maltepe escort kurtköy escort

  • Altın
  • Dolar
  • Euro
  • İstanbul °C
  • Ankara °C

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan ABD ziyareti sonrası önemli açıklamalar

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan ABD ziyareti sonrası önemli açıklamalar
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan ABD ziyareti sonrası önemli açıklamalar

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beyaz Saray’daki görüşmelerine ilişkin, “(Senatör Lindsay Graham) Ben kendisine gerekenleri söyledim. Bugün dersini aldı” dedi. Erdoğan ayrıca, “Amerika’da ülkemiz aleyhine oluşturulan siyasi iklimin hangi saiklerle yapıldığını ve arkasında kimler olduğunu biliyoruz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD dönüşü uçakta gazetecilere önemli açıklamalarda bulundu. ABD ziyaretinde yaptıkları görüşmelerde Suriye’deki gelişmeler, ABD ile varılan 17 Ekim mutabakatı, PKK/YPG terör unsurlarının bölgeden tamamen çıkartılması, DEAŞ’la mücadele, DEAŞ’lı tutukluların durumu, siyasi sürecin ilerletilmesi, güvenli bölgenin kurulması, S-400, Patriot ve F-35 programı, iki ülkenin NATO’daki dayanışması, 3-4 Aralık’ta Londra’da yapılacak NATO Liderler Zirvesi ve genel olarak terörle mücadele konularının görüşüldüğünü belirten Erdoğan, “FETÖ konusunu da ayrıca konuştuk. Tabii ABD’deki siyasi ortamı da ele aldık” dedi.

“Bu sorunların karşılıklı saygı ve milli çıkarlar temelinde çözümü için Sayın Trump’ın samimi bir çaba içinde olduğunu söyleyebilirim. Trump’a karşı olan çevrelerin ilişkilerimizin bozulması için yoğun bir çaba içinde olduğunu da ifade etmemde fayda var” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “1915 olaylarıyla ilgili tasarının bir yaptırım yasasıyla birlikte Temsilciler Meclisi’nden geçirilmesinin temel sebebi de zaten bu. Özellikle Ermeni meselesi ve 1915 olaylarıyla ilgili olarak hem Sayın Trump’a hem Beyaz Saray’da buluştuğumuz senatörlere detaylı bilgi verdim ve tarihi hadiselerin siyasileştirilmesinin büyük bir hata olduğunu kendilerine anlattım” diye konuştu.

Görüşmede Trump’a Türkiye’nin F-35 programının müşterisi değil ortağı olduğunu hatırlattığını söyleyen Duytefı. ‘Sayın Trump’ın Oval Ofis’e davet ettiği beş senatöre Suriye’deki durumu, YPG’nin bir terör örgütü olduğunu ve S400 konusunu anlatma imkanımız oldu. Patriotları almaya hazır olduğumuzu Sayın Trump’a söyledim. F-35 programının müşterisi değil ortağı olduğumuzu da kendilerine hatırlattım. Biz NATO’nun ikinci büyük ordusuna sahibiz. Amerika ile de güçlü ilişkilerimiz var. Fakat savunma kaynaklarımızı çeşitlendirmek de ulusal çıkarlarımızın ve egemenlik haklarımızın bir gereğidir. ‘S-400’ü de savunma sistemlerimizin içerisinde önemsiyoruz. Uygun şartlarda verecekseniz biz Partiotları da alabiliriz’ dedik. ‘Patriotları alırken S-400’ü tamamen kaldırma teklifini biz egemenlik haklarımız üzerinde bir tasarruf olarak görüyoruz ve kesinlikle doğru bulmuyoruz.

