• Altın
  • Dolar
  • Euro
  • İstanbul °C
  • Ankara °C

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Macron’a: ‘Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste’

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Macron’a: ‘Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste’
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Macron’a: ‘Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’a tepki göstererek, “NATO zirvesinde Fransa Cumhurbaşkanı hala kalkıyor İslami terörden bahsediyor. Kendisine kaç kere söyledim. Karşımızda susuyor sonra NATO zirvesinde yine aynı ifadeleri kullanıyor. Paris’te sarı yelekliler çıktı. Hadi çöz bakalım, durdur bakalım. Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste. Bunu böyle bilesin” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan İslam İşbirliği Teşkilatı Sosyal İşler Bakanları Zirvesi’ne katıldı. Zirvede konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan Müslüman dünyanın günümüzde yaşadığı sıkıntıların iyi analiz edilmesi ve çözüm yolları üretilmesi gerektiğini belirterek, aksi halde sadece dövünmekle bir yere varılamayacağını söyledi.

İslam İşbirliği Teşkilatı’nın henüz beklentiyi karşılayacak çalışma düzeyi ve etkinliğe kavuşamadığına dikkat çeken Erdoğan, “İslam ülkelerin her birinin ayrı sıkıntısı var. Kimi halkının sesine yeterince kulak vermeyen yönetimlerden muzdarip, kimi sefalet düzeyinde yoksullukla imtihan oluyor, kimi terör belası ve kardeş kavgası ile boğuşuyor. Çeşitli sebeplerle kendi içine kapanan İslam ülkeler enerjilerin boşa harcıyor. Şayet İslam İşbirliği Teşkilatı’nı tüm kurumları ile hayat ettiğimiz düzeye çıkartabilirsek hep birlikte bu tür sıkıntıların üstesinden gelebileceğimize inanıyorum” diye konuştu.

İslam İşbirliği Teşkilatı’nın kuruluşu temelinde Kudüs davasının bulunduğunu hatırlatan Erdoğan, “Maalesef Kudüs’teki ve Filistin’deki durum her geçen gün daha da kötüye gidiyor. İsrail’in hak hukuk adalet, insanlık tanımayan tavrı, bölgedeki krizi Müslümanlar aleyhine sürekli derinleştiriyor. Son dönemde kimi ülkelerin uluslararası hukuka aykırı şekilde Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıması ve yasadışı yerleşimi desteklemesi sıkıntıları yeni bir boyuta taşıdı. Bugün sokaklarında masum genç kızların, babaların, anneleri, çocukların, İsrail tarafından alenen infaz edildiği, acımasızca öldürüldüğü bir Filistin fotoğrafı ile karşı karşıyayız. Üstelik İsrail’in bu hoyratlığı batı ülkeleri ve kimi Arap devletleri tarafından adeta teşvik ediliyor. Türkiye olarak Kudüs ve Filistin’deki zulüm konusunda dile getirdiğimiz itirazlarda çoğu defa yalnız kaldığımız hissediyoruz. Son yıllarda maruz bırakıldığımız terör saldırıların ve ekonomik sabotajların gerisindeki sebeplerden birinin bu ilkeli duruşumuz olduğunun farkındayız. Bedeli ne olursa olsun hakkın hakikaten mazlumun yanında yer almayı sürdüreceğiz. Filistinlilerin haklarını savunmakta vazgeçmeyeceğiz” şeklinde konuştu.

“Biz bunlara ses çıkarmadığımız sürece daha çok dayak yeriz”

Batıda yükselen İslam düşmanlığına tepki gösteren Erdoğan, “Yaşanan sıkıntıların bir kısmı doğrudan cana ve mala saldırı şeklide. Bir kısmı sinsi asimilasyon politikaları görünümünde, bir kısmı ise körü körünü düşmanlık biçiminde tezahür ediyor. Sonuçta mağdur olan hep Müslümanlar. Camilerimize saldırıyorlar mı, saldırıyorlar. Müslümanlar görüldüğü yerde öldürülüyor mu, öldürülüyor. Biz bunlara nereye kadar sessiz kalacağız. Eğer biz bunlara ses çıkarmadığımız sürece daha çok dayak yeriz. Her biri proje ürünü olan ve dinimizin adını istismar eden terör örgütleri de bu zulümlerin bahanesi olarak kullanılıyor” ifadelerini kullandı.
“Macron hala İslami terörden bahsediyor”

