• Altın
  • Dolar
  • Euro
  • İstanbul °C
  • Ankara °C

İşkencesine maruz kaldığı eşini öldüren kadının şok ifadesi

İşkencesine maruz kaldığı eşini öldüren kadının şok ifadesi
İşkencesine maruz kaldığı eşini öldüren kadının şok ifadesi

Yıllardır tehdit ve işkencesine maruz kaldığı eşini tüfekle öldüren 2 çocuk annesi kadın ifade verdi.

Döşeemaltı ilçesi Ilıca Mahallesi’nde önceki gün gece boyunca ellerini kelepçeleyip kendisini çıplak halde saatlerce darp eden servis şoförü 36 yaşındaki Ramazan İpek’i av tüfeği ile vurarak öldüren, 2 çocuk annesi 31 yaşındaki Melek İpek’in ifadeleri kan dondurdu.

Ev hanımı Melek İpek ifadesinde, eşi Ramazan İpek ile liseden arkadaş olduklarını ve 12 yıllık eşi olduğunu belirtti.

Evlikten 6 ve 8 yaşlarında iki çocukları olduğunu anlatan İpek, “ 3 yıl önce bu şuan ki mevcut evimize taşındık. Burada kiracıyız. Evliliğimiz başından beri maddi sıkıntılardan kaynaklana huzursuzluk ve kıskançlıkları vardı. Sürekli kavga ediyorduk beni tokatla ve tekme ile dövüyordu. Ailem bu evliliğe karşı çıktığı için bende ayrılmak istemedim. Çok dayak yediğim zaman karakola gidip ifade vermeyi çok istedim. Ancak eşim her defasında eşim, özellikle büyük kızımın doğumundan sonra, kendisini şikayet edersem, ”Sen koruma kararı alırsın ben ifade verir çıkarım döndüğümde senide çocuğu da sülaleni de öldürürüm” diye konuştu.

”Tehditler”

Eşinin silahlara olan tutkusu ve güvenlik işi yapması nedeniyle bu tehditleri yapabilme korkusu ile şikayet edemediğini ifade eden Melek İpek, “ Bundan 7 ay önce bir kavgamızda beni tekme ve tokatla yaraladıktan sonra av tüfeğinin namlusunu ağzıma sokarak kurma kolunu koyup içi dolu vaziyette, “ ‘Seni burada öldürüp kıyma yapar köpeklere yediririm, kimse senin izini bile bulamaz’ diyerek tehdit etti.

10 yıl önce ilk kızına hamileliğinde eşi Ramazan İpek’in, M.A. isimli 17-18 yaşlarındaki kızı eve getirdiğini, korkudan ve endişenden dolayı bir şey söyleyemediğini dile getiren Melek İpek, “ Bu kızı o zaman hayatta olan küçük kardeşinin kaçırdığını ve bizim evde kalacağını söyledi. Ben işin böyle olmadığını hissetmiştim. Birkaç gün sonra odaya girdiğimde eşimin bu kızı alından öptüğünü görünce tartışmaya başladık. Eşim bana kızın saçında kül vardı onu üflediğini söyledi. Kızım doğduktan sonra ona karşı gelirsem beni ve ailemi öldürmekle tehdit ediyordu. Doğum yaptıktan sonra 10 gün ailemin evine gittim, geri döndüğümde yatak odasında o kızın çıplak yattığını gördüm. Kucağımda bebeğimle sinir krizi geçirdim. Kavga etmeye başladık, beni yine ölümle tehdit etti. Bu kız 3-4 ay bizimle yaşadı. M.A ile bu kızın ilişkisinin yaklaşık 7-8 yıl sürdü. Yaklaşık 1 yıl önce yine bu kızı eve getirdi. Kız ayrılmak istediğini söyledi Ramazan sinirlendi. Bana, bugün yaptığı gibi M.A.’yı kelepçeledi. Yumruk ve tekme atma suretiyle vurdu. Evde bulunan av tüfeğinin dipçiğiyle vurdu. Ben bu duruma engel olmaya çalıştım ancak silahı bana doğrultup ‘Bu işe karışırsan seni öldürürüm’ dedi. Ben de korktum ve müdahale edemedim” dedi.

“Kıskançlık krizi”

Yine bir kavgalarının ardından Ramazan İpek’in kendisine av tüfeği ile arkadan ateş ettiğini ileri süren Melek İpek, “ Kurşun ayağımın kenarına geldi. Hayatım bu şekilde korkuyla geçti. Bu sıkıntılarımı yaşadığım bölgedeki bir çok insan bilir. Eşim alkol kullanırdı, nadiren evde de içerdi. Keneviri de yanımızda içerdi. 15 gün önce sigarayı bıraktım. Canım sigara istemesin diye kendime özen göstererek, saçlarımı boyattım, kıyafetlerime dikkat ettiğim için sırf bu sebeple eşim,” Sen kesin beni aldatıyorsun, sen birini mi buldun, benimi aldatıyorsun, seni nefes aldırmadan öldürürüm” diyordu” şeklinde konuştu.

