DOLAR

44,3249$% 0.06

EURO

51,2604% -0.12

STERLİN

59,1400£% -0.01

GRAM ALTIN

6.328,88%-1,17

ÇEYREK ALTIN

10.959,00%-3,97

BİTCOİN

3133640฿%3.51607

İmsak Vakti a 02:00
Diyarbakır HAFİF YAĞMUR 15°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Bayramın Gölgesinde Kalan Sevinç

Bayramın Gölgesinde Kalan Sevinç..

İslam dünyasında her yıl milyonlarca Müslüman, bir ay boyunca sabrın,
paylaşmanın ve arınmanın adı olan Ramazan’ı idrak eder.
Ramazan ayı ise, İslam dünyasında sadece aç kalınan bir zaman dilimi,
Oruç ise sadece aç kalmak değildir;
nefsin terbiye edildiği,
kalbin inceldiği, insanın insana daha çok yaklaştığı bir ibadettir.
Her yıl olduğu gibi bu yıl da milyonlarca Müslüman,
sahurdan iftara uzanan o manevi yolculukta aynı duygular etrafında buluştular.

Bu mübarek ayın ardından gelen Ramazan Bayramı ise,
bu sabrın ve ibadetin adeta bir ödülü, bir şükür günüdür.
Bayramlar, kırgınlıkların unutulduğu, kapıların sonuna kadar açıldığı,
sofraların bereketle dolduğu özel zamanlardır.
Bayram sabahları, camilerden yükselen tekbirlerle başlar.
İnsanlar en güzel kıyafetlerini giyer,
birbirine sarılır, kırgınlıklar unutulur.
Evler temizlenir, sofralar kurulur,
büyükler ziyaret edilip ellerinin öpüldüğü.
Çünkü bayram, sadece bireysel bir sevinç değil;
toplumsal bir buluşma, bir gönül tamiridir.

Ancak; bu Ramazan’ın ardından gelen bayram,
ne yazık ki önceki yılların o coşkulu,
içten ve huzurlu havasından,
alıştığımız o sıcak ve coşkulu atmosferden oldukça uzaktı.
Coğrafyamızın farklı köşelerinde yaşanan acılar,
özellikle İran-İsrail gerilimi ve savaşın gölgesi,
bayram sevincinin üzerine ağır bir hüzün bıraktı.
Televizyon ekranlarında patlayan bombalar,
yıkılan şehirler ve gözyaşı döken insanlar varken,
bayramın o saf neşesini hissetmek kolay olmadı.

Belki de bu yüzden sıkça dile getirilen o cümle yeniden yankılandı: “Nerede o eski bayramlar?”
Oysa mesele sadece geçmişin romantik bir özlemi değil.
Asıl mesele, bugün bayramların ruhunu ne kadar yaşayabildiğimizdir.

Eskiden bayramlar daha mı güzeldi, yoksa biz mi daha çok hissediyorduk?
Belki de o günlerde imkânlar daha azdı ama duygular daha yoğundu.
Şimdi ise teknolojiyle yakınlaştığımız kadar, kalplerimizle uzaklaştık.
Bir mesajla kutlanan bayramlar,
kapı kapı dolaşılan bayramların yerini aldı.

Ama bu yılın farkı yalnızca modernleşme değil; aynı zamanda derin bir burukluktu.
Çünkü bayram, sadece kendi sevincimiz değildir.
İslam dünyasında bir yerde acı varsa, o acı tüm kalplere dokunur.
Bayramın gerçek anlamı da burada saklıdır: paylaşmak, hissetmek ve unutmamaktır.

Belki bu bayramda kahkahalar azdı, sofralar eksikti, ziyaretler yarım kaldı.
Ama belki de bu durum bize bayramın özünü yeniden hatırlattı.
Bayram; sadece sevinmek değil, aynı zamanda hatırlamak, empati kurmak ve dua etmektir.

Ve belki de asıl soru şu olmalı:
Eski bayramlar mı kayboldu, yoksa biz mi bayram olmayı unuttuk?

Çünkü bayram, takvimde değil; kalpte yaşanır.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Eşbaşkanlar Van’daki Newroz Kutlamasına Katıldı

Diyarbakır Web Tasarım Ajansı

Diyarbakır Web Tasarım