• Altın
  • Dolar
  • Euro
  • İstanbul °C
  • Ankara °C
Kategori Seçin:
ATLARLA PSİKOLOJİK TERAPİ ATLARLA PSİKOLOJİK TERAPİ

Bünyesinde ağır ruhsal bozukluğu olan bireylerin tedavi gördüğü Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi, psikolojik tedavi görenlere geniş bir yelpazede, “alışılmadık” terapi yöntemler uyguluyor. Etkinlikler şeklinde düzenlenen terapilerin amacı ise, tedavi görenlerin toplumla yaşama becerilerini arttırmak.
Ulusal Ruh Sağlığı Programı kapsamında 2011 yılında Diyarbakır Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi bünyesinde kurulan Toplum Ruh Sağlığı Merkezi (TRSM), ağır psikotik bozukluk ve duygu durum bozukluğu yaşanan hastaların terapisinde, tiyatro, boyama, kara kalem ve resim, müzik, piknik, hayvan barınağı ziyaret, halı saha maçları, mesleki eğitim kursu, meslek sahibi edinme, KPSS kursu ve atla terapi gibi Türkiye’de sınırlı sayıdaki hastanede uygulanan toplum için pek alışık olunmayan yöntemler kullanılıyor.
Diyarbakır’da sadece Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi’nde faaliyet yürüten TRSM’de tedavi gören 498 kayıtlı hasta bulunuyor.
HASTALAR ATLA TERAPİ MERKEZİNE GÖTÜRÜLDÜ
Hastalar yönelik periyodik etkinlikler kapsamında, hastalar terapi için Diyarbakır-Mardin Karayolu üzerinde bulunan Türkiye Jokey Kulübü Hipodromu’nda bulunan (Hippoterapi) Atla Terapi Merkezi’nde götürüldü. Hastaların sosyal beceriler kazanmasını sağlamak amacıyla, grup aktivitesi olarak düzenlenen etkinlikte, hastaların, atlarla temas kurarak, egzersiz yaptı. Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Sedat Özkul ve hastane yöneticilerinin katıldığı etkinlik yaklaşık 3 saat sürdü.
HASTANE TEMELLİ MODELDEN TOPLUM TEMELLİ MODELE
Uygulanan terapi yönteminin amacı hakkında bilgi veren Başhekim Op. Dr. Sedat Özkul, Toplum Ruh Sağlığı Merkezi’nin hastanelerinin bünyesinde Ulusal Ruh Sağlığı Programı kapsamında kurulduğunu belirterek, Ulusal Ruh Sağlı Programı’nın hedefini, “ağır ruhsal bozukluğu olan bireyler için hastane temelli uygulamalardan toplum temelli ruh sağlığı hizmetleri modeline geçilmesi” olarak açıkladı.
HEDEF HASTALARIN YAŞAMA BECERİLERİNİ ARTTIRMAK
Toplum Ruh Sağlığı Merkezlerinin Ulusal Ruh Sağlığı Programı kapsamında yaygınlaştırma çalışmalarının devam ettirildiğini kaydeden Başhekim Özkul, Toplum Ruh Sağlı Merkezi’nin amacını şu ifadelerle anlattı:
“Toplum Ruh Sağlığı Merkezleri, bölgedeki ağır ruhsal bozukluğu olan hastaların, şizofreni ve benzeri psikotik bozukluklar ile duygu durum bozuklukları olan hastaların ve ailelerin bilgilendirildiği, hastaların ayakta tedavisinin yapıldığı ve takip edildiği rehabilitasyon, psikoeğitim, iş-uğraş terapisi, grup ve bireysel terapi gibi yöntemler kullanılarak hastanın toplum içinde yaşama becerilerinin artırılmasını hedefleyen, psikiyatri klinikleriyle ilişkili çalışan birimlerdir.”
Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi Toplum Ruh Sağlığı Merkezi’nde 498 kayıtlı hastanın tedavi gördüğünü aktaran Özkul, merkez bünyesinde, iş uğraşı, ahşap boyama, kara kalem ve resim ve müzik atölyeleri, piknik, hayvan barınağı ziyaret, halı saha etkinlikleri, mesleki eğitim kursları, meslek sahibi edinme, KPSS kursu, tiyatro, müzik dinletisi gibi etkinlikler yapıldığını belirten Özkul, uygulanan yöntemlerin pozitif etkileri olduğunu kaydetti.

DİLLERE DESTAN BİR TÖRENLE HAYATLARINI BİRLEŞTİRDİLER DİLLERE DESTAN BİR TÖRENLE HAYATLARINI BİRLEŞTİRDİLER

D.BAKIR- Diyarbakır, önceki akşam, adeta dillere destan bir düğün törenine ev sahipliği yaptı.

Adana’nın tanınmış ailelerinden Çelik ve Diyarbakır’ın köklü ailelerinden Erden Ailesinin çocukları Fayika Çelik ve Ensari Erden’in düğün törenine vali yardımcıları, kaymakamlar, Sur Belediye Başkanı Bilal Özkan ve başkan yardımcıları, kamu kurum ve kuruluşların İl ve İlçe müdürleri, kanaat önderleri, SİAD Başkanları ve yönetim kurulu üyeleri, muhtelif STK’ların yöneticileri, muhtelif siyasi partilere mensup yetkililer, iş adamı ve siyasetçi Cihan Ensarioğlu, bürokratlar, her iki ailenin akrabaları, yakın dostları, çevre İl ve İlçelerden gelen misafirler, yerel ve ulusal basın yayın kuruluşlarının temsilcileri katıldı.

 

NİKAHI SUR BELEDİYE BAŞKANI ÖZKAN KIYDI

 

Ak parti Diyarbakır Milletvekili Ebubekir Bal, Galip Ensarioğlu, eski milletvekili Abdurrahman Kurt ve Ak parti İl başkanı Süleyman Serdar Budak’ın nikâh şahitliklerini yaptığı düğünde genç çiftin nikâhını kıyan Sur Belediye Başkanı Bilal Özkan, genç çifte bir ömür boyu mutluluklar diledi.

Merkez Kayapınar İlçesinde bulunan Kaplan City düğün salonu Salon Papatyada yapılan görkemli bir düğün töreniyle hayatlarını birleştiren Fayika Çelik ve Ensari Erden’in mutlulukları gözlerinden okunurken, bir hayli kalabalık bir davetli topluluğu da bu anlamlı güne şahitlik ettiler.

Alkışlar arasında salona giren genç çiftin, kısa biyografileri sinevizyon ekranından katılımcılarla paylaşıldı.

Ardından başlayan düğün, gecenin ilerleyen saatlerine kadar sürerken, katılımcılar oldukça keyifli anlar yaşadılar.

Davetlilerin tarafından sahneye davet edilen mutlu çiftin oyunu, dakikalarca ayakta alkışlanırken, adeta dolar yağmuru yaşandı.

13 katlı olarak hazırlanan düğün pastasını gelin ve damak birlikte keserek birbirlerine ikram ederken, düğünde Diyarbakır Halk oyunları ekibi  ve yerel sanatçılar da seslendirdikleri birbirinden güzel Kürtçe ve Türkçe parçalar ile davetlileri coşturdu.

Konuklar ise, şarkılar eşliğinde halaylar çekerek doyasıya eğlenirken, zaman zaman seslendirilen parçalara eşlik ederek, unutulmaz bir gece yaşadılar.

İKİ BİNİ AŞKIN DAVETLİ BU MUTLU GÜNE TANIKLIK ETTİ

Gecenin ilerleyen saatlerine kadar devam eden rüya gibi düğünün takı töreninde ise izdiham oluştu. Takı töreninden sonra, damat ve gelin düğün salonundan davetlilerin alkışları arasında mutlu bir şekilde ayrıldı.

Bin beş yüz kişi kapasiteli düğüne, iki binden fazla davetli katılırken, salon hınca hınç doldu. Yoğun katılım nedeniyle bazı davetlilerin ayakta kaldıkları görüldü.

13 katlı olarak hazırlanan düğün pastasını gelin ve damak birlikte keserek birbirlerine ikram ederken, düğünde yerel sanatçılar Kürtçe ve Türkçe seslendirdikleri parçalar ile davetlileri coşturdu. Konuklar ise, şarkılar eşliğinde halaylar çekerek doyasıya eğlendi.  Düğünde usta ellerin yoğurduğu çiğköftenin yanı sıra, pasta, meşrubat, meyve içecekler çerez ikram edildi.

Düğün gecenin ilerleyen saatlerine kadar devam etti. Görkemli geçen düğünün takı töreninde ise tam bir izdiham oluştu.

Davetliler damat ve gelinle fotoğraf çekmek için kuyruk oluşturan davetliler, hayatlarını birleştiren genç çifte bir ömür boyu mutluluklar dilediler.

