• Altın 3.143
  • Dolar 2.555
  • Euro 1.333
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 23 °C
mirbeg
Türkiye
Lice şehidi memleketine uğurlandı Lice şehidi memleketine uğurlandı

Diyarbakır’ın Lice ilçesinde PKK’lı teröristlerle çıkan çatışmada şehit düşen Jandarma Astsubay Ender Fatih Yılmaz’ın naaşı, düzenlenen töreninin ardından memleketine gönderildi.
Diyarbakır’ın Lice ilçesi Gömtepe mevkiinde 24 Ağustos tarihinde PKK’lı teröristler tarafından operasyona çıkan askerlere uzun namlulu silah ve roketatarla yapılan saldırıda şehit düşen Jandarma Astsubay Ender Fatih Yılmaz için tören düzenlendi. Kanun Hükmünde Kararname ile Selahattin Eyyubi Devlet Hastanesi’nin ek hizmet binasına dönüştürülen Diyarbakır Asker Hastanesi’nde düzenlenen törene Vali Hüseyin Aksoy, 7. Kolordu Komutanı Korgeneral Ali Sivri, Jandarma Bölge Komutanı Tümgeneral Musa Çitil, Cumhuriyet Başsavcısı Kamil Erkut Güre, İl Emniyet Müdürü Adnan Taşdan, Selahaddin Eyyübi Devlet Hastanesi Başhekimi Şenol Gedik, vatandaşlar ve şehidin babası Önder Yılmaz katıldı. Şehidin naaşının alana getirilmesi ile başlayan törende saygı duruşunda bulunulup, şehit Astsubay Ender Fatih Yılmaz’ın özgeçmişi okundu.
Birlik adına konuşma yapan Yüzbaşı Halef Çelikkollu, son dönemde bölücü terör örgütünün Türkiye’nin huzur ve güven ortamını bozmaya yönelik eylemlerde bulunduğunu belirterek, bu eylemleri gerçekleştirirken de yöntem değişikliğine gittiğini söyledi. Çelikkollu, “Bölücü terör örgütü hendek kazıp barikat kurarak personelimize sinsice saldırarak, vatandaşlarımızı silah zoruyla canlı kalkan gibi kullanarak, yol kesip seyahat özgürlüğünü engelleyerek hedef gözetmeksizin saldırılarına devam etmektedir. Türk Silahlı Kuvvetleri olarak, bölücü terör örgütü mensuplarının amaçlarına ulaşmasını engellemek adına görevimize kararlılıkla ve azimle devam edeceğiz” dedi.
Tören şehidin ruhuna dua okunmasıyla sona erdi. Törenin ardından şehit Astsubay Ender Fatih Yılmaz’ın naaşı defnedilmek üzere memleketi Balıkesir’e gönderildi.

İha

Kıl dönmesi için hastaneye gitti, iki böbreğinin de çalışmadığını öğrendi Kıl dönmesi için hastaneye gitti, iki böbreğinin de çalışmadığını öğrendi

