf ve eşit koşullarda bir seçim yapılması isteniyorsa;

YENİDEN ADAY OLMAYIN.

Seçim sürecinde tarafsız kalın.

Yeni isimlerin, yeni ekiplerin ve yeni fikirlerin DTSO’da kendisini ortaya koymasının önünü açın.

Bu tavır bir geri adım değil, tam tersine kurumsal olgunluk göstergesi olacaktır.

Çünkü gerçek başarı yalnızca bir makamı uzun süre korumak değildir.

Gerçek başarı, sizden sonra kurumu daha güçlü bırakabilmektir.

DTSO’nun ihtiyacı bir kişinin devamlılığı değil;

kurumsal devamlılıktır.

Kişiler değişebilir.

Ekipler değişebilir.

Başkanlar değişebilir.

Ama DTSO’nun kurumsal kimliği ve üyelerinin iradesi kalıcıdır.

 

DTSO’da yeni bir yönetim anlayışına ihtiyaç var

İşte bu soruyu artık yalnızca yönetim değil, DTSO üyeleri cevaplayacak.

3 EKİM SADECE BİR TARİH Mİ?

Asıl tartışmamız gereken noktalardan biri bu.

23 Ağustos’ta Mehmet Kaya, oda seçimleri için henüz kesin bir tarih belirlenmediğini, seçimlerin Ekim-Kasım döneminde yapılmasının beklendiğini açıklamıştı.

Aradan kısa bir süre geçti ve tarih netleşti:

3 Ekim.

Elbette seçim tarihinin belirlenmesi tek başına bir usulsüzlük veya hukuka aykırılık anlamına gelmez.

Bunu iddia etmiyoruz.

Fakat demokratik kurumlarda yalnızca “karar hukuka uygun mu?” sorusu sorulmaz.

Bir de şu sorulur:

“Bu kararın zamanlaması hangi sonuçları doğuruyor?”

Çünkü seçimlerde yalnızca sandık günü değil, sandığa giden süreç de önemlidir.

Adayların hazırlanması…

Listelerin oluşturulması…

Üyelerin bilgilendirilmesi…

Sektörlerin örgütlenmesi…

Yeni ekiplerin kendisini anlatabilmesi…

Mevcut yönetimin kurumsal görünürlüğü…

Bütün bunlar seçim rekabetinin parçalarıdır.

Dolayısıyla soruyoruz:

3 Ekim tarihi neden tercih edildi?

Bu tarih belirlenirken hangi kriterler esas alındı?

Seçime katılacak bütün grupların hazırlık yapabilmesi açısından yeterli ve eşit bir zaman oluştu mu?

Yeni adaylar ile mevcut yönetim arasında fiilî bir avantaj farkı doğuyor mu?

Ve daha önemlisi:

Seçim takviminin belirlenmesi herhangi bir grubun işini kolaylaştırırken başka bir grubun hareket alanını daraltıyor mu?

Bunlar cevaplanması gereken meşru sorulardır.

 

Seçim Takvimi ve İnce Hesaplar

3 Ekim takvimi neden şimdi açıklandı?
Rekabet gerçekten eşit mi?
Mehmet Kaya ve mevcut yönetim yeniden aday olacak mı?
Uzun yıllardır aynı yönetim anlayışının devam etmesi DTSO’yu nereye taşıyor?
Ve en önemlisi: DTSO’da gerçekten bir değişim zamanı gelmedi mi?

Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası’nda seçim süreci resmen başladı.

Meslek Komitesi ve Meclis Üyeleri seçimleri 3 Ekim 2026 Cumartesi günü, 09.00–17.00 saatleri arasında Mustafa Kemal İmam Hatip Ortaokulu’nda yapılacak. Seçim takvimi, Yenişehir İlçe Seçim Kurulu’nun yazışmaları doğrultusunda kesinleşmiş durumda.

Ancak burada çok önemli bir ayrıntıyı baştan ortaya koymak gerekiyor:

3 Ekim’de doğrudan DTSO Başkanı seçilmeyecek.

Önce Meslek Komiteleri ve Meclis üyeleri belirlenecek. Daha sonra oluşacak yeni meclis, DTSO’nun başkanını ve yönetim organlarını belirleyecek. Dolayısıyla 3 Ekim sandığı, aslında DTSO’nun 2026–2030 dönemindeki yönetim anlayışının ilk ve en kritik aşaması olacak.

Tam da bu nedenle, kamuoyunun bu seçimi yalnızca rutin bir oda seçimi olarak görmemesi gerekiyor.

Çünkü ortada yalnızca bir seçim tarihi yok.

Ortada DTSO’nun geleceğiyle ilgili ciddi bir tercih var.

 

MESELE SADECE MEHMET KAYA ŞAHSINA DEĞİL

Bu yazının yanlış anlaşılmasını istemem.

Meselemiz yalnızca Mehmet Kaya değildir.

Meselemiz DTSO’nun yönetim anlayışıdır.

