• Altın 3.143
  • Dolar 2.555
  • Euro 1.333
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 23 °C
mirbeg
Türkiye
Amedspor’lu yöneticilere haince saldırı Amedspor’lu yöneticilere haince saldırı

ANKARA – Ankaragücü’nün 2-1 yenildiği maçın ardından protokolde bulunan Amedsporlu 5 yöneticiye linç girişimi.

Ankaragücü’nün 2-1 yenildiği maçın ardından protokolde bulunan Amedsporlu 5 yönetici dövüldü. Yöneticiler hastaneye kaldırıldı.

CHP’li Sezgin Tanrıkulu da Twitter’dan açıklama yaparak, “Futbol üzerinden şiddet ve ırkçılık hiç bir zaman bu düzeyde olmamıştı.Ankaragücü maçında #Amedspor yöneticileri darp edilmişler,kınıyorum!” sözleriyle olaya tepki gösterdi.

aab

Amedspor’un Ankaragücü’nü 2-1 yenmesinin ardından protokolde bulunan Amedspor Kulübü’den 5 yönetici linç edildi. Protokolde bulunana Ankaragücü yöneticileri ve taraftarlar tarafından linç edildiği bildirildi. Amedsporlu 5 yönetici Ümre Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

İşte saldırıya maruz kalan Amedsporlu yöneticiler…

 

Yöneticiler hastaneye kaldırıldı. Ankaragücü’nü deplasmanda 2-1 yendiği maçın ardından Amedspor’a saldırı düzenlendi. Kulübün protokol trübününde bulunan yöneticileri linç edilirken, 5 yönetici hastaneye kaldırıldı.
Spor Toto 2. Lig Kırmızı Grup’ta mücadele eden Amedspor, MKE Ankaragücü ile deplasmanda karşı karşıya geldi.Amedspor, rakibini 68. dakikada Şehmus ve 85. dakikada Deniz Naki’nin attığı gollerle 2-1 mağlup etti.

Deplasmanda oynadığı maç boyunca ayrımcı tezahüratlara maruz kalan Amedspor kulübü, maç sonunda ise fiili saldırıya uğradı.

Twitter hesabı üzerinden saldırıya dair görüntüler paylaşan Amedspor’un taraftar hesabı, kulüp yöneticilerine saldırının fotoğraflarını paylaştı.

Saldırının, protokol tribününde gerçekleştiği bildirildi.

Lince maruz kalan 5 Amedsporlu yönetici daha sonra hastaneye kaldırıldı. (İMC TV)

İMKB Karacadağ Ortaokulu’na müdür olarak Yahya Kamçı atandı İMKB Karacadağ Ortaokulu’na müdür olarak Yahya Kamçı atandı

Diyarbakır’da eğitim camiasında yaptığı başarılı çalışmaların yanı sıra toplumsal olaylara duyarlılığıyla tanınan ve halk tarafından Yahya Hoca olarak bilinen Yahya Kamçı İMKB Karacadağ Ortaokulu’na müdür olarak atandı.

Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde atama işlemleri tüm hızıyla sürüyor. Diyarbakır’ın bir çok okulunda atama işlemleri devam ederken, müdürlük sınavını başarıyla geçen idareciler okul müdürü olarak atanmaya başladı. Diyarbakır’da yaptığı başarılı çalışmalarla hem eğitim camiasında hem halk tarafından tanınan Yahya Kamçı’da son atamalarda İMKB Karacadağ Orta Okulu Müdürlüğü’ne atandı. Diyarbakır’da ve bölgede toplumsal olaylara gösterdiği duyarlılık ve bölgenin kanayan yarası haline gelen “Kan davalarını” çözmek için oluşturulan komisyonun da aktif üyesi olan Yahya Kamçı bölgenin tanınan simaları arasında yerini alıyor.

Diyarbakır’da faaliyet gösteren STK’larca üç yıl üst üste yılın öğretmeni olarak seçilen Yahya Hoca, İMKB Karacadağ Orta Okulu’nda kendi imkanları ile mermerden çeşme yapmanın yanı sıra geri dönüşüm için çeşitli kampanyaları başarı ile tamamladı. Yaptığı bu başarı çalışmalarından dolayı Türkiye’deki çeşitli ulusal basına konu olan Yahya Hoca’nın bu görevde de çeşitli başarılara imza atacağını dile getiren veliler de bu atamadan dolayı çok memnun olduklarını dile getirdi.

Diyarbakır’ın ilçe ve merkezde bir çok okulda eğitim görevlisi olarak görev yapan ve 16 yıllık eğitimcilik yaptığını dile getiren Yahya Hoca, “Hani’de Mehmet Akif Ersoy İlköğretim Okulunda Diyarbakır’da da Hüseyin Uluğ İlköğretim Okulunda yaptım. Amacım; Geleceğimiz olan çocuklarımıza iyi bir eğitim çerçevesinde topluma millete ve ülkemize yararlı bireyler yetiştirip insanı değerleri yüksek kardeşliği ön plana çıkaran öğrenciler yetiştirmektir, ben, okul aile işbirliği ile diğer idareci ve eğitimci arkadaşlarımla, dez avantajlı ve uçurumun eşiğine meyili öğrencilerimizi topluma ve okula kazandırmak için çaba sarf edeceğiz ayrıca sınavlarda öğrencilerimizin başarısını artırmak için çeşitli etkinlikler ve projelerimiz var, onları hayata koyacağız, bunu yaparken ilimizdeki ve ülkemizdeki bütün değerlerden istifade etmeye çalışacağız” diye konuştu.

Bağlar Kaymakamlığı’ndan çalışkanlıktan dolayı “başarı belgesi” alan eğitim sevdalısı Yahya Kamçı evli ve bir çocuk babası.