Diyarbakırlı Gürsel Kaya, 8 yıl önce askerdeyken kıl dönmesi ameliyatı olmak için hastaneye gitti. Burada yapılan tetkiklerle iki böbreğinin de çalışmadığını öğrenen Gürsel Kaya’nın dünyası başına yıkıldı. 3 ayda bir aldığı engelli maaşı ile eşi ve iki çocuğuna bakmak zorunda olan Gürsel Kaya, tek odalı bir evde yaşam savaşı veriyor.
27 yaşındaki Gürsel Kaya, bundan 8 yıl önce askere gitmek için başvuruda bulundu. Askerlik öncesi muayenesini olan Kaya, askerlik döneminde, kıl dönmesi sorunu yaşadı. Ameliyat olmak için hastaneye başvuran Kaya’ya doktorlar çeşitli tetkikler uyguladı. Yapılan testlerin sonucunda Gürsel’in iki böbreğinin de çalışmadığı ortaya çıktı. Böbreklerinin çalışmadığını öğrenen Gürsel Kaya, hayatının şokunu yaşarken, bir şok da askeriyeden aldığı çürük raporu ile yaşadı. Çok sevdiği askerlik hizmetini de yarıda bırakmak zorunda kalan Gürsel Kaya, Diyarbakır’a felçli annesinin yanına geldi.
Annesine yük olacağını düşünen Gürsel Kaya, bir müddet ailesinin geçimi için çalışmak zorunda kaldı. Böbreklerinin kendisine yaşattığı sorun nedeni ile çok fazla çalışamayan Gürsel Kaya, hayatını bir müddet annesinin yanında idame ettirdi.
Askerden geldikten 5 sene sonra çok sevdiği eşi ile tanışan Gürsel Kaya, bir süre sonra eşine evlilik teklif ederek hastalığını da eşine anlattı. Bircan Kaya, hastalığını bile bile eşi Gürsel Kaya ile hayatını birleştirdi. 2 çocukla tek odalı evde zor şartlar altında yaşamlarını sürdüren Kaya çifti, yetkililerden kendilerine uzatılacak yardım elini bekliyor.
Tek odalı evde eşi ve iki çocuğuyla yaşam savaşı
Hastalığı ile ilgili İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Gürsel Kaya, 2008 yılında askerdeyken hastalığını öğrendiğini söyledi. Gürsel Kaya, “Böbrek hastasıyım, diyalize giriyorum. Hastalığım 2008 yılında askeriyede ortaya çıktı. Geçtiğimiz Nisan ayından beri diyalize giriyorum. Gözüm kararıyordu, önümü görmüyordum. Nefesim çıkmıyordu, hastaneye gittim ve hemen yoğun bakıma alıp diyalize bağladılar. Kıl dönmesi için gittim, tahlillerde böbreğimin çalışmadığı ortaya çıktı. Bunun ardından beni GATA’ya sevk ettiler. Oraya gittikten sonra bana çürük raporu verdiler. İlaç yazdılar bana ama nakil olmam gerektiğini de söylediler. Gözüm kararıyordu, önümü görmüyordum. İki kızım var, çalışmıyorum, devlet bize 3 aylık maaş veriyor geçimimizi sağlamaya çalışıyorum. Allah devletimizden razı olsun, zorlanıyorum evi geçindirme konusunda ama mecburi elimden bir şey gelmiyor. Kiramız 200 lira, bir oda tek banyo ve tuvalet de dışarıda. Kışı nasıl geçireceğiz bilmiyorum, bunların evin geçimi beni düşündürüyor. Ben devlete sığınıyorum, Cumhurbaşkanımıza sesleniyorum bize yardım etsin lütfen. Diyarbakırlı iş adamlarına da sesleniyorum. Bize yardım etsinler. Benim nakle ihtiyacım var, Allah rızası için nakil veren biri çıksa çok mutlu olurum. Televizyonumuz yok, çamaşır makinemiz yok, Allah’a sığınıyoruz, onlara sığınıyoruz” dedi.
Eşiyle hastalığını bilmesine rağmen evlendi
Yaşadığı zor şartları gözyaşlarına boğularak anlatan Bircan Kaya ise, eşiyle 3 yıl önce hastalığını bile bile evlendiğini kaydederek, şunları söyledi:
“Birbirimizi severek evlendik. Ben onun hasta olduğunu biliyordum, bunu dert etmedim ve onunla evlendim. Eşimin hastalığı bizi kahrediyor, hasta olduğu için çalışamıyor, evde televizyonumuz yok, çamaşır makinemiz yok. Tek odada yaşıyoruz, tuvaletimiz banyomuz dışarıda. Ben de diğer insanlar gibi daha güzel bir yerde yaşamak istiyorum. Biz de sabrediyoruz, yardım bekliyoruz. Halimiz perişan ben de hastayım, 6 santim kitle var vücudumda benim de ameliyat olmam lazım.”

İha

İhlas Holding’ten Cahit Paksoy açıklaması İhlas Holding’ten Cahit Paksoy açıklaması

“Daha önceki, 17.08.2016 tarihinde, yapılan açıklamada Şirketimizde 18.04.2016 tarihinden bu yana Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Kurulu Başkanı olarak görev yapmakta olan Cahit Paksoy’un 2013 yılında çalıştığı Şirket ile ilgili olarak göz altına alındığını, konunun Şirketimiz İhlas Holding ile alakalı olmadığını, Şirketimizin isminin bazı medya organlarında yersiz ve gereksiz yer aldığını kamuoyunun bilgisine sunmuştuk.

