• Altın
  • Dolar
  • Euro
  • İstanbul °C
  • Ankara °C

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca: ‘Çin’den aşı Pazar gecesi yola çıkıyor’

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca: ‘Çin’den aşı Pazar gecesi yola çıkıyor’
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca: ‘Çin’den aşı Pazar gecesi yola çıkıyor’

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Çin’den gelecek aşının pazarı pazartesiye bağlayan gece yola çıkacağını belirterek, “Artık aşının Türk insanında etkili ve güvenilir olduğundan eminiz” dedi.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Koronavirüs Bilim Kurulu toplantısı basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Korona virüsle ilgili verileri paylaşan Koca, “Tarih bu yılları hastalığa adını veren 2019’dan başlayarak, büyük salgın yılları olarak anacaktır. Bugüne kadar Almanya’da her 1 milyon nüfus başına 325 kişi bu hastalık nedeniyle hayatını kaybetti. Sürü bağışıklığını uygulamaya çalışan İsveç’te 789, en çok vaka ve vefat sayısına ulaşan ABD’de 984, virüste mutasyon görüldüğü iddiasıyla gündeme gelen İngiltere’de 994 kişi öldü.

Türkiye’de ise milyon nüfus başına vefat sayımız 216’ya ulaştı. Günlük vaka sayıları dünyada nisan ayındaki ilk pik döneminde 80 binlerdeydi. Şu an ise neredeyse 9 kat artışla 700 binlere ulaştı. Bununla birlikte nisan ortasındaki ilk pik döneminde 8 bin 500 civarındaki günlük vefat sayılarının şu an yüzde 70 artışla 14 binlere ulaştığını üzüntüyle görüyoruz” diye konuştu.

“İstanbul’da vaka sayılarında önemli düşüş sağlandı”

Türkiye’nin ekim ayının ikinci yarısından itibaren hızlı bir vaka artışı gösterdiği bilgisini veren Bakan Koca, “Birçok ilimizde yüzde 100’leri aşan artışlar oldu. Hastanelerimiz, yoğun bakımlarımız yükü kaldırmada zorlanmaya başladı. İl ziyaretleri ile yerinde değerlendirme, HES kodunun tüm kamu kurumlarında, ulaşımda ve konaklama tesislerinde kullanımının yaygınlaştırılması, toplu etkinliklerin ertelenmesi, düğün, nişan gibi törenlere kısıtlama getirilmesi, kademeli mesai uygulaması çeşitli iş yerlerinin çalışma saatleri ve hizmet sunum şeklinin sınırlandırılması, kalabalık meydan ve sokaklar için getirilen kısıtlama ve kontroller, açıkta sigara içme yasağı, okulların tekrar uzaktan eğitime geçmesi, hafta içi geceleri ve hafta sonu dışarı çıkma yasağı gibi yaygın tedbirler hayata geçirildi.

Sıkı tedbirlerin uygulanması sayesinde günlük vaka sayımızda Gaziantep’te yüzde 66, Tekirdağ, Bursa ve İzmir’de yüzde 60, Ankara ve Samsun’da yüzde 55, Trabzon ve Adana’da yüzde 50, Diyarbakır ve Hatay’da yüzde 48, Kayseri ve Kocaeli’nde yüzde 45, Şanlıurfa’da yüzde 40, Antalya’da yüzde 30 ve Mersin’de yüzde 30’a varan düşüşler sağlandı. İstanbul’da vaka sayılarında önemli düşüş sağlanırken, poliklinik başvurularında yüzde 50, hastane yatışlarına ve yoğun bakım doluluk oranlarına ise yüzde 25 olarak yansıdı” şeklinde konuştu.

“Türkiye salgının başından beri tedbirleri en erken alan ülkelerin başında gelmektedir”

İngiltere’nin virüsün mutasyonuyla ilgili açıklamada bulunduğunu kaydeden Sağlık Bakanı Koca, şu ifadelere yer verdi:

“Bilinmelidir ki bu mutasyon eylül ayından beridir mevcut. Korona virüs zaten damlacık enfeksiyonu ile bulaşan bir hastalıktır ve yayılma hızı çok yüksektir. Mutasyonun yayılma hızını arttırması çarpan etkisi yapabilir. Ancak mutasyon ve varyasyonlar, düzenli olarak taranmaktadır. Ülkemizde Halk Sağlığı Laboratuvarlarımız bu işi düzenli olarak yapmakta ve gelişmeleri Dünya Sağlık Örgütü’ne bildirmektedir. Anlaşılan o ki İngiltere’deki kontrolsüz vaka artışının nedeni araştırılırken, eylül ayından beri var olan mutasyon ilgililerin dikkatini çekmiştir.

Türkiye salgının başından beri tüm gelişmeleri dikkate alarak hastalığı önemseyerek tedbirleri en erken alan ülkelerin başında gelmektedir. Bu sayede virüsün Türkiye’ye girişini 3 ay geciktirdik. Mutasyonlar konusunda da düzenli incelemelerimiz hep devam etti. Virüs daha hızlı bulaşsa da tedbirler yine en etkili silahımız. Ayrıca DSÖ de bu durumun aşı çalışmalarını olumsuz etkilemeyeceğini açıkladı.”