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’a da tepki gösteren Erdoğan, “Son Nato zirvesinde Fransa Cumhurbaşkanı hala kalkıyor İslami terörden bahsediyor. Kendisine kaç kere söyledim. İslam kelime anlamı itibariyle barıştır. Siz İslami terör ifadesi ile barış ile terörü nasıl bir araya getiriyorsunuz. Böyle bir şey olamaz. Karşımızda susuyor sonra NATO zirvesinde yine aynı ifadeleri kullanıyor. Ne oldu şimdi Paris’te sarı yelekliler çıktı. Hadi çöz bakalım, durdur bakalım. Niye durduramıyorsun. Niye onları barış havzası içerisinde yola koyamıyorsun. Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste. Bunu böyle bilesin” açıklamalarında bulundu.
“Sınırlarımızı korurken, zihinlerimizin teslim alınmasına yol açacak her türlü boşluğu, çatlağı süratle doldurmalıyız”

Müslümanlıkta aile kurumunun önemine işaret eden Erdoğan, “Daha da güçlendireceğimiz aile yapımız, sağlam eğitim öğretim sistemimizle geleceğimizi gönül rahatlığı ile emanet edeceğimiz bir gençlik yetiştirebilir. Batı kaynaklı tehditlere karşı çocuklara kadınlara yaşlılara ne kadar sahip çıkarsak aile yapımızı o derece korumuş oluruz. Sosyal medya ve tv gibi iletişim araçlarının batı kaynaklı içeriklerinin yaygınlaşması ile ortaya çıkan erozyona karşı teyakkuz halinde bulunmalıyız. Sınırlarımızı korurken, zihinlerimizin teslim alınmasına yol açacak her türlü boşluğu, çatlağı süratle doldurmalıyız. Bu konuda iyi imtihan veremdiğimizi itiraf etmek durumundayım. Kötü gidişi durdurma şansına hala sahibiz. Hep birlikte neler yapabileceğimiz konuşmalı, sürate uygulamaya geçirmeliyiz” dedi.

“Müslümanlar olarak kardeşlerimizin emanetlerine sahip çıkmak boynumuzun borcu”

Bölgede yaşanan krizler sebebiyle milyonlarca çocuğun öksüz ve yetim kaldığına dikkat çeken Erdoğan, şunları söyledi:

“Suriye’de, Somali’de, Sudan’da, Irak’ta olanlar ortada. Dikkat edin tüm bunlar hep İslam ülkelerinde devam ediyor. İslam ülkelerini böl, parçala, yut anlayışı ile emperyalist anlayış devam ediyor. Bütün bunlardan bir kısmının çeşitli yollarla diğer ülkeler götürülüp hiç arzu etmediğimiz şekilde bu yavruların yetiştirildiğini duyuyoruz. Bu çocukların suç örgütleri tarafından istismar edildiğini biliyoruz. Müslümanlar olarak kardeşlerimizin emanetlerine sahip çıkmak boynumuzun borcu. Yetimhane benzeri yapılardan ziyade ailelerin sahip çıkmasıyla bu çocukları topluma kazandırma konusunda bir seferberlik başlatmalıyız”

“Eninde sonunda yeni yerleşim yerlerinin inşası projesine gereken destek verilecektir”

Türkiye’nin özellikle Suriyeli sığınmacılar konusunda yaptığı çalışmaları detaylarıyla anlatan Erdoğan, “Sadece bu yıl diğer ülkelerin adeta ölüme terk ettikleri 57 bine yakın kişiyi denizlerden toplayıp hayatlarını kurtardık. Ülkemizde bulunan sığınmacılara kendi vatandaşlarımızla ayın düzeyde hizmet veriyoruz. Bu hizmetler için harcadığımız para 40 milyar doları aştı. AB’nin bize verdiği destek sadece 3 milyar avrodur. Suriye’de güvenli hale getirdiğimiz bölgelere de 370 bin kişi kendi isteği ile dönerek yerleşmiştir. Sınır hattında 1 milyon kişiyi iskan edebileceğimiz yerleşim yerleri ile ilgili çalışmalara başladık. NATO zirvesinde bütün liderlere plan projeleri dağıttım. Ne yazık ki buralarda biz de destek veririz diyenleri henüz göremedik. Bu konuda tüm çağrılarımıza rağmen henüz bir ülke dışında Türkiye’ye somut destek veren olmadı. Sadece ülkemizde bulunan Suriyelilerin yarıya yakının 18 yaşından küçük olduğunu düşündüğümüzde ortaya sürdürülmesi oldukça zor bir yük çıkıyor. Ekonomik bakımdan bizde çok daha iyi olan AB ve bazı Arap ülkeleri sınırları kapatırken biz ekmeğimizi bölüşmekten çekinmiyoruz. Toplam 9 milyon kişiyi bulan potansiyel sığınmacı yükünü yüklenmeye kimsenin cesaret edemeyeceği açık. Dolayısıyla eninde sonunda yeni yerleşim yerlerinin inşası projesine gereken destek verilecektir” ifadelerini kullandı.