“Mesajlaşmalar”

Olay gecesi yaşananları da tek tek anlatan İpek, “Ben OSB’de faaliyet gösteren bir fabrikanın personel servisini ben çektim. 19.00’da eve döndüm. Biraz oturduk eşimde tuhaf tavırları vardı. Kıskançlıkları uzun süredir devam ediyordu. Akşam yemeğini yedik. Eşim abdest aldı. Normalde namaz kılan bir insan değildir. Cep telefonundan dua açıp dinledi. Çocuklarım ve ben diğer odadaydık. Ne yaptığını anlamadık. 10 dakika sonra yanımıza geldi. Aynı odada oturmamıza rağmen benim telefonuma, WhatsApp üzerinden ‘Ben ayrılmak istiyorum’ diye mesaj attı. Ben de ‘Sen bilirsin’ diye cevap attım. Tekrar, ‘Bizim için en iyisi bu olacak” diye mesaj attı. Bende,”Keyfin bilir” diye cevap verdim. Yeniden, ‘Diğer odaya gider misin’ diye mesaj attı. Ben de cevap vermeden çocukları alarak diğer odaya gittim.” Aynı evin içerisinde mesajlaşmaya devam etti. “Eşim ‘Çocukların velayeti hakkında konuşmak istiyorum, madem gelmiyorsan çocukların biri sende biri bende kalsın’ diye mesaj attı. Ben de ‘İkisi de sende kalsın ayırmayalım, ben nasıl olsa daha sonra senden çocukları alırım’ diye mesaj attım. Bu şekilde boşanmamız üzerine mesajlaştık. Ancak hiç konuşmadık” dedi.

“Gece boyu işkence iddiası”

Saat 22.30 sıralarında çocuklarıyla uyumaya hazırlandıklarını anlatan İpek, “Eşim benim adıma ruhsatlı olan yivli av tüfeğiyle içeri girdi. Tüfeğim normalde salonda duvara dayalı kılıfın içinde dururdu. Bana ‘Son duanı et kelimeyi şahadet getir’ dedi. Tüfeği bana doğrulttu. Ben de öldürmemesi için yalvardım. Tüfeği ateşleyeceğini anlayınca çocuklarımın önüne geçtim. İki kızım birbirine sarılmış ağlıyorlardı. Eşimin elindeki tüfeği elimle ittim, amacım çocuklarımı uzaklaştırmaktı. Bu esnada eşim ateş etti, çıkan mermi camdan dışarı gitti, biz yaralanmadık. Eşim tekrar tüfeği bana doğrulttu, ben tekrar öldürmemesi için yalvardım. Bu sefer tüfeği çocuklarımıza yöneltti. Beni “Sana önce çocuklarının acısını yaşatacağım, sonra seni öldüreceğim’ diye tehdit etti. Ben iki kızımın eşim tarafından öldürüleceği düşüncesi ile çok korkup kızlarımın üstüne kapandım. Bu sefer tüfeğin dipçiği ile kafama vurdu. Bundan dolayı gözüm, yüzüm, kolum ve omzumdan yaralandım. Saçımdan sürükleyerek diğer odaya getirdi burada yumruk ve tekme ile yüzüme ve vücuduma vurdu. Cebimdeki telefonu aldı kafama ve yüzüme telefonla vurdu. Çığlık attığım için susmamı söyledi ve boğazımı şiddetli bir şekilde sıktı. Bunun etkisiyle gözlerim yerinden çıkacak gibi oldu, karardı. ‘Diğerlerine daha azını mı yaptığımı düşünüyorsun’ diye bağırdı. Elinden kurtuldum, kaçmaya çalışırken yakaladı yumruk ve tekme atmaya başladı. Çığlık atmaya devam edince tekrar boğazımı sıktı bu esnada ben bayıldım” diye konuştu

“Tecavüz”