Aynı şeyi Yunanistan için bugüne kadar hiç söylemediniz. Şu anda Yunanistan’da S-300 var. Orası için hiç böyle bir ses çıkmadı. Orası için böyle bir adım atmıyorsunuz’ dedik. Dolayısıyla bu konudaki tavrı biz özellikle egemenlik haklarımız üzerinde bir tasarruf olarak görüyoruz. Bu kadar ısrarı görünce S-400 meselesinin çözümü için dedik ki ‘Gelin bizim tarafta İbrahim Bey, öbür tarafta ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı O’Brien birlikte NATO’nun koordinatörlüğünde savunma bakanlıklarımızı da devreye sokmak suretiyle bir çalışma başlatalım ve bu çalışmanın neticesinde durumu görelim.’ Çünkü diyorlar ki ‘S-400 F-35’le koordineli bir savunma sistemi değil.’ Zaten F-35’i vermiyorsun ki. Bu da ayrı bir olay. 2 milyar 400 milyon dolar bir total fiyatı var. Biz şu ana kadar 1 milyar 400 milyon dolarını ödemişiz ve siz bize daha bir tane F-35 vermiş değilsiniz. Hep söylediğimiz şey şu; biz müşteri değil ortağız. Şu anda bu görevlendirmeyi yaptık. Temennim odur ki çalışmalar sonunda olumlu bir netice alırız. Fakat ben burada da yine Trump’ı çok daha olumlu gördüm. Yaklaşımlarında daha yapıcı gördüm” dedi.

“Amerika’da ülkemiz aleyhine oluşturulan siyasi iklimin hangi saiklerle yapıldığını ve arkasında kimler olduğunu biliyoruz”

Heyetler arası görüşmede ise 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine nasıl ulaşılacağı, Halkbank meselesi ve karşılıklı yatırımların teşvik edilmesi konularının ele alındığını açıklayan Erdoğan, “Amerika’da ülkemiz aleyhine oluşturulan siyasi iklimin hangi saiklerle yapıldığını ve arkasında kimler olduğunu biliyoruz. Dezenformasyon faaliyetlerine karşı haklı tezlerimizi her platformda anlatmaya devam edeceğiz. Bu hususlar dikkate alındığında ziyaretimizin genel manada olumlu geçtiğini söyleyebilirim. Görüş ayrılıklarını aşmanın yolu, doğru bilgiye dayalı sağlıklı diyalogdur. Bu alandaki çalışmalarımıza da ara vermeden devam edeceğiz” diye konuştu.

Görüşme sırasında masada Türkiye’nin terörle mücadelesini anlatan kitapçık ve izlettiği video ile ilgili soru üzerine Erdoğan, “Biz bunları kendilerine verdik. Bir de FETÖ’nün burada yaptıklarıyla ilgili ayrıntılı bir kitabı bütün o senatörlere verdik. Döner dönmez senatörlerin tamamına bir set olarak bunların tamamını göndereceğiz ve büyükelçilik vasıtasıyla bunları kendilerine dağıtacağız. Bu videoyu izledikten sonraki tavırlarında, bana göre en önemli hava Sayın Başkan’da oldu. O bayağı etkilendi. Diğerleri de zaten Abdi Şahin olayına farklı baktıkları için onu hala sahiplenmeye çalışıyorlar ve en önemlisi de olaya hala ‘Türkiye Kürtlere karşıymış’ gibi bakıyorlar. Benim parlamentomda 50 tane Kürt milletvekilim var. Olaya bir de buradan bakın. Biz Güneydoğu başta olmak üzere bölgelerin şehircilik anlayışını değiştirdik. Alt yapısıyla, üst yapısıyla buraya bizim iktidar dönemimizde yapılan yatırımı, geçmişten bugüne hiçbir hükümet yapmamıştır. Örneğin Diyarbakır’ın hali bundan 15-20 sene önce neydi, bizim dönemimizde ne oldu? Özellikle terör örgütünü def ettikten sonra yaptıklarımızla aynı şekilde Şırnak nereden nereye geldi. Van’a bizim iktidarımız döneminde yapılan yatırım bedeli 26 milyar liradır. TOKİ vasıtasıyla yaptığımız konutlarla bütün buraların havasını, çehresini değiştirdik. Kendilerine de söyledim; ‘Bir gezin oraları. Kürtlere yönelik olumsuz bir yaklaşım var mı yerinde görün. Görmeden kalkıp terör örgütü mensuplarına ‘bunlar Kürt’ diyorsunuz. Böylece Kürtlere de saygısızlık yapıyorsunuz” ifadelerini kullandı.

“CIA Ferit Abdi Şahin’in nasıl bir terörist olduğunu belge ile bizim istihbarat teşkilatımıza gönderdi”

“Terörist Mazlum Kobani ile ilgili bir de CIA belgesinden bahsettiniz. Bu ilk defa açıkladığınız bir şeydi? O belgenin içeriği neydi, ona nasıl tepki gösterdiler?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tabii bu gizli bir belge. CIA Ferit Abdi Şahin’in nasıl bir terörist olduğunu belge ile bizim istihbarat teşkilatımıza gönderdi. Biz de ‘Buyurun, biz söylemiyoruz, CIA sizin istihbarat teşkilatınız, size onun evrakını veriyoruz’ dedik” yanıtını verdi.