“Müslümanlar Arnavut kardeşlerine de ellerinden gelen desteği vermeliler”

Deprem felaketinin yaşandığı Arnavutluk’a yardım çağrısını tekrarlayan Erdoğan, “Deprem neticesinde orada 51 kardeşimiz öldü. Tüm ailelerine baş sağlığı diliyorum. Yüzlerce Arnavut kardeşimiz yaralandı. Dün sayın Başbakan Edi Rama toplantımıza katıldı. Bizler bir vücudun azaları gibiyiz. Biz Müslümanlar Arnavut kardeşlerine de ellerinden gelen desteği vermelidirler diye düşünüyorum. İlk andan itibaren tırlarla gıda ilaç, giyim, çadır gönderdik gönderiyoruz. Bu arada kendilerine bir sözümüz var. O da 500 konut inşallah orada yapacağız. Şu anda çevre şehircilik bakanlığı ekipleri çalışmaları yapıyor. 3 ayrı bölgede biz bu konutları süratle inşa edip artık kış mevsiminin de içinde olmamız nedeniyle bir an önce bu konutlara yerleşimi sağlayalım istiyoruz. Aynı zamanda kış çadırları gibi çadırlarla desteklerimizi sürdüreceğiz. Sizlerde de bunları bekliyorum. Bugün burada alınacak kararları hayata geçirilmesinin bizzat takipçisi olacağız” diye konuştu.

“Türkiye ilk kez ‘çok yüksek insani gelişme’ kategorisine girmeyi başarmış oldu”

Cumhurbaşkanı Erdoğan Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından hazırlanan ve İnsani Gelişme Endeksi raporunu da değerlendirerek şunları söyledi:

“Bugün yayınlanan İnsani Gelişme Endeksi raporuna göre Türkiye 2018 yıl bazlı insani gelişme endeksinde 0,806’lık değere ulaşarak 189 ülke arasında 59’uncu sıraya yükseldi. Türkiye ilk kez ‘çok yüksek insani gelişme’ kategorisine girmeyi başarmış oldu. Bundan sonra inşallah daha yüksek derecelere de ulaşacağız”.

Adem Gürer – Murat Ergin
 



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Gökalp’dan yangın söndürme çalışmalarına katılanlara teşekkür Gökalp’dan yangın söndürme çalışmalarına katılanlara teşekkür

Türkiye’de 28 Temmuz’da Antalya’nın Manavgat ilçesinde başlayan ve ardından 26 farklı ilde çıkan yangınlara müdahale devam ederken toplumun herkesiminden yaşanan yangınlarla ilgili açıklamalar geldi.

MİL SAĞLIK-SEN Genel Başkan Yardımcısı Fatma Gökalp, yaşanan yangınların bir an önce söndürülmesi gerektiğini belirterek, yangın söndürme çalışmalarına katılan herkese teşekkür etti.
Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Adana, Antalya, Muğla, Mersin, İzmir ve Osmaniye başta olmak üzere 28-31 Temmuz tarihleri arasında 26 ilde çıkan 98 yangının 81’inin kontrol altına alındığını ve 10 yangının ise devam ettiğini açıkladı. Bu çalışmalarda üstün başarı sergileyen herkese sonsuz minnettar olduklarını dile getiren

