• Altın 3.143
  • Dolar 2.555
  • Euro 1.333
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 23 °C
REKLAM
Türkiye
SAMAN NEZLESİ OLANLARDA ASTIM RİSKİ YÜKSEK SAMAN NEZLESİ OLANLARDA ASTIM RİSKİ YÜKSEK

Astım hastalarının şikayetleri baharda artıyor

Baharın gelmesiyle birlikte polenlerde artış olur. Bu polenler, atmosfere yayılarak insanların ağzına, burnuna, gözlerine ve hatta ciğerlerine kadar ulaşır. Özellikle rüzgarlı havalarda polenler havaya daha çok dağıldığı için şikayetler artar. Vücudumuzda alerjik tepkimelere neden olan bu maddelere alerjen, gelişen duruma da “bahar alerjisi” denilmektedir. Halk arasında saman nezlesi olarak bilinen bu alerjik nezle, her üç kişiden birinde görülmektedir.

Öksürük, astım hastalarında kronik hale gelebilir 

İnatçı öksürüğün en sık nedenlerinden biri de astım hastalığıdır. Astım hastalığı normalde hırıltı, göğüste sıkışma, nefes darlığı ve öksürük ile kendini gösterir. Ama astım hastalarının bir kısmında tek bulgu geçmeyen uzun süreli öksürük de olabilir.

 

Saman nezlesi olanlarda astım görülme riski yüksek

Polen başta olmak üzere küf, toz, hayvan tüyü gibi alerjenlere karşı astım hastalarının kişisel önlem alması gerekmektedir. Alerjenler burun ve göz gibi bazı organlarda çeşitli reaksiyonlara neden olur. Bu reaksiyonlardan biri de histamindir. Histamin, vücuttaki sıvıların damarlardan dokulara doğru sızmasına sebep olur. Bu da vücudun kaşınmasına, gözlerin yaşarmasına, kızarıklıklara, burunda tıkanıklığa ve akıntıya, akciğerde iltihap artışına, öksürüğe, hırıltıya neden olur. Özellikle histamin salgılanması ile birlikte alerjik rinit belirtileri başlar. En sıklıkla görülen alerjik hastalıklar, solunum yolunda olur. Bunlardan saman nezlesi ve astım birlikte görülebileceği gibi ayrı ayrı birer hastalık olarak da karşımıza çıkabilir. Saman nezlesi olan hastaların büyük bir çoğunluğunda astım gelişebileceği unutulmamalıdır.

 

Baharda polen alerjisinden korunmanın yolları

Alerjen yükü bahar aylarında artış gösterdiği için risk grubundaki kişiler polenlerden mümkün olduğunca korunmalıdır. Bunun için;

 

  • Sabahın ilk saatleri ve akşama doğru polenlerin en fazla uçuştuğu saatlerdir. Bu yüzden polenlere duyarlı kişilerin ellerinden geldiğince açık havaya çıkmaması önerilir. Eğer belirtilen zamanlarda dışarı çıkmanız gerekiyorsa ağız ve burnunuzu maske ile örtünüz.
  • Çocuklar sokaktan geldiklerinde giysilerini değiştiriniz.
  • Her akşam saçınızı yıkayıp ve duş alınız.
  • Araba kullanırken camlarınızı kapalı tutmaya özen gösteriniz.
  • Arabada hava değişimini sağlamak için klimayı çalıştırınız.
  • Evdeyken camlarınızı açık bırakmayınız.
  • Polen zamanı açık havada egzersiz ve spordan kaçınınız.
  • Evinizde ve ofisinizde klima varsa filtresini sık sık değiştiriniz.
  • Tatil için deniz kenarını tercih ediniz.
  • Dışarıda gözlük kullanınız ve gözlüğünüzü sık sık suyla iyice yıkayınız.
  • Bir doktora danışarak, polen mevsimi saman nezlesi, astım ve oluşabilecek diğer hastalıklar hakkında bilgi alınız.
  • Çim biçmekten kaçınınız, zorundaysanız maske kullanınız.
KARAYOLLARI TRAFİK HAFTASI NEDENİYLE  SEMİNER DÜZENLENDİ KARAYOLLARI TRAFİK HAFTASI NEDENİYLE SEMİNER DÜZENLENDİ

KARAYOLLARI TRAFİK HAFTASI NEDENİYLE VEHBİ KOÇ İLKOKULUNDA SEMİNER DÜZENLENDİ

Karayolları Trafik Haftası nedeniyle İl Emniyet Müdürlüğü tarafından, Kayapınar İlçesi Vehbi Koç İlkokulu’nda seminer düzenlendi.

Seminere Valimiz Sayın Hüseyin Aksoy, İl Emniyet Müdürü Dr. Halis Böğürcü, İl Jandarma Komutanı Kurmay Albay Hasan Ceyhun Keleş, kurum amirleri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı.

Sinevizyon gösterimi ile başlayan toplantıda ilk olarak konuşan İl Emniyet Müdürü Dr. Halis Böğürcü, “Trafik sorunlarının çözülmesi amacıyla birçok Avrupa ülkesi tarafından kurulan, merkezi Fransa’nın Başkenti Paris olan ve Türkiye’nin de üyesi olduğu konsey, Mayıs ayının ilk cumartesi günü ile başlayan haftayı Uluslar arası Karayolu Trafik Haftası olarak ilan etmiştir. Son yıllarda yapılan yasal düzenlemeler ve buna yönelik çalışmalarla yaralamalı ve ölümlü kazalarda ciddi bir azalma gözlemlenmiştir. Her gün gazetelerden okuduğumuz, TV’lerden izlediğimiz ve radyolardan dinlediğimiz kaza haberleri dikkatsizlikten, trafik kurallarına uymamaktan ve trafik kurallarını önemsememekten meydana gelmektedir” şeklinde konuştu.

Vali Aksoy, “ Çocuklarımız İçin Trafik Bilgilendirme Kitapçığı Hazırladık”

Trafik Haftası’nın amacının toplumu trafik kurallarına karşı bilinçlendirmek olduğunu belirten Vali Aksoy, “Özellikle gençlerimizin, çocuklarımızın trafikte bilinçli davranmak konusunda daha duyarlı olmalarını sağlamak amacıyla, birçok etkinlik gerçekleştiriliyor. Trafik şubesine bağlı birçok görevlimiz okulları dolaşmak suretiyle trafik kurallarını ve bunlara uyulmaması durumunda nelerle karşılaşılabileceğini öğrencilerimize anlatıyor. Trafik kurallarının önemi gayet açık. Kurallara uymadığımız takdirde nelerle karşılaşabileceğimizi biliyor ve görüyoruz. Bu bakımdan kural olarak ortaya konulan hususları çok iyi bilmemiz ve onlara riayet etmemiz büyük önem taşımaktadır. Biz bu yıl Diyarbakır Valiliği olarak özellikle üçüncü ve dördüncü sınıfa giden çocuklarımıza bir Trafik Bilgilendirme Kitapçığı hazırladık. GAP İdaresi’nden sağladığımız destekle bu kitapçık bugün itibariyle Valiliğimize ulaştırılacak ve bütün okullarımıza göndereceğiz. Çünkü çocuklarımızın bu trafik kurallarını öğrenmesi ve benimsemesi durumunda anne-babalarını, abla-ağabeylerini de kuralların işlemesi ve onları yanlış yapmamaları konusunda da uyaracaklarını biliyoruz. Çünkü çocuklar bu konularda daha hassas. Eğer bu konuyu benimserlerse onun yanlış uygulanması durumunda büyükleri de olsa onlara hatırlatmak ve yanlış uygulamalardan vazgeçirmelerini sağlama noktasında önemli bir katkı sunacaklardır” dedi.

