DOLAR

46,2866$% 0.02

EURO

53,7812% 0.39

STERLİN

62,2264£% 0.2

GRAM ALTIN

%

ÇEYREK ALTIN

%

BİTCOİN

3073278฿%3.53213

İmsak Vakti a 02:00
Diyarbakır AÇIK 31°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Mîr Hasan Beg: “3. Paylaşım Savaşında Ortadoğu’da Kürdler Belirleyici Olacaktır”

ÖZEL HABER

Türkiye siyasetindeki güncel gelişmelerden Kürd siyasetinin geleceğine, yerel yönetimlerden uluslararası dengelere kadar birçok başlığı değerlendiren toplum ve siyaset analisti, önceki dönem DEM Parti Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkan Aday Adayı, köşe yazarlarımızdan Mîr Hasan Beg, Diyarbakır Haber’e dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin iç siyasi dinamiklerini, AK Parti, CHP ve DEM Parti eksenindeki gelişmeleri kendi perspektifinden yorumlayan Beg, yerel yönetimlere ilişkin gözlemlerini ve Kürd siyasetinin geleceğine dair görüşlerini de paylaştı. Diyarbakır Haber Genel Yayın Yönetmeni Eren Dalgıç’ın sorularını yanıtlayan Beg’in açıklamaları, siyaset gündemine farklı bir bakış açısı sunuyor. Beg ile yaptığımız ropörtajımızı sizlere sunuyoruz:

Eren DALGIÇ: İlk olarak Türkiye geneli günümüzdeki siyasi gelişmeler hakkında görüşleriniz ve söylemek istedikleriniz nelerdir?

Mir H. BEG: Öncelikle Size ve tüm Diyarbakır Haber ailesine teşekkür ederim. Yayın hayatınızda başarılar dilerim.
Türkiye siyaseti dünya siyasi gelişmelerinden ayrı tutulamaz lakin ben dünya ekonomik sosyal ve siyasal gelişmelerine girmeden. Genel olarak yaşadıklarımız hakkında söyleyeceklerim olacak.
Günümüz siyaset mücadelesi Osmanlı Devletinin son dönemlerinde (2.Mahmut dönemi ile başlayan) Yeniçeri Ocağını Kaldırmasıyla ile tohumlanmış Tanzimatla filizlenmiş Meşrutiyetle Ulus devlet projesinin hayata geçirilmesiyle başlamıştır. Fransız devriminden sonra emperyalist sistem Osmanlıyı bölmek için küçük ve sınırlarının kendilerinin belirleyeceği bu sınırları çizerken her zaman karıştırılmaya müsait istedikleri müdahaleye hazır planlar ile ulus milliyetçi devletler oluşmasına destek olmuşlardır. Bu gelişmeler çerçevesinde Benim değerlendirmeme göre Türkiye siyasetinin ana eksenlerinden biri Türk ulusalcı/Turancı çizgi ile Türk-İslamcı çizgi arasındaki rekabettir. İlk dönemde İngiliz ve Fransız ekolleri olsa da Fransız akımının yerini Alman ekolü almıştır.
Günümüze gelirsek resmi ağızlardan adı konulmasa da günümüz teknolojisi ve siyasetiyle Ukrayna, Ortadoğu ve Pasifik eksenindeki gelişmeler nedeniyle dünya fiilen yeni bir küresel paylaşım yani 3. Dünya savaşına girmiştir. Nereye evrilir nasıl bir düzen gelir aradan hangi devletler galip çıkar? Şimdiden kestirmek zor, lakin bunu açık yüreklilikle söyleyebilirim Ortadoğu da huzur ve sükûnet, Kürdlerin bulundukları ülkelerde, sosyal kültürel eşitliğini sağlayan devletler kazançlı çıkacaktır.
Türkiye bu ortamda yenidünya düzenine hazırlanırken Ulusalcılar ile Türk İslamcıların iktidarı kökten ele geçirme mücadelesine tanık oluyoruz. Bu mücadele, ana aktörler AK Parti ve CHP arasında çok sert geçiyor. İki tarafında kazanma olasılığı Kürd halkının örgütlü kararına bağlı ve iki tarafta bunun çok iyi bilincinde. Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşuna yer alan Kürdler; Amasya protokolüne inanarak, Misak-ı Milli sınırlarının korunacağı güvencesiyle birlikte işgale karşı çıkmış ve Cumhuriyeti Türkler ile birlikte mücadele ederek kurmuşlardır. Lakin 1924 ten sonra olanlar ve günümüze kadar yaşanan acı bedeller ortada. Kürd siyasi aklı nasıl bir kararla nerde durur artık siyasi karar alıcılara kalmış.