Yönetim Kurulumuzun bugün almış olduğu kararla ilgili Kamuyu Aydınlatma Platformuna yaptığı açıklamada, Cahit Paksoy’un Şirketimiz nezdindeki tüm görevlerinin sona erdiği ve yerine yeni görevlendirmeler yapıldığı ifade edilmiştir.

Bu açıklamanın yapılmasına rağmen bugün bazı medya organlarında Şirketimizin ismi zikredilerek ‘İhlas Holding CEO’su Cahit Paksoy tutuklandı’ şeklinde haberlere yer verilmektedir. Cahit Paksoy’un 2013 yılında görev aldığı şirketin faaliyetleri ile alakalı olarak meydana gelen bu yasal işlemin, Şirketimizin unvanının kullanılarak verilmesinin objektif ve tarafsız yayın ilkelerinden uzak bir yaklaşım olduğu çok nettir.
Net olarak tekraren ifade etmek istemekteyiz ki, ilgili yasal işlemin Şirketimiz ile uzaktan yakından hiçbir ilgisi olmayıp, Cahit Paksoy’un Şirketimiz nezdindeki görevleri de tamamen sonlandırılmıştır.

Şirketimizin, FETÖ/PDY örgütüne KARŞI DURUŞU AÇIKTIR. Kamuoyu bilmektedir ki; bu örgütten en büyük zararı İhlas Holding ve Grup Şirketlerimiz görmüştür. Şirketimiz, devletinin yanında ve milletinin emrindedir. Bu nedenle, bir kısım yayınlarda, Cahit Paksoy’un eski dönemdeki bir çalışmasının ve bu sebeple yargılanmasının Şirketimiz ile ilişkilendirilmesi doğru değildir. Basın ve yayın kuruluşlarımızın yayınlarında bu konuda gerekli özeni göstermelerini önemle rica ederiz. Kamuoyunun bilgisine saygı ile sunarız.”

Gül: Kaliteyi Arttırma Çabası İçinde Olacağız Gül: Kaliteyi Arttırma Çabası İçinde Olacağız

Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Talip Gül, “Yönetimimiz boyunca bilimsel faaliyetleri, öğrenci sayısını ve akademik kaliteyi arttırma çabası içinde olacağız” dedi.

Dicle Üniversitesinin tercih edilen bir üniversite olması, Ortadoğu ve Balkanların eğitim merkezi konumuna gelmesi için çalışacaklarını dile getiren Rektör Prof. Dr. Talip Gül, “Bizler yönetimimiz boyunca bilimsel faaliyetleri, öğrenci sayısını ve akademik kaliteyi arttırma çabası içinde olacağız” dedi.
Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Talip Gül, önemli değerlendirmelerde bulundu. Yönetime gelmeden önce var olan yapılanmadan ve sistemden kendilerinin sorumlu olmadığını belirten Gül, kurullarının her gece saat 11’lere kadar çalıştığını, özveri ve titizlikle soruşturmaların yürütüldüğünü belirtti.

Gül, 2008 yılındaki rektörlük seçimlerinde de rektör adayı olduğunu ve o dönemlerde güçlü bir aday olmasına rağmen FETÖ yapılanmasının mağduru olduğunu aktararak, bundan sonra üniversiteye davet edecekleri konuklarını dikkatle araştırarak çağıracaklarını, Dicle Üniversitesini hak ettiği yere getireceklerini söyledi.

Amaçlarının Dicle  Üniversitenin tercih edilen bir üniversite olması, Ortadoğu ve Balkanların eğitim merkezi konumuna gelmesi olduğunu belirten Gül, “Bizler yönetimimiz boyunca bilimsel faaliyetleri, öğrenci sayısını ve akademik kaliteyi arttırma çabası içinde olacağız” dedi.

YÖK’ten açığa alınan personellerin yerine kadro isteyeceklerini de belirten Gül, şehirle, sanayiyle ve halkla kaynaşma çalışmalarının da olduğunu sözlerine ekledi.

