• Altın
  • Dolar
  • Euro
  • İstanbul °C
  • Ankara °C

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca: ‘Çin’den aşı Pazar gecesi yola çıkıyor’

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca: ‘Çin’den aşı Pazar gecesi yola çıkıyor’
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca: ‘Çin’den aşı Pazar gecesi yola çıkıyor’

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Çin’den gelecek aşının pazarı pazartesiye bağlayan gece yola çıkacağını belirterek, “Artık aşının Türk insanında etkili ve güvenilir olduğundan eminiz” dedi.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Koronavirüs Bilim Kurulu toplantısı basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Korona virüsle ilgili verileri paylaşan Koca, “Tarih bu yılları hastalığa adını veren 2019’dan başlayarak, büyük salgın yılları olarak anacaktır. Bugüne kadar Almanya’da her 1 milyon nüfus başına 325 kişi bu hastalık nedeniyle hayatını kaybetti. Sürü bağışıklığını uygulamaya çalışan İsveç’te 789, en çok vaka ve vefat sayısına ulaşan ABD’de 984, virüste mutasyon görüldüğü iddiasıyla gündeme gelen İngiltere’de 994 kişi öldü.

Türkiye’de ise milyon nüfus başına vefat sayımız 216’ya ulaştı. Günlük vaka sayıları dünyada nisan ayındaki ilk pik döneminde 80 binlerdeydi. Şu an ise neredeyse 9 kat artışla 700 binlere ulaştı. Bununla birlikte nisan ortasındaki ilk pik döneminde 8 bin 500 civarındaki günlük vefat sayılarının şu an yüzde 70 artışla 14 binlere ulaştığını üzüntüyle görüyoruz” diye konuştu.

“İstanbul’da vaka sayılarında önemli düşüş sağlandı”

Türkiye’nin ekim ayının ikinci yarısından itibaren hızlı bir vaka artışı gösterdiği bilgisini veren Bakan Koca, “Birçok ilimizde yüzde 100’leri aşan artışlar oldu. Hastanelerimiz, yoğun bakımlarımız yükü kaldırmada zorlanmaya başladı. İl ziyaretleri ile yerinde değerlendirme, HES kodunun tüm kamu kurumlarında, ulaşımda ve konaklama tesislerinde kullanımının yaygınlaştırılması, toplu etkinliklerin ertelenmesi, düğün, nişan gibi törenlere kısıtlama getirilmesi, kademeli mesai uygulaması çeşitli iş yerlerinin çalışma saatleri ve hizmet sunum şeklinin sınırlandırılması, kalabalık meydan ve sokaklar için getirilen kısıtlama ve kontroller, açıkta sigara içme yasağı, okulların tekrar uzaktan eğitime geçmesi, hafta içi geceleri ve hafta sonu dışarı çıkma yasağı gibi yaygın tedbirler hayata geçirildi.

Sıkı tedbirlerin uygulanması sayesinde günlük vaka sayımızda Gaziantep’te yüzde 66, Tekirdağ, Bursa ve İzmir’de yüzde 60, Ankara ve Samsun’da yüzde 55, Trabzon ve Adana’da yüzde 50, Diyarbakır ve Hatay’da yüzde 48, Kayseri ve Kocaeli’nde yüzde 45, Şanlıurfa’da yüzde 40, Antalya’da yüzde 30 ve Mersin’de yüzde 30’a varan düşüşler sağlandı. İstanbul’da vaka sayılarında önemli düşüş sağlanırken, poliklinik başvurularında yüzde 50, hastane yatışlarına ve yoğun bakım doluluk oranlarına ise yüzde 25 olarak yansıdı” şeklinde konuştu.

“Türkiye salgının başından beri tedbirleri en erken alan ülkelerin başında gelmektedir”

İngiltere’nin virüsün mutasyonuyla ilgili açıklamada bulunduğunu kaydeden Sağlık Bakanı Koca, şu ifadelere yer verdi:

“Bilinmelidir ki bu mutasyon eylül ayından beridir mevcut. Korona virüs zaten damlacık enfeksiyonu ile bulaşan bir hastalıktır ve yayılma hızı çok yüksektir. Mutasyonun yayılma hızını arttırması çarpan etkisi yapabilir. Ancak mutasyon ve varyasyonlar, düzenli olarak taranmaktadır. Ülkemizde Halk Sağlığı Laboratuvarlarımız bu işi düzenli olarak yapmakta ve gelişmeleri Dünya Sağlık Örgütü’ne bildirmektedir. Anlaşılan o ki İngiltere’deki kontrolsüz vaka artışının nedeni araştırılırken, eylül ayından beri var olan mutasyon ilgililerin dikkatini çekmiştir.

