• Altın
  • Dolar
  • Euro
  • İstanbul °C
  • Ankara °C

İSKUR, GELECEĞE GÜVENLE BAKIYOR

İSKUR, GELECEĞE GÜVENLE BAKIYOR
İSKUR, GELECEĞE GÜVENLE BAKIYOR

İyi Parti Diyarbakır İl Başkanı Vejdin Ensarioğlu, Diyarbakır 1. Organize Sanayi Bölgesi’nde kurulu olan İSKUR Tekstil A.Ş.’yi ziyaret ederek, çalışmaları hakkında bilgi aldı.

Vecdin Ensarioğlu, İl Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları ve Yönetim Kurulu üyeleriyle beraber yaptığı ziyaretinde, İSKUR Fabrika Müdürü Ekrem Kul karşıladı. 

TÜRKİYE’NİN ÖNCÜ TEKSTİL KURULUŞLARINDAN

 Sıcak ve samimi bir ortamda geçen ziyarette, İSKUR Fabrika Müdürü Ekrem Kul, misafirlerine fabrikanın bütün birimlerini gezdirerek, yaptıkları çalışmalar hakkında detaylı bilgiler verdiler. Aslen Kahramanmaş’lı olan Abdülkadir Kurtul tarafından 1990 yılında kurulan ve kısa zamanda üretim, sanayi ve pazarlama sektörlerinde kendisine iddialı bir yer edinen İSKUR, Türkiye’nin en büyük 500 firması arasında yer alırken, yerel, bölgesel ve global ölçekte her geçen gün güçlenen bir işletme hüviyetinde. Diyarbakır’da 2013 yılında startı verilen tesis, 2015 yılında tam kapasiteyle faaliyete geçti.

Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren İyi Parti İl Başkanı Vejdin Ensarioğlu şunları söyledi: ‘Öncelikle böylesi devasa bir yatırımın kentimiz ekonomisine kazandıran başta İSKUR Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Abdülkadir Kurtul ve Fabrika Müdürü Ekrem Kul, başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz. Gösterdikleri misafirperverlik bizleri bir hayli memnun etti.

Temennimiz, bu çapta firmaların sayısının artarak, İlimiz ve Bölgemiz genelinde istihdam edilen vatandaşlarımızın sayısının artması ve işsizliğin olabildiğince minimize edilmesidir. Emeği geçen herkesi bir kez daha kutluyor, başarılarının devamını diliyoruz’.

ÖZEL HABER:YILMAZ ACU



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Başkan Akmeşe’den Vali Karaloğlu’na destek açıklaması Başkan Akmeşe’den Vali Karaloğlu’na destek açıklaması

Saadet Partisi Çüngüş İlçe Belediye Başkanı Ali Suat Akmeşe, partisinin il başkanı Fesih Bozan tarafından Diyarbakır Valisi Münir Karaloğlu hakkında yapılan açıklamaları eleştirdi.

Saadet Partisi Diyarbakır İl Başkanı Fesih Bozan tarafından önceki gün yapılan açıklamada Diyarbakır Valisi ve Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Münir Karaloğlu’nun belediye bünyesinde oluşturduğu ekibe yönelik eleştirilerine partisinin Çüngüş Belediye Başkanı Ali Suat Akmeşe’den sert cevap geldi.

Saadet Partili Başkan Akmeşe, Vali Karaloğlu’nun işini layıkıyla yerine getirdiğini partisinin İl Başkanı Fesih Bozan’ın eleştirilerinin yersiz olduğunu söyledi. Vali Karaloğlu’nun yaptığı çalışmaları takdirle karşıladığını da sözlerine ekleyen Başkan Akmeşe, “Sayın Valimiz ile ilgili partimizin il başkanı sayın Fesih Bozan beyin açıklamaları bizleri derinden üzmüştür. Sayın Valimiz şehrimize geldiği günden bu yana cansiparhane bir şekilde gece gündüz demeden halkın sorunlarını dinleyerek tarafsız bir şekilde mücadele edip çözüme kavuşturuyor.

Dini, dili, ırkı ne olursa olsun ve siyasi görüşü ne olursa olsun ayırım yapmadan halka hizmet etmektedir. Hiç kimseyi kırmadan halkımızın ve daire müdürlerinin sorunlarına çözüm getiriyor.