“İnaktif aşının ülkemizdeki Faz-3 klinik çalışması başarıyla sürmektedir”

Türkiye’de adenovirüs temelli iki aşı adayının insan deneyleri safhasına ulaştığının bilgisini veren Koca, “Benzer şekilde virüs benzeri parçacıklar temelli bir aşımız da insan deneyleri safhasındadır. En çok merak edilen konulardan biri de aşının ne zaman geleceği zannediyorum. Başından beri Türkiye’de klinik çalışması olan kendi inşamızda etkisi olduğunu bildiğimiz bir aşıyı kullanmak istediğimizi beyan ettik. Tercih ettiğimiz aşının da klinik deneylerini bekleyip ona göre harekete geçmek için uğraş verdik. İnaktif aşının ülkemizdeki Faz-3 klinik çalışması başarıyla sürmektedir. Vaka sayılarının yüksek olduğu günlerde çalışmada çok hızla ilerlemekteydi. Aşılanan gönüllülerin ister gerçek aşıyla, ister plasebo aşıyla aşılansın hastalığa yakalanıp yakalanmayacağı izlenmektedir. Bu durumda ülkede çok vaka varken çalışma daha hızlı ilerlemektedir” dedi.

“Aşılarımız bir aksilik olmazsa, pazarı pazartesiye bağlayan gece yola çıkıyor”

Aşının Türkiye’ye Pazar’ı pazartesiye bağlandığı gece yola çıkacağının müjdesini veren Koca, “Bilim Kurulu’nun değerlendirmeleriyle aşının ülkemizde kullanılması konusunda kendi insanımızda gösterdiği etkiden emin olduk. Artık aşının Türk insanında etkili ve güvenilir olduğunda eminiz. Çin makamları da Türkiye’ye gönderilecek aşı dozları için onay işlemlerini tamamladı. Üreticinin depolarında hazır olarak bizden gelecek haberleri bekleyen aşılarımız bir aksilik olmazsa, pazarı pazartesiye bağlayan gece yola çıkıyor” açıklamasında bulundu.

“En sık görülen yan etkiler yorgunluk yüzde 4,7, baş ağrısı yüzde 3,9 ve aşının yapıldığı bölgede ağrı yüzde 1,9”

Aşı hakkında bilgi veren Prof. Dr. Serhat Ünal ise, “Çin Sinovac tarafından üretilen inaktif aşı, çalışmaları 14 Eylül’de ülkemizde başlatıldı. Dün yapılan değerlendirilmeye göre 23 Aralık 2020 itibariyle 24 merkezde 9 bin 150 gönüllü taranmış, bunlardan 7 bin 371’i gönüllü çalışmaya alınmıştır. 4 bin 759 gönüllü aşı kolunda yüzde 64’ünü yapıyor, 2 bin 612’si de plasebo kolunda yüzde 35’ini yapıyor. Bine yakın sayıda sağlık personeli bire bir randomize edilmek üzere çalışıldı. 18 Kasım’dan itibaren de sağlık personelinden başlamamızın nedeni güvenlik datasını iyi takip edebilmekti.

İlk 900’dan fazla çalışmaya alınan kişinin güvenlik datası incelenip güvenliğine karar verildikten sonra ikinci kısımda vatandaşlarımıza yapmaya başladık. O da 18 Kasım tarihidir. Birincisinde bir aşı bir plasebo yapılırken, ikincisinde aşıya ulaşımı arttırmak amacıyla iki aşı bir plasebo şeklinde yapıldı. O nedenle iki kolda yüzde 64, yüzde 35 şeklinde bir fark var.

Tamamı değerlendirildiğinde bu çalışma kapsamında 7 bin 371 gönüllüye 10 bin 828 doz şu anda uygulanmış durumda. 752 aşı yapılmış kişide sadece 3 hastalık oluşurken, 570 plasebo yapılmış kolda 26 hastalık meydana geldi. Bunun özel istatistiki yöntemlerle hesaplanması var. DSÖ güven aralığı diye gördüğünüz, yüzde 95 güven aralığı bu tür çalışmalarda kullanılan standart bir yöntemdir. Alt sınırı yüzde 71 üst sınırı yüzde 97 olmak üzere, yani bu çalışmayı yüzlerce binlerce kez tekrar etseniz, en kötü ihtimalle yüzde 71 etkinlik ki DSÖ bunun yüzde 50 olmasını yeterli görüyor. Üst sınırda da en iyi ihtimalle yüzde 97 oranla başarılı bulacağını gösteriyor. Bu güvenlik aralığı içinde toplam aşı etkinliği yüzde 91,25 olarak hesaplanmıştır. Önümüzdeki günlerde daha da artacaktır.

