• Altın
  • Dolar
  • Euro
  • İstanbul °C
  • Ankara °C

“DİYARBAKIR TARİHİNDE YER EDİNMİŞ ŞAHSİYETLERİN İSİMLERİ YAŞATILMALIDIR“

“DİYARBAKIR TARİHİNDE YER EDİNMİŞ ŞAHSİYETLERİN İSİMLERİ YAŞATILMALIDIR“
“DİYARBAKIR TARİHİNDE YER EDİNMİŞ ŞAHSİYETLERİN İSİMLERİ YAŞATILMALIDIR“

D.BAKIR- Mekke, Medine’den sonra 5. Harem-i Şerif ünvanına sahip olan, Peygamberler, Sahabeler ve Evliyalar Diyarı, Mukaddes Diyarbakır, tarih boyunca bağrından çok değerli isimler çıkardı ve çıkarmaya da devam ediyor.

 Kuşku yok ki, bu isimlerden birisi de, Diyarbakır halkına unutulmayacak hizmetlerde bulunmuş, barış elçisi ünvanını almış merhum Hacı Sait Özşanlı’dır. Merhum Hacı Sait Özşanlı’nın hayatı boyunca yaptığı çalışmalar, bıraktığı itibar ve olumlu izler ailesini gururlandırırken, Diyarbakır halkı tarafından da takdirle karşılanıyor.

BABAMIZIN BIRAKTIĞI MANEVİ MİRASLA GURUR DUYUYORUZ

Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD) Diyarbakır Şubesi 17 ve 18. Dönem Başkanı İsmail Özşanlı; “Babamız, bu kutlu yolda hem malını, hem canını ve hem de sağlığını ortaya koydu. Bu iş, onun için her şeyden önce geliyordu. Bazen aylarca görüşemiyorduk. Babam, sürekli yollardaydı, davaların içindeydi. Barış olduğu zaman inanılmaz mutlu oluyordu. Bize bıraktığı en büyük miras barıştırdığı aileler ve akan kanın durması oldu. Dinimiz İslam’ın emrini ve insanlığın gereğini yerine getirdi. Kendisiyle gurur duyuyoruz” dedi.


MAALESEF, KIYMETLİ İNSANLARIMIZI YETERİNCE TANITAMADIK

İslam’ın Anadolu’ya açılan ilk kapısı olan Diyarbekir, ne acıdır ki bugüne kadar ulusal ve uluslar arası platformda yeterince tanıtılamadığını ifade eden Özşanlı, şöyle devam etti; “Sayısız manevi yapıları sinesinde barındıran, bütün semavi dinlere mensup insanların yaşadığı, tarihin canlı tanığı olan, kültürel yapılarıyla adeta üstü açık bir müze konumunda bulunan Diyarbakır, ne yazık ki bu kutsal bu yönleriyle tanıtılamadığı gibi, bağrından çıkardığı birbirinden kıymetli evlatlarını da tanıtamamakta ve gelecek nesillere aktaramamaktadır. Tarih boyunca birçok bilim ve fikir insanları, yazarlar, şairler çıkaran bu mübarek kentin sinesinde barındırdığı manevi güzellikler, yeterince tanıtılamıyor.

Diyarbakır, yıllardır iç ve dış turizm pastasından hak ettiği payı alamıyor. Hz. Süleyman Camii, Ulu Camii, Surlar, kiliseler gibi ibadethanelerin bağrında olduğu Diyarbakır’ın, gerek yurt içi, gerekse yurt dışında bütün yönlerinin ele alındığı ve mutfak kültürünün de dile getirildiği esaslı bir tanıtımının yapılması gerekiyor. Sayısız manevi ve kültürel yapıyı barındıran Diyarbakır, son yıllarda, son derece önemli hizmetler yapmış, başarılar elde ederek, hayır duaları almış, birçok evladını sinesinden çıkardı. Ancak, ne acıdır ki, böylesi hayır hasenat çalışmaları yapan, insanların dertleriyle hemhal olan evlatlarının isimlerini, sağlık ocağı, okul, yurt, cadde, park veya mahallelere verme konusunda, yetersiz kaldı.


Somut örnek vermek gerekirse, babam merhum Hacı Sait Özşanlı’nın yaptığı başarılı çalışmalar, gençlere örnek teşkil edecek örnek hayat hikâyesi ve bıraktığı eserleri yeni nesillere gereği gibi aktaramadık. Okul, cadde, park veya bulvarlara, isimlerinin verilmesi konusunu da göz ardı ettik. 10 Ağustos 2009 tarihinde aramızdan ayrılan babam Sait Özşanlı’nın yaptığı çalışmalar, bıraktığı eserler ve hayat hikâyelerini, çeşitli platformlarda dile getirmeli, isimlerini yaşatma konusunda üzerimize düşeni yapmalıyız” diye konuştu.

