• Altın
  • Dolar
  • Euro
  • İstanbul °C
  • Ankara °C

TÜRKİYE DEĞİŞİM PARTİSİ, START VERDİ

TÜRKİYE DEĞİŞİM PARTİSİ, START VERDİ
TÜRKİYE DEĞİŞİM PARTİSİ, START VERDİ

D.BAKIR- Bir süredir partileşme hazırlıkları içinde olan ve Şişli Eski Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’ün öncülüğünde kurulan Türkiye Değişim Hareketi (TDH), Türkiye Değişim partisi olarak, siyasi hayatımızda yerini aldı.

Mustafa Sarıgül’ün öncülüğünde kurulan Türkiye Değişim Hareketi, bugün İstanbul Point Otel’de düzenlenen bir tanıtım töreniyle, Türkiye Değişim partisi adıyla, resmileşerek, siyasi çalışmalarına start verdi. İstanbul Point Otel’de düzenlenen geniş katılımlı tanıtım toplantısına, muhtelif meslek gruplarına mensup yöneticiler, esnaflar, uzun yıllar farklı siyasi partilerde görev yapmış siyasetçiler, esnaf birliklerine mensup yetkililer, ülkemizin birçok kendinden gelen davetliler, basın yayın kuruluşlarının temsilcileri ve oldukça kalabalık bir vatandaş topluluğu katıldı. Türkiye Değişim partisi Genel Başkanı Mustafa Sarıgül’ün yönetim ekibinde yer alan, Kurucular Kuruculu Üyesi, Diyarbakır’ın tanınan ve sevilen iş adamlarından Zeynel Abidin Aktay da, kalabalık bir grupla, tanıtım toplantısında yerini aldı.

‘VİRA BİSMİLLAH’ DİYEREK, BU KUTLU YOLA ÇIKTIK

Partinin Genel Başkanı Mustafa Sarıgül, alkışlar eşliğinde geldiği kürsüde, Türkiye sevdalısı dava arkadaşlarıyla beraber kurdukları Türkiye Değişim Hareketi’ni partileştirerek, siyaset arenasına girdiklerini belirtti.

Sarıgül, sık sık alkışlar ve tezahüratlarla kesilen konuşmasında, görüşlerini şöyle dile getirdi:

‘Bu kutlu davanın birer neferi olarak, ülkemize her alanda uzun vadeli kazanımlar sağlayacak projeler üretmek, insanlarımızın refah seviyesini yükseltmek, sorunlara kalıcı ve köklü üretmek şiarıyla, ‘vira bismillah’ diyerek, bu onurlu yolculuğun startını vermenin, haklı gururunu yaşamaktayız.

Bilindiği üzere, uzun süreden beridir, ülkemiz genelinde hepsi birer cevher değerinde, çok kıymetli dava arkadaşlarımla beraber birçok defalar toplantılar ve istişareler düzenledik. Birbirini tamamlayan, ülkemizin bağrından çıkmış, hepsi yaşadıkları kentlerin sorunları ve bu sorunların çözümüne vakıf dava arkadaşlarımızla beraber, bu kutlu davaya baş koyduk’.

LOGOSUNU VE KADROSUNU VE KURUMSAL KİMLİĞİNİ TANITTI

Mustafa Sarıgül,  Türkiye’nin birçok vilayetinden gelen dava arkadaşlarının katılımıyla düzenlediği basın toplantısında, partisinin logosunu, logosunu, kurmay kadrosu ve kurumsal kimliği hakkında açıklamalarda bulundu.

‘Türkiye Değişim Partisi’ adıyla, bu onurlu hizmet yolculuğuna start verdiklerini belirten Sarıgül, parti müziği ve tezahüratlar eşliğinde şöyle devam etti: ‘Kurucular Kurulu Üyeleri ve dava arkadaşlarımız buradalar. Bünyesinde, hem Cumhuriyet Halk partisi ve hem de birçok partinin yanı sıra, iş, spor, siyaset ve sanat dünyasından da tanınmış isimlerin yer aldığı Türkiye Değişim partisi, halkımızın umutlarını tazeleyecek ve yeni bir nefes olarak, çalışmalarına hızlı bir şekilde devam edecek. Siyasi partimizin logosunda iki kalp ve kalpleri bağlayan bir yıldız var. Anadolu ve Trakya’yı sembolize eden kalpler ve iki kıtayı birleştiren bir yıldızdan oluşmakta.