İkinci değerlendirdiğimiz aşı güvenilirliği analizleri 2 bin 964 kişi verisiyle yapıldı. En sık görülen yan etkiler yorgunluk yüzde 4,7, baş ağrısı yüzde 3,9 ve aşının yapıldığı bölgede ağrı yüzde 1,9. İkinci aşıda bunlar biraz daha şiddetlenebilir. İkinci aşıda aynı etkiler yorgunluk yüzde 2,5, baş ağrısı 2,3 çok daha düşük ki iki bulgu da plasebo kolunda da gözlenen, deneklerin hissettiği duygular ve lokal aşı bölgesinde ağrı da yüzde 0,5 olarak tespit edilmiştir. Aşıla ilgili bir tana ciddi diyebileceğimiz yan etki, bir arkadaşımızda hafif alerjik reaksiyon meydana geldi. O da anında tedavi edildi. Güvenlik datası açısından güvenli görünüyor aşımız ve etkinlik açısından da yüzde 91,2.”

“Aşının koruyuculuğu yüzde 91.25”

Aşının koruyuculuğu yüzde 91.25 olduğunu belirten Koca şu ifadelere yer verdi:

“Bu sonuçlar bu aşıyla ilgili dünya açıklanan ilk veriler. Dolayısıyla dünya hatta Çin muhtemelen devlet olarak bu datalarımızı kullanacak. Aşının koruyuculuğu yüzde 91,25 oranında. Bu erken dönem ve bu giderek artacak. Çünkü biz normalde 40 enfekte olan kişi olduğunda açıklamayı düşündüğümüz bir durumdu. Şu an 29 kişi söz konusu, o nedenle 40 kişi enfekte olduğu döneme kadar bu çalışma devam ediyor olacak. Ve giderek bu oranın daha da yukarı doğru çıkacağını söyleyebiliriz. Aşı yapılan bütün gönüllüler, kimisine plaseba, kimisine aşı yapılmış oldu.

Yapılan kişilerde 29 kişide enfeksiyon görülmüş oldu. 29 kişinin 26’sı aşı yapılmayandı. 3 kişi aşı yapılandı. Bu 3 kişi de sağlık çalışanıydı. Yani riskli gruptu. Dünyada riskli gurubu bu çalışmaların içine alan diğer aşıların da olmadığını bilelim. Bu riskli olmasına rağmen 3 kişinin PCR’si pozitif, ateş ve solunum problemi, akciğer tutumumu olmayan çok hafif geçiren bir tablo olduğunu biliyoruz. Özetle o 3 kişinin çok hafif geçirdiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.”

“Aşılamada ilk aşamada 9 milyon kişinin olduğunu söyleyebilirim”

Aşılama programının nasıl gerçekleştirileceğinin sorulması üzerine Bakan Koca, “Pazartesi günü itibariyle aşıların Türkiye’de olacağını söyledim. Özellikle Bilim Kurulu bu konu ile ilgili geniş bir çalışma yaptı ve bir strateji hazırladı. 4 Aşamalı bir stratejiydi ve bu strateji de özellikle ilk planda sağlık çalışanları olmak üzere yapılmıştı. Öncelikle de sağlık çalışanlarımızdan başlamış olacağız. Özellikle birinci aşamada 9 milyona yakın kişinin olduğunu söyleyebilirim. Bizim Şubat sonuna kadar elimizde olmasını sözleşme gereği düşündüğümüz 50 milyon doz aşı olduğunu daha önce de söylemiştim.

Ocak, Şubat, Mart gibi yaygın olarak ilk 2 hatta 3’üncü aşamada olan kişileri aşılamak istiyoruz. Çünkü kitlesel bağışıklamada ne kadar dar bir zaman diliminde yoğun bir aşılama yaparsak o kadar başarılı olacağımızı biliyoruz. Buna özellikle odaklanmaya gayret ediyoruz. Bu aşılamayı yaparken de, yine daha önce ifade ettiğim şekliyle, özellikle birinci basamak sağlık hizmetlerimizin çok güçlü olduğunu biliyoruz. Aile Sağlığı Merkezleri ve hastaneler, kamu, üniversite hatta özel hastanelerimiz bu aşılama için kullanılmış olacak. Günde yaklaşık 1 buçuk hatta 2 milyona kadar aşıyı yapma imkanımızın olduğunu söyleyebilirim” şeklinde konuştu.

“Ön incelemelere göre Türkiye’de İngiltere’dekine benzer bir mutasyon görülmüyor”

İngiltere kaynaklı mutasyon sonrası ek tedbirler gelip gelmemesi ve bu mutasyona uğramış virüse Türkiye’de rastlanılıp rastlanılmadığının sorulması üzerine Bakan Koca, “İngiltere’de olan, birden fazla mutasyonun bir arada görüldüğü ve bulaştırıcılığın özellikle daha fazla olduğu şeklinde. Bizim şuana kadar yaptığımız analiz ve ön incelemelerde buna benzer bir mutasyona rastlamadığımızı, ama gelecek hafta özellikle daha çok, tam bir genom analizi yaparak bununla ilgili daha net bir şeyi söylemek mümkün. Ama ön incelemelerimizde benzer bir mutasyon olmadığını, genel olarak dünyada mutasyonun bulaştırıcılığını artırması yönünde olduğunu biliyoruz. Bildiğiniz gibi İngiltere, Danimarka ve Güney Afrika için bir kısıtlama söz konusu oldu. Şuan yeni bir kısıtlamayı düşünmüyoruz” diye konuştu.