ÖZ EVLATLARIMIZIN BİLE KIYMETİNİ BİLMİYORUZ

Hayatını barışa adayan, Fransız Haber Ajansı AFP tarafından Nobel Barış Ödülüne aday gösterilmesi istenen babasının müstesna kişiliklerden birisi olduğunu belirten Özşanlı; “Batılıların ‘Türkiye’nin Kofi Annan’ı diye andıkları, ülkemizde devlet büyüklerimiz, gazeteciler, siyasetçiler, sivil toplum kuruluşları ve halkımızın ‘Güneydoğu’nun Barış Elçisi’ diye hitap ettikleri, Diyarbakır Kasaplar ve Besiciler Odası Başkanlığı yapmış, Liceliler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği eski ve Onursal Başkanı merhum Hacı Sait Özşanlı’yı yani babamı bu vesileyle bir kez daha rahmetle anıyoruz. 50 yıla yakın bir sürede resmi olarak kayıtlara geçmiş dokuz yüze yakın, kayıt dışı ise, bin iki yüze yakın kan davalı aileleri barıştırmış, kız kaçırma ve çeşitli sebeplerden dolayı yaşanan binden fazla davanın sulh ile noktalanmasını sağlayarak, binlerce insanın hayır dualarını almakla mazhar olmuştur” şeklinde konuştu.

‘BAĞRIMIZDAN ÇIKAN İNSANLARIN HATIRALARINI YAŞATALIM’

Özşanlı, babasının ülkemizde ilk defa taziye evi kurarak, özellikle ekonomik durumu elverişli olmayan insanların taziyelerini rahat bir şekilde yapmalarına olanak sağladığını aktardı. Özşanlı; “Bu taziye evlerinden bütün semavi dinlerimize mensup insanlar yararlanmıştır. Kendilerini hayır hasenat işlerine adayan, toplumun barışı ve huzuru için gece gündüz demeden çaba sarf eden, gayretli ve çalışkan böylesi mümtaz insanlarımızın bıraktıkları eserleri ve örnek hayat hikâyelerini gelecek nesillere aktarmamız gerekiyor. Bir diğer husus ise, düzenlenen çeşitli etkinlikler, programlar, seminerler veya panellerde, bu kıymetli insanların isimlerinin geçmemesi ve hayırla yad edilmemesi de bizi üzüyor. Birçok vatandaşımızın, idari ve mülki amirlerimizin, büyükşehir ve ilçe belediye başkanlarımız ve diğer yetkililerden bu konuda talepleri bulunmaktadır. Lice kayyumu tarafından babamın adına taziye evi kurulması sevindiricidir ama il merkezinde de adının yaşatılmasını talep ediyorum ” açıklamasında bulundu.

 

‘AKRAN ARABULUCULUĞU’ GİBİ PROJELERE KATKI SAĞLAMAYA HAZIRIZ

İsmail Özşanlı, Diyarbakır’da düzenlenen ‘Akran Arabuluculuğu’ gibi projelere her zaman için destek olmak ve katkı sağlamaktan onur duyacağını belirterek, konuyla ilgili şunları söyledi; “Rahmetli babam, azim ve sabırla sürdürdüğü mücadeleler sonucu senelerce süren kan davalarının barışla sonuçlanmasını sağladı. Hem rahmetli babamın anısına, hem de geleceğimizi inşa edecek çocuklarımızın eğitimine katkı noktasında hayırlı çalışmaların parçası olmak bizim için onur vesilesidir.

Dolayısıyla, bu tür eğitici ve öğretici projelere katkı noktasında elimizden gelen bütün gayreti göstereceğiz. Diyarbakır’da yapılan ‘Okullarda Akran Arabuluculuğu’ konulu eğitim, oldukça geniş bir katılımla yapıldı. Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği Diyarbakır Şubesi ile Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün organize ettiği, Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abbas Türnüklü eğitmenliğinde düzenlenen ‘Okullarda Akran Arabuluculuğu’ konulu eğitime, muhtelif okullara mensup eğitimciler, veliler, öğrenciler, basın yayın kuruluşlarının temsilcileri ve kalabalık bir vatandaş topluluğu katıldı.