‘ALLAH, YAR VE YARDIMCIMIZ OLSUN’

TDP Genel Başkanı Mustafa Sarıgül, ‘kalbimiz Türkiye için atıyor’ sloganıyla kurdukları hareketin, daha partileşme sürecinde iken, vatandaşlarımızın teveccühü ile karşılandığına dikkati çekti. Oldukça duygulanan ve zaman zaman gözyaşlarını tutamayan Sarıgül, umudun, emeğin, Hak, hukuk ve adaletin tesisi için, gece gündüz demeden, var güçleriyle, azim ve sebatla çalışmaya devam edeceklerini kaydederek, şöyle devam etti:

‘Allah; yar ve yardımcımız olsun. Hepimiz, geleceğimizi inşa edecek olan çocuklarımıza, en iyi koşullarda bir Türkiye bırakabilmek için, bu kutlu yolculuğa start verdik. Unutmamak gerekir ki, değişim, yürek ister.

Bugün itibarıyla, ülkemizin geldiği nokta ortada. Artık siz konuşacaksınız. Türkiye değişim hareketinin umutlarını bir süre ertelemiştim ve yolda olanlara yol açmayı hedeflemiştim. Fakat maalesef geçen süre zarfında yol bulamadılar. Öyleyse yol bulamayanlar, yol açamayanlar yoldan çekilecek. Hiçbir siyasi parti farkı gözetmeden bütün milletimizi kucaklayacağız. Halkımızın sorunlarıyla hemhal olacağız. Kavga için değil, barış için yollarda olacağız. Pazartesi günü resmi olarak görevimize start verecek ve hareketimizi, ülkemizin en ücra köşesine taşıyacağız’.

ZEYNEL ABİDİN AKTAY: ARTIK DEĞİŞİM ZAMANI

Türkiye Değişim partisi Genel Başkanı Mustafa Sarıgül’ün uzun süreden bu yana kurmay ekibinde yer alan, Diyarbakır’ın tanınan iş adamlarından Zeynel Abidin Aktay da, tanıtım toplantısı sonrasında yaptığı açıklamalarda şunları söyledi:

‘Türkiye Değişim Hareketi’nin (TDH) kuruluşundan bu yana Sayın Mustafa Sarıgül ile beraber hareket ediyoruz. Kurucular Kurulu Üyesi olarak, uzun süredir bir dizi istişareler ve geniş katılımlı toplantılar yaptık.

Diyarbakır’ın yanı sıra, Bölgemiz insanının yaşadığı sorunlar ve bu sorunların çözümü noktasında, ortak aklı kullanarak, birçok kalıcı ve köklü projeleri hayata geçirerek, insanlarımıza rahat bir nefes aldırma noktasında, bu kutlu yola çıkmış bulunmaktayız. Daha yolun başında olmamıza rağmen, halkımızın oldukça yoğun bir ilgi ve teveccühü ile karşılaştık. Türkiye Değişim partisi, siyaset meydanına, kalıcı ve köklü çözüm önerileri ile giriyor. İnsanlarımızın gözlerindeki sevinç parıltıları, bizleri daha da motive ediyor. Ülkemiz genelinde yeni yeni bir heyecan dalgası oluşturduk.

BİRÇOK VATANDAŞIMIZ, ‘ÇARE SARIGÜL’ DİYOR

Türkiye Değişim partimizin genel başkanı Sayın Mustafa Sarıgül, halkımızın bağrından çıkmış, zaten uzun yıllar Şişli Belediye Başkanlığı ile, halkımızın sorunları ve bu sorunların çözüm yollarına vakıf bir isim. TDP olarak, siyasete yeni bir soluk getirdik.

Allah’ın izniyle, bütün vatandaşlarımızın partisi olacak, kimseyi dışlamadan, kırmadan, ötekileştirmeden, bütün sorunlara kalıcı ve köklü çözümler üretebilme şiarıyla, azim ve sabırla gayret göstereceğiz. Hak, hukuk ve adalet ölçülerini esas alarak, insan eksenli siyaset yapacağız. Refahın, huzurun, ekonomik kalkınmanın olabildiğince geniş tabana yayılması için, arkadaşlarımızla beraber, gece gündüz demeden, ülkemizi bir uçtan diğer uca dolaşarak, çalışacağız.