“DEM parti tabanından hızlıca uzaklaşıyor”

Dalgıç: Paylaşım savaşındayız dediniz ve yenidünya düzeni kurulacak diyorsunuz. Bu bağlamda Türkiyede taban ve oy oranları itibarıyla başlıca siyaset belirleyen AK Parti, CHP ve DEM parti siyasetlerini nasıl görüyorsunuz?
Beg: İktidar ve muktedir olan AK Parti Yasama, yargı, bürokrasi, Güvenlik ve Ekonomik güç dengesini elinde bulunduruyor. Siyaset olarak Rant, Biat ve Sadakat ile yönetiyor ve bunda da başarılı oluyor lakin en büyük handikabı Kürdler, bunu aşmak için her yolu denedi ve şimdi de adını ittifak ortağı, MHP ile belirlediği Terörsüz Türkiye Projesini deniyorlar, deniyorlar diyorum çünkü hukuki ve yasal hiçbir çözüm önerileri hala yok! AK Partinin siyasal aklı Türk İslam devleti, bunu da inançlı insanlara ümmet olarak siyasi pazarlıyor.
CHP ise Türk ulusalcılar ile Tayinliler (Tayinli, Osmanlı döneminde özerk ve imtiyazlı beylikleri ele geçirmek için payitaht kâtibi olarak yolladıkları görevliler) arasında Butlan kararı ile hâkimiyet kapma mücadelesine girmiş durumda. Butlan kararı ile CHP genel başkanlığına atanan Kemal Kılıçdaroğlu tam bir Osmanlı döneminde devşirilip Tayinli yapılan bir figür gibi görüyorum yani tarih tekerrür ediyor lakin bu tekerrür bu sefer Türk siyasetinde yaşanıyor.
Gel gelelim özelde Kürd halkının genelde tüm Halkların eşit özgür demokratik bir yaşam sürmesini mücadele merkezinde tutan, siyasi gelenekten süzülerek yoksulluk acı baskı ölüm esaret süzgecinden geçmiş bir siyasal mücadele devamında ortaya çıkmış DEM parti siyaset ve politikalarına, HDP ile Türkiye siyasetinde genel taban bulmaya başlayan eşitlik ve özgürlük fikriyatı DEM partide kopma yaşıyor, iktidarın isteği gibi marjinalleşmeye gidiyor gibi gözlemliyorum. DEM parti tabanından hızlıca uzaklaşıyor ve elitleşen figürler tabandan uzak siyaseten söylem sıkıntısında bol slogan atan, siyasal donanımı olmayanların ve marjinal sol partiler ile CHP arasında sıkışmış durumda. Derhal CHP’ nin Hak(Kime?)- Hukuk(Kime göre?-Adalet (Kim için?) söyleminden uzaklaşıp kendi temel doktrini Eşit — Özgür — Demokratik Yaşam düşüncesinden ayrılmamalıdır. Siyasi partiler ile yapacakları ittifaklarda tartışmasız şartları kendi oy potansiyellerinin yüksek oldukları yerlerde ittifak kuracakları partilerin hiçbir şekilde aday göstermemeleri olmalıdır.

“CHP’nin vekil çıkarması DEM ‘e 3 vekil kaybettirdi”

Dalgıç: Neden ittifak ortaklarının aday göstermesini istemiyorsunuz?