Kendine geldiğinde üzerinde kıyafetlerinin olmadığını gördüğünü ifade eden İpek, “Ellerim kelepçeliydi. Boynum ellerime, ellerim ayaklarıma, eşimin avda kullandığı naylon iple cenin pozisyonunda olacak şekilde banyoda buldum. Eşim bana soğuk su tutuyordu. Kendime biraz geldiğimde eşimin bana tecavüz ettiğini acıyla hissettim. Bu arada ben üşüdüğüm için tir tir titriyordum. Eşim ise banyoda çıplak vaziyette bir şey olmamış gibi duş alıyor, duvarları yıkıyordu. Duvarda ve klozetin üstünde kan izlerim vardı bunları yıkıyordu. Banyoyu temizledikten sonra ayrıldı. Eşim 15-20 santim uzunluğundaki bıçakla geri geldi. Ben yerde cenin pozisyonunda olacak şekilde banyoda bekliyordum. Sol göğsümün altına bıçağı dayadı, sol eli bıçağı tutuyordu. Sağ eliyle baskı yapıp bana ‘Buranın biraz daha altından bıçaklarsam ciğerine girer, biraz üstüne sokarsam kalbini delerim ama buradan yaparsam daha çok acı çekerek ölürsün’ derken vücudumun farklı bölgelerinde bıçağı gezdirerek ucunu hissettiriyordu. Ben o an bıçakla keseceğini hissettim sürekli ağlayarak öldürmemesi için yalvarıyordum. Çığlık atıp yardım isteyemiyordum, çünkü bağırdığım takdirde öldüreceğim yönünde tehdit etti. Seni öldüreceğim çocukları da buraya yatıracağım” ifadesinde bulundu.

“Önden ellerimi kelepçeledi”

Eşinden uğradığı şiddet karşısında çocukların bağırdığını anlatan Melek İpek, “ Çocukları odadan çıkmamaları konusunda uyardı. Çocukları görmedim ve seslerini duymadım. Ellerimi çözdü, kelepçeyi çıkarttı ve ‘duşunu al kapıda bekliyorum’ dedi. Kapıyı açık bırakarak banyonun önünde beni izledi. Ben duşumu aldım havluya sarıldım eşimle birlikte diğer odaya gittik. Bu esnada beni öldürmekten vazgeçtiğini düşünüp rahatladım. Tekrar kelepçeyi getirdi kaçmaya yeltendim ancak başaramadım. Beni yakaladı ellerim arkada olacak şekilde çok sıkı kelepçeledi. Yatamıyordum. Kelepçeyi çıkarmasını istedim. Bana ‘Sessiz yat yoksa balkondan aşağı atarım seni. Gecenin karanlığında değil gündüz gözü ile öldürüp parçalayacağım’ dedi. Kızlarım diğer odada idi. Büyük kızımın kusma sesi geldi onlara bağırarak ‘Yatın uyuyun öldürtmeyin kendinizi’ dedi. Yerde yer yatağında yattı ben yatakta ters kelepçeyle dönmeye çalıştıkça koltuktan ses çıkıyordu. Yanıma geldi kelepçeyi söktü ve önden ellerimi kelepçeledi ve yerdeki yer yatağının yanına yatırdı. Ben açık olan kanepenin alt boşluğunda idim. Beni buraya sıkıştırarak hareket etmemi engelledi. Bu şekilde eşim uyudu ben korku ve üşüdüğüm için sabaha kadar uyuyamadım. Sabah ezanı okunurken kendimden geçmişim. Eşim beni uyandırarak servisi yapıp geleceğini söyledi. ‘Ben gelinceye kadar burada bekle geldiğimde yarım kalan işimi halledeceğim’ diyerek gitti. Evin dış kapısını kilitlemedi. Akşam ateş ettiği silah salonda duvara dayalı şekilde duruyordu. Baktım mekanizması yoktu. Beni öldürmesin diye silah aradım, ancak bulamadım.”dedi.

“Kelepçeyi açamadı”