DİKENT: ‘’Bombalı katliamları lanetliyoruz!’’ DİKENT: ‘’Bombalı katliamları lanetliyoruz!’’

Diyarbakır Kentsel Dönüşüm ve Şehircilik Derneği (DİKENT), Gaziantep’te düğün yerinde yapılan ve 51 kişinin hayatını kaybettiği bombalı saldırıyı kınadı. DİKENT Başkanı Mehmet Ali Elbey, yaptığı yazılı açıklamada, Halka yönelik planlı bir katliam olan bu saldırı doğrudan kastla işlendiği, toplumsal bütünlüğünün ve huzurun hedef alındığı, değerlerin ölçüsüzce çiğnendiğine işaret ederek, ‘’Saldırıyı planlayan ve icra edenlerin amaç ve gerekçeleri ne olursa olsun katiller kınanmalı ve lanetlenmelidir. Kaynağı va faili ayırt edilmeden zulmün karşısında olmayı ilke edinen Derneğimiz, bu vahşi katliamı gerçekleştirenleri lanetlemektedir. Şiddeti yegane yol ve yöntem olarak kullanarak hareket edenlerin toplum tarafından mahkum edileceği açıkken son zamanlarda peşpeşe gerçekleştirilen bombalı saldırıların görünürdeki failleri farklı olsa da aynı hastalıklı ruh halinin tezahürü olduğu açıktır. Sağduyulu kamuoyu ve halkımız, bu saldırıyı gerçekleştirenleri ve bundan nemalanmaya çalışanları yaşanmış acı tecrübeler ile çok iyi bilmektedir. Oluşan kaos ortamından yeni bir çatışma ve husumet devşirme hevesinde olanların da aynı sinsi planın bir parçası oldukları bilinmelidir.Menfur saldırıda hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara da acil şifalar diliyoruz. Halkımızın başı sağolsun’’ dedi.

Spor
Lice şehidi memleketine uğurlandı Lice şehidi memleketine uğurlandı

Diyarbakır’ın Lice ilçesinde PKK’lı teröristlerle çıkan çatışmada şehit düşen Jandarma Astsubay Ender Fatih Yılmaz’ın naaşı, düzenlenen töreninin ardından memleketine gönderildi.
Diyarbakır’ın Lice ilçesi Gömtepe mevkiinde 24 Ağustos tarihinde PKK’lı teröristler tarafından operasyona çıkan askerlere uzun namlulu silah ve roketatarla yapılan saldırıda şehit düşen Jandarma Astsubay Ender Fatih Yılmaz için tören düzenlendi. Kanun Hükmünde Kararname ile Selahattin Eyyubi Devlet Hastanesi’nin ek hizmet binasına dönüştürülen Diyarbakır Asker Hastanesi’nde düzenlenen törene Vali Hüseyin Aksoy, 7. Kolordu Komutanı Korgeneral Ali Sivri, Jandarma Bölge Komutanı Tümgeneral Musa Çitil, Cumhuriyet Başsavcısı Kamil Erkut Güre, İl Emniyet Müdürü Adnan Taşdan, Selahaddin Eyyübi Devlet Hastanesi Başhekimi Şenol Gedik, vatandaşlar ve şehidin babası Önder Yılmaz katıldı. Şehidin naaşının alana getirilmesi ile başlayan törende saygı duruşunda bulunulup, şehit Astsubay Ender Fatih Yılmaz’ın özgeçmişi okundu.
Birlik adına konuşma yapan Yüzbaşı Halef Çelikkollu, son dönemde bölücü terör örgütünün Türkiye’nin huzur ve güven ortamını bozmaya yönelik eylemlerde bulunduğunu belirterek, bu eylemleri gerçekleştirirken de yöntem değişikliğine gittiğini söyledi. Çelikkollu, “Bölücü terör örgütü hendek kazıp barikat kurarak personelimize sinsice saldırarak, vatandaşlarımızı silah zoruyla canlı kalkan gibi kullanarak, yol kesip seyahat özgürlüğünü engelleyerek hedef gözetmeksizin saldırılarına devam etmektedir. Türk Silahlı Kuvvetleri olarak, bölücü terör örgütü mensuplarının amaçlarına ulaşmasını engellemek adına görevimize kararlılıkla ve azimle devam edeceğiz” dedi.
Tören şehidin ruhuna dua okunmasıyla sona erdi. Törenin ardından şehit Astsubay Ender Fatih Yılmaz’ın naaşı defnedilmek üzere memleketi Balıkesir’e gönderildi.