Beg: 2023 genel seçimlerinde DEM parti tam kadro ve taban olarak Kılıçdaroğlu’na destek verdi Kılıçdaroğlu CHP’ si ne yaptı Diyarbakır’dan milletvekili çıkarmak için bu fırsatı değerlendirdi ve 1 vekil çıkardı CHP’ nin 1 vekil çıkarması DEM partiye 3 vekil kaybetmesine neden oldu bu Diyarbakır özelinde böyleydi geneli siz düşünün kaç vekil kaybettirdi DEM partiye. Hiçbir Kürd seçmenin unutmayacağı Kılıçdaroğlu’nun 2. Turdaki kirli pazarlıkları var. Ayrıca CHP tarafından dokunulmazlıkların kaldırılmasında siyasi ihanete uğramış DEM parti siyasi diyaloğunu CHP ile sürdürebilir lakin bunu kendi yankı odasında CHP den seçilmiş yerel vekiller üzerinden yapmamalı ve onlara kesin tavır koymalıdır.( ciddi olarak görüşüm: Ordu milletvekili Cemal Enginyurt ile diyalog kursunlar)

“Berdan Öztürk istifa etmeli “

Dalgıç: Mardin Milletvekili Saliha Aydeniz’in basın danışmanının intiharı sonrası çıkan iddialar yüzünden meclis idare amirliğinden istifasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Beg: Saliha Aydeniz meclisin onurunu korumak adına meclis idare amirliğinden istifa etmesi olumlu bir şey, esas yapması gereken ona oy verenlerin ne şart ve koşulda partilerini desteklediklerinin bilincinde olarak partililerinin onurunu da düşünerek danışmanının intiharına giden gerçek sebepleri kamuoyuna açıklayarak milletvekilliğinden de ahlaki sorumluluk duyarak istifa etmelidir. Ayrıca DEM partinin Diyarbakır toplumunda yeterli karşılığı bulunmayan ve tabanla güçlü bir bağ kuramayan 1. Sıradan aday gösterip meclise yolladığı Berdan Öztürk’ün de istifa etmesi gerektiğini düşünüyorum.

“DEM Parti hormonlu büyümeye prim vermemeli”

Dalgıç : DEM Parti hakkında samimi görüşlerinizi belirtiyorsunuz teşekkür ederim, peki size sorsalar DEM Parti ne yapmalı, nasıl yapılanmalı ?  Bu konu hakkında neler söylersiniz?

Beg: Öncelikle hormonlu büyümeye prim vermemeli parti ahlak ve siyasetinden uzak beyni uçkurunda, midesinde çalışanları varsa tespit edip derhal uzaklaştırmalı hiçbir oy kaygısına düşmemeli çünkü parti tabanı ve Türkiye demokratları şeffaf ve onurlu bir siyaset benimsiyor. Eşit — özgür ve Demokratik paradigmaya sahip partinin seçim dönemlerinde aday adaylarımız çok görüntüsü için partinin bırak fikriyatını; önünden geçmemişlerin dosyalarını almamalı. Kafa — kol ve gruplaşma varsa bitirmeli ve bunları yapanları durumları, konumları ne olursa olsun teşhir edip uzaklaştırmalı. Çünkü onlar üstünü kapattıklarını zannettikleri olayların tamamını taban tüm detayları ile bilip izlemekte. Refah partisi yerelde iktidar olduğunda ismini vermeyeyim Diyarbakırlılar bilir yoğurtçular çarşısında çay ocağına siyaseti düşmüştü. AK parti siyaseti de ofiste bir çay ocağına düşmüştü. CHP siyaseti değeri kendinden menkul insanlar arasına düşmüştü. DEM parti siyaseti de üst lig sanıp kafelere düşmemeli. Kendini marjinalleştirmemek adına her yerde salon ve saha çalışmalarında olmalı taraflı tarafsız veya rakip ayırt etmeksizin halkın arasında çalışmalarını sürdürmeli.