“FETÖ’nün ABD tarafından himaye edilmesine son verilmesi konusunda eskiye nazaran farklı bir tutum söz konusu mu, bir değişiklik gözlemlediniz mi?” sorusuna Erdoğan, “5 senatöre ve kendisine bu konuyu izah ettim. Zaten basın toplantısında da bütün dünyanın gözü önünde söyledim. Ama şu an itibarıyla hala bizim beklediğimiz noktada değiller. Söylediklerinde elle tutulur bir şey yok. Biz şimdi yine bütün adli deliller ile dosyaları kendilerine verdik. Adalet bakanlıkları arasındaki görüşmeler hala devam ediyor, edecek. Yılmadan usanmadan takip edeceğiz’ cevabını verdi.

Senatörler ile görüşmesine ilişkin ise Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her şeyden önce şunu söylemem lazım; Sayın Trump bana göre çok farklı. Senatörlerin ön kabulleri var. Senatörlerin gelmesi teklifini Trump kendisi yaptı. Onları benim ikna etmemi ve dolayısıyla kendisi de rahatlamak istedi. Fakat işin enteresan yanı şu; ben dedim ki ‘Sayın Başkan uygun bulursanız ben Kongre’ye hitap edeyim. Kongrede bunu bir konuşalım ki işin aslı nedir, bunu bizzat bizden duysunlar, görsünler. Böyle çok daha isabetli olur.’ Sayın Trump ‘Bu işi geniş bir basın toplantısı ile yapalım. Soru cevaplarla ulaşmak istediğimiz yere ulaşırız. Şimdilik Senato’dan bir grubu alalım. Onlarla konuşmamızda fayda var’ dedi. Buraya öyle geldik” dedi.

“Kılıçdaroğlu’na da mektup iade edildi diye bir haber vermek lazım”

ABD’nin gönderdiği mektubun geri iadesi ile ilgili soru üzerine Erdoğan, “Tepkileri olmadı. Böyle bir teröristle ABD Başkanı’nın görüşme yapmasını ben yadırgıyorum. Bunu basın toplantısında söylediğime göre ikili toplantıda hayli hayli söyledim. ABD gibi bir ülkenin başkanı böyle bir teröristle nasıl görüşür? Biz bu şekilde uluslararası terörle mücadeleyi nasıl yürüteceğiz? Bir terörist önemli bir devletin başı ile görüşebiliyorsa ve arabuluculuk için de böyle bir terörist teklif edilebiliyorsa bu işin suyu çıkmış demektir. Bu şekilde bir yere varmak mümkün değil. Yani terörü akladılar pakladılar. Tabii Kılıçdaroğlu’na da mektup iade edildi diye bir haber vermek lazım” dedi.

“Gelin şimdi şu güvenli bölgeyi halledelim dedik, Trump buna yanaştı”

ABD’nin silah verdiği PKK-PYD’nin dışına çekilmesi istenen 32 kilometre hat sonunda PKK-PYD ilişkisi bu hattın ötesinde devam ederse Türkiye’nin stratejisi nasıl olacağı sorusu üzerine Erdoğan, “Sayın Trump ve senatörlerle konuşurken kendilerine de söyledim burada en önemli konu 20 mil yani 32 kilometre derinlik. Sayın Trump 444 km genişlik olarak kendisi söyledi bunu. Biz şu anda Tel Abyad ile Rasulayn arası 120 kilometreyi kontrol altına aldık. Tabii derinlikle birlikte alan 4 bin kilometrekarenin üzerinde. ‘Güvenli bölge teklifini biz Obama’ya yapmıştık. Sizin döneminizde de yaptık. Gelin şimdi şu güvenli bölgeyi halledelim’ dedik. Trump buna yanaştı, ‘Bunu Avrupa ülkelerine de söyledim’ dedi.