Takı töreninden sonra Gelin ve damat Salondan mutlu bir şekilde ayrılırken davetliler de unutulmaz bir düğüne tanıklık etmenin mutluluğunu yaşadılar.

Bu arada gelin ve damadın aile büyükleri, misafirleri kapıda karşılayarak ve düğün bittikten sonra kapıya kadar uğurlayarak, geleneksel misafirperverliğimizin en güzel örneklerini sundular.

ERDEN: ‘EN KALBİ DUYGULARIMLA HERKESİ SELAMLIYORUM’

Düğünün bitiminde kısa bir teşekkür konuşması yapan damadın ağabeyi Ali Erden, duygularını şöyle dile getirdi:

‘Davetimize icabet ederek bizleri kırmayan sayın Milletvekillerimiz Ebubekir Bal, Galip Ensarioğlu, Abdurrahman Kurt, Ak parti İl başkanı Süleyman Serdar Budak, vali yardımcılarımız, kaymakamlarımız ve Sur Belediye Başkanımız Bilal Özkan, kamu kurum ve kuruluşların müdür ve yöneticileri başta olmak üzere bütün katılımcılara en kalbi duygularımla teşekkür ederim. Mutluluklar paylaşıldıkça artar, üzüntüler ise azalır. Mutluluğumuza ortak olarak sevincimizi katlayan bütün akrabalarımız, dostlarımız, yakınlarımız. İyi ki varsınız. Uzak bölgelerden gelenler, ayaklarınıza sağlık, bizleri bahtiyar ettiniz. Bizleri kırmayıp, işlerinizi bırakıp, kilometrelerce yol kat ettiniz. Saygıdeğer kurum yöneticilerimiz, kanat önderlerimiz, Esnaf Odaları Birliklerinin temsilcileri.

Allah, hepinizden razı olsun iyi ki varsınız. Rabbim, bu cennet mekan vatanımızda hepimizin birlik ve dirlik içerisinde yaşamımızı nasip buyursun’.

GELECEĞİN ‘CAN’ LARINI YETİŞTİRİYORLAR… GELECEĞİN ‘CAN’ LARINI YETİŞTİRİYORLAR…

Bir okul düşünün…

 

İstisnasız tüm öğrencilerine en az bir Anne,Baba şefkati ile yaklaşan, Okul idarecileri tarafından özel araçlar ile ( Servis Araçlarında takip sistemi olmasına rağmen) tüm servis araçlarında ulaşım sağlayan öğrencileri bire bir evden çıkıp tekrar eve girene kadar takip eden, her gün kesintisiz 8 saat eğitim veren, Akşam saatlerinde bile gece kampı yapıp konu tamamlatan, eğitimin yanı sıra mutlak sosyal etkinlikleri de aksatmayan, Öğrencilerinin yüzlerine baktıklarında o kişinin o anki psikolojilerini bile anlayabilen velhasıl tüm olumlu enleri bünyesinde barındırabilen bir okul…

 

İstisnasız tüm öğrencilerine en az bir Anne,Baba şefkati ile yaklaşan, Okul idarecileri tarafından özel araçlar ile ( Servis Araçlarında takip sistemi olmasına rağmen) tüm servis araçlarında ulaşım sağlayan öğrencileri bire bir evden çıkıp tekrar eve girene kadar takip eden, her gün kesintisiz 8 saat eğitim veren, Akşam saatlerinde bile gece kampı yapıp konu tamamlatan, eğitimin yanı sıra mutlak sosyal etkinlikleri de aksatmayan, Öğrencilerinin yüzlerine baktıklarında o kişinin o anki psikolojilerini bile anlayabilen velhasıl tüm olumlu enleri bünyesinde barındırabilen bir okul…

 

 

Evet; Canseven Kolejinden Bahsediyoruz.

Doğa ile iç içe, Yüzme havuzundan tutunda Çim futbol sahasına kadar, Basketbol & Voleybol sahalarından tutun da Botanik bahçesine kadar yemyeşil bir alana sahip ve tüm sosyal, kültürel ve sportif alanları kendi bünyesinde toplayan bir okul.

Bu haftaki Söyleşimizi Diyarbakır’ın eğitim camiasında yıldızı gün geçtikçe parlayan ve eğitim kalitesinde sınır tanımayan Canseven Kolejinde Kurumun Kurucu Müdürü, Bölgenin Tanınan simalarından Hamit CANSEVEN ile yaptık.

 

 

Okulda yaptıkları etkinliklerden tutunda öğrencilerin aldığı eğitime kadar yaptıklarını anlatırken Canseven’in heyecanı ve mutluluğu adeta gözlerinden okunuyordu.

Çok sıcak ve bir o kadar da anlamlı geçen söyleşimizden işte bazı başlıklar.

 

 

ACU: Çok kısa bir süre öncesi Okulunuzun ismi değişti, kısaca yaptıklarınızı anlatır mısınız?

CANSEVEN:   Biliyorsunuz ki Eğitim Öğretim camiasında tam tamına 10 yılımız geçti. Okulculuk sektörüne de 2014 yılı Eğitim Öğretim sezonu ile İlkokul olarak merhaba dedik. 2016-2017 eğitim öğretim yılı sonu ile yeni kampüsümüzde faaliyetlerimize Canseven Koleji adı altında devam ediyoruz. İsim değişikliğimizin nedeni ise Milli Eğitim Bakanlığının yayımlamış olduğu bir genelgede Unvanı içerisinde ders terimi bulunan tüm okulların unvan değişikliği. Bizde kendi markamızı oluşturup gerekli izin ve müsaadeleri alarak Canseven Koleji adı altında faaliyet alanımızı bir çita daha yükseltim bünyemizde Ortaokul kısmını da dâhil ederek faaliyet yürütüyoruz.

 

ACU: Başka illerde de şubeleriniz var mı ya da açmayı düşünüyor musunuz?

CANSEVEN: Merkezimiz istisnasız Diyarbakır da olmak zorunda çünkü Kendi markamızı kendimiz oluşturduk ve Bu marka eğer Türkiye Markası olacaksa bu memleketten olacak.  Allaha hamd olsun çok kısa bir süre içerisinde değil sadece ilimiz birçok ilden de başarı grafiğimizi gören eğitim camiası müdavimleri bizlerden isim hakkı istiyorlar. Elbette ki Görüşmelerimiz var ve olacakta. Şu an Başta Ankara olmak üzere Malatya, Batman, Mardin ve Gaziantep illerindeki eğitim gönüllüleri ile sıkı bir görüşme halindeyiz. Bizler gibi oralarda da işin hakkı verilecekse neden olmasın.

 

 

ACU: Sizin öğrencileriniz ile aranızda çok farklı bir bağ var ve bariz bir şekilde görünüyor ki öğrencileriniz sizi gerçekten çok seviyor. Biraz bu konuyu aydınlatır mısınız?

 

CANSEVEN: Sevgi elbette ki karşılıklıdır. Onlar geleceğimizin var olma sebepleridir. Onlar Aydınlık yarınlarımızın göz bebekleridir. Tabi ki severseniz sevilirsiniz. Hepsinin anne babaları farklı ama şu kapıdan içeriye girdikleri andan itibaren istisnasız hepsi benim çocuğum. Onlar dünyanın en masum yaratılmışları ve en önemlisi Rabbimin bizlere emanetleridir. Mutlak suretle onların sorunları ile ilgilenmek, geleceğe hazırlamak, bilgi birikimlerini eksiksiz bir şekilde depolatmak biz eğitimcilerin asli görevidir. Ve bu görev bizim için en kutsal vazifelerden biri haline geldi.

 

 

Tüm çalışma arkadaşlarım ile birlikte her zaman çocuklarımızı daha yükseğe taşımak mesai saati yer, zaman kavramına aldırış etmeden çocuklarımızın gelecekte kendini tanıyan ve tanıtabilen, ne istediğini gayet açık bir dille dile getirip kültürel mirasımıza, gelenek ve göreneklerimize bağlı, saygılı ve ahlaklı bireyler için mücadele ediyoruz. Bunu başarabiliyor musunuz diye soracak olursanız cevabımız kesinlikle Evet olacaktır çünkü yaptığımız işin bilincindeyiz. Bunlar adı üzerinde çocuk… Adı üzerinde Öğrenci ve bizler her ne kadar öğretmek zorunda isek onlarda öğrenmek zorundalar. Elbette ki her bireyin algısı farklıdır, bilgi kanal yolu değişiktir ve en önemlisi her çocuğun içinde keşfedilmeyi bekleyen bir cevher vardır. İşte işin püf noktası burada, onarı dinlersek ve belirli isteklerine cevap verebilirsek onlarında öğrenememe gibi bir lüksleri olamaz.