Dalgıç : 3 siyasi parti hakkında görüşlerinizi söylediniz, mecliste bulunan ve meclis dışında ki partiler hakkında bir şeyler demek istermisiniz?

Beg: Genel seçimlerde söz konusu partilerin sadece siyasi pazarlık yaptığını gördük. Siyaseti, siyasi ikballeri için pazarlık konusu yapanlar hakkında bir şey demeyi kendime zül sayarım.

“Halkın sosyal, ekonomik, barınma ve istihdam sorunlarını çözecek hiçbir proje hayata geçmedi”

Dalgıç: Yerel yönetim seçimlerinin 3. Yılında Diyarbakır belediyeleri hakkında görüş ve düşünceleriniz nelerdir belediyecilik hizmetlerini nasıl görüyorsunuz?

Beg: Keşke bu soruyu sormasaydınız. Kendi görüşlerimden ziyade sahada gözlemlediğim ve duyduğum eleştirileri aktaracağım.
DEM partiye oy verenler ile sahada görüştüğüm seçmenlerin önemli bir bölümünde ciddi memnuniyetsizlik gözlemliyorum. Anlattıklarını ve düşündüklerinin tamamını bütün açıklıkla burada dile getiremem ancak birkaç başlık verebilirim. Bağlar belediyesi halkçı bütçe uyguluyorum diyor ancak seçmenlerin görüşü kasada para olmadığı için halkçı bütçe diyorlar. Tüm belediyelerin işe alımlarında adalet olmadığı. Kayyım geldiğinde mecburi ayrılıp emekli olanların arasında eşitsiz işe dönüşler olduğu. Kayyımın işe aldıklarını(içlerinde DEM partiye oy verenlerde var) işten çıkarıp kayyım zihniyetinde daha adaletsiz işe alımların olduğu. Halkın sosyal ekonomik barınma istihdam sorunlarını çözecek hiçbir proje hayata geçirmedikleri ve daha neler neler. Yani Seçmen tabanında ciddi memnuniyetsizlik gözlemliyorum ve önlem alınmazsa büyük bir taban kaymasına sebep olacak diye gözlemliyorum. Örneğin çoğu insanın çekinmeden dile getirdiği Büyükşehir eş başkanı Serra Ayşe Bucak’ın başarı ve başarısızlığının tek sorumlusu onu dayatan Gültan Kışanaktır. Doğan Hatun’un Sorumluluğu Dem parti kadın hareketine yazılacaktır. Görüşü seçmende hâkim. Unutmadan Kürd büyüklerinin sözlerini sorumsuzca ve bilinçsizce yere yazan sorumluların görevden uzaklaştırılmaması, kar kaldırmak için kürek dağıtmaları Xış u xış, şıng u şıng, mişk u mirîşk Serhadı, koma Amed diye getirmeleri (değerli sanatçı Memo Gülü tenzih ederek) halkın hafızasına kazınmış birkaç eserleridir. Bu kadar yeter, gözlemlediğim tüm detaylara inmek istemiyorum.

“Koltuğu bulan bırakmıyor”

Dalgıç: Diyarbakır OSB Seçimlerinde gündeme gelen iddialar ile ilgili neler söylemek istersiniz ?

Beg: Sorun yalnızca DOSB olsa; sorun TOBB da TESK de Sendikalarda koltuğu bulan bırakmamak için hizmet hariç her şey yapıyor. DTSO’ nun şimdi ki yönetiminin içinde bulunduğu her şey Diyarbakır halkının genel görüşü sorunlu olduğu yönünde fikir beyanları var.

“Halkın gerçek sorunlarından uzaklaşıp sembolik tartışmalara hapsolan bir siyaset, kaybetmeye mahkumdur”

Dalgıç: Rahmi Koç’un “Kürd kadın fıkrası” büyük bir tartışma yaşandı. Sizce bu olay ifade özgürlüğü kapsamında mı değerlendirilmeli, yoksa Kürdlere yönelik ayrımcı bir söylem olarak mı görülmeli? Rahmi Koç daha sonra özür diledi. Bu özrü samimi buluyor musunuz? Tartışmanın kapanması için yeterli olduğunu düşünüyor musunuz?