Bunun yanı sıra dışarıdan getirdiği daire başkanları liyakatlı ve işinin ehli, çalışkan iş bitiren kişilerdir. Benim için Türkiye’nin her tarafı aynıdır önemli olan dürüst ve liyakatlı bürokratların ilimize hizmet etmesidir.

İçeriden atanmış dışarıdan gelmiş hizmet etmişler çokta önemli değildir. Bizim için önemli olan hizmettir. Hizmet yapan kim olursa olsun bizim için değer arz eder. Ben Çüngüş Belediye Başkanı olarak Sayın Valimiz Münir Karaloğlu’nun yanındayım ve ben sayın valimden memnunum Allah kendisinde razı olsun” diye konuştu.

HABER:YILMAZ ACU

Zeytin yağında doğru bilinen yanlışlar Zeytin yağında doğru bilinen yanlışlar

Balıkesir’in Edremit Körfezi’nde zeytin hasadı ve zeytin yağı üretimi tüm hızla devam ederken Balıkesir Üniversitesi Edremit MYO. Zeytin ve Zeytin Teknolojileri Bölümü Öğretim Görevlisi Mücahit Kıvrak zeytin yağında donma noktasının kalite kriteri olmadığını ve bilinenin aksine en güzel kızartmalık yağın zeytin yağı olduğunu ifade etti.

dremit Körfezinde zeytin hasadı ve zeytin yağı üretimi devam ediyor. Bölgenin kalitesi ve nefaseti ile tanınan zeytin yağları ise raflarda yerini almaya başladı. Bir çok tüketicinin yanlış bilgiler ile zeytin yağı tükettiğini ifade eden Öğretim Görevlisi Mücahit Kıvrak “Zeytin yağının özellikle donma kısmı bize de çok geliyor. Üniversiteye de çok geliyor. Zeytin yağının donma sıcaklığı, 8 derecelerden itibaren kristalleşmeyle başlar, eksi 30-35’lere kadar düşebilir. Bu yüzden buzdolabına koyduklarında zeytin yağının donması, zeytin yağında kalite kriteri değildir. Asla ve kata. Zeytin yağının daha kaliteli olduğunu veya daha kalitesiz olduğunu donmayla anlayamayız. Böyle bir şey söz konusu değildir” dedi.

Zeytin yağının kalitesinin veya saflığının buzdolabına konularak anlaşılamayacağını ifade eden Kıvrak “Kimyasal özelliklerine ve duyusal özelliklerine bakarak biz zeytin yağının gerçek veya saf olduğunu ve kaliteli olduğunu anlayabiliyoruz. Üreticilerimiz ve tüketicilerimiz buzdolaplarına koyarak bunu anlamaya çalışıyorlar. Bu bir hatadır” dedi.

Zeytin yağı ile ilgili bir başka yanlış bilginin ise zeytin yağı ile kızartma yapılmaz bilgisi olduğunu ifade eden Mücahit Kıvrak, “Bir başka yanlış algı da: ‘Zeytin yağından kızartma yapılmaz’. Aslında zeytin yağından çok güzel kızartma olur. Çünkü zeytin yağı sıcağa karşı en dayanıklı yağlardan bir tanesidir. 240 santigrat derecelere kadar çıkan bir dumanlanma noktası söz konusudur. Evlerimizde güvenle kızartmalarda zeytin yağı kullanılabilir. Kesinlikle yanlış algılara, market raflarında gördükleri reklamlara aldanmasınlar. Zeytin yağı en güzel kızartmalık yağlardan bir tanesidir” dedi.

Emrah Elmas

ZEYNEL ABİDİN AKTAY, TÜRKİYE DEĞİŞİM HAREKETİNİN KURUCULARINDAN ZEYNEL ABİDİN AKTAY, TÜRKİYE DEĞİŞİM HAREKETİNİN KURUCULARINDAN

D.BAKIR- Mustafa Sarıgül’ün başlattığı Türkiye Değişim Hareketi (TDH), partileşme yolunda emin adımlarla ilerlerken, TDH, ilk toplantısını Ankara’da gerçekleştirdi.