ÖZEL HABER – YILMAZ ACU



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Korona virüs ağız bakımını unutturdu Korona virüs ağız bakımını unutturdu

Diyarbakır’da görevli diş hekimi Remziye Alyamaç Yüce, korona virüs nedeni ile ağız ve diş bakımının unutulduğuna dikkat çekerek ağız ve diş sağlığı kontrollerinin alışkanlık haline getirilmesi gerektiğini söyledi.

Diyarbakır’da görevli diş hekimi Remziye Alyamaç Yüce, korona virüs nedeni ile ağız ve diş bakımının unutulduğuna dikkat çekerek ağız ve diş sağlığı kontrollerinin alışkanlık haline getirilmesi gerektiğini söyledi.

Diş hekimi Yüce, tüm dünyayı olduğu gibi Türkiye ve Diyarbakır’ı da etkisi altına alan korona virüs nedeniyle diş hekimlerinin acil durumlar dışında çok az ziyaret edildiğini söyledi. Yüce periyodik ağız ve diş sağlığı kontrollerinin bir alışkanlık haline getirilmediğini belirterek, daha çok acil durumlarda, apselerde, dayanılmaz sancıların sabahında kapıları çalınan diş hekimlerine pandemi döneminde daha az gidildiğini belirtti. Virüs korkusu nedeniyle vatandaşların diş tedavilerini yapmadığını aktaran Yüce, “Sağlık ağızdan başlar. Pandemi sürecinde yaşadığımız en büyük korkulardan biri, ağız ve diş tedavisi sırasında virüse yakalanır mıyım korkusuydu. Bu nedenle tedavilerde uzun süre ertelenmeler oldu. Ancak, sağlık bir bütündür. Ağız ve diş sağlığı da bu bütünün ayrılmaz bir unsurudur. Ertelenen diş tedavileri diş kayıpları, dişeti hastalıkları gibi birçok soruna yol açmaktadır. Tedavisi gerçekleştirilmeyen dişlerde meydana gelen enfeksiyonlar, yüz ve boyun çevresine yayılabilmekte hatta daha ileri boyutlara ulaşarak genel sağlık sorunlarına yol açabilmektedir. Bulaşıcı hastalık riskine karşı gerekli izolasyon ve sterilizasyon şartları sağlandığında, bulaşıcılığı önlemek mümkün. Diş hekimlerinin yoğun bir şekilde aldığı enfeksiyondan ve yayılımından korunma eğitimi, hastalarımız için pandemi döneminde avantaj oluşturmaktadır. Gerekli olanaklar sağlandığında, koruyucu ekipmanlar, havalandırma sistemleri, uygulanan sterilizasyon kuralları, bulaşıcı hastalıktan korunma konusunda eğitim görmüş personeller ve hekimlerle, her türlü ağız ve diş sağlığı tedavisi güvenle gerçekleştirilebilir. Genel vücut sağlığını korumadaki en büyük etkenlerden birinin ağız ve diş sağlığı olduğu unutulmamalıdır. Pandemi şartlarında, gerekli önlemler alındığında ağız ve diş sağlığı hizmetlerinden rahatlıkla faydalanılabilir. Sağlığınızı daha fazla ertelemeyin. Pandeminin bittiği, sağlıklı gülüşlerle dolu günlere” dedi.

KAYED Diyarbakır’da temsilcilik açtı KAYED Diyarbakır’da temsilcilik açtı

KAYED Diyarbakır’da temsilcilik açtı

Kan Arıyorum Yardımlaşma ve Eğitim Derneği (KAYED) Diyarbakır’da temsilcilik açtı. Temsilciliğin başına ise, Diyarbakır’da yaptığı yardımlarla tanınan halk arasında lakabı Dermanbaba olarak bilinen Hayırsever Yılmaz Acu getirildi.

Merkezi Elazığ’da bulunan Kan Arıyorum Yardımlaşma ve Eğitim Derneği (KAYED) Şanlıurfa, Malatya, İzmir, Ankara’dan sonra Diyarbakır’da da temsilcilik oluşturdu. Oluşturulan bu temsilciliğin başına da Diyarbakırlı hayırsever dermanbaba lakaplı Yılmaz Acu getirildi.

