• Altın
  • Dolar
  • Euro
  • İstanbul °C
  • Ankara °C

Siyasiler; ‘Bahar Kalkanı Harekatını’ değerlendirdi

Siyasiler; ‘Bahar Kalkanı Harekatını’ değerlendirdi
Siyasiler; ‘Bahar Kalkanı Harekatını’ değerlendirdi

Suriye’nin İdlib kentinde 34 askerimizin şehit edilmesinin ardından başlatılan “Bahar Kalkanı Harekâtı” siyasiler tarafından değerlendirildi. Bir kısım siyasi partiler hükümetin yanında olduklarını belirtirken bazı parti temsilcileri ise iktidarın Suriye politikasını eleştirdi.

27 Şubat günü Suriye’nin İdlib kentinde Türk askerine yönelik düzenlenen hain saldırı sonucu 34 Mehmetçik şehit oldu. Hain saldırının ardından Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, bölgede harekât başlatıldığını ve adının “Bahar Kalkanı” olduğunu duyurdu. Bahar Kalkanı harekâtının başlatılmasını ve Türkiye’nin Suriye politikasını değerlendiren siyasi parti temsilcileri, “Genelde Suriye, özelde ise İdlib sorunu iktidarın yanlış politikası sonucu ortaya çıkmıştır” dedi.

BOZAN: “İKTİDARIN YANLIŞ POLİTİKASI YÜZÜNDEN SORUN YAŞANIYOR”

Saadet Partisi Diyarbakır İl Başkanı Fesih Bozan, başlayan Bahar Kalkanı Harekâtına ilişkin şu açıklamaları yaptı: “Suriye sorunu özelde ise İdlib sorununun nedeni iktidar partisinin yanlış politikasından kaynaklanmaktadır. Gömleğin bir düğmesi yanlış iliklenirse devamı da yanlış gelir. İslam Birliği oluşturulmalıydı. İslam Birliği oluşturulmuş olsaydı şuanda durum çok farklı olurdur. Yaşanan olaylara sadece bugünkü İdlib ve Suriye penceresinden bakmak yanlış olur. Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) ile birlikte geniş açıyla bakmak gerekmektedir. Geçmişten bu yana Yahudiler kanser tohumu ekerek ilmek ilmek fitne ekerek, savaş başlattılar. Bugünkü durum spontane gelişmede tamamen planlı ve programlı olarak inşa edildi. Büyük İsrail devletinin kurulması için zemin hazırlanıyor. ABD 1980 sonrası büyük İsrail devleti ve BOP için kendisi sahada arka plana geçerek ülkeleri savaştırma politikası izlemeye başladı.”

ERBAKAN VURGUSU

İzlenilen politikayı eleştiren Bozan, sözlerini şöyle devam ettirdi: “Rahmetli Erbakan’ın kurduğu D8’in izinden gidilmeliydi. Gelen iktidar D8’in üzerine eklemeler yapsaydı şuanda durum bambaşka olurdu. İslam Birliği derhal sağlanmalı ve bir araya gelinmelidir. Aksi halde başka bir çözüm yolu yoktur. Birlik olunmadığı, istişarelerde bulunulmadığı sürece ABD, Rusya ve İran tutumlarını devam ettireceklerdir. Hatta hadlerini aşarak daha farklı ve sert tutumlar sergileyeceklerdir.”

“REJİMİN ARKASINDA RUSYA VE İRAN VAR”

Diğer Ortadoğu ülkeleri ve Suriye’yi değerlendiren Bozan, “Şimdilerde Esed  için zalim söylemleri aldı başını gidiyor. İyi de Esed zaten hem zalimdi bu yeni oluşan bir durum değil. Suriye, Libya ve Afganistan gibi değil. Suriye rejiminin arkasında Rusya ve İran desteği var. Bu destek göz ardı edilemez. Ancak bizim iktidarımızda gözlerini yummuş, kulaklarını kapatmış dilini de mühürlemiş olarak bir politika izliyor. Bu iş böyle yürümez, yürütülemez” dedi.