ACU: Gelecek dönem için planlarınız nelerdir.

CANSEVEN: 2018-2018 Eğitim öğretim yılı için erken kayıtlarımız başladı. Eğitim de Diyarbakır’ı mutlak söz sahibi yapmayı hedefliyoruz. Bizlerin bir yıl yada 2 yıllık veya dönemlik planlarımız yok fakat çocuklarımız için her daim bilgi, birikim ve özellikle ahlaki değerlere önem vererek bizlere geldikleri gün ile devam ettikleri süre zarfında devamlı üzerine katarak çıtayı her daim yüksek tutuyoruz. Demin de söylediğim gibi bunlar geleceğimizin büyükleri, kim bilir beklide geleceğin idarecileri veya ticaretinden tutunda bürokrasisine kadar yön verebilecek kişiler. Her zaman bizleri anımsayacak kişiler. Ne ekersek onu biçeceğiz. Bizler yani CANSEVEN KOLEJİ olarak ne sürdüğümüz tarlamızdan, ne ektiğimiz yada ekeceğimiz tohumdan nede alacağımız başarı mahsulünden zerre kadar şüphe etmiyoruz. Çünkü yaptığımız işin bilincindeyiz. Başarılı, mutlu ve ahlaklı bireyler yetiştirmek bizlerin an asli görevi. Bu çocuklarımızın da geçen zamana ve globalleşen dünyada zamanı geri getirebilme gibi bir şansları yok. Bu bilinci idrak edebilirsek başarı kaçınılmaz olur. Yeter ki isteyelim.

 

 

ACU: Çok kısa olarak eğitim öğretim metotlarınızdan bahseder misiniz?

CANSEVEN: Sadece şunları bilmenizi isterim ki Diyarbakır da olmayan bir yöntem ile çalışmalarımızı devam ettiriyoruz.  Ve sistemsel olarak çalışmalar programlı bir şekilde yürürse başarı kaçınılmaz oluyor.  Her zaman söylemişimdir İstersen yapamayacağın hiçbir şey yoktur. Bizde bu işi canı gönülden isteyerek yapıyoruz.

 

 

 

ACU: Son olarak söylemek istediğiniz nelerdir.

CANSEVEN: ‘Başarı Küçük bir adımla başlar’ sloganı ile çıktığımız bu kutlu yolda bizlerle beraber olanlar gördüler ki farkımız ilgimiz, sevgimiz ve mutlak suretle gelişen, zamana ve teknolojiye ayak uyduran bilgimizdir. Sağlam bir kafa, bilgili bir birey mutlak suretle yaptığı işi severek, isteyerek yapandadır.

 

 

 

İŞ ADAMI FESİH ATLI: BU KADİM KENTE BORCUMUZ VAR İŞ ADAMI FESİH ATLI: BU KADİM KENTE BORCUMUZ VAR

Yarın yapılacak olan Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri için geri sayım sürerken, iş adamı Fesih Atlı, çarpıcı açıklamalarda bulundu.

 

‘BEN’ DEĞİL, ‘BİZ’ DİYEREK BU YOLA BAŞKOYMALIYIZ
Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı seçimlerine Kırmızı Liste 1. Grup Adayı olarak girecek olan Şen Piliç Özatlı Gıda Diyarbakır Anabayi yönetim kurulu başkanı iş adamı Fesih Atlı, şunları söyledi:

‘Maalesef seçim sürecinin başlamasından bu yana, gördüğümüz kadarıyla seçim vaatleri tabiri caizse havada uçuştu.
Ancak unutulmamalıdır ki, bu kadim kentin sorunlarının kalıcı ve köklü çözümlere ulaşabilmesi için, herkesin aklını, bilgisini, birikimini kullanarak ortak aklın harekete geçirilmesi gerekmektedir. Bu çalışmalar yapılırken de, kimseyi dışlamadan, ötekileştirmeden ve hor görmeden, herkesi kucaklayarak, fikirlerini dinleyerek ve bu fikirlerden azami ölçüde yararlanmak elzemdir. İnsan kaybetmek çok kolaydır. Ama bizler zor olana talip olmalıyız. Farklı fikirleri ve hedefleri olan bütün Esnaflarımız, tüccarlarımızı, sanat ve zanaat erbabımızı bir çatı altında toplayarak, dinlemeliyiz.

Unutmamalıyız ki, hepimiz Peygamberler, Sahabeler ve Evliyalar beşiği, Mekke ve Medine’den sonra 5. Harem-i Şerif olan bu mukaddes kente borçluyuz. Bu şehirde yaşayan, bu şehrin ekmeğini yiyip, suyunu içen, havasını soluyan herkes, bu kadim kente borçludur.
Hal böyleyken kesinlikle bireysel çıkarlar değil, toplumsal hedefler ortaya koymalı ve bu hedeflere ulaşabilmek için de vizyoner bir bakış açısı sergilenmelidir.
Hepimizin takdir edeceği gibi, Ortadoğu’da küresel güçlerin kışkırtmaları ve kardeşi kardeşe vurdurma politikalarından ülkemiz ekonomisi de olumsuz etkilenmekte, özellikle son günlerde Dolar, Euro ve Altın fiyatları önlenemez biçim yükselmiştir. Bu durum, zaten işlerini bin bir güçlükle sürdürerek, ticaretini idame etmeye çalışan Esnaflarımızı, Tüccarlarımızı ve Zanaatkârlarımızı bir hayli olumsuz etkilemiştir.
Bulunduğumuz menfi şartlar içinde gideceğimiz DTSO seçimleri, son derece büyük önem kazanmış durumda. Çünkü Diyarbakır ve hatta Bölgemiz ticaretine yön verecek kadroları DTSO Meclisine ve oradan Oda Başkanlığına taşıyamazsak, bunun beraberinde getireceği sıkıntıları, hepimiz yaşamak zorunda kalırız.
Şu hususu belirtmek isterim ki, seçim sonuçları ne olursa olsun, kim kazanırsa kazansın, her şeyden önce Medeniyetler Beşiği Diyarbakır’a hayırlı olmasını, Cenab-ı Rabbimiz’den niyaz ediyoruz.

KANGRENLEŞMİŞ SORUNLAR ACİL ÇÖZÜM BEKLİYOR
Ehil ve liyakatli kadroların iş başına gelmesi, hepimizin temennisidir. Bizler Kırmızı Liste 1. Grup olarak, bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da bilgi, birikim ve enformasyon anlamında esnaflarımızın ve ticaret erbabımızın yanında olduk, olmaya da devam edeceğiz. Çalışan, üreten, ekonomiye katma değer sağlayan, istihdama katkı sağlayan herkese kapımız açıktır. Hakkaniyetli bir seçim sonucu, kim seçilirse seçilsin, yine hedeflerimizin takipçisi olacak ve Diyarbakır lehine olacak her projeyi sonuna kadar destekleyeceğimizi belirtmek isterim.
Yıllardır küçük bir zümre adeta paradan para kazanmakta, Esnaflarımız, Ticaret Erbabımız ve Sanatkârlarımız ise, büyük zorluklarla ticaretlerini sürdürmeye çalışmaktalar. Adeta kangrenleşmiş sorunlar var. Bu sorunların görmezden gelinmesi değil, tam tersine üzerine gidilerek, kalıcı çözümlere kavuşturulması gerekiyor. Aşağı yukarı bütün sektörlerde kalifiye eleman sıkıntısı yaşanıyor. Mesleki kursların ve özellikle organize sanayi bölgelerimizdeki firmalarımızın sık sık kurum içi Eğitici çalışmalar yapması şart. İşin acı yanı, bu şehir insanının sahip çıkıp büyüttüğü bazı firmalar, yükünü tutar tutmaz, hemen başka şehirlere giderek, yatırımlarını oraya taşıyorlar. Bu kabul edilemez bir durumdur.
Ayrıca, seçim çalışmaları yapılırken kesinlikle yerine getirilemeyecek vaatlerde bulunulmamalı. Yaptığımız ziyaretlerde bir çok esnafımız, ‘seçimler öncesi vaatlerde bulunuluyor, seçim sonrası bizleri ne arayan ne de soran oluyor’ şeklinde dert yanıyorlar. Kesinlikle haklılar.
Diyarbakır İlimiz yıllarca ihmal edildi, yatırımlar yeteri kadar yapılamadı. Üniversite mezunu gençlerimiz, Batı illerine gidip çalışmak zorunda kalıyorlar. Esnaflarımız, borçlarını, borçla öder hale geldiler. Bir bankadan aldıkları krediyi ödemek için, başka bir bankadan kredi alıp kapatmak zorunda kalıyorlar. Yani bir yere faiz ödemek varken, maalesef iki farklı yere, üstelik de çok yüksek faizlerle kredilerinin geri ödemelerini yapmak zorunda kalıyorlar. Kiralarını, elektrik, su, telefon ve doğalgaz faturalarını ödeyemiyorlar. Tabiri caizse borç batağında yaşıyoruz. Özellikle son dönemde, bir hayli iflas eden esnaflarımız oldu. Ailelerimiz huzursuz, çocuklarımız üzgün ve haklı olarak yarınlarına dair maalesef umutla bakamıyorlar. Diğer şehirlerdeki çocuklar gibi, geleceğe dair hayaller bile kuramıyorlar. Yokluk ve yoksulluk çemberini kırabilmek için el birliği ve gönül birliği yapmalıyız. Bir olalım, diri olalım ki, sorunların üstesinden güç birliği ile gelelim’.