“Yerli aşı çalışmalarında 5 ilave aşı insan çalışması safhasına geldi”

Yerli aşı çalışmalarının sorulması üzerine Bakan Koca, “Yerli aşı ile ilgili özellikle yoğun bir gayret içerisindeyiz. Yerli aşıda 5 tane ilave aşının, Faz safhasına, insanla çalışma safhasına geldiğini, bunlardan 3 tanesinin inaktif aşı olduğunu söylemiştim. Adenovirüs çalışması da ayrıca söz konusu. Zannediyorum gelecek ay, Ocak ayı içerisinde bunlardan 1 veya 2 tanesi daha Faz çalışmalarına geçmiş olur. Bunun dışında inaktif olan ve Faz-1 çalışmasını tamamlamış olan aşımız ile ilgili, Faz-2 de 200 kişi ile yapılmış olacak. Faz-1 biliyorsunuz 44 kişi ile yapılmıştı. Bununla ilgili gönüllülerin sağlık taramalarına başlandı” ifadelerini kullandı.

“Uğur hoca ile 5-6 kez görüştüm ve bu sorunu kısmen aştığımızı söyleyebilirim”

Pfizer/BioNTech ortaklığında üretilen Covid-19 aşısında ne durumda olunduğunun sorulması üzerine cevap veren Bakan Koca şu ifadeleri kullandı:

“Biz tabi ki inaktif aşıyı önemsemiştik. Ama başından itibaren bu aşıyı geliştiren 2 Türk bilim insanımızın olması nedeniyle, bilim insanlarımız ile yakın işbirliği içerisinde bu aşının Türkiye’de uygulanmasını istedik başından beri. Bununla ilgili bize başından beri söylenen 25 milyon gibi bir aşının söz konusu olabileceğini, 2020 yılı için yılsonuna kadar belki 1 milyon kadar bir aşının olabileceği söylenmişti. Fiyat boyutuyla herhangi bir sorunumuz olmadı.

O konuda dünya ölçeğinden daha uygun bir rakam olduğunu söyleyebilirim. Ama bizim bu dönemde yaşamış olduğumuz sorun şu oldu; bu dönemde aşının üretimi ile ilgili sorumluluk taşınmaması durumunun sözleşmeye yazılması istendi. Acil kullanım izni olduğu için, bu üretim ile ilgili bir sorun olma durumunda, sorumluluk taşımama ibaresi sözleşmeye konmak istendi. Bununla ilgili biz burada doğrusu bundan yana olmak istemedik. Son birkaç gündür Uğur hoca ile 5-6 kez görüştüm ve bu sorunu kısmen aştığımızı söyleyebilirim. Gelinen bu noktada ben toplantı öncesi tekrar görüştüm.

Sözleşmenin miktarı ile üretimle ilgili bir sorun olduğunda sorumluluk taşıyabileceklerini belirten bir maddeyi koymaya karşılıklı razı olduk. Mart ayı sonuna kadar 4 buçuk milyon ve opsiyonel olarak 30 milyona kadar aşının sözleşmesinin detayları netleşmiş oldu. Bu gece veya en geç yarın imzalanmış olur. ”

Mehmet Kalay – Utku Şimşek



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Doğu ve Güneydoğu Anadolu Ortak Akıl Federasyonu’ndan Cumhurbaşkanına destek Doğu ve Güneydoğu Anadolu Ortak Akıl Federasyonu’ndan Cumhurbaşkanına destek

Diyarbakır’da Doğu ve Güneydoğu Anadolu Ortak Akıl Federasyonu, son dönemdeki ekonomik operasyonlarla ilgili Cumhurbaşkanına destek açıklaması yaptı.

Federasyon adına açıklama yapan Hayrettin Yıldırım, ” Malumunuz olduğu üzere Ülkemiz büyük bir ekonomik saldırıyla karşı karşıyadır. Seçimle deviremedikleri Cumhurbaşkanımıza karşı bu günlerde fitneciler, yalancılar, kumpasçılar, darbeciler terör örgütleri içeride ve dışarıdaki tüm Türkiye düşmanları bir olup, Cumhurbaşkanımıza saldırıyorlar.

Ama biz bu kriz çığırtkanlığı yapanlara karşı, Sayın Cumhurbaşkanımızın ve devletimizin yanındayız ve bu ekonomik operasyona geçit vermeyeceğiz. Nasıl ki Gezi Olayları, 17 – 25 Aralık operasyonları, 15 Temmuz Darbe Girişimi, Çukur Olayları, 6-7 Ekim Olayları ve Terör saldırılarının tümü milletimizin sağduyusu ile bertaraf edildi ise bu ekonomik saldırılar da aynı sağduyu ile bertaraf edilecektir. Şuan Ekonomimize karşı bir saldırı var.

Ülke ekonomisini hedef alan bu saldırılar küresel güçlerin ülkemizin 2023 aydınlığına kavuşmaması için yaptıkları bir ekonomik saldırıdır. Bilinmelidir ki en son aç kalacak olan ülke tarım ülkesi olan Türkiye’dir. Hali hazırda ülkemizde 20 yıldır olduğu gibi sağlam temeller üzerine kurulu bir siyasi istikrar vardır. Bu ekonomik saldırıyı yapanlar Osmanlı Devletini parçalayan zihniyetin devamının ta kendisidir. Bütün bu olanlar bize rahmetli Erbakan hocamızın sözlerini hatırlattı. “siz sanıyor musunuz ki Türkiye’ye tankla tüfekle uçakla saldıracaklar? Buna hiçbir ülke cesaret edemez.

