Diyarbakır Haber, Haber Diyarbakır,
Kategori Seçin:
İÇKALE’DE HÜKÜMDAR MEZARI! İÇKALE’DE HÜKÜMDAR MEZARI!

-İÇ KALE’DE TABELASIZ İKİ TÜRBE BİLMECESİ Çok uzun yıllardan bu yana bölge insanı İçkalenin iç kesimlerinde bulunan türbeyi hep ziyaret etmiştir. Müze cafenin hemen yanı başında buluna bu kemerli türbede iki mezar bulunmakta. Yıllarca insanlar çevresindeki ağaçlara bezler bağladı, anahtarlar astı, duvarlardaki gediklere taşlar yerleştirdi. Devir modernleştikçe bu kez de talepler tükenmez kalemlerle türbe olarak bilinen yapının duvarlarına nakşedilmeye başladı. Kapısındaki kitabenin bir türlü çeviri yapılmadığı yer gerçekte bizim Ziyaret adını verdiğimiz bir türbe mi, yoksa zamanın kral ve kraliçesine ait bir anıt mezar mı? Yoksa yıllarca gölgesinde dua edilen ve adaklar adanan İnce Arap Türbesi değil de Kral ve Kraliçenin mezarımıydı?

İnsanların Perşembe ve Cuma günleri mütemadiyen gittikleri, ağaçlara bez, duvarlarına taş, kapısına anahtar asılan ve büyük huşu ile duaların edildiği İçkalenin iç bölgesinde yer alan İnce Arap Türbesi gerçekte ‘İnce Hıdır’a mı ait, yoksa Mervani hükümdarı ve eşine mi? İnce Hıdır’a ait ise kim bu ince Hıdır? Nereden gelir, nereye gider? Hikmeti nedir, bu zatın gibi bir çok soru sorulur bu arada. İşte tüm bu soruların yanıtını ise bize Diyarbakır tarihine gönü vermiş, hem araştırmacı hem de yazar olan Mehmet ali Abakay veriyor.

İŞTE O RÖPORTAJDAN ÖNEMLİ BAŞLIKLAR:

AHMET BEŞENK: İç kale günümüzde şehrin en çok turist çeken bölgesi ve Hz. Süleyman Camii ile çevresi, yapılan düzenleme ile bunda etkili. Ne dersiniz?

MEHMET ALİ ABAKAY: İç kale düzenlemesi geç kalmış bir çalışmadır düşünüldüğünde. Hz. Süleyman Camii ve çevresinin düzenlenmesi aynı biçimde. Buna dair tespitlerimiz yazdığımız kitaplarda yer alır. İç Kale Höyüğü’nün arkeolojik kazılara açılması bahsi tarafımızdan da dillendirilmişti, önceden. Şimdi bu kazılara start verildiğini biliyoruz. İç Kalede bir yapının kilise olarak daima ön plânda tutulduğunu görmekteyiz. Ben, yaptığım çalışmalarla bu görüşe katılmıyorum.
Turizm, yatırımlarının eksik olduğu şehirlerde daima bir can simidi olmuştur. Bizde daha çok otellere teşvik halinde gelişme gösterir. Otellerin artması, turizme hizmet olarak görülür. Turizm, ekonominin iç döngüsünde katalizör görevini yapar öncelikle.

Son dönemde İnanç Turizmi adı altında çalışmalar var. İç Kale’yi cazibe alanı kılan, Hz. Süleyman ve çevresidir, öncelikle. Müze anlayışı, bizde fazla rağbet görmez. Ücretli ziyaret anlayışından uzağız, çünkü. Burada geçmişi hatırlatan objelerin yer aldığı müze, teknik yeniliklerle iç içe olmasına rağmen, şehir insanına her yönüyle hitap etmiyor. Çünkü şehir insanı, yaşadığı şehrin içinde, geçmişten günümüze gelen tarihî gelişimi, sözlü anlatımdan beslenerek bilmektedir. Araştırmacıların ortaya koydukları metot, çoğunlukla bunu kabullenmiyor. Nihayetinde içinden çıkılmaz durumlarda çalışmalarda efsanelere müracaat, işin bilimsellikle irtibatını kesmektedir, dile getirebildiğimiz kadarıyla.

AHMET BEŞENK: İç Kale’de bir tespitiniz var, İnce Arap Türbesi için. “Şehir Araştırmacısı” olarak, bu mesele nedir? Açabilir misiniz?

MEHMET ALİ ABAKAY: Mervanî Hükümdarı Nasruddevle Mansur’un adı burçlardaki kitabeler araştırıldığında geçer. Tek Beden Burcu’na bakıldığında onarımın Nasruddevle Mansur tarafından yapıldığı görülür. Diyarbekir, o zaman Silvan’a Meyafarikiykin’e bağlıdır. Nasruddevle Mansur, hükümdardır.
Osmanlı Salnameleri, çoğu bilgiler için kaynak teşkil eder, araştırmacılar için. Bu hükümdarın ve hanımının defnedildikleri alan, belirlenmez, Salnamelerde. Evliya konumunda düşünülür, bu iki türbe. Türbeleri yakından gözlemlerseniz, birisinin erkek öbürünün kadın olduğu görülür, sandukalardan. Erkeğin türbesi mimarî olarak kadının türbesinden büyüktür.

Salnamelerde adeta bu iki kişi “âziz” diye gösterilir. Müslümanı, Hristiyan yapmanın ne âlemi vardır, bu dönem içinde. Şehirde kişi, o dönemde sorup soruşturmaz mı?
Diyarbakır Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Kurulu, 19 Ocak 1980 Tarih ve A/ 2082 Sayılı kararla bu alanı İnce Arap Türbesi olarak kayda alıp, tesciller. Ne acıdır ki “Bu İnce Arap nerelidir? Kimdir?” sorularına cevap aranmaz. Bu tek türbe değildir ki İnce Arap Türbesi deyip işin içinden çıkılsın? Kadın Türbesi için bir şey yapılmaz.
Vakıflar Genel Müdürlüğü Envanteri’nde durum farksızdır. 21.00.01/070 Numarayla envantere alınan mekân İnce arap Türbesi, Türkiye Kültür Mirasları arasında yerini alırken, Nasruddevle Mansur’un Kabrinin giriş kapısında yer alan kitabeyi kimse okuma zahmetine girmez.

İl Müftülüğü bir kitap yayınlar. Dinî Değerleri İle Diyarbakır’da “İnce Arap Söylentisi “, yine göz önündedir. Her ne kadar Merhum Şevket Beysanoğlu’nun açıklamaları yer alsa dahi, İnce Arap, İnce Arap’tır.
Beysanoğlu’yla görüşmemizde halkın isimlendirmesinin ön plânda olduğunu belirterek, yapılacak bir şeyin kalmadığı üzerinde durdu. Konuyu Merhum Abdussettar Hayati Avşar Bey’e açtığımızda Nasruddevle Mansur’un Melikşah ile görüştüğünü, Diyarbekir ve Çevre illerin tesliminden Nasruddevle Mansur’un feragat ettiğini belirtmişti.

İbnü’l-Ezrak, o döneme ışık tutan eserinde Nasruddevle Mansur ile Hanımı Sittünnas’n kabrinin türbe şeklinde burada, Dicle’ye nazır, kayalıklar üzerinde olduğunu belirtir. Hanımı, Mansur’un Amcası Said bin Nasruddevle’nin kızıdır. Nasruddevle Mansur, şehir Selçuklulara geçtikten sonra el-Cezire’de vefat etmiştir. Vasiyeti gereği mi yoksa Hanımı Sittünnas Diyarbekir’de olduğu için mi, naşı nakledilmiştir? Büyük ihtimalle Hanımı Diyarbekir’dedir. Çünkü Hanımı vefat ettikten sonra vasiyeti gereği, Kocası Mansur’un yanıbaşına gömülür. Mansur’un türbesini yaptıran Sittünnas’tır.

Bu bilgiye erişimek, fazla zor değildir, aslında. Meyafarikiyn’de hüküm süren hükümdarlardan kabri bilinenlerin başında gelir, Nasruddevle Mansur’un. Gelin görün ki bizdeki ismi, İnce Arap olmuştur. Bu araştırmacılar için ve şehri sevdiğini ifade edenler için eksikliktir, af edilmez hatadır, ihmaldir, üzüntü verici durumdur.
İnce Arap Faslını geçtiğimizde, efsane çarkından edindiğimiz bilgi, burada Bacı-Kardeş isimlendirmesi vardır. Halka bir bilgi verilmediğinde Karı-Koca, hemen Bacı-Kardeş’e dönüşür.

AHMET BEŞENK: Her şey çıplaklığıyla kördüğümden çözülmeye geçiyor. Bundan sonra ne yapılmalıdır?

MEHMET ALİ ABAKAY: İç Kale için astronomik masraflar yapıldı. Burada yatan, ebediyete kavuşmuş, adı, ünvanı, kimliği belli medfun iki isim için bir tabela konulması lazım gelir. Kişiler, Evliya niyetine yine dua ederler mi? Fatiha okurlar mı? Renkli bezler, çaputlar bağlarlar mı? Biz, bunu bilemeyiz. Fakat, her gelen ziyaretçi, burada yatanları bilmelidir.