Şişli Eski Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’ün öncülüğünde kurulan TDH bünyesinde, hem Cumhuriyet Halk partinden, hem de iş dünyasından tanınmış isimler yer alıyor. Türkiye Değişim Hareketi, partileşme çalışmalarını aralıksız sürdürürken, Mustafa Sarıgül’ün kadrosu da şekillenmeye başlıyor. Sarıgül’ün A Takımında, Diyarbakır’ın tanınan ve sevilen iş adamlarından Zeynel Abidin Aktay da yer alıyor.

Aslen Hanili olup, evli ve dört çocuk babası olan iş adamı Zeynel Abidin Aktay, Türkiye Değişim Hareketi’nin kurucular kurulundan. Diyarbakır halkının yakından tanıdığı, çevresinde sevilen ve sayılan bir insan olan Zeynel Abidin Aktay, bugüne kadar birçok defalar kan davalarının sulh ile çözülmesinde katkıları olan, hasta ziyaretleri ve taziyelere katılarak, insanların zor ve acılı günlerinde yanında olan, hangi Semavi Dine mensup olursa olun, insanlara olanakları dâhilinde yardımcı olan, iş dünyasının da yakından tanıdığı bir sima.

Türkiye Değişim Hareketi’nin (TDH) kuruluşundan bu yana Mustafa Sarıgül ile beraber hareket eden Zeynel Abidin Aktay, Diyarbakır’ın yanı sıra, Bölgemizin sorunları ve bu sorunların çözüm yollarına vakıf bir insan.

Açıklamalarda bulunan Zeynel Abidin Aktay, Mustafa Sarıgül’ün öncülüğünü yaptığı ve önümüzdeki günlerde partileşecek olan Türkiye Değişim Hareketi’nin ülkemiz siyasetine yeni bir soluk ve heyecan getireceğini belirterek, şunları söyledi:

ÜLKEMİZİN SORUNLARINI, TDH ÇÖZÜME KAVUŞTURACAK

‘Bilindiği üzere, ülkemiz giderek artan bir sorunlar yumağı ile karşı karşıyayız. İktidar kadroları, bu sorunların çözümü konusunda gerekli reaksiyonu gösteremiyor. Bunun en büyük sebeplerinden biri, liyakatli insanların iş başında olmamalarından kaynaklanmaktadır.

Türkiye Değişim Hareketi öncüsü ve kurulacak partimizin genel başkanı Sayın Mustafa Sarıgül, halkımızın bağrından çıkmış, uzun yıllar Şişli Belediye Başkanlığı yapmış bir isim.

Bölgemiz insanına bakış açısı da son derece olumlu. Ülkemizin sorunlarına kalıcı ve köklü çözümler üretecek, liyakatli kadrolar oluşturmak için, uzun süreden bu yana, hazırlıklar yapıyor. Giderek artan işsizlik ve beraberinde getirdiği yoksulluk, iç piyasalarda yaşanan daralmalar ve buna bağlı olarak esnaflarımızın çoğu zaman siftah bile yapamadan dükkânını kapatıyor. Dolayısıyla, vergilerini, SSK primlerini, bankalara olan kredi ve kredi kartı borçlarını ödeyememeleri nedeniyle icralık oldukları bir süreçten geçiyoruz. Hayat pahalılığı öylesine boyutlara ulaştı ki, neredeyse günlük fiyatlar değişmekte. İşsizlik korkunç boyutlara ulaştı. Bulaşıcı pandemi sürecinden önce, İş-Kur şubeleri önünde oluşan uzun kuyruklar, başta bölgemiz olmak üzere, ülkemiz genelinde işsizliğin geldiği noktayı gözler önüne sermekte’.

İKTİDAR DA, MUHALEFET DE ÇÖZÜM ÜRETEMEZ DURUMDA

İktidarın sürekli güven kaybettiğini ve halk nezdinde desteğinin giderek azaldığına vurgu yapan Zeynel Abidin Aktay, şöyle devam etti: ‘Hükümet, kamuoyu nezdinde güven kaybetmeye devam ediyor. Muhalefet partileri de, vatandaşlarımızın önüne, kapsamlı bir program sunamıyor. En az iktidar kadroları kadar, muhalefet kadroları da yorgun ve çözüm üretemiyorlar. Halkımızın, gerek iktidar ve gerekse muhalefet partilerine güveni giderek azalmakta.