İha

28 Ağustos 2016 Tüm Haberler Yerel
Kıl dönmesi için hastaneye gitti, iki böbreğinin de çalışmadığını öğrendi Kıl dönmesi için hastaneye gitti, iki böbreğinin de çalışmadığını öğrendi

Diyarbakırlı Gürsel Kaya, 8 yıl önce askerdeyken kıl dönmesi ameliyatı olmak için hastaneye gitti. Burada yapılan tetkiklerle iki böbreğinin de çalışmadığını öğrenen Gürsel Kaya’nın dünyası başına yıkıldı. 3 ayda bir aldığı engelli maaşı ile eşi ve iki çocuğuna bakmak zorunda olan Gürsel Kaya, tek odalı bir evde yaşam savaşı veriyor.
27 yaşındaki Gürsel Kaya, bundan 8 yıl önce askere gitmek için başvuruda bulundu. Askerlik öncesi muayenesini olan Kaya, askerlik döneminde, kıl dönmesi sorunu yaşadı. Ameliyat olmak için hastaneye başvuran Kaya’ya doktorlar çeşitli tetkikler uyguladı. Yapılan testlerin sonucunda Gürsel’in iki böbreğinin de çalışmadığı ortaya çıktı. Böbreklerinin çalışmadığını öğrenen Gürsel Kaya, hayatının şokunu yaşarken, bir şok da askeriyeden aldığı çürük raporu ile yaşadı. Çok sevdiği askerlik hizmetini de yarıda bırakmak zorunda kalan Gürsel Kaya, Diyarbakır’a felçli annesinin yanına geldi.
Annesine yük olacağını düşünen Gürsel Kaya, bir müddet ailesinin geçimi için çalışmak zorunda kaldı. Böbreklerinin kendisine yaşattığı sorun nedeni ile çok fazla çalışamayan Gürsel Kaya, hayatını bir müddet annesinin yanında idame ettirdi.
Askerden geldikten 5 sene sonra çok sevdiği eşi ile tanışan Gürsel Kaya, bir süre sonra eşine evlilik teklif ederek hastalığını da eşine anlattı. Bircan Kaya, hastalığını bile bile eşi Gürsel Kaya ile hayatını birleştirdi. 2 çocukla tek odalı evde zor şartlar altında yaşamlarını sürdüren Kaya çifti, yetkililerden kendilerine uzatılacak yardım elini bekliyor.
Tek odalı evde eşi ve iki çocuğuyla yaşam savaşı
Hastalığı ile ilgili İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Gürsel Kaya, 2008 yılında askerdeyken hastalığını öğrendiğini söyledi. Gürsel Kaya, “Böbrek hastasıyım, diyalize giriyorum. Hastalığım 2008 yılında askeriyede ortaya çıktı. Geçtiğimiz Nisan ayından beri diyalize giriyorum. Gözüm kararıyordu, önümü görmüyordum. Nefesim çıkmıyordu, hastaneye gittim ve hemen yoğun bakıma alıp diyalize bağladılar. Kıl dönmesi için gittim, tahlillerde böbreğimin çalışmadığı ortaya çıktı. Bunun ardından beni GATA’ya sevk ettiler. Oraya gittikten sonra bana çürük raporu verdiler. İlaç yazdılar bana ama nakil olmam gerektiğini de söylediler. Gözüm kararıyordu, önümü görmüyordum. İki kızım var, çalışmıyorum, devlet bize 3 aylık maaş veriyor geçimimizi sağlamaya çalışıyorum. Allah devletimizden razı olsun, zorlanıyorum evi geçindirme konusunda ama mecburi elimden bir şey gelmiyor. Kiramız 200 lira, bir oda tek banyo ve tuvalet de dışarıda. Kışı nasıl geçireceğiz bilmiyorum, bunların evin geçimi beni düşündürüyor. Ben devlete sığınıyorum, Cumhurbaşkanımıza sesleniyorum bize yardım etsin lütfen. Diyarbakırlı iş adamlarına da sesleniyorum. Bize yardım etsinler. Benim nakle ihtiyacım var, Allah rızası için nakil veren biri çıksa çok mutlu olurum. Televizyonumuz yok, çamaşır makinemiz yok, Allah’a sığınıyoruz, onlara sığınıyoruz” dedi.
Eşiyle hastalığını bilmesine rağmen evlendi
Yaşadığı zor şartları gözyaşlarına boğularak anlatan Bircan Kaya ise, eşiyle 3 yıl önce hastalığını bile bile evlendiğini kaydederek, şunları söyledi:
“Birbirimizi severek evlendik. Ben onun hasta olduğunu biliyordum, bunu dert etmedim ve onunla evlendim. Eşimin hastalığı bizi kahrediyor, hasta olduğu için çalışamıyor, evde televizyonumuz yok, çamaşır makinemiz yok. Tek odada yaşıyoruz, tuvaletimiz banyomuz dışarıda. Ben de diğer insanlar gibi daha güzel bir yerde yaşamak istiyorum. Biz de sabrediyoruz, yardım bekliyoruz. Halimiz perişan ben de hastayım, 6 santim kitle var vücudumda benim de ameliyat olmam lazım.”