Türkiye salgının başından beri tüm gelişmeleri dikkate alarak hastalığı önemseyerek tedbirleri en erken alan ülkelerin başında gelmektedir. Bu sayede virüsün Türkiye’ye girişini 3 ay geciktirdik. Mutasyonlar konusunda da düzenli incelemelerimiz hep devam etti. Virüs daha hızlı bulaşsa da tedbirler yine en etkili silahımız. Ayrıca DSÖ de bu durumun aşı çalışmalarını olumsuz etkilemeyeceğini açıkladı.”

“İnaktif aşının ülkemizdeki Faz-3 klinik çalışması başarıyla sürmektedir”

Türkiye’de adenovirüs temelli iki aşı adayının insan deneyleri safhasına ulaştığının bilgisini veren Koca, “Benzer şekilde virüs benzeri parçacıklar temelli bir aşımız da insan deneyleri safhasındadır. En çok merak edilen konulardan biri de aşının ne zaman geleceği zannediyorum. Başından beri Türkiye’de klinik çalışması olan kendi inşamızda etkisi olduğunu bildiğimiz bir aşıyı kullanmak istediğimizi beyan ettik. Tercih ettiğimiz aşının da klinik deneylerini bekleyip ona göre harekete geçmek için uğraş verdik. İnaktif aşının ülkemizdeki Faz-3 klinik çalışması başarıyla sürmektedir. Vaka sayılarının yüksek olduğu günlerde çalışmada çok hızla ilerlemekteydi. Aşılanan gönüllülerin ister gerçek aşıyla, ister plasebo aşıyla aşılansın hastalığa yakalanıp yakalanmayacağı izlenmektedir. Bu durumda ülkede çok vaka varken çalışma daha hızlı ilerlemektedir” dedi.

“Aşılarımız bir aksilik olmazsa, pazarı pazartesiye bağlayan gece yola çıkıyor”

Aşının Türkiye’ye Pazar’ı pazartesiye bağlandığı gece yola çıkacağının müjdesini veren Koca, “Bilim Kurulu’nun değerlendirmeleriyle aşının ülkemizde kullanılması konusunda kendi insanımızda gösterdiği etkiden emin olduk. Artık aşının Türk insanında etkili ve güvenilir olduğunda eminiz. Çin makamları da Türkiye’ye gönderilecek aşı dozları için onay işlemlerini tamamladı. Üreticinin depolarında hazır olarak bizden gelecek haberleri bekleyen aşılarımız bir aksilik olmazsa, pazarı pazartesiye bağlayan gece yola çıkıyor” açıklamasında bulundu.

“En sık görülen yan etkiler yorgunluk yüzde 4,7, baş ağrısı yüzde 3,9 ve aşının yapıldığı bölgede ağrı yüzde 1,9”

Aşı hakkında bilgi veren Prof. Dr. Serhat Ünal ise, “Çin Sinovac tarafından üretilen inaktif aşı, çalışmaları 14 Eylül’de ülkemizde başlatıldı. Dün yapılan değerlendirilmeye göre 23 Aralık 2020 itibariyle 24 merkezde 9 bin 150 gönüllü taranmış, bunlardan 7 bin 371’i gönüllü çalışmaya alınmıştır. 4 bin 759 gönüllü aşı kolunda yüzde 64’ünü yapıyor, 2 bin 612’si de plasebo kolunda yüzde 35’ini yapıyor. Bine yakın sayıda sağlık personeli bire bir randomize edilmek üzere çalışıldı. 18 Kasım’dan itibaren de sağlık personelinden başlamamızın nedeni güvenlik datasını iyi takip edebilmekti.

İlk 900’dan fazla çalışmaya alınan kişinin güvenlik datası incelenip güvenliğine karar verildikten sonra ikinci kısımda vatandaşlarımıza yapmaya başladık. O da 18 Kasım tarihidir. Birincisinde bir aşı bir plasebo yapılırken, ikincisinde aşıya ulaşımı arttırmak amacıyla iki aşı bir plasebo şeklinde yapıldı. O nedenle iki kolda yüzde 64, yüzde 35 şeklinde bir fark var.