Diyarbakır Temsilcisi Yılmaz Acu’nun yapacağı Kan Arıyorum Yardımlaşma ve Eğitim Derneği (KAYED) Diyarbakır temsilciliğinde Ramazan Seykan, Şeyhmus Kaval, Fahrettin Tanrıverdi, Hüseyin Diriarin, Sinan Akbalık, Sedat Acu, Sedat Çalışkan, Zeynel Abidin Aktay, Melike Balkın Karakaya, Cengiz Elhansu, Selahattin Yağmur, M.Barış Kılıç, Sıdık Atlı, Fırat Özmen ve Mahir Yıldız,Mahmut Yıldız görev alacak.


Kendisine verilen bu görevi layıkıyla yerine getireceğini belirten Yılmaz Acu, “Tüm dünyada, her gün her saniye bir insan yaşamak için kan transfüzyonuna (nakline) ihtiyaç duymaktadır. Kan ise tek kaynağı insan olan ve başka hiç bir yolla üretilemeyen biyolojik bir maddedir ve bütün dünyada güvenli kan ve kan bileşenleri ancak düzenli, gönüllü ve karşılık beklemeyen kan bağışçıları aracılığıyla sağlanmaktadır.

Bizde Kan Arıyorum Yardımlaşma ve Eğitim Derneği olarak şehrimizde bir temsilicilik olmasını istedik saolsun dernek başkanı Murat Özekinci’de bizi kırmadı şehrimize temsilcilik oluşturdu ve beni de temsilci olarak bu göreve layık gördü. Kendisine şahsımı bu göreve layık gördüğü için teşekkür ediyorum. Diyarbakır’da birlikte çok güzel işler yapacağız. Unutmayın kan acil ihtiyaç değil sürekli bir ihtiyaçtır” dedi.

“KAN VERMEK BİR İNSANLIK GÖREVİDİR”

Yaptığı insani hizmetleri Allah’ın rızasını kazanmak için yaptığını da sözlerine ekleyen Acu, “Yaptığımız insani hizmetler sadece Allah’ın rızasın kazanmak içindir. Ulaştığımız yardımcı olduğumuz insanların bir dua etmesi bizlere yeterlidir. Benim buradan tüm dostlarımdan ve sevenlerimden tek ricam derneğimize sahip çıkmalarıdır. Hastalara yardımcı olalım derneğimizde hiçbir siyasi faaliyet olamayacaktır sadece insanlık için çabamız olacaktır. Çevre illerden gelen hastalar kan bulmakta zorluk çekiyorlar onun için gelen hastalarımızın bir nebze olsun kan ihtiyaçlarını giderip destek olmak  kan vermek bir insanlık görevidir” diye konuştu.

KAYED’İN 10 BİN CİVARINDA GÖNÜLLÜSÜ VAR

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Dernek Başkanı Murat Özekinci ise; “Kısa adı KAYED olan Kan Arıyorum Yardımlaşma ve Eğitim Derneğimiz, bir çok ilin yanı sıra güzide şehrimiz Diyarbakır’da da temsilcilik açtık. Temsilciliğimizin başına da Diyarbakır’da yaptığı yardımlar ve hayırlarla halkın gönlünde taht kuran insanların yardımına koşan dermanbaba lakaplı Yılmaz Acu’yu getirdik. Şubeleşmek için birçok ilde çalışma başlatan derneğimiz, Elazığ’dan doğup tüm ülkeye yayılan iyilik hareketi olarak insanların aidiyet hissettikleri dernek olmuştur. Derneğimiz 2012 yılında kuruldu. Hasta ve hasta yakınlarına kan bağışçısı bulunması amacıyla kurulan KAYED 10 bin civarında gönüllüsüyle hizmet vermektedir. 81 ilde teşkilatlanma çalışması başlatan derneğimiz, illerde ki bağışçı organizasyonunu profesyonel olarak bünyesinde kurulan çağrı merkezi ( 0850 302 6 526 )ile devam ettirmektedir” dedi.