Artık değişim zamanı. Halkımız, sandıkta bir değişim yaparak, sorunlarına kalıcı çözümler üretecek, ülkemize yeni vizyonlar katacak bir hareket istiyor. Biz TDH olarak diyoruz ki, ‘Yeter. Söz Milletindir’.

TDH kadroları olarak, genel başkanımız Sayın Mustafa Sarıgül öncülüğünde oluşturmakta olduğumuz kadrolarımız, ülkemizin sorunlarına çözümler üretecek, yeni ufuklar ve vizyonlar ile halkımıza nefes aldıracak projelerimiz ile, halkımıza hizmete talibiz.

Bu duygu ve düşüncelerle, ülkemizi içinde bulunduğu cendereden çıkarmak, refahı tabana yayarak, topyekün bir kalkınma hamlesi başlatmayı hedefleyen Türkiye Değişim Hareketi kadrolarında yer almak isteyen tüm vatandaşlarımızı, hareketimize katılmaya davet ediyoruz’.

ÖZEL HABER: YILMAZ ACU

Son 24 saatte korona virüsten 116 kişi hayatını kaybetti Son 24 saatte korona virüsten 116 kişi hayatını kaybetti

Sağlık Bakanlığı son 24 saatte 116 kişinin korona virüsten hayatını kaybettiğini, toplam can kaybının 11 bin 820’e yükseldiğini açıkladı.

Sağlık Bakanlığının Covid-19 bilgilendirme sayfasında Türkiye’nin güncel korona virüs tablosu kamuoyuyla paylaşıldı.

Tabloya göre son 24 saatte 116 kişi korona virüsten hayatını kaybetti, toplam can kaybı 11 bin 820’e yükseldi. Bugün toplam 158 bin 811 test yapılırken, 4 bin 215 yeni vaka tanısı konuldu. Toplam vaka sayısı 425 bin 628 oldu. Bugün iyileşen 2 bin 592 kişiyle birlikte toplam iyileşen toplam hasta sayısı 361 bin 655’e yükseldi. Toplam hastalarda zatürre oranının yüzde 3,8, toplam ağır hasta sayısının ise 3 bin 742 olduğu açıklandı.

“Bugün tespit edilen 4 bin 215 hasta var”

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal paylaşım sitesi Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, “Bugün tespit edilen 4 bin 215 hasta var. Ağır hasta sayısındaki artış devam ediyor. Virüsün yayılımı bizi zorunlu tedbirler almaya mecbur bırakıyor. Hastalığın yayılımını durdurmak için birlikte hareket etmeliyiz. Tedbirlere birlikte uyarak mücadele güç verin” ifadelerine yer verdi.

Musa Erdoğan

Pfizer, BioNTech ile geliştirdikleri korona virüs aşısının yüzde 95 etkili olduğunu açıkladı Pfizer, BioNTech ile geliştirdikleri korona virüs aşısının yüzde 95 etkili olduğunu açıkladı

ABD merkezli ilaç firması Pfizer, Alman biyoteknoloji şirketi BioNTech ile birlikte yeni tip korona virüse (Covid-19) karşı geliştirdiği aşının üzerindeki son sonuçları açıklayarak, aşının yüzde 95 etkili olduğunu gösterdiğini söyledi.

ABD merkezli ilaç firması Pfizer, bugün yaptığı açıklamada korona virüse karşı geliştirdikleri aşının Faz 3 denemesinin son sonuçlarına göre yaşlılarda bile virüsü önlemede yüzde 95 etkili olduğunu açıkladı. Denemeye katılan gönüllüler arasında 170 korona virüs vakası bulunduğu ifade edildi. Bunlardan 162’sinin plasebo veya sade salin aşısı olduğu, 8 vakanın ise gerçek aşıyı aldığı belirtildi. Elde edilen verilere göre; Pfizer, sonucun yüzde 95’lik bir etkinliğe ulaştığını açıkladı.