Evde sabit telefon olmadığını, kızlarının cep telefonunu eşinin sakladığını ve bulamadığını dile getiren İpek, “Kelepçenin anahtarını aradım, bulamadım. Kızlarım ile birlikte çay kaşığı ve saç tel tokaları ile kelepçeyi açmaya çalıştık ama açamadık. Kızımın yardımıyla üstümü çarşaf sardım ve komşumuz Turgut Yaraşlı’nın evine gittim. Evlerimizin arası yaklaşık 100 metre uzaklıktadır. Bunun sebebi eşim bazen milli parklardan ceza yememek için tüfeğini Turgut’un evine bırakır. Kapıyı Turgut’un eşi Semra Yaraşlı açtı, bana ‘ne bu halin’ diye sordu. Ben de korkumdan bir şey söylemek istemedim. Sorularını yine kavga ettim diye geçiştirdim. Kendilerinde eşimin tüfeğinin olup olmadığını sordum. Semra bana tüfeğin kendilerinde olmadığını söyledi. Ben de eve gittim. Semra benim kelepçeli olduğunu görmemesi için ellerimi örtmüştüm. Evde çocuklarım ile birlikte eşimi beklemeye başladık. Çocuklarım sürekli bana ‘Babamız bizi öldürecek mi?’ diye soruyordu. Hatta C. korkudan altına işedi. Bu arada eşimin arabasının sesini duyunca kızlarım, ‘Anne babam geldi, bizi öldürecek mi? diye korkudan ağlamaya başladılar. Ben çocukların olduğu odadan çıktım evin girişindeki soldaki ilk odaya girdim. Eşim aşağıdan küfrederek ve bizi öldüreceğini söyleyerek eve çıkıyordu. Kapıya tekme atarak içeri girdi. Evin içinde bağırmaya başladı. Ben odanın bir köşesinde sinmiş bir şekilde duruyordum. Bu sırada daha önceden görmediğim odadaki küçük kuş silahı gözüme çarptı. Ellerim kelepçeli olmasına rağmen silahı elime aldım. Derdim bana sabaha kadar sistematik işkence yapan eşimi korkutmaktı. Bu arada odanın kapısı sert bir şekilde açıldı. Eşimle yüz yüze geldik. Aniden üstüme atılmaya kalkıştı. Bir arbede yaşanırken kontrolsüz şekilde silah patladı. Ben önce öldüğümü düşündüm. Sonra eşimin odanın kapı girişinde yığıldığını, kan aktığını gördüm. Hemen eşimin cebindeki cep telefonunu aldım. Telefonunu açmaya çalıştım. Şifresini bilmediğim için açamadım. Telefonu yüzüne gösterdim şifrenin açılması için. Ancak açılmadı. Sonra acil aramalar çıktı bende 112 Acil Çağrı Merkezi’ni aradım. Eşimi vurduğumu acil jandarma ve ambulansa haber verilmesini istedim. Yaşananların şokuyla eşimin başında çömelmiş vaziyette bekledim. Kapı çaldı jandarma ve ambulans geldi. Kelepçelerimi jandarma çözdü, ben de üzerimi giyindim. Daha sonra işlemler için gözaltına alındım. Ben bu yaşananlardan dolayı üzgünüm ve pişmanım. Ancak böyle kötü bir olay olmasaydı ben ve 2 kız evladım ölmüş olacaktı. Bana sabah kadar işkence yapan eşimi, namusumu temizledim” diyerek ifadesini tamamladı.

Melek İpek, jandarmadaki ifadesinin ardından bu sabah adliyeye sevk edildi.



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Başkan Lale: Her şey Hani ilçemiz için Başkan Lale: Her şey Hani ilçemiz için

Diyarbakır’ın Hani İlçe Belediye Başkanı İbrahim Lale, görevde olduğu yaklaşık 2 yıllık süre zarfında senelerdir hizmet bakımından ihmal edilen Hani genelinde yaptığı hizmetlerle, vatandaşların takdirini kazanmayı başardı. Kendisine Hani halkı tarafından verilen bu görevi her zaman layıkıyla yerine getireceğini belirten Başkan Lale, “Her şey Hani ilçemiz için” dedi.

Uzun yıllar hizmet konusunda ihmal edilen Diyarbakır’ın Hani ilçesi’nde kısa zamanda gerçekleştirdiği projelerle, Hani’yi bir uçtan diğer bir uca belediyecilik hizmetleriyle buluşturan Başkan Lale, mesai kavramı gözetmeksizin çalışmalarına hızla devam ediyor.

Göreve geldiği Nisan 2019 yılında bu yana altyapıdan eğitime, tarımdan sosyal ve kültürel faaliyetlere kadar bir çok konuda önemli çalışmalar gerçekleştiren Başkan Lale aynı zamanda ilçede uzun yıllardır çözüm bekleyen sorunlarada el atarak halkın gönlünü fethetti.



Şeffaf belediyecilik anlayışını benimseyen, vatandaşlarla bire bir görüşen, çalışmaları yerinde takip eden  Hani Belediye Başkanı İbrahim Lale, “Her şey hani için“ sloganını benimseyerek ilçeyi adeta yeniden dizayn ediyor.

“HALKIMA LAYIK OLMAYA ÇALIŞIYORUM”

Hizmet ve insanlık için var olduklarını belirten Başkan Lale, “Halkımız bu görevi bana layık gördüler onlar için layık olmaya çalışıyorum. Dini, dili, ırkı ne olursa olsun kapımız her kese ardına kadar açıktır.