Allah nasip ederse 3-4 Aralık NATO Liderler Toplantısı’nda da ben güvenli bölge konusunu gündeme getireceğim. Orada güvenli bölge konusunu gündeme getirdiğimizde NATO ülkelerinin tavrı ne olacak göreceğiz. Bu iş lafla olmuyor. Türkiye olarak biz zaten şu ana kadar yapacağımızı yaptık, yapıyoruz. NATO Zirvesi’nde olumlu yaklaşımlar alabilir ve en azından bir uluslararası donörler ya da NATO ülkeleri donörler toplantısından bir şeyler çıkartabilirsek, zaten bunun plan proje çalışmasını yaptık. İlk etapta kuzeyde bir barış koridoruyla ilgili adımları atabiliriz. Barış koridorunda biz konutlar, sağlık merkezleri, okullar ve kamu binaları inşa ettiğimiz anda buranın havası zaten değişecek” dedi.

“Demografik yapıyı mı değiştiriyorsunuz? diyorlar. Bunun demografik yapıyla ne ilgisi var? Orada oturanlar varsa biz zaten onları direkt kendi yerlerine taşırız. Kim bunlar? Suriyeliler. Oraya onlar gelip oturacak” diyen Erdoğan, “Diyorlar ki ‘Siz İdlib’dekileri mi oraya getireceksiniz?’ İdlib’deki ile bunun alakası yok ki. Şu anda bizim derdimiz Türkiye’de olanları bir an önce kendi topraklarına kavuşturmak. Gayretimiz bunun için. Yapacağımız iş bu. Bu bizi biraz rahatlatacak. Biz şu anda çadır kentleri neredeyse tamamen kaldırdık. Konteyner kentler var bir de. Bunun dışında şehirlere yayıldılar. Mesela Trump dedi ki “Bunları vatandaş olarak alamaz mısınız?” Dedik ki “Biz zaten şu anda seçici olarak alıyoruz. Bunların içinde doktoru var, mühendisi var, avukatı var, öğretmeni var, ebeler var.

Bunlar şehirlerde kendileri yerleşiyorlar. Biz bunları zaten vatandaş yapıyoruz. Fakat bir de bunların dışında çok çok zor durumda olup, kötü şartlarda yaşayanlar da var. Biz istiyoruz ki bunları da buralardan kurtaralım ve onlar da kendi topraklarında çok daha huzur içinde yaşama imkanı bulsunlar. Trump ‘Bu konuda ben Avrupa ülkelerine gerekli çağrıyı yaptım’ diyor. Kendisi ‘Biz şu kadar veririz’ demedi ama ben zorlayacağım” diye konuştu.

“Bizim kalkıp S400’ü bırakıp tamamen Patriot’a yönelmemiz gibi bir şey olamaz“

S-400 ve F-35’lerle ilgili soru üzerine Erdoğan, “Bu fakiri biraz tanıyorsunuz. Milletimizi tanıyorsunuz. Dolayısıyla biz kendilerine çok açık söyledik, arkadaşlarımız da söyledi. Bizim şu anda Rusya ile de ikili ilişkilerimiz var. Bu ilişkimizi bozamayız. Ki bunun içinde stratejik ilişkimiz var. Nedir bu stratejik ilişki? Doğalgaz meselesi. Benim bizzat Sayın Trump’a da söylediğim gibi, Dışişleri Bakanımız Mevlüt Bey muhatabı Pompeo’ya söyledi, Hazine ve Maliye Bakanımız Berat Bey muhatabına söyledi, İbrahim Bey muhatabına söyledi. Biz de etraflıca bir markaja alıyoruz. Bizim şimdi Türk Akımı’nı hesaba katmama şansımız var mı? “Hakkınızdır devam edin ama S400’lerin üzerinden de traktörle geçin” gibi laf ediyorlar. Dedik ki böyle bir şeyi yapmak bir defa mümkün değil.

Bizim stratejik anlamda bu ürünlerle alakalı bu tür ilişkimizi bir kenara atamayız. Şu anda turizmde Rusya bütün ülkeleri geçti ve bu noktada bir numaralı ortağımız. Bize geçen yıl Rusya’dan 6,5 milyon turist geldi. Bu yıl belki daha da artacak. Diğer ürünlerde ciddi manada bizim ortağımız durumunda. Ticaret hacmimiz 30 milyar dolara doğru gidiyor. Geçen yıl 25 milyar doları yakalamıştık. Bu yıl daha ileri götürmeyi hedefliyoruz. Putin zaten bu konuda kararlı olduğunu ortaya koyuyor. Şimdi böyle bir konumdayken bizim kalkıp S400’ü bırakıp tamamen Patriot’a yönelmemiz gibi bir şey olamaz. “Ama biz Partiot’u da alalım” dedik. Ama S400’ü de alacağız. Çünkü bizim çok yönlü bir savunma sistemini kurma anlayışımız var. Silahlı Kuvvetler olarak kendi programımızı böyle belirledik. Yani elimizde o da olacak, o da olacak” dedi.