MİL SAĞLIK-SEN Genel Başkan Yardımcısı Fatma Gökalp, “Günlerdir Türkiye’mizin bir çok noktasında yaşanan ve hala devam eden orman yangınlarında canı pahasına mücadele eden başta Tarım ve Orman Bakanlığı personelleri, yangın işçileri, vatandaşlar ve herkesten Allah razı olsun. Onlar olmazsa belki durum daha vahim bir hal alacaktır.Orman yangınlarını yapanlarıda nefretle kınıyorum. Öte yandan Manavgat’ta beş, Muğla’nın Marmaris ilçesinde ise bir kişinin yaşamını yitirmiş olduğunu öğrendim. Bunun yanı sıra binlerce hayvan telef olmuş , orman ve tarım arazileri ile bölgedeki sera alanları küle dönmüş. Yangınlarda hayatlarını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara ise Cenabı haktan şifalara diliyorum” dedi.

İşadamı  Şeyhmus Karakuş: Cansiparane mücadele eden herkesten Allah razı olsun İşadamı Şeyhmus Karakuş: Cansiparane mücadele eden herkesten Allah razı olsun

Türkiye’ye felaketi yaşatan yangınlar 4. gününe girdi. Özellikle Ege ve Akdeniz bölgelerini esir alan alevler, vatandaşlarımıza da zor günler yaşattı. Karakuş Group Yönetim Kurulu Başkanı iş adamı Şeyhmus Karakuş , “Ciğerlerimizin yandığı orman yangınlarında cansiparane mücadele eden herkesten Allah razı olsun” dedi.

Karakuş Group Yönetim Kurulu Başkanı iş adamı Şeyhmus Karakuş, Türkiye’nin dört bir yanında yaşanan orman yangınları ile ilgili açıklamalarda bulundu.

İşadamı Şeyhmus Karakuş, “Ciğerlerimizin günlerdir alev alev yandığı orman yangınları durdurak bitmeden devam ediyor. Bu yangınlarda sadece ormanlarımız değil adeta ciğerlerimiz yanıyor. Bu Mücadelede başta orman kahramanlarımız, kamu kurumlarımız ve tüm halkımız, cansiperane, özenle, tüm gücüyle savaşıyor. Bu konuda destek olan ve yangınların bir an önce söndürülmesi konusunda canı pahasına mücadele eden herkesten Allah razı olsun. Ormanlarımızı yakanları Allah kahru perişan etsin.Bu uğurda hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara şifalar diliyorum” dedi.
5 İLDE 10 YANGIN SÜRÜYOR
Öte yandan, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin paylaştığı verilere göre Adana’da 1, Osmaniye’de 1, Antalya’da 3, Mersin’de 3, Muğla’da ise 2 ayrı noktada yangınlar devam ediyor. Böyle toplam 5 ilde ekiplerimiz 10 yangını söndürmek için mücadele veriyor.

Başkan Akyol: Türkiye’nin ciğerlerine kastedenleri lanetliyorum Başkan Akyol: Türkiye’nin ciğerlerine kastedenleri lanetliyorum

Türkiye, birçok noktada orman yangınlarıyla mücadele ediyor. 6 kentte alevlere müdahale sürüyor. Son olarak Antalya Gazipaşa ilçesinde ormanlık alanda 4 farklı noktada yangın çıkarken toplumun bir çok kesiminde peş peşe açıklamalar geldi. Son olarak AK Parti Diyarbakır İl Başkan Yardımcılığı görevini yürüten, ZANA Yapı Yönetim Kurulu Başkanı iş adamı Bedirhan Akyol bir açıklamada bulunarak “Türkiye’nin ciğerlerine kastedenleri lanetliyorum” dedi.

Çıkan yangınlar sonucu yerleşim yerleri de tehdit altındayken yangında bazı evler tahliye edildi. Yangını söndürme çalışmaları sürüyor. Antalya’daki yangında 3, Muğla Marmaris’te 1 kişi hayatını kaybetti. Mersin Silifke’deki yangın nedeniyle Mersin-Antalya karayolu ulaşıma kapatıldı.

Yaşanan yangınların tüm Türkiye’yi sarstığını belirten AK Parti Diyarbakır İl Başkan Yardımcılığı görevini yürüten, ZANA Yapı Yönetim Kurulu Başkanı iş adamı Bedirhan Akyol “Türkiye son 2 günde orman yangınları ile sarsılıyor. Manavgat, Marmaris, Osmaniye, Mersin, Adana ve Kayseri’de ki orman yangınları yıkıcı zararlara sebep oldu. Yangınlar nedeniyle hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılara ise acil şifalar diliyorum.