Benim için insan insandır, hangi görüşten olursa olsun o insanı dikkate alırım sorununa çözüm getirmek için elimden geleni yapmaya çalışırım ve asla ayırım yapmam. Biz Hani halkı olarak beraber el vererek ilçemizi yöneteceğiz Her şey ilçemiz Hani için” dedi.

HALKIN GÖNLÜNDE TAHT KURMAYI BAŞARDI

Göreve geldiği günden bu yana halkla iç içe bir başkan profili sergileyen Lale esnaf gezileri, ev gezileri, hasta ziyaretleri, taziye ziyaretlerini atlamayarak halk ile içiçe görevini yürüterek halkın gönlünde taht kurmayı başardı. Vaktinin çoğunu Hanili vatandaşlar ile geçirdiğini de sözlerine ekleyen Başkan Lale, “Belediyede durarak hizmet üretilmez bu yüzden sürekli halk ile içiçeyiz onların sorunlarını yerinde dinliyor ve tespit ediyoruz.


Bunun yanı sıra ilçemize bağlı bütün köylerimizi geziyoruz, yaşlılarımıza, gençlerimize, emeklilerimize, engelli kardeşlerimize, memurumuza, işçimize,esnafımızlarımıza, polislerimize, askerlerimize gönüllerimizi açmışız. Makamlar gelip geçicidir, önemli olan makam değil hizmettir. Evet belki gelirimiz olmayabilir ama çok şükür hizmetimiz çok.


 Hani ilçemiz için elimden geleni yapıyorum yapmaya da devam edeceğim. Hani ilçemizde gerek turistleri ve yabancıları gerekse Türkiye’de yaşayan insanlarımızı davet ediyorum gelip güzelim Hani ilçemizi görsünler” diye konuştu.

BELEDİYE PERSONELİYLE KORDİNELİ BİR ŞEKİLDE ÇALIŞIYOR

Belediye çalışmalarında gerek belediye içinde gerek sahada çalışan personellerle koordineli bir şekilde çalışmalarını sürdüren Başkan Lale, personelle birebir ilgileniyor, sorunları yerinde tespit ediyor ve çözüm oluşturuyor.





Bunun yanı sıra belediyede Kovid-19 ile ilgili personellerle  sık sık toplantı yapan Başkan Lale halkında sağlığı için vatandaşlara maske dağıtılması ve sosyal mesafe ile hijyene dikkat edilmesi konusunda herkesi uyarıyor.

“HANİ İÇİN YENİ PROJELER ÜRETMEYE DEVAM EDİYORUZ”

Kendisi ve ekibi ile birlikte Hani için sürekli proje ürettiklerini ve yeni projelerede imza atacaklarını da sözlerine ekleyen Başkan Lale, “Hani ilçemiz için bir çok çalışma yaptık ve yapmaya da devam edeceğiz. Allah’ın izniyle ilçemiz için ekip olarak projeler üretmeye devam ediyoruz.


Tabiiki de bu başarıyı, halkımız, teşkilatlarımız ve bütün Hani ilçesinin ileri gelenleriyle elele vererek gönüllerine girerek elde ettik. Biz zaten milletin hizmetkarları olarak bugüne kadar çalıştık çalışmayada gücümüz yettiğince devam edeceğiz. Yerel yönetimler zaten hizmet kapısıdır, bir hizmetkarlık görevidir. Biz de bu hizmeti sürdüreceğiz” diye konuştu.

BAŞKAN LALE’DEN VALİ KARALOĞLU’NA DESTEK TEŞEKKÜRÜ

Diyarbakır Valisi Münir Karaloğlu’nu sorunlarını dinlediğini ilçe için ne talepte bulunulursa geri çevrilmediğini de anlatan Başkan Lale, Vali Karaloğlu’na desteklerinden dolayı teşekkür etmeyi de ihmal etmedi.

Vali Karaloğlu’nun Hani’yi ziyaret ettiğini bu ziyaretleri esnasında ilçenin sorunlarını dinlediğini de sözlerine ekleyen Başkan Lale, “Sayın Valimiz Münir Karaloğlu göreve geldiği günden bu yana kendisine ilettiğimiz ilçemizin sorunları konusundan elinden geleni yapmış ve yapmayada devam ediyor. Saolsun bizleri dinliyor ve dikkate alıyor.



ÖZEL HABER:YILMAZ ACU

Elazığ’da üretiliyor, Avrupa ve ABD’li sağlıkçılara gönderiliyor Elazığ’da üretiliyor, Avrupa ve ABD’li sağlıkçılara gönderiliyor

Elazığ’da açtığı tekstil atölyesinde korona virüsü (Covid-19) fırsata çevirip istihdam ettiği kişi sayısını 50’ye yükselten genç girişimci, sağlıkçılar için ürettiği tek kullanımlık tulumları Avrupa, Ortadoğu ülkeleri ve ABD’ye ihraç etmeye başladı.