“ABD, TÜRKİYE’Yİ SURİYELİLEŞTİRMEK İSTİYOR”

ABD’nin Türkiye üzerinde farklı amaçları olduğunun altını çizen Bozan, “ABD’nin asıl projesi Türkiye’yi Suriyelileştirmektir. Türkiye’yi savaş üçgenine çekerek İran ve Rusya ile savaştırmaktır. Bu noktada Türkiye olarak barışçıl bir politika izlememiz gerekmektedir. Bölgedeki Türkiye, Suriye ve İran unsurlarının bir araya gelip görüşmesi ve orta yolu bulması gerekmektedir. Aksi takdirde kan ve gözyaşı devam edecektir” diye konuştu.

KAYAALP: “HAREKÂTLAR OLMASAYDI TÜRKİYE SAVAŞIN MERKEZİ OLURDU”

Bahar Kalkanı Harekâtı ve öncesinde yapılan Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınar’ı harekâtlarının önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Diyarbakır İl Başkanı Cihan Kayaalp, şöyle konuştu: “Bu harekât ve önceki harekâtlar olmasaydı şuanda Türkiye’nin göbeğinde savaşlar hâkim olurdu. Askerlerimizin şehadet mertebesine yükselmesiyle halkımızın kin ve öfkesi arttı. Bu sebepten dolayı harekâtlar devam etmeli ve sürdürülmelidir.”

“AVRUPA MÜLTECİLERE KAPI AÇMALI”

Askerlerimizin şehit olmasının ardından açılan sınır kapılarına dair görüşlerini dile getiren Kayaalp, şu ifadeleri kullandı: “Mültecilere evrensel kanunlara göre kapılar açılmalıdır. Aslında kapılar çok önceden açılmalıydı. Kapıların şimdi açılmış olması gecikmiş bir adım oldu. Açılan kapılardan sonra demokrasiden dem vuran Avrupa’nın gerçek yüzünü bir kez daha gördük. İnsan hakları ve demokrasiden söz etmeye gelince hepsi birer hak savunucu modeline bürünüyor ancak kendileri bir tek mülteciye bile kapı açmaya yanaşmıyor. Mültecileri kabul etmek bir yana insanlık dışı uygulamalar ile canlarına kastediliyor. Demokrasiden, yaşam hakkından söz etmek yerine bunu uygulamaya dökmeleri gerekiyor.”

ENSARİOĞLU: “İKTİDAR PARTİSİ HAREKETLERİNE ÇEKİ DÜZEN VERMELİ”

Söz konusu sorunun milli bir mesele olduğunun unutulmamasını belirten İYİ Parti Diyarbakır İl Başkanı Vejdin Ensarioğlu ise iktidar partisinin tutumuna yönelik şöyle dedi:

“Milli bir mesele olduğunun altını çiziyorum ve milletçe izlenen yola destek vermemiz gerekiyor. Ancak iktidar geçtiğimiz sürecin çok hassas olduğunun farkına varmalıdır. İktidar partisinin kabine üyelerinin canlı yayında ortaya serdikleri tutum, hal ve hareketler kesinlikle kabul edilir değildi. Bir çeki düzen verilmelidir.”

“KAPILAR ÖNCEDEN AÇILMALIYDI”

Kapıların açılmasına yönelik görüş bildiren Ensarioğlu, “Atılan adım geç kalınmış bir adımdır. Verilen sözler tutulmadığı zaman Türkiye kapıları açmalıydı. Kapıların şimdi açılmasını geç kalmış bir hareket olarak değerlendiriyorum. Şimdi açıldı ancak Avrupa’nın tutumu ve izlediği yol iç açıcı değil. o sebepten verilen sözler tutulmadığı dönem hemen bir hamle yapılmalıydı” dedi.

ÖZER: “SURİYE’DE NE İŞİMİZ VAR?”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Diyarbakır İl Başkanı Gönül Özer ise Türkiye’nin Suriye’de yanlış bir politika izlediğini belirterek şöyle konuştu: “Biz baştan beri Suriye’de ne işimiz var diyoruz. Suriye’de olmamızı gerektirecek bir durumun söz konusu olduğunu düşünmüyorum. Yaşanan sorunların uluslararası hukukla çözülmesi gerektiği kanaatindeyiz. İktidarın yanlış politikasının kurbanı olduğumuz açıkça ortadadır.”