ÇAĞRI MERKEZİ ÇALIŞMA PRENSİBİ

Çağrı merkezi çalışma prensibi ile hareket ettiklerini de belirten Başkan Özekinci, “Hasta veya hasta yakını kendisi çağrı merkezini arayarak hasta adı, kan grubu, hastane adı, şehir bilgilerini vermektedir. Çağrı merkezimiz alına bilgiler çerçevesinde hastane kan merkezinden teyit aldıktan sonra hastanenin bulunduğu ildeki gönüllüleri arayarak kan bağışı ihtiyacı olduğunu bildirip, gönüllünün kan bağışına gitmesini sağlamaktadır.  Kan vermek için müsait olan ilk gönüllü bulunana kadar aramalar yaparak hasta için gerekli olan kanın bulunmasını sağlamaktadır. Bu şekilde hasta yakının kapı kapı dolaşıp bağışçı aramasının önüne geçilmektedir. Ayrıca gerek sosyal medya gerekse hastane çevresindeki art niyetli insanların tacizinden kurtulmuş olarak, hasta ile karşılıksız kan bağışı yapmak isteyen gönüllünün bir araya gelmesi derneğimiz aracılığı ile sağlanmış oluyor” diye konuştu.

İL TEMSİLCİSİNİN GÖREVİ NELERDİR?

İl temsilcilerinin görevlerini de sözlerine ekleyen Başkan Özekinci, “Derneğimiz, il Temsilcileri aracılığı ile illerde temsil edilmektedir.   KAYED il başkanlarının bulunduğu il de, öncelikli görevi dernek gönüllü formlarının insanlar tarafından doldurulmasını sağlamaktır. Bu çalışmayı yaparken ilk olarak bir ekip oluşturulması gerekir. Büyükşehirlerde 10, diğer illerde 5 asıl üyeden oluşan ekip, kendisine yardımcı olacak sayısız gönüllü ile çalışabilir. Ekip ve gönüllülerin organizasyonu il başkanının görevidir. Doldurulan gönüllü formları belirlenen periyotlarla genel merkeze gönderilmesi gerekir. Eksiksiz doldurulan formlar genel merkeze gönderilerek çağrı merkezinin yönlendirme işlemlerinde kullanılır. Gönüllü kayıt işlemlerinin yapılırken, bulunduğu ilde hastane idare ve kan merkezi ziyaretleri yaparak derneğinin tanıtımının yapılması ve çağrı merkezi teyit işlemlerinin daha erken yapılabilmesi için kan merkezlerinin bilgilendirilmesi yapılmalıdır.

Ayrıca il bürokrasisi, siyasiler ve iş dünyası ile birlikte sivil toplum kuruluşları ziyaretleri yapılmalıdır.   Derneğimiz eğitim alanındaki çalışmaları, özellikle kitap atölyesi programları illerde başlatılması derneğimizin vizyonu açısından önemlidir. Bu amaçla kan arıyorum projesi uygulanması sonrasında kitap atölyesi programlarının başlatılması ve devam ettirilmesi derneğimizin amaçları arasında ve il temsilcisinin görevi arasında yer almaktadır” dedi.

Dernek İletişim;

Çağrı merkezi : 0 850 302 6 526

WhatsApp: 0 536 927 08 43

Web: www.kayed.org

Web 2 : www.kanariyorum.org   (gönüllü kaydı ve kan duyurusu amaçlı kullanılacak)

Sosyal medya ;

Facebook/ kayedkan

Twitter/kanariyorumder_

İnstagram/kayed_kanariyorum

Youtube/ Kan Arıyorum Yardımlaşma ve Eğitim Derneği

Son 24 saatte korona virüsten 137 kişi hayatını kaybetti Son 24 saatte korona virüsten 137 kişi hayatını kaybetti

Sağlık Bakanlığı, son 24 saatte 137 kişinin korona virüsten hayatını kaybettiğini, 5 bin 642 yeni vaka sayısının olduğunu açıkladı.

Sağlık Bakanlığının Covid-19 bilgilendirme sayfasında Türkiye’nin güncel korona virüs tablosu kamuoyuyla paylaşıldı. Tabloya göre son 24 saatte 137 kişi korona virüsten hayatını kaybetti, toplam can kaybı 25 bin 210’a yükseldi. Toplamda 28 milyon 648 bin 193 test yapıldı. Bugün yapılan 151 bin 109 testten 5 bin 642 yeni vaka sayısı, 671 de yeni hasta sayısı olduğu belirtildi. Toplam vaka sayısının 2 milyon 435 bin 247 olduğu, bugün iyileşen 6 bin 682 kişiyle birlikte toplam iyileşen hasta sayısının 2 milyon 134 bin 403’e yükseldiği, toplam hastalarda zatürre oranının yüzde 4,7, ağır hasta sayısının ise 1 bin 808 olduğu açıklandı.

