44,8950$% 0.23
52,8913€% -0.09
60,8054£% 0.01
%
%
3433041฿%1.54049



17 Nisan 2026 Cuma

Sur ilçesinde elindeki silahla polise ihbarda bulunan şahıs, Dağkapı Meydanı’nda rastgele ateş açtı; polis müdahalesiyle etkisiz hale getirildi.
Diyarbakır’ın Sur ilçesinde alkollü olduğu iddia edilen bir kişi, polis imdat hattını arayarak elinde silah bulunduğunu ve etrafa ateş açacağını söyledi. İhbarın ardından Dağkapı Meydanı’na çıkan şahıs, pompalı tüfekle havaya ateş açarak paniğe yol açtı.
Bölgeye sevk edilen polis ekipleri, çevrede güvenlik önlemleri aldı ve şahsı ikna etmeye çalıştı. Çabaların sonuç vermemesi üzerine uygun bir anda müdahale eden ekipler, şahsı etkisiz hale getirerek gözaltına aldı.
Sağlık kontrolünün ardından karakola götürülen şüpheli hakkında soruşturma başlatıldı. Olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanma yaşanmaması rahatlama yarattı.

Şanlıurfa’nın Siverek ilçesi ile Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarının ardından Mil Maarif Sen Diyarbakır’da bir araya gelerek basın açıklaması yaptı.
Diyarbakır Haber’e konuşan Diyarbakır İl Başkanı Hamdullah Askar “Eğitimde şiddete, İhmale ve duyarsızlığa teslim olmayacağız” dedi.
İl Başkanı Askar açıklamasında; Bugün burada yalnızca bir sendikal tavrı duyurmak için değil; öğretmenin can güvenliğini, öğrencinin emniyetini ve okulun itibarını savunmak için toplandık.
Çünkü artık mesele bir iki münferit olay değildir. Artık mesele; eğitim kurumlarımızın, öğretmenlerimizin ve çocuklarımızın göz göre göre korunmasız bırakılmasıdır.
Şanlıurfa Siverek’te yaşanan elim hadise hepimizin yüreğini yakmıştır. Hemen ardından Kahramanmaraş’ta okul çevresinde meydana gelen ve öğrencilerimizin yaralanmasına yol açan silahlı saldırı, eğitim kurumlarımızdaki güvenlik zafiyetinin ne kadar ağır boyutlara ulaştığını bir kez daha ortaya koymuştur.

Dün Şanlıurfa’da, bugün Kahramanmaraş’ta yaşananlar bize açıkça göstermiştir ki; eğer okullardan silah sesleri yükseliyorsa, öğrenciler yaralanıyorsa, öğretmenler tehdit ediliyor, darp ediliyor ve hedef hâline getiriliyorsa; artık karşımızda münferit hadiseler değil, doğrudan eğitim ortamını tehdit eden büyük bir güvenlik krizi vardır.
Biz buradan açıkça ifade ediyoruz: Okullar korkunun değil güvenin mekânı olmak zorundadır. Öğretmen sahipsiz değildir. Öğrenci sahipsiz değildir. Eğitim çalışanı kaderine terk edilemez.
Bir ülkede öğretmen kendini güvende hissetmiyorsa, hiçbir çocuk gerçek anlamda güvende değildir. Bir ülkede okul kapısı güvenin değil tehdidin eşiğine dönüşmüşse, orada sadece eğitim değil; devletin ciddiyeti, kamu otoritesi ve milletin huzuru da yara almış demektir.
Mil Maarif-Sen olarak yaşanan bu vahim tablo karşısında sessiz kalmayı, geçiştiren açıklamalarla yetinmeyi ve milletin acısını sıradanlaştıran bir anlayışa teslim olmayı reddediyoruz.
Bu nedenle daha önce ilan ettiğimiz 15-16 Nisan 2026 tarihli iş bırakma eylemimizi, yaşanan yeni hadiseler ve kamu vicdanında oluşan büyük infial nedeniyle 17 Nisan 2026 Cuma gününü de kapsayacak şekilde 3 güne uzatmış bulunuyoruz.
Buradan bir kez daha ilan ediyoruz: Mil Maarif-Sen’in iş bırakma eylemi 15, 16 ve 17 Nisan 2026 tarihlerinde Türkiye genelinde uygulanacaktır.
Bu karar, eğitimi aksatmak için alınmış bir karar değildir. Bu karar, eğitimi korumak için alınmıştır. Bu karar, öğrenciyi mağdur etmek için değil; öğrenciyi korumak için alınmıştır. Çünkü güvenli okul olmadan sağlıklı eğitim olmaz.
Biz aynı zamanda yaşanan bu acı hadiseler nedeniyle millî yas ilan edilmesini ve öğrencilerimizin, öğretmenlerimizin ve velilerimizin güvenliği için okullarda acil şekilde tatil kararı alınmasını talep ediyoruz.
Milletin yüreği yanarken, çocuklarımız yaralanmışken, öğretmenlerimiz tehdit altındayken, sanki hiçbir şey olmamış gibi okul zilini çaldırmak ne vicdana sığar ne sorumluluğa. Böyle zamanlarda devlet, sadece açıklama yapmaz; milletin acısına ortak olur, milletin güvenliğini teminat altına alır.
Bizim çağrımız nettir: Eğitim kurumlarına yeterli sayıda kadrolu güvenlik personeli atanmalıdır. Okul güvenliği geçici, göstermelik ve palyatif tedbirlerle değil; kalıcı ve etkili bir sistemle sağlanmalıdır. Eğitim çalışanına yönelik şiddete karşı özel, ağır ve caydırıcı yasal düzenlemeler derhâl hayata geçirilmelidir.
Öğretmene yönelen saldırı, yalnızca bir kişiye yönelmiş sayılmaz. Öğretmene yönelen saldırı; devletin sınıftaki temsilcisine, milletin emanetine ve memleketin geleceğine yönelmiş bir saldırıdır.
Buradan Millî Eğitim Bakanlığı’na ve tüm yetkililere açık çağrımızdır: Artık söz değil, icraat zamanıdır. Artık temenni değil, tedbir zamanıdır. Artık geç kalınmış açıklamalar değil, kararlı ve somut adımlar görmek istiyoruz.
Biz susmayacağız. Biz geri adım atmayacağız. Biz eğitimde şiddete teslim olmayacağız.
Can güvenliğimiz sağlanana, okullarımız gerçekten güvenli hâle gelene, öğretmen hak ettiği korumaya kavuşana kadar bu haklı mücadeleyi büyüterek sürdüreceğiz.” İfadelerini kullandı.
(Diyarbakır Haber Merkezi)