Diyarbakır Birlik Haber Sen üyeleriyle kahvaltıda buluştu. Diyarbakır Birlik Haber Sen üyeleriyle kahvaltıda buluştu.

Diyarbakır Birlik Haber Sen üyeleriyle kahvaltıda buluştu.

DİYARBAKIR – Merkezi Ankara’da bulunan Birlik Haber Sen Sendikasının Diyarbakır üyeleri kahvaltıda bir araya geldi. Yeni göreve başlayan il yönetiminin düzenlediği kahvaltıda üyeler için yapılacak çalışmalar konuşuldu.

Diyarbakır düzenlenen kahvaltıya Diyarbakır PTT baş mavini Mevlüt Demirkıran, Eğitim Birsen İl Başkanı  Yunus Memiş, TRT İl Başkanı Hamza Çelik, TRT Bölge Müdür yardımcısı Sabahattin Tilkat  ,Büro Memursen İl Başkanı Necmettin Alaş , Davet ve Kardeşlik Vakfı İl Başkanı  Ahmet Yoldaş  ve yönetim kurulu üyeleri  Kadri Güray, Hafif Tarhan, Zeynep Şitil, Nihat Altındağ, Hasan Dildirim, Rıdvan Acar’ın yanı sıra Birlik Haber Sen il ve ilçe üyeleri katıldı.

Sıcak sohbetlerin yapıldığı ve üyelerin yanı sıra ailelerinin de katıldığı toplantıda bir konuşma yapan Yeni göreve başlayan Haber Sen İl Temsilcisi Sezgin Umutlu, “Birlik habersen olarak yeni bir yönetim kurulu oluşturulmuştur bulunmaktayız.  Değerli yönetim kurulu üyeleri ve üyelerimizle tanışmak motivasyon moral adına tanışma kaynaşma  etkinlik düzenledik inşallah  hayırlısı Allahtan üyelerimizle güzel hizmetler ve projelerimiz olacak üyelerimizin sorunlarına çözüm getireceğiz hep birlikte. El birliği ile  sözde değil özde hizmetler yapacağız  hizmetlerde öncü olacağız  milleti unutanların milletin yanında olmayanların ve millete tuzak kuranların karşısında bizlerde varız her zaman karşılarında olacağız  ve mazlumların halkımızın çalışanlarımızın emekçilerimizin güçlü sesleri olacağız her zaman yanlarında olacağız. Diyarbakırımıza yakışır hizmetlerimiz olacak her zaman kapımız açık olacak elimizden ne gelirse gerek üyelerimize gerek halkımızın yanlarında olacağız bu güzel şehrimize  hizmet etmek boynumuzun borcudur Diyarbakırımız insanlık ve evliyalar şehridir” dedi.

Diyarbakır Haber Sen eski temsilcisi, ve şuan Davet ve Kardeşlik Vakfı İl Başkanı olan Ahmet Yoldaş ise,  kahvaltıda kısa bir konuşma yaparak şunları söyledi, “Değerli arkadaşlar hepiniz hoş geldiniz  epeyi uzun bir zaman sizlerle güzel çalışmalar yaparak güzel hizmetler yaptık hepiniz benim için önemlisini sizleri seviyorum ,bilmemiz gerekenler, çağ bilgi çağıdır toplum bilgi toplumudur, çalışmalarda bilgi ile olmalıdır” diye konuştu.

 

Başarı için 3 vizyonun lazım olduğunu da sözlerine ekleyen Yoldaş, “Başarı için  1- Bilgi birikim vizyon, 2- zaman vizyon 3-sorumluluk vizyon lazım. Faziletli donanmak için 1.ahlaki olgunluk ,2,ikili ilişkiler,3,temsil kabiliyeti,4yönetim kabiliyeti gerekir. Başkanını vizyonu  farklı olma ,fark etmek, faziletlede donanmak. Farklı  olmak ve fark etmek için. 1 tarih bilinci,2,toplum bilinci,3,zaman bilinci,4.sorumluluk bilinci lazım.  Faziletle donanmak 1. Ahlaki olgunluk,2,ikili ilişkiler,3,temsil kabiliyeti,,4 yönetim kabiliyeti gerekir  onun için bu söylediklerime yola çıkarsak her zaman başarıyı yakalamış oluruz beni dinlediğiniz için hepinize sonsuz teşekkür ediyorum sağolun başarılar dilerim siz değerli arkadaşlarıma” dedi.

 

 

 

 

TES-DER TAŞERON İŞÇİLERLE İLGİLİ TÜRKKONFED YÖNETİMİNİ BİLGİLENDİRDİ TES-DER TAŞERON İŞÇİLERLE İLGİLİ TÜRKKONFED YÖNETİMİNİ BİLGİLENDİRDİ