Tamamı değerlendirildiğinde bu çalışma kapsamında 7 bin 371 gönüllüye 10 bin 828 doz şu anda uygulanmış durumda. 752 aşı yapılmış kişide sadece 3 hastalık oluşurken, 570 plasebo yapılmış kolda 26 hastalık meydana geldi. Bunun özel istatistiki yöntemlerle hesaplanması var. DSÖ güven aralığı diye gördüğünüz, yüzde 95 güven aralığı bu tür çalışmalarda kullanılan standart bir yöntemdir. Alt sınırı yüzde 71 üst sınırı yüzde 97 olmak üzere, yani bu çalışmayı yüzlerce binlerce kez tekrar etseniz, en kötü ihtimalle yüzde 71 etkinlik ki DSÖ bunun yüzde 50 olmasını yeterli görüyor. Üst sınırda da en iyi ihtimalle yüzde 97 oranla başarılı bulacağını gösteriyor. Bu güvenlik aralığı içinde toplam aşı etkinliği yüzde 91,25 olarak hesaplanmıştır. Önümüzdeki günlerde daha da artacaktır.

İkinci değerlendirdiğimiz aşı güvenilirliği analizleri 2 bin 964 kişi verisiyle yapıldı. En sık görülen yan etkiler yorgunluk yüzde 4,7, baş ağrısı yüzde 3,9 ve aşının yapıldığı bölgede ağrı yüzde 1,9. İkinci aşıda bunlar biraz daha şiddetlenebilir. İkinci aşıda aynı etkiler yorgunluk yüzde 2,5, baş ağrısı 2,3 çok daha düşük ki iki bulgu da plasebo kolunda da gözlenen, deneklerin hissettiği duygular ve lokal aşı bölgesinde ağrı da yüzde 0,5 olarak tespit edilmiştir. Aşıla ilgili bir tana ciddi diyebileceğimiz yan etki, bir arkadaşımızda hafif alerjik reaksiyon meydana geldi. O da anında tedavi edildi. Güvenlik datası açısından güvenli görünüyor aşımız ve etkinlik açısından da yüzde 91,2.”

“Aşının koruyuculuğu yüzde 91.25”

Aşının koruyuculuğu yüzde 91.25 olduğunu belirten Koca şu ifadelere yer verdi:

“Bu sonuçlar bu aşıyla ilgili dünya açıklanan ilk veriler. Dolayısıyla dünya hatta Çin muhtemelen devlet olarak bu datalarımızı kullanacak. Aşının koruyuculuğu yüzde 91,25 oranında. Bu erken dönem ve bu giderek artacak. Çünkü biz normalde 40 enfekte olan kişi olduğunda açıklamayı düşündüğümüz bir durumdu. Şu an 29 kişi söz konusu, o nedenle 40 kişi enfekte olduğu döneme kadar bu çalışma devam ediyor olacak. Ve giderek bu oranın daha da yukarı doğru çıkacağını söyleyebiliriz. Aşı yapılan bütün gönüllüler, kimisine plaseba, kimisine aşı yapılmış oldu.

Yapılan kişilerde 29 kişide enfeksiyon görülmüş oldu. 29 kişinin 26’sı aşı yapılmayandı. 3 kişi aşı yapılandı. Bu 3 kişi de sağlık çalışanıydı. Yani riskli gruptu. Dünyada riskli gurubu bu çalışmaların içine alan diğer aşıların da olmadığını bilelim. Bu riskli olmasına rağmen 3 kişinin PCR’si pozitif, ateş ve solunum problemi, akciğer tutumumu olmayan çok hafif geçiren bir tablo olduğunu biliyoruz. Özetle o 3 kişinin çok hafif geçirdiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.”

“Aşılamada ilk aşamada 9 milyon kişinin olduğunu söyleyebilirim”

Aşılama programının nasıl gerçekleştirileceğinin sorulması üzerine Bakan Koca, “Pazartesi günü itibariyle aşıların Türkiye’de olacağını söyledim. Özellikle Bilim Kurulu bu konu ile ilgili geniş bir çalışma yaptı ve bir strateji hazırladı. 4 Aşamalı bir stratejiydi ve bu strateji de özellikle ilk planda sağlık çalışanları olmak üzere yapılmıştı. Öncelikle de sağlık çalışanlarımızdan başlamış olacağız. Özellikle birinci aşamada 9 milyona yakın kişinin olduğunu söyleyebilirim. Bizim Şubat sonuna kadar elimizde olmasını sözleşme gereği düşündüğümüz 50 milyon doz aşı olduğunu daha önce de söylemiştim.