Diyarbakır’da yapımı devam eden hastane inşaatında beton pompasının bomunun yüksek gerilim hattına temas etmesi sonucu oluşan iş kazasında akıma kapılan 2 işçi yaralandı.
Olay, bugün öğle saatlerinde merkez Kayapınar ilçesi Fırat Mahallesi Dorşin Caddesi’nde yapımı süren hastane inşaatında meydana geldi.
Edinilen bilgilere göre, İnşaat sahasında çalışan beton pompasının bomu, yüksek gerilim hattına çarptı. Temas sonucu elektrik akımına kapılan 2 işçi yaralandı.
Haber verilmesi üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi.
Olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından yaralılar Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.
Yaralı işçilerden birinin durumunun ağır olduğu öğrenildi.

Peygamber Sevdalıları Vakfı, bu yıl da Mevlid-i Nebi etkinliği kapsamında Diyarbakır’da geniş katılımlı bir program düzenlemeye hazırlanıyor. Vakfın Yönetim Kurulu Üyesi Yakup Kaya, pazar günü gerçekleştirilecek etkinliğe ilişkin açıklamalarda bulundu.
Peygamber Sevdalıları Vakfı, her sene olduğu gibi bu yıl da farklı bir tema ile Mevlid-i Nebi etkinliği düzenliyor. Diyarbakır merkez Bağlar ilçesi Nevruz Park Alanı’nda pazar günü saat 13.30’da düzenleyeceği Mevlid-i Nebi programının bu yıl ki teması “Vahdet ve Kurtuluş Önderimiz Hazreti Muhammed” olarak belirlendi.
Yurt içi ve yurtdışından birçok Peygamber aşığının katılacağı Mevlid-i Nebi etkinliğine sayılı günler kaldı.
Peygamber Sevdalıları Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Yakup Kaya, Mevlid-i Nebi etkinliğine dair yürütülen saha çalışmalarına ilişkin bilgilendirmede bulundu.

Yakup Kaya
“Birçok noktada davet stantları kurarak lokum ve gül ikramı ile halkımızı etkinliğimize davet ediyoruz”
Uzun yıllardır Mevlid-i Nebi programları düzenlediklerini belirterek, bu yılki etkinliğin büyük bir coşku ve heyecanla gerçekleştirileceğini söyleyen Kaya, “Peygamber Sevdalıları Vakfı olarak uzun yıllardır Mevlid-i Nebi etkinlikleri düzenliyoruz. İnşallah büyük bir coşku ve heyecanla bu pazar günü Diyarbakır’da Mevlid-i Nebi etkinliğimizi gerçekleştireceğiz. Bu kapsamda Diyarbakır’ın birçok noktasında davet stantları kurarak lokum ve gül ikramı ile halkımızı etkinliğimize davet ediyoruz.” dedi.
Bu yılki Mevlid-i Nebi etikliğinin temasının “Vahdet ve Kurtuluş Önderi Hazreti Muhammed” olarak belirlediklerini hatırlatan Kaya, “Mevlid-i Nebi etkinliğimizin bu yılki temasını ‘Vahdet ve Kurtuluş Önderi Hazreti Muhammed’ olarak belirledik. Çünkü Müslümanlar olarak en çok muhtaç olduğumuz konulardan biridir vahdet. Bu kapsamda biz de bu tema ile inşallah pazar günü saat 13.30’da Nevruz Park Miting Alanı’nda büyük bir coşku ile Mevlid-i Nebi etkinliğini gerçekleştireceğiz.” ifadelerini kullandı.