AHMET BEŞENK: Kitabeden bahsettiniz. Tercümesi çok zor mudur?

MEHMET ALİ ABAKAY: Kitabe türbe giriş kapısının üstünde durmaktadır. Bu tercümeyi yapmak çok zor değildir. Gerektiğinde yaptığımız tercümeyi sunarız. İsteriz ki bu yetkililerin eliyle gerçekleşsin. Bizim, sadece tespitte kalan bir çalışmadır.

AHMET BEŞENK: Bazen anlatılanlara baktığımızda yüzyılların ihmali bize acı veriyor. Sizin Mervanî Mescidi konulu çalışmanızda oldu sanırım. Mesela Mervani Camiî?

MEHMET ALİ ABAKAY: Bu Mescid, turistik tesis yapılacaktı. İki burcun restorasyonu yapıldı, ihaleleri gerçekleşmek üzere iken, yazdıklarımız, Mescidin turistik tesis olmasının önünü kesmedi, Mescidin burada varlığının işaretleri arasında yer aldı. Böyle diyelim, özetle. Ayrıca On Gözlü Köprü için halen Mervanî Köprüsü deniliyor. Bu yanlışlık her yerde devam ediyor. Mervanî, köprüyü yaptırmamış, yarıya kadar Romalılarca yıktırılan köprünün tamamlayıcısı olmuşlardır.

AHMET BEŞENK: Konumuz İnce Arap oldu, bu görüşmemizde. Buraya bir tabela dikilmezse ne olacak? Gazeteci olarak, bu işin takipçisi olacağız, kuşkunuz olmasın. Yetkililer, bu ihmale ne der? Son söz olarak ne dersiniz? Tabela çok mu pahalıya mal oluyor?

MEHMET ALİ ABAKAY: Biz, bilgiyle belgeyle konuşuruz. Şehre dair bu yanlışlığın düzeltilmesinden, ihmalkârlığın ortadan kaldırılmasından memnuniyet duyarız. Yetkililer talep ettiğinde düşüncelerimizi, belgelerle kaynaklarla sunarız.

AHMET BEŞENK: Bu önemli konuya açıklık getirdiğiniz için teşekkür ederiz.

MEHMET ALİ ABAKAY: Öz Diyarbakır Gazetesi’nde şehre olan duyarlılığınızı, kültür, sanat ve tarihe olan ilginizi yakından takip eden biri olarak, çalışmalarınızın yerini bulduğunu görmekteyiz. Bu sebeple asıl teşekkürü hak eden sizsiniz, Ahmet Bey.

Bismil’de YKS tercih danışmanlığı standı açıldı Bismil’de YKS tercih danışmanlığı standı açıldı

Diyarbakır’ın Bismil İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen tercih danışmanlığı toplantısında alınan karar gereği YKS Tercih Danışmanlığı Standı çalışmalara başladı.

eçtiğimiz Pazartesi günü Bismil ilçe Milli Eğitim Müdürlüğü Toplantı Salonunda İlçe Milli Eğitim Müdürü Aydın Ak, Şube Müdürleri, Lise ve Dengi Okul Müdürleri ve Tercih Danışmanlığında görevli Rehber Öğretmenlerin katılımıyla birlikte bir toplantı gerçekleştirildi.
Yapılan toplantıda İlçe Milli Eğitim Müdürü Aydın Ak , gelişen ve değişen Türkiye’nin vizyonunda üniversite eğitiminin önemine değinerek, aydınlık bir Türkiye için gençlerimizin bu serüvende hak ettikleri yeri almanın gerekliliğine vurgu yaptı. Bismil’de bu yıl liseden mezun olan 1539 tane gencin üniversite hayallerinde Bismil Milli Eğitim Camiası olarak üzerimize düşen sorumluluğu en iyi şekilde yerine getirmenin bizim için kutsal bir görev olduğunu belirtti.
Öğrencilerin yapacakları tercihlerde tercih danışmanlığının önemli bir hale geldiğini belirten Ak, “Bu sene ilk defa uygulanmakta olan üniversite sistemiyle birlikte hem taban puanların hem de yerleştirmeye esas yüzdelik dilimlerin değişti ve bu sene öğrencilerin yapacakları tercihlerde tercih danışmanlığının daha da önemli bir hale geldi. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü olarak 7-14 Ağustos tarihleri arasında yapılacak olan üniversite tercihleri esnasında İlçemizdeki tüm genel ve özel liselerde Tercih Danışmanlığı Komisyonlarının kuruldu, ilçemizden hem bu yıl hem de geçen yıllarda mezun olan bütün öğrencilerin bu imkandan istifade edebilecekler” dedi.
Yapılan Tercih Danışmanlığı Toplantısında gerek Okul Müdürleri gerek se Tercih Danışmanlığında görevli Rehber Öğretmenlere de söz hakkı verildi. Yapılan beyin fırtınasında üzerinde durulan önemli konular şu şekilde masaya yatırıldı:
– 2018 TYT’de önlisans ve Yetenek Sınavlarıyla öğrenci alan lisans için programları için en az 150 puan alınması gerektiği,
– 2018 AYT’de lisans programlarına tercih yapabilmek için en az 180 puan alınması gerektiği,
– 2018 TYT ve AYT tercihlerinde geçen senelerin yüzdelik dilimlerinin göz önünde bulundurularak tercih sıralamasında alt ve üst sınırların tespitinin iyi saptanması gerektiğinin,
– Öğrencilerin tercihlerini yaparken sıralamayı göz önünde bulundurulması gerektiğinin,
– Sıralamayı, öğrencinin gitmek istediği bölüm ve okumak istediği üniversite esas alınarak yapılması gerektiğinin,
– Tercih listesini en yüksekten en düşüğe doğru değil, okumayı en çok istediğiniz bölüm ve üniversiteye göre oluşturulması gerektiğinin,
– Okumak istediğiniz bölümün ve üniversitenin olanaklarının iyice araştırılması gerektiğinin,
– ÖSYM’nin kılavuzunu mutlaka okuyup, incelenmesi ğerektiğinin,
– “İleride hangi mesleği yaparsam mutlu olurum?” sorusunu kendinize sormamız gerektiğinin,
– Üniversite tercihlerinde ve meslek seçimlerinde puan ve başarı sıralaması kadar kişisel özelliklerinde de çok en önemli olduğunun bilinmesi gerektiğinin,
– Mesleki açıdan ihtihdam yönünden önü açık bölümlerin tercih edilmesinin gelecek yaşantımızı planlamamızda büyük pay sahibi olduğunun bilinmesi gerektiğinin önemi üzerinde duruldu.
Öte yandan, 2018 Yüksek Öğretim Kurumları Sınavları sonrası tercih süreci ile ilgili olarak açıklamalarda bulunan AK şunları dedi; Milli Eğitim Müdürlüğü olarak ilçemizin eğitim kalitesini artırmak, geleceğimizin teminatı yavrularımıza en iyi eğitimi vermek için tüm gayretimizle emek harcamaktayız. Adaylar yapacakları tercihlerle gelecekte öğrenim göreceği yükseköğretim programı ile mesleğini dolayısıyla da yaşam biçimini belirleyeceklerdir. Bu nedenle ilçe genelinde okullarımızda tercih danışmanlığı bürosu oluşturduk, tercih danışmanlığı bürolarının bir tanesini daha geniş kitlelere hitap edebilmesi amacıyla Şehit Öğretmen Ayşe Numan Konakçı ( Eski Belediye Önü) parkında danışmalık hizmeti veriliyor. Tercih danışmalığı standımız 7/14 Ağustos ( hafta sonu dahil ) tarihleri arasında hizmet verecektir.
Erişimin zor, tercih yapacak öğrenci sayısının az olduğu bölgelerde, öğrenci ve velilerin tercih danışmalığı ihtiyaçları mobil ekipler aracılıyla karşılıyoruz. Tercih yaparken elbette ki yüksek puanla yerler yazılabilir, ama bunlar ilgiye ve yeteneklerimiz doğrultusunda olan bölümlerse. Gerçekten bu sürece başladığımıza hedefimizde olan, planlarımızda olan bölümlerse evet onlar kesinlikle yazılabilmelidir. Ama puanım bu kadar geldi diye hedefleri değiştirmek, farklılaştırmak, başta hiç hayalini kuramadığı bir bölümü şimdi hayal etmeye çalışmak bazen sürprizlerle karşı karşıya bırakabiliyor.

24 tercih hakkı da kullanılsın diyen rehber öğretmen Leyla Arslan ise, şunları söyledi; En önemli şey tabi ki bu sene tercih yapmaları normalde 24 tercih hakları var. 24 tercih hakkının tamamını kullanmaları şanslarını artırmak bakımından bu sene çok önemli ve yararlı olacak. Yeni sınavda ortaya çıkan dağılımlar geçen yılın başarı dağılımlarıyla çok eşdeğer bir şekilde ilerlemiyor. Bu nedenle öğrencilerin biraz daha geniş bir yelpazeden geniş bir makasla tercih yapmaları onların faydalarına olacaktır. Geçen yılın puan ve sıralarını pek referans almasınlar. Geçen yılın belki sayısal puan türünde sıraları biraz referans alınabilir ama eşit ağırlık ve sözelde sapmalar çok fazla olacak diye bekliyoruz.