Ocak, Şubat, Mart gibi yaygın olarak ilk 2 hatta 3’üncü aşamada olan kişileri aşılamak istiyoruz. Çünkü kitlesel bağışıklamada ne kadar dar bir zaman diliminde yoğun bir aşılama yaparsak o kadar başarılı olacağımızı biliyoruz. Buna özellikle odaklanmaya gayret ediyoruz. Bu aşılamayı yaparken de, yine daha önce ifade ettiğim şekliyle, özellikle birinci basamak sağlık hizmetlerimizin çok güçlü olduğunu biliyoruz. Aile Sağlığı Merkezleri ve hastaneler, kamu, üniversite hatta özel hastanelerimiz bu aşılama için kullanılmış olacak. Günde yaklaşık 1 buçuk hatta 2 milyona kadar aşıyı yapma imkanımızın olduğunu söyleyebilirim” şeklinde konuştu.

“Ön incelemelere göre Türkiye’de İngiltere’dekine benzer bir mutasyon görülmüyor”

İngiltere kaynaklı mutasyon sonrası ek tedbirler gelip gelmemesi ve bu mutasyona uğramış virüse Türkiye’de rastlanılıp rastlanılmadığının sorulması üzerine Bakan Koca, “İngiltere’de olan, birden fazla mutasyonun bir arada görüldüğü ve bulaştırıcılığın özellikle daha fazla olduğu şeklinde. Bizim şuana kadar yaptığımız analiz ve ön incelemelerde buna benzer bir mutasyona rastlamadığımızı, ama gelecek hafta özellikle daha çok, tam bir genom analizi yaparak bununla ilgili daha net bir şeyi söylemek mümkün. Ama ön incelemelerimizde benzer bir mutasyon olmadığını, genel olarak dünyada mutasyonun bulaştırıcılığını artırması yönünde olduğunu biliyoruz. Bildiğiniz gibi İngiltere, Danimarka ve Güney Afrika için bir kısıtlama söz konusu oldu. Şuan yeni bir kısıtlamayı düşünmüyoruz” diye konuştu.

“Yerli aşı çalışmalarında 5 ilave aşı insan çalışması safhasına geldi”

Yerli aşı çalışmalarının sorulması üzerine Bakan Koca, “Yerli aşı ile ilgili özellikle yoğun bir gayret içerisindeyiz. Yerli aşıda 5 tane ilave aşının, Faz safhasına, insanla çalışma safhasına geldiğini, bunlardan 3 tanesinin inaktif aşı olduğunu söylemiştim. Adenovirüs çalışması da ayrıca söz konusu. Zannediyorum gelecek ay, Ocak ayı içerisinde bunlardan 1 veya 2 tanesi daha Faz çalışmalarına geçmiş olur. Bunun dışında inaktif olan ve Faz-1 çalışmasını tamamlamış olan aşımız ile ilgili, Faz-2 de 200 kişi ile yapılmış olacak. Faz-1 biliyorsunuz 44 kişi ile yapılmıştı. Bununla ilgili gönüllülerin sağlık taramalarına başlandı” ifadelerini kullandı.

“Uğur hoca ile 5-6 kez görüştüm ve bu sorunu kısmen aştığımızı söyleyebilirim”

Pfizer/BioNTech ortaklığında üretilen Covid-19 aşısında ne durumda olunduğunun sorulması üzerine cevap veren Bakan Koca şu ifadeleri kullandı:

“Biz tabi ki inaktif aşıyı önemsemiştik. Ama başından itibaren bu aşıyı geliştiren 2 Türk bilim insanımızın olması nedeniyle, bilim insanlarımız ile yakın işbirliği içerisinde bu aşının Türkiye’de uygulanmasını istedik başından beri. Bununla ilgili bize başından beri söylenen 25 milyon gibi bir aşının söz konusu olabileceğini, 2020 yılı için yılsonuna kadar belki 1 milyon kadar bir aşının olabileceği söylenmişti. Fiyat boyutuyla herhangi bir sorunumuz olmadı.