Diyarbakır’da toplanan Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKKONFED) yönetim kurulunu bilgilendiren Temizlik ve Sosyal Hizmetler İşverenler Derneği (TES-DER) Genel Sekreteri Sulhaddin Kaya, taşeron işçilerin özel statü ile kadroya alınması durumunda yaklaşık 200 bine yakın işçinin işsizler ordusuna katılacağını söyledi.
TURKONFED yönetim kurulu toplantısı dün Diyarbakır’da yapıldı. TES-DER Genel Sekreteri Sulhaddin Kaya ve dernek üyesi Hamide Akar, taşeron işçilerinin özel statü ile kadroya alınması durumunda doğacak mağduriyetler konusunda TÜRKKONFED Yönetim Kurulu’na açıklamalarda bulundu. Çok sayıda işverenin katıldığı toplantıda, taşeron işçilerin özel statü ile kadroya alınmasına ilişkin bilgilendirme yapıldı. Gündemde olan taşeron işçilerin özel statüye geçirilmesi amacıyla hazırlanacak mevzuatın yalnız “asıl iş” kapsamında çalıştıranlarla sınırlandırılmasının daha verimli olacağını belirten Sulhaddin Kaya, “Aksi halde bu sektörde faaliyette bulunan şirketler ile çalışanların sosyal ve iktisadi yaşamlarında telafisi mümkün olmayan çöküşler yaşanacağından bu sektör ve sektörde istihdam edilen personelin, devletin sosyal ve hukuk gücüne olan inancı sarsılacaktır” dedi.
“İKTİSADİ KURULUŞLAR DA ZARAR EDECEK”
İşçilerin kazanılmış olan sendikal ve toplu iş sözleşmesi haklarının ellerinden alınıp, hiçbir güvencesi olmayan 3 yıllık sözleşmeler ile çalıştırılacağını anlatan Kaya, şunları kaydetti:
“Ayrıca sektörde istihdam edilen işçinin çoğunluğunun okur-yazar olmayan kesim olması nedeni ile gerek yapılacak sınav sonucu gerekse de diğer nedenlerden dolayı 200 bine yakını işsizler ordusuna katılacaktır. Bu işçi mağduriyetinin yanı sıra bu sektörde kurumsallaşmasını sağlamak amacıyla 30 yıldan bu yana tabiri caiz ise dişini tırnağına takıp kendi varislerinin geleceğini bu sektöre göre dizayn edip bu sektöre ait çeşitli branşlarda iş deneyimine sahip olunmak ve bunların tutarlarını yükseltmek amacıyla maddi anlamda büyük bedeller ödeyen 25 ile 30 bin arası şirketin kapısına kilit vurulacağından, bunun sonucu şirketlerin çoğunluğu iflas edip, milyardolar tutarındaki makine parkı atıl hale gelecek. Yine bu sektör ve sektör ile bağlantılı olarak milyar doları aşan yapılan yatırımlar tamamlanamayacağından, bu yatırımlar için sağlanan milyar dolar tutarındaki kredilerin geri dönüşü sağlanamayacak, dolayısıyla bankalar başta olmak üzere çeşitli iktisadi kuruluşlar zarar edecektir. Ayrıca bu şirketlerin merkez iş yerlerinde istihdam edilen 100 bine yakın uzman eleman işini kaybedecektir. Bu nedenle konunun, hükümet yetkilileri başta olmak üzere sektör, işçi ve sendika temsilcileri ile görüşülüp, bu şekilde bir mevzuatın hazırlanması için konunun yetkili makamlara götürülmek üzere konfederasyonunuzun çaba göstermesini talep ediyoruz.”
TES-DER Genel Sekreteri Sulhaddin Kaya ve dernek üyesi Hamide Akar tarafından hazırlanan rapor TÜRKKONFED Başkanı Tarkan Kadıoğlu’na sunuldu.

‘Güneşin Laneti’ romanı çıktı.. ‘Güneşin Laneti’ romanı çıktı..

Mehmet Sebih Altun’un beklenen romanı “Güneşi Laneti” okurları ile buluştu.

Tunç Yayıncılık tarafından basımı gerçekleştirilen roman internet sitelerinde ve kitapçılarda satışa sunuldu. Ünlü romancı Mehmet Sebih Altun’un arka kapak yazısı ile raflarda yerini alan roman bilinmeyen bir dünya da istemediğin bir düzende zoraki yaşam ve bu yaşamda cahilliği inançla harmanlayıp doğru diye dayatanların düzenine karşı doğruyu gerçeği ve aklı kullanmayı öner bir anlayışı getirmenin hikayesi anlatılıyor.

Roman da bir gencin maruz kaldığı ağalık ve zorbalığa karşı verdiği mücadele ve karşı koyduğu mücadelenin kendisine verdiği yaşamsal zorlukları akıcı bir dille anlatan yazar ‘bir hayat daha ne kadar zorlaştırılır’ sorusunu sorduruyor okuyucuya. İnsanların birbirlerine karşı işledikleri suçlar adaletin olmadığı bir dünya da güneşin cezası ile sonuçlanmasının anlatıldığı kitap ‘zulmün bittiği yerde cezası başlar’ mantığıyla sonuçlanıyor.

Tunç Yayıncılık tarafından yayınlanan Güneşin Laneti tüm kitap satış sitelerinden ulaşabilirsiniz.

Mehmet Sebih Altun Kimdir?

Yazar Diyarbakır Bismil doğumlu. Radyo ve televizyon okuyan yazar bir çok yerel ve ulusal gazetenin yanı sıra internet gazeteciliğinde de adından söz ettiriyor. Güneşin Lâneti yazarın ilk kitabıdır. Yazar evli ve iki çocuk babasıdır.

HABER.YILMAZ ACU

RAHİM AĞZI KANSERİNDEN KORUNMANIN YOLLARI RAHİM AĞZI KANSERİNDEN KORUNMANIN YOLLARI

Halk arasında rahim ağzı kanseri olarak bilinen serviks kanseri, kadınlar arasında hızla yayılıyor. Tüm dünyada her yıl 500.000’den fazla kadın, rahim ağzı kanseri ile karşı karşıya kalıyor. Cinsel yolla bulaşan HPV virüsü nedeniyle yayılım gösteren bu kanser türünde sigara kullanımı da başlıca sorumlular arasında yer alıyor. Memorial Dicle Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Opr. Dr. Ayşegül Gümrah Tuncel, rahim ağzı kanserine karşı alınması gereken önlemler ve PAP smear testinin önemi hakkında bilgi verdi.