Onlar bu ülkeyi terörle bertaraf etmeye çalışıyorlar. Bunu da başaramayacaklarını anladıklarında bir sonraki adım ekonomik saldırılar olacaktır. Ayrıca bu ekonomik saldırılar Cumhurbaşkanımızın dik ve onurlu duruşu, bütün dünyadaki mazlumların yanında oluşu ve Mavi Vatanı, Suriye ve Libya’daki varlığımızı Karabağ Zaferini hazmedemeyenlerin saldırısıdır.

Bu nedenle hiçbir tahrike kapılmadan tüm duyarlı vatandaşlarımızı bu zor günde devletimizin ve Cumhurbaşkanımızın yanında olmaya davet ediyoruz. Bununla beraber Sayın Cumhurbaşkanımızdan istirhamımız ivedi olarak stokçulara ve vurgunculara karşı acil yaptırımlar uygulayarak denetimlerin arttırılması,  direk halka sirayet eden temel gıda ürünlerinin fiyatlarının  aşağı çekilerek, özellikle dar gelirli vatandaşlarımızın bir an önce rahatlatılması gerekmektedir” diye konuştu.

Arwen fırtınasında can kaybı 3’e yükseldi Arwen fırtınasında can kaybı 3’e yükseldi

Kuzey İrlanda, İskoçya ve İngiltere’de etkili olan Arwen fırtınasında hayatını kaybedenlerin sayısı 3’e yükseldi.

Gece saatlerinden bu yana Kuzey İrlanda, İskoçya ve İngiltere’nin kuzey kesimlerinde etkili olan Arwen fırtınası, Birleşik Krallık genelinde ağaçların devrilmesine yol açtı. Hızı saatte 100 kilometreye ulaşan şiddetli rüzgar nedeniyle toplam 3 kişi hayatını kaybetti. Kuzey İrlanda’nın Antrim bölgesinde fırtına nedeniyle bir ağacın devrilmesi sonucu aracın içerisinde bulunan 1 kişi hayatını kaybetmişti. Polis, fırtına nedeniyle İskoyça’nın Aberdeenshire bölgesindeki bir yolda aracının üzerine ağaç düşen sürücünün yaşamını yitirdiğini açıkladı. Üçüncü can kaybı ise İngiltere’nin kuzeybatısındaki Cumbria’da yaşandı. Yerel yetkililer, Cumbria’nın Ambleside kasabasında yine ağaç devrilmesi sonucu 1 kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. Cumbria polisi ve acil servisler ağaçların tehlikeli olduğunu belirterek halktan bölgeden uzak durmalarını ve seyahat etmemelerini istedi.
Meteoroloji Ofisi, Birleşik Krallık geneli için rüzgar, kar ve buz uyarısı verdi. Şiddetli rüzgarın hafta sonu boyunca etkisini sürdürmesi bekleniyor.

100 binden fazla ev elektriksiz kaldı

Şiddetli fırtına nedeniyle İngiltere, İskoçya ve Kuzey İrlanda’da 100 binden fazla ev ve iş yeri fırtına nedeniyle elektriksiz kaldı. Elektrik dağıtım şirketleri, Birleşik Krallık genelinde “fırtınanın elektrik şebekesine zarar vermeye devam ettiği” konusunda uyarıda bulundu.

Yolcular 17 saat trende mahsur kaldı

Arwen fırtınası ülke genelinde kara yolu ulaşımını etkilerken, aynı zamanda demiryolu ulaşımında da aksamalara neden oldu. İskoçya’nın Aberdeenshire bölgesinde seyir halindeki bir trenin fırtına nedeniyle durmak zorunda kaldığı, yolcuların 17 saat trende mahsur kaldığı öğrenildi.

Aylin Albayrak

EMPATİ DERNEĞİNDEN, ANADOLU BİRLİĞİ PARTİSİNE ZİYARET EMPATİ DERNEĞİNDEN, ANADOLU BİRLİĞİ PARTİSİNE ZİYARET

ANTALYA/ Empati Toplumsal Duyarlılık ve Farkındalık Derneği Kurucu Başkanı Taha Eyüp Siyahhan, çalışmalarına çok yönlü olarak devam ediyor.

Bu kapsamda, birçok siyasi partinin yanı sıra, kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticileri ile Sivil Toplum Kuruluşlarının başkan ve yöneticilerini ziyaret eden Taha Eyüp Siyahhan, son olarak, Anadolu Birliği partisini ziyaret etti. Empati Derneği Kurucu Başkanı Taha Eyüp Siyahhan, Anadolu Birliği partisi Genel Başkan Vekili Kifayet Askeroğlu’nu, partinin Antalya İl Başkanlığındaki makamında ziyaret etti.