Kentte 10 yıldır hazır ve çocuk giyim alanında faaliyet gösteren bir tekstil firması, Covid-19 salgını sonrası yoğun şekilde tek kullanımlık tulum talebi aldı. Yoğun talep üzerine tekstil atölyesi açan ve çalışan sayısını 10’dan 50’ye çıkaran firma, Türkiye genelinde birçok ile tulum üretimi yaptı. Sonrasında Avrupa, Ortadoğu ülkelerine üretim yapılan atölyede şimdi de ABD’de görev yapan sağlıkçılar için üretime geçildi. Merkeze bağlı Doğukent Mahallesi’nde bulunan atölyede günlük yaklaşık 2 bin 500 tulum üretilirken, bu mahalleli kadınlara da gelir kapısı oldu.

36 yaşındaki genç girişimci Orhan Dalkılıç, “Yıllardır tekstil sektöründe faaliyet vermekteyiz. Bu pandemi sürecinde malum ülkemiz zor bir süreçten geçiyor. Bu süreçte tekstil sektöründe çalışırken fark ettiğim bir husus vardı ve bu da şirketlerin elemanları çıkarmasıydı. Buna istinaden biz de bu pandemi ve zorlu süreçte tekstil işini ilerletmeye karar verdik. Atölye açarak ve eleman çıkaran şirketlere karşın biz eleman almaya başladık. 10 kişi ile başladığımız bu işte şu an 50 kişiye istihdam sağlıyoruz. Çalışan arkadaşlarımızın geneli kadın” dedi.

“Elazığ’dan Amerika’ya gönderiyoruz”

Sağlık çalışanları için virüse karşı tek kullanımlık tulum ürettiklerine değinen Dalkılıç, “Elazığ’da atölyemizde üretmiş olduğumuz tulumlar, hem yurt içine satılıyor hem de yurt dışına ihracat ediliyor. Bizim de bu talepleri karşılamaya yönelik çalışmalarımız sürüyor. Hedefimiz ise 2021 yılının sonuna doğru 50 kişilik kapasiteyi 100 kişiye çıkarmak. Günlük tulum üretim sayımız 2 ile 2 bin 500 arasında. Üretmiş olduğumuz tulumlarımız, Ortadoğu ve Avrupa’ya gitmekte. Daha önce de ürettik, Hollanda ve İspanya’ya gönderdik. Şu an üretmiş olduğumuz tulumlar Amerika’ya gidiyor. Elazığ’dan Amerika’ya ihracat yapıyoruz ve bu şekilde devam edeceğiz. Şu an iç piyasa ve bay, bayan ve çocuk giyimleri üretimini bıraktık sadece tulum ağırlıklı çalışıyoruz, bunu sürdüreceğiz. Aşı zaten bulundu ve yapılmaya başlandı. Süreç uzarsa biz de devam edeceğiz. Süreç kısalırsa biz de bu işi bırakıp tekrar kaldığımız yerden devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
Çalışma ortamlarının güzel olduğunu belirten 2 çocuk annesi Gülsüm Cirit, “Burada tekstil atölyesinde çalışıyoruz. Burası evime çok yakın ve böyle bir imkan olduğu için çok güzel gidiyor. Bayan ortamı olması ve temiz olması çok iyi” diye konuştu.

Çalışanlardan İnci Çelik ise, “Giyim ve üretim bölümünden mezunum. Buraya gelip hem aileme destek vererek katkıda bulunmaya çalışıyorum hem de kendimi geliştiriyorum. Ayrıca okul masraflarımı çıkarmak için çalışıyorum. Burada da çoğunlukla tulum dikiyorum” ifadelerini kullandı.

Hamdin Kılıç – Rıdvan Yeşilırmak

Avustralya Büyükelçisi’nden İyi Partili Ensarioğlu’na ziyaret Avustralya Büyükelçisi’nden İyi Partili Ensarioğlu’na ziyaret

Çeşitli temas ve incelemelerde bulunmak üzere Diyarbakır’da gelen Avustralya Büyükelçisi Marc Innes-Brown İyi Parti Diyarbakır İl Başkanlığı’na nezaket ziyaretinde bulundu.

Ziyarette Avustralya Büyükelçisi Marc Innes-Brown, İyi Parti Diyarbakır İl Başkanı Vejdin Ensarioğlu ile görüşerek Diyarbakır’ın tarihi ve kültürel zenginliği konusunda fikir alışverişinde bulundu.