Vali Aksoy, “Trafik Kazalarının Önlenmesi İçin Emniyet Kemeri Takmamız Büyük Önem Arzediyor”

Trafik kazalarında her yıl binlerce kişinin yaşamını kaybettiğine vurgu yapan Vali Aksoy, “Bunun 10 katı, 20 katı insan yaralanıyor, sakat kalabiliyor. Maddi anlamda da birçok kayıplarımız oluyor. Peki, neden oluyor bunlar?  Bunu sorguladığımızda da büyük bir çoğunluluğun biz insanlardan kaynaklanan hatalar olduğunu görüyoruz. Trafik kurallarına uymuyoruz, ihlal ediyoruz.  Yaya olarak da zaman zaman dikkatsiz davrandığımız için kazalara sebebiyet verdiğimiz çok açık. Bu açıdan gerek sürücü olarak gerek yaya olarak belirlenen kurallara mutlaka uymalıyız. Yapılan araştırmalar trafik kazalarında ölüm olaylarının en aza inmesi bakımından emniyet kemerinin büyük önem taşıdığını ortaya çıkarıyor. Bu bakımdan araca bindiğimiz anda emniyet kemerlerimizi mutlaka takmalıyız. Takmayanlar varsa onları mutlaka uyarmalıyız. Çocukların ön koltuğa değil, arka koltuğa oturtulmaları trafik kurallarının bir parçasıdır. Bu bakımdan belirlenmiş kurallara mutlaka uymalıyız. Bunlara uymayan büyüklerimiz ve arkadaşlarımız varsa onlara da bu kuralları hatırlatmalıyız. Bizler sağlıklı olarak yaşama devam etmek, sakat kalmamak adına bu trafik kurallarına uymalıyız. Bu haftanın da anlamı ve özelliği bu. Trafik hizmetlerinin yürütülmesinde İl Emniyet Müdürlüğümüze bağlı Trafik Şube Müdürlüğümüz var, İl Jandarma Komutanlığımıza bağlı Jandarma Trafik Timleri var, zaman zaman belediyelerimizin zabıtalarıyla da işbirliği içerisinde yürüttüğümüz çalışmalar var. Hepsinin ortak amacı trafiğin daha rahat hale gelmesi ve insanların güvenli şekilde gidecekleri yere ulaşımlarını sağlamaktır. Aşırı hız, alkollü araç kullanma, emniyet kemerini takmama, araçlarımızın bakımlarını belli dönemlerde yaptırmama, kış şartlarına uygun lastiklerimizin veya zincirlerimizin olmaması gibi birçok konuyu trafik kazalarının nedenleri içerisinde sayabiliriz. Bunun için bunları önemsemek ve hayatımızda da bunları uygulamak durumundayız. Uygulamadığımız takdirde bunun maliyeti çok yüksek olabiliyor. Bu anlamda ben de Diyarbakır ilinde trafikte duyarlılığı daha üst noktalara taşımak adına gayret gösteren başta İl Emniyet Müdürümüze, İl Jandarma Komutanlığımıza, Milli Eğitim Müdürlüğümüze ve katkı sunan diğer bütün kişi ve kurumlara teşekkür ediyorum. Kazasız günler diliyor, hepinizi sevgi-saygıyla selamlıyorum” şeklinde konuşmasını tamamladı.

Konuşmaların ardından trafik haftasına katkı sunan öğrencilere katılım belgesi verilirken, trafik kurallarına uyan taksi, minibüs, otobüs ve servis şoförlerine de plaket ve teşekkür belgesi takdim edildi. Program toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.

 

DÜ’de tanı ve tedavi sempozyumu DÜ’de tanı ve tedavi sempozyumu

DÜ’de tanı ve tedavi sempozyumu

Diyarbakır Dicle Üniversitesi’nde tanı ve tedavi sempozyumu düzenlendi.

Diyarbakır  Dicle Üniversitesi’nde Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastlıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile Üreme Sağlığı Ve İnfertilite Derneği (TSRM)  işbirliğiyle ”Nedeni Açıklanamayan İnfertilite , Tanı ve Tedavi ‘ Sempozyumunu gerçekleştirdi. Sempozyuma TSRM dernek başkanı Prof. Dr. Gürkan Uncu, Dicle Üniversitesi Hastaneleri Kadın Doğum Kiniği öğretim üyesi Prof. Dr. Talip Gül ve Değişik illerden yaklaşık 70 bilim adamı profesör,doç ,doç yardımcıları ve  uzman doktorlar katıldı

Çözüm süreci, öncesi bölgeye kimsenin gelmediğini çözüm süreciyle birlikte bölgeye Profların ve bilim adamların geldiğini aktaran Dicle Üniversitesi Hastaneleri Kadın Doğum Kiniği öğretim üyesi Prof. Dr. Talip Gül, açılış konuşmasını yaptı. Çözüm sürecinin hem bölgeye hem ülkeye renk kattığını belirten

Prof Dr. Talip Gül, Dicle Üniversitesi Kadın Doğum Kliniği Olarak bilimsel toplantılara önem verdiklerini, çok iyi tecrübe kazanan iyi  bir ekiplerinin olduğu ,2015 yılında, birisi Kongre olmak üzere toplam 8 toplantı planladıklarını ve bu çerçevede bu gün 2015 yılının  5. toplantılarını yaptıklarını belirtti.

Prof. Dr. Talip Gül, yaptıkları bu toplantıyla Üreme Sağlığı Ve İnfertilite Derneğinin Yönetim Kurulu Üyeleri ve İnfertilite konusunda ülkemizin en iyilerinden bilim adamlarının katıldığı bu toplanının 3. kez Diyarbakırda yapıldığını, en son 3 yıl önce yine TSRM derneği ile Üniveristemizin Kongre Merkezinde böyle bir toplantı yaptıklarını ve o  toplantının da çok verimli geçtiğini ifade etti.

 

Daha sonra söz alan TSRM Dernek Başkanı Prof.Dr. Gürkan Uncu ise, Diyarbakırda oldukları için mutlu olduklarını , Dicle Üniversitesi Kadın Doğum Ekibine teşekkür ettiklerini ve TSRM derneği olarak her zaman Dicle Kadın Doğum ile işbirliği yapmaktan mutlu olacaklarını belirtti.