İha

28 Ağustos 2016 Tüm Haberler Yerel
İhlas Holding’ten Cahit Paksoy açıklaması İhlas Holding’ten Cahit Paksoy açıklaması

“Daha önceki, 17.08.2016 tarihinde, yapılan açıklamada Şirketimizde 18.04.2016 tarihinden bu yana Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Kurulu Başkanı olarak görev yapmakta olan Cahit Paksoy’un 2013 yılında çalıştığı Şirket ile ilgili olarak göz altına alındığını, konunun Şirketimiz İhlas Holding ile alakalı olmadığını, Şirketimizin isminin bazı medya organlarında yersiz ve gereksiz yer aldığını kamuoyunun bilgisine sunmuştuk.

Yönetim Kurulumuzun bugün almış olduğu kararla ilgili Kamuyu Aydınlatma Platformuna yaptığı açıklamada, Cahit Paksoy’un Şirketimiz nezdindeki tüm görevlerinin sona erdiği ve yerine yeni görevlendirmeler yapıldığı ifade edilmiştir.

Bu açıklamanın yapılmasına rağmen bugün bazı medya organlarında Şirketimizin ismi zikredilerek ‘İhlas Holding CEO’su Cahit Paksoy tutuklandı’ şeklinde haberlere yer verilmektedir. Cahit Paksoy’un 2013 yılında görev aldığı şirketin faaliyetleri ile alakalı olarak meydana gelen bu yasal işlemin, Şirketimizin unvanının kullanılarak verilmesinin objektif ve tarafsız yayın ilkelerinden uzak bir yaklaşım olduğu çok nettir.
Net olarak tekraren ifade etmek istemekteyiz ki, ilgili yasal işlemin Şirketimiz ile uzaktan yakından hiçbir ilgisi olmayıp, Cahit Paksoy’un Şirketimiz nezdindeki görevleri de tamamen sonlandırılmıştır.

Şirketimizin, FETÖ/PDY örgütüne KARŞI DURUŞU AÇIKTIR. Kamuoyu bilmektedir ki; bu örgütten en büyük zararı İhlas Holding ve Grup Şirketlerimiz görmüştür. Şirketimiz, devletinin yanında ve milletinin emrindedir. Bu nedenle, bir kısım yayınlarda, Cahit Paksoy’un eski dönemdeki bir çalışmasının ve bu sebeple yargılanmasının Şirketimiz ile ilişkilendirilmesi doğru değildir. Basın ve yayın kuruluşlarımızın yayınlarında bu konuda gerekli özeni göstermelerini önemle rica ederiz. Kamuoyunun bilgisine saygı ile sunarız.”