Çermik Milli Eğitim Müdürlüğünde proje atağı Çermik Milli Eğitim Müdürlüğünde proje atağı

Diyarbakır’ın Çermik İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından hazırlanıp Karacadağ Kalkınma Ajansına sunulan ’Çermik Okulöncesi Eğitim Merkezi’ ve ’Okul Öncesinden Başlayarak Daha İyi Bir Gelecek Kodluyoruz’ başlıklı iki proje ajans tarafından destek programına kabul edildi.

İlçe Milli Eğitim Müdürü Murat Bozdoğan, müdürlükleri tarafından hazırlanıp Karacadağ Kalkınma Ajansına sunulan projenin kabul edildiğini söyledi. Bozdoğan, proje ile birlikte okulöncesi öğrencilere kodlama eğitimi, fen bilimleri, akıl oyunları ve spor alanlarında daha kaliteli eğitim verme imkanı sağlayacaklarını söyledi. Katkılarından dolayı proje ortağı olan Çermik Belediyesine teşekkür ettiklerini belirten Bozdoğan, “2018 yılı okul öncesi eğitim standartlarının artırılması mali destek programı çerçevesinde Diyarbakır ve Şanlıurfa bölgesinde okul öncesi eğitim alanında okullaşma oranını arttırmak ve olumsuz çevresel koşullarda yaşayan dezavantajlı bölgelerdeki çocukların diğer çocuklara göre eksik yöndeki eğitim ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla Karacadağ Kalkınma Ajansı tarafından çıkılan 2018 Yılı Okul Öncesi Eğitim Standartlarının Artırılması Mali Destek Programı kapsamında ajansa toplamda 211 proje teklifi sunuldu. Değerlendirme sonuçlarında 55 proje destek almaya hak kazandı. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü olarak 2 projemiz destek almaya hak kazanmıştır. Bu projelerimiz ile Çermik’te okul öncesi eğitimde okullaşma oranını Milli Eğitim Bakanlığımızın hedefleri doğrultusunda arttırmak, okul öncesi eğitimde farkındalık oluşturmak, ilçemizde olumsuz çevresel koşullarda yaşayan dezavantajlı bölgelerdeki çocukların diğer çocuklara göre eksik yöndeki eğitim ihtiyaçlarını karşılamak, ilçemizdeki okul öncesi eğitim kurumlarının yeni yöntem ve modern yaklaşımlara uygun gerekli fiziki, beşeri ve teknik altyapısının güçlendirilerek eğitimin kalite ve cazibesini artırmak, öğrencilerimizin okula olan ilgisini artırmak ve devamlılığını sağlamayı hedeflemekteyiz” dedi.

Gelin Tayvan’dan damat Amerika’dan düğün Diyarbakır’da Gelin Tayvan’dan damat Amerika’dan düğün Diyarbakır’da

Üniversite okumak için gittiği Amerika’da Tayvanlı Helen Chiu ile tanışan Diyarbakırlı genç, sevgilisiyle geleneksel bir düğünle dünya evine girdi.

Tayvanlı gelin Chiu, yakın arkadaşlarının isimlerini ayakkabısına yazdırmayı ihmal etmedi. Yabancı konuklar Kürtçe şarkılar eşliğinde halay çekti.

Diyarbakırlı 32 yaşındaki Utku Kocatürk, yaklaşık 13 yıl önce üniversite okumak için Amerika’ya gitti. Burada eğitimini almaya devam eden Utku, 10 yıl önce arkadaşının daveti üzerine bir partiye katıldı. Arkadaşları ile eğlenen Utku, ileride hayatını değiştirecek aşkı Helen ile burada tanıştı. Partide bir süre sohbet edip tanışan Utku ile Helen’in arkadaşlıkları çok kısa bir süre içerisinde aşka dönüştü. 10 yıl boyunca gözleri birbirlerinden başka kimseyi görmeyen çift, birkaç kez Diyarbakır’a gelip gezme fırsatı buldu. Helen Chiu, akrabaları ile geldiği Diyarbakır’a hayran kalıp Amerika’nın yolunu tuttu.

Diyarbakır hayranı gelin düğünü burada yapmak istedi

Okulu bitirip Amerika’da çalışmaya başlayan genç adam, geçtiğimiz aylarda Amerika’da Helen’e evlilik teklif etti. Teklifi kabul eden Helen, sevgilisinin ailesinin geleneklerine göre düğünü Diyarbakır’da yapmak isteyince Utku telefona sarılarak durumu ailesine bildirdi. Kısa sürede hazırlıklarını tamamlayan aile, gelinleri Helen Chiu ve akrabaları ile arkadaşlarını Diyarbakır’da ağırladı. Önce turistik bir gezi yapan Chiu ve ailesi daha sonra düğün hazırlıklarına başladı.

Tayvanlı Helen ayakkabısının altına yakın arkadaşlarının ismini yazdı

Tayvanlı gelin Helen Chiu düğün hazırlıkları öncesinde gelenek ve görenekler hakkında Utku ve ailesinden bilgi aldı. Düğün öncesinde gelinin ayakkabısının altına evlenmeyen akraba ve arkadaşlarının isimlerinin yazıldığını öğrenen Chiu, çok garipsediği bu geleneği hemen hayata geçirdi. Yakın arkadaşı Kristen, Asmin ve Nimet’in isimlerini ayakkabısının altına yazdıran Helen, isimlerin oyun oynayarak silinmesi temennisinde bulundu.

Rock ile girdiler, dansla devam ettiler, halayla bitirdiler

Dün akşam bir otelde gerçekleştirilen düğün öncesi Helen ve yakın arkadaşları, geleneklere göre bir kuaföre gidip hazırlandı. Daha sonra müstakbel eşi ile birlikte düğün fotoğrafı çekimine giden çift ardından aileleri ile birlikte düğünün yapılacağı otele geçti. Gelin ve damadın isteği üzerine rock müzik eşliğinde alana gelen çift, burada bir süre şarkıya eşlik edip oynadı. Slow bir müzik eşliğinde dans eden çift, daha sonra Kürtçe şarkılar eşliğinde halay çekip gönüllerince eğlendi. Damat ve Tayvanlı gelin, halayın ardından çiftetelli oynamayı da ihmal etmedi.

Yabancı konuklar havada uçuşan dolarları şaşkın bakışlarla izledi

Düğüne katılan Tayvan, Amerika ve Japon misafirler de halay kültürüne çabuk ısındı. Ellerine mendil alan Helen Chiu’nun anne, babası ile akrabaları ve arkadaşları bir anda oturdukları masadan kalkarak halay çekmeye başladı. Bir süre oynanan oyunu çözmeye çalışan yabancı konuklar gecenin sonuna kadar halay çekti.

Öte yandan damadın akrabaları, oyun oynandığı sırada halaydakilerin üzerine dolar yağdırdı. Bu durum karşısında şaşıran konuklar, ellerine aldıkları dolarları bir süre inceledikten sonra tekrar yere attı.

“Diyarbakır’ın tehlikeli olmadığını göstermek için düğünü burada yapmaya karar verdik”

Utku Kocatürk, Amerika’ya öğrenci olarak gittiğini ve Helen ile New York’ta tanıştığını söyledi. Kocatürk, “Helen Tayvanlı, tanışmamız çok spontane gelişti. Benim çocukluğum Diyarbakır’da geçti, eşim de daha önce burayı ziyaret etmişti, çok gezmiştik ve eşim Diyarbakır’ı çok beğenmişti. Kültürümüz ve çeşitlilik onun çok hoşuna gitmişti. Hem akrabalarımızın burada oluşu hem de Diyarbakır’ın kötü, tehlikeliymiş gibi yansıtılıyor, bunun böyle olmadığını göstermek için burada düğünümüzü yapmaya karar verdik. Eşim her ne kadar buraya gelmiş olsa da bizim kültürümüze çok yabancı. Biz tam anlamıyla bir düğün olsun istediğimiz için düğünümüzü burada yapmak istedik, Helen de burada yapmak isteyince Diyarbakır’ın yolunu tuttuk. Çok farklı bir duygu içerisindeyiz” dedi.

Gelin Helen Chiu ise, Utku ile bir arkadaşlarının partisinde tanıştıklarını belirterek, “10 seneden beri beraberiz. Diyarbakır’da düğün yapmamızın sebebi, buranın çok güzel, kültür açısından çok güzel bir yer olmasıdır. Yalnız bu durum çok fazla anlaşılmıyor, burası hem tarihi dokusu hem insanı ile çok farklı bir yer, biz de bu nedenle düğünümüzü burada yapmaya karar verdik” diye konuştu.

Genç çift, Tayvan, Amerika ve Japonya’dan gelen misafirler ve konuklar gecenin geç saatlerine kadar Türkçe ve Kürtçe şarkılar eşliğinde halay çekip oyun oynadı.

“Kurşunlu Camii sene sonunda ibadete açılacak” “Kurşunlu Camii sene sonunda ibadete açılacak”

DİYARBAKIR – Sur Kaymakamı Abdullah Çiftçi, sembol mekânlardan biri olan ve yaşanan çatışmalar nedeniyle büyük zarar gören tarihi Kurşunlu Camii’nin sene sonunda ibadete açılacağını söyledi.