Yaşanan bu felaketler nedeniyle geçmiş olsun diyor, Türkiye’nin ciğerlerine kast edenleri lanetliyor, çevresel zararlar başta olmak üzere zararın daha fazla büyümeden söndürülmesi temennisiyle yangınlarla mücadelede görev alan tüm görevlilere kolaylıklar diliyorum” diye konuştu.

Atlı’dan “AŞI OLUN” çağrısı Atlı’dan “AŞI OLUN” çağrısı

Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) ile mücadele kapsamında yürütülen çalışmalarda aşılama oranının artırılması için bir çağrı da Mobil İletişim Araçları Ve Bilgi Teknolojileri İş İnsanları Derneği (MOBİSAD) Diyarbakır İl Temsilcisi Abdurrahman Atlı’dan geldi.

Atlı, iletişim sektörü çalışanları başta olmak üzere tüm Diyarbakır halkının bir an önce aşı olması gerektiğini belirtti.

Toplumsal bağışıklığın sağlanması için aşı çalışmalarının devam ettiği bölge illerinde aşı sırası gelen ancak yaptırmayan vatandaşların bilgilendirilmesi için oluşturulan sağlık ekipleri, ön yargıları yıkıp, vatandaşları ikna edebilmek için yoğun çaba harcıyor. Bu çabalara toplumun her kesiminden de destek geldi. Mobil İletişim Araçları Ve Bilgi Teknolojileri İş İnsanları Derneği (MOBİSAD) Diyarbakır İl Temsilcisi Abdurrahman Atlı’da “Aşı olun” çağrısında bulundu.

Pandemiden kurtulmanın en kısa ve pratik yolunun aşı olmaktan geçtiğini belirten Atlı, “Evet sevgili dostlar, değerli çalışma arkadaşlarım ve vatandaşlarım! Bu karanlık Pandemi döneminde insanların karantinadan, işsiz kalmaktan, hastalanmaktan ve ölmekten korumak bizim elimizde. Bunların hepsini bize bir arada sunan, en kolay, en hızlı, en ucuz ve en az hasarlı, karlı yol basit ve bedava olan AŞIDIR! Gelişmiş ülkelerdeki aşı oranları çok yüksek bir oranda şuan.

Eskiden 10 binlerce ölüm bildiren İtalya, İngiltere, Amerika ve Almanya gibi ülkelerde ölümler 15-20 civarına düşmüş bulunmakta! Şunu da asla unutmayalım, aşı bizi hastalıktan korumaz, bizi hastalığın şiddetinden ve olumsuz etkilerinin azaltılmasında yardımcı olacaktır. En basit hali ile COVİD aşılı bir hasta ayakta geçirirken aşısız bir diğeri ise maalesef solunum yetmezliği başta olmak üzere çok ağır zatürre ile geçirmekte ki ölümler burdan kaynaklanıyor. Şuan ki güncel veriler Amerika’daki ölümler incelendiğinde büyük çoğunluğunu aşısız olanların oluşturduğunu gözler önüne seriyor” dedi.

Açıklamasında dünya geneli analiz haberlerin verilerine de yer veren Atlı, “Euronews 25 Haziran tarihli analiz haberi verileri dünyaya şöyle aktarıyor; ‘ABD Sağlık Bakanlığı verilerine göre mayıs ayından bu yana yaklaşık 2 aylık dönemde 853 bin kişinin koronavirüse yakalanarak hastaneye kaldırıldığı, bunlardan sadece 0.1’inin (1200 hasta) aşı yaptıran kişiler olduğu kaydedildi.

Bunun yanı sıra mayıs ayında ABD’de 18 bin kişinin Covid-19 sebebiyle hayatını kaybettiği, bu kişilerden sadece 150’sinin aşılı olduğu ifade edildi. Bu rakam, salgın kaynaklı ölen kişilerin yüzde 0.8’ine tekabül ediyor. Evet gerçekler bunlar. Tekrar belirtmek lazım ki aşı; kısırlık yapmaz! Böyle bir etkisi asla kanıtlanmamıştır . Tamamen aşı karşıtlarının bir anti-propagandasıdır.