Mehmet Kaya bugün DTSO Yönetim Kurulu Başkanıdır ve uzun yıllardır odanın yönetiminde etkili bir isimdir. Güncel haberlerde yaklaşık 15 yıldır DTSO yönetiminde etkili olduğu ve yeniden aday olup olmayacağının henüz kesinleşmediği aktarılıyor.

Tam da burada daha büyük bir soruyu sormak gerekiyor:

Bir kurumda aynı yönetim anlayışının uzun yıllar devam etmesi kuruma ne kazandırır, ne kaybettirir?

Elbette deneyim önemlidir.

Kurumsal hafıza önemlidir.

Tecrübe önemlidir.

Fakat demokratik kurumlarda bir başka şey daha önemlidir:

Yenilenme.

Çünkü hiçbir makam kişisel mülkiyet değildir.

Hiçbir yönetim sonsuza kadar devam etmek için kurulmaz.

Ve hiçbir kurum, bir kişinin veya ekibin devamlılığıyla özdeşleştirilemez.

 

UZUN SÜRE AYNI MAKAMDA KALMAK: YOZLAŞMA RİSKİ

Burada çok daha temel bir yönetim sorununa geliyoruz:

Gücün uzun süre aynı elde toplanması.

Bu, doğrudan “şu kişi yozlaşmıştır” demek değildir.

Böyle bir iddiada bulunmuyoruz.

Ancak siyaset bilimi ve kurumsal yönetim açısından uzun süreli güç yoğunlaşmasının ciddi riskler taşıdığı da inkâr edilemez.

Aynı kişinin veya aynı ekibin uzun yıllar boyunca kurumun yönetiminde kalması zaman içerisinde;

  • güç yoğunlaşmasına,
  • eleştiri mekanizmalarının zayıflamasına,
  • yeni kadroların önünün kapanmasına,
  • kurum ile yönetimin birbirine karıştırılmasına,
  • yönetimin eleştiriden uzaklaşmasına,
  • yeni fikirlerin yeterince alan bulamamasına,
  • “bizden olanlar–olmayanlar” anlayışının oluşmasına

zemin hazırlayabilir.

Ve belki de en tehlikelisi:

Kurumun kendisi ile yönetimin birbirinden ayrıştırılamaz hale gelmesi.

Böyle bir noktada artık “DTSO ne istiyor?” sorusuyla “yönetim ne istiyor?” sorusu birbirine karışmaya başlayabilir.

İşte kurumsal yozlaşma riski tam burada ortaya çıkar.

Bazen sorun sistemin kendisinde değil; aynı gücün çok uzun süre aynı yerde kalmasındadır.

Bu nedenle değişim talebi bir düşmanlık değildir.

Değişim, kurumların nefes alma biçimidir.

 

KOLTUK MU, KURUM MU?

Şimdi asıl soruya gelelim.

DTSO’da yeni dönemde ne olacak?

Mehmet Kaya yeniden aday olacak mı?

Mevcut ekip yeniden aynı kadroyla devam edecek mi?

Yoksa DTSO’da yeni bir dönemin önü mü açılacak?

Kaya’nın adaylığı henüz kesinleşmiş değil. Yerel basında aday olmayacağı ve yerine başka bir ismin gündeme gelebileceği yönünde kulis bilgileri de yer aldı; ancak bu konuda kesinleşmiş bir karar açıklanmış değil.

Dolayısıyla burada kişisel bir hüküm vermek yerine açık bir çağrı yapmak gerekiyor:

Mehmet Kaya ve mevcut yönetim ekibi yeniden aday olmamayı değerlendirmeli ve seçim sürecinde tarafsız kalmalıdır.

Neden?

Çünkü mesele yalnızca kimin kazanacağı değildir.

Asıl mesele, seçimin hangi koşullarda yapılacağıdır.

Mevcut yönetim hem kurumun başında olacak hem de seçim yarışının içinde yer alacaksa, kamuoyunun şu soruyu sorması son derece doğaldır:

Rekabet gerçekten eşit mi?

Bu sorunun sorulması, kimseyi suçlamak değildir.

Tam tersine, kuruma duyulan güvenin korunmasıdır.

 

DTSO’NUN KURUMSAL İMKÂNLARI VE EŞİT REKABET

Seçim dönemlerinde mevcut yönetimin elinde doğal olarak önemli bir kurumsal görünürlük bulunur.

Toplantılar…

Basın açıklamaları…

Kamu kurumlarıyla temaslar…

STK görüşmeleri…

Ekonomik toplantılar…

Kentin gündemine ilişkin açıklamalar…

Bunların tamamı DTSO’nun doğal faaliyetleri olabilir.

Nitekim seçim öncesinde DTSO’nun bazı birimlerinin çalışma saatlerinin hafta içi 20.00’ye, hafta sonu 13.00’e kadar uzatıldığı da duyuruldu. DTSO bunu üyelerin seçimle ilgili işlemlerini tamamlayabilmesi ve mağduriyet yaşamaması amacıyla yaptığını açıkladı.

Burada da mesele yapılan işlemin kendisi değildir.