En sık görülen 7. kanser türü

Rahim ağzı kanserinin oluşum nedeni tam olarak bilinememekle birlikte bazı risk faktörleri kansere yakalanma riskini arttırmaktadır. Serviks kanserinin gelişimindeki en önemli risk faktörü HPV’dir. Tamamından HPV virüsünün sorumlu olduğu rahim ağzı kanseri nedeniyle her 2 dakikada 1 kadın hayatını kaybetmektedir. Bu kayıpların en önemli sebebi ise gerekli tarama testlerin ve kontrollerin zamanında yapılmamasıdır. 100 den fazla tipi olan bu virüsün bazı tiplerinin kanser gelişiminde rol oynadığı tespit edilmiştir. HPV cinsel yolla bulaşmaktadır. Genital siğillere yol açtığı gibi hiçbir bulgu da vermeyebilir. Ayrıca sigara kullanımı da tüm kanserlerde olduğu gibi rahim ağzı kanseri için önemli bir nedendir.

Smear testi ile erken teşhis mümkün

Rahim ağzı kanseri, düzenli muayene ve tarama programları ile kontrol altına alınabilen, erken teşhis edildiğinde tedavi edilebilen bir kanser türüdür. Günümüzde bu kanserin taramasında kullanılan en yaygın yöntem PAP smear testidir. Aktif cinsel yaşamı olan her kadının yılda bir kez düzenli olarak yaptırması gereken smear testi ile rahim ağzında henüz kansere dönüşmemiş ancak kanserin ön lezyonları olan anormal yapılar tespit edilerek, hasta tam olarak sağlığına kavuşturulmaktadır.

Düzenli kontroller ihmal edilmemeli

21 yaş üzerindeki aktif cinsel yaşamı başlamış tüm kadınların 3 yılda bir kez smear testi yaptırmaları gerekir. Eğer aktif cinsel yaşam bu yaştan önce başlamışsa, başlanan yaştan itibaren ilk üç yıl içinde smear testi yapılması önerilir. Testler menopoz sırasında da aksatılmamalıdır. 65 yaşından sonra, hastanın o zamana kadar en az üç normal smear testi sonucu bulunuyorsa, doktorunun bilgisi ile smear testlerine son verilebilir. Ayrıca smear testinde şüpheli bir durum görülmüşse, test daha sık aralıklarla yapılabilir ya da ileri tetkik uygulanabilir.

Aşı uygulaması önemli

Rahim ağzı kanserine neden olan virüse karşı geliştirilen aşı koruyucu bir yöntemdir, ancak daha önce virüsle temas ederek enfekte olmuş kişilere tedavi edici özelliği yoktur. İdeal aşı yapılma dönemi 9-12 yaş arası olup, en geç 26 yaşına kadar yapılması önerilmektedir. Ancak ileri yaşlarda da koruma amaçlı aşı yapılmasında sakınca bulunmamaktadır. Erkek çocuklara da yapılmasında fayda vardır, çünkü cinsel yolla bulaşmaktadır. Aşı uygulanmış olanlara yıllık smear tarama testi yapılmalı, yılda bir kez jinekolog tarafından muayene olunmalıdır.

HABER.YILMAZ ACU

Spor
Amedspor’lu yöneticilere haince saldırı Amedspor’lu yöneticilere haince saldırı

ANKARA – Ankaragücü’nün 2-1 yenildiği maçın ardından protokolde bulunan Amedsporlu 5 yöneticiye linç girişimi.

Ankaragücü’nün 2-1 yenildiği maçın ardından protokolde bulunan Amedsporlu 5 yönetici dövüldü. Yöneticiler hastaneye kaldırıldı.

CHP’li Sezgin Tanrıkulu da Twitter’dan açıklama yaparak, “Futbol üzerinden şiddet ve ırkçılık hiç bir zaman bu düzeyde olmamıştı.Ankaragücü maçında #Amedspor yöneticileri darp edilmişler,kınıyorum!” sözleriyle olaya tepki gösterdi.

aab

Amedspor’un Ankaragücü’nü 2-1 yenmesinin ardından protokolde bulunan Amedspor Kulübü’den 5 yönetici linç edildi. Protokolde bulunana Ankaragücü yöneticileri ve taraftarlar tarafından linç edildiği bildirildi. Amedsporlu 5 yönetici Ümre Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

İşte saldırıya maruz kalan Amedsporlu yöneticiler…

 

Yöneticiler hastaneye kaldırıldı. Ankaragücü’nü deplasmanda 2-1 yendiği maçın ardından Amedspor’a saldırı düzenlendi. Kulübün protokol trübününde bulunan yöneticileri linç edilirken, 5 yönetici hastaneye kaldırıldı.
Spor Toto 2. Lig Kırmızı Grup’ta mücadele eden Amedspor, MKE Ankaragücü ile deplasmanda karşı karşıya geldi.Amedspor, rakibini 68. dakikada Şehmus ve 85. dakikada Deniz Naki’nin attığı gollerle 2-1 mağlup etti.

Deplasmanda oynadığı maç boyunca ayrımcı tezahüratlara maruz kalan Amedspor kulübü, maç sonunda ise fiili saldırıya uğradı.

Twitter hesabı üzerinden saldırıya dair görüntüler paylaşan Amedspor’un taraftar hesabı, kulüp yöneticilerine saldırının fotoğraflarını paylaştı.

Saldırının, protokol tribününde gerçekleştiği bildirildi.

Lince maruz kalan 5 Amedsporlu yönetici daha sonra hastaneye kaldırıldı. (İMC TV)

25 Nisan 2016 Spor Tüm Haberler Yerel
İMKB Karacadağ Ortaokulu’na müdür olarak Yahya Kamçı atandı İMKB Karacadağ Ortaokulu’na müdür olarak Yahya Kamçı atandı

Diyarbakır’da eğitim camiasında yaptığı başarılı çalışmaların yanı sıra toplumsal olaylara duyarlılığıyla tanınan ve halk tarafından Yahya Hoca olarak bilinen Yahya Kamçı İMKB Karacadağ Ortaokulu’na müdür olarak atandı.

Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde atama işlemleri tüm hızıyla sürüyor. Diyarbakır’ın bir çok okulunda atama işlemleri devam ederken, müdürlük sınavını başarıyla geçen idareciler okul müdürü olarak atanmaya başladı. Diyarbakır’da yaptığı başarılı çalışmalarla hem eğitim camiasında hem halk tarafından tanınan Yahya Kamçı’da son atamalarda İMKB Karacadağ Orta Okulu Müdürlüğü’ne atandı. Diyarbakır’da ve bölgede toplumsal olaylara gösterdiği duyarlılık ve bölgenin kanayan yarası haline gelen “Kan davalarını” çözmek için oluşturulan komisyonun da aktif üyesi olan Yahya Kamçı bölgenin tanınan simaları arasında yerini alıyor.

Diyarbakır’da faaliyet gösteren STK’larca üç yıl üst üste yılın öğretmeni olarak seçilen Yahya Hoca, İMKB Karacadağ Orta Okulu’nda kendi imkanları ile mermerden çeşme yapmanın yanı sıra geri dönüşüm için çeşitli kampanyaları başarı ile tamamladı. Yaptığı bu başarı çalışmalarından dolayı Türkiye’deki çeşitli ulusal basına konu olan Yahya Hoca’nın bu görevde de çeşitli başarılara imza atacağını dile getiren veliler de bu atamadan dolayı çok memnun olduklarını dile getirdi.

Diyarbakır’ın ilçe ve merkezde bir çok okulda eğitim görevlisi olarak görev yapan ve 16 yıllık eğitimcilik yaptığını dile getiren Yahya Hoca, “Hani’de Mehmet Akif Ersoy İlköğretim Okulunda Diyarbakır’da da Hüseyin Uluğ İlköğretim Okulunda yaptım. Amacım; Geleceğimiz olan çocuklarımıza iyi bir eğitim çerçevesinde topluma millete ve ülkemize yararlı bireyler yetiştirip insanı değerleri yüksek kardeşliği ön plana çıkaran öğrenciler yetiştirmektir, ben, okul aile işbirliği ile diğer idareci ve eğitimci arkadaşlarımla, dez avantajlı ve uçurumun eşiğine meyili öğrencilerimizi topluma ve okula kazandırmak için çaba sarf edeceğiz ayrıca sınavlarda öğrencilerimizin başarısını artırmak için çeşitli etkinlikler ve projelerimiz var, onları hayata koyacağız, bunu yaparken ilimizdeki ve ülkemizdeki bütün değerlerden istifade etmeye çalışacağız” diye konuştu.

Bağlar Kaymakamlığı’ndan çalışkanlıktan dolayı “başarı belgesi” alan eğitim sevdalısı Yahya Kamçı evli ve bir çocuk babası.

25 Nisan 2016 Tüm Haberler Yerel
Diyarbakır Birlik Haber Sen üyeleriyle kahvaltıda buluştu. Diyarbakır Birlik Haber Sen üyeleriyle kahvaltıda buluştu.

Diyarbakır Birlik Haber Sen üyeleriyle kahvaltıda buluştu.

DİYARBAKIR – Merkezi Ankara’da bulunan Birlik Haber Sen Sendikasının Diyarbakır üyeleri kahvaltıda bir araya geldi. Yeni göreve başlayan il yönetiminin düzenlediği kahvaltıda üyeler için yapılacak çalışmalar konuşuldu.

Diyarbakır düzenlenen kahvaltıya Diyarbakır PTT baş mavini Mevlüt Demirkıran, Eğitim Birsen İl Başkanı  Yunus Memiş, TRT İl Başkanı Hamza Çelik, TRT Bölge Müdür yardımcısı Sabahattin Tilkat  ,Büro Memursen İl Başkanı Necmettin Alaş , Davet ve Kardeşlik Vakfı İl Başkanı  Ahmet Yoldaş  ve yönetim kurulu üyeleri  Kadri Güray, Hafif Tarhan, Zeynep Şitil, Nihat Altındağ, Hasan Dildirim, Rıdvan Acar’ın yanı sıra Birlik Haber Sen il ve ilçe üyeleri katıldı.

Sıcak sohbetlerin yapıldığı ve üyelerin yanı sıra ailelerinin de katıldığı toplantıda bir konuşma yapan Yeni göreve başlayan Haber Sen İl Temsilcisi Sezgin Umutlu, “Birlik habersen olarak yeni bir yönetim kurulu oluşturulmuştur bulunmaktayız.  Değerli yönetim kurulu üyeleri ve üyelerimizle tanışmak motivasyon moral adına tanışma kaynaşma  etkinlik düzenledik inşallah  hayırlısı Allahtan üyelerimizle güzel hizmetler ve projelerimiz olacak üyelerimizin sorunlarına çözüm getireceğiz hep birlikte. El birliği ile  sözde değil özde hizmetler yapacağız  hizmetlerde öncü olacağız  milleti unutanların milletin yanında olmayanların ve millete tuzak kuranların karşısında bizlerde varız her zaman karşılarında olacağız  ve mazlumların halkımızın çalışanlarımızın emekçilerimizin güçlü sesleri olacağız her zaman yanlarında olacağız. Diyarbakırımıza yakışır hizmetlerimiz olacak her zaman kapımız açık olacak elimizden ne gelirse gerek üyelerimize gerek halkımızın yanlarında olacağız bu güzel şehrimize  hizmet etmek boynumuzun borcudur Diyarbakırımız insanlık ve evliyalar şehridir” dedi.

Diyarbakır Haber Sen eski temsilcisi, ve şuan Davet ve Kardeşlik Vakfı İl Başkanı olan Ahmet Yoldaş ise,  kahvaltıda kısa bir konuşma yaparak şunları söyledi, “Değerli arkadaşlar hepiniz hoş geldiniz  epeyi uzun bir zaman sizlerle güzel çalışmalar yaparak güzel hizmetler yaptık hepiniz benim için önemlisini sizleri seviyorum ,bilmemiz gerekenler, çağ bilgi çağıdır toplum bilgi toplumudur, çalışmalarda bilgi ile olmalıdır” diye konuştu.