Engelliler gençlik ve spor bakanına teşekkür etti Engelliler gençlik ve spor bakanına teşekkür etti

Türkiye Sakatlar Derneği Diyarbakır Şubesi Diyarbakır’da bulunan engelliler için piknik düzenledi. Düzenlenen piknikte doyasıya eğlenen engelliler aileleriyle birlikte hoşça vakit geçirdi. Düzenlenen piknik ile ev hapsinden kurtulan engeliler diğer engelli bireylerle kaynaştılar.

Engelliler için her zaman başarılı projelere imza atan Türkiye Sakatlar Derneği Diyarbakır Şubesi yeniliklerine bir yenisini daha ekledi. Evden çıkamaz durumda olan ve adeta ev hapsi yaşayan engelli bireyler ve aileleri için piknik düzenledi. Konuyla alakalı açıklamalarda bulunan Türkiye Sakatlar Derneği Diyarbakır Şube Başkanı Mihdat Kavmaz, “Diyarbakır Türkiye sakatlar derneği Diyarbakır şubesi olarak Gençlik spor bakanlığından almış olduğumuz engeliler için eğitim sağlık ve spor merkezi projesi kapsamında dernek üye ve gönüllülerimizin aileleri beraber pikniğe getirdik. yapılan piknikte engelliler ve aileleri doyasıya eğlendi,yapılan bu sosyal aktivite ile beraber ayrıca engelli aileleri derneği üyeleri ile beraber kaynaştılar” diye konuştu.

Engellileri sosyal alanda geliştirmeyi amaçladıklarını da sözlerine ekleyen Dernek Başkanı Mihtad Kavmaz,  “2014 yıl 2 inci çağrı gençlik ve spor bakanlığı bünyesinde gençlik projeleri  destek programlarında engeliler için hazırladığımız 03.05 2015 tarihinde düzenlemiş olduğumuz piknikte engelli kardeşlerimizi ev hapisinden kurtarıp aileleriyle birlikte eğlenip hoşça vakit geçirmeleri bizleri memnun etti. Allah kısmet ederse buna benzer daha çok etkinliklerimiz olacak piknik ve gezi spor eğitim kursları tertipleyip engellileri hayata biraz daha katıp sosyal alanda geliştirmek istiyoruz” dedi.

 

Kendilerine destekte bulunan Gençlik ve Spor Bakanlığına sonsuz teşekkür ettiklerini anlatan Dernek Başkan Yardımcısı Osman Yağız ise, “Bu faaliyetlerimize  destek veren başta gençlik ve spor bakanımız Akif Çağatay Kılıç’a ve emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz,engelli kardeşlerimizi sevindirdikler  için engeliler adına. Allah razı olsun engeli kardeşlerimizin mutluluğu bizim mutluluğumuzdur unutmayalım her an için her insan bir engeli olabilir önemli olan engeli kardeşlerimize acımayalım onlara destek olalım” diye konuştu.

 

HABER YILMAZ ACU

Anadolu Gençlik, Diyarbakır’ın fethini kutladı Anadolu Gençlik, Diyarbakır’ın fethini kutladı

Anadolu Gençlik Derneği(AGD), Diyarbakır’ın fethini kutladı. Derneğin 81 şube ve 30 bölge başkanı Diyarbakır’daki programa katıldı.

Diyarbakır’ın fethi programı, Ulu Camii’nde kılınan ikindi namazının ardından 27 şehit sahabenin kabrinin bulunduğu Hz. Süleyman Camii’ne doğru yapılan sevgi ve kardeşlik yürüyüşüyle başladı. Burada toplanan binlerce kişi okunan Kur’an-ı Kerim’in ardından AGD Genel Başkan Salih Turhan’ın ‘Huzur ve Barış’ içerikli Mekke’nin fethi ve 27 sahabe ile ilgili konuşmasını dinledi. Konuşmanın ardından dualar edildi. Fetih programına Seyrantepe Spor Salonunda devam edildi. Salonu dolduran binlerce kişi, dünya Kur’an-ı Kerim okuma birincisi Hafız Ebul Kasimi’nin Kur’an-ı Kerim tilavetini dinledi.

Kur’an tilavetinin ardından açılış konuşmasını yapan AGD Diyarbakır Şube Başkanı Abdurrahman Ergin, İyaz bin Ğanm’e Süleyman bin Halit’e, Molla Yahya Muzuri’ye, Şeyh Said’e, Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hoca’ya, Selâhattin Eyyubi’ye ve tüm kutlu İslam önderlerini andığını belirti. AGD Genel Başkanı Salih Turhan ise fethin 1376’ıncı yılında peygamberler ve sahabiler şehri Diyarbakır’da olduklarını belirterek, “İslam coğrafyasının Mekke gibi Medine gibi Kudüs gibi İstanbul gibi gözbebeği şehirlerinden olan Diyarbakır’ımızdayız. Allah’ın kutlu elçilerine ve Efendimiz(sas)’in her biri gökteki bir yıldız gibi olan mübarek arkadaşlarına ev sahipliği yapan Diyarbakır, elbette bu coğrafyada maneviyatın başşehridir. Diyarbakır’ın fethi, Anadolu’nun İslamlaşması, İstanbul’un alınması ve İslam’ın Avrupa’ya taşınması yolunda çok önemli bir hamledir. Anadolu’nun İslamlaşmasını Diyarbakır’ın fethinden başlatmayan resmi tarih tezi kabul edilebilir değildir. Anadolu’da ve Avrupa’da İslam tarihini bu bölgeden başlatmayan her söz eksiktir.” şeklinde konuştu.

Milli Görüş’ün bu ülkenin huzur ve barışı için bedel ödediğini dile getiren Salih Turhan, merhum Milli Görüş lideri Necmettin Erbakan’ın Bingöl’de yapmış olduğu konuşmaya değinerek, şunları söyledi: “Bu ülkenin evlatları asırlar boyu mektebe başlarken, besmeleyle başlar. Siz geldiniz, bu besmeleyi kaldırdınız. Ne koydunuz yerine, ‘Türküm, doğruyum, çalışkanım.’ Sen bunu söyleyince, öbür taraftan da Kürt kökenli bir Müslüman evladı, ‘Ya öyle mi, ben de Kürt’üm, daha doğruyum, daha çalışkanım’ deme hakkını kazandı. O Meclis yarın inananların eline geçecek. Bütün bu haklar kan dökülmeden verilecek.”

‘ZAFER KILIÇLA DEĞİL İMAN VE ADALETLE OLUR’

Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk ise ilimsiz Müslüman olamayacağını belirterek, “Heyecanımız eğer ilimsiz kalırsa bu şiddete döner. İlmimiz heyecanımızla birlikte bize eşlik etmelidir. Bazıları zaferlerin sadece kılıçla kazanıldığını zanneder halbuki asıl zafer insanlara adaletle davranıp onların kalplerini kazanmaktır.” dedi.

Konuşmaların ardından ezgileriyle Ömer Karaoğlu ve Yusuf Can salonu coşturdu. Kum sanatı gösterisi yapılmasının ardından Diyarbakır’ın fethi canlandırıldı.