Diyarbakır’ın güzel bir şehir olduğunu belirten Büyükelçi Marc Inners-Brown, Başkan Ensarioğlu ve ekibine başarılar dileyerek beraberinde getirdiği ve ülkesinde yetişen bir paket çay hediye ederek misafirperverliklerinden dolayı teşekkür etti.

İYİ Parti Diyarbakır İl Başkanı Vejdin Ensarioğlu tarafından ilgiyle karşılanan Büyükelçiye Diyarbakır’ı ve İYİ Partiyi ziyaret etmesi anısına Diyarbakır’ın önemli tarihi eserlerinin işlenmiş olduğu deri bir tablo hediye edildi.

Kendilerine yapılan bu ziyaretten dolayı memnuniyet duyduklarını belirten İyi Parti Diyarbakır İl Başkanı Vejdin Ensarioğlu, “Temas ve incelemelerde bulunmak üzere şehrimize gelen Avustralya Büyükelçisi Marc Innes-Brown partimizi de ziyaret ederek görüş alışverişinde bulunması bizleri mutlu etti.

Kendilerini en iyi şekilde ağırladık. Şehrimizin tarihi ve kültürel zenginlikleri hakkında bilgi verdik. Kendilerine bu ziyaretlerinden dolayı teşekkür ederiz” diye konuştu.

ÖZEL HABER:YILMAZ ACU

Ümitcan Uygun ile görüntüleri ortaya çıkan kadın adliyeye sevk edildi Ümitcan Uygun ile görüntüleri ortaya çıkan kadın adliyeye sevk edildi

Ankara’da Ümitcan Uygun ile uyuşturucu kullanırken görüntüleri ortaya çıkan Fadime Büşra G., adliyeye sevk edildi.

Aleyna Çakır’ın ölümünde baş şüpheli olan Ümitcan Uygun ile uyuşturucu kullanırken çekilen görüntülerde yer alan Fadime Büşra G., Ankara Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi’ndeki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Fadime Büşra G.’nin ifadesinde Ümitcan Uygun’un söylediklerini kabul etmediği öğrenildi. Ümitcan’ın pavyona sık sık gelerek yüklü miktarda hesaplar ödediğini ve o vesileyle tanıştıktan sonra arkadaş olduklarını ifade eden Büşra G., Ümitcan’ın babasının parasını harcadığını belirtti. Görüntülerin yaşandığı gün ise Ümitcan Uygun’un kızlara ‘Uyuşturucu içer misiniz?’ diye sorduğu, daha sonra cebindeki peçeteden uyuşturucuyu çıkarıp kızlara verdiği Büşra G.,’nin ifadesinde yer alan diğer iddialar oldu.

Mevlüt İşli – Erdinç Türkcan

“KORONAVİRÜSLE EN İYİ MÜCADELE EDEN ŞEHİRLERDEN BİRİYİZ” “KORONAVİRÜSLE EN İYİ MÜCADELE EDEN ŞEHİRLERDEN BİRİYİZ”

Diyarbakır’ın Sağlıktan Sorumlu İl Vali Yardımcısı Fatih Cıdıroğlu, korona virüsle mücadelede Diyarbakır’ın valilik, emniyet teşkilatı ve sağlık çalışanlarının özverili ve koordineli bir şekilde hareket etmesi sonucu vaka sayılarında azalma yaşandığını ve vatandaşlarımızın dikkat ettiği takdirde bu mücadelede başarılı olacağını söyledi.

Diyarbakır’da Sağlıktan Sorumlu İl Vali Yardımcısı Fatih Cıdıroğlu, korona virüs ile mücadele kapsamında yaptıkları çalışmalar ile ilgili olarak açıklamalarda bulundu.

“YOĞUN TEDBİRLER SAYESİNDE VAKA SAYILARI AZALIYOR”

Mart 2020’den beri tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de korona virüsle başarılı bir şekilde mücadele edildiğini belirten Vali Yardımcısı Cıdıroğlu; “Ben buraya Ağustos başında geldim. Diyarbakır’a geldiğim dönemde Diyarbakır korona virüs vaka sayısında Türkiye’de ilk 5 il arasındaydı. Bu durum bizi üzüyordu. Valimiz Münir Karaloğlu başkanlığında İl Sağlık müdürlüğü ve ekipleri, tüm sağlık çalışanlarımızın, temizlikçisinden tutun profesörüne kadar hepsi ile birlikte Ağustos ayı başından beri sıkı bir mücadele veriyoruz. Şu an geldiğimiz noktada artan vakalar, aldığımız yoğun tedbirler sayesinde azalıyor. Şu anda rakamlar istediğimiz düzeyde gidiyor. Oran olarak pozitif vaka ile tüm testlerin sonucu olarak yüzde 10 civarındayız. Geçtiğimiz günlerde sağlık bakanımızın yaptığı toplantıda il sağlık müdürümüz ile yaptığı görüşmede Diyarbakır’ın korona virüsle mücadelesinden övgüyle bahsetmiştir. Diyarbakır’ın korona virüsle mücadelede en iyi büyükşehirlerden biri olduğunu söylemiştir. Bakanımızın bize böyle övgüyle bahsetmesi bizi sevindirdi” dedi.