Pfizer ve Alman ortağı BioNTech yaptıkları ortak açıklamada, “Aşının etkisi; yaş, ırk ve etnik köken demografikleri arasında tutarlıydı. 65 yaşın üzerindekilerde gözlenen etkinlik oranı yüzde 94’ün üzerindeydi” ifadelerine yer verdi. Sonuçları ve yan etkileri bağımsız bir grubun izlediğini belirten şirketler, “Veri İzleme Komitesi bugüne kadar aşıyla ilgili herhangi bir ciddi güvenlik endişesi bildirmedi” dedi. Yapılan açıklamada ayrıca, aşılama sonrası yaşlılarda daha az ve daha hafif yan etkiler görüldüğü de belirtildi.

Pfizer ve BioNTech, “1. veya 2. dozdan sonra sıklıkta yüzde 2’ye eşit veya daha fazla olan tek Derece 3 (şiddetli) olumsuz olay, 2. dozun ardından yüzde 3.7′ de yorgunluktu” dedi.

Acil Kullanım İznine başvurulacak

Pfizer tarafından yapılan açıklamada, günler içinde Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi’ne Acil Kullanım İzni için başvuruda bulunulacağını aktardı. Pfizer tarafından yapılan açıklamada, “Bu veriler aynı zamanda dünya genelindeki diğer düzenleyici kurumlara da sunulacak” denildi. ABD’li ilaç şirketi verileri akademik hakemli dergide de yayınlamayı planlıyor.

Pfizer tarafından yapılan açıklamada, “Küresel katılımcıların yaklaşık yüzde 42’si ve ABD’li katılımcıların yüzde 30’unun ırksal ve etnik açıdan farklı geçmişlere sahipti ve küresel katılımcıların yüzde 41’i ve ABD’li katılımcıların yüzde 45’i 56-85 yaşında” ifadelerini kullandı.

Pfizer, korona virüs aşısına ilişkin ilk test sonuçlarında aşının yüzde 90’dan fazla bir oranda hastalığı engellediğini duyurmuştu. Pfizer ve BioNTech tarafından geliştirilen korona virüs aşısının üçüncü faz klinik denemelerine 27 Temmuz’da başlanmıştı. Pfizer, kayıtlı 43 bin 661 gönüllünün 41 bin 135’inin ikinci bir aşı veya plasebo dozu aldığını bildirmişti.

Öte yandan ABD merkezli Moderna şirketi de korona virüs aşısına ilişkin test sonuçlarını açıklamıştı. Açıklamada, Moderna’nın geliştirdiği korona virüsü aşısının yaklaşık yüzde 95 oranında koruma sağlandığı açıklanmıştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Biz buralara vesayetin paraşütü ile gelmedik” Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Biz buralara vesayetin paraşütü ile gelmedik”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Biz buralara gökten zembille inmedik, vesayetin paraşütü ile de gelmedik, dededen, babadan miras aristokratik kanallardan da vasıl olmadık. Daha Kıbrıs meselesinin ne olduğunu, Maraş’ın açılmasının ne anlama geldiğini bilmeyen, orada Türkiye‘nin Cumhurbaşkanının başkanlığının heyetle verdiği görüntünün diplomatik mesajını anlamamış birine ekonomiyi izah etmek te mümkün değildir” dedi.