“BU KADAR MÜLTECİ KABUL EDİLMEMELİYDİ”

Türkiye’ye gelen mültecilere ilişkin konuşan Özer, “Baştan beri bu kadar insanın sorumluluğu üstlenilmemeliydi. Baştan kapılar açık olmalıydı ya da hiçbir mültecinin ülkemize girişine izin verilmemeliydi. Mülteciler gelip yerleştikten sonra kapıları açmanın hiçbir anlamı yok. Mülteciler konusunda baştan beri yanlış bir politika izleniyor” diye konuştu.

Kaynak: Güneydoğu Güncel



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
SEYDAOĞLU’NDAN BİR ÖRNEK DAVRANIŞ DAHA SEYDAOĞLU’NDAN BİR ÖRNEK DAVRANIŞ DAHA

ANKARA/ Anavatan partisi saflarında iki dönem Diyarbakır milletvekilliği yapmış, daha sonra da Ak partiden Milletvekili Aday Adayı ve Yenişehir Belediye Başkan Adayı olarak, Ak partinin oylarını yaklaşık yüzde 20 oranında artıran, birçok farklı partilere mensup vatandaşların saygı duyduğu Sebgetullah Seydaoğlu’nun yaptığı hizmetler, aradan geçen onca yıla rağmen unutulmadı.

Diyarbakır siyaseti için önemli bir kazanım olan, Bölgemiz genelinde sevilen ve sayılan Sebgettullah Seydaoğlu, sorunlara kalıcı ve köklü çözümler üretmek için çalışıp çabalayan nadir siyasetçilerden biri olarak, ülkemiz siyaset tarihinde yerini almış biridir.

HAYIR HASENAT İŞLERİNE ARALIKSIZ DEVAM EDİYOR

Bugüne kadar birçok kez Diyarbakır ve Ankara’da birçok defalar muhtelif yardımlar yapan, Sakarya’daki tarım işçilerini ziyaret ederek, onlara moral desteği verip, beraberinde hediyeler götüren Seydaoğlu, olanakları dahilinde bu tür çalışmalarına devam ediyor.

Seydaoğlu, bu kez, Ankara’da yapımı devam etmekte olan Yargıtay binasında çalışan inşaat işçilerini ziyaret ederek, hem moral verdi, hem de beraberinde götürdüğü hediyeleri dağıttı. Elliye yakın vatandaşımızın çalıştığı Yargıtay binası inşaatı çalışanlarına bir ziyaret gerçekleştiren Seydaoğlu, inşaat işçilerine kışlık kıyafetler, mont, kazak, ayakkabı ve bot dağıtarak, gönülleri ısıttı.

Ankara’da eksi 15 derece soğukta inşaat işinde çalışarak, hayatlarını idame etmeye çalışan inşaat işçilerini ziyaret ederek, onlarla bir süre sohbet eden ve dertleşen Seydaoğlu, beraberinde götürdüğü hediyeleri de takdim ederek, bir kez daha gönülleri fethetti. İnşaat işinde çalışan Diyarbakırlı gençleri sevindiren Seydaoğlu, daha önce de birçok defalar böyle sürpriz ziyaretler yaparak, yüzlerce aileye gıda, nakdi yardım, kıyafet yardımlarında bulunmuştu. Ziyaretten bir hayli memnun kalan inşaat işçileri, Seydaoğlu’nun ülkemiz siyasetine zerafet katan ender siyasetçilerden biri olduğunu belirterek, kendisi ve beraberinde gelen heyete teşekkür ederek, bol bol hatıra fotoğrafı çektiler.

İnşaat işçileri, ‘Memleketimizden kopup, gurbet ellerde çalışmak zorunda kalıyoruz. Çünkü memleketimizde iş olanakları sınırlı. Mecburen ailelerimizden ayrı kalarak, ekmeğimizi evimizden yüzlerce kilometre uzakta temin ediyoruz. Hepimiz ekmek parası için buradayız. Sayın Seydaoğlu ve beraberinde gelen herkese, en kalbi duygularımızla teşekkür ediyor ve bu davranışının, bütün siyasetçilere örnek teşkil etmesini diliyoruz.

Sebgetullah Seydaoğlu, ‘İlk günden bu yana asla değişmeyen ve eğilip bükülmeden her platformda sergilediği dik duruşuyla, herkese son derece sempatik gelen samimi üslubuyla, halk kitlelerinin gönlünde taht kurmuş bir isim. Hem ANAP döneminde milletvekili iken ve hem de daha sonra yaptığı hizmetler saymakla bitmez. Milletvekilliği döneminde yaptığı konuşmalarda, Diyarbakır ve Bölgemiz başta olmak üzere, ülkemizin kangrenleşmiş sorunlarına dikkat çekerek, çözüm önerilerinde bulunmuştu.