O konuda dünya ölçeğinden daha uygun bir rakam olduğunu söyleyebilirim. Ama bizim bu dönemde yaşamış olduğumuz sorun şu oldu; bu dönemde aşının üretimi ile ilgili sorumluluk taşınmaması durumunun sözleşmeye yazılması istendi. Acil kullanım izni olduğu için, bu üretim ile ilgili bir sorun olma durumunda, sorumluluk taşımama ibaresi sözleşmeye konmak istendi. Bununla ilgili biz burada doğrusu bundan yana olmak istemedik. Son birkaç gündür Uğur hoca ile 5-6 kez görüştüm ve bu sorunu kısmen aştığımızı söyleyebilirim. Gelinen bu noktada ben toplantı öncesi tekrar görüştüm.

Sözleşmenin miktarı ile üretimle ilgili bir sorun olduğunda sorumluluk taşıyabileceklerini belirten bir maddeyi koymaya karşılıklı razı olduk. Mart ayı sonuna kadar 4 buçuk milyon ve opsiyonel olarak 30 milyona kadar aşının sözleşmesinin detayları netleşmiş oldu. Bu gece veya en geç yarın imzalanmış olur. ”

Mehmet Kalay – Utku Şimşek



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
‘BU KUTLU YOLDAN DÖNMEK YOK’ ‘BU KUTLU YOLDAN DÖNMEK YOK’

D.BAKIR- Diyarbakır Liv Suit Otel İşletmecisi ve Genel Müdürü İş adamı Ferman Zaman, ‘Rahmetlerin adeta yağmur gibi yağdığı bir mübarek Ramazan-ı Şerif’e daha kavuşmanın kıvancını yaşadıklarını’ belirtti.

 

Liv Suit Otel İşletmecisi ve Genel Müdürü İş adamı Ferman Zaman, Mübarek Ramazan-ı Şerif dolayısıyla yayınladığı kutlama mesajında şunları söyledi: ‘Mübarek Ramazan Ayı, Ramazan ayı, kırgınlık ve dargınlıkların sona erdiği, kutlu zaman bir zaman dilimidir. Cenabı Rabbim, bizler bir kez daha Recep, Şaban ve Ramazan aylarıyla, bu nadide günlerin beraberinde getirdiği kutla kandil gecelerine kavuşturdu.

 

Gerek ülkemiz ve gerekse bütün dünya insanları, oldukça zorlu bir sınavdan geçmekteyiz. Ülkemizin yanı sıra, dünya genelinde vefat ve bulaşıcı pandemi vaka sayılarının hızlı bir artış trendine girdiğini, üzülerek gözlemlemekteyiz. Bireysel ve çevre temizliğine önem göstermemiz, sadece kendimiz değil, bütün sevdiklerimizin hayatı açısından önem taşıyor. Temas, maske, mesafe ve hijyen hususlarına, son derece önem göstermemiz gerekiyor. Yüce Allah’a dualar ve niyazlar ederek, aziz milletimiz başta olmak üzere, dünyada etkili olan ve can almaya devam eden, bulaşıcı pandemiden kurtulmayı dilyoruz. Cenab-ı Allah; başta ülkemiz olmak üzere, bu kutlu maneviyat ikliminde, bütün İslam Alemi’nin birlik ve beraberliğini muhafaza etmemizi nasip buyursun.

 

On bir Ayın Sultanı Şehri Ramazan, geçmişe dönük bir muhasebe yaparak, bugüne yaptığımız yanlışlarla yüzleşip, bu yanlışlarla bir daha düşmemek noktasında bir fırsat teşkil etmektedir. Saygıdeğer halkımız ve tüm İslam Âlemi’nin mübarek Ramazan Ayını en halisane duygularımla kutlar, bu mukaddes günlerin, başta aziz milletimiz olmak üzere, bütün dünyada, sağlık, mutluluk ve esenliklere vesile olmasını, Yüce Rabbim’den niyaz ederim’.

Başkan Çavuşoğlu: Otizm eksiklik değil farkındalıktır Başkan Çavuşoğlu: Otizm eksiklik değil farkındalıktır

Diyarbakır’da Dünya Otizm Farkındalık Günü yürüyüşü düzenlendi. Yürüyüşe katılan, Güneydoğu Down Sendromu Derneği Başkanı İrfan Çavuşoğlu, otizmin eksiklik olmadığını, farkındalık olduğunu söyledi.