“İhtiyacımız var mı peki?” sorusuna Erdoğan, “Bu bizi daha güçlü kılar, düşmanımızı da muarızımızı da ürkütür, caydırır. Mesela, isim vermeyeceğim bir tanesi dedi ki “Rusya mı size düşman ABD mi?” Yani bunlar bu şekilde siyasetçi. Böyle bir siyaset anlayışı olur mu? Ben de tabi burada sadece bir şey söyledim, “Ben düşman oluşturmak istemiyorum” dedim. Amerika da Rusya da benim dostum olsun istiyorum. Bizim gayretlerimiz bunun için. Adımlarımızı da buna göre atıyoruz. Tabi bu da onları biraz rahatsız ediyor. Bizim ağzımızdan illa öyle bir şey koparmak istiyorlar. Şu anda bir taraftan her şeyi kazan-kazan esasına göre bizim üzerimize bina edeceğini söyleyeceksin, bir taraftan da “o mu düşman ben mi düşman” diye soracaksın. Böyle bir şey olamaz. Bu siyaset bitti artık. Öbür taraftan da petrol falan diyeceksin. Biz dedik ki bizim Suriye’nin petrolünde gözümüz yok. Ama sizin var? Mefhumu muhalifinden denir ya. Zaten orayı paylaşanlar paylaşmış. Kamışlı malum, Deyrizor malum. Bazen gülüyorlar, bazen farklı bir yere doğru savruluyorlar” diye konuştu.
“Suriye’nin yeniden inşası için bu petrol gelirinin kullanılması teklif edilebilir mi?” sorusu üzerine Erdoğan, “Benim şu anda hafıza kaydımda o var. Amerika’ya ve Rusya’ya gerekirse bizim onu teklif etmemiz lazım. Tabi bir de şu var; gerek Deyrizor’un gerekse Kamışlı’nın petrolünün kalitesi çok düşük. Oralarda kaliteli bir petrol yok. Tabi Deyrizor petrollerini daha çok PYD-YPG alıyor, rejime satıyor ve buradan mali noktadaki imkanlarını elde ediyor” dedi.

“Lindsay Graham’a gerekenleri söyledim, dersini aldı”

Beyaz Saray’a çağrılan senatörlerden Lindsay Graham’ın Türkiye dostu açıklamalar yaparken bir anda dönüş yaparak Türkiye karşıtı cephenin sözcülerinden biri haline geldiği hatırlatılarak, “Görüşmede bu çelişkiyi kendisine hatırlatıp nedenini sordunuz mu?” sorusu üzerine Erdoğan, “Ben kendisine gerekenleri söyledim. Bugün dersini aldı” dedi.

“S400 meselesinin çözümü için ABD ile oluşturulması planlanan koordinasyon çalışmasının muhtevası nedir?” sorusu üzerine Erdoğan, “S400’ü alıyoruz. Bir parti kaldı sadece. Onlarla görüşülecek olan işin teknik, teknolojik boyutu. NATO Genel Sekreteri Stoltenberg bu konuda ne diyor? “NATO üyesi ortaklarımızın hangi silahı alacağının ya da almayacağının kararını biz vermeyiz. Bu kendi takdirleridir” diyor. Kayıtlarımızda bunlar var. Onlar da hiçbir şey diyemediler. Tabi İbrahim Bey’in O’Brien ile yapacağı görüşme ve Savunma Bakanlığından katılacak arkadaşların yapacakları görüşmeler neticesinde bizim geleceğimiz yer bundan daha farklı olmayacak. Yine budur. Kaldı ki en sıkı bağlayıcı husus şudur; bizim bu noktada Rusya ile stratejik bazı çalışmalarımız var.