Diyarbakır’ın neredeyse yüz yıla yakın sorunlarından biri olan su sorununu, takipçiliği ve kararlılığı ile çözerek, insanların dualarını almıştır. Organize Sanayi Bölgesinde bir çok fabrikanın temelini atarak, hem ekonomimize katma değer, hem de istihdama büyük katkılar sağlayarak, haklı olarak gönüllerde taht kurmuştur. TEKEL tütün fabrikasında, bin iki yüz elliye yakın insanımızın işe alınmasını sağlayarak, işsizliğin adeta tek başına panzehiri oldu.

Yine Milletvekilliği döneminde yaklaşık sekiz yüze yakın köye yol, su ve telefon bağlanmış, sayısız okul ve sağlık ocakları açılarak, yarınlarımızın teminatı olan çocuklarımızın Eğitim ve insanlarımızın hastane ihtiyaçları karşılandı. Halkımızın sinesinden çıkan Seydaoğlu, Diyarbakır ve Bölgemiz halkının sorunlarını, defalarca kez ulusal televizyon kanalları ve yayın organlarında dile getirerek, ülkemiz kamuoyunu bu sorunlara dikkatini çekmeyi sağlamış, özü sözü bir siyasetçi ve vatandaş dostudur.



Ekonomik durumu elverişli olmayan binlerce hastaya gerek Diyarbakır ve gerekse Ankara’da tedavi imkânı sağlayan, Ankara’da büro açıp, kalacak yerleri olmayanları otelde ağırlayıp, ihtiyaçlarını gideren Seydaoğlu’nun yaptıklarını unutmak mümkün değil. Yolda kalan garibanlara kol kanat gerip yardımcı olan, binlerce insanın iş güç sahibi olmasına vesile olan, hem TBMM lojmanlarındaki evini, hem de Diyarbakır’daki evini vatandaşlara açan ve tabiri caizse ekmeğini halkıyla paylaşan Sebgetullah Seydaoğlu, her türlü övgüye mazhar bir Diyarbekir beyefendisidir.

Açık sözlülüğü, içinden geçenleri söylemesi, insanlara samimi yaklaşımı onun zaten kalplerde yer edinmesini sağladı. Son derece olumlu ve büyük bir potansiyele sahip. Bugünkü siyasi arenaya baktığımızda Seydaoğlu’nun bu kent için ne kadar önemli bir kişilik olduğu daha net ortaya çıkmakta. 8 yıllık Milletvekilliği döneminde, rüşvet, torpil ve adam kayırmacılığa hep karşı çıkan Seydaoğlu, kimi zaman çalıştığı halde ücretini alamayan işçilerin yanında, kimi zaman pamuk ve fındık işçilerinin yanında olarak onlara yarenlik etti.

İkamet ettiği ve kullandığı aracının dışında bir serveti olmayan, hiçbir zaman ihale ilişkilerine girmeyen, helale haram katmayan Sebgetullah Seydaoğlu, bu yönüyle de günümüz siyasetçilerine örnek teşkil eden bir profil çizdi’ şeklinde memnuniyetlerini dile getirdiler.

8 yıllık evlat hasreti, rosi yöntemiyle sona erdi 8 yıllık evlat hasreti, rosi yöntemiyle sona erdi

Diyarbakır’da 8 yıldır evlat sahibi olamayan Karakuş çifti, rosi tedavisiyle ikiz gebelik müjdesi aldı.

Diyarbakır’da 8 yıldır evlat sahibi olamayan Karakuş çifti, rosi tedavisiyle ikiz gebelik müjdesi aldı.

Diyarbakır’da yaşayan Mehmet ve Medine Karakuş çifti, 8 yıllık bebek özlemiyle birçok ilde tedavi almalarına rağmen çocuk sahibi olamadı. Erkek faktörü nedeniyle çocuk sahibi olamayan çift, arkadaş tavsiyesiyle Kadın Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Hakan Çoksüer’e başvurdu. Prof. Dr. Çoksüer tarafından uygulanan rosi tedavisiyle çift ikiz gebelik müjdesi aldı.