 

Başarı için 3 vizyonun lazım olduğunu da sözlerine ekleyen Yoldaş, “Başarı için  1- Bilgi birikim vizyon, 2- zaman vizyon 3-sorumluluk vizyon lazım. Faziletli donanmak için 1.ahlaki olgunluk ,2,ikili ilişkiler,3,temsil kabiliyeti,4yönetim kabiliyeti gerekir. Başkanını vizyonu  farklı olma ,fark etmek, faziletlede donanmak. Farklı  olmak ve fark etmek için. 1 tarih bilinci,2,toplum bilinci,3,zaman bilinci,4.sorumluluk bilinci lazım.  Faziletle donanmak 1. Ahlaki olgunluk,2,ikili ilişkiler,3,temsil kabiliyeti,,4 yönetim kabiliyeti gerekir  onun için bu söylediklerime yola çıkarsak her zaman başarıyı yakalamış oluruz beni dinlediğiniz için hepinize sonsuz teşekkür ediyorum sağolun başarılar dilerim siz değerli arkadaşlarıma” dedi.

 

 

 

 

25 Nisan 2016 Diyar Magazin Tüm Haberler Türkiye Yerel
TES-DER TAŞERON İŞÇİLERLE İLGİLİ TÜRKKONFED YÖNETİMİNİ BİLGİLENDİRDİ TES-DER TAŞERON İŞÇİLERLE İLGİLİ TÜRKKONFED YÖNETİMİNİ BİLGİLENDİRDİ

Diyarbakır’da toplanan Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKKONFED) yönetim kurulunu bilgilendiren Temizlik ve Sosyal Hizmetler İşverenler Derneği (TES-DER) Genel Sekreteri Sulhaddin Kaya, taşeron işçilerin özel statü ile kadroya alınması durumunda yaklaşık 200 bine yakın işçinin işsizler ordusuna katılacağını söyledi.
TURKONFED yönetim kurulu toplantısı dün Diyarbakır’da yapıldı. TES-DER Genel Sekreteri Sulhaddin Kaya ve dernek üyesi Hamide Akar, taşeron işçilerinin özel statü ile kadroya alınması durumunda doğacak mağduriyetler konusunda TÜRKKONFED Yönetim Kurulu’na açıklamalarda bulundu. Çok sayıda işverenin katıldığı toplantıda, taşeron işçilerin özel statü ile kadroya alınmasına ilişkin bilgilendirme yapıldı. Gündemde olan taşeron işçilerin özel statüye geçirilmesi amacıyla hazırlanacak mevzuatın yalnız “asıl iş” kapsamında çalıştıranlarla sınırlandırılmasının daha verimli olacağını belirten Sulhaddin Kaya, “Aksi halde bu sektörde faaliyette bulunan şirketler ile çalışanların sosyal ve iktisadi yaşamlarında telafisi mümkün olmayan çöküşler yaşanacağından bu sektör ve sektörde istihdam edilen personelin, devletin sosyal ve hukuk gücüne olan inancı sarsılacaktır” dedi.
“İKTİSADİ KURULUŞLAR DA ZARAR EDECEK”
İşçilerin kazanılmış olan sendikal ve toplu iş sözleşmesi haklarının ellerinden alınıp, hiçbir güvencesi olmayan 3 yıllık sözleşmeler ile çalıştırılacağını anlatan Kaya, şunları kaydetti:
“Ayrıca sektörde istihdam edilen işçinin çoğunluğunun okur-yazar olmayan kesim olması nedeni ile gerek yapılacak sınav sonucu gerekse de diğer nedenlerden dolayı 200 bine yakını işsizler ordusuna katılacaktır. Bu işçi mağduriyetinin yanı sıra bu sektörde kurumsallaşmasını sağlamak amacıyla 30 yıldan bu yana tabiri caiz ise dişini tırnağına takıp kendi varislerinin geleceğini bu sektöre göre dizayn edip bu sektöre ait çeşitli branşlarda iş deneyimine sahip olunmak ve bunların tutarlarını yükseltmek amacıyla maddi anlamda büyük bedeller ödeyen 25 ile 30 bin arası şirketin kapısına kilit vurulacağından, bunun sonucu şirketlerin çoğunluğu iflas edip, milyardolar tutarındaki makine parkı atıl hale gelecek. Yine bu sektör ve sektör ile bağlantılı olarak milyar doları aşan yapılan yatırımlar tamamlanamayacağından, bu yatırımlar için sağlanan milyar dolar tutarındaki kredilerin geri dönüşü sağlanamayacak, dolayısıyla bankalar başta olmak üzere çeşitli iktisadi kuruluşlar zarar edecektir. Ayrıca bu şirketlerin merkez iş yerlerinde istihdam edilen 100 bine yakın uzman eleman işini kaybedecektir. Bu nedenle konunun, hükümet yetkilileri başta olmak üzere sektör, işçi ve sendika temsilcileri ile görüşülüp, bu şekilde bir mevzuatın hazırlanması için konunun yetkili makamlara götürülmek üzere konfederasyonunuzun çaba göstermesini talep ediyoruz.”
TES-DER Genel Sekreteri Sulhaddin Kaya ve dernek üyesi Hamide Akar tarafından hazırlanan rapor TÜRKKONFED Başkanı Tarkan Kadıoğlu’na sunuldu.