Diyarbakır’ın merkez Sur İlçe Kaymakamı Abdullah Çiftçi, İlke Haber Ajansı’na (İLKHA) yaptığı ziyarette, Sur içerisindeki tarihi ve dini mekânların restorasyonlarının son hızla devam ettiğini belirterek, sembol mekânlardan biri olan ve yaşanan çatışmalar nedeniyle büyük zarar gören tarihi Kurşunlu Camii’nin sene sonunda ibadete açılacağını söyledi.

Yaptığı ziyarette Çiftçi’yi, İLKHA Genel Müdürü Mahmut İrtem karşıladı. Karşılıklı hayırlı ve başarılı çalışmaların dilendiği sohbette, başta Diyarbakır olmak üzere Sur’da yapılan restorasyon çalışmaları konuşuldu.

“Diyarbakır’ın ‘hac öncesi ziyaret makamı’ olması projemiz var”

Restorasyon ve inşaat çalışmalarının hızlı bir şekilde sürdüğünü söyleyen Kaymakam Çiftçi, “Şu anda şöyle bir proje var: Buranın hac öncesi bir ziyaret makamı olması, bunun sistematik bir hale getirilmesi. Yani hacca gidenlerin önce Diyarbakır’ı ziyaret etmesi, peygamber ve sahabe mezarlarını görmesi, tarihi mekânları ziyaret etmesi şeklinde bir projemiz var. Öyle ki hac yolculuğu buradaki ziyaretten sonra başlasın. Örneğin karayoluyla hacca gidenler Urfa’da Balıklı Göl’ü, Şam’da bazı mekânları önceden ziyaret ediyorlar. Bu noktada bir çalışma başladı. Diyanetle beraber çalışıyoruz. İstiyoruz ki sahabelerin fethettiği, sahabelerin medfun bulunduğu Diyarbakır, artık bu tür şeylerle ön plana çıksın. Sadece karpuzla ve terörle öne çıkmasın. Maneviyatı ve tarihi değerleri ile ön plana çıksın.” dedi.

“Kurşunlu Camii sene sonunda ibadete açılacak”

Sur içerisindeki restorasyonlar ve inşaatların hızlı bir şekilde ilerlediğini dile getiren Çiftçi, “İnşallah projeler bittiğinde Sur, Türkiye’de herkesin görmek için can attığı yerlerden biri olacak. Yaşadığımız olaylar belli ama şerri hayra tebdil etmek için uğraşıyoruz. Yaşanan kötü olayları hayra çevirecek projelerle eski güzel günlere dönmeye çalışıyoruz. Tarihi mekânların onarımı hızlıca devam ediyor. Bu sene sonu itibariyle hemen hemen tamamı bitecek. Sembol yerlerden biri olan Kurşunlu Camii inşallah sene sonunda ibadete açılacak. Şu anda 8 tane eserimiz tam olarak bitti. Girilmesi sakıncalı olan mahallelerde projesi bitip bekletilen yapılar da var. Sene sonuna kadar restorasyonların tamamı bitmiş olacak. İnşallah peyderpey açılacak.” şeklinde konuştu.

“Gönülleri yeniden inşa etme zamanının geldiğine inanıyoruz”

Çiftçi, “Bölgemiz değerler yönünden ön planda olan bir bölge. Bütün tahribata rağmen milli ve manevi değerlere yönelik hassasiyet hâlâ en üst seviyede. Gönülleri yeniden inşa etme zamanının geldiğine inanıyoruz. Artık sokaklarda bomba ve silahların yerine huzurun, bizim kültürün güzel seslerinin yankılanmasını istiyoruz. Bölgedeki değerlere Türkiye başta olmak üzere bütün dünyanın ihtiyacı var.” ifadelerini kullandı.

“Manevi yönden bir inşa süreci başlatmak zorundayız”

İnsani ve ahlaki noktadaki değerlere çok büyük bir ihtiyaç olduğunu söyleyen Çiftçi, son olarak şunları söyledi:

“Değer kırılmasının yaşandığı bu zamanda bölgenin değerlerini yaşatacak işler yapmak zorundayız. Manevi yönden bir inşa süreci başlatmak zorundayız. Değerli insanlarla bir yere gelinebilir. Ben yakın dönemde Suruç Kaymakamı idim. Suriye’den gelen kardeşlerimize iki yıl boyunca ev sahipliği yaptım. Orada değer kırılmalarının ne kadar acı seviyelere geldiğini görüyorsunuz. Değer kırılmaları neticesinde toplumların yerinde kalamadığını görüyorsunuz. Değersizleşen bir toplumu muhafaza etme şansı da kalmıyor. Biz de burada toplumumuzun değerli kılınması yönündeki çalışmalarımıza devam ediyoruz. İyi hizmet eden insanları yetiştirme noktasında gayret göstermemiz gerekiyor.”

“Biz istiyoruz ki Diyarbakır manevi değerleriyle anılsın”

İLKHA Genel Müdürü Mahmut İrtem ise “Diyarbakır ile ilgili üzücü haberlerden ziyade güzel haberler yapmak istiyoruz. Özellikle peygamberlerin ve sahabenin medfun olduğu, sahabe eliyle fetholunan, İslam’ın beşinci harem-i şerifi olan Diyarbakır’ın üzücü haber ve olaylar ile anılmaması için dini, tarihi ve kültürel mekânlar ve toplumumuzun inanç değerleriyle ilgili haberler yapma gayreti içerisindeyiz. Haberlerimize Diyarbakır’ın tarihi ve kültürel değerleri ile ilgili daha fazla yoğunluk kazandırmak istedik. Biz istiyoruz ki Diyarbakır çatışmalardan ziyade, peygamberler, sahabeler ve manevi değerleriyle anılsın. Bu konuda biz de elimizden gelen gayreti gösteriyoruz.” dedi. (Hamza Adiyaman – İLKHA)

Kaynak: https://ilkha.com/haber/80507/kursunlu-camii-sene-sonunda-ibadete-acilacak

Dicle Elektrik kablo test aracı sayısını 14’e yükseltti Dicle Elektrik kablo test aracı sayısını 14’e yükseltti

Sorumluluk bölgesinde bulunan 6 il ve 49 ilçede elektrik kablolarını yer altına alarak enerji kalitesini artırmaya yönelik yatırımlarını tüm hızıyla sürdüren Dicle Elektrik Dağıtım, olası yeraltı kablo arızalarına daha hızlı müdahale edebilmek için filosundaki kablo test aracı sayısını 5’ten 14’e çıkarttı.

Araçların teslim alınması sırasında konuşan Dicle Elektrik Dağıtım Genel Müdürü Murat Karagüzel, bu araçların kesintisiz enerji dağıtımı için kullanılacağını açıkladı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) yönetmelikleri doğrultusunda yatırım yapan Dicle Elektrik, sorumluluk bölgesinde bulunan Diyarbakır, Şanlıurfa, Mardin, Batman, Siirt ve Şırnak’taki yatırım tutarını 2018 sonu itibariyle 1 milyar 600 milyon liraya çıkarıyor. Teknolojik yatırımların yanında gerek enerji arzında güvenliği sağlamak, gerekse enerji kalitesini artırmak için özellikle il merkezleri ile ilçelerde iletim hatlarını yer altına alan Dicle Elektrik, yaşanabilecek arızalara hızlı müdahale edebilmek için kablo test aracı filosunu büyüttü.

“Donanımlarımızı artırıyoruz”

Dicle Elektrik Dağıtım, şimdiye kadar sayıları 5 olan kablo test aracı sayısını yeni satın alınan 9 araç ile 14’e çıkarttı. Kablo test araçlarının tesliminde konuşan Dicle Elektrik Dağıtım Genel Müdürü Murat Karagüzel, “Şehir merkezleri ve ilçelerimizde vatandaşa kesintisiz ve daha kaliteli enerji temini için iletim hatlarının yer altına alınması seferberliğimiz ile beraber yeraltı şebekelerimizin işletme ve bakım kalitesini artırmak için donanımımızı artırıyoruz. EPDK’nın Hizmet Kalitesi Yönetmeliği’nde belirtilen kesinti süre ve sayılarını azaltmak, bunun yanı sıra müşterilerimize daha hızlı bir şekilde kesintisiz, kaliteli enerji verebilmek için tam donanımlı 9 adet kablo test aracı daha satın alarak, filomuzdaki araç sayımızı 14’e çıkarttık. Diyarbakır, Şanlıurfa ve Mardin gibi büyük illerimizde daha önce 1 adet olan kablo test aracı sayısı 2’şer ilave ile 3’e çıkarırken, bu sayıyı Batman ve Siirt’te 2’ye çıkardık. Daha önce test aracımızın olmadığı Şırnak’a ise bir adet kablo test aracı tahsis ettik. Böylece kesintisiz enerji tedariğinde önemli bir adım daha atmış olduk’’ dedi.

Kategori Seçin:
İÇKALE’DE HÜKÜMDAR MEZARI! İÇKALE’DE HÜKÜMDAR MEZARI!