Rusya’dan yılda 20-25 milyar metreküp doğalgaz alıyoruz. Şimdi tabi yeni bir şey başlıyor. Avrupa bu hattan bizden doğalgaz çekecek. Putin orada da çok mert bir davranış yaptı. “Türkiye kime olur verirse biz de ona veririz” diyor. Ayrıca geçiş için Türkiye’nin ayrı bir ücret alma şansı var. Bir taraftan Türk Akımı, öbür taraftan da TANAP geliyor şimdi. Doğalgaz Avrupa’nın pek çok ülkesine giderken biz stratejik bir önem kazanıyoruz. Ben şimdi Patriot sebebiyle S400’ü bırakamam ki Sen bana Partiot vereceksen ver. Yunanistan’a aynı şeyi söyleyebiliyor musun? Söyleyemiyorsun. Peki Türkiye’ye niye bunu söylüyorsun? Orada S300 var. Hadi ona da sat Partiot. Bizim elimizdeki donelerimiz güçlü. Adımlarımızı da ona göre atıyoruz, atacağız” dedi.



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Toplumsal Mutabakat Derneği kuruldu! Toplumsal Mutabakat Derneği kuruldu!

Toplumsal Mutabakat Derneği, Güneydoğu Gazeteciler Cemiyetinde yapmış olduğu basın toplantısıyla kuruluşunu ilan etti.

Merkezi Diyarbakır’da bulunan Derneğin Genel Başkanı Mahmut Şimşek, “Bizler Toplumsal Mutabakatı savunanlar, şu ya da bu siyasetin değil, sivil demokrasi ve eşitliği güçlendirmek için, şehrimizin, bölgemizin ve ülkemizin istikrar ve huzuruna toplumsal mutabakatla katkı sağlamak için bir araya geldik” dedi. Şimşek, tüm düşüncelere eşit mesafede durmaya özen göstereceklerinin de altını çizdi.

Genel Merkezi Diyarbakır’da olan Toplumsal Mutabakat Derneği (TMD) kuruluşunu ilan etti. Konuyla ilgili Güneydoğu Gazeteciler Cemiyetinde (GGC) yapılan basın açıklamasında konuşan Derneğin Genel Başkanı Mahmut Şimşek, derneklerinin kuruluşunu kamuoyuna duyurmak için bir araya geldiklerini söyledi.

‘DÜNYA SAĞLIK, EKONOMİK VE HAK İHLALLERİ KISKACINDA’

Dünya insanlarının sağlık, ekonomik ve hak ihlalleri kıskacında olduğunu vurgulayan Şimşek,  “Ülkemiz  ve özellikle kadim şehir Diyarbakırımız bu güncel durumdan nasibini almaktadır. Gerek iktidarın ve gerekse  muhalefetin siyaset ve siyasetçileri bırakın kendi aralarında, yerelde ve genelde halkla olan ilişkilerinde bile barışık oldukları söylenemez. Tüm siyasetlerin halkı kendince yönlendirdiği karmaşık bir dönemden geçiyoruz. Demokratik birlik yerine, adeta bölünmeye çağrı yapan yapana. Bereket versin Türkiye halkları arasında tabanda çözümsüz görünen, umutsuzluk ihtiva eden bir durum yoktur” dedi.

‘TÜM DÜŞÜNCELERE EŞİT MESAFEDE DURMAYA ÖZEN GÖSTERECEĞİZ’

Ülkenin istikrar ve huzuruna toplumsal mutabakatla katkı sağlamak için bir araya geldiklerinin altını çizen Mahmut Şimşek,  “Bizler Toplumsal Mutabakatı savunanlar, şu ya da bu siyasetin değil, sivil demokrasi ve eşitliği güçlendirmek için, şehrimizin, bölgemizin ve ülkemizin istikrar ve huzuruna toplumsal mutabakatla katkı sağlamak için bir araya geldik. İnsani ve rahmani değerlere ve bu değerleri yaşatmak ve yaşamak isteyenlere yaklaşımımız her zaman açık ve net olacaktır. Yaşadığımız  yerin siyaseti, ticareti, ekonomisi, sanayisi, kültürü, eğitimi, sağlığı ve sosyal adaleti üzerinde araştırmalarımız ve elbette sözümüz olacaktır. Bu konularda öncelikle sivil bir Ombudsman olmaya özen göstereceğiz.