Bir hayli ilgi gören, üç farklı ortaokul ve bir lisenin öğretmenleri ile psikolojik danışmanlara yönelik verilen eğitimde, okullarda öğrencilerin yaşadıkları anlaşmazlıklar üzerine ‘Akran Arabulucu’ öğrenciler yetiştirilerek, kendi arkadaşlarına yönelik sorunların çözümünde arabulucu rolünde çalışmalar yapılması konusunda detaylı bilgiler aktarıldı.

Bu genel hedef çerçevesinin yanı sıra özelde ise liselerde ve ortaokullarda her bir sınıfta yetiştirilecek, ‘Müzakereci arabulucu’ lider öğrenciler aracılığıyla, bir yandan kişisel düzeyde şiddet kültürünün önlenmesi, azaltılması ve dönüştürülmesi için emek harcanırken, öte yandan toplumsal uzlaşı, diyalog ve bütünleşme kültürünün geliştirilmesine katkı sağlanabilecek. Bu hedeflere ulaşmak için, doğrudan kişiler arası şiddet üzerine odaklanmak yerine, farklı bir yol izleniyor. Asimetrik bir çizgi izlenerek, öğrenciler arası şiddetin azaltılması yerine, öğrencilere alternatif anlaşmazlık yönetim becerileri kazandırılmaya çalışılıyor.



Dolayısıyla, diyalog, müzakere ve arabuluculuk becerileri gelişmiş bireyler, aralarında yaşadıkları anlaşmazlıkları ve uyuşmazlıkları yine kendileri yapıcı, onarıcı ve barışçıl yollarla yönetecekleri için daha seyrek şiddete yönelecekleri ve başvuracakları düşünülüyor.

‘İSMAİL ÖZŞANLI, MERHUM BABASININ İZİNDE GİDİYOR’

Öte yandan, görüşlerini dile getiren vatandaşlar ve bazı Sivil Toplum Kuruluşları(STK)’ların başkan ve yöneticileri, İsmail Özşanlı’nın, Diyarbakır’a hizmet noktasında elinden gelen tüm gayreti gösterdiğini belirterek, şunları söylediler: “Merhum Hacı Sait Özşanlı’nın bıraktığı itibar ve olumlu izler ailesini de gururlandırıyor. MÜSİAD Diyarbakır Eski Şube Başkanlığını başarıyla yapan ve bayrağı devreden oğlu İsmail Özşanlı da, babasının izinden giderek, mukaddes kentimize kalıcı hizmetler yapabilme noktasında mücadele yürütüyor. Merhum Hacı Sait Özşanlı, bu yolda hem malını hem canını hem de sağlığını ortaya koydu. Bu iş onun için her şeyden önce geliyordu.”

CUMHURBAŞKANI  RECEP TAYYİP ERDOĞAN 3 KAN DAVALI AİLEYİ BARIŞTIRDI

Babasının izinden giden ve bölgede yaşanan kanayan yara haline gelen kan davalarının durması için mücadeleye devam eden İsmail Özşanlı’ya Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a barıştırılmak için ricada bulunan kan davalı ailelerin barıştırılması görevi dönemin İl Valisi Hasan Basri Güzeloğlu tarafından verildi.

Babasının en büyük mirasının barıştırdığı aileler ve kanın durması olduğunu aktaran Özşanlı; “Babam, dinimiz İslam’ın talimatlarını ve insanlığın gereklerini hayatının merkezine yerleştirdi. Yaklaşık on yıl önce, iddiaya göre Karaduman ailesinin Gül ailesinden kız kaçırmasıyla husumet başladı. Daha sonra diğer aile fertlerinin dahil olmasıyla Gül, Karaduman, Kaplan ve Kahraman ailesi arasında husumet devam etti. Husumetli ailelerden 3 kız, Malatya ziyaretinde durumu Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a iletti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatı üzerine eski Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, dönemin Diyarbakır Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Yavuz ile birlikte devreye girip taraflarla görüşerek, aileleri barış yapmaya ikna ettik. Dönemin Valisi Hasan Basri Güzeloğlu’nun ev sahipliği ile bir düğün salonunda barış yemeği verildi. Barış yemeğine Vali Güzeloğlu’nun yanı sıra, Adalet eski Bakanı Bekir Bozdağ, AK Parti Diyarbakır milletvekilleri Oya Eronat ve Ebubekir Bal, Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Yavuz, Ergani Kaymakamı Hüseyin Sayın ve husumetli ailelerin tarafları katıldı. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan tören daha sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın telefonla bağlanmasıyla devam etti.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın konuşması herkesi duygulandırarak, gözyaşlarına boğdu. Cumhurbaşkanımız Erdoğan telefonla bağlandığı barış programında, öncelikle Gül,  Karaduman, Kaplan, Kahraman ailelerini mübarek Cuma gününde, Cuma Namazını kıldıkları bu saatte en kalbi duygularla selamladığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘Değerli kardeşlerim bildiğiniz gibi bizim dinimiz İslam, Barış Dini’dir ve Arapça’da Sin ifadesi, İslam’ın köküdür, ‘Barış’ anlamına gelir. Bugün, elhamdülillah böyle bir barışı gerçekleştirdiğiniz için sizleri şahsım, milletim adına en kalbi duygularla selamlıyorum’ demişti. Allah, yar ve yardımcımız olsun. Çünkü ne varsa barışta var.