TOBB İkiz Kuleler’de düzenlenen TOBB Türkiye Ekonomi Şurası’na katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, iş adamlarına seslenerek, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nu eleştirdi. Kendisi de esnaflıktan ve ticaretten gelen bir siyasetçi olarak daima iş adamları, esnaf ve sanatkarlarla birlikte olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz buralara gökten zembille inmedik, vesayetin paraşütü ile de gelmedik, dededen, babadan miras aristokratik kanallardan da vasıl olmadık. Hayatın merdivenlerini teker teker tırmanarak milletimizin, her kesimi ile hemhal olarak zorlukları ve imkanları bizzat tecrübe ederek buralara geldik. Ömrü boyunca devletten aldığı maaş dışında bir iş, üretim, istihdam tecrübesi olmayanların kürsülerden esip gürlemeleri teneke tıngırtısının ötesinde bir anlama sahip değildir. Bunların önüne konulan kağıtlardaki rakamların ne anlama geldiğine ilişkin en küçük bir fikirleri olmadığını en iyi sizler biliyorsunuz. Daha Kıbrıs meselesinin ne olduğunu, Maraş’ın açılmasının ne anlama geldiğini bilmeyen, orada Türkiye‘nin Cumhurbaşkanının başkanlığının heyetle verdiği görüntünün diplomatik mesajını anlamamış birine ekonomiyi izah etmek te mümkün değildir. Kaldı ki, KKTC’nin Cumhurbaşkanı bunları davet ediyor ve bu davete icabet etmiyor, ‘ben oraya gittim, niye bizi de yanında götürmedi’ havasına girerek yine beni eleştirmeye kalkıyor. Bununla sana ekmek çıkmaz. Senin bir defa Kuzey Kıbrıs diye bir aşkın var mı? Kapalı Maraş bölgesini açmak diye bir tezi savunma anlayışın var mı? Yok. Aynı şeyleri bunlar Azerbaycan’da, Suriye’de, Libya’da yapmadı mı? Yaptı. Şimdi de kalkmışlar bunları konuşuyorlar. Kendisine ait doğru-yanlış hiçbir fikri, hiçbir projesi, hiçbir hayali olmayan, dışarıdan ve içeriden yazılan senaryoların tetikçiliğini yapmak dışında müktesebatı bulunmayanların ekonomi ile ilgili ahkam kesmesi gerçekten gülünçtür. Azıcık bir samimiyet görsek herkes gibi onlarla da çok daha farklı bir şekilde oturur konuşuruz. Ama bizim milletimize sözümüz ve saygımız gereği proje kişiliklerle, proje kadrolarla, proje siyasetlerle, bilhassa yalanları ve iftiraları önlerine konduğu halde yüzleri kızarmayan siyaset bezirganları ile işimiz olmaz. Bizim muhatabımız milletimizdir. Milletimizin bağrından çıkan tüm kesimlerle bizim iş dünyamızdır. Her husus gibi ekonomi de, sanayi de, ticaret de bir gönül işidir, adanmışlık işidir. Biz, kendisi de esnaflıktan, ticaretten gelen bir siyasetçi olarak daima girişimcilerimizle, sanayicilerimizle, ticaret erbabımızla, esnafımızla, sanatkarımızla birlikte olduk” diye konuştu.

“Yüksek faize yatırımcımızı ezdirmememiz gerekiyor”

Yüksek faiz sebebiyle üretimin, ticaretin, ihracatın, istihdamın temsilcilerinin sahada yaşananların tercümanı olarak karar vericilere yol gösterdiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Zira, yüksek faizin nelere mal olduğu ortada. Yüksek faizle bizler gerçek anlamda yatırım yapabilir miyiz? İstihdam üretebilir miyiz, üretim yapabilir miyiz, ihracata yönelik ciddi adımlar atabilir miyiz? Mümkün değil. Öyleyse bizim bu noktada dikkatli olmamız lazım, yüksek faize yatırımcımızı ezdirmememiz gerekiyor. Bunun için ekonomi ile ilgili her konuda iş dünyamızla ve onların temsilcileri olan sizlerle istişare etmeye özel önem veriyoruz” şeklinde konuştu.

“Yüksek faizden arındırılmış, istihdamdan finansmana, özellikle nakit akışından teşviklere kadar sizlerin ihtiyaç duyduğu çok sayıda destek paketini hayata geçirdik” açıklamasında bulunan Erdoğan, bugüne kadar en büyük kredi paketleri, kredi garanti fonu kefaletleri, istihdam teşviklerinin bu dönemde başlatıldığını söyleyerek, salgından olumsuz etkilenen onlarca sektör ile ilgili yapılan çalışmaları anlattı.

