46,1116$% 0.02
53,1487€% -0.94
61,9322£% -0.79
%
%
2844925฿%1.42743



ÖZEL HABER / DİYARBAKIR HABER
Diyarbakır Haber olarak son dönemde kamuoyu gündemine taşıdığımız “Hayalet OSB” iddiaları, artık yalnızca bir tartışma konusu olmaktan çıkmış durumda. Bilirkişi raporlarıyla ortaya konulan tespitler, Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesinde itfaiye uygunluk raporları, yapı ruhsatları, yapı kullanma izin belgeleri ve işyeri açma ve çalıştırma ruhsatlarının hangi koşullarda verildiği sorusunu yeniden gündeme taşıyor.
9 Mayıs 2026 da gerçekleşen Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi seçimi üzerindeki şaibe iddiaları ile ilgili olarak Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’ na yapılan başvuru üzerine konunun taşındığı yerel mahkeme tarafından talep edilen Bilirkişi Raporları ve saha tespitleri, Diyarbakır Haber olarak gündeme taşıdığımız “Hayalet OSB” iddialarının doğruluğunu ortaya koydu.
Dosyanın merkezinde artık yalnızca eksik inşaatlar değil; ruhsat süreçleri, idari denetim mekanizmaları ve hatta OSB seçimlerinin meşruiyeti bulunuyor.
5 Eylül 2024 tarihinde yürürlüğe giren Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği değişikliğiyle birlikte OSB’lerin yapı kullanma izin süreçleri açık biçimde 3194 sayılı İmar Kanunu ve Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği hükümlerine bağlandı. Böylece geçmişte zaman zaman uygulanan esnek yorum alanları büyük ölçüde ortadan kaldırıldı.
Yeni sistemin temel ilkesi net; “Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği ve Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği’nde amir hüküm kılınan, fen ve sağlık kuralları bakımından yapının yasal olarak kullanıma hazır kabul edilmesi için fiziki tamamlanma oranının %100 olması şarttır:
* Dış Cephe: Boya, kaplama ve yalıtımın bitmiş olması.
* İç Mekân: Ortak alanların, ıslak hacimlerin (lavabo, tuvalet), merdiven ve korkulukların tamamlanmış olması.
* Tesisat: Yangın, elektrik, su ve doğalgaz tesisatlarının projeye uygun ve çalışır durumda olması.
* Çevre: Bahçe duvarı ve otopark gibi çevre düzenlemelerinin bitmiş olması.”
Yani, Yapı İzin Ruhsatı verilebilmesi için; dış cepheler bitmiş olacak, ortak alanlar tamamlanacak, yangın ve elektrik tesisatları çalışır durumda bulunacak, çevre düzenlemeleri yapılacak ve yapı mevzuatın öngördüğü tüm fen ve sağlık şartları karşılanacak.
Ancak bilirkişi raporları farklı bir tablo ortaya koydu;
“13.05.2026 Keşif tarihi ile yapılan tespitler doğrultusunda; yerinde yapılan incelemelerde söz konusu yapıların mevzuatın öngördüğü tamamlanma seviyesine ulaşmadığı, fen ve sağlık kuralları bakımından eksiklikler içerdiği tespit edildi. Bilirkişiler, bu haliyle yapı kullanma izin belgesi ve işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilmesinin ilgili mevzuata uygun olmadığı yönünde görüş bildirdi.
Dosyanın kritik noktası tam da burada başlıyor.
Eğer bilirkişi raporlarında belirtilen eksiklikler mevcutken itfaiye uygunluk (yangın) raporları, yapı kullanma izin belgeleri ve işyeri açma ruhsatları düzenlendiyse, bu durum yalnızca bir imar uygulaması tartışması olmaktan çıkıyor. Çünkü bu belgeler, Organize Sanayi Bölgesi seçimlerinde oy kullanma hakkının kazanılmasında da belirleyici unsurlar arasında yer alıyor.