DİYARBAKIR’IN GURURU, BARIŞ ELÇİSİ MERHUM ÖZŞANLI’YI RAHMETLE ANIYORUZ

 Yine sevgili Peygamberimizin özellikle barış üzerinde birçok hadisi şerifleri var. Bunlardan bir tanesi ‘korkutucu olmayınız, müjdeleyici olunuz’ ve inanıyoruz ki, sizler hepiniz, bugüne kadar şu veya bu nedenle yazılmış olan süreci geride bırakıp, bundan sonra Cenab-ı Rabbimiz’in buyurduğu gibi ‘Ancak müminler kardeştir’ ayeti kerimesinden aldığımız ilhamla, kardeşlerin arasında bu tür dargınlık, kırgınlık olamaz.

Şimdi sizler de, inşallah bu kardeşliğinizin, kardeşliğimizin görevini bundan sonraki süreçte yerine getirerek, Cenab-ı Rabbimin yarattığı, Rabbim’in emir buyurduğu gibi yaşarsanız. Allah; yar ve yardımcımız olsun. Rabbim, aranızdaki muhabbeti arttırsın daim kılsın” diyerek sözlerine son verdi.


Özel Haber:Yılmaz Acu



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Başkan Lale: Her şey Hani ilçemiz için Başkan Lale: Her şey Hani ilçemiz için

Diyarbakır’ın Hani İlçe Belediye Başkanı İbrahim Lale, görevde olduğu yaklaşık 2 yıllık süre zarfında senelerdir hizmet bakımından ihmal edilen Hani genelinde yaptığı hizmetlerle, vatandaşların takdirini kazanmayı başardı. Kendisine Hani halkı tarafından verilen bu görevi her zaman layıkıyla yerine getireceğini belirten Başkan Lale, “Her şey Hani ilçemiz için” dedi.

Uzun yıllar hizmet konusunda ihmal edilen Diyarbakır’ın Hani ilçesi’nde kısa zamanda gerçekleştirdiği projelerle, Hani’yi bir uçtan diğer bir uca belediyecilik hizmetleriyle buluşturan Başkan Lale, mesai kavramı gözetmeksizin çalışmalarına hızla devam ediyor.

Göreve geldiği Nisan 2019 yılında bu yana altyapıdan eğitime, tarımdan sosyal ve kültürel faaliyetlere kadar bir çok konuda önemli çalışmalar gerçekleştiren Başkan Lale aynı zamanda ilçede uzun yıllardır çözüm bekleyen sorunlarada el atarak halkın gönlünü fethetti.



Şeffaf belediyecilik anlayışını benimseyen, vatandaşlarla bire bir görüşen, çalışmaları yerinde takip eden  Hani Belediye Başkanı İbrahim Lale, “Her şey hani için“ sloganını benimseyerek ilçeyi adeta yeniden dizayn ediyor.

“HALKIMA LAYIK OLMAYA ÇALIŞIYORUM”

Hizmet ve insanlık için var olduklarını belirten Başkan Lale, “Halkımız bu görevi bana layık gördüler onlar için layık olmaya çalışıyorum. Dini, dili, ırkı ne olursa olsun kapımız her kese ardına kadar açıktır.



Benim için insan insandır, hangi görüşten olursa olsun o insanı dikkate alırım sorununa çözüm getirmek için elimden geleni yapmaya çalışırım ve asla ayırım yapmam. Biz Hani halkı olarak beraber el vererek ilçemizi yöneteceğiz Her şey ilçemiz Hani için” dedi.