ÖZEL HABER: YILMAZ ACU

BAŞHEKİM ÖZKUL’DAN HASTA ZİYARETİ BAŞHEKİM ÖZKUL’DAN HASTA ZİYARETİ

D.BAKIR- Göreve geldiği günden bu yana, mesai kavramı gözetmeksizin yönetim kadrosu ve bütün çalışanlarıyla, adeta kendisini hastaneye ve hastalarına adayan Selahattin Eyyubi Devlet Hastanesi Başhekimi Sedat Özkul’un gayretli ve fedakâr çalışmaları, toplumun bütün kesimleri tarafından takdirle karşılanıyor.

 Hastane Başhekimi Sedat Özkul, beraberinde Başhekim Yardımcısı Mehmet Nuri Özer, Hastane Müdürü Eşref Ensarioğlu ile beraber, özellikle Evde Bakım Hizmeti gören hastaları evlerinde sık sık ziyaret ederek, hastalar ve hasta yakınlarına moral desteği sağlıyor. Gün içerisinde hastanede tedavi gören hastalar, hasta yakınları ve refakatçilerle de yakından ilgilenerek, adeta bir baba şefkatiyle hastalarına yaklaşıyor.
BİZ HASTALARIMIZ İÇİN VARIZ, TELEFONLARIMIZ 24 SAAT AÇIKTIR

‘Hastalarımızın periyodik bakımlarını hastane olarak Evde Bakım Servisimiz düzenli bir şekilde gerçekleştirmekte. Göreve geldiğimden beri, benzer durumda olan yaklaşık otuza yakın aileyi evlerinde ziyaret ettik.
Gerek moral açısından, gerekse insani ihtiyaçlarını temin edip sağlamak amacıyla, ailelerle bir dizi görüşmeler yaptık. Bu ailemizin durumu bizleri derinden üzdü. Hastanemizin Evde Bakım Servisi tarafından periyodik olarak takip edilen Yağcı ailesini ve diğer durumdaki aileleri, bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da evlerinde ziyaret edeceğiz.
En son ziyaret ettiğimiz Yağcı ailesinin 3 çocuğu engelli.  Hastane olarak elimizden gelen gayretleri gösteriyoruz. Bundan böyle, benzer durumda olan hastalarımızı sık sık ziyaret ederek, sürprizler yapacağız. Ayrıca hastalarımıza GSM numaralarımızı verdik. Acil durumda bizleri arayabilirler. Yüce Mevlam, yar ve yardımcıları olsun’.

HASTANE YÖNETİMİNİN YAKIN İLGİSİ, EVDE BAKIM SERVİSİNİN BAŞARISI, AİLEYİ ADETA HAYATA BAĞLADI

Selahattin Eyyubi Devlet Hastanesi Başhekimi Sedat Özkul’un yönetim kademesiyle beraber ziyaret ettiği ailelerden biri olan, Merkez Yenişehir İlçesi Şehitlik Semtinde ikamet eden 8 nüfuslu Yağcı ailesi, bir yandan hastalıklarla, bir yandan da maddi sorunlarla mücadele ediyor.
63 yaşındaki Baba Mehmet Yağcı, üç çocuğunun henüz 6-7 yaşlarında iken havale geçirdiklerini ve SSPE hastası olduklarını belirterek, şunları söyledi:
‘Çocuklarım Macit 30, Habib 25 ve Murat 22 yaşında. Kirada oturuyoruz .
Çocuklarıma hem annelik, hem babalık ve hem de kardeşlik yapıyorum. Eşim de hasta, tedavi görüyor. Yine de halimize şükürler olsun, devletimiz bizlere sahip çıkıyor. Yardım elini uzatıyorlar.

Ancak sürekli artan giderlerimiz nedeniyle, çok zorluk çekiyoruz. Bu hastalık zengin hastalığı, sürekli bakım ve ilgi isteyen bir hastalık. Şehitlik İlçe Otogarı civarında Huzur/2 Apartmanında oturuyoruz. Evimiz kira. Aylık 550 lira kira ödüyoruz. Toplum 8 nüfuslu bir aileyiz.
Allah razı olsun. Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi Evde Bakım Servisi, ne zaman arasak, hemen gelerek çocuklarımın bakımlarını yapmaktalar. Çok memnunuz onlardan. Ama dediğim gibi, sürekli artan bir giderimiz var. En fazla hasta bezine ihtiyaç duyuyoruz.
Ayrıca gıda yardımına ihtiyacımız var. Göz göre göre çocuklarım karşımda mum gibi eriyorlar. Buna rağmen halimize şükrediyoruz.
Selahaddin Eyyubi Hastanesi Başhekimi Sedat Özkul, beraberinde Hastane Başhekim Yardımcısı Mehmet Nuri Özer, Hastane Müdürü Eşref Ensarioğlu ve bir grup personelle ziyaret ederek, geçmiş olsun dileklerini ilettiler.
Özellikle çocuklarım için beraberlerinde hediye getirmeleri, bizleri çok memnun etti. Kendilerinden çok memnunuz. Bizleri ziyaret etmeleri, hem eşim, hem benim ve hem de çocuklarım için büyük bir moral ve motivasyon kaynağı oluyor. Bu nedenle kendilerine ne kadar teşekkür etsek azdır. Sadece bizleri değil, bizim durumumuzda olan bir çok aileyi de evlerinde ziyaret ederek, her fırsatta desteklerini sağlıyorlar.
Allah, razı olsun. Bizim için tarifi imkansız bir mutluluk gerçekten’.
Sarı Liste’den Sur’a çıkarma Sarı Liste’den Sur’a çıkarma

Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerine Sarı Liste olarak çalışmalarına devam eden Abdulkadir Karavil ve ekibi tarihi Sur ilçesinde bulunan esnafı ziyaret etti.

 

Esnafın talepler ve isteklerini dinleyen Karavil ve ekibi seçimden başarıyla çıkmaları halinde turizmin gelişmesi ve istihdamın arttırılması için çalışacaklarını belirtti.

 

Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerinin güçlü adayları arasında yer alan Sarı Liste’nin adayı Abdulkadir Karavil ve ekibi tarihi Sur ilçesine çıkarma yaptı. Seçime kısa bir süre kala çalışmalarına hız kesmeden devam eden Karavil, ilçede bulunan esnafı tek tek ziyaret edip istek ve taleplerini dinledi. Seçimden başarılı bir sonuç almaları halinde Diyarbakır’in kalkınması ve tanıtımı için projeleri bir bir hayata geçireceklerini kaydeden Karavil, esnaftan destek istedi.

 

“Suriçi’ne turizmi çekmemiz gerekiyor”

 

Dağkapı bölgesinden ziyaretlerine başlayan Karavil ve ekibi Hasan Paşa Hanı’nda mola verdi. Burada açıklamalarda bulunan Karavil, “Esnaf ve tüccarları ziyaret ederken özellikle onların sorunlarını dinliyoruz. Yapılacakları not ediyoruz. Bundan sonra özellikle Suriçi’ne turizmi çekmemiz gerekiyor. Turizmin ihtiyaçları olan reklama başlamamız gerekiyor. Sur’u iyi tanıtmamız lazım. Sur iyi tanıtıldığı zaman turizm gelişecektir. Turizm canlandığı zaman esnaf, tüccar, işveren herkes açısından bir hareket gelecektir, kazanç gelecektir. Turizmin gelişmesi ve büyümesi istihdamı da büyütecektir. Ondan dolayı Sur’u geziyoruz. Son iki gün kaldı seçimlere. Ben herkese başarılar diliyorum” dedi.