Baro Başkanı Elçi: Erdoğan anayasayı ihlal ediyor, yargıyı göreve davet ediyorum Baro Başkanı Elçi: Erdoğan anayasayı ihlal ediyor, yargıyı göreve davet ediyorum

Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın anayasayı ihlal ettiğini belirterek, yargıyı göreve davet etti. Elçi, “Açıkça söylemek gerekirse, bunu ifade etmek istemezdim, demokratik hukuk devletinin temellerini ortadan kaldırmaya ve anayasal hükümleri, anayasanın emredici hükümlerini açıkça ihlal etmek aslında vatana ihanet suçundaki nitelikleri ceza yasamızın hükümlerinin açıkça ihlalini oluşturmaktadır.” dedi. Elçi, Erdoğan’ın elinde kutsal kitabımız Kur’an-ı da alarak Kürtleri rencide eden üslubunun kabul edilemeyeceğini kaydetti.

‘CUMHURBAŞKANININ YASALARI VE ANAYASAL HÜKÜMLERİ İHLAL EDEREK SUÇ İŞLEMESİ BEKLENEMEZ’

Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi, baronun yönetim kurulu üyeleri ve çok sayıda avukatla birlikte ortak basın açıklaması yaptı. Hukukçular adına açıklamayı yapan Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi, Cumhurbaşkanının sorumsuzluğu esas olduğunu belirterek, “Demokratik bir ülkede cumhurbaşkanının suç işlemeyeceği beklenir. Dünyanın bütün demokratik ülkelerinde halkın birliğini ve anayasal hükümleri yerine getirmekle görevli ve sorumlu, devletin bir numaralı koltuğunda oturan makamını işgal eden cumhurbaşkanının yasaları ve anayasal hükümleri ihlal ederek suç işlemesi beklenemez.” dedi.

‘VATANA İHANET SUÇUNUN İHLALİ VAR, BAĞIMSIZ YARGIYI GÖREVE DAVET EDİYORUM’

Yasalarımızın ‘vatana ihanet suçu’ dışında cumhurbaşkanının suçlanamayacağını öngördüğünü belirten Elçi, “Ancak anayasal hükümlerin açıkça ihlal edilmesi bir anayasayı ihlal suçudur. Açıkça söylemek gerekirse, bunu ifade etmek istemezdim, demokratik hukuk devletinin temellerini ortadan kaldırmaya ve anayasal hükümleri, anayasanın emredici hükümlerini açıkça ihlal etmek aslında vatana ihanet suçundaki nitelikleri ceza yasamızın hükümlerinin açıkça ihlalini oluşturmaktadır.” ifadelerini kullandı.Cumhuriyet savcılarının hukuk düzenini sağlamakla ve yasaları ihlal edenler hakkında gerekli soruşturmayı başlatmakla görevli ve sorumlu olduğunu belirten Elçi, “Bağımsız yargı da bu görev nedeniyle sorumludur. Seçimlerin de adil ve demokratik olması ve anayasal ve yasal hükümlerin ihlal edilmesi durumunda gerekli işlemleri yapmakla yükümlüdür. Bu ülkede neler olduğunu bittiği savcılar izlemektedir. Savcılar ve bağımsız yargıyı göreve davet ediyorum.” diye konuştu.

‘GÖREV VE SORUMLULUĞUNU UNUTARAK TOPLUMU ADETA KUTUPLAŞTIRDI’

Elçi, Cumhurbaşkanın her fırsatta toplumun yüzde elli ikisinin (yüzde 52) desteğiyle göreve geldiğini ifade ettiğini ve halkın /milletin birliğini temsil etme ve toplumun esenliğini gözetme görev ve sorumluluğunu unutarak toplumu adeta kutuplaştırdığını vurguladı. Elçi, “Diyarbakır Barosu; hükümetin, adli makamların, hukuk örgütlerinin ve toplumun dikkatini seçim güvenliğine ve özellikle Türkiye’nin batısında Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) bina ve bürolarına yönelik giderek artan ve yaygınlaşan saldırılara dikkat çekmektedir. Siyasi partilerin seçim çalışmalarını başlatmasından hemen sonra 18 Nisan 2015 tarihinde HDP Genel Merkezine silahlı bir saldırı yapılmıştır. Her ne kadar bu silahlı eylemin failleri yakalanmış ise de bu eylem adeta söz konusu partiye yönelik saldırıların tetikleyicisi ve başlatıcısı olmuş, neredeyse her gün bu partinin bir bürosuna saldırılar yapılmaktadır.” diye konuştu.

‘CUMHURBAŞKANININ AÇIKLAMALARI SEÇİMLERİN ADALETİNİ ORTADAN KALDIRMAKTADIR’

Bir siyasi partiye yönelik yaygın eylemler ve yüzde on seçim barajı ile Cumhurbaşkanının seçim sürecindeki konuşma ve faaliyetlerinin seçim güvenliğini, seçimlerin adil ve demokratik yürütülüşünü ve sonuç olarak serbest seçim hakkını ortada kaldırdığını belirten Elçi, seçimlerin adil, demokratik, özgür ve serbestçe yapılmasının temini bakımından şunları sıraladı: “Öncelikle Sayın Cumhurbaşkanından halen aktif olarak sürdürdüğü seçimlere yönelik çalışmalarını sonlandırmasını, Anayasa hükümlerine riayet etmesini ve siyasi partiler arasında en azından seçim süreci boyunca tarafsız kalmalı. Hükümetten ve yetkililerden HDP binalarına ve seçim merkezlerine yapılan saldırıları ve seçim faaliyetlerini engelleyen eylemlerin arkasındaki güçleri ortaya çıkararak seçim güvenliğini sağlamalı.”

‘CUMHURBAŞKANI TOPLUMSAL BARIŞI TEHDİT EDEN BİR AKTÖR HALİNE GELDİ’

Anayasaya göre cumhurbaşkanının tarafsız olması gerektiğini altını çizen Elçi, şunları söyledi: “Bir yandan diğer görevlerini bu anayasaya göre yerine getirecekseniz. Aynı yasalarda görülen tarafsızlığınızı yerine getirmeyeceksiniz. Sayın Cumhurbaşkanı doğrudan sahaya çıkarak doğrudan bir seçim kampanyası yürüterek ve hele hele bir elinde kutsal kitabımız olan Kur’an’ı alarak ve öte yandan Kürt toplumunu da rahatsız eden, rencide eden ve bir siyasi partiyi doğrudan hedef alarak tehdit eden suçlayan bir üslubu bir demokratik ülkede kabul etmek mümkün değildir. Toplumsal barışı sarsan ve tehdit eden bir aktör olmaya başlaması Türkiye’nin demokratik geleceği açasından son derece endişe vericidir. Cumhurbaşkanını konumuna uygun davranmaya davet ediyoruz.”