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Hakan Çoksüer, çifte rosi tedavisi uyguladıklarını söyledi. Prof. Dr. Çoksüer, “Bu hastamız bize erkek faktörü nedeniyle geldi. Tabi birçok yerde tedaviler denenmiş, biz de bu hastaya mikro uygulaması yaptık. Bununla beraber rosi yöntemi de uygulandı. Rosi ve tüp bebek sonrası mutlu haberi aldık, bu da bizim için en güzel anlardan biri oldu. Hastanın daha önce karamsar ve mutsuzluk hali mutlu ana dönüştü. Rabbim çocuk sahibi olmak isteyen herkese bu duyguyu nasip etsin” dedi.

8 yıldır evlat özlemi çeken 30 yaşındaki Medine Karakuş, bir arkadaş tavsiyesiyle Prof. Dr. Çoksüer’e başvurduklarını ve çok memnun kaldıklarını kaydederek daha önce evlat sahibi olacağına inanmadığını, mutsuz aile tablosunun aldıkları müjdeyle mutlu ve güzel bir hal aldığını belirtti.

Baba adayı 30 yaşındaki Mehmet Karakuş ise birçok hastanede tedavi olduğunu fakat evlat sahibi olamadığını söyledi. Karakuş, “Birçok hastane gezdim farklı illerde. 8 yıldır deniyorum olmuyordu, bir arkadaş tavsiye edince buraya geldik. Emin değildim başta, Hakan hocamızdan Allah razı olsun, kendisine teşekkür ediyorum, yardımcı oldu. Ben olmaz diye bekliyordum, buraya gelince ikiz gebelik elde ettiğimizi öğrenince daha mutlu oldum. Rabbim herkese versin, çocuk oldu mu çok mutlu oluyorsun olmadı mı daha kötü oluyorsun moral olmuyor” diye konuştu.

Hayri Yağmur AK Parti Diyarbakır İl başkanlığına talip Hayri Yağmur AK Parti Diyarbakır İl başkanlığına talip

Diyarbakırlı işadamı Hayri Yağmur AK Parti Diyarbakır İl Başkanlığı için aday adaylığı başvurusunda bulunarak İl Başkanlığı için talip oldu.

AK Parti Diyarbakır İl Başkanı Serdar Budak’ın kongrede aday olmayacağı açıklamasının ardından Diyarbakır’da aday adaylığı başvuruları başladı. Bir çok kişinin aday adayı olarak başvuruda bulunduğu İl Başkanlığı koltuğuna Diyarbakır’da işadamı ve siyasetçi kimliğiyle tanınan Hayri Yağmur’da talip oldu.

İşadamı ve siyasi kimliğinin yanı sıra Eğitimci yazar olan Hayri Yağmur Ak parti Diyarbakır il başkanlığına aday adaylığını açıkladı. Diyarbakır’dan bölgeye bölgeden ülkeye iş birliği güç birliği projelerini benimseyen Yağmur gençlere istihdam alanı yaratmak için imalat ve üretim ağırlıklı icraatlar yürüteceğini beyan etti.

24 yıldır kalemi ile gerçekleri ve hakkı haykıran eğitimci yazar Yağmur mazlumlarin sesi olacağını sevgi ve saygı çerçevesinde ifade eden Yağmur yaptığı açıklamada, “Bugün kongrede aday olmayacağını açıklayan il Başkanımız sayın Süleyman Serdar budak beye bugüne kadar yapmış olduğu hizmetlerinden dolayı teşekkür ediyorum.

Bugün itibari ile Ak parti Diyarbakır il başkanlığına aday olduğumu tüm Diyarbakır halkına genel merkezimize ve tüm sevenlerime arz etmek istiyorum. Başarı ekip işidir güçlü bir ekip Ak bir Diyarbakır demek. Sayın Cumhurbaşkanım yolunuz yolumuzdur diyor çıktığımız bu yolda rabbim yar ve yardımcınız olsun. Sevgi saygı ve dualarınızla” dedi.

Öte yandan, toplumda kaybolan güveni tesisi için samimi duygularla siyaset arenasında yer alacağını ve her kesimden insanları kucaklayacağını Açıklayan Yağmur,  şuan yürütülmekte olan ve 150 bin işsizimize iş alanı açacak olan Dicle nehri vafi projesini hayata geçirmek için değerli Diyarbakırlı iş adamları ile temas halinde olduğunu konu Diyarbakır olunca bedenimizi taşın altına koyacağını deklare ettiler.