“ARTIK ÜZÜLMEMEK İÇİN KURALLARA DİKKAT ETMELİYİZ”

Sağlık çalışanlarının çok önemli bir görevi ifa ettiğinin altını çizen Vali Yardımcısı Cıdıroğlu; “Sağlık çalışanlarımız, bu hastalığın yayılmasına karşı canları pahasına büyük bir mücadele vermektedirler. Biz de her zaman onları desteklemekteyiz. Şu ana kadar geldiğimden beri merkezdeki hastaneler dahil tüm ilçelerdeki hastaneleri dolaşıp sağlık çalışanlarımıza moral ve motivasyon sağlamak amacıyla onları ziyaret ettik. Elimizden ne gelirse yapmaya çalıştık. Onların sıkıntılarını dinleyip sıkıntılarını dinleyip valimize gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde aktardık. Elimizden geldiğince onların sıkıntılarını gidermeye çalıştık.


Olumlu dönüşler de aldık. Gerek baş hekimlerimiz olsun, gerekse il sağlık müdürümüz olsun bize moral açısından sağlık çalışanlarının Diyarbakır’da iyi gittiğini söylüyor. Biz de hep beraber onların yanlarında olduğumuzu göstermek için yeri geldiğinde yoğun bakım korona servisini ziyaret edip elimizde bir tatlıyla onlara moral veriyoruz. Gerçekten zor bir dönemden geçiyoruz.



Biz onlara sizin yanınızdayız, bu zor dönem sizi buldu ama maalesef meslek aşkıyla çalışmak zorundayız. Çünkü hepimiz sizin elinize bakıyoruz diyoruz. Sağlık çalışanlarımızdan Allah razı olsun, bizi kırmadan, halkımızı kırmadan çalışmalarını sürdürüyorlar. Bu bakımdan şu an Diyarbakır’da iyiyiz. Eğer halkımız Cumhurbaşkanımızın dediği gibi maske mesafe ve hijyen kurallarına uymazsa ve kalabalık ortamlarda kalmaya devam eder ise bu hastalık bitmez. Ama son dönemlerde gelen kısıtlamalarla birlikte Vaka sayılarımızda azalma oldu. Kafeler hafta sonu akşamları kapandı ama halkımızın birbirine misafire gitme olayı biraz daha ertelenmelidir. Eğer ki bunları da kesebilirsek izole olursak ve dikkat edersek bu hastalığı Allah’ın izniyle yenmiş olacağız. Çünkü çok can kaybı var çok can kaybettik. Artık üzülmemek için bu kurallara dikkat etmeliyiz” diye konuştu.

ÖZEL HABER: SEYFETTİN EKEN

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Putin, Moskova’daki üçlü zirveyi ele aldı Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Putin, Moskova’daki üçlü zirveyi ele aldı

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan telefon görüşmesi yaparak Moskova’da gerçekleşen Putin, Aliyev ve Paşinyan zirvesini ele aldı.

Kremlin Sarayı’ndan yapılan açıklamada Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan telefon görüşmesi yaptığı ve Rus liderin Erdoğan’ı, Azerbaycan ve Ermenistan liderlerin katıldığı üçlü zirve konusunda bilgilendirdiği aktarıldı. Telefon görüşmesinde ayrıca Türk – Rus ateşkes kontrol merkezlerindeki oluşumlar ve koordinasyon konularının da ele alındığı belirtilirken Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Dağlık Karabağ’daki sorunun çözümüne dair verilen çabalara destek verdiği ifade edildi.

Açıklamada Erdoğan ve Putin’in 2 ülke arasındaki ilişkileri de değerlendirdiği belirtilerek, “ortak aşı üretimi ve aşı kullanımına yönelik planların uygulanması da dahil olmak üzere karşılıklı ticaret hacminin arttırılması, kilit alanlarda işbirliğini genişletilmesi ve korona virüs pandemisiyle ortak mücadele gibi konulara özel önem verildi” denildi.

Erhan Altıparmak


EDİTÖRLER
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Kategori Seçin:
Kategori Seçin:

TRT Haber Haberler