Spor
SAMAN NEZLESİ OLANLARDA ASTIM RİSKİ YÜKSEK SAMAN NEZLESİ OLANLARDA ASTIM RİSKİ YÜKSEK

Astım hastalarının şikayetleri baharda artıyor

Baharın gelmesiyle birlikte polenlerde artış olur. Bu polenler, atmosfere yayılarak insanların ağzına, burnuna, gözlerine ve hatta ciğerlerine kadar ulaşır. Özellikle rüzgarlı havalarda polenler havaya daha çok dağıldığı için şikayetler artar. Vücudumuzda alerjik tepkimelere neden olan bu maddelere alerjen, gelişen duruma da “bahar alerjisi” denilmektedir. Halk arasında saman nezlesi olarak bilinen bu alerjik nezle, her üç kişiden birinde görülmektedir.

Öksürük, astım hastalarında kronik hale gelebilir 

İnatçı öksürüğün en sık nedenlerinden biri de astım hastalığıdır. Astım hastalığı normalde hırıltı, göğüste sıkışma, nefes darlığı ve öksürük ile kendini gösterir. Ama astım hastalarının bir kısmında tek bulgu geçmeyen uzun süreli öksürük de olabilir.

 

Saman nezlesi olanlarda astım görülme riski yüksek

Polen başta olmak üzere küf, toz, hayvan tüyü gibi alerjenlere karşı astım hastalarının kişisel önlem alması gerekmektedir. Alerjenler burun ve göz gibi bazı organlarda çeşitli reaksiyonlara neden olur. Bu reaksiyonlardan biri de histamindir. Histamin, vücuttaki sıvıların damarlardan dokulara doğru sızmasına sebep olur. Bu da vücudun kaşınmasına, gözlerin yaşarmasına, kızarıklıklara, burunda tıkanıklığa ve akıntıya, akciğerde iltihap artışına, öksürüğe, hırıltıya neden olur. Özellikle histamin salgılanması ile birlikte alerjik rinit belirtileri başlar. En sıklıkla görülen alerjik hastalıklar, solunum yolunda olur. Bunlardan saman nezlesi ve astım birlikte görülebileceği gibi ayrı ayrı birer hastalık olarak da karşımıza çıkabilir. Saman nezlesi olan hastaların büyük bir çoğunluğunda astım gelişebileceği unutulmamalıdır.

 

Baharda polen alerjisinden korunmanın yolları

Alerjen yükü bahar aylarında artış gösterdiği için risk grubundaki kişiler polenlerden mümkün olduğunca korunmalıdır. Bunun için;

 

  • Sabahın ilk saatleri ve akşama doğru polenlerin en fazla uçuştuğu saatlerdir. Bu yüzden polenlere duyarlı kişilerin ellerinden geldiğince açık havaya çıkmaması önerilir. Eğer belirtilen zamanlarda dışarı çıkmanız gerekiyorsa ağız ve burnunuzu maske ile örtünüz.
  • Çocuklar sokaktan geldiklerinde giysilerini değiştiriniz.
  • Her akşam saçınızı yıkayıp ve duş alınız.
  • Araba kullanırken camlarınızı kapalı tutmaya özen gösteriniz.
  • Arabada hava değişimini sağlamak için klimayı çalıştırınız.
  • Evdeyken camlarınızı açık bırakmayınız.
  • Polen zamanı açık havada egzersiz ve spordan kaçınınız.
  • Evinizde ve ofisinizde klima varsa filtresini sık sık değiştiriniz.
  • Tatil için deniz kenarını tercih ediniz.
  • Dışarıda gözlük kullanınız ve gözlüğünüzü sık sık suyla iyice yıkayınız.
  • Bir doktora danışarak, polen mevsimi saman nezlesi, astım ve oluşabilecek diğer hastalıklar hakkında bilgi alınız.
  • Çim biçmekten kaçınınız, zorundaysanız maske kullanınız.
5 Mayıs 2015 Sağlık Tüm Haberler
KARAYOLLARI TRAFİK HAFTASI NEDENİYLE  SEMİNER DÜZENLENDİ KARAYOLLARI TRAFİK HAFTASI NEDENİYLE SEMİNER DÜZENLENDİ

KARAYOLLARI TRAFİK HAFTASI NEDENİYLE VEHBİ KOÇ İLKOKULUNDA SEMİNER DÜZENLENDİ

Karayolları Trafik Haftası nedeniyle İl Emniyet Müdürlüğü tarafından, Kayapınar İlçesi Vehbi Koç İlkokulu’nda seminer düzenlendi.

Seminere Valimiz Sayın Hüseyin Aksoy, İl Emniyet Müdürü Dr. Halis Böğürcü, İl Jandarma Komutanı Kurmay Albay Hasan Ceyhun Keleş, kurum amirleri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı.

Sinevizyon gösterimi ile başlayan toplantıda ilk olarak konuşan İl Emniyet Müdürü Dr. Halis Böğürcü, “Trafik sorunlarının çözülmesi amacıyla birçok Avrupa ülkesi tarafından kurulan, merkezi Fransa’nın Başkenti Paris olan ve Türkiye’nin de üyesi olduğu konsey, Mayıs ayının ilk cumartesi günü ile başlayan haftayı Uluslar arası Karayolu Trafik Haftası olarak ilan etmiştir. Son yıllarda yapılan yasal düzenlemeler ve buna yönelik çalışmalarla yaralamalı ve ölümlü kazalarda ciddi bir azalma gözlemlenmiştir. Her gün gazetelerden okuduğumuz, TV’lerden izlediğimiz ve radyolardan dinlediğimiz kaza haberleri dikkatsizlikten, trafik kurallarına uymamaktan ve trafik kurallarını önemsememekten meydana gelmektedir” şeklinde konuştu.

Vali Aksoy, “ Çocuklarımız İçin Trafik Bilgilendirme Kitapçığı Hazırladık”

Trafik Haftası’nın amacının toplumu trafik kurallarına karşı bilinçlendirmek olduğunu belirten Vali Aksoy, “Özellikle gençlerimizin, çocuklarımızın trafikte bilinçli davranmak konusunda daha duyarlı olmalarını sağlamak amacıyla, birçok etkinlik gerçekleştiriliyor. Trafik şubesine bağlı birçok görevlimiz okulları dolaşmak suretiyle trafik kurallarını ve bunlara uyulmaması durumunda nelerle karşılaşılabileceğini öğrencilerimize anlatıyor. Trafik kurallarının önemi gayet açık. Kurallara uymadığımız takdirde nelerle karşılaşabileceğimizi biliyor ve görüyoruz. Bu bakımdan kural olarak ortaya konulan hususları çok iyi bilmemiz ve onlara riayet etmemiz büyük önem taşımaktadır. Biz bu yıl Diyarbakır Valiliği olarak özellikle üçüncü ve dördüncü sınıfa giden çocuklarımıza bir Trafik Bilgilendirme Kitapçığı hazırladık. GAP İdaresi’nden sağladığımız destekle bu kitapçık bugün itibariyle Valiliğimize ulaştırılacak ve bütün okullarımıza göndereceğiz. Çünkü çocuklarımızın bu trafik kurallarını öğrenmesi ve benimsemesi durumunda anne-babalarını, abla-ağabeylerini de kuralların işlemesi ve onları yanlış yapmamaları konusunda da uyaracaklarını biliyoruz. Çünkü çocuklar bu konularda daha hassas. Eğer bu konuyu benimserlerse onun yanlış uygulanması durumunda büyükleri de olsa onlara hatırlatmak ve yanlış uygulamalardan vazgeçirmelerini sağlama noktasında önemli bir katkı sunacaklardır” dedi.