-İÇ KALE’DE TABELASIZ İKİ TÜRBE BİLMECESİ Çok uzun yıllardan bu yana bölge insanı İçkalenin iç kesimlerinde bulunan türbeyi hep ziyaret etmiştir. Müze cafenin hemen yanı başında buluna bu kemerli türbede iki mezar bulunmakta. Yıllarca insanlar çevresindeki ağaçlara bezler bağladı, anahtarlar astı, duvarlardaki gediklere taşlar yerleştirdi. Devir modernleştikçe bu kez de talepler tükenmez kalemlerle türbe olarak bilinen yapının duvarlarına nakşedilmeye başladı. Kapısındaki kitabenin bir türlü çeviri yapılmadığı yer gerçekte bizim Ziyaret adını verdiğimiz bir türbe mi, yoksa zamanın kral ve kraliçesine ait bir anıt mezar mı? Yoksa yıllarca gölgesinde dua edilen ve adaklar adanan İnce Arap Türbesi değil de Kral ve Kraliçenin mezarımıydı?

İnsanların Perşembe ve Cuma günleri mütemadiyen gittikleri, ağaçlara bez, duvarlarına taş, kapısına anahtar asılan ve büyük huşu ile duaların edildiği İçkalenin iç bölgesinde yer alan İnce Arap Türbesi gerçekte ‘İnce Hıdır’a mı ait, yoksa Mervani hükümdarı ve eşine mi? İnce Hıdır’a ait ise kim bu ince Hıdır? Nereden gelir, nereye gider? Hikmeti nedir, bu zatın gibi bir çok soru sorulur bu arada. İşte tüm bu soruların yanıtını ise bize Diyarbakır tarihine gönü vermiş, hem araştırmacı hem de yazar olan Mehmet ali Abakay veriyor.

İŞTE O RÖPORTAJDAN ÖNEMLİ BAŞLIKLAR:

AHMET BEŞENK: İç kale günümüzde şehrin en çok turist çeken bölgesi ve Hz. Süleyman Camii ile çevresi, yapılan düzenleme ile bunda etkili. Ne dersiniz?

MEHMET ALİ ABAKAY: İç kale düzenlemesi geç kalmış bir çalışmadır düşünüldüğünde. Hz. Süleyman Camii ve çevresinin düzenlenmesi aynı biçimde. Buna dair tespitlerimiz yazdığımız kitaplarda yer alır. İç Kale Höyüğü’nün arkeolojik kazılara açılması bahsi tarafımızdan da dillendirilmişti, önceden. Şimdi bu kazılara start verildiğini biliyoruz. İç Kalede bir yapının kilise olarak daima ön plânda tutulduğunu görmekteyiz. Ben, yaptığım çalışmalarla bu görüşe katılmıyorum.
Turizm, yatırımlarının eksik olduğu şehirlerde daima bir can simidi olmuştur. Bizde daha çok otellere teşvik halinde gelişme gösterir. Otellerin artması, turizme hizmet olarak görülür. Turizm, ekonominin iç döngüsünde katalizör görevini yapar öncelikle.

Son dönemde İnanç Turizmi adı altında çalışmalar var. İç Kale’yi cazibe alanı kılan, Hz. Süleyman ve çevresidir, öncelikle. Müze anlayışı, bizde fazla rağbet görmez. Ücretli ziyaret anlayışından uzağız, çünkü. Burada geçmişi hatırlatan objelerin yer aldığı müze, teknik yeniliklerle iç içe olmasına rağmen, şehir insanına her yönüyle hitap etmiyor. Çünkü şehir insanı, yaşadığı şehrin içinde, geçmişten günümüze gelen tarihî gelişimi, sözlü anlatımdan beslenerek bilmektedir. Araştırmacıların ortaya koydukları metot, çoğunlukla bunu kabullenmiyor. Nihayetinde içinden çıkılmaz durumlarda çalışmalarda efsanelere müracaat, işin bilimsellikle irtibatını kesmektedir, dile getirebildiğimiz kadarıyla.

AHMET BEŞENK: İç Kale’de bir tespitiniz var, İnce Arap Türbesi için. “Şehir Araştırmacısı” olarak, bu mesele nedir? Açabilir misiniz?

MEHMET ALİ ABAKAY: Mervanî Hükümdarı Nasruddevle Mansur’un adı burçlardaki kitabeler araştırıldığında geçer. Tek Beden Burcu’na bakıldığında onarımın Nasruddevle Mansur tarafından yapıldığı görülür. Diyarbekir, o zaman Silvan’a Meyafarikiykin’e bağlıdır. Nasruddevle Mansur, hükümdardır.
Osmanlı Salnameleri, çoğu bilgiler için kaynak teşkil eder, araştırmacılar için. Bu hükümdarın ve hanımının defnedildikleri alan, belirlenmez, Salnamelerde. Evliya konumunda düşünülür, bu iki türbe. Türbeleri yakından gözlemlerseniz, birisinin erkek öbürünün kadın olduğu görülür, sandukalardan. Erkeğin türbesi mimarî olarak kadının türbesinden büyüktür.

Salnamelerde adeta bu iki kişi “âziz” diye gösterilir. Müslümanı, Hristiyan yapmanın ne âlemi vardır, bu dönem içinde. Şehirde kişi, o dönemde sorup soruşturmaz mı?
Diyarbakır Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Kurulu, 19 Ocak 1980 Tarih ve A/ 2082 Sayılı kararla bu alanı İnce Arap Türbesi olarak kayda alıp, tesciller. Ne acıdır ki “Bu İnce Arap nerelidir? Kimdir?” sorularına cevap aranmaz. Bu tek türbe değildir ki İnce Arap Türbesi deyip işin içinden çıkılsın? Kadın Türbesi için bir şey yapılmaz.
Vakıflar Genel Müdürlüğü Envanteri’nde durum farksızdır. 21.00.01/070 Numarayla envantere alınan mekân İnce arap Türbesi, Türkiye Kültür Mirasları arasında yerini alırken, Nasruddevle Mansur’un Kabrinin giriş kapısında yer alan kitabeyi kimse okuma zahmetine girmez.

İl Müftülüğü bir kitap yayınlar. Dinî Değerleri İle Diyarbakır’da “İnce Arap Söylentisi “, yine göz önündedir. Her ne kadar Merhum Şevket Beysanoğlu’nun açıklamaları yer alsa dahi, İnce Arap, İnce Arap’tır.
Beysanoğlu’yla görüşmemizde halkın isimlendirmesinin ön plânda olduğunu belirterek, yapılacak bir şeyin kalmadığı üzerinde durdu. Konuyu Merhum Abdussettar Hayati Avşar Bey’e açtığımızda Nasruddevle Mansur’un Melikşah ile görüştüğünü, Diyarbekir ve Çevre illerin tesliminden Nasruddevle Mansur’un feragat ettiğini belirtmişti.

İbnü’l-Ezrak, o döneme ışık tutan eserinde Nasruddevle Mansur ile Hanımı Sittünnas’n kabrinin türbe şeklinde burada, Dicle’ye nazır, kayalıklar üzerinde olduğunu belirtir. Hanımı, Mansur’un Amcası Said bin Nasruddevle’nin kızıdır. Nasruddevle Mansur, şehir Selçuklulara geçtikten sonra el-Cezire’de vefat etmiştir. Vasiyeti gereği mi yoksa Hanımı Sittünnas Diyarbekir’de olduğu için mi, naşı nakledilmiştir? Büyük ihtimalle Hanımı Diyarbekir’dedir. Çünkü Hanımı vefat ettikten sonra vasiyeti gereği, Kocası Mansur’un yanıbaşına gömülür. Mansur’un türbesini yaptıran Sittünnas’tır.

Bu bilgiye erişimek, fazla zor değildir, aslında. Meyafarikiyn’de hüküm süren hükümdarlardan kabri bilinenlerin başında gelir, Nasruddevle Mansur’un. Gelin görün ki bizdeki ismi, İnce Arap olmuştur. Bu araştırmacılar için ve şehri sevdiğini ifade edenler için eksikliktir, af edilmez hatadır, ihmaldir, üzüntü verici durumdur.
İnce Arap Faslını geçtiğimizde, efsane çarkından edindiğimiz bilgi, burada Bacı-Kardeş isimlendirmesi vardır. Halka bir bilgi verilmediğinde Karı-Koca, hemen Bacı-Kardeş’e dönüşür.

AHMET BEŞENK: Her şey çıplaklığıyla kördüğümden çözülmeye geçiyor. Bundan sonra ne yapılmalıdır?

MEHMET ALİ ABAKAY: İç Kale için astronomik masraflar yapıldı. Burada yatan, ebediyete kavuşmuş, adı, ünvanı, kimliği belli medfun iki isim için bir tabela konulması lazım gelir. Kişiler, Evliya niyetine yine dua ederler mi? Fatiha okurlar mı? Renkli bezler, çaputlar bağlarlar mı? Biz, bunu bilemeyiz. Fakat, her gelen ziyaretçi, burada yatanları bilmelidir.

AHMET BEŞENK: Kitabeden bahsettiniz. Tercümesi çok zor mudur?

MEHMET ALİ ABAKAY: Kitabe türbe giriş kapısının üstünde durmaktadır. Bu tercümeyi yapmak çok zor değildir. Gerektiğinde yaptığımız tercümeyi sunarız. İsteriz ki bu yetkililerin eliyle gerçekleşsin. Bizim, sadece tespitte kalan bir çalışmadır.