Musa Erdoğan

Aden Körfezi’ne ilişkin Cumhurbaşkanlığı Tezkeresi TBMM’de Aden Körfezi’ne ilişkin Cumhurbaşkanlığı Tezkeresi TBMM’de

Aden Körfezi’ne ilişkin tezkere, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı‘na sunuldu.

Aden Körfezi’ne ilişkin Cumhurbaşkanlığı Tezkeresi TBMM’ye sunuldu. Tezkerede, Aden Körfezi, Somali karasuları ve açıkları, Arap Denizi ve mücavir bölgelerde vuku bulan deniz haydutluğu ve silahlı soygun eylemleri hakkında Türk Silahlı Kuvvetleri deniz unsurları konuşlandırılmak suretiyle, bölgede seyreden Türk bayraklı ve Türkiye bağlantılı ticari gemilerin emniyetinin etkin şekilde muhafaza edilmesi, uluslararası toplumca yürütülen deniz haydutluğu, silahlı soygun eylemleri ve denizde terörizmle müşterek mücadele harekâtlarına aktif katılımda bulunulması, anılan bölgelere yapılan insani yardım faaliyetlerine destek verilmesi, Türk Silahlı Kuvvetleri deniz unsurlarının harekât etkinliğinin ve bölgeye ilişkin tecrübesinin artırılması sağlanmış, bu alanda ilgili ülkelerle işbirliğinin sürdürülmesine yönelik millî politikanın desteklenmesi ve Birleşmiş Milletler sistemi içinde, bölgesel ve küresel ölçekte oynadığımız rolün ve görünürlüğümüzün pekiştirilmesi temin edildiği hatırlatılarak, anılan bölgelerde devam eden deniz haydutluğu ve silahlı soygun eylemleriyle uluslararası toplumca mücadele edilebilmesine izin veren Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin ilgili kararlarının süresi son olarak 4/12/2020 tarihinde 12 ay daha uzattığı hatırlatıldı. TBMM tarafından 10 Şubat 2020 tarihinde uzatılan izin süresinin bir daha uzatılması öngörülüyor.

Ahmet Umur Öztürk

Başkan Lale: Her şey Hani ilçemiz için Başkan Lale: Her şey Hani ilçemiz için

Diyarbakır’ın Hani İlçe Belediye Başkanı İbrahim Lale, görevde olduğu yaklaşık 2 yıllık süre zarfında senelerdir hizmet bakımından ihmal edilen Hani genelinde yaptığı hizmetlerle, vatandaşların takdirini kazanmayı başardı. Kendisine Hani halkı tarafından verilen bu görevi her zaman layıkıyla yerine getireceğini belirten Başkan Lale, “Her şey Hani ilçemiz için” dedi.

Uzun yıllar hizmet konusunda ihmal edilen Diyarbakır’ın Hani ilçesi’nde kısa zamanda gerçekleştirdiği projelerle, Hani’yi bir uçtan diğer bir uca belediyecilik hizmetleriyle buluşturan Başkan Lale, mesai kavramı gözetmeksizin çalışmalarına hızla devam ediyor.

Göreve geldiği Nisan 2019 yılında bu yana altyapıdan eğitime, tarımdan sosyal ve kültürel faaliyetlere kadar bir çok konuda önemli çalışmalar gerçekleştiren Başkan Lale aynı zamanda ilçede uzun yıllardır çözüm bekleyen sorunlarada el atarak halkın gönlünü fethetti.



Şeffaf belediyecilik anlayışını benimseyen, vatandaşlarla bire bir görüşen, çalışmaları yerinde takip eden  Hani Belediye Başkanı İbrahim Lale, “Her şey hani için“ sloganını benimseyerek ilçeyi adeta yeniden dizayn ediyor.

“HALKIMA LAYIK OLMAYA ÇALIŞIYORUM”

Hizmet ve insanlık için var olduklarını belirten Başkan Lale, “Halkımız bu görevi bana layık gördüler onlar için layık olmaya çalışıyorum. Dini, dili, ırkı ne olursa olsun kapımız her kese ardına kadar açıktır.