“Tarihin en büyük demokrasi ve kalkınma hamlesi bizim dönemimizde başladı”

Türkiye’nin reformlar ve başarılarla dolu sürdürülebilir büyümesini politikalarının merkezine aldıkları 18 yılın geride kaldığını söyleyen Erdoğan, “Topyekun kalkınma anlayışıyla ülkemizin 81 vilayetinin tamamında her bir haneye, her bir insana dokunan hizmetler gerçekleştirdik. Türkiye tarihinin en büyük demokrasi ve kalkınma hamlesi bizim dönemimizde başladı. Milli gelirimizi 236 milyar dolardan 950 milyar dolara, ihracatımızı 36 milyar dolardan 152 milyar dolara çıkarttık. Kişi başına düşen milli gelirimizi 12 bin 500 dolara kadar yükselterek ülkemizi üst orta gelirli ülkeler grubuna dahil etmiştik. Ülkemize gelen doğrudan yatırımlar 138 milyar doları bulmuştur. Yüzde 32 olan enflasyon oranını yüzde 4’lere kadar indirmiş, faizleri tarihin en düşük seviyelerine getirmiştik. Ülke ve millet olarak 2023 hedeflerimize doğru emin adımlarla yükselirken bir anda içeride ve dışarıda büyük bir saldırı dalgasıyla karşılaştık” ifadelerini kullandı.

Gezi olayları ile başlayıp sınırların kuşatılmasına, darbe girişiminden ekonomiye kurulan tuzaklara kadar uzanan saldırıların hepsini birer birer boşa çıkarttıklarını belirten Erdoğan, bu tarihi mücadele döneminde bile Türkiye’yi yüzlerce büyük proje ile donattıklarını söyledi. Erdoğan, “Şimdi salgının ortaya çıkarttığı değişim süreci ile dünya ile birlikte Türkiye’de yeni bir döneme giriyor. Ülkemiz, yatırımın, üretimin, ve ticaretin yükselen merkezlerinden biri olarak gösteriliyor. Artık vites yükseltmenin bile yeterli olmadığı, araç değiştirmenin gerektiği bir dönemdeyiz. Bunun için ne gerekiyorsa yapmaya kararlıyız” dedi.

Bir süredir çalışmaları sürdürülen hukuk ve ekonomi reformlarının yeni dönemin hazırlıkları olduğunun altını çizen Erdoğan, “Temelini attığımız. Tabiri caizse kaba inşaatını tamamladığımız binamızı artık nihai hale getirecek atılımın eşiğindeyiz. İnşallah ülkemiz hazırlık devrini geride bırakıp artık şahlanış dönemine giriyor” diye konuştu.

Yılın üçüncü çeyreğinin güçlü bir büyüme ile kapatılacağının kesinleştiğini söyleyen Erdoğan, “Salgının yol açtığı ve halen devam eden kimi zorluklara rağmen yılı da pozitif bir büyüme ile bitireceğimize inanıyorum. Fiyat istikrarını ve finansal istikrarı birlikte sağlayacağız. Bunun için enflasyonla mücadele en önemli önceliğimizdir. Hedefimiz bir an önce tek haneli enflasyon rakamlarına ulaşmaktır. Mali disiplini koruyarak, kamu finansman kalitesini artırarak, yapısal ve mikro reformları hayata geçirerek, değişim çizgimizden sapmayarak büyüme ve istihdam odaklı bir anlayışla yolumuza devam edeceğiz. Önümüzdeki sorunları piyasa ekonomisi kurallarına uygun şekilde çözeceğiz. Salgının önüne geçmek için aldığımız tedbirlerin yol açtığı sıkıntıların elbette farkındayız. Devlet olarak elimizdeki imkanları sonuna kadar kullanarak bu sıkıntıları azaltmanın gayreti içindeyiz. Sorumluluğumuzun ağır olduğunu biliyoruz ama milletimize olan güvenimiz. Enerjimiz, azmimiz daha da büyüktür. Ülkemizi bugünkü bölgesel ve küresel liderlik seviyesine sizlerle birlikte getirdik. İnşallah yaşadığımız sıkıntıları yine sizlerle birlikte aşacak, hep birlikte büyük ve güçlü Türkiye hedefine ulaşacağız” şeklinde konuştu.

Erdoğan, programın sonunda video konferans sistemi ile TOBB Üniversitesi bahçesinde düzenlenen fidan dikimine de katıldı.

Derya Yetim


EDİTÖRLER
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Kategori Seçin:
Kategori Seçin:

TRT Haber Haberler