AHMET BEŞENK: Bazen anlatılanlara baktığımızda yüzyılların ihmali bize acı veriyor. Sizin Mervanî Mescidi konulu çalışmanızda oldu sanırım. Mesela Mervani Camiî?

MEHMET ALİ ABAKAY: Bu Mescid, turistik tesis yapılacaktı. İki burcun restorasyonu yapıldı, ihaleleri gerçekleşmek üzere iken, yazdıklarımız, Mescidin turistik tesis olmasının önünü kesmedi, Mescidin burada varlığının işaretleri arasında yer aldı. Böyle diyelim, özetle. Ayrıca On Gözlü Köprü için halen Mervanî Köprüsü deniliyor. Bu yanlışlık her yerde devam ediyor. Mervanî, köprüyü yaptırmamış, yarıya kadar Romalılarca yıktırılan köprünün tamamlayıcısı olmuşlardır.

AHMET BEŞENK: Konumuz İnce Arap oldu, bu görüşmemizde. Buraya bir tabela dikilmezse ne olacak? Gazeteci olarak, bu işin takipçisi olacağız, kuşkunuz olmasın. Yetkililer, bu ihmale ne der? Son söz olarak ne dersiniz? Tabela çok mu pahalıya mal oluyor?

MEHMET ALİ ABAKAY: Biz, bilgiyle belgeyle konuşuruz. Şehre dair bu yanlışlığın düzeltilmesinden, ihmalkârlığın ortadan kaldırılmasından memnuniyet duyarız. Yetkililer talep ettiğinde düşüncelerimizi, belgelerle kaynaklarla sunarız.

AHMET BEŞENK: Bu önemli konuya açıklık getirdiğiniz için teşekkür ederiz.

MEHMET ALİ ABAKAY: Öz Diyarbakır Gazetesi’nde şehre olan duyarlılığınızı, kültür, sanat ve tarihe olan ilginizi yakından takip eden biri olarak, çalışmalarınızın yerini bulduğunu görmekteyiz. Bu sebeple asıl teşekkürü hak eden sizsiniz, Ahmet Bey.

14 Ağustos 2018 Tüm Haberler Türkiye Yerel
Bismil’de YKS tercih danışmanlığı standı açıldı Bismil’de YKS tercih danışmanlığı standı açıldı

Diyarbakır’ın Bismil İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen tercih danışmanlığı toplantısında alınan karar gereği YKS Tercih Danışmanlığı Standı çalışmalara başladı.

eçtiğimiz Pazartesi günü Bismil ilçe Milli Eğitim Müdürlüğü Toplantı Salonunda İlçe Milli Eğitim Müdürü Aydın Ak, Şube Müdürleri, Lise ve Dengi Okul Müdürleri ve Tercih Danışmanlığında görevli Rehber Öğretmenlerin katılımıyla birlikte bir toplantı gerçekleştirildi.
Yapılan toplantıda İlçe Milli Eğitim Müdürü Aydın Ak , gelişen ve değişen Türkiye’nin vizyonunda üniversite eğitiminin önemine değinerek, aydınlık bir Türkiye için gençlerimizin bu serüvende hak ettikleri yeri almanın gerekliliğine vurgu yaptı. Bismil’de bu yıl liseden mezun olan 1539 tane gencin üniversite hayallerinde Bismil Milli Eğitim Camiası olarak üzerimize düşen sorumluluğu en iyi şekilde yerine getirmenin bizim için kutsal bir görev olduğunu belirtti.
Öğrencilerin yapacakları tercihlerde tercih danışmanlığının önemli bir hale geldiğini belirten Ak, “Bu sene ilk defa uygulanmakta olan üniversite sistemiyle birlikte hem taban puanların hem de yerleştirmeye esas yüzdelik dilimlerin değişti ve bu sene öğrencilerin yapacakları tercihlerde tercih danışmanlığının daha da önemli bir hale geldi. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü olarak 7-14 Ağustos tarihleri arasında yapılacak olan üniversite tercihleri esnasında İlçemizdeki tüm genel ve özel liselerde Tercih Danışmanlığı Komisyonlarının kuruldu, ilçemizden hem bu yıl hem de geçen yıllarda mezun olan bütün öğrencilerin bu imkandan istifade edebilecekler” dedi.
Yapılan Tercih Danışmanlığı Toplantısında gerek Okul Müdürleri gerek se Tercih Danışmanlığında görevli Rehber Öğretmenlere de söz hakkı verildi. Yapılan beyin fırtınasında üzerinde durulan önemli konular şu şekilde masaya yatırıldı:
– 2018 TYT’de önlisans ve Yetenek Sınavlarıyla öğrenci alan lisans için programları için en az 150 puan alınması gerektiği,
– 2018 AYT’de lisans programlarına tercih yapabilmek için en az 180 puan alınması gerektiği,
– 2018 TYT ve AYT tercihlerinde geçen senelerin yüzdelik dilimlerinin göz önünde bulundurularak tercih sıralamasında alt ve üst sınırların tespitinin iyi saptanması gerektiğinin,
– Öğrencilerin tercihlerini yaparken sıralamayı göz önünde bulundurulması gerektiğinin,
– Sıralamayı, öğrencinin gitmek istediği bölüm ve okumak istediği üniversite esas alınarak yapılması gerektiğinin,
– Tercih listesini en yüksekten en düşüğe doğru değil, okumayı en çok istediğiniz bölüm ve üniversiteye göre oluşturulması gerektiğinin,
– Okumak istediğiniz bölümün ve üniversitenin olanaklarının iyice araştırılması gerektiğinin,
– ÖSYM’nin kılavuzunu mutlaka okuyup, incelenmesi ğerektiğinin,
– “İleride hangi mesleği yaparsam mutlu olurum?” sorusunu kendinize sormamız gerektiğinin,
– Üniversite tercihlerinde ve meslek seçimlerinde puan ve başarı sıralaması kadar kişisel özelliklerinde de çok en önemli olduğunun bilinmesi gerektiğinin,
– Mesleki açıdan ihtihdam yönünden önü açık bölümlerin tercih edilmesinin gelecek yaşantımızı planlamamızda büyük pay sahibi olduğunun bilinmesi gerektiğinin önemi üzerinde duruldu.
Öte yandan, 2018 Yüksek Öğretim Kurumları Sınavları sonrası tercih süreci ile ilgili olarak açıklamalarda bulunan AK şunları dedi; Milli Eğitim Müdürlüğü olarak ilçemizin eğitim kalitesini artırmak, geleceğimizin teminatı yavrularımıza en iyi eğitimi vermek için tüm gayretimizle emek harcamaktayız. Adaylar yapacakları tercihlerle gelecekte öğrenim göreceği yükseköğretim programı ile mesleğini dolayısıyla da yaşam biçimini belirleyeceklerdir. Bu nedenle ilçe genelinde okullarımızda tercih danışmanlığı bürosu oluşturduk, tercih danışmanlığı bürolarının bir tanesini daha geniş kitlelere hitap edebilmesi amacıyla Şehit Öğretmen Ayşe Numan Konakçı ( Eski Belediye Önü) parkında danışmalık hizmeti veriliyor. Tercih danışmalığı standımız 7/14 Ağustos ( hafta sonu dahil ) tarihleri arasında hizmet verecektir.
Erişimin zor, tercih yapacak öğrenci sayısının az olduğu bölgelerde, öğrenci ve velilerin tercih danışmalığı ihtiyaçları mobil ekipler aracılıyla karşılıyoruz. Tercih yaparken elbette ki yüksek puanla yerler yazılabilir, ama bunlar ilgiye ve yeteneklerimiz doğrultusunda olan bölümlerse. Gerçekten bu sürece başladığımıza hedefimizde olan, planlarımızda olan bölümlerse evet onlar kesinlikle yazılabilmelidir. Ama puanım bu kadar geldi diye hedefleri değiştirmek, farklılaştırmak, başta hiç hayalini kuramadığı bir bölümü şimdi hayal etmeye çalışmak bazen sürprizlerle karşı karşıya bırakabiliyor.

24 tercih hakkı da kullanılsın diyen rehber öğretmen Leyla Arslan ise, şunları söyledi; En önemli şey tabi ki bu sene tercih yapmaları normalde 24 tercih hakları var. 24 tercih hakkının tamamını kullanmaları şanslarını artırmak bakımından bu sene çok önemli ve yararlı olacak. Yeni sınavda ortaya çıkan dağılımlar geçen yılın başarı dağılımlarıyla çok eşdeğer bir şekilde ilerlemiyor. Bu nedenle öğrencilerin biraz daha geniş bir yelpazeden geniş bir makasla tercih yapmaları onların faydalarına olacaktır. Geçen yılın puan ve sıralarını pek referans almasınlar. Geçen yılın belki sayısal puan türünde sıraları biraz referans alınabilir ama eşit ağırlık ve sözelde sapmalar çok fazla olacak diye bekliyoruz.