Kategori Seçin:
ATLARLA PSİKOLOJİK TERAPİ ATLARLA PSİKOLOJİK TERAPİ

Bünyesinde ağır ruhsal bozukluğu olan bireylerin tedavi gördüğü Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi, psikolojik tedavi görenlere geniş bir yelpazede, “alışılmadık” terapi yöntemler uyguluyor. Etkinlikler şeklinde düzenlenen terapilerin amacı ise, tedavi görenlerin toplumla yaşama becerilerini arttırmak.
Ulusal Ruh Sağlığı Programı kapsamında 2011 yılında Diyarbakır Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi bünyesinde kurulan Toplum Ruh Sağlığı Merkezi (TRSM), ağır psikotik bozukluk ve duygu durum bozukluğu yaşanan hastaların terapisinde, tiyatro, boyama, kara kalem ve resim, müzik, piknik, hayvan barınağı ziyaret, halı saha maçları, mesleki eğitim kursu, meslek sahibi edinme, KPSS kursu ve atla terapi gibi Türkiye’de sınırlı sayıdaki hastanede uygulanan toplum için pek alışık olunmayan yöntemler kullanılıyor.
Diyarbakır’da sadece Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi’nde faaliyet yürüten TRSM’de tedavi gören 498 kayıtlı hasta bulunuyor.
HASTALAR ATLA TERAPİ MERKEZİNE GÖTÜRÜLDÜ
Hastalar yönelik periyodik etkinlikler kapsamında, hastalar terapi için Diyarbakır-Mardin Karayolu üzerinde bulunan Türkiye Jokey Kulübü Hipodromu’nda bulunan (Hippoterapi) Atla Terapi Merkezi’nde götürüldü. Hastaların sosyal beceriler kazanmasını sağlamak amacıyla, grup aktivitesi olarak düzenlenen etkinlikte, hastaların, atlarla temas kurarak, egzersiz yaptı. Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Sedat Özkul ve hastane yöneticilerinin katıldığı etkinlik yaklaşık 3 saat sürdü.
HASTANE TEMELLİ MODELDEN TOPLUM TEMELLİ MODELE
Uygulanan terapi yönteminin amacı hakkında bilgi veren Başhekim Op. Dr. Sedat Özkul, Toplum Ruh Sağlığı Merkezi’nin hastanelerinin bünyesinde Ulusal Ruh Sağlığı Programı kapsamında kurulduğunu belirterek, Ulusal Ruh Sağlı Programı’nın hedefini, “ağır ruhsal bozukluğu olan bireyler için hastane temelli uygulamalardan toplum temelli ruh sağlığı hizmetleri modeline geçilmesi” olarak açıkladı.
HEDEF HASTALARIN YAŞAMA BECERİLERİNİ ARTTIRMAK
Toplum Ruh Sağlığı Merkezlerinin Ulusal Ruh Sağlığı Programı kapsamında yaygınlaştırma çalışmalarının devam ettirildiğini kaydeden Başhekim Özkul, Toplum Ruh Sağlı Merkezi’nin amacını şu ifadelerle anlattı:
“Toplum Ruh Sağlığı Merkezleri, bölgedeki ağır ruhsal bozukluğu olan hastaların, şizofreni ve benzeri psikotik bozukluklar ile duygu durum bozuklukları olan hastaların ve ailelerin bilgilendirildiği, hastaların ayakta tedavisinin yapıldığı ve takip edildiği rehabilitasyon, psikoeğitim, iş-uğraş terapisi, grup ve bireysel terapi gibi yöntemler kullanılarak hastanın toplum içinde yaşama becerilerinin artırılmasını hedefleyen, psikiyatri klinikleriyle ilişkili çalışan birimlerdir.”
Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi Toplum Ruh Sağlığı Merkezi’nde 498 kayıtlı hastanın tedavi gördüğünü aktaran Özkul, merkez bünyesinde, iş uğraşı, ahşap boyama, kara kalem ve resim ve müzik atölyeleri, piknik, hayvan barınağı ziyaret, halı saha etkinlikleri, mesleki eğitim kursları, meslek sahibi edinme, KPSS kursu, tiyatro, müzik dinletisi gibi etkinlikler yapıldığını belirten Özkul, uygulanan yöntemlerin pozitif etkileri olduğunu kaydetti.

23 Nisan 2018 Diyar Magazin Tüm Haberler Yerel
DİLLERE DESTAN BİR TÖRENLE HAYATLARINI BİRLEŞTİRDİLER DİLLERE DESTAN BİR TÖRENLE HAYATLARINI BİRLEŞTİRDİLER

D.BAKIR- Diyarbakır, önceki akşam, adeta dillere destan bir düğün törenine ev sahipliği yaptı.

Adana’nın tanınmış ailelerinden Çelik ve Diyarbakır’ın köklü ailelerinden Erden Ailesinin çocukları Fayika Çelik ve Ensari Erden’in düğün törenine vali yardımcıları, kaymakamlar, Sur Belediye Başkanı Bilal Özkan ve başkan yardımcıları, kamu kurum ve kuruluşların İl ve İlçe müdürleri, kanaat önderleri, SİAD Başkanları ve yönetim kurulu üyeleri, muhtelif STK’ların yöneticileri, muhtelif siyasi partilere mensup yetkililer, iş adamı ve siyasetçi Cihan Ensarioğlu, bürokratlar, her iki ailenin akrabaları, yakın dostları, çevre İl ve İlçelerden gelen misafirler, yerel ve ulusal basın yayın kuruluşlarının temsilcileri katıldı.

 

NİKAHI SUR BELEDİYE BAŞKANI ÖZKAN KIYDI

 

Ak parti Diyarbakır Milletvekili Ebubekir Bal, Galip Ensarioğlu, eski milletvekili Abdurrahman Kurt ve Ak parti İl başkanı Süleyman Serdar Budak’ın nikâh şahitliklerini yaptığı düğünde genç çiftin nikâhını kıyan Sur Belediye Başkanı Bilal Özkan, genç çifte bir ömür boyu mutluluklar diledi.

Merkez Kayapınar İlçesinde bulunan Kaplan City düğün salonu Salon Papatyada yapılan görkemli bir düğün töreniyle hayatlarını birleştiren Fayika Çelik ve Ensari Erden’in mutlulukları gözlerinden okunurken, bir hayli kalabalık bir davetli topluluğu da bu anlamlı güne şahitlik ettiler.

Alkışlar arasında salona giren genç çiftin, kısa biyografileri sinevizyon ekranından katılımcılarla paylaşıldı.

Ardından başlayan düğün, gecenin ilerleyen saatlerine kadar sürerken, katılımcılar oldukça keyifli anlar yaşadılar.

Davetlilerin tarafından sahneye davet edilen mutlu çiftin oyunu, dakikalarca ayakta alkışlanırken, adeta dolar yağmuru yaşandı.

13 katlı olarak hazırlanan düğün pastasını gelin ve damak birlikte keserek birbirlerine ikram ederken, düğünde Diyarbakır Halk oyunları ekibi  ve yerel sanatçılar da seslendirdikleri birbirinden güzel Kürtçe ve Türkçe parçalar ile davetlileri coşturdu.

Konuklar ise, şarkılar eşliğinde halaylar çekerek doyasıya eğlenirken, zaman zaman seslendirilen parçalara eşlik ederek, unutulmaz bir gece yaşadılar.

İKİ BİNİ AŞKIN DAVETLİ BU MUTLU GÜNE TANIKLIK ETTİ

Gecenin ilerleyen saatlerine kadar devam eden rüya gibi düğünün takı töreninde ise izdiham oluştu. Takı töreninden sonra, damat ve gelin düğün salonundan davetlilerin alkışları arasında mutlu bir şekilde ayrıldı.

Bin beş yüz kişi kapasiteli düğüne, iki binden fazla davetli katılırken, salon hınca hınç doldu. Yoğun katılım nedeniyle bazı davetlilerin ayakta kaldıkları görüldü.

13 katlı olarak hazırlanan düğün pastasını gelin ve damak birlikte keserek birbirlerine ikram ederken, düğünde yerel sanatçılar Kürtçe ve Türkçe seslendirdikleri parçalar ile davetlileri coşturdu. Konuklar ise, şarkılar eşliğinde halaylar çekerek doyasıya eğlendi.  Düğünde usta ellerin yoğurduğu çiğköftenin yanı sıra, pasta, meşrubat, meyve içecekler çerez ikram edildi.

Düğün gecenin ilerleyen saatlerine kadar devam etti. Görkemli geçen düğünün takı töreninde ise tam bir izdiham oluştu.

Davetliler damat ve gelinle fotoğraf çekmek için kuyruk oluşturan davetliler, hayatlarını birleştiren genç çifte bir ömür boyu mutluluklar dilediler.

Takı töreninden sonra Gelin ve damat Salondan mutlu bir şekilde ayrılırken davetliler de unutulmaz bir düğüne tanıklık etmenin mutluluğunu yaşadılar.