Vali Aksoy, “Trafik Kazalarının Önlenmesi İçin Emniyet Kemeri Takmamız Büyük Önem Arzediyor”

Trafik kazalarında her yıl binlerce kişinin yaşamını kaybettiğine vurgu yapan Vali Aksoy, “Bunun 10 katı, 20 katı insan yaralanıyor, sakat kalabiliyor. Maddi anlamda da birçok kayıplarımız oluyor. Peki, neden oluyor bunlar?  Bunu sorguladığımızda da büyük bir çoğunluluğun biz insanlardan kaynaklanan hatalar olduğunu görüyoruz. Trafik kurallarına uymuyoruz, ihlal ediyoruz.  Yaya olarak da zaman zaman dikkatsiz davrandığımız için kazalara sebebiyet verdiğimiz çok açık. Bu açıdan gerek sürücü olarak gerek yaya olarak belirlenen kurallara mutlaka uymalıyız. Yapılan araştırmalar trafik kazalarında ölüm olaylarının en aza inmesi bakımından emniyet kemerinin büyük önem taşıdığını ortaya çıkarıyor. Bu bakımdan araca bindiğimiz anda emniyet kemerlerimizi mutlaka takmalıyız. Takmayanlar varsa onları mutlaka uyarmalıyız. Çocukların ön koltuğa değil, arka koltuğa oturtulmaları trafik kurallarının bir parçasıdır. Bu bakımdan belirlenmiş kurallara mutlaka uymalıyız. Bunlara uymayan büyüklerimiz ve arkadaşlarımız varsa onlara da bu kuralları hatırlatmalıyız. Bizler sağlıklı olarak yaşama devam etmek, sakat kalmamak adına bu trafik kurallarına uymalıyız. Bu haftanın da anlamı ve özelliği bu. Trafik hizmetlerinin yürütülmesinde İl Emniyet Müdürlüğümüze bağlı Trafik Şube Müdürlüğümüz var, İl Jandarma Komutanlığımıza bağlı Jandarma Trafik Timleri var, zaman zaman belediyelerimizin zabıtalarıyla da işbirliği içerisinde yürüttüğümüz çalışmalar var. Hepsinin ortak amacı trafiğin daha rahat hale gelmesi ve insanların güvenli şekilde gidecekleri yere ulaşımlarını sağlamaktır. Aşırı hız, alkollü araç kullanma, emniyet kemerini takmama, araçlarımızın bakımlarını belli dönemlerde yaptırmama, kış şartlarına uygun lastiklerimizin veya zincirlerimizin olmaması gibi birçok konuyu trafik kazalarının nedenleri içerisinde sayabiliriz. Bunun için bunları önemsemek ve hayatımızda da bunları uygulamak durumundayız. Uygulamadığımız takdirde bunun maliyeti çok yüksek olabiliyor. Bu anlamda ben de Diyarbakır ilinde trafikte duyarlılığı daha üst noktalara taşımak adına gayret gösteren başta İl Emniyet Müdürümüze, İl Jandarma Komutanlığımıza, Milli Eğitim Müdürlüğümüze ve katkı sunan diğer bütün kişi ve kurumlara teşekkür ediyorum. Kazasız günler diliyor, hepinizi sevgi-saygıyla selamlıyorum” şeklinde konuşmasını tamamladı.

Konuşmaların ardından trafik haftasına katkı sunan öğrencilere katılım belgesi verilirken, trafik kurallarına uyan taksi, minibüs, otobüs ve servis şoförlerine de plaket ve teşekkür belgesi takdim edildi. Program toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.

 

5 Mayıs 2015 Tüm Haberler Yerel
DÜ’de tanı ve tedavi sempozyumu DÜ’de tanı ve tedavi sempozyumu

DÜ’de tanı ve tedavi sempozyumu

Diyarbakır Dicle Üniversitesi’nde tanı ve tedavi sempozyumu düzenlendi.

Diyarbakır  Dicle Üniversitesi’nde Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastlıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile Üreme Sağlığı Ve İnfertilite Derneği (TSRM)  işbirliğiyle ”Nedeni Açıklanamayan İnfertilite , Tanı ve Tedavi ‘ Sempozyumunu gerçekleştirdi. Sempozyuma TSRM dernek başkanı Prof. Dr. Gürkan Uncu, Dicle Üniversitesi Hastaneleri Kadın Doğum Kiniği öğretim üyesi Prof. Dr. Talip Gül ve Değişik illerden yaklaşık 70 bilim adamı profesör,doç ,doç yardımcıları ve  uzman doktorlar katıldı

Çözüm süreci, öncesi bölgeye kimsenin gelmediğini çözüm süreciyle birlikte bölgeye Profların ve bilim adamların geldiğini aktaran Dicle Üniversitesi Hastaneleri Kadın Doğum Kiniği öğretim üyesi Prof. Dr. Talip Gül, açılış konuşmasını yaptı. Çözüm sürecinin hem bölgeye hem ülkeye renk kattığını belirten

Prof Dr. Talip Gül, Dicle Üniversitesi Kadın Doğum Kliniği Olarak bilimsel toplantılara önem verdiklerini, çok iyi tecrübe kazanan iyi  bir ekiplerinin olduğu ,2015 yılında, birisi Kongre olmak üzere toplam 8 toplantı planladıklarını ve bu çerçevede bu gün 2015 yılının  5. toplantılarını yaptıklarını belirtti.

Prof. Dr. Talip Gül, yaptıkları bu toplantıyla Üreme Sağlığı Ve İnfertilite Derneğinin Yönetim Kurulu Üyeleri ve İnfertilite konusunda ülkemizin en iyilerinden bilim adamlarının katıldığı bu toplanının 3. kez Diyarbakırda yapıldığını, en son 3 yıl önce yine TSRM derneği ile Üniveristemizin Kongre Merkezinde böyle bir toplantı yaptıklarını ve o  toplantının da çok verimli geçtiğini ifade etti.

 

Daha sonra söz alan TSRM Dernek Başkanı Prof.Dr. Gürkan Uncu ise, Diyarbakırda oldukları için mutlu olduklarını , Dicle Üniversitesi Kadın Doğum Ekibine teşekkür ettiklerini ve TSRM derneği olarak her zaman Dicle Kadın Doğum ile işbirliği yapmaktan mutlu olacaklarını belirtti.

5 Mayıs 2015 Eğitim Tüm Haberler Türkiye Yerel
Engelliler gençlik ve spor bakanına teşekkür etti Engelliler gençlik ve spor bakanına teşekkür etti

Türkiye Sakatlar Derneği Diyarbakır Şubesi Diyarbakır’da bulunan engelliler için piknik düzenledi. Düzenlenen piknikte doyasıya eğlenen engelliler aileleriyle birlikte hoşça vakit geçirdi. Düzenlenen piknik ile ev hapsinden kurtulan engeliler diğer engelli bireylerle kaynaştılar.