2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık günü, Diyarbakır’da da çeşitli etkinliklerle kutlandı. Diyarbakır’da Güneydoğu Down Sendromu Derneği, sivil toplum kuruluşları ile Büyükşehir Belediyesi Sosyal İşler Dire Başkanlığı ve Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü tarafından Dünya Otizm Farkındalık Gününe dikkat çekmek amacıyla farkındalık yürüyüş düzenlendi.

Sümer Park Ortak Yaşam Alanında başlayan farkındalık yürüyüşü Diyarbakır Valiliği binasının önüne son bulurken, valilik önünde otizmli ve engelli çocukları karşılayan Vali Münir Karaloğlu, otizmli çocuklar ile engelli bireylerle beraber Anıt Park içerisine kadar yapılan yürüyüşe katılarak destek verdi.

Etkinlikte konuşan Vali Karaloğlu, Diyarbakır’da da bir farkındalık oluşturmak gayesiyle bu etkinliği yaptıklarını söyledi. Vali Karaloğlu, “Otizm bir eksiklik değil, ayrıcalıklı bir farkındalık ve aslında otizmli yavrularımızı erken teşhis edebilirsek, onlara doğru ve özel bir eğitim sağlayabilirsek ve toplumsal farkındalığı da artırabilirsek bu yavrularımızdan yarın dünyayı değiştirecek dahiler çıkabilir. Bunun dünyada birçok örneği var.

İşte Albert Einstein’ın, Newton’un, Mozart’ın ve Steve Jobs’un otizmli olduğu söyleniyor. Onlar erken teşhis, doğru ve özel eğitim ile farkındalıkla dünyayı değiştirecek bilimsel ve sanatsal faaliyetlerde insanlığı çok şey katmışlardır.

Bizde otizmli yavrularımızı, hem ailelere hem de biz topluma Allah’ın imtihanıdır, onların bu farkındalığını fark eder, o farkındalıklarına uygun davranırsak inşallah onlarda içerisinde bulundukları topluma daha faydalı bireyler haline getirebiliriz” diye konuştu.

Günün anlamına hitaben bir açıklama yapan Güneydoğu Down Sendromu Derneği Başkanı İrfan Çavuşoğlu, “Çocuklar da farkındalığı hissettirmek amacıyla buradalar.

Güneydoğu Down Sendromu Derneği olarak engelli vatandaşlarımızın hayatın her alanında yer almalarını sağlamak ve önlerindeki engelleri ortadan kaldırmak için hak temelli hizmet anlayışını esas alıyoruz. Otizmin hastalık değil farklılıktır. Siz de otizmi fark edin görmezden gelmeyin” dedi.

Mısır: “Ever Given gemisi kanalı en az 1 milyar dolar zarara uğrattı” Mısır: “Ever Given gemisi kanalı en az 1 milyar dolar zarara uğrattı”

Mısır Süveyş Kanalı İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, Süveyş Kanalı’nı tıkayan ve gemi trafiğini durduran Ever Given gemisinin kanala en az 1 milyar dolar zarara neden olduğunu duyurdu.

Süveyş Kanalı’nda 6 gün boyunca gemi trafiğine engel olan Japon Shoei Kisen Kaisha şirketine ait 200 bin tonluk konteyner gemisi Ever Given, kanal önemli maddi zarar uğraştı. Mısır Süveyş Kanalı İdaresi Başkanlığı, yaşanan olayda geminin kanala maddi zararının en az 1 milyar dolar olduğunu açıkladı. Süveyş Kanalı İdaresi Başkanı Usame Rabie yaptığı açıklamada, “Yaşanan tıkanma nedeniyle Mısır, günlük 12 ila 15 milyon dolar maddi zarar etti. Yapılan soruşturma sonucu zararı kimin karşılayacağı belirlenecek” ifadelerini kullandı. Rabie, soruşturmanın önemi vurgulayarak, geminin kara kutusunun geminin ilk sıkıştığı andan yüzdürüldüğü ana kadar ayrıntıları ortaya çıkaracağını söyledi. Süveyş Kanalı İdaresi Başkanı Rabie, “Tazminat ödenmesi gerekiyor, çünkü tazminat ülkenin hakkıdır. Bu olay, Mısır’ın itibarına zarar verdi” ifadesini kullandı.