Daha önce seçimden önceki gün mesai bitimine yakın 10 firmaya eksiklikleri olmasına rağmen itfaiye uygunluk raporları ve yapı izin ruhsatı verildiğini, seçime bir aya kala yaklaşık 20 firmaya apar topar yapı kullanma ve izin ruhsatı verildiğini dile getirmiş ve konuyla ilgili olarak Diyarbakır OSB Başkanı’ nı, usulsüz olarak düzenlenen itfaiye uygunluk raporlarının muhatabı olarak Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Doğan Hatun’ u ve diğer bir muhatap olarak ta 2026 yılı Ticaret Sicil Tasdiknameleri’ ni 200’ ü aşkın hak sahiplerinin bilgisi dışında düzenleyerek seçimde oy kullanmasının önünü açan DTSO yönetimini kamuoyuna açıklama yapmaya çağırmıştık.
Burada DTSO’ nun marifetini biraz açacak olursak; Diyarbakır OSB mevcut başkanı seçim açıklamasında “ihtiyarlar heyeti” istişare kurulu oluşturacağını açıklayarak desteklerini beklediğini ima etmişti. Yine seçim sürecinde Diyarbakır Organize Sanayi İş Adamları Derneği (DOSİAD)’ ın tarafsızlığa davet ettiği Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) yönetiminin seçime günler kala telefon trafikleriyle Mavi Liste lehine seçmenlerin tutumlarını etkilemeye dönük davranışlarda bulunduğu basına yansımıştı.
Ne yaptı DTSO bu süreçte; rengini belli eden ve Mavi Liste’ ye oy vermeyeceğini düşündükleri sanayici seçmenlerin seçime katılım için zorunlu olan 2026 yılı Ticaret Sicil Tasdiknameleri’ ni borçları olduğu gerekçesiyle vermezken, kendilerinden taraf olduğunu düşündükleri 237 firmanın Ticaret Sicil Tasdiknamelerini ise firma yetkililerinin bilgisi dışında, borçları olmasına rağmen düzenleyerek kendilerine ulaştırmıştı.
Nitekim bu konuyla ilgili olarak, olayın tarafı bir sanayicinin cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunduğu bilgisini de vermiş olalım. Yani bu süreçte tarafsız olması gereken kurumların, kamu hukukuna aykırı şekilde tarafsızlığına gölge düşürdüğü de ortaya çıkmış oldu.
Ama görünen o ki üç maymun devreye girmiş. Görmedik, duymadık, söylemedik…
Edindiğimiz bilgilere göre yaklaşık 35 firmanın, itfaiye uygunluk raporları, yapı kullanma izin belgesi ve işyeri açma ruhsatı alma kriterlerini tam olarak karşılamamasına rağmen seçimlerde oy kullandığı ve bu durumun ilgili mercilere iletildiği yönünde.
Yani “Pandora’ nın Kutusu” açılmak üzere…
Diyarbakır’ da şehrin ekonomik damarlarını elinde tutmak isteyen bir yapı olarak nitelendirdiğimiz kliklerin ipliği pazara çıkmak üzere. Mevcut OSB yönetimine ihtiyacı olan meşruiyeti sağlamak üzere yapılan tebrik ziyaretlerinde acele edilmemesi de âcizane tavsiye edilir.
Çünkü birçok OSB seçiminde birkaç oyun dahi yönetim dengelerini değiştirebildiği biliniyor. Diyarbakır OSB seçimindeki oy farkı ise 187’ ye 156. Eğer ruhsat süreçlerinde mevzuata aykırılık bulunduğu ve buna bağlı olarak oy kullanma yeterliliği tartışmalı firmaların seçimlere katıldığı ortaya çıkarsa, mesele yalnızca ruhsatların hukuki geçerliliğiyle sınırlı kalmayacak; seçim sonucunun meşruiyeti de sorgulanmaya başlanacaktır.
