DOLAR

44,6337$% 0.27

EURO

51,6013% -0.2

STERLİN

59,1582£% -0.24

GRAM ALTIN

6.703,01%0,27

ÇEYREK ALTIN

11.216,00%-0,32

BİTCOİN

2996826฿%0.43969

İmsak Vakti a 02:00
Diyarbakır HAFİF YAĞMUR 15°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

“BİR DE BİZ SORALIM”

Diyarbakır’da uzun süredir dikkat çekici bir sessizlik hâkim.
Sorular soruluyor, veriler ortaya konuyor, rakamlar konuşuyor…
Ama bu şehirde hâlâ bu gerçekleri duymak istemeyen bir anlayış var.

Diyarbakır ekonomisinin bel kemiğini oluşturan Diyarbakır Organize Sanayi İş Adamları Derneği’nin (DOSİAD) son dönemde yaptığı paylaşımlar; aslında sadece bir kurumun değil, bir şehrin geleceğine dair uyarıdır.
Ne yazık ki bu uyarılar, ilgili kurumlar tarafından ya görmezden geliniyor ya da gündem olmaması için sessizliğe terk ediliyor.

Oysa ortadaki mesele basit değil.
Bu sorular; üretimi, istihdamı, ihracatı ve doğrudan Diyarbakır’ın yarınlarını ilgilendiriyor.
Görmezden gelinen her veri, ertelenen her tartışma; bu şehrin kaybettiği bir fırsattır.

Bugün açık ve net bir soru sormak gerekiyor:
Diyarbakır’ın gerçek ekonomik fotoğrafını konuşmaya kimler hazır, kimler bundan kaçıyor?

Şimdi gelin, DOSİAD’ın sorularını bir kez daha ve daha yüksek sesle soralım:

  • Diyarbakır’ın ihracatı neden potansiyelinin çok altında kalıyor?
  • 28.000 üyeli bir odada seçimlere katılım neden bu kadar düşük?
  • Şehrimizde neden güçlü bir ihracat akademisi kurulmadı?
  • AR-GE ve inovasyon altyapısı neden hâlâ yetersiz?
  • Genç girişimcilerin önünü açacak projeler neden sınırlı?
  • Sanayicinin finansmana erişimi neden hâlâ sorun?
  • Diyarbakır neden Mezopotamya’nın güçlü ticaret merkezi olmasın?
  • Erbil–Diyarbakır hattı neden etkin kullanılmıyor?
  • Mesleki eğitim neden sanayinin ihtiyaçlarına cevap veremiyor?
  • Genç nüfusun sanayiye entegrasyonu neden bu kadar zayıf?
  • Kentimizdeki STK’lar gençlerimize yönelik yeterince proje geliştiriyor mu?

Bu sorular yalnızca bir DOSİAD’ın değil;
bir şehrin ve geleceğini arayan bir toplumun sorularıdır.

Ancak burada altı çizilmesi gereken kritik bir gerçek daha var; Diyarbakır STK’larının demokratik meşruiyetini güçlendirmeden sağlıklı bir gelecek inşa edilemez. Çünkü seçimlerin meşruiyeti yalnızca mevzuatla değil, üyelerin sandığa yansıyan iradesiyle güç kazanır. Bu durum temsil ve katılım konusunda ciddi bir tartışmayı da beraberinde getirmektedir.

Şehrin ekonomik yapısına baktığımızda ise tablo daha da çarpıcı bir hale geliyor:
Diyarbakır GSYH’sinin en büyük kısmını %57,42 ile hizmetler sektörü oluştururken,
geniş tanımlı sanayinin payı yalnızca %8,95 seviyesinde kalıyor.

Yani Diyarbakır’ ın, üretimle büyüyen değil, tüketim ve hizmet ağırlıklı bir ekonomiyle sınırlı kalan bir şehir olduğu gerçeğiyle yüzleşiyoruz.

Bu yapı sürdürülebilir değil.
Bu yapı, istihdam üretmez.
Bu yapı, ihracat sıçraması yaratmaz.

Nitekim istihdam verileri de bu tabloyu doğruluyor. Şöyle ki;

Diyarbakır OSB yaklaşık 11.000 kişiye istihdam sağlarken, Gaziantep Organize Sanayi 400 bine yakın kişiye istihdam kapısı açıyor; sizce aradaki fark sadece rakamlarda mı?

Ayrıca Diyarbakır ve Şanlıurfa illerini kapsayan ekonomik ve coğrafi bölge  (TRC2 Bölgesi), Türkiye’nin İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırması (İBBS) Düzey-2 sisteminde 2025 yılında 26 Düzey-2 bölgesi arasında 24. sırada yer alarak, iş gücüne katılım ve istihdam oranında Türkiye’nin en geride kalan bölgelerinden biri olmuş.

Kentin ekonomisi ihracat açısından değerlendirildiği zaman;

Diyarbakır’ın ihracatı, Gaziantep’in yalnızca %2,7’si.
Başka bir ifadeyle Gaziantep, Diyarbakır’dan yaklaşık 37 kat daha fazla ihracat yapıyor.

Ve asıl soru tam burada başlıyor:

  • Aynı coğrafyada,
  • Benzer insan kaynağına sahipken,
  • Üstelik Irak pazarına daha yakınken…

Diyarbakır neden bu tablonun bu kadar gerisinde?

Bu bir kıyas değil. Bu bir uyarı ve bir potansiyel hatırlatmasıdır.

Diyarbakır %2,7’lik bir paya mahkûm değildir.
Ama sorun yalnızca ihracat değil;
üretim, istihdam ve ekonomik yapı sorunudur.

Bu tablo değişebilir mi?  Evet…

Ama bu tabloyu değiştirmek için güçlü bir irade, net bir vizyon ve kararlı bir yönetim anlayışı gerekiyor.

Bugün mesele kişisel tartışmalar değil, şehrin ekonomik kaderidir.

Bugün mesele koltuklar değil, üretimdir, istihdamdır, ihracattır.

Ve artık şu gerçeği açıkça konuşmak gerekiyor:
Eğer bir şehir potansiyelinin çok altında kalıyorsa,
orada sorun sadece imkânsızlık değil, yönetim anlayışıdır.

Diyarbakır’ ın, günü kurtaran yaklaşımlara değil, uzun vadeli stratejilerle yönetilmeye ihtiyacı vardır.

Bu şehir;

  • İhracat seferberliğiyle,
  • Sanayi odaklı dönüşümle,
  • Sektör bazlı planlamayla,
  • Gençleri merkeze alan bir kalkınma modeliyle ayağa kalkabilir.

Ve bu mümkündür.

Çünkü Diyarbakır’ın sorunu potansiyel eksikliği değil, vizyon eksikliğidir.

Gelelim can alıcı soruya;
Diyarbakır’ da bu vizyonu ortaya koyacak irade var mı?

Yoksa bu şehir, konuşulmayan gerçeklerin, ertelenen kararların ve arka planda yaşanan koltuk kavgalarının gölgesinde kaybetmeye devam mı edecek?

Hacı DALGIÇ

Hukukçu/Gazeteci

 

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Köstebek Yuvaları Onarılıyor

Diyarbakır Web Tasarım Ajansı

Diyarbakır Web Tasarım