12 Ağustos 2018 Eğitim Tüm Haberler Türkiye Yerel
Çermik Milli Eğitim Müdürlüğünde proje atağı Çermik Milli Eğitim Müdürlüğünde proje atağı

Diyarbakır’ın Çermik İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından hazırlanıp Karacadağ Kalkınma Ajansına sunulan ’Çermik Okulöncesi Eğitim Merkezi’ ve ’Okul Öncesinden Başlayarak Daha İyi Bir Gelecek Kodluyoruz’ başlıklı iki proje ajans tarafından destek programına kabul edildi.

İlçe Milli Eğitim Müdürü Murat Bozdoğan, müdürlükleri tarafından hazırlanıp Karacadağ Kalkınma Ajansına sunulan projenin kabul edildiğini söyledi. Bozdoğan, proje ile birlikte okulöncesi öğrencilere kodlama eğitimi, fen bilimleri, akıl oyunları ve spor alanlarında daha kaliteli eğitim verme imkanı sağlayacaklarını söyledi. Katkılarından dolayı proje ortağı olan Çermik Belediyesine teşekkür ettiklerini belirten Bozdoğan, “2018 yılı okul öncesi eğitim standartlarının artırılması mali destek programı çerçevesinde Diyarbakır ve Şanlıurfa bölgesinde okul öncesi eğitim alanında okullaşma oranını arttırmak ve olumsuz çevresel koşullarda yaşayan dezavantajlı bölgelerdeki çocukların diğer çocuklara göre eksik yöndeki eğitim ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla Karacadağ Kalkınma Ajansı tarafından çıkılan 2018 Yılı Okul Öncesi Eğitim Standartlarının Artırılması Mali Destek Programı kapsamında ajansa toplamda 211 proje teklifi sunuldu. Değerlendirme sonuçlarında 55 proje destek almaya hak kazandı. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü olarak 2 projemiz destek almaya hak kazanmıştır. Bu projelerimiz ile Çermik’te okul öncesi eğitimde okullaşma oranını Milli Eğitim Bakanlığımızın hedefleri doğrultusunda arttırmak, okul öncesi eğitimde farkındalık oluşturmak, ilçemizde olumsuz çevresel koşullarda yaşayan dezavantajlı bölgelerdeki çocukların diğer çocuklara göre eksik yöndeki eğitim ihtiyaçlarını karşılamak, ilçemizdeki okul öncesi eğitim kurumlarının yeni yöntem ve modern yaklaşımlara uygun gerekli fiziki, beşeri ve teknik altyapısının güçlendirilerek eğitimin kalite ve cazibesini artırmak, öğrencilerimizin okula olan ilgisini artırmak ve devamlılığını sağlamayı hedeflemekteyiz” dedi.

11 Ağustos 2018 Diyar Magazin Eğitim Tüm Haberler
Gelin Tayvan’dan damat Amerika’dan düğün Diyarbakır’da Gelin Tayvan’dan damat Amerika’dan düğün Diyarbakır’da

Üniversite okumak için gittiği Amerika’da Tayvanlı Helen Chiu ile tanışan Diyarbakırlı genç, sevgilisiyle geleneksel bir düğünle dünya evine girdi.

Tayvanlı gelin Chiu, yakın arkadaşlarının isimlerini ayakkabısına yazdırmayı ihmal etmedi. Yabancı konuklar Kürtçe şarkılar eşliğinde halay çekti.

Diyarbakırlı 32 yaşındaki Utku Kocatürk, yaklaşık 13 yıl önce üniversite okumak için Amerika’ya gitti. Burada eğitimini almaya devam eden Utku, 10 yıl önce arkadaşının daveti üzerine bir partiye katıldı. Arkadaşları ile eğlenen Utku, ileride hayatını değiştirecek aşkı Helen ile burada tanıştı. Partide bir süre sohbet edip tanışan Utku ile Helen’in arkadaşlıkları çok kısa bir süre içerisinde aşka dönüştü. 10 yıl boyunca gözleri birbirlerinden başka kimseyi görmeyen çift, birkaç kez Diyarbakır’a gelip gezme fırsatı buldu. Helen Chiu, akrabaları ile geldiği Diyarbakır’a hayran kalıp Amerika’nın yolunu tuttu.

Diyarbakır hayranı gelin düğünü burada yapmak istedi

Okulu bitirip Amerika’da çalışmaya başlayan genç adam, geçtiğimiz aylarda Amerika’da Helen’e evlilik teklif etti. Teklifi kabul eden Helen, sevgilisinin ailesinin geleneklerine göre düğünü Diyarbakır’da yapmak isteyince Utku telefona sarılarak durumu ailesine bildirdi. Kısa sürede hazırlıklarını tamamlayan aile, gelinleri Helen Chiu ve akrabaları ile arkadaşlarını Diyarbakır’da ağırladı. Önce turistik bir gezi yapan Chiu ve ailesi daha sonra düğün hazırlıklarına başladı.

Tayvanlı Helen ayakkabısının altına yakın arkadaşlarının ismini yazdı

Tayvanlı gelin Helen Chiu düğün hazırlıkları öncesinde gelenek ve görenekler hakkında Utku ve ailesinden bilgi aldı. Düğün öncesinde gelinin ayakkabısının altına evlenmeyen akraba ve arkadaşlarının isimlerinin yazıldığını öğrenen Chiu, çok garipsediği bu geleneği hemen hayata geçirdi. Yakın arkadaşı Kristen, Asmin ve Nimet’in isimlerini ayakkabısının altına yazdıran Helen, isimlerin oyun oynayarak silinmesi temennisinde bulundu.

Rock ile girdiler, dansla devam ettiler, halayla bitirdiler

Dün akşam bir otelde gerçekleştirilen düğün öncesi Helen ve yakın arkadaşları, geleneklere göre bir kuaföre gidip hazırlandı. Daha sonra müstakbel eşi ile birlikte düğün fotoğrafı çekimine giden çift ardından aileleri ile birlikte düğünün yapılacağı otele geçti. Gelin ve damadın isteği üzerine rock müzik eşliğinde alana gelen çift, burada bir süre şarkıya eşlik edip oynadı. Slow bir müzik eşliğinde dans eden çift, daha sonra Kürtçe şarkılar eşliğinde halay çekip gönüllerince eğlendi. Damat ve Tayvanlı gelin, halayın ardından çiftetelli oynamayı da ihmal etmedi.

Yabancı konuklar havada uçuşan dolarları şaşkın bakışlarla izledi

Düğüne katılan Tayvan, Amerika ve Japon misafirler de halay kültürüne çabuk ısındı. Ellerine mendil alan Helen Chiu’nun anne, babası ile akrabaları ve arkadaşları bir anda oturdukları masadan kalkarak halay çekmeye başladı. Bir süre oynanan oyunu çözmeye çalışan yabancı konuklar gecenin sonuna kadar halay çekti.

Öte yandan damadın akrabaları, oyun oynandığı sırada halaydakilerin üzerine dolar yağdırdı. Bu durum karşısında şaşıran konuklar, ellerine aldıkları dolarları bir süre inceledikten sonra tekrar yere attı.

“Diyarbakır’ın tehlikeli olmadığını göstermek için düğünü burada yapmaya karar verdik”

Utku Kocatürk, Amerika’ya öğrenci olarak gittiğini ve Helen ile New York’ta tanıştığını söyledi. Kocatürk, “Helen Tayvanlı, tanışmamız çok spontane gelişti. Benim çocukluğum Diyarbakır’da geçti, eşim de daha önce burayı ziyaret etmişti, çok gezmiştik ve eşim Diyarbakır’ı çok beğenmişti. Kültürümüz ve çeşitlilik onun çok hoşuna gitmişti. Hem akrabalarımızın burada oluşu hem de Diyarbakır’ın kötü, tehlikeliymiş gibi yansıtılıyor, bunun böyle olmadığını göstermek için burada düğünümüzü yapmaya karar verdik. Eşim her ne kadar buraya gelmiş olsa da bizim kültürümüze çok yabancı. Biz tam anlamıyla bir düğün olsun istediğimiz için düğünümüzü burada yapmak istedik, Helen de burada yapmak isteyince Diyarbakır’ın yolunu tuttuk. Çok farklı bir duygu içerisindeyiz” dedi.

Gelin Helen Chiu ise, Utku ile bir arkadaşlarının partisinde tanıştıklarını belirterek, “10 seneden beri beraberiz. Diyarbakır’da düğün yapmamızın sebebi, buranın çok güzel, kültür açısından çok güzel bir yer olmasıdır. Yalnız bu durum çok fazla anlaşılmıyor, burası hem tarihi dokusu hem insanı ile çok farklı bir yer, biz de bu nedenle düğünümüzü burada yapmaya karar verdik” diye konuştu.

Genç çift, Tayvan, Amerika ve Japonya’dan gelen misafirler ve konuklar gecenin geç saatlerine kadar Türkçe ve Kürtçe şarkılar eşliğinde halay çekip oyun oynadı.

11 Ağustos 2018 Tüm Haberler Türkiye Yerel
“Kurşunlu Camii sene sonunda ibadete açılacak” “Kurşunlu Camii sene sonunda ibadete açılacak”

DİYARBAKIR – Sur Kaymakamı Abdullah Çiftçi, sembol mekânlardan biri olan ve yaşanan çatışmalar nedeniyle büyük zarar gören tarihi Kurşunlu Camii’nin sene sonunda ibadete açılacağını söyledi.