Bu noktada cevap bekleyen sorular çoğalıyor;
Yapı İzin Ruhsatlarına temel teşkil eden itfaiye uygunluk raporları; olması gereken kriterleri taşıyor mu?(Acil çıkış kapılarının yönü, genişliği ve güzergâhın engelsiz olması, acil aydınlatma yönlendirme ışıklarının ve çıkış levhalarının varlığı, yangın söndürme ekipmanları, sertifikalı yangın kapılarının bulunması ve elektrik tesisatı).
Yapı ruhsatı ve yapı kullanma izinlerinin mevzuata aykırı olarak düzenlendiği ve itfaiye uygunluk raporlarının gerçeği yansıtmadığı bilirkişi raporlarıyla ortaya konulduğuna göre, bu işlemlerin gerçekleşmesinde Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanının idari, hukuki veya cezai sorumluluğu bulunmakta mıdır?
Eksik olduğu bilirkişi raporlarıyla ortaya konulan yapılara hangi tarihlerde yapı kullanma izin belgeleri verildi?
Bu belgeler düzenlenirken hangi denetimler yapıldı? Yapı denetim firmalarının sorumluluğuna gidilecek mi?
İşyeri açma ve çalışma ruhsatları hangi incelemeler sonucunda onaylandı?
Mevzuata aykırı şekilde düzenlendiği iddia edilen ruhsatlar seçimlerde temsil hakkının oluşmasına zemin hazırladı mı?
Bu firmalar OSB seçimlerinde oy kullandı mı?
Şaibelere konu olan bu 35 firma mevcut OSB Başkanının ve OSB müdürünün yakınlarına mı ait?
Ticaret Sicil Tasdiknamelerinin düzenlenmesi ve verilmesinde tüm üyelere eşit ve objektif kriterler uygulanmış mıdır?
Borcu bulunan bazı firmalara tasdikname düzenlenirken, benzer durumda bulunan diğer firmalara belge verilmemesinin gerekçesi nedir?
Firma yetkililerinin talebi veya bilgisi olmaksızın Ticaret Sicil Tasdiknameleri düzenlenmiş midir?
DTSO yöneticileri, OSB seçimlerinde belirli bir aday ya da liste lehine seçmen davranışını etkilemeye yönelik faaliyetlerde bulunmuş mudur?
Cumhuriyet savcılığına intikal eden iddialar kapsamında DTSO yöneticilerinin idari, hukuki veya cezai sorumluluğunu gerektirebilecek fiiller bulunmakta mıdır?
Bugün gelinen noktada “Hayalet OSB” iddialarını, Mustafa FİDAN ‘ın deyimiyle “bunlar basit şeyler” diye geçiştirmek artık pek mümkün görünmüyor. Bilirkişi raporlarıyla desteklenen teknik tespitler, idari işlemlerin hukuka uygunluğunu ve seçim sürecinin şeffaflığını doğrudan tartışmaya açıyor.
Kamuoyunun önündeki dosya aslında oldukça sade;
Bir yanda mevzuatın açık hükümleri, diğer yanda yakınlara arsa tahsis edilmesi, ötede eksik olduğu öne sürülen yapılar ve buna rağmen verildiği iddia edilen ruhsatlar, yine bunlara dayanılarak oy kullanıp mevcut yönetimin iş başında durmasının sağlanması.
Eğer bu iddialar yargısal ve idari incelemeler sonucunda doğrulanırsa, yalnızca ruhsat işlemleri değil, bu ruhsatlara dayanılarak şekillenen seçim sonucu da yeniden değerlendirilmek zorunda kalınacaktır.
Şimdi gözler, bu sorulara cevap verecek resmi kurumlarda ve yürütülecek hukuki süreçlerde.
Aşağıda yer alan saha tespitlerini de yorumunuza bırakıyoruz.
























Güger ve Özer Ailelerinin Mutlu Günü Diyarbakır’da Görkemli Bir Şölene Dönüştü
Diyarbakır Web Tasarım Ajansı