23 Mart’ta karaya oturan gemi sadece Mısır’a değil küresel ticarette büyük zarara yol açmıştı. Dev geminin kanalı tıkamasının ardından kanalda gemi trafiği oluşmuş ve 450 gemi, Ever Given gemisinin yüzdürülerek rotalarına devam etmeyi beklemişti. Ever Given’ın hareket ettirilmesinin ardından kanalda trafik yeniden başlamıştı.

Hocazade ve Avcıl’dan İşadamı Balıkçı’ya nezaket ziyareti Hocazade ve Avcıl’dan İşadamı Balıkçı’ya nezaket ziyareti

Avrupa El Ele Engelliler ve Yaşlılar Yardım Vakfı Genel Başkanı Cengiz Hocazade ve Diyarbakır İl Başkanı Arzu Avcıl’dan SRC Yapı İnşaat .Ltd.Şti. Aş.Yönetim Kurulu Başkanı işadamı Sinan Balıkçı’ya nezaket ziyaretinde bulundu.

Avrupa El Ele Engelliler ve Yaşlılar Yardım Vakfı Genel Başkanı Cengiz Hocazade ve Diyarbakır İl Başkanı Arzu Avcıl ziyarette vakıflarının çalışmaları hakkında Sinan Balıkçı ile fikir alışverişinde bulundu.

Ziyaret esnasında Hocazade ve Avcıl beraberlerinde getirdikleri plaket ve çiçeği Sinan Balıkçı’ya taktim etti.

Sinan Balıkçı ise Hocazade ve Balıkçı’ya ziyaretten duyduğu memnuniyeti ifade ederek teşekkür etti ve çalışmalarında başarılar diledi. Balıkçı, “Sayın vakıf başkanlarımız Cengiz Hocazade ve Arzu Avcıl gibi değerli vatanına milletine bayrağına sadık insanlara kapımız her zaman açıktır.

Ziyaretleri bizleri çok mutlu etti. Diyarbakırımız güzel bir şehirdir sahabeler ve peygamberler şehridir bizler için misafirler başımızın tacıdır. Misafirlerimizin getirdiği çiçek ve plaket içinde teşekkür ediyorum” dedi.

Fatih Erbakan Diyarbakır’da coşkuyla karşılandı Fatih Erbakan Diyarbakır’da coşkuyla karşılandı

Yeniden Refah Partisi Mardin İl Kongresi’ne katılmak için Diyarbakır Havalimanına iniş yapan Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan Diyarbakır İl Başkanlığı tarafından coşkuyla karşılandı.

Yeniden Refah Partisi Diyarbakır İl Başkanı Ali Erdem ve yönetim kurulu üyelerinin aralarında bulunduğu kalabalık Genel Başkanları Fatih Erbakan’ı Mardin’e kadar yalnız bırakmadı.

Büyük bir coşkunun yaşandığı Yeniden Refah Partisi Mardin İl Kongresi’nde adeta Diyarbakır rüzgarı da esti. Genel Başkanları Fatih Erbakan’ı yalnız bırakmayan Diyarbakırlı vatandaşlara teşekkür eden

 Yeniden Refah Partisi Diyarbakır İl Başkanı Ali Erdem, “Bizleri yalnız bırakmayan sevgili Diyarbakırlı Yeniden Refah Partili kardeşlerime sonsuz teşekkür ediyorum” dedi.

Öte yandan, Mardin’de partisinin 2. Olağan Kongresine katılan Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan’a Genel Başkan Yardımcıları Prof. Dr. Sacit Günbey , Naim Öztürk, Doğan Bekin, Erkan İlyas Helvacı, çok sayıda MKYK üyesi eşlik etti.

Kongrede konuşan Erbakan, partilerinin kuruluşundan bu yana kısa sürede çok mesafe katettiklerini ifade etti.

Artuklu Üniversitesi Vali Kılıçlar Salonu’nda yapılan kongrede konuşan Erbakan, “Biz Mardinlileri seviyoruz. Erbakan hocamız Mardinlileri seviyordu. Mardinliler de Erbakan hocamızı seviyordu. Bu kadar kısa sürede, bu kadar uzun mesafe kat etmemiz Mardin’de şu muazzam coşkulu toplulukla il kongremizi yapmamız davamızın bereketidir, Cenabı Allah’ın yardımıdır ve Milli Görüşün bereketidir.