HALKIN GÖNLÜNDE TAHT KURMAYI BAŞARDI

Göreve geldiği günden bu yana halkla iç içe bir başkan profili sergileyen Lale esnaf gezileri, ev gezileri, hasta ziyaretleri, taziye ziyaretlerini atlamayarak halk ile içiçe görevini yürüterek halkın gönlünde taht kurmayı başardı. Vaktinin çoğunu Hanili vatandaşlar ile geçirdiğini de sözlerine ekleyen Başkan Lale, “Belediyede durarak hizmet üretilmez bu yüzden sürekli halk ile içiçeyiz onların sorunlarını yerinde dinliyor ve tespit ediyoruz.


Bunun yanı sıra ilçemize bağlı bütün köylerimizi geziyoruz, yaşlılarımıza, gençlerimize, emeklilerimize, engelli kardeşlerimize, memurumuza, işçimize,esnafımızlarımıza, polislerimize, askerlerimize gönüllerimizi açmışız. Makamlar gelip geçicidir, önemli olan makam değil hizmettir. Evet belki gelirimiz olmayabilir ama çok şükür hizmetimiz çok.


 Hani ilçemiz için elimden geleni yapıyorum yapmaya da devam edeceğim. Hani ilçemizde gerek turistleri ve yabancıları gerekse Türkiye’de yaşayan insanlarımızı davet ediyorum gelip güzelim Hani ilçemizi görsünler” diye konuştu.

BELEDİYE PERSONELİYLE KORDİNELİ BİR ŞEKİLDE ÇALIŞIYOR

Belediye çalışmalarında gerek belediye içinde gerek sahada çalışan personellerle koordineli bir şekilde çalışmalarını sürdüren Başkan Lale, personelle birebir ilgileniyor, sorunları yerinde tespit ediyor ve çözüm oluşturuyor.





Bunun yanı sıra belediyede Kovid-19 ile ilgili personellerle  sık sık toplantı yapan Başkan Lale halkında sağlığı için vatandaşlara maske dağıtılması ve sosyal mesafe ile hijyene dikkat edilmesi konusunda herkesi uyarıyor.

“HANİ İÇİN YENİ PROJELER ÜRETMEYE DEVAM EDİYORUZ”

Kendisi ve ekibi ile birlikte Hani için sürekli proje ürettiklerini ve yeni projelerede imza atacaklarını da sözlerine ekleyen Başkan Lale, “Hani ilçemiz için bir çok çalışma yaptık ve yapmaya da devam edeceğiz. Allah’ın izniyle ilçemiz için ekip olarak projeler üretmeye devam ediyoruz.


Tabiiki de bu başarıyı, halkımız, teşkilatlarımız ve bütün Hani ilçesinin ileri gelenleriyle elele vererek gönüllerine girerek elde ettik. Biz zaten milletin hizmetkarları olarak bugüne kadar çalıştık çalışmayada gücümüz yettiğince devam edeceğiz. Yerel yönetimler zaten hizmet kapısıdır, bir hizmetkarlık görevidir. Biz de bu hizmeti sürdüreceğiz” diye konuştu.

BAŞKAN LALE’DEN VALİ KARALOĞLU’NA DESTEK TEŞEKKÜRÜ

Diyarbakır Valisi Münir Karaloğlu’nu sorunlarını dinlediğini ilçe için ne talepte bulunulursa geri çevrilmediğini de anlatan Başkan Lale, Vali Karaloğlu’na desteklerinden dolayı teşekkür etmeyi de ihmal etmedi.

Vali Karaloğlu’nun Hani’yi ziyaret ettiğini bu ziyaretleri esnasında ilçenin sorunlarını dinlediğini de sözlerine ekleyen Başkan Lale, “Sayın Valimiz Münir Karaloğlu göreve geldiği günden bu yana kendisine ilettiğimiz ilçemizin sorunları konusundan elinden geleni yapmış ve yapmayada devam ediyor. Saolsun bizleri dinliyor ve dikkate alıyor.



ÖZEL HABER:YILMAZ ACU

Elazığ’da üretiliyor, Avrupa ve ABD’li sağlıkçılara gönderiliyor Elazığ’da üretiliyor, Avrupa ve ABD’li sağlıkçılara gönderiliyor

Elazığ’da açtığı tekstil atölyesinde korona virüsü (Covid-19) fırsata çevirip istihdam ettiği kişi sayısını 50’ye yükselten genç girişimci, sağlıkçılar için ürettiği tek kullanımlık tulumları Avrupa, Ortadoğu ülkeleri ve ABD’ye ihraç etmeye başladı.