Ama her aşıda olduğu gibi kolda ağrı, hafif ateş, göğüste ağrı, iştahsızlık gibi etkileri olacaktır. Elbetteki her aşının bazı istenilmeyen yan etkileri olacaktır fakat şuan ki veriler bu oranları milyonda bir olarak veriyor. Bu da aşı için ihmal edilecek çok iyi bir orandır. Bu karanlık tünelden çıkmanın yolu şuan aşıya bağlı. Eğer tekrar haftalarca eve kapanıp işsiz kalmak istemiyorsak, eğer çocuklarımızın okullarına devam etmesini istiyorsak, eğer yakınlarımızı basit bir viral enfeksiyondan kaybetmeyi istemiyorsak lütfen aşılarımızı olalım” diye konuştu.

Büyükşen çiftinin cinayet zanlısı: ‘Bana 100 bin lira teklif ettiler, ben reddettim’ Büyükşen çiftinin cinayet zanlısı: ‘Bana 100 bin lira teklif ettiler, ben reddettim’

Konya’da 2018 yılında cinayete kurban giden Metin ve Necla Büyükşen çiftini öldürdüğü iddiasıyla gözaltına alınan Afgan uyruklu Abdulhamid U., ifadesinde Abdullah B’nin “Benim düşmanlarım var, sana 100 bin lira versem düşmanlarımı öldürür müsün” dediğini, kendisinin bu teklifi kabul etmediğini söyledi.

Olay, 3 Eylül 2018 Pazartesi günü saat 23.00 sıralarında merkez Karatay ilçesi İsmil Mahallesi 62. Sokak’ta bulunan müstakil bir evde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Metin Büyükşen (55) ve Necla Büyükşen (54) çifti eve giren yüzü maskeli bir saldırgan tarafından tüfekle vurularak öldürüldü. Başına tüfeğin dipçiğiyle vurulan kızları Büşra Büyükşen ise olaydan ölü numarası yaparak yaralı kurtuldu. Olayın üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen baba ve annesinin katil zanlısının bulunmaması üzerine Necla ve Metin Büyükşen’in doktor oğlu Osman Büyükşen bir televizyon programına çıkarak katilin yakalanması için yardım istedi. Cinayetin çözülebilmesi için Jandarma Genel Komutanlığınca jandarma dedektifleri JASAT görevlendirildi. JASAT ve Konya İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından 13 Temmuz’da çok sayıda adrese şafak vakti operasyon düzenlendi. Operasyonda 25 kişi gözaltına alınırken, şahıslara ait ev ve araçlarda da arama yapıldı.

Yanlış adrese girmişler iddiası
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 25 şüpheliden Abdullah B. ve Esra T., gece yarısı Konya Adliyesine sevk edildi. Abdullah B. ve Esra T’nin azmettirici oldukları, firari cinayet zanlılarının yanlış eve girerek Büyükşen çiftini öldürdüğü iddia edildi. Yapılan sorgulamada Esra T.’nin öldürülen Büyükşen çiftinin evlerine 500 metre mesafede bulunan komşularının oğlu Hüseyin K.’nin eski sevgilisi olduğu ortaya çıktı. Esra T.’nin Hüseyin K.’nin ailesinin baskısıyla kendisinden ayrıldığı ve bu nedenle aileye zarar vermek istediği, bu durumu sevgilisi Abdullah B.’ye anlattığı, sevgilisinin de para karşılığı 2 kişi kiralayıp, korkutup zarar vermeleri için Hüseyin K.’nin evine gönderdiği öne sürüldü. Abdullah B.’nin kiraladığı 2 kişinin kendilerine verilen adresi karıştırıp Hüseyin K.’nin ailesi yerine komşuları Büyükşen çiftini öldürdükleri belirtildi. Şüpheliler Abdullah B. ve Esra T. ‘kasten öldürmeye azmettirme’, Zekeriya O. ve Mustafa O. de ‘kasten öldürmeye yardım etme’ suçlarından sevk edildikleri mahkemece tutuklandı. Adliyeye sevk edilen 1 şüpheli adli kontrol kararıyla, jandarmadaki diğer 20 şüpheli ise ifadelerinin alınmasının ardından serbest bırakıldı.