Engelliler için her zaman başarılı projelere imza atan Türkiye Sakatlar Derneği Diyarbakır Şubesi yeniliklerine bir yenisini daha ekledi. Evden çıkamaz durumda olan ve adeta ev hapsi yaşayan engelli bireyler ve aileleri için piknik düzenledi. Konuyla alakalı açıklamalarda bulunan Türkiye Sakatlar Derneği Diyarbakır Şube Başkanı Mihdat Kavmaz, “Diyarbakır Türkiye sakatlar derneği Diyarbakır şubesi olarak Gençlik spor bakanlığından almış olduğumuz engeliler için eğitim sağlık ve spor merkezi projesi kapsamında dernek üye ve gönüllülerimizin aileleri beraber pikniğe getirdik. yapılan piknikte engelliler ve aileleri doyasıya eğlendi,yapılan bu sosyal aktivite ile beraber ayrıca engelli aileleri derneği üyeleri ile beraber kaynaştılar” diye konuştu.

Engellileri sosyal alanda geliştirmeyi amaçladıklarını da sözlerine ekleyen Dernek Başkanı Mihtad Kavmaz,  “2014 yıl 2 inci çağrı gençlik ve spor bakanlığı bünyesinde gençlik projeleri  destek programlarında engeliler için hazırladığımız 03.05 2015 tarihinde düzenlemiş olduğumuz piknikte engelli kardeşlerimizi ev hapisinden kurtarıp aileleriyle birlikte eğlenip hoşça vakit geçirmeleri bizleri memnun etti. Allah kısmet ederse buna benzer daha çok etkinliklerimiz olacak piknik ve gezi spor eğitim kursları tertipleyip engellileri hayata biraz daha katıp sosyal alanda geliştirmek istiyoruz” dedi.

 

Kendilerine destekte bulunan Gençlik ve Spor Bakanlığına sonsuz teşekkür ettiklerini anlatan Dernek Başkan Yardımcısı Osman Yağız ise, “Bu faaliyetlerimize  destek veren başta gençlik ve spor bakanımız Akif Çağatay Kılıç’a ve emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz,engelli kardeşlerimizi sevindirdikler  için engeliler adına. Allah razı olsun engeli kardeşlerimizin mutluluğu bizim mutluluğumuzdur unutmayalım her an için her insan bir engeli olabilir önemli olan engeli kardeşlerimize acımayalım onlara destek olalım” diye konuştu.

 

HABER YILMAZ ACU

5 Mayıs 2015 Tüm Haberler Yerel
Anadolu Gençlik, Diyarbakır’ın fethini kutladı Anadolu Gençlik, Diyarbakır’ın fethini kutladı

Anadolu Gençlik Derneği(AGD), Diyarbakır’ın fethini kutladı. Derneğin 81 şube ve 30 bölge başkanı Diyarbakır’daki programa katıldı.

Diyarbakır’ın fethi programı, Ulu Camii’nde kılınan ikindi namazının ardından 27 şehit sahabenin kabrinin bulunduğu Hz. Süleyman Camii’ne doğru yapılan sevgi ve kardeşlik yürüyüşüyle başladı. Burada toplanan binlerce kişi okunan Kur’an-ı Kerim’in ardından AGD Genel Başkan Salih Turhan’ın ‘Huzur ve Barış’ içerikli Mekke’nin fethi ve 27 sahabe ile ilgili konuşmasını dinledi. Konuşmanın ardından dualar edildi. Fetih programına Seyrantepe Spor Salonunda devam edildi. Salonu dolduran binlerce kişi, dünya Kur’an-ı Kerim okuma birincisi Hafız Ebul Kasimi’nin Kur’an-ı Kerim tilavetini dinledi.

Kur’an tilavetinin ardından açılış konuşmasını yapan AGD Diyarbakır Şube Başkanı Abdurrahman Ergin, İyaz bin Ğanm’e Süleyman bin Halit’e, Molla Yahya Muzuri’ye, Şeyh Said’e, Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hoca’ya, Selâhattin Eyyubi’ye ve tüm kutlu İslam önderlerini andığını belirti. AGD Genel Başkanı Salih Turhan ise fethin 1376’ıncı yılında peygamberler ve sahabiler şehri Diyarbakır’da olduklarını belirterek, “İslam coğrafyasının Mekke gibi Medine gibi Kudüs gibi İstanbul gibi gözbebeği şehirlerinden olan Diyarbakır’ımızdayız. Allah’ın kutlu elçilerine ve Efendimiz(sas)’in her biri gökteki bir yıldız gibi olan mübarek arkadaşlarına ev sahipliği yapan Diyarbakır, elbette bu coğrafyada maneviyatın başşehridir. Diyarbakır’ın fethi, Anadolu’nun İslamlaşması, İstanbul’un alınması ve İslam’ın Avrupa’ya taşınması yolunda çok önemli bir hamledir. Anadolu’nun İslamlaşmasını Diyarbakır’ın fethinden başlatmayan resmi tarih tezi kabul edilebilir değildir. Anadolu’da ve Avrupa’da İslam tarihini bu bölgeden başlatmayan her söz eksiktir.” şeklinde konuştu.

Milli Görüş’ün bu ülkenin huzur ve barışı için bedel ödediğini dile getiren Salih Turhan, merhum Milli Görüş lideri Necmettin Erbakan’ın Bingöl’de yapmış olduğu konuşmaya değinerek, şunları söyledi: “Bu ülkenin evlatları asırlar boyu mektebe başlarken, besmeleyle başlar. Siz geldiniz, bu besmeleyi kaldırdınız. Ne koydunuz yerine, ‘Türküm, doğruyum, çalışkanım.’ Sen bunu söyleyince, öbür taraftan da Kürt kökenli bir Müslüman evladı, ‘Ya öyle mi, ben de Kürt’üm, daha doğruyum, daha çalışkanım’ deme hakkını kazandı. O Meclis yarın inananların eline geçecek. Bütün bu haklar kan dökülmeden verilecek.”

‘ZAFER KILIÇLA DEĞİL İMAN VE ADALETLE OLUR’

Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk ise ilimsiz Müslüman olamayacağını belirterek, “Heyecanımız eğer ilimsiz kalırsa bu şiddete döner. İlmimiz heyecanımızla birlikte bize eşlik etmelidir. Bazıları zaferlerin sadece kılıçla kazanıldığını zanneder halbuki asıl zafer insanlara adaletle davranıp onların kalplerini kazanmaktır.” dedi.

Konuşmaların ardından ezgileriyle Ömer Karaoğlu ve Yusuf Can salonu coşturdu. Kum sanatı gösterisi yapılmasının ardından Diyarbakır’ın fethi canlandırıldı.