Kentte 10 yıldır hazır ve çocuk giyim alanında faaliyet gösteren bir tekstil firması, Covid-19 salgını sonrası yoğun şekilde tek kullanımlık tulum talebi aldı. Yoğun talep üzerine tekstil atölyesi açan ve çalışan sayısını 10’dan 50’ye çıkaran firma, Türkiye genelinde birçok ile tulum üretimi yaptı. Sonrasında Avrupa, Ortadoğu ülkelerine üretim yapılan atölyede şimdi de ABD’de görev yapan sağlıkçılar için üretime geçildi. Merkeze bağlı Doğukent Mahallesi’nde bulunan atölyede günlük yaklaşık 2 bin 500 tulum üretilirken, bu mahalleli kadınlara da gelir kapısı oldu.

36 yaşındaki genç girişimci Orhan Dalkılıç, “Yıllardır tekstil sektöründe faaliyet vermekteyiz. Bu pandemi sürecinde malum ülkemiz zor bir süreçten geçiyor. Bu süreçte tekstil sektöründe çalışırken fark ettiğim bir husus vardı ve bu da şirketlerin elemanları çıkarmasıydı. Buna istinaden biz de bu pandemi ve zorlu süreçte tekstil işini ilerletmeye karar verdik. Atölye açarak ve eleman çıkaran şirketlere karşın biz eleman almaya başladık. 10 kişi ile başladığımız bu işte şu an 50 kişiye istihdam sağlıyoruz. Çalışan arkadaşlarımızın geneli kadın” dedi.

“Elazığ’dan Amerika’ya gönderiyoruz”

Sağlık çalışanları için virüse karşı tek kullanımlık tulum ürettiklerine değinen Dalkılıç, “Elazığ’da atölyemizde üretmiş olduğumuz tulumlar, hem yurt içine satılıyor hem de yurt dışına ihracat ediliyor. Bizim de bu talepleri karşılamaya yönelik çalışmalarımız sürüyor. Hedefimiz ise 2021 yılının sonuna doğru 50 kişilik kapasiteyi 100 kişiye çıkarmak. Günlük tulum üretim sayımız 2 ile 2 bin 500 arasında. Üretmiş olduğumuz tulumlarımız, Ortadoğu ve Avrupa’ya gitmekte. Daha önce de ürettik, Hollanda ve İspanya’ya gönderdik. Şu an üretmiş olduğumuz tulumlar Amerika’ya gidiyor. Elazığ’dan Amerika’ya ihracat yapıyoruz ve bu şekilde devam edeceğiz. Şu an iç piyasa ve bay, bayan ve çocuk giyimleri üretimini bıraktık sadece tulum ağırlıklı çalışıyoruz, bunu sürdüreceğiz. Aşı zaten bulundu ve yapılmaya başlandı. Süreç uzarsa biz de devam edeceğiz. Süreç kısalırsa biz de bu işi bırakıp tekrar kaldığımız yerden devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
Çalışma ortamlarının güzel olduğunu belirten 2 çocuk annesi Gülsüm Cirit, “Burada tekstil atölyesinde çalışıyoruz. Burası evime çok yakın ve böyle bir imkan olduğu için çok güzel gidiyor. Bayan ortamı olması ve temiz olması çok iyi” diye konuştu.

Çalışanlardan İnci Çelik ise, “Giyim ve üretim bölümünden mezunum. Buraya gelip hem aileme destek vererek katkıda bulunmaya çalışıyorum hem de kendimi geliştiriyorum. Ayrıca okul masraflarımı çıkarmak için çalışıyorum. Burada da çoğunlukla tulum dikiyorum” ifadelerini kullandı.

Hamdin Kılıç – Rıdvan Yeşilırmak

Avustralya Büyükelçisi’nden İyi Partili Ensarioğlu’na ziyaret Avustralya Büyükelçisi’nden İyi Partili Ensarioğlu’na ziyaret

Çeşitli temas ve incelemelerde bulunmak üzere Diyarbakır’da gelen Avustralya Büyükelçisi Marc Innes-Brown İyi Parti Diyarbakır İl Başkanlığı’na nezaket ziyaretinde bulundu.

Ziyarette Avustralya Büyükelçisi Marc Innes-Brown, İyi Parti Diyarbakır İl Başkanı Vejdin Ensarioğlu ile görüşerek Diyarbakır’ın tarihi ve kültürel zenginliği konusunda fikir alışverişinde bulundu.

Diyarbakır’ın güzel bir şehir olduğunu belirten Büyükelçi Marc Inners-Brown, Başkan Ensarioğlu ve ekibine başarılar dileyerek beraberinde getirdiği ve ülkesinde yetişen bir paket çay hediye ederek misafirperverliklerinden dolayı teşekkür etti.