Genel Başkan Yardımcısı ve Akdeniz Bölge Başkanı Neman Asgari’nin de bulunduğu toplantıya, Anadolu Birlik partisi Genel Başkanı Bedri Yalçın da sonradan katıldı. Taha Eyüp Siyahhan, oldukça faydalı istişareler ve görüş alış verişinde bulunduklarını belirttiği bu tür ziyaretlere, önümüzdeki günlerde devam edeceklerini belirtti.

Genel Başkan Bedri Yalçın, ‘Birlik ve Beraberlik’ duygusuyla çıktıkları hareket kapsamında ‘Şimdi Yeni şeyler Söylemek Lazım’ gerektiğini belirterek, şöyle konuştu:

‘Adanmışlık şiarıyla çıktığımız bu kutlu yolculukta, her geçen gün artan bir teveccühle karşılaşıyoruz. Anadolu Birliği hareketi olarak, başta aile birliğimiz olmak üzere, Tarım, Eğitim, Sağlık gibi hayati konularda birlik ve beraberlik ruhuyla hareket etmemiz gerektiğini bir kez daha vurgulamak isterim.

İNSAN ODAKLI TÜM ÇALIŞMALARA DESTEK OLACAĞIZ

Ayrıca, demokrasi ve hukuk birliği hedeflerimiz, dış siyaset, Ekonomi ve Göç Siyaseti konularında da, ülkemizin yeni açılımlara ve taze fikirleri ihtiyacı olduğu aşikârdır. 2 Ocak 2020 tarihinde kurulan hareketimiz, kimseyi dışlamadan, hor görmeden, ortak aklı kullanarak, ülkemizin sorunlarına kalıcı ve köklü çözümler üretebilme hedefleri doğrultusunda, emin adımlarla yoluna devam etmekte. Kuşku yok ki, ülke olarak, son derece zor koşullardan geçmekteyiz. Anadolu Birliği hareketi olarak, özellikle belirtmek isterim ki, biz kısır siyasi çekişmelerin değil, tam tersine çözüm odaklı, ortak paydası insan olan hedeflere doğru yelken açmak için gayret sarf ediyoruz.

Unutmamak gerekir ki, bizler bu ülkeyi, çocuklarımıza en iyi şekilde teslim edebilmek için emanet aldık. Emaneti en iyi koşullarda teslim etmek, onlara muasır medeniyetler seviyesine ulaşmış bir ülke bırakmakla mükellefiz’.Genel Başkan Vekili Kifayet Askerioğlu ise, ‘İnsanı Yaşat ki, Devlet Yaşasın’ ilkesiyle hareket ettiklerini belirterek, şunları söyledi: ‘Ortak hedefimiz, ülkemizi, dünyanın en huzurlu ve mutlu ülkeleri listesinde birinci sırada görebilmek. Unutmamak gerekir ki, Devlet, millete hizmet etmekle mükelleftir. Devlet, Millet için vardır. Milletimiz güçlü olursa, Devletimiz de güçlü olur. Anadolu birliği bu gücün anahtarı olacaktır. Halkımızın bağrından çıkan bu hareket, her geçen gün artan bir ilgi ve teveccüh görmekte’.

Genel Başkan Yardımcısı ve Akdeniz Bölge Başkanı Neman Asgari ise, Anadolu Birliği partisinin, toplumsal huzur, güven, sevgi bağlarıyla özüne dönmesi esasıyla kurulmuş olduğunu belirterek, şunları söyledi:

TOPLUMSAL PROJELERE, HER TÜRLÜ DESTEĞİ VERECEĞİZ

‘Amacımız, toplumsal barışı sağlayarak, vatandaşlarımızın, zaten hakkı olan haklarını yaşamasını sağlayarak, öz değerlerimiz ve kaynaklarımıza sahip çıkmak suretiyle, refah düzeyimizi arttırmak. Adalet ile gerek eğitim ve gerekse iş hayatında, fırsat eşitliği sağlamak, yapacaklarımızın ve yaptıklarımızın bilgisini halkımız ve basınımız ile paylaşarak, şeffaf ve denetlenebilir bir yönetim sistemi oluşturacağız. Öğrencilerimizin, Eğitim ve öğretimlerini tamamlayıp, hayata atıldıklarında, Bilim ve İlimle öğrendiklerini uygulayabileceği, kaygısız, özgüvenli bir şekilde mesleklerini icra edebilmelerine zemin hazırlayacağız’.Merkezi Diyarbakır’da bulunan EMPATİ Toplumsal Duyarlılık ve Farkındalık Derneği Kurucu Başkanı Taha Eyüp Siyahhan ise, duygularını şöyle dile getirdi.

AMACIMIZ, KARDEŞLİK ZİNCİRİNE YENİ HALKALAR EKLEMEK

EMPATİ Toplumsal Duyarlılık ve Farkındalık Derneği olarak, kurulduğumuz günden bu yana, son derece özel bir dizi çalışma gerçekleştirdik. Geçtiğimiz yıl, 3 Aralık ‘Dünya Engelliler Günü, duygu yüklü bir program yaptık.