AK PARTİ DİYARBAKIR İL BAŞKAN ADAY ADAYI HAYRİ YAĞMUR KİMDİR

 Doğum Tarihi                   :03.02.1973

Askerlik Durumu              Tamamlandı

İŞ TECRÜBESİ 1990 -1993                        :Diyarbakır merkez ilköğretim okullarında vekil öğretmen olarak çalıştım.

 1994- 1997                        :Ticaretle uğraştım.

 1997-2015                          :Elit Bilgisayar Mesleki Eğitim Kurumları ile Elit Sürücü Kursunu                     kurdum. Kurumu işletmeye devam etmekteyim. Binlerce kursiyer mezun   ettik. İtibarımız, ticaretimizdeki güvenimiz ve  Diyarbakırımızı sevip hoşgörü ile beraber yaşayan milletimizin teveccühünü almamızdır. Eğitimci yazar olarak köşe yazıları yazdım. Barış süreciyle ilgili bölgemizin huzuru için Türkiye’nin büyümesi için naçizane fikirlerimizi halkımızla paylaştım. Kurum içi kurum müdürü olarak ve usta öğretici olarak görev yaptım.

 EĞİTİM BİLGİLERİ 1990                                             :  Diyarbakır Atatürk Lisesi 2004                                 :  Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi İşletme bölümünü bitirdim .

SEMİNER ve KURSLAR -Bilgisayar İşletmenlik Kursu Sertifikası -Bilgisayarlı Muhasebe Kursu  Sertifikası -Direksiyon Usta Öğretici Sertifikası -Kişisel Kelişim Kursu Sertifikası -Hastane Otomasyonu Kursu Sertifikası

 DERNEK VE ÜYELİKLER

 Güneydoğu Genç İşadamları Derneği üyesi, Güneydoğu Genç İşadamları Derneği Yüksek İstişare Kurulu üyesi olarak birden çok konferansa katıldım. Güneydoğu Tüm Yatırımcı İşadamları Kalkınma Derneğinin (TÜYİK-DER) başkanlığını yürütmekteyim.

Başkan Bahadıroğlu’ndan Mardin’e Tıp Fakültesi talebi Başkan Bahadıroğlu’ndan Mardin’e Tıp Fakültesi talebi

Gelecek Partisi Mardin İl Başkanlığı Sivil Toplum ve Halkla İlişkiler Başkanı Tacettin Bahadıroğlu, 30 büyükşehir içerisinde tıp fakültesi olmayan tek büyükşehi r olduğunu belirterek Mardin’e Tıp Fakültesi yapılması talebinde bulundu.

Tıp Fakültesinin yanı sıra fakülte içerisinde Ağır ve Diş Sağlığı Cerrahi Bölümü’ne de ihtiyaç duyulduğunu belirten Başkan Bahadıroğlu yetkililerin bir an önce buna çare bulması gerektiğini savundu.

Gelecek Partisi Mardin İl Başkanlığı Sivil Toplum ve Halkla İlişkiler Başkanı Tacettin Bahadıroğlu, 1 milyonu aşkın nüfusuyla 3. basamak sağlık kuruluşu olmayan tek şehrin Mardin olduğunu belirterek “Nüfus ve gelişmişlik bakımından Mardin’den geride olan il ve ilçelerde tıp fakültesi mevcuttur.

Mardin ilimizde tıp fakültesine ve fakülte içerisinde Ağız ve Diş Sağlığı cerrahi bölümüne ihtiyaç duyulmaktadır. Mardin ili 1 milyon nüfuslu bir ilimiz ve yıllık bazda binlerce hasta kronik hasta ölümcül hasta bulunmaktadır.

Hem ulaşım hem maddi amaçlı ayrıca milli gelirimize zarar veren kangrenleşmiş bir sorun yaşamaktadır. Devletin bir an önce bu konuya bir el atması gerekiyor ve şehrimize bir an önce Tıp Fakültesi kurulması ve fakülte içerisinde Ağız ve Diş Sağlığı Cerrahi bölümü oluşturması konusunda hassasiyet göstermesi gerekiyor” diye konuştu. 