Diyarbakır’ın merkez Sur İlçe Kaymakamı Abdullah Çiftçi, İlke Haber Ajansı’na (İLKHA) yaptığı ziyarette, Sur içerisindeki tarihi ve dini mekânların restorasyonlarının son hızla devam ettiğini belirterek, sembol mekânlardan biri olan ve yaşanan çatışmalar nedeniyle büyük zarar gören tarihi Kurşunlu Camii’nin sene sonunda ibadete açılacağını söyledi.

Yaptığı ziyarette Çiftçi’yi, İLKHA Genel Müdürü Mahmut İrtem karşıladı. Karşılıklı hayırlı ve başarılı çalışmaların dilendiği sohbette, başta Diyarbakır olmak üzere Sur’da yapılan restorasyon çalışmaları konuşuldu.

“Diyarbakır’ın ‘hac öncesi ziyaret makamı’ olması projemiz var”

Restorasyon ve inşaat çalışmalarının hızlı bir şekilde sürdüğünü söyleyen Kaymakam Çiftçi, “Şu anda şöyle bir proje var: Buranın hac öncesi bir ziyaret makamı olması, bunun sistematik bir hale getirilmesi. Yani hacca gidenlerin önce Diyarbakır’ı ziyaret etmesi, peygamber ve sahabe mezarlarını görmesi, tarihi mekânları ziyaret etmesi şeklinde bir projemiz var. Öyle ki hac yolculuğu buradaki ziyaretten sonra başlasın. Örneğin karayoluyla hacca gidenler Urfa’da Balıklı Göl’ü, Şam’da bazı mekânları önceden ziyaret ediyorlar. Bu noktada bir çalışma başladı. Diyanetle beraber çalışıyoruz. İstiyoruz ki sahabelerin fethettiği, sahabelerin medfun bulunduğu Diyarbakır, artık bu tür şeylerle ön plana çıksın. Sadece karpuzla ve terörle öne çıkmasın. Maneviyatı ve tarihi değerleri ile ön plana çıksın.” dedi.

“Kurşunlu Camii sene sonunda ibadete açılacak”

Sur içerisindeki restorasyonlar ve inşaatların hızlı bir şekilde ilerlediğini dile getiren Çiftçi, “İnşallah projeler bittiğinde Sur, Türkiye’de herkesin görmek için can attığı yerlerden biri olacak. Yaşadığımız olaylar belli ama şerri hayra tebdil etmek için uğraşıyoruz. Yaşanan kötü olayları hayra çevirecek projelerle eski güzel günlere dönmeye çalışıyoruz. Tarihi mekânların onarımı hızlıca devam ediyor. Bu sene sonu itibariyle hemen hemen tamamı bitecek. Sembol yerlerden biri olan Kurşunlu Camii inşallah sene sonunda ibadete açılacak. Şu anda 8 tane eserimiz tam olarak bitti. Girilmesi sakıncalı olan mahallelerde projesi bitip bekletilen yapılar da var. Sene sonuna kadar restorasyonların tamamı bitmiş olacak. İnşallah peyderpey açılacak.” şeklinde konuştu.

“Gönülleri yeniden inşa etme zamanının geldiğine inanıyoruz”

Çiftçi, “Bölgemiz değerler yönünden ön planda olan bir bölge. Bütün tahribata rağmen milli ve manevi değerlere yönelik hassasiyet hâlâ en üst seviyede. Gönülleri yeniden inşa etme zamanının geldiğine inanıyoruz. Artık sokaklarda bomba ve silahların yerine huzurun, bizim kültürün güzel seslerinin yankılanmasını istiyoruz. Bölgedeki değerlere Türkiye başta olmak üzere bütün dünyanın ihtiyacı var.” ifadelerini kullandı.

“Manevi yönden bir inşa süreci başlatmak zorundayız”

İnsani ve ahlaki noktadaki değerlere çok büyük bir ihtiyaç olduğunu söyleyen Çiftçi, son olarak şunları söyledi:

“Değer kırılmasının yaşandığı bu zamanda bölgenin değerlerini yaşatacak işler yapmak zorundayız. Manevi yönden bir inşa süreci başlatmak zorundayız. Değerli insanlarla bir yere gelinebilir. Ben yakın dönemde Suruç Kaymakamı idim. Suriye’den gelen kardeşlerimize iki yıl boyunca ev sahipliği yaptım. Orada değer kırılmalarının ne kadar acı seviyelere geldiğini görüyorsunuz. Değer kırılmaları neticesinde toplumların yerinde kalamadığını görüyorsunuz. Değersizleşen bir toplumu muhafaza etme şansı da kalmıyor. Biz de burada toplumumuzun değerli kılınması yönündeki çalışmalarımıza devam ediyoruz. İyi hizmet eden insanları yetiştirme noktasında gayret göstermemiz gerekiyor.”

“Biz istiyoruz ki Diyarbakır manevi değerleriyle anılsın”

İLKHA Genel Müdürü Mahmut İrtem ise “Diyarbakır ile ilgili üzücü haberlerden ziyade güzel haberler yapmak istiyoruz. Özellikle peygamberlerin ve sahabenin medfun olduğu, sahabe eliyle fetholunan, İslam’ın beşinci harem-i şerifi olan Diyarbakır’ın üzücü haber ve olaylar ile anılmaması için dini, tarihi ve kültürel mekânlar ve toplumumuzun inanç değerleriyle ilgili haberler yapma gayreti içerisindeyiz. Haberlerimize Diyarbakır’ın tarihi ve kültürel değerleri ile ilgili daha fazla yoğunluk kazandırmak istedik. Biz istiyoruz ki Diyarbakır çatışmalardan ziyade, peygamberler, sahabeler ve manevi değerleriyle anılsın. Bu konuda biz de elimizden gelen gayreti gösteriyoruz.” dedi. (Hamza Adiyaman – İLKHA)

Kaynak: https://ilkha.com/haber/80507/kursunlu-camii-sene-sonunda-ibadete-acilacak

10 Ağustos 2018 Diyar Magazin Tüm Haberler Türkiye Yerel
Dicle Elektrik kablo test aracı sayısını 14’e yükseltti Dicle Elektrik kablo test aracı sayısını 14’e yükseltti

Sorumluluk bölgesinde bulunan 6 il ve 49 ilçede elektrik kablolarını yer altına alarak enerji kalitesini artırmaya yönelik yatırımlarını tüm hızıyla sürdüren Dicle Elektrik Dağıtım, olası yeraltı kablo arızalarına daha hızlı müdahale edebilmek için filosundaki kablo test aracı sayısını 5’ten 14’e çıkarttı.

Araçların teslim alınması sırasında konuşan Dicle Elektrik Dağıtım Genel Müdürü Murat Karagüzel, bu araçların kesintisiz enerji dağıtımı için kullanılacağını açıkladı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) yönetmelikleri doğrultusunda yatırım yapan Dicle Elektrik, sorumluluk bölgesinde bulunan Diyarbakır, Şanlıurfa, Mardin, Batman, Siirt ve Şırnak’taki yatırım tutarını 2018 sonu itibariyle 1 milyar 600 milyon liraya çıkarıyor. Teknolojik yatırımların yanında gerek enerji arzında güvenliği sağlamak, gerekse enerji kalitesini artırmak için özellikle il merkezleri ile ilçelerde iletim hatlarını yer altına alan Dicle Elektrik, yaşanabilecek arızalara hızlı müdahale edebilmek için kablo test aracı filosunu büyüttü.

“Donanımlarımızı artırıyoruz”

Dicle Elektrik Dağıtım, şimdiye kadar sayıları 5 olan kablo test aracı sayısını yeni satın alınan 9 araç ile 14’e çıkarttı. Kablo test araçlarının tesliminde konuşan Dicle Elektrik Dağıtım Genel Müdürü Murat Karagüzel, “Şehir merkezleri ve ilçelerimizde vatandaşa kesintisiz ve daha kaliteli enerji temini için iletim hatlarının yer altına alınması seferberliğimiz ile beraber yeraltı şebekelerimizin işletme ve bakım kalitesini artırmak için donanımımızı artırıyoruz. EPDK’nın Hizmet Kalitesi Yönetmeliği’nde belirtilen kesinti süre ve sayılarını azaltmak, bunun yanı sıra müşterilerimize daha hızlı bir şekilde kesintisiz, kaliteli enerji verebilmek için tam donanımlı 9 adet kablo test aracı daha satın alarak, filomuzdaki araç sayımızı 14’e çıkarttık. Diyarbakır, Şanlıurfa ve Mardin gibi büyük illerimizde daha önce 1 adet olan kablo test aracı sayısı 2’şer ilave ile 3’e çıkarırken, bu sayıyı Batman ve Siirt’te 2’ye çıkardık. Daha önce test aracımızın olmadığı Şırnak’a ise bir adet kablo test aracı tahsis ettik. Böylece kesintisiz enerji tedariğinde önemli bir adım daha atmış olduk’’ dedi.

9 Ağustos 2018 Tüm Haberler Türkiye Yerel

EDİTÖRLER
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Kategori Seçin:
Kategori Seçin:

Gazete Manşetleri

TRT Haber Haberler

Web Tasarım : Diyarbakır Online, Gsm : 0532 179 7105