İYİ Parti Diyarbakır İl Başkanı Vejdin Ensarioğlu tarafından ilgiyle karşılanan Büyükelçiye Diyarbakır’ı ve İYİ Partiyi ziyaret etmesi anısına Diyarbakır’ın önemli tarihi eserlerinin işlenmiş olduğu deri bir tablo hediye edildi.

Kendilerine yapılan bu ziyaretten dolayı memnuniyet duyduklarını belirten İyi Parti Diyarbakır İl Başkanı Vejdin Ensarioğlu, “Temas ve incelemelerde bulunmak üzere şehrimize gelen Avustralya Büyükelçisi Marc Innes-Brown partimizi de ziyaret ederek görüş alışverişinde bulunması bizleri mutlu etti.

Kendilerini en iyi şekilde ağırladık. Şehrimizin tarihi ve kültürel zenginlikleri hakkında bilgi verdik. Kendilerine bu ziyaretlerinden dolayı teşekkür ederiz” diye konuştu.

ÖZEL HABER:YILMAZ ACU

Ümitcan Uygun ile görüntüleri ortaya çıkan kadın adliyeye sevk edildi Ümitcan Uygun ile görüntüleri ortaya çıkan kadın adliyeye sevk edildi

Ankara’da Ümitcan Uygun ile uyuşturucu kullanırken görüntüleri ortaya çıkan Fadime Büşra G., adliyeye sevk edildi.

Aleyna Çakır’ın ölümünde baş şüpheli olan Ümitcan Uygun ile uyuşturucu kullanırken çekilen görüntülerde yer alan Fadime Büşra G., Ankara Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi’ndeki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Fadime Büşra G.’nin ifadesinde Ümitcan Uygun’un söylediklerini kabul etmediği öğrenildi. Ümitcan’ın pavyona sık sık gelerek yüklü miktarda hesaplar ödediğini ve o vesileyle tanıştıktan sonra arkadaş olduklarını ifade eden Büşra G., Ümitcan’ın babasının parasını harcadığını belirtti. Görüntülerin yaşandığı gün ise Ümitcan Uygun’un kızlara ‘Uyuşturucu içer misiniz?’ diye sorduğu, daha sonra cebindeki peçeteden uyuşturucuyu çıkarıp kızlara verdiği Büşra G.,’nin ifadesinde yer alan diğer iddialar oldu.

Mevlüt İşli – Erdinç Türkcan

“KORONAVİRÜSLE EN İYİ MÜCADELE EDEN ŞEHİRLERDEN BİRİYİZ” “KORONAVİRÜSLE EN İYİ MÜCADELE EDEN ŞEHİRLERDEN BİRİYİZ”

Diyarbakır’ın Sağlıktan Sorumlu İl Vali Yardımcısı Fatih Cıdıroğlu, korona virüsle mücadelede Diyarbakır’ın valilik, emniyet teşkilatı ve sağlık çalışanlarının özverili ve koordineli bir şekilde hareket etmesi sonucu vaka sayılarında azalma yaşandığını ve vatandaşlarımızın dikkat ettiği takdirde bu mücadelede başarılı olacağını söyledi.

Diyarbakır’da Sağlıktan Sorumlu İl Vali Yardımcısı Fatih Cıdıroğlu, korona virüs ile mücadele kapsamında yaptıkları çalışmalar ile ilgili olarak açıklamalarda bulundu.

“YOĞUN TEDBİRLER SAYESİNDE VAKA SAYILARI AZALIYOR”

Mart 2020’den beri tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de korona virüsle başarılı bir şekilde mücadele edildiğini belirten Vali Yardımcısı Cıdıroğlu; “Ben buraya Ağustos başında geldim. Diyarbakır’a geldiğim dönemde Diyarbakır korona virüs vaka sayısında Türkiye’de ilk 5 il arasındaydı. Bu durum bizi üzüyordu. Valimiz Münir Karaloğlu başkanlığında İl Sağlık müdürlüğü ve ekipleri, tüm sağlık çalışanlarımızın, temizlikçisinden tutun profesörüne kadar hepsi ile birlikte Ağustos ayı başından beri sıkı bir mücadele veriyoruz. Şu an geldiğimiz noktada artan vakalar, aldığımız yoğun tedbirler sayesinde azalıyor. Şu anda rakamlar istediğimiz düzeyde gidiyor. Oran olarak pozitif vaka ile tüm testlerin sonucu olarak yüzde 10 civarındayız. Geçtiğimiz günlerde sağlık bakanımızın yaptığı toplantıda il sağlık müdürümüz ile yaptığı görüşmede Diyarbakır’ın korona virüsle mücadelesinden övgüyle bahsetmiştir. Diyarbakır’ın korona virüsle mücadelede en iyi büyükşehirlerden biri olduğunu söylemiştir. Bakanımızın bize böyle övgüyle bahsetmesi bizi sevindirdi” dedi.