Mesele şudur:

Mevcut yönetimin sahip olduğu kurumsal görünürlük ile yeni adayların sahip olduğu imkânlar arasında nasıl bir denge kurulacak?

Seçim sürecinde kurumun bütün üyelerine eşit mesafede durulacak mı?

DTSO’nun kurumsal gücü herhangi bir aday veya liste lehine kullanılmadığı konusunda kamuoyuna yeterli güven verilecek mi?

İşte gerçek tarafsızlık burada ölçülür.

 

YURTTAŞLARIN SESİ NEDEN ÖNEMLİ?

 

DTSO KİMSENİN ARKA BAHÇESİ DEĞİLDİR

Bir başka hassas konu da DTSO’nun siyasi alanla ilişkileridir.

DTSO, Diyarbakır’ın ekonomik ve sosyal hayatında son derece önemli bir kurumdur.

Ancak hiçbir siyasi partiyi, STK yı veya güç merkezini devşirmeye çalışmamalıdır.

DTSO’nun herhangi bir siyasi yapıyı arka bahçesine dönüştürmesi kabul edilemez.

Bu nedenle seçim sürecinde bütün siyasi aktörlere de aynı çağrıyı yapmak gerekiyor:

DTSO’nun üyelerinin iradesine müdahale etmeyin.

Üyeleri kendi siyasi hesaplarınızın parçası haline getirmeyin.

DTSO’yu siyasi rekabetin aracı haline getirmeyin.

Çünkü DTSO’ yu yönetenler siyasi partilerin sahibi değildir.

DTSO’nun sahibi üyeleridir.

Ve sandıkta konuşması gereken de üyelerin özgür iradesidir.

 

“KOLTUK KORUMA HAMLESİ Mİ?” SORUSU NEDEN ORTAYA ÇIKIYOR?

Şimdi bütün bu başlıkları yan yana koyduğumuzda ortaya şu soru çıkıyor:

DTSO’da yeni dönem gerçekten bir seçim yenilenmesi mi olacak, yoksa mevcut güç dengelerinin korunması mı hedefleniyor?

Ben “koltuk koruma hamlesi” yapılıyor seziyorum.

Bu kanaatimi kesinleşmiş bir gerçek gibi sunmak gazetecilik olmaz.

Fakat seçim takvimi, mevcut yönetimin uzun yıllardır kurumda bulunması, yeni döneme ilişkin adaylık tartışmaları ve seçim sürecindeki kurumsal avantajlar birlikte değerlendirildiğinde;

“Burada bir koltuk koruma hesabı var gibi?”

sorusunu sormak da gazeteciliğin görevidir.

Bu sorunun cevabını kişiler değil, süreç verecek.

Aday listeleri verecek.

Seçim sürecindeki uygulamalar verecek.

Üyelerin iradesi verecek.

Ve en önemlisi:

3 Ekim sandığı verecek.

SON SÖZ: KOLTUKLAR GEÇİCİ, KURUMLAR KALICIDIR

Artık DTSO’da şu soruyu sormanın zamanı geldi:

Koltukta devam etmek mi, kurumda yenilenmenin önünü açmak mı?

Benim cevabım nettir:

Şeffaf seçim.

Eşit rekabet.

Tarafsız yönetim.

Özgür irade.

Kurumsal yenilenme.

Demokratik devir teslim.

Ve açıkça söylüyorum:

Bu çağrı bir tasfiye çağrısı değil; demokratik bir devir teslim, eşit rekabet ve DTSO’da yeni bir sayfa açılması çağrısıdır.

Çünkü uzun süre aynı koltukta oturmak bir başarı ölçüsü değildir.

Bir makamı bırakabilmek de bazen en büyük kurumsal hizmettir.

Koltuklar geçicidir.

Kurumlar kalıcıdır.

DTSO hiçbir kişinin, hiçbir ekibin ve hiçbir siyasi yapının mülkü değildir.

DTSO, Diyarbakır’ın ticaret ve sanayi dünyasının ortak kurumudur.

3 Ekim’de sandık kurulacak.

O gün yalnızca Meslek Komiteleri ve Meclis üyeleri seçilmeyecek.

Aslında DTSO’nun önümüzdeki dört yıllık yönetim anlayışı için de bir tercih yapılacak.

Ve o gün yalnızca oylar sayılmayacak.

Bir dönemin hesabı, bir kurumun geleceği ve değişim iradesi de sandıktan çıkacak.

Bu kez söz, koltuklarda oturanların değil; o koltuklara getirenlerin.

(Not: Mehmet Kaya aday olduğunu açıklarsa yazımın bir sonraki bölümünde DTSO da, halkın gördüklerini ;Yerel seçimlerden, Amed Spora ve medya basın ile ilgili konuşulanları yazmak mesleki sorumluluğumdur.)

Mîr Hasan BEG
15 Eylül 2026

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

DTSO’YA YURTTAŞ TEPKİLERİ 

Diyarbakır Web Tasarım Ajansı

Diyarbakır Web Tasarım