“Halkımızı kentin her noktasından miting alanına sorunsuz bir şekilde ulaştıracağız”
“Özelde Diyarbakır halkını genelde de tüm Türkiye halkını bekliyoruz ve bu coşkuya ortak olmaya davet ediyoruz.” diyen Kaya, etkinlik alanına ücretsiz araçlar kaldırılacağını belirtti.
Kaya, “Nasıl ki mart ayıyla birlikte bitkiler canlanıyorsa, aynı şekilde biz de bu canlılığı, nisan ayında Peygamber Efendimizin hayatını anarak, ona salat ve selamlar getirerek gerçekleştiriyoruz. Bugünler adeta manevi bir iklim, bir cemre gibi yeryüzüne düşmüştür. Bu cemrenin gönüllerimize de düşmesi duası ve temennisiyle herkesi düzenlenecek manevi şölene davet ediyoruz. Etkinliğe ulaşım noktasında da Diyarbakır’ın birçok yerinden Nevruz Park Miting Alanı’na ücretsiz ulaşım araçlarımız bulunacaktır. Halkımızı kentin her noktasından miting alanına sorunsuz bir şekilde ulaştıracağız. Bu vesileyle tüm halkımızı bu manevi coşkuyu birlikte yaşamaya davet ediyoruz.”

Şanlıurfa’nın Siverek ilçesi ile Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarının ardından eğitim sendikaları Diyarbakır’da bir araya gelerek basın açıklaması yaptı.
Merkez Yenişehir ilçesi Ofis Semti’nde toplanan eğitimciler, art arda yaşanan şiddet olaylarını kınayarak yetkililere acil önlem çağrısında bulundu.
Grup adına açıklama yapan Türk Eğitim-Sen Şube Başkanı Ahmet Burhan, son günlerde okulları hedef alan saldırıların eğitim camiasını derinden sarstığını belirtti.
Siverek Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde 16 kişinin yaralandığı olay ile Kahramanmaraş’ta Ayser Çalık Ortaokulu’na yönelik silahlı saldırının sabırları zorladığını ifade eden Burhan, “Okullarımız, bilim ve irfan yuvası olması gerekirken, ne yazık ki silahların gölgesinde, şiddetin ve korkunun hüküm sürdüğü alanlara dönüşmektedir. Siverek Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde 16 vatandaşımızın yaralanması ve Kahramanmaraş’ta eğitim camiamızı hedef alan saldırılar, sabrımızın son noktasıdır. Bu saldırıları en şiddetli şekilde kınıyoruz. Vefat eden Ayla öğretmenimize, öğrencilerimize Allah’tan rahmet diliyoruz, yaralanan meslektaşlarımıza, öğrencilerimize ve emniyet güçlerimize acil şifalar diliyoruz.” dedi.

Ahmet Burhan
“Okullarımız Teksas’a dönüyor!”
Okullarda güvenlik zaafiyeti bulunduğunu belirten Burhan, “Artık mızrak çuvala sığmamaktadır. ABD’de görmeye alışık olduğumuz okul baskını manzaralarının ülkemizde de sıradanlaşmaya başlaması, eğitim sistemimizin ve toplumsal güvenliğimizin en büyük beka sorunudur. Fatma Nur Çelik öğretmenimizin acısı tazeyken, art arda gelen bu saldırılar bir tesadüf değil, bir güvenlik ve zihniyet zafiyetidir. Şanlıurfa Siverek’teki kurşunların hedefi olan öğretmenlerimizin ardından Kahramanmaraş’ta öğrencilerini korumak adına canını feda eden Ayla Kara öğretmenimizin haberiyle bir kez daha yıkıldık. Bir yanda öğrencisi tarafından hedef alınan öğretmenler, diğer yanda öğrencisi yaşasın diye kendi canından vazgeçen Ayla öğretmenler… Bu tezatlık, eğitim sistemimizin içinde bulunduğu toplumsal sancının en net özetidir. Ayla Kara’nın hatırası, okullarımızı daha güvenli ve sevgi dolu alanlar yapma mücadelemizde en büyük motivasyonumuz olacaktır.” ifadelerini kullandı.
Okul bahçelerinin nasıl suç mahalline dönüştüğü, öğretmen otoritesinin neden zayıfladığı ve gençlerin şiddet içerikli yapıların etkisinden ne zaman kurtarılacağı sorularını yönelten Burhan, “Açıkça soruyoruz; okul bahçeleri ne zamandan beri suç mahalli haline geldi? ‘Eti senin kemiği benim’ güveninden, öğretmeni hedef tahtasına koyan bu karanlığa nasıl savrulduk? Gençlerimizi çetelerin, mafyavari oluşumların ve şiddet içerikli sosyal medya mecralarının elinden ne zaman kurtaracağız?” diye sordu.