“ARTIK ÜZÜLMEMEK İÇİN KURALLARA DİKKAT ETMELİYİZ”

Sağlık çalışanlarının çok önemli bir görevi ifa ettiğinin altını çizen Vali Yardımcısı Cıdıroğlu; “Sağlık çalışanlarımız, bu hastalığın yayılmasına karşı canları pahasına büyük bir mücadele vermektedirler. Biz de her zaman onları desteklemekteyiz. Şu ana kadar geldiğimden beri merkezdeki hastaneler dahil tüm ilçelerdeki hastaneleri dolaşıp sağlık çalışanlarımıza moral ve motivasyon sağlamak amacıyla onları ziyaret ettik. Elimizden ne gelirse yapmaya çalıştık. Onların sıkıntılarını dinleyip sıkıntılarını dinleyip valimize gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde aktardık. Elimizden geldiğince onların sıkıntılarını gidermeye çalıştık.


Olumlu dönüşler de aldık. Gerek baş hekimlerimiz olsun, gerekse il sağlık müdürümüz olsun bize moral açısından sağlık çalışanlarının Diyarbakır’da iyi gittiğini söylüyor. Biz de hep beraber onların yanlarında olduğumuzu göstermek için yeri geldiğinde yoğun bakım korona servisini ziyaret edip elimizde bir tatlıyla onlara moral veriyoruz. Gerçekten zor bir dönemden geçiyoruz.



Biz onlara sizin yanınızdayız, bu zor dönem sizi buldu ama maalesef meslek aşkıyla çalışmak zorundayız. Çünkü hepimiz sizin elinize bakıyoruz diyoruz. Sağlık çalışanlarımızdan Allah razı olsun, bizi kırmadan, halkımızı kırmadan çalışmalarını sürdürüyorlar. Bu bakımdan şu an Diyarbakır’da iyiyiz. Eğer halkımız Cumhurbaşkanımızın dediği gibi maske mesafe ve hijyen kurallarına uymazsa ve kalabalık ortamlarda kalmaya devam eder ise bu hastalık bitmez. Ama son dönemlerde gelen kısıtlamalarla birlikte Vaka sayılarımızda azalma oldu. Kafeler hafta sonu akşamları kapandı ama halkımızın birbirine misafire gitme olayı biraz daha ertelenmelidir. Eğer ki bunları da kesebilirsek izole olursak ve dikkat edersek bu hastalığı Allah’ın izniyle yenmiş olacağız. Çünkü çok can kaybı var çok can kaybettik. Artık üzülmemek için bu kurallara dikkat etmeliyiz” diye konuştu.

ÖZEL HABER: SEYFETTİN EKEN

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Putin, Moskova’daki üçlü zirveyi ele aldı Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Putin, Moskova’daki üçlü zirveyi ele aldı

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan telefon görüşmesi yaparak Moskova’da gerçekleşen Putin, Aliyev ve Paşinyan zirvesini ele aldı.

Kremlin Sarayı’ndan yapılan açıklamada Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan telefon görüşmesi yaptığı ve Rus liderin Erdoğan’ı, Azerbaycan ve Ermenistan liderlerin katıldığı üçlü zirve konusunda bilgilendirdiği aktarıldı. Telefon görüşmesinde ayrıca Türk – Rus ateşkes kontrol merkezlerindeki oluşumlar ve koordinasyon konularının da ele alındığı belirtilirken Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Dağlık Karabağ’daki sorunun çözümüne dair verilen çabalara destek verdiği ifade edildi.

Açıklamada Erdoğan ve Putin’in 2 ülke arasındaki ilişkileri de değerlendirdiği belirtilerek, “ortak aşı üretimi ve aşı kullanımına yönelik planların uygulanması da dahil olmak üzere karşılıklı ticaret hacminin arttırılması, kilit alanlarda işbirliğini genişletilmesi ve korona virüs pandemisiyle ortak mücadele gibi konulara özel önem verildi” denildi.

Erhan Altıparmak


EDİTÖRLER
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Kategori Seçin:
Kategori Seçin:

TRT Haber Haberler