ÖZEL HABER:YILMAZ ACU

Sami Dede 50 yıllık aracını satmaya kıyamayınca, dama çıkardı Sami Dede 50 yıllık aracını satmaya kıyamayınca, dama çıkardı

Kayseri’nin Tomarza ilçesinde yaşayan 94 yaşındaki Sami Helvacıoğlu, ilk göz ağrı olan aracını satmaya kıyamayınca çocuklarının yardımı ile evinin yanında bulunan garajın damına çıkardı.

Tomarza ilçesine bağlı Kurtuluş Mahallesinde yaşayan Sami Helvacıoğlu, sıfır satın aldığı 1966 model cipi, yaklaşık 50 yıl boyunca kullandı. Arıcılık yaptığı içinde Türkiye’nin onlarca iline bu cip ile giden Helvacıoğlu, artık araç kullanılmayacak duruma gelince evin kapısının önünde atıl durumda durmaya başladı. Sami Helvacıoğlu’nun çocukları “baba artık bu araç burada boş boş duracağına bir hurdacıya verelim” demesine üzülen Helvacıoğlu, aracını evinin damına çıkardı.

Helvacıoğlu, “İlk göz ağrı aracımın satılmasını istemiyordum. Çünkü benim bu araç ile çok anılarım vardı. Ben aracın satılmasını istemeyince çocuklarımda ille de satalım diye üstüne düşmeyip beni kırmadılar. Daha sonra evlatlarıma ‘Gelin benim bu ilk göz ağrı aracımı garajımızın damına çıkaralı’ demem üzerine evlatlarım hemen vinç çağırarak aracı vinç yardımı ile evimizin yanında bulunan garajın damına çıkardılar. Bende artık yaşlandım. Fazla bir yere gidemiyorum. Arada pencereyi açarak cipime bakarım eski günlere gidiyorum. Aracımın satılmadığı için çok mutluyum” dedi.

Murat Gürbüzler

İhtiyaçevim bir kişiyi daha araç sahibi yaptı İhtiyaçevim bir kişiyi daha araç sahibi yaptı

Türkiye’de faiz ödemeden, küçük birikimlerle tasarrufa dayalı çözmeler sunan İhtiyaçevim Diyarbakır Şubesi bir kişiyi daha araç sahibi yaptı.

Faizsiz ev ve araba sahibi yapan İhtiyaçevim her geçen gün büyüyüp ihtiyaç sahibi vatandaşları faizsiz bir şekilde ev ve araç sahibi yapmaya devam ediyor.

İnsanların küçük birikimlerini ekonomiye kazandırma hususunda ehemmiyetli ve kararlı bir duruş sergilemeyi amaçlayan İhtiyaçevim Diyarbakır’da Serdar Engin isimli müşterilerini faizsiz bir şekilde araç sahibi yaptı.

KISA SÜREDE ARAÇ SAHİBİ OLDU

Faizsiz ve kısa bir süre içerisinde araç sahibi olmanın mutluluğunu yaşadığını dile getiren Serdar Engin, “Katılım sağlamak için İhtiyaçevim şubelerine geldiğim gün personelin bana anlattığı herşey süreç boyunca dedikleri gibi oldu ve teslimat tarihinde gerçekleşti, açıkçası ben sektördeki diğer örnekler ile alakalı çevremden duyduğum olumsuzluklar benimde başıma gelecek mi diye son ana kadar bir endişe içerisindeydim.

Ama bunu bütün samimiyetim ile söylemezsem bu güvenilir kurumun hakkını vermemiş olurum düşüncesiyle belirteyim ki bana işin başında söylemedikleri hiçbir şey karşıma çıkmadı plana sonradan dahil olan hiçbir şey olmadı. İhtiyaçevim Diyarbakır Şubesi çalışanları ve Şube Müdürü Mehmet Aras’a teşekkür ediyoruz” dedi.

Diyarbakır Şube müdürü Mehmet Aras bey ;Diyarbakır da ihtiyaç sahipleri ailere faizsiz tasarruf çözümleri ile ihtiyaçlarını güvenle temin etmenin mutluluğunu yaşıyoruz .

Aras bu mutluluğu Tüm vatandaşlarımıza yaşatacağız  Diyarbakır halkı en güzelini hak ediyor dedi.

ÖZEL HABER:YILMAZ ACU


EDİTÖRLER
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Kategori Seçin:
Kategori Seçin:

TRT Haber Haberler