5 Mayıs 2015 Tüm Haberler Yerel
Baro Başkanı Elçi: Erdoğan anayasayı ihlal ediyor, yargıyı göreve davet ediyorum Baro Başkanı Elçi: Erdoğan anayasayı ihlal ediyor, yargıyı göreve davet ediyorum

Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın anayasayı ihlal ettiğini belirterek, yargıyı göreve davet etti. Elçi, “Açıkça söylemek gerekirse, bunu ifade etmek istemezdim, demokratik hukuk devletinin temellerini ortadan kaldırmaya ve anayasal hükümleri, anayasanın emredici hükümlerini açıkça ihlal etmek aslında vatana ihanet suçundaki nitelikleri ceza yasamızın hükümlerinin açıkça ihlalini oluşturmaktadır.” dedi. Elçi, Erdoğan’ın elinde kutsal kitabımız Kur’an-ı da alarak Kürtleri rencide eden üslubunun kabul edilemeyeceğini kaydetti.

‘CUMHURBAŞKANININ YASALARI VE ANAYASAL HÜKÜMLERİ İHLAL EDEREK SUÇ İŞLEMESİ BEKLENEMEZ’

Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi, baronun yönetim kurulu üyeleri ve çok sayıda avukatla birlikte ortak basın açıklaması yaptı. Hukukçular adına açıklamayı yapan Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi, Cumhurbaşkanının sorumsuzluğu esas olduğunu belirterek, “Demokratik bir ülkede cumhurbaşkanının suç işlemeyeceği beklenir. Dünyanın bütün demokratik ülkelerinde halkın birliğini ve anayasal hükümleri yerine getirmekle görevli ve sorumlu, devletin bir numaralı koltuğunda oturan makamını işgal eden cumhurbaşkanının yasaları ve anayasal hükümleri ihlal ederek suç işlemesi beklenemez.” dedi.

‘VATANA İHANET SUÇUNUN İHLALİ VAR, BAĞIMSIZ YARGIYI GÖREVE DAVET EDİYORUM’

Yasalarımızın ‘vatana ihanet suçu’ dışında cumhurbaşkanının suçlanamayacağını öngördüğünü belirten Elçi, “Ancak anayasal hükümlerin açıkça ihlal edilmesi bir anayasayı ihlal suçudur. Açıkça söylemek gerekirse, bunu ifade etmek istemezdim, demokratik hukuk devletinin temellerini ortadan kaldırmaya ve anayasal hükümleri, anayasanın emredici hükümlerini açıkça ihlal etmek aslında vatana ihanet suçundaki nitelikleri ceza yasamızın hükümlerinin açıkça ihlalini oluşturmaktadır.” ifadelerini kullandı.Cumhuriyet savcılarının hukuk düzenini sağlamakla ve yasaları ihlal edenler hakkında gerekli soruşturmayı başlatmakla görevli ve sorumlu olduğunu belirten Elçi, “Bağımsız yargı da bu görev nedeniyle sorumludur. Seçimlerin de adil ve demokratik olması ve anayasal ve yasal hükümlerin ihlal edilmesi durumunda gerekli işlemleri yapmakla yükümlüdür. Bu ülkede neler olduğunu bittiği savcılar izlemektedir. Savcılar ve bağımsız yargıyı göreve davet ediyorum.” diye konuştu.

‘GÖREV VE SORUMLULUĞUNU UNUTARAK TOPLUMU ADETA KUTUPLAŞTIRDI’

Elçi, Cumhurbaşkanın her fırsatta toplumun yüzde elli ikisinin (yüzde 52) desteğiyle göreve geldiğini ifade ettiğini ve halkın /milletin birliğini temsil etme ve toplumun esenliğini gözetme görev ve sorumluluğunu unutarak toplumu adeta kutuplaştırdığını vurguladı. Elçi, “Diyarbakır Barosu; hükümetin, adli makamların, hukuk örgütlerinin ve toplumun dikkatini seçim güvenliğine ve özellikle Türkiye’nin batısında Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) bina ve bürolarına yönelik giderek artan ve yaygınlaşan saldırılara dikkat çekmektedir. Siyasi partilerin seçim çalışmalarını başlatmasından hemen sonra 18 Nisan 2015 tarihinde HDP Genel Merkezine silahlı bir saldırı yapılmıştır. Her ne kadar bu silahlı eylemin failleri yakalanmış ise de bu eylem adeta söz konusu partiye yönelik saldırıların tetikleyicisi ve başlatıcısı olmuş, neredeyse her gün bu partinin bir bürosuna saldırılar yapılmaktadır.” diye konuştu.

‘CUMHURBAŞKANININ AÇIKLAMALARI SEÇİMLERİN ADALETİNİ ORTADAN KALDIRMAKTADIR’

Bir siyasi partiye yönelik yaygın eylemler ve yüzde on seçim barajı ile Cumhurbaşkanının seçim sürecindeki konuşma ve faaliyetlerinin seçim güvenliğini, seçimlerin adil ve demokratik yürütülüşünü ve sonuç olarak serbest seçim hakkını ortada kaldırdığını belirten Elçi, seçimlerin adil, demokratik, özgür ve serbestçe yapılmasının temini bakımından şunları sıraladı: “Öncelikle Sayın Cumhurbaşkanından halen aktif olarak sürdürdüğü seçimlere yönelik çalışmalarını sonlandırmasını, Anayasa hükümlerine riayet etmesini ve siyasi partiler arasında en azından seçim süreci boyunca tarafsız kalmalı. Hükümetten ve yetkililerden HDP binalarına ve seçim merkezlerine yapılan saldırıları ve seçim faaliyetlerini engelleyen eylemlerin arkasındaki güçleri ortaya çıkararak seçim güvenliğini sağlamalı.”

‘CUMHURBAŞKANI TOPLUMSAL BARIŞI TEHDİT EDEN BİR AKTÖR HALİNE GELDİ’

Anayasaya göre cumhurbaşkanının tarafsız olması gerektiğini altını çizen Elçi, şunları söyledi: “Bir yandan diğer görevlerini bu anayasaya göre yerine getirecekseniz. Aynı yasalarda görülen tarafsızlığınızı yerine getirmeyeceksiniz. Sayın Cumhurbaşkanı doğrudan sahaya çıkarak doğrudan bir seçim kampanyası yürüterek ve hele hele bir elinde kutsal kitabımız olan Kur’an’ı alarak ve öte yandan Kürt toplumunu da rahatsız eden, rencide eden ve bir siyasi partiyi doğrudan hedef alarak tehdit eden suçlayan bir üslubu bir demokratik ülkede kabul etmek mümkün değildir. Toplumsal barışı sarsan ve tehdit eden bir aktör olmaya başlaması Türkiye’nin demokratik geleceği açasından son derece endişe vericidir. Cumhurbaşkanını konumuna uygun davranmaya davet ediyoruz.”

5 Mayıs 2015 Tüm Haberler Türkiye

EDİTÖRLER
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Sağlık
Teknoloji

Gazete Manşetleri

TRT Haber Haberler

WEB TASARIM POLAT AKDENİZ & FERDİ ÜÇÜNCÜ GSM : 0532 179 71 05