28 Ağustos 2016 Tüm Haberler Türkiye Yerel
Gül: Kaliteyi Arttırma Çabası İçinde Olacağız Gül: Kaliteyi Arttırma Çabası İçinde Olacağız

Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Talip Gül, “Yönetimimiz boyunca bilimsel faaliyetleri, öğrenci sayısını ve akademik kaliteyi arttırma çabası içinde olacağız” dedi.

Dicle Üniversitesinin tercih edilen bir üniversite olması, Ortadoğu ve Balkanların eğitim merkezi konumuna gelmesi için çalışacaklarını dile getiren Rektör Prof. Dr. Talip Gül, “Bizler yönetimimiz boyunca bilimsel faaliyetleri, öğrenci sayısını ve akademik kaliteyi arttırma çabası içinde olacağız” dedi.
Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Talip Gül, önemli değerlendirmelerde bulundu. Yönetime gelmeden önce var olan yapılanmadan ve sistemden kendilerinin sorumlu olmadığını belirten Gül, kurullarının her gece saat 11’lere kadar çalıştığını, özveri ve titizlikle soruşturmaların yürütüldüğünü belirtti.

Gül, 2008 yılındaki rektörlük seçimlerinde de rektör adayı olduğunu ve o dönemlerde güçlü bir aday olmasına rağmen FETÖ yapılanmasının mağduru olduğunu aktararak, bundan sonra üniversiteye davet edecekleri konuklarını dikkatle araştırarak çağıracaklarını, Dicle Üniversitesini hak ettiği yere getireceklerini söyledi.

Amaçlarının Dicle  Üniversitenin tercih edilen bir üniversite olması, Ortadoğu ve Balkanların eğitim merkezi konumuna gelmesi olduğunu belirten Gül, “Bizler yönetimimiz boyunca bilimsel faaliyetleri, öğrenci sayısını ve akademik kaliteyi arttırma çabası içinde olacağız” dedi.

YÖK’ten açığa alınan personellerin yerine kadro isteyeceklerini de belirten Gül, şehirle, sanayiyle ve halkla kaynaşma çalışmalarının da olduğunu sözlerine ekledi.

25 Ağustos 2016 Tüm Haberler Yerel
DİKENT: ‘’Bombalı katliamları lanetliyoruz!’’ DİKENT: ‘’Bombalı katliamları lanetliyoruz!’’

Diyarbakır Kentsel Dönüşüm ve Şehircilik Derneği (DİKENT), Gaziantep’te düğün yerinde yapılan ve 51 kişinin hayatını kaybettiği bombalı saldırıyı kınadı. DİKENT Başkanı Mehmet Ali Elbey, yaptığı yazılı açıklamada, Halka yönelik planlı bir katliam olan bu saldırı doğrudan kastla işlendiği, toplumsal bütünlüğünün ve huzurun hedef alındığı, değerlerin ölçüsüzce çiğnendiğine işaret ederek, ‘’Saldırıyı planlayan ve icra edenlerin amaç ve gerekçeleri ne olursa olsun katiller kınanmalı ve lanetlenmelidir. Kaynağı va faili ayırt edilmeden zulmün karşısında olmayı ilke edinen Derneğimiz, bu vahşi katliamı gerçekleştirenleri lanetlemektedir. Şiddeti yegane yol ve yöntem olarak kullanarak hareket edenlerin toplum tarafından mahkum edileceği açıkken son zamanlarda peşpeşe gerçekleştirilen bombalı saldırıların görünürdeki failleri farklı olsa da aynı hastalıklı ruh halinin tezahürü olduğu açıktır. Sağduyulu kamuoyu ve halkımız, bu saldırıyı gerçekleştirenleri ve bundan nemalanmaya çalışanları yaşanmış acı tecrübeler ile çok iyi bilmektedir. Oluşan kaos ortamından yeni bir çatışma ve husumet devşirme hevesinde olanların da aynı sinsi planın bir parçası oldukları bilinmelidir.Menfur saldırıda hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara da acil şifalar diliyoruz. Halkımızın başı sağolsun’’ dedi.

25 Ağustos 2016 Tüm Haberler Yerel

EDİTÖRLER
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Sağlık
Teknoloji

Gazete Manşetleri

TRT Haber Haberler

WEB TASARIM POLAT AKDENİZ & FERDİ ÜÇÜNCÜ GSM : 0532 179 71 05