Bu arada gelin ve damadın aile büyükleri, misafirleri kapıda karşılayarak ve düğün bittikten sonra kapıya kadar uğurlayarak, geleneksel misafirperverliğimizin en güzel örneklerini sundular.

ERDEN: ‘EN KALBİ DUYGULARIMLA HERKESİ SELAMLIYORUM’

Düğünün bitiminde kısa bir teşekkür konuşması yapan damadın ağabeyi Ali Erden, duygularını şöyle dile getirdi:

‘Davetimize icabet ederek bizleri kırmayan sayın Milletvekillerimiz Ebubekir Bal, Galip Ensarioğlu, Abdurrahman Kurt, Ak parti İl başkanı Süleyman Serdar Budak, vali yardımcılarımız, kaymakamlarımız ve Sur Belediye Başkanımız Bilal Özkan, kamu kurum ve kuruluşların müdür ve yöneticileri başta olmak üzere bütün katılımcılara en kalbi duygularımla teşekkür ederim. Mutluluklar paylaşıldıkça artar, üzüntüler ise azalır. Mutluluğumuza ortak olarak sevincimizi katlayan bütün akrabalarımız, dostlarımız, yakınlarımız. İyi ki varsınız. Uzak bölgelerden gelenler, ayaklarınıza sağlık, bizleri bahtiyar ettiniz. Bizleri kırmayıp, işlerinizi bırakıp, kilometrelerce yol kat ettiniz. Saygıdeğer kurum yöneticilerimiz, kanat önderlerimiz, Esnaf Odaları Birliklerinin temsilcileri.

Allah, hepinizden razı olsun iyi ki varsınız. Rabbim, bu cennet mekan vatanımızda hepimizin birlik ve dirlik içerisinde yaşamımızı nasip buyursun’.

15 Nisan 2018 Diyar Magazin Tüm Haberler Türkiye Yerel

GELECEĞİN ‘CAN’ LARINI YETİŞTİRİYORLAR… GELECEĞİN ‘CAN’ LARINI YETİŞTİRİYORLAR…

Bir okul düşünün…

 

İstisnasız tüm öğrencilerine en az bir Anne,Baba şefkati ile yaklaşan, Okul idarecileri tarafından özel araçlar ile ( Servis Araçlarında takip sistemi olmasına rağmen) tüm servis araçlarında ulaşım sağlayan öğrencileri bire bir evden çıkıp tekrar eve girene kadar takip eden, her gün kesintisiz 8 saat eğitim veren, Akşam saatlerinde bile gece kampı yapıp konu tamamlatan, eğitimin yanı sıra mutlak sosyal etkinlikleri de aksatmayan, Öğrencilerinin yüzlerine baktıklarında o kişinin o anki psikolojilerini bile anlayabilen velhasıl tüm olumlu enleri bünyesinde barındırabilen bir okul…

 

İstisnasız tüm öğrencilerine en az bir Anne,Baba şefkati ile yaklaşan, Okul idarecileri tarafından özel araçlar ile ( Servis Araçlarında takip sistemi olmasına rağmen) tüm servis araçlarında ulaşım sağlayan öğrencileri bire bir evden çıkıp tekrar eve girene kadar takip eden, her gün kesintisiz 8 saat eğitim veren, Akşam saatlerinde bile gece kampı yapıp konu tamamlatan, eğitimin yanı sıra mutlak sosyal etkinlikleri de aksatmayan, Öğrencilerinin yüzlerine baktıklarında o kişinin o anki psikolojilerini bile anlayabilen velhasıl tüm olumlu enleri bünyesinde barındırabilen bir okul…

 

 

Evet; Canseven Kolejinden Bahsediyoruz.

Doğa ile iç içe, Yüzme havuzundan tutunda Çim futbol sahasına kadar, Basketbol & Voleybol sahalarından tutun da Botanik bahçesine kadar yemyeşil bir alana sahip ve tüm sosyal, kültürel ve sportif alanları kendi bünyesinde toplayan bir okul.

Bu haftaki Söyleşimizi Diyarbakır’ın eğitim camiasında yıldızı gün geçtikçe parlayan ve eğitim kalitesinde sınır tanımayan Canseven Kolejinde Kurumun Kurucu Müdürü, Bölgenin Tanınan simalarından Hamit CANSEVEN ile yaptık.

 

 

Okulda yaptıkları etkinliklerden tutunda öğrencilerin aldığı eğitime kadar yaptıklarını anlatırken Canseven’in heyecanı ve mutluluğu adeta gözlerinden okunuyordu.

Çok sıcak ve bir o kadar da anlamlı geçen söyleşimizden işte bazı başlıklar.

 

 

ACU: Çok kısa bir süre öncesi Okulunuzun ismi değişti, kısaca yaptıklarınızı anlatır mısınız?

CANSEVEN:   Biliyorsunuz ki Eğitim Öğretim camiasında tam tamına 10 yılımız geçti. Okulculuk sektörüne de 2014 yılı Eğitim Öğretim sezonu ile İlkokul olarak merhaba dedik. 2016-2017 eğitim öğretim yılı sonu ile yeni kampüsümüzde faaliyetlerimize Canseven Koleji adı altında devam ediyoruz. İsim değişikliğimizin nedeni ise Milli Eğitim Bakanlığının yayımlamış olduğu bir genelgede Unvanı içerisinde ders terimi bulunan tüm okulların unvan değişikliği. Bizde kendi markamızı oluşturup gerekli izin ve müsaadeleri alarak Canseven Koleji adı altında faaliyet alanımızı bir çita daha yükseltim bünyemizde Ortaokul kısmını da dâhil ederek faaliyet yürütüyoruz.

 

ACU: Başka illerde de şubeleriniz var mı ya da açmayı düşünüyor musunuz?

CANSEVEN: Merkezimiz istisnasız Diyarbakır da olmak zorunda çünkü Kendi markamızı kendimiz oluşturduk ve Bu marka eğer Türkiye Markası olacaksa bu memleketten olacak.  Allaha hamd olsun çok kısa bir süre içerisinde değil sadece ilimiz birçok ilden de başarı grafiğimizi gören eğitim camiası müdavimleri bizlerden isim hakkı istiyorlar. Elbette ki Görüşmelerimiz var ve olacakta. Şu an Başta Ankara olmak üzere Malatya, Batman, Mardin ve Gaziantep illerindeki eğitim gönüllüleri ile sıkı bir görüşme halindeyiz. Bizler gibi oralarda da işin hakkı verilecekse neden olmasın.

 

 

ACU: Sizin öğrencileriniz ile aranızda çok farklı bir bağ var ve bariz bir şekilde görünüyor ki öğrencileriniz sizi gerçekten çok seviyor. Biraz bu konuyu aydınlatır mısınız?

 

CANSEVEN: Sevgi elbette ki karşılıklıdır. Onlar geleceğimizin var olma sebepleridir. Onlar Aydınlık yarınlarımızın göz bebekleridir. Tabi ki severseniz sevilirsiniz. Hepsinin anne babaları farklı ama şu kapıdan içeriye girdikleri andan itibaren istisnasız hepsi benim çocuğum. Onlar dünyanın en masum yaratılmışları ve en önemlisi Rabbimin bizlere emanetleridir. Mutlak suretle onların sorunları ile ilgilenmek, geleceğe hazırlamak, bilgi birikimlerini eksiksiz bir şekilde depolatmak biz eğitimcilerin asli görevidir. Ve bu görev bizim için en kutsal vazifelerden biri haline geldi.

 

 

Tüm çalışma arkadaşlarım ile birlikte her zaman çocuklarımızı daha yükseğe taşımak mesai saati yer, zaman kavramına aldırış etmeden çocuklarımızın gelecekte kendini tanıyan ve tanıtabilen, ne istediğini gayet açık bir dille dile getirip kültürel mirasımıza, gelenek ve göreneklerimize bağlı, saygılı ve ahlaklı bireyler için mücadele ediyoruz. Bunu başarabiliyor musunuz diye soracak olursanız cevabımız kesinlikle Evet olacaktır çünkü yaptığımız işin bilincindeyiz. Bunlar adı üzerinde çocuk… Adı üzerinde Öğrenci ve bizler her ne kadar öğretmek zorunda isek onlarda öğrenmek zorundalar. Elbette ki her bireyin algısı farklıdır, bilgi kanal yolu değişiktir ve en önemlisi her çocuğun içinde keşfedilmeyi bekleyen bir cevher vardır. İşte işin püf noktası burada, onarı dinlersek ve belirli isteklerine cevap verebilirsek onlarında öğrenememe gibi bir lüksleri olamaz.

ACU: Gelecek dönem için planlarınız nelerdir.