Ramazan Tekdemir
“Kâğıt üzerinde kalan kınama mesajları değil, sahada karşılığı olan somut adımlar bekliyoruz”
Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Diyarbakır Şube Başkanı Ramazan Tekdemir ise eğitimcilerin taleplerini sıralayarak Milli Eğitim Bakanlığı ve ilgili kurumları göreve çağırdı.
“Taleplerimiz net, çözüm ivedidir!” diye belirten Tekdemir, şunları kaydetti:
“Eğitimciler olarak, Milli Eğitim Bakanlığı ve ilgili tüm birimleri göreve çağırıyoruz. Kağıt üzerinde kalan kınama mesajları değil, sahada karşılığı olan somut adımlar bekliyoruz. Güvenlik Seferberliği. Her okula istisnasız profesyonel güvenlik görevlisi okul polisi tahsis edilmeli, giriş-çıkışlar sıkı denetim altına alınmalıdır. Okullar sahipsiz bırakılmamalıdır. Öğretmenlik Meslek Kanunu etkin uygulanmalıdır. Şiddete başvuranlara verilen cezalar sadece kağıt üzerinde kalmamalı; tavizsiz, ertelemesiz ve en ağır şekilde uygulanmalıdır. Disiplin Yönetmeliği sil baştan yazılmalıdır. Öğretmenin sınıftaki ve okuldaki etkisi geri iade edilmeli, eğitimcinin eli kolu bağlanmamalıdır. Şiddet üreten medyaya dur denilmeli. Dizilerde, filmlerde ve sosyal medya (TikTok, YouTube vb.) mecralarında şiddeti yücelten, çeteleşmeyi özendiren içerikler sıkı denetlenmeli ve engellenmelidir. Bilişim ve çocuk suçlarında adli ihtisaslaşma sağlanmalıdır. İnternet üzerinden okullara veya şahıslara yöneltilen tehditlerin soruşturulmasında, adli süreçler daha etkin ve hızlı işletilmelidir. Fiziki güvenlik tedbirlerini artırmanın yanında; çocuklarımızı ve gençlerimizi şiddete sürükleyen veya şiddeti özendiren her alanın ve içerik merkezi denetlenmeli, şiddeti özendiren oyunlar ile ahlaki yozlaşmaya sebep olan sosyal medya içeriklerine karşı gerekli tedbirler ivedilikle alınmalı ve bu içeriklerin yaygınlaşması engellenmelidir. Erken uyarı ve erken müdahale mekanizmaları güçlendirilmeli, koruyucu-önleyici çalışmaların yaygınlaştırılması yönünde somut adımlar atılmalıdır. Okullarımızın rehber öğretmen normu artırılmalı ve okullardaki rehberlik hizmetlerinin etkinliği ve verimliliği artırılmalıdır. Devletin zirvesi, eğitim paydaşlarıyla bir araya gelerek okulların güvenliği için ‘Ulusal Strateji Belgesi’ hazırlanıp ivedilikle hayata geçirilmelidir.”
“Okullarımız tam anlamıyla güvenli limanlar olana dek mücadele etmeye devam edeceğiz”
Açıklamanın sonunda “Eğitimde şiddete sıfır tolerans” vurgusu yapan Tekdemir, “Biz susmuyoruz! Eğitim çalışanlarına yönelik şiddet sadece bir sendika sorunu değil, bir memleket meselesidir. Öğretmenin itibarı zedelenirse, devletin temeli sarsılır. Öğrencilerimiz ve öğretmenlerimiz her sabah evlerinden ‘acaba bugün başıma bir şey gelir mi?’ endişesiyle çıkmamalıdır. Okullarımız tam anlamıyla güvenli limanlar olana dek, her platformda haykırmaya ve mücadele etmeye devam edeceğiz. Eğitimde şiddete sıfır tolerans! Öğretmenime dokunma, geleceğimi karartma!” dedi.