Cinayete kurban giden Necla Büyükşen ve eşi Metin Büyükşen’in cinayet şüphelisi olduğu iddiasıyla aranan ve daha önce tutuklanan Abdullah B.’nin çiftliğinde çoban olarak çalışan Afganistan uyruklu Abdulhamid U. da Ankara’da yakalandı. Sorgulanmak üzere Konya İl Jandarma Komutanlığına getirilen Abdulhamid U., sorgusunun ardından sevk edildiği mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Zanlı Abdulhamid U. verdiği ifadede, “Türkiye’ye girdiğimde Ankara’daki yeğenimin yanına geldim. Yeğenimin yanında 20 gün kadar hiçbir işte çalışmadan kaldım. Daha sonra Konya’nın Ilgın ilçesine gelerek burada çobanlık yaptım. Sonra da Çankırı iline gittim. Burada farklı yerlerde 5 ay çobanlık yaptım ve tekrar Konya’nın Sarayönü ilçesinde bulunan köylümün yanına geldim. Burada biraz işsiz kaldıktan sonra köylüm beni Abdullah B. ve Süleyman B. ile tanıştırdı. Ben Abdullah B’nin yanında 9 ay kadar çalıştım. Parayı az bulduğum için yanlarından ayrılıp, tekrar Çankırı’ya gittim. Burada da 2 yıl çalıştıktan sonra tekrar Abdullah B’nin yanında çalışmaya başladım. 2 bin TL karşılığında 3 ay daha çalıştıktan sonra tekrar Ankara Gölbaşı’na gittim. Burada 13 ay çalıştım. Kaldığım köyde jandarmalar beni yakalayıp Konya’ya getirdi” dedi.

“Bana 100 bin lira vermeyi teklif etti, ben reddettim”
Abdulhamid U.’nun ifadesinde, “İlk çalıştığım dönemde Abdullah benim yanıma 4 kez gelerek, bana ‘Benim düşmanlarım var. Sana 100 bin TL versem bu düşmanlarımı öldürür müsün?’ diye sordu. Ben de sakat bir kızımın olduğunu, öldüremeyeceğimi söyledim. Bunları bana söylerken şaka yapmıyordu, gayet ciddiydi. Öldürülen çifti tanımıyorum. Abdullah bana öldürmek için 100 bin TL teklif etmişse de ben kabul etmedim. Onun adına hiç kimseyi öldürmedim. İsmil Mahallesi’ni hiç duymadım ve oraya hiç gitmedim. Öldürülen kişileri de hiç tanımıyorum. Suçsuzum” dediği öğrenildi.

Utangaç’tan 24 Temmuz Gazeteciler Günü Mesajı Utangaç’tan 24 Temmuz Gazeteciler Günü Mesajı

Elif Gold firması Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Utangaç, ‘24 Temmuz Gazeteciler Günü ve Basın Bayramı’ dolayısıyla yazılı bir mesaj yayımladı.

‘24 Temmuz Gazeteciler Günü ve Basın Bayramı’nın, özel ve müstesna bir gün olduğuna’ vurgu yapan Elif Gold firması Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Utangaç, görüşlerini şöyle dile getirdi:
‘‘24 Temmuz’ tarihi tüm çağdaş ülkelerde olduğu gibi, ülkemizde de kutlanmaktadır. Basın; bireyin ve toplumun ihtiyaç duyduğu her konuda, haber alma, araştırma, bilgilendirme, aydınlatma, toplum ve ülke yararına kamuoyunun duygu ve düşüncelerini objektif olarak yansıtmasına, insan hakları ile temel hak ve özgürlüklerin gelişmesine katkıda bulunmaktadır.

Elbette basınımız bu görevini yaparken; gerçeklik, güncellik, kamu yararı ve özle biçim arasındaki denge unsurlarını da gözetmek zorundadır. Gazetecilik mesleğinin saygınlığının çok daha ileriye taşınması; özgür bir medya ortamında, etik değerlerin, dürüstlüğün temel misyon haline geldiği bir yayıncılık anlayışı ile mümkündür. Toplumun bilgi edinme hakkı için mücadele eden basınımızın önünün açılması için ekonomik özgürlüğün kazanılması da son derece önemlidir.

Bu duygu ve düşüncelerle, ‘Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nü en kalbi duygularımla kutluyor, ebediyete intikal etmiş bütün basın mensuplarımıza, Yüce Allah’tan rahmet ve mağfiret niyaz ediyorum’.


EDİTÖRLER
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Kategori Seçin:
Kategori Seçin:

TRT Haber Haberler