Cenab-ı Allah bizleri bu istikametten bu hak davadan ayırmasın. Milletimize, Mardin’e, ülkemize, İslam alemine, bütün insanlığa faydalı olmayı, hayırlı hizmetler yapmayı, mazlumların, ezilenlerin derdine derman olmayı nasip eylesin inşallah dedi. Herkesin hiçbir ayrım gözetmeksizin saadet ve selametini hedefleyen anlayışla geliyoruz.” dedi.

Bölgenin en önemli sorunun işsizlik ve geçim sıkıntısı olduğunu söyleyen Erbakan, konuşmasına şöyle devam etti: “Sağlık alanında Türkiye eskiden beridir iyi bir noktada ve sağlıkta pandemi sürecinde de büyük başarılar gösterildi. Ama hayatta kalanlar bu sefer ekonomi olarak çöktü. 2020 yıllında Türkiye’de 99 bin 588 esnaf dükkanını kapattı. 40 bin 735 şirket kapandı.

Milyonlarca insan demektir bu. Böyle bir noktada esnafın kredi taksitlerinin en az 1 yıl ertelenmesi lazım. O kredi borcunun faizinin, hiç değilse yarısının devlet tarafından karşılanması lazım. Esnafa doğrudan nakit desteğinin artırılarak sürdürülmesi lazım. Esnafın su, doğal gaz, elektrik ve SGK borcunun mutlaka faizsiz şekilde en az 1 yıl ertelenmesi lazım. Kısa çalışma ödeneğinin de en az 6 ay daha devam ettirilmesi lazım.”

ÖZEL HABER:YILMAZ ACU

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği’nin (MÜSİAD) 20’nci Olağan Genel Kurulu’nda başkanlığa seçilen Mehmet Bozkuş’a hayırlı olsun ziyaretleri devam ediyor. Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği’nin (MÜSİAD) 20’nci Olağan Genel Kurulu’nda başkanlığa seçilen Mehmet Bozkuş’a hayırlı olsun ziyaretleri devam ediyor.

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği’nin (MÜSİAD) 20’nci Olağan Genel Kurulu’nda başkanlığa seçilen Mehmet Bozkuş’a hayırlı olsun ziyaretleri devam ediyor.

İş adamı Kemal Sinanlı MÜSİAD Başkanlığına seçilen Mehmet Bozkuş’a nezaket ziyaretinde bulundu.

Ziyarette fikir alışverişlerinde bulunduklarını belirten İşadamı Kemal Sinanlı, “MÜSİAD şehrimizin için en önemli sivil toplum kuruluşlarımızından biridir.

Bu kapsamda MÜSİAD başkanlığına seçilen Sayın Mehmet Bozkuş kardeşimizi ziyaret etme gereksinimini hissettik. Kendileri için gerek yurt dışında gerek yurt içinde elimden gelen her şeyi yapmaya hazırım. Gençlerimizin önünü açalım, bu kapsamda genç kardeşimiz Mehmet Bozkuş’a her zaman desteğimiz olacaktır.

Diyarbakırımız insanlık şehridir ve MÜSİAD ile bu kutsal şehrimize neler yapabiliriz, şehrimize ne katkı sunarızı konuştuk. Ben inanıyorum ki Mehmet kardeşimiz güzel hizmetler yapacaktır. Bizlerde kendisine destek olarak el birliği ile güzel hizmetler yapacağız. Allah utandırmasın hayırlara vesile olsun inşallah. Kapım kendisine ardına kadar açıktır.

Türkiye’nin neresinde olursa olsun desteğim olacaktır. İlgi alakadarından dolayı başkan Mehmet beye çok teşekkür ederim. Sayın Başkanımıza ve Yönetim Kurulumuza yeni görevlerinde nice başarılar diliyor, şehrimiz için fayda sağlamalarını temenni ediyorum” diye konuştu.

Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Başkanı Mehmet Bozkuş ise, “Değerli ağabeyimiz sayın Kemal Sinanlı beyin bizlere yapmış olduğu ziyaretten dolayı çok memnun olduk.

Sağolsunlar kendi birikimlerinden faydalanacağız inşallah. Ziyaret esnasında  güzel bir sohbetimiz oldu.  Allah kısmet ederse çok güzel projelerimiz olacaktır. desteklerinden dolayı Sayın Kemal Sinanlı beye teşekkür ederim” dedi.

ÖZEL HABER:YILMAZ ACU


EDİTÖRLER
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Kategori Seçin:
Kategori Seçin:

TRT Haber Haberler