CANSEVEN: 2018-2018 Eğitim öğretim yılı için erken kayıtlarımız başladı. Eğitim de Diyarbakır’ı mutlak söz sahibi yapmayı hedefliyoruz. Bizlerin bir yıl yada 2 yıllık veya dönemlik planlarımız yok fakat çocuklarımız için her daim bilgi, birikim ve özellikle ahlaki değerlere önem vererek bizlere geldikleri gün ile devam ettikleri süre zarfında devamlı üzerine katarak çıtayı her daim yüksek tutuyoruz. Demin de söylediğim gibi bunlar geleceğimizin büyükleri, kim bilir beklide geleceğin idarecileri veya ticaretinden tutunda bürokrasisine kadar yön verebilecek kişiler. Her zaman bizleri anımsayacak kişiler. Ne ekersek onu biçeceğiz. Bizler yani CANSEVEN KOLEJİ olarak ne sürdüğümüz tarlamızdan, ne ektiğimiz yada ekeceğimiz tohumdan nede alacağımız başarı mahsulünden zerre kadar şüphe etmiyoruz. Çünkü yaptığımız işin bilincindeyiz. Başarılı, mutlu ve ahlaklı bireyler yetiştirmek bizlerin an asli görevi. Bu çocuklarımızın da geçen zamana ve globalleşen dünyada zamanı geri getirebilme gibi bir şansları yok. Bu bilinci idrak edebilirsek başarı kaçınılmaz olur. Yeter ki isteyelim.

 

 

ACU: Çok kısa olarak eğitim öğretim metotlarınızdan bahseder misiniz?

CANSEVEN: Sadece şunları bilmenizi isterim ki Diyarbakır da olmayan bir yöntem ile çalışmalarımızı devam ettiriyoruz.  Ve sistemsel olarak çalışmalar programlı bir şekilde yürürse başarı kaçınılmaz oluyor.  Her zaman söylemişimdir İstersen yapamayacağın hiçbir şey yoktur. Bizde bu işi canı gönülden isteyerek yapıyoruz.

 

 

 

ACU: Son olarak söylemek istediğiniz nelerdir.

CANSEVEN: ‘Başarı Küçük bir adımla başlar’ sloganı ile çıktığımız bu kutlu yolda bizlerle beraber olanlar gördüler ki farkımız ilgimiz, sevgimiz ve mutlak suretle gelişen, zamana ve teknolojiye ayak uyduran bilgimizdir. Sağlam bir kafa, bilgili bir birey mutlak suretle yaptığı işi severek, isteyerek yapandadır.

 

 

 

14 Nisan 2018 Diyar Magazin Tüm Haberler Türkiye Yerel
İŞ ADAMI FESİH ATLI: BU KADİM KENTE BORCUMUZ VAR İŞ ADAMI FESİH ATLI: BU KADİM KENTE BORCUMUZ VAR

Yarın yapılacak olan Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri için geri sayım sürerken, iş adamı Fesih Atlı, çarpıcı açıklamalarda bulundu.

 

‘BEN’ DEĞİL, ‘BİZ’ DİYEREK BU YOLA BAŞKOYMALIYIZ
Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı seçimlerine Kırmızı Liste 1. Grup Adayı olarak girecek olan Şen Piliç Özatlı Gıda Diyarbakır Anabayi yönetim kurulu başkanı iş adamı Fesih Atlı, şunları söyledi:

‘Maalesef seçim sürecinin başlamasından bu yana, gördüğümüz kadarıyla seçim vaatleri tabiri caizse havada uçuştu.
Ancak unutulmamalıdır ki, bu kadim kentin sorunlarının kalıcı ve köklü çözümlere ulaşabilmesi için, herkesin aklını, bilgisini, birikimini kullanarak ortak aklın harekete geçirilmesi gerekmektedir. Bu çalışmalar yapılırken de, kimseyi dışlamadan, ötekileştirmeden ve hor görmeden, herkesi kucaklayarak, fikirlerini dinleyerek ve bu fikirlerden azami ölçüde yararlanmak elzemdir. İnsan kaybetmek çok kolaydır. Ama bizler zor olana talip olmalıyız. Farklı fikirleri ve hedefleri olan bütün Esnaflarımız, tüccarlarımızı, sanat ve zanaat erbabımızı bir çatı altında toplayarak, dinlemeliyiz.

Unutmamalıyız ki, hepimiz Peygamberler, Sahabeler ve Evliyalar beşiği, Mekke ve Medine’den sonra 5. Harem-i Şerif olan bu mukaddes kente borçluyuz. Bu şehirde yaşayan, bu şehrin ekmeğini yiyip, suyunu içen, havasını soluyan herkes, bu kadim kente borçludur.
Hal böyleyken kesinlikle bireysel çıkarlar değil, toplumsal hedefler ortaya koymalı ve bu hedeflere ulaşabilmek için de vizyoner bir bakış açısı sergilenmelidir.
Hepimizin takdir edeceği gibi, Ortadoğu’da küresel güçlerin kışkırtmaları ve kardeşi kardeşe vurdurma politikalarından ülkemiz ekonomisi de olumsuz etkilenmekte, özellikle son günlerde Dolar, Euro ve Altın fiyatları önlenemez biçim yükselmiştir. Bu durum, zaten işlerini bin bir güçlükle sürdürerek, ticaretini idame etmeye çalışan Esnaflarımızı, Tüccarlarımızı ve Zanaatkârlarımızı bir hayli olumsuz etkilemiştir.
Bulunduğumuz menfi şartlar içinde gideceğimiz DTSO seçimleri, son derece büyük önem kazanmış durumda. Çünkü Diyarbakır ve hatta Bölgemiz ticaretine yön verecek kadroları DTSO Meclisine ve oradan Oda Başkanlığına taşıyamazsak, bunun beraberinde getireceği sıkıntıları, hepimiz yaşamak zorunda kalırız.
Şu hususu belirtmek isterim ki, seçim sonuçları ne olursa olsun, kim kazanırsa kazansın, her şeyden önce Medeniyetler Beşiği Diyarbakır’a hayırlı olmasını, Cenab-ı Rabbimiz’den niyaz ediyoruz.

KANGRENLEŞMİŞ SORUNLAR ACİL ÇÖZÜM BEKLİYOR
Ehil ve liyakatli kadroların iş başına gelmesi, hepimizin temennisidir. Bizler Kırmızı Liste 1. Grup olarak, bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da bilgi, birikim ve enformasyon anlamında esnaflarımızın ve ticaret erbabımızın yanında olduk, olmaya da devam edeceğiz. Çalışan, üreten, ekonomiye katma değer sağlayan, istihdama katkı sağlayan herkese kapımız açıktır. Hakkaniyetli bir seçim sonucu, kim seçilirse seçilsin, yine hedeflerimizin takipçisi olacak ve Diyarbakır lehine olacak her projeyi sonuna kadar destekleyeceğimizi belirtmek isterim.
Yıllardır küçük bir zümre adeta paradan para kazanmakta, Esnaflarımız, Ticaret Erbabımız ve Sanatkârlarımız ise, büyük zorluklarla ticaretlerini sürdürmeye çalışmaktalar. Adeta kangrenleşmiş sorunlar var. Bu sorunların görmezden gelinmesi değil, tam tersine üzerine gidilerek, kalıcı çözümlere kavuşturulması gerekiyor. Aşağı yukarı bütün sektörlerde kalifiye eleman sıkıntısı yaşanıyor. Mesleki kursların ve özellikle organize sanayi bölgelerimizdeki firmalarımızın sık sık kurum içi Eğitici çalışmalar yapması şart. İşin acı yanı, bu şehir insanının sahip çıkıp büyüttüğü bazı firmalar, yükünü tutar tutmaz, hemen başka şehirlere giderek, yatırımlarını oraya taşıyorlar. Bu kabul edilemez bir durumdur.
Ayrıca, seçim çalışmaları yapılırken kesinlikle yerine getirilemeyecek vaatlerde bulunulmamalı. Yaptığımız ziyaretlerde bir çok esnafımız, ‘seçimler öncesi vaatlerde bulunuluyor, seçim sonrası bizleri ne arayan ne de soran oluyor’ şeklinde dert yanıyorlar. Kesinlikle haklılar.
Diyarbakır İlimiz yıllarca ihmal edildi, yatırımlar yeteri kadar yapılamadı. Üniversite mezunu gençlerimiz, Batı illerine gidip çalışmak zorunda kalıyorlar. Esnaflarımız, borçlarını, borçla öder hale geldiler. Bir bankadan aldıkları krediyi ödemek için, başka bir bankadan kredi alıp kapatmak zorunda kalıyorlar. Yani bir yere faiz ödemek varken, maalesef iki farklı yere, üstelik de çok yüksek faizlerle kredilerinin geri ödemelerini yapmak zorunda kalıyorlar. Kiralarını, elektrik, su, telefon ve doğalgaz faturalarını ödeyemiyorlar. Tabiri caizse borç batağında yaşıyoruz. Özellikle son dönemde, bir hayli iflas eden esnaflarımız oldu. Ailelerimiz huzursuz, çocuklarımız üzgün ve haklı olarak yarınlarına dair maalesef umutla bakamıyorlar. Diğer şehirlerdeki çocuklar gibi, geleceğe dair hayaller bile kuramıyorlar. Yokluk ve yoksulluk çemberini kırabilmek için el birliği ve gönül birliği yapmalıyız. Bir olalım, diri olalım ki, sorunların üstesinden güç birliği ile gelelim’.