Benim için insan insandır, hangi görüşten olursa olsun o insanı dikkate alırım sorununa çözüm getirmek için elimden geleni yapmaya çalışırım ve asla ayırım yapmam. Biz Hani halkı olarak beraber el vererek ilçemizi yöneteceğiz Her şey ilçemiz Hani için” dedi.

HALKIN GÖNLÜNDE TAHT KURMAYI BAŞARDI

Göreve geldiği günden bu yana halkla iç içe bir başkan profili sergileyen Lale esnaf gezileri, ev gezileri, hasta ziyaretleri, taziye ziyaretlerini atlamayarak halk ile içiçe görevini yürüterek halkın gönlünde taht kurmayı başardı. Vaktinin çoğunu Hanili vatandaşlar ile geçirdiğini de sözlerine ekleyen Başkan Lale, “Belediyede durarak hizmet üretilmez bu yüzden sürekli halk ile içiçeyiz onların sorunlarını yerinde dinliyor ve tespit ediyoruz.


Bunun yanı sıra ilçemize bağlı bütün köylerimizi geziyoruz, yaşlılarımıza, gençlerimize, emeklilerimize, engelli kardeşlerimize, memurumuza, işçimize,esnafımızlarımıza, polislerimize, askerlerimize gönüllerimizi açmışız. Makamlar gelip geçicidir, önemli olan makam değil hizmettir. Evet belki gelirimiz olmayabilir ama çok şükür hizmetimiz çok.


 Hani ilçemiz için elimden geleni yapıyorum yapmaya da devam edeceğim. Hani ilçemizde gerek turistleri ve yabancıları gerekse Türkiye’de yaşayan insanlarımızı davet ediyorum gelip güzelim Hani ilçemizi görsünler” diye konuştu.

BELEDİYE PERSONELİYLE KORDİNELİ BİR ŞEKİLDE ÇALIŞIYOR

Belediye çalışmalarında gerek belediye içinde gerek sahada çalışan personellerle koordineli bir şekilde çalışmalarını sürdüren Başkan Lale, personelle birebir ilgileniyor, sorunları yerinde tespit ediyor ve çözüm oluşturuyor.





Bunun yanı sıra belediyede Kovid-19 ile ilgili personellerle  sık sık toplantı yapan Başkan Lale halkında sağlığı için vatandaşlara maske dağıtılması ve sosyal mesafe ile hijyene dikkat edilmesi konusunda herkesi uyarıyor.

“HANİ İÇİN YENİ PROJELER ÜRETMEYE DEVAM EDİYORUZ”

Kendisi ve ekibi ile birlikte Hani için sürekli proje ürettiklerini ve yeni projelerede imza atacaklarını da sözlerine ekleyen Başkan Lale, “Hani ilçemiz için bir çok çalışma yaptık ve yapmaya da devam edeceğiz. Allah’ın izniyle ilçemiz için ekip olarak projeler üretmeye devam ediyoruz.


Tabiiki de bu başarıyı, halkımız, teşkilatlarımız ve bütün Hani ilçesinin ileri gelenleriyle elele vererek gönüllerine girerek elde ettik. Biz zaten milletin hizmetkarları olarak bugüne kadar çalıştık çalışmayada gücümüz yettiğince devam edeceğiz. Yerel yönetimler zaten hizmet kapısıdır, bir hizmetkarlık görevidir. Biz de bu hizmeti sürdüreceğiz” diye konuştu.

BAŞKAN LALE’DEN VALİ KARALOĞLU’NA DESTEK TEŞEKKÜRÜ

Diyarbakır Valisi Münir Karaloğlu’nu sorunlarını dinlediğini ilçe için ne talepte bulunulursa geri çevrilmediğini de anlatan Başkan Lale, Vali Karaloğlu’na desteklerinden dolayı teşekkür etmeyi de ihmal etmedi.

Vali Karaloğlu’nun Hani’yi ziyaret ettiğini bu ziyaretleri esnasında ilçenin sorunlarını dinlediğini de sözlerine ekleyen Başkan Lale, “Sayın Valimiz Münir Karaloğlu göreve geldiği günden bu yana kendisine ilettiğimiz ilçemizin sorunları konusundan elinden geleni yapmış ve yapmayada devam ediyor. Saolsun bizleri dinliyor ve dikkate alıyor.