‘Başarı Engel Tanımaz’ düsturuyla, engellere rağmen yılmayan, usanmayan Engellilerimizin, her biri birer başarı hikâyesi olan hayatlarından kesitler sunduğu programımız, ülkemiz genelinde alanında ilk olma özelliğini taşıyor. Bu etkinlikle, Diyarbakır İlimizin de tanıtımı açısından faydalı sonuçlar verdiğine inanıyorum. Alın teri ve emekle karılmış insanlarla tanışarak, başarı hikâyelerini kendilerinden dinleyeme devam edeceğiz’.

ANADOLU BİRLİĞİ PARTİSİNE TEŞEKKÜR

Taha Eyüp Siyahhan, şöyle devam etti: ‘Anadolu Birliği partisi Genel Başkan Vekili Hanımefendi Sayın Kifayet Askeroğlu’na misafir olduk. Ziyarete, Genel Başkan Bedri Yalçın ile, Genel Başkan Yardımcısı ve Akdeniz Bölge Başkanı Neman Asgari de katıldı. EMPATİ Derneğimizin bugüne kadar yaptığı çalışmaları ve ileriye dönük hedefleri hakkında bilgiler verdim. Gündelik hayat ve siyasete dair, faydalı istişarelerde bulunduk. Misafirperverliklerinden dolayı kendilerine teşekkür ediyor, çalışmalarında başarılar Diliyoruz’.
ÖZEL HABER: YILMAZ ACU

Koronavirüsten hayatını kaybetti, bebeği hayata tutundu Koronavirüsten hayatını kaybetti, bebeği hayata tutundu

Korona virüs nedeniyle hayatını kaybeden öğretmen Betül Kırlaç Gürler’in ölümünün ardından 7 aylık bebeği hayata tutundu.

Zonguldak’ta 7 aylık hamileyken korona virüse yakalan öğretmen Betül Kıraç Gürler, Bülent Ecevit Üniversitesi ve Araştırma Hastanesinde tedavi altına alınmıştı. Ardından durumu ağırlaşan Gürler, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. İddiaya göre anne Betül Kırlaç Gürler’in ölümünün ardından minik bebeği hayata tutundu. Bebeğine doyamadan hayatını kaybeden Gürler’in ölümünün ardından bebek sezaryenle alınarak tedavi altına alındı.

Hayatını kaybeden anne Betül Kırlaç Gürler’in cenazesi Zonguldak’taki evinin önünde helallik alınmasının ardından defnedilmek üzere İstanbul’a gönderildi.

Emre Can Bayram

Metina Derneği İle Diyar Life Dağkapı Hastanesi Arasında Sağlık Protokolü Metina Derneği İle Diyar Life Dağkapı Hastanesi Arasında Sağlık Protokolü

Metina yardımlaşma ve dayanışma derneği ile Diyar Life Dağkapı Hastanesi arasında protokol.

Yapılan anlaşma gereği Metina Derneği üyeleri ve birinci derece yakınları, hastanede tedavi olurken göreceği sağlık hizmetlerinden yüzde 20 indirimli yararlanacak.

Bölgede barışa yaptığı katkılar nedeniyle adından söz ettiren Metina Derneği, Diyar Life Dağkapı Hastanesi arasında geçerli olmak üzere üyelerine sağlıkta indirim protokolünü imzaladı. Protokol imzalama töreninden sonra açıklamada bulunan Metina Derneği Başkanı Aydın Pirinççioğlu, şu açıklamayı yaptı; “Metina derneğimiz ile özel Diyar Life ( eski Veni Vidi) Dağkapı Hastanesi arasında yapılan protokole istinaden bundan sonra yapılan bütün işlemlerde göz tedavisi hariç bütün Metinalı halkımıza yüzde 20 indirim uygulanacak. Bu uygulamadan yaralanmak için vatandaşlarımız derneğimize müracaat ederek derneğimizden Metina’lı olduğuna dair bir tanıtım kartı alması yeterlidir. Hepinize sağlıklı uzun ömürler diliyorum.”

HABER: Seyfettin EKEN

ERDEMLİLER HAREKETİ’NDEN GENİŞ KATILIMLI MUHTARLAR TOPLANTISI ERDEMLİLER HAREKETİ’NDEN GENİŞ KATILIMLI MUHTARLAR TOPLANTISI

D.BAKIR- Kurulduğu günden bu yana, Diyarbakır başta olmak üzere, Bölgemiz genelinde yaşanan sorunlara dikkat çeken, bu sorunların kalıcı ve köklü çözümlere kavuşması noktasında gerekli girişimlerde bulunan Erdemliler Hareketi Derneği Diyarbakır İl Başkanlığı, bu kez Muhtarlar Toplantısına ev sahipliği yaptı.

İl Başkanlığı görevini Atilla Kaymaz’ın yaptığı Erdemliler Hareketi Derneği Diyarbakır İl Başkanlığı tarafından, bir otelin toplantı salonunda organize edilen Karacadağ Bölgesi Muhtarlar Toplantısı, oldukça geniş bir katılımla yapıldı.

Toplantıya, Bölge muhtarlarının yanı sıra, Bağlar Belediye Başkanı Hüseyin Beyoğlu, DİSKİ Genel Müdür Yardımcısı Fatih Yürük, Dicle EDAŞ Sistem İşletme Yönetici Ömer Keskin, Ak parti Diyarbakır İl Başkan Yardımcısı Raşit Ocak, Ak parti İl Yönetim Kurulu Üyesi ve Bağlar İlçe Koordinatörü Hasan Doğan katıldı.