ÖZEL HABER: YILMAZ ACU

13 Nisan 2018 Diyar Magazin Tüm Haberler Türkiye Yerel
BAŞHEKİM ÖZKUL’DAN HASTA ZİYARETİ BAŞHEKİM ÖZKUL’DAN HASTA ZİYARETİ

D.BAKIR- Göreve geldiği günden bu yana, mesai kavramı gözetmeksizin yönetim kadrosu ve bütün çalışanlarıyla, adeta kendisini hastaneye ve hastalarına adayan Selahattin Eyyubi Devlet Hastanesi Başhekimi Sedat Özkul’un gayretli ve fedakâr çalışmaları, toplumun bütün kesimleri tarafından takdirle karşılanıyor.

 Hastane Başhekimi Sedat Özkul, beraberinde Başhekim Yardımcısı Mehmet Nuri Özer, Hastane Müdürü Eşref Ensarioğlu ile beraber, özellikle Evde Bakım Hizmeti gören hastaları evlerinde sık sık ziyaret ederek, hastalar ve hasta yakınlarına moral desteği sağlıyor. Gün içerisinde hastanede tedavi gören hastalar, hasta yakınları ve refakatçilerle de yakından ilgilenerek, adeta bir baba şefkatiyle hastalarına yaklaşıyor.
BİZ HASTALARIMIZ İÇİN VARIZ, TELEFONLARIMIZ 24 SAAT AÇIKTIR

‘Hastalarımızın periyodik bakımlarını hastane olarak Evde Bakım Servisimiz düzenli bir şekilde gerçekleştirmekte. Göreve geldiğimden beri, benzer durumda olan yaklaşık otuza yakın aileyi evlerinde ziyaret ettik.
Gerek moral açısından, gerekse insani ihtiyaçlarını temin edip sağlamak amacıyla, ailelerle bir dizi görüşmeler yaptık. Bu ailemizin durumu bizleri derinden üzdü. Hastanemizin Evde Bakım Servisi tarafından periyodik olarak takip edilen Yağcı ailesini ve diğer durumdaki aileleri, bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da evlerinde ziyaret edeceğiz.
En son ziyaret ettiğimiz Yağcı ailesinin 3 çocuğu engelli.  Hastane olarak elimizden gelen gayretleri gösteriyoruz. Bundan böyle, benzer durumda olan hastalarımızı sık sık ziyaret ederek, sürprizler yapacağız. Ayrıca hastalarımıza GSM numaralarımızı verdik. Acil durumda bizleri arayabilirler. Yüce Mevlam, yar ve yardımcıları olsun’.

HASTANE YÖNETİMİNİN YAKIN İLGİSİ, EVDE BAKIM SERVİSİNİN BAŞARISI, AİLEYİ ADETA HAYATA BAĞLADI

Selahattin Eyyubi Devlet Hastanesi Başhekimi Sedat Özkul’un yönetim kademesiyle beraber ziyaret ettiği ailelerden biri olan, Merkez Yenişehir İlçesi Şehitlik Semtinde ikamet eden 8 nüfuslu Yağcı ailesi, bir yandan hastalıklarla, bir yandan da maddi sorunlarla mücadele ediyor.
63 yaşındaki Baba Mehmet Yağcı, üç çocuğunun henüz 6-7 yaşlarında iken havale geçirdiklerini ve SSPE hastası olduklarını belirterek, şunları söyledi:
‘Çocuklarım Macit 30, Habib 25 ve Murat 22 yaşında. Kirada oturuyoruz .
Çocuklarıma hem annelik, hem babalık ve hem de kardeşlik yapıyorum. Eşim de hasta, tedavi görüyor. Yine de halimize şükürler olsun, devletimiz bizlere sahip çıkıyor. Yardım elini uzatıyorlar.

Ancak sürekli artan giderlerimiz nedeniyle, çok zorluk çekiyoruz. Bu hastalık zengin hastalığı, sürekli bakım ve ilgi isteyen bir hastalık. Şehitlik İlçe Otogarı civarında Huzur/2 Apartmanında oturuyoruz. Evimiz kira. Aylık 550 lira kira ödüyoruz. Toplum 8 nüfuslu bir aileyiz.
Allah razı olsun. Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi Evde Bakım Servisi, ne zaman arasak, hemen gelerek çocuklarımın bakımlarını yapmaktalar. Çok memnunuz onlardan. Ama dediğim gibi, sürekli artan bir giderimiz var. En fazla hasta bezine ihtiyaç duyuyoruz.
Ayrıca gıda yardımına ihtiyacımız var. Göz göre göre çocuklarım karşımda mum gibi eriyorlar. Buna rağmen halimize şükrediyoruz.
Selahaddin Eyyubi Hastanesi Başhekimi Sedat Özkul, beraberinde Hastane Başhekim Yardımcısı Mehmet Nuri Özer, Hastane Müdürü Eşref Ensarioğlu ve bir grup personelle ziyaret ederek, geçmiş olsun dileklerini ilettiler.
Özellikle çocuklarım için beraberlerinde hediye getirmeleri, bizleri çok memnun etti. Kendilerinden çok memnunuz. Bizleri ziyaret etmeleri, hem eşim, hem benim ve hem de çocuklarım için büyük bir moral ve motivasyon kaynağı oluyor. Bu nedenle kendilerine ne kadar teşekkür etsek azdır. Sadece bizleri değil, bizim durumumuzda olan bir çok aileyi de evlerinde ziyaret ederek, her fırsatta desteklerini sağlıyorlar.
Allah, razı olsun. Bizim için tarifi imkansız bir mutluluk gerçekten’.
13 Nisan 2018 Diyar Magazin Sağlık Tüm Haberler Yerel
Sarı Liste’den Sur’a çıkarma Sarı Liste’den Sur’a çıkarma

Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerine Sarı Liste olarak çalışmalarına devam eden Abdulkadir Karavil ve ekibi tarihi Sur ilçesinde bulunan esnafı ziyaret etti.

 

Esnafın talepler ve isteklerini dinleyen Karavil ve ekibi seçimden başarıyla çıkmaları halinde turizmin gelişmesi ve istihdamın arttırılması için çalışacaklarını belirtti.

 

Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerinin güçlü adayları arasında yer alan Sarı Liste’nin adayı Abdulkadir Karavil ve ekibi tarihi Sur ilçesine çıkarma yaptı. Seçime kısa bir süre kala çalışmalarına hız kesmeden devam eden Karavil, ilçede bulunan esnafı tek tek ziyaret edip istek ve taleplerini dinledi. Seçimden başarılı bir sonuç almaları halinde Diyarbakır’in kalkınması ve tanıtımı için projeleri bir bir hayata geçireceklerini kaydeden Karavil, esnaftan destek istedi.

 

“Suriçi’ne turizmi çekmemiz gerekiyor”

 

Dağkapı bölgesinden ziyaretlerine başlayan Karavil ve ekibi Hasan Paşa Hanı’nda mola verdi. Burada açıklamalarda bulunan Karavil, “Esnaf ve tüccarları ziyaret ederken özellikle onların sorunlarını dinliyoruz. Yapılacakları not ediyoruz. Bundan sonra özellikle Suriçi’ne turizmi çekmemiz gerekiyor. Turizmin ihtiyaçları olan reklama başlamamız gerekiyor. Sur’u iyi tanıtmamız lazım. Sur iyi tanıtıldığı zaman turizm gelişecektir. Turizm canlandığı zaman esnaf, tüccar, işveren herkes açısından bir hareket gelecektir, kazanç gelecektir. Turizmin gelişmesi ve büyümesi istihdamı da büyütecektir. Ondan dolayı Sur’u geziyoruz. Son iki gün kaldı seçimlere. Ben herkese başarılar diliyorum” dedi.

12 Nisan 2018 Diyar Magazin Dünya Siyaset Tüm Haberler Yerel

EDİTÖRLER
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Kategori Seçin:
Kategori Seçin:

Gazete Manşetleri

TRT Haber Haberler