ÖZEL HABER:YILMAZ ACU

Elazığ’da üretiliyor, Avrupa ve ABD’li sağlıkçılara gönderiliyor Elazığ’da üretiliyor, Avrupa ve ABD’li sağlıkçılara gönderiliyor

Elazığ’da açtığı tekstil atölyesinde korona virüsü (Covid-19) fırsata çevirip istihdam ettiği kişi sayısını 50’ye yükselten genç girişimci, sağlıkçılar için ürettiği tek kullanımlık tulumları Avrupa, Ortadoğu ülkeleri ve ABD’ye ihraç etmeye başladı.

Kentte 10 yıldır hazır ve çocuk giyim alanında faaliyet gösteren bir tekstil firması, Covid-19 salgını sonrası yoğun şekilde tek kullanımlık tulum talebi aldı. Yoğun talep üzerine tekstil atölyesi açan ve çalışan sayısını 10’dan 50’ye çıkaran firma, Türkiye genelinde birçok ile tulum üretimi yaptı. Sonrasında Avrupa, Ortadoğu ülkelerine üretim yapılan atölyede şimdi de ABD’de görev yapan sağlıkçılar için üretime geçildi. Merkeze bağlı Doğukent Mahallesi’nde bulunan atölyede günlük yaklaşık 2 bin 500 tulum üretilirken, bu mahalleli kadınlara da gelir kapısı oldu.

36 yaşındaki genç girişimci Orhan Dalkılıç, “Yıllardır tekstil sektöründe faaliyet vermekteyiz. Bu pandemi sürecinde malum ülkemiz zor bir süreçten geçiyor. Bu süreçte tekstil sektöründe çalışırken fark ettiğim bir husus vardı ve bu da şirketlerin elemanları çıkarmasıydı. Buna istinaden biz de bu pandemi ve zorlu süreçte tekstil işini ilerletmeye karar verdik. Atölye açarak ve eleman çıkaran şirketlere karşın biz eleman almaya başladık. 10 kişi ile başladığımız bu işte şu an 50 kişiye istihdam sağlıyoruz. Çalışan arkadaşlarımızın geneli kadın” dedi.

“Elazığ’dan Amerika’ya gönderiyoruz”

Sağlık çalışanları için virüse karşı tek kullanımlık tulum ürettiklerine değinen Dalkılıç, “Elazığ’da atölyemizde üretmiş olduğumuz tulumlar, hem yurt içine satılıyor hem de yurt dışına ihracat ediliyor. Bizim de bu talepleri karşılamaya yönelik çalışmalarımız sürüyor. Hedefimiz ise 2021 yılının sonuna doğru 50 kişilik kapasiteyi 100 kişiye çıkarmak. Günlük tulum üretim sayımız 2 ile 2 bin 500 arasında. Üretmiş olduğumuz tulumlarımız, Ortadoğu ve Avrupa’ya gitmekte. Daha önce de ürettik, Hollanda ve İspanya’ya gönderdik. Şu an üretmiş olduğumuz tulumlar Amerika’ya gidiyor. Elazığ’dan Amerika’ya ihracat yapıyoruz ve bu şekilde devam edeceğiz. Şu an iç piyasa ve bay, bayan ve çocuk giyimleri üretimini bıraktık sadece tulum ağırlıklı çalışıyoruz, bunu sürdüreceğiz. Aşı zaten bulundu ve yapılmaya başlandı. Süreç uzarsa biz de devam edeceğiz. Süreç kısalırsa biz de bu işi bırakıp tekrar kaldığımız yerden devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
Çalışma ortamlarının güzel olduğunu belirten 2 çocuk annesi Gülsüm Cirit, “Burada tekstil atölyesinde çalışıyoruz. Burası evime çok yakın ve böyle bir imkan olduğu için çok güzel gidiyor. Bayan ortamı olması ve temiz olması çok iyi” diye konuştu.

Çalışanlardan İnci Çelik ise, “Giyim ve üretim bölümünden mezunum. Buraya gelip hem aileme destek vererek katkıda bulunmaya çalışıyorum hem de kendimi geliştiriyorum. Ayrıca okul masraflarımı çıkarmak için çalışıyorum. Burada da çoğunlukla tulum dikiyorum” ifadelerini kullandı.

Hamdin Kılıç – Rıdvan Yeşilırmak


EDİTÖRLER
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Kategori Seçin:
Kategori Seçin:

TRT Haber Haberler