Ak parti 24, 25 ve 26. Dönem İstanbul Milletvekili ve Merkez Karar Yürütme Kurulu (MKYK) Üyesi Metin Külünk de, davete icabet ederek, toplantıya katıldı.
SON DERECE VERİMLİ BİR TOPLANTI OLDU
Erdemliler Hareketi Derneği Diyarbakır İl Başkanı Atilla Kaymaz ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Süleyman Ergin’in organize ettiği toplantıya, Dernek Yönetim Kurulu üyeleri de, oldukça geniş bir katılım gerçekleştirirken, bir hayli verimli geçen toplantıda, faydalı istişareler yapıldı.

SORUNLAR VE ÇÖZÜM YOLLARI ELE ALINDI
Muhtarlar ve katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği toplantıda, görüşlerini dile getiren Ak parti MKYK Üyesi Metin Külünk, Diyarbakır başta olmak üzere, Bölgemize umut ışığı niteliğindeki toplantının, ana başlıklarının, bölge genelinde alt yapı, elektrik sorunları, kanalizasyon, yayla yolları ve Sağlık ocağı gibi, konu başlıkları olduğuna dikkati çekti.

Muhtarları tek tek dinleyerek, gerekli notları aldıklarını ve ilgili birimlere ileteceklerini belirten Metin Külünk, ‘İl Valimiz ve ilgili Bakanlıklarımızla el birliği yaparak, bu sorunları kalıcı ve köklü çözümlere kavuşması noktasında hep beraber mücadele edeceğiz.

Ayrıca, böylesi geniş kapsamlı çalışmayı, bir hafta boyunca bölgemiz köylerini dolaşarak, sorunları yerinde gören, ilgili yerlerin videolarını çekip mahalle muhtarlarımızın görüş ve önerilerini videoya kaydederek, bugün bu toplantıda bir görsel sunum şeklinde bizlere aktaran Erdemliler Hareketi Derneği Diyarbakır İl Başkanı Atilla Kaymaz bey ve onun şahsında, tüm Yönetim Kurulu Üyelerine teşekkür ediyoruz.

Böylesi değerli ve anlamlı çalışmaların, bir Sivil Toplum Kuruluşumuz tarafından yapılması, çok değerlidir. STK’ların asli görevi, vatandaşlarımız ve toplumumuzla bütünleşip, sorunları yerinde tespit etmek suretiyle, kalıcı ve köklü çözümle kavuşması noktasında mücadeleci ve takipçi bir tutum sergilemesidir’.

Metin Külünk, konuşmasının sonunda, başta muhtarlar olmak üzere, tüm katılımcılara gösterdikleri hassasiyetten dolayı teşekkür etti.Erdemliler Hareketi Derneği Diyarbakır İl Başkanı Atilla kaymaz ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İş insanı Süleyman Ergin toplantıyı başarıyla organize ettiler. Geniş katılımlı toplantıya, Erdemliler hareketi derneği tarafından davet edilen ve davete icabet eden, Ak parti MKYK Üyesi Metin Külünk’e muhtarlar teşekkür ederek, bugüne kadar gösterdikleri çaba ve gayretin takdire şayan olduğunu belirttiler.

BEYOĞLU: HALKIMIZ İÇİN NE YAPSAK AZDIR
Bağlar Belediye Başkanı Hüseyin Beyoğlu ise, toplantının son derece verimli geçtiğini belirterek, şunları söyledi:‘Öncelikle emeği geçen herkese ve geniş bir katılımla toplantıya katılan muhtarlarımızı kutluyorum.

Ak parti 24, 25 ve 26. Dönem İstanbul Milletvekili ve MKYK Üyemiz Metin Külünk beyefendiye de, gerek bugüne kadar yaptığı hizmetler ve gerekse toplantımıza katıldığı için teşekkür ediyoruz. Hepimiz için faydalı bir toplantı oldu. Karacadağ mahalle muhtarlarımızın sorunlarını, birinci elden dinledik, sorunların çözümü noktasında ortak aklı harekete geçirerek, faydalı istişarelerde bulunduk. Bağlar Belediyesi olarak, gerekli notlarımızı aldık.

Karacadağ’da yaşayan insanlarımızın sorunlarının çözümü noktasında, Belediyemiz olarak, elimizden gelen tüm gayreti göstereceğiz. Karacadağ Bölgesinde gerek bugüne kadar yaptığımız ve gerekse önümüzdeki süreçte yapacağımız projeler ve hizmetler hakkında görüş alışverişlerinde bulunduk.

Nitekim iş başına geldiğimiz ilk günden bu yana, birçok yere hizmet götürdük, bundan sonra da var gücümüzle hizmetlerimizi sürdüreceğiz. Halkımız, her şeyin en iyisine layıktır. Önümüzdeki günlerde, hizmetlerimizi çok daha geniş bir yelpazede, saygıdeğer halkımıza sunmaya devam edeceğiz’.


EDİTÖRLER
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Kategori Seçin:
Kategori Seçin:

TRT Haber Haberler