Beg: Rahmi Koç’a yapılan tüm eleştiriler haklıydı ta ki özür dileyene kadar. Kürd siyaseti ve kamuoyu açısından kayda değer bir ağırlığı bulunmayan bir kapitalistin yaptığı düzeysiz bir espriyi gündemleştirmesini ve bunun etrafında günlerdir enerji tüketmesini kaygıyla izledim.
Asıl mesele, bir kişinin sözlerinden hareketle antisemitik refleksler üretmek değildir. Asıl mesele; yıllarca devletin en üst makamlarında bulunmuş, bakanlık, başbakanlık ve TBMM Başkanlığı yapmış bir siyasetçinin bu seviyesizliğe ortak olması ve Türkiye siyasetinin hâkim akıllarının hâlâ milliyetçi ve ulusalcı dogmalar üzerinden toplumu şekillendirmeye çalışmasıdır.
AKP’nin milliyetçiliği, CHP’nin ise ulusalcılığı siyasal meşruiyetin temel kaynağı hâline getirmesi; demokratikleşmenin, eşit yurttaşlığın ve çoğulculuğun önündeki en büyük engellerden biridir. Bu gerçek ortadayken Kürd siyasetinin enerjisini başka halklara, inançlara veya kimliklere yönelik polemiklere harcaması ciddi bir stratejik savrulmadır.
Kürd siyasetinin önceliği; toplumsal çözülme, genç kuşakların geleceksizleşmesi, uyuşturucu, yoksulluk, eğitimden kopuş ve kültürel yabancılaşma gibi hayati sorunlar olmalıdır. Siyasi öncülük iddiasında bulunanlar, özellikle DEM Parti içerisindeki bazı çevreler, söylem ve önceliklerini yeniden gözden geçirmek zorundadır.
Bugün Amed’de, özellikle 75 Yol ve Ofis çevresinde (zengin ve fakirliğin uç noktaları) gençlerin karşı karşıya kaldığı sosyal çürüme, herhangi bir siyasal polemikten çok daha yakıcı ve acil bir meseledir. Halkın gerçek sorunlarından uzaklaşıp sembolik tartışmalara hapsolan bir siyaset, temsil iddiasını da toplumsal karşılığını da zamanla kaybetmeye mahkûmdur.

Dalgıç: Son olarak Kürd tarihi hakkındaki bildiklerinizi okurlarımızla paylaşırmısınız?

Beg: Kürdistan coğrafyasında insan yerleşimi on binlerce yıl öncesine uzanmaktadır. Kürd halkının etnogenezi ise çok daha sonraki tarihsel süreçlerde şekillenmiştir. Kısa ve detaysız anlatılacak bir başlık değil lakin değerli okuyucularınızla paylaşacağım; kısaca yaşadığımız topraklarımız Ana ve Ata Yurdumuzdur.

Dalgıç: Değerli açıklamalarınız için teşekkür ediyorum. Son olarak eklemek istedikleriniz varmı ?

Beg: Diyarbakır Haber ailesine ve tüm okurlarınıza teşekkür ederim. Söylediklerim kendi görüş ve gözlemlerim olup düşünce özgürlüğü çerçevesinde dile getirmeye çalıştım amacım kimseyi kırmak üzmek dışlamak değil Türkiyede ve Ortadoğuda yaşayan halkların ve tabi ki kendi halkımın huzur barış refah içinde yaşayıp insanlık ailesi içinde kendi kimlik ve kültürleriyle tarihlerinin gereği iyi şeyler yapmaları içindir. Röportajınızı okuyup olumlu veya olumsuz hakaret ve küfür içermeyen tüm eleştiriler için teşekkür ederim.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Dicle Elektrik: Şebekeye Yetkisiz Müdahale Can ve Mal Güvenliğini Tehdit Ediyor

Diyarbakır Web Tasarım Ajansı

Diyarbakır Web Tasarım