24 Nisan 2016 Ekonomi Tüm Haberler Türkiye Yerel
Geçkil, bu kez Elçi anısına şiir yazdı Geçkil, bu kez Elçi anısına şiir yazdı

Diyarbakırlı İşadamı Mehmet Sait Geçkil, bu kez hem hemşerim hemde arkadaşım dediği Sur’ İlçemizde dört ayaklı minarenin altında faili meçhul bir cinayete kurban giden Diyarbakır eski Baro Başkanı Tahir Elçi adına şiir yazdı. Tahir Elçi’nin Rüyası isimli şiirine klipte çeken İşadamı Mehmet Sait Geçkil, şiirinin sosyal medya sitelerinde paylaşıldığını ve olumlu tepkiler aldığını söyledi.

Geçkil, “Şiirimi Tahir Elçi’nin ailesi Türkan Elçi ve Avukatı Neşet Giresun hemşerimle de paylaştım. Şiirim birkaç gün önce youtube sosyal paylaşım sitesinde yayınlanmaya başlandı. Şiirle ilgili ciddi olumlu tepkiler alıyorum. Şiirin klibini yönetmen Hekim Aydın’la beraber Diyarbakır’daki malum sıkıntılardan dolayı uzun bir çaba ve uğraştan sonra bitirebildik” dedi.

Tahir Elçi’yle uzun yıllardır tanıştığını belirten Geçkil, “Rahmetli Tahir Elçi, hem hemşehrim hem arkadaşımdır. İkimizde uzun yıllardır Diyarbakır’da ikamet etmekteyiz. Yine ikimizde Diyarbakır’dan evlendik ve hanım köylü olduk. Bir çok insan gibi bizde ekmeğimiz için gurbeti seçtik. Her ne kadar o hukuk, bende ticaret alanında mücadele ettiysekte, sonuçta iki hemşehri olarak zaman zaman bir araya gelir hasbehal ederdik. Tahir bey kendini tamamen insan haklarına, faili meçhul cinayetlere, yargısız infazlara ve kürtlere uygulanan baskı, zulüm ve işkence davalarına vermişti. Gerçek bir hümanistti. Yılmaz bir insan hakları savunucusu idi. 30 yıl pes etmedi mücadele etti. Bu alandaki davaları Avrupa İnsan hakları Mahkemesine taşıdı. Büyük başarılar elde etti” dedi.

Merhum Elçi’nin insani yönünün ağır bastığını da belirten Geçkil, “Tahir Elçi insani yönü ağır basan, munis ve aynı zamanda ilkelerinden asla taviz vermeyen güçlü bir duruşu vardı. İçinde yaşadığı çalkantıları ve sıkıntıları asla bir başkası ile kolay kolay paylaşmaz, kendi becerisi ile içinden çıkmaya çalışırdı. Reklamı sevmez ve mücadelesinde elde ettiği başarıları kimseye söylemez ve duyurmazdı. İyi bir aile babasıydı. İyi bir avukat ve iyi bir idareciydi. Baro seçimlerinde bile son derece sessiz ve çok yapıcı davranırdı. Kolay kolay hayır demez, dese bile bunu karşıdakini rahatsız etmeyecek şekilde farklı bir dil kullanarak yapardı” diye konuştu.

28 Kasım 2015 günü Tahir Elçi’ vurulduğunu duyduğu zaman inanılmaz bir acı hissettiğini de belirten Geçkil, “Tabi günün birinde Tahir Elçi hemşehrimin feci bir suikast sonucu vurulması sonrası bende yaratacağı karmaşık duygularla bir şiir yazıp okuyacağımı tahmin edemezdim. 28 Kasım 2015 günü o kötü haberi duyunca, inanılmaz acı hissettim. Bu acı ve duygularla Kafamda şekillenmeye başladı bu şiir. Şiirin Adını TAHİR ELÇİ’NİN RÜYASI olarak koydum. Şiiri Barış ve kardeşlik adına Türkçe ve Kürtçe karışık yazdım. Cizre ve Diyarbakır’ın tarihini ve kültürünü harmanladım. Her iki yerin tarihe mal olmuş önemli yer ve kişiliklerini işledim. Barış ve kardeşlik için verdiği mücadeleye yer verdim. Dört ayaklı minare üzerinden tarihi eserlerimize ve mabetlerimize verdiği öneme ve mücadelesine yer verdim. Şiirim Türkçe Kürtçe karışık yazılmış olup, içinde geçen şahsiyet ve yerleri herkes bilmediği için şiirin hikayesini, aşağıda vermeye çalışacağım” dedi.

Geçkil’in Tahir Elçi için yazdığı o şiir:

TAHİR ELÇİ’NİN RÜYASI Bir rüya gördüm Anne. 28 Kasım 2015’in gün ortasında. Karışmıştı birbirine, Diyarıbekirin, Cizira botanın, Sokakları,dağları,bahçeleri. Bir yanım xançepek, Öbür yanım mehela kelhe. Bir yanım kırklar dağı, Diğer yanım çiyaye Cudi Bir tarafım raz’e mir’a, Bir tarafım hewsel bahçeleri. Sırt sırta vermişlerdi sanki, Dört ayaklı minare ve Cizre Büyük Cami. ……………………………………………… Mem’e botan Zin’ini arıyordu Anne. Haykırıyordu aşkı barışı,kardeşliği. Yankılanıyordu Türküler,Stranlar Türk’çe, Kürt’çe Hewsel ve mir bahçelerinde. Düet yapıyorlardı ozanlarımız, dengbejlerimiz. Mukabele ediyorlardı ak sakallı dedelerimiz Mahşeri kalabalık içinde. Pusu kurdular kestiler yolunu Mem’in. Çiyanlar,akrepler,bekolar, zalimler. Tek evin’u aşiti idi niyeti yiğidimin. Mektubunu okuyordu yürekli garibim, Barışın sembolü kınalı güvercinim. Amacını anlatıyordu botanlı elçim, Budur dedi uğruna bir ömür verdiğim. …………………………………………………………… Sarmıştı etrafını aç toriler keftarlar. Saldırdılar haince arkasından mem’in Vurdular zehirli kurşunla paslı mavzerin. Sendeledi düşmedi, dik durdu agidim Bakındı etrafa güçlükle bir müddet, Gözü gözüne geldi soysuz katilin. Tanımıştı bakışından o kalleş zalimin. Kocaman yarasındanda mavzerini kafirin. Bir küçük hamle daha yapacaktı tam, Durmadı damarlarda hızlı aktı kan. Kalmadı vücudunda ne kuvvet ne derman, Yığıldı yere yüzüstü o koca Elçi’ye botan Öylece uzandı önüne minareya çarlıngan, O hafifçe kaldırdı başını vek camer u meran. Minare de eğdi dost’a başını jı’cerg’u dılan. Bakıştılar öylece teşbihe caran, Aldılar karşılıklı son xatır ‘u selam. …………………………………………………………… Boşaldı gözyaşları oldu sel u revan Olamadılar birbirlerine çare u eman. Vurulmuştu minare ön iki ayağından, Botan elçiside kalleşçe tam arkasından. Kalmamıştıki yade ne mertlik’ nede zelam Götürdük mem e botanı cem hekim’u lokman Geç kaldınız dediler çok geçmişti zaman Kırıldı dizleri ye malbat’ u dostan Başladı havar’u şin, feryad ‘u figan. ……………………………………………………… Diclede yıkadık yiğidi koyduk tabuta Makber’e kadar taşıdık yüzbinlerle omuzda Arin’u Nazenin, u dayka va Türkan’la Anne Sen ve zin’de vardınız mezarı başında Gözyaşlarını sildim Arin’im bilmedi beni Destek oldum Nazenin’ime görmedi beni Ağlama dedim Türkan’ıma duymadı beni Anladımki Anne vurulanda mem’e botanda benmişim Dündendir yanımdan hiç ayrılmayan tek senmişsin Anladımki Anne vurulanda Elçi’ye botanda benmişim. Anladımki yade vurulanda ölende benmişim.

ŞİİR’İN ANLAM VE AÇIKLAMASI

Tahir Elçi vurulduğu andan itibaren defnedilip herkes mezardan ayrılana kadarki süre içinde başından geçenleri bir rüya görmüş gibi mezara yanına ilk gelen merhum Annesine anlatır. Vurulduğu andan itibaren gördüğü rüyasında ömrünün yarısını geçirdiği Cizre ve diğer yarısını geçirdiği Diyarbakır ile ilgili hayatında önemli yer etmiş şahsiyetler, mekanlar ve tarihi yapılar geçer. Bizler Kürt tarihinde önemli yer etmiş şahsiyetlerden ve yapılardan çok etkilenmiş bir toplumuz. Böyle olunca da Tahir Elçi başından geçenleri Kürt edebiyatının en önemli eserlerinden olan MEM U ZİN aşkı kahramanlarından MEM in başına gelmiş gibi görür. Yani oda bizim gibi dışardan izler olayları. Ama aslında Burada MEM kendisidir. ZİN de barıştır. Nasıl ki MEM ZİN e kavuşmak için mücadele etmiş ve bu uğurda acılar ve işkenceler yaşamış ve neticede kavuşamadan bekolar ve zalimler yüzünden öldü ise, Tahir Elçi de barışa kavuşamadan yine aynı şekilde katledilmiştir. Herkes mezardan ayrılıp gidince, tek annesi ile kaldığını gören Tahir Elçi o zaman Mem’in de vurulanında ve öleninde kendisi olduğunu anlar.

 

HABER.YILMAZ ACU.

https://www.youtube.com/watch?v=lgQpfwBPEgo

 

22 Nisan 2016 Yerel
‘Güneşin Laneti’ romanı çıktı.. ‘Güneşin Laneti’ romanı çıktı..

Mehmet Sebih Altun’un beklenen romanı “Güneşi Laneti” okurları ile buluştu.

Tunç Yayıncılık tarafından basımı gerçekleştirilen roman internet sitelerinde ve kitapçılarda satışa sunuldu. Ünlü romancı Mehmet Sebih Altun’un arka kapak yazısı ile raflarda yerini alan roman bilinmeyen bir dünya da istemediğin bir düzende zoraki yaşam ve bu yaşamda cahilliği inançla harmanlayıp doğru diye dayatanların düzenine karşı doğruyu gerçeği ve aklı kullanmayı öner bir anlayışı getirmenin hikayesi anlatılıyor.

Roman da bir gencin maruz kaldığı ağalık ve zorbalığa karşı verdiği mücadele ve karşı koyduğu mücadelenin kendisine verdiği yaşamsal zorlukları akıcı bir dille anlatan yazar ‘bir hayat daha ne kadar zorlaştırılır’ sorusunu sorduruyor okuyucuya. İnsanların birbirlerine karşı işledikleri suçlar adaletin olmadığı bir dünya da güneşin cezası ile sonuçlanmasının anlatıldığı kitap ‘zulmün bittiği yerde cezası başlar’ mantığıyla sonuçlanıyor.

Tunç Yayıncılık tarafından yayınlanan Güneşin Laneti tüm kitap satış sitelerinden ulaşabilirsiniz.

Mehmet Sebih Altun Kimdir?

Yazar Diyarbakır Bismil doğumlu. Radyo ve televizyon okuyan yazar bir çok yerel ve ulusal gazetenin yanı sıra internet gazeteciliğinde de adından söz ettiriyor. Güneşin Lâneti yazarın ilk kitabıdır. Yazar evli ve iki çocuk babasıdır.

HABER.YILMAZ ACU

22 Nisan 2016 Tüm Haberler Yerel

EDİTÖRLER
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Sağlık
Teknoloji

Gazete Manşetleri

TRT Haber Haberler

WEB TASARIM POLAT AKDENİZ & FERDİ ÜÇÜNCÜ GSM : 0532 179 71 05