Sorunların ve ortamların iyileştirilmesinde olanakların ve adaletin tecelli etmesinde yerel ve genel yönetenlerle diyalog içinde olacağımız kadar, çözüm ve uzlaşı sağlamada yönetenlerin yanlış, hukuksuz uygulamalarına karşı duran, ikaz eden ve illa eşitlik için adaletli bir diyalog diyen, sivil baskı gücü olacağız.  Bu nedenle Toplumsal Mutabakat için tüm düşüncelere eşit mesafede durmaya ilkesel özen göstereceğiz.  İnsan hak ve özgürlüklerinin ihlali hiçbir gerekçe ile savunulamaz diyoruz. Ulusal ve uluslar arası toplumsal hak ve özgürlükleri için her insanı eşit ve aynı haklara sahip biliyoruz. Bu anlamada toplumsal mutabakat için sivil demokratik işbirliği yapmak ve sivil demokrasiyi güçlendirmeyi esas almaktayız” diye konuştu.

‘TOPLUMSAL ÇÖZÜME ADALETLİ KATALİZÖR OLMAYA ÇALIŞACAĞIZ’

Siyaset ve siyasetçilerin kendilerini yönlendirmesine izin vermeyeceklerini kaydeden TMD Genel Başkanı Mahmut Şimşek, “Çok partili döneme geçişten bu yana ülke genelinde STK’ların ideolojilere ve siyasetlere göre duruş sergilemesi körüklenmektedir. Zihnimizin toplumsal fay hatlarında oluşturulan med-cezir ortamlarıyla aidiyet değerlerimiz üzerinde kışkırtmalar yapılarak, bölünmeye davetiye çıkarılmaktadır. Bu durum da bizleri fazlasıyla üzmektedir. Bu nedenle bizler, huzurunuzda Toplumsal Mutabakatı hedefleyen arkadaşlar mesleklerimiz gibi, görüşlerimiz de ayrı fikirler oluştursa da bir arada yaşamayı ve konuşabilmeyi zengin bir farkındalık, zorunlu bir mutabakat olarak gördük ve bu nedenle bir araya geldik.

Şu farkımız her zaman olacak; Siyaset ve siyasetçilerin bizi yönlendirmesine şüphesiz izin vermeyeceğiz. Ama ülkemiz ve halkımız için onları etkileyen, onlara yaşamın her alanında yol, yordam öneren, sivil aydınlatma ışığı olacağız. Siyasetlere yol sormayacağız, ama onlara demokrasi yolunu, yordamını önereceğiz. Biz toplumsal mutabakatçılar olarak şehrimizin, bölgemizin ve ülkemizin toplumsal sorunlarını bireyden, meslek gruplarından ve halk kesiminden araştırarak öğreneceğiz ve toplumsal çözüme adaletli katalizör olmaya çalışacağız” ifadelerini kullandı.

“ÖZGÜR YAŞAM İÇİN ÖZGÜR DÜŞÜNCE”

“Özgür yaşam için özgür düşünce” ikliminin olmasının bir zorunluluk olduğunu dile getiren Şimşek, şunları söyledi; “Toplumsal barış ortamının yeşermesi ile de sıkı sıkıya bağlıdır. Bu nedenle ülkede ileri demokrasi yolunda yol işaretlerinin sivil ışığı olmaya çalışacağız. Bu ışığı devamlı görünür tutmanın öyle kolay olmadığını biliyoruz. Sivil toplumsal mutabakatı sağlamak için şiddet yanlısı olmayan, ideolojik saplantıya kapılmayan her sivil ya da yarı resmi DKK(demokratik kitle kuruluşu), STK(sivil toplum kuruluşu) ve Vakıflarla birlikte çalışmaya özen göstereceğiz.

Halkı bilgilendirmede yerel ve genel yönetimleri uyarı ve ikaz politikalarımız, panel, plenum, konferans, yüz yüze görüşmeler ve araştırmalarla olacaktır. Şehrimizde ve ülke genelinde sivil bir ombudsman platformunun oluşmasını ayrıca hedefliyoruz. Kurucular kuruluyla huzurunuzda bulunan Toplumsal mutabakat derneği sivil demokrasimizin güçlenmesini sağlamaya çalışan dürüst bir renk, pozitif bir güç ve demokrat bir ses olacaktır.”

Avrupa otomobil pazarı yüzde 73,7 arttı Avrupa otomobil pazarı yüzde 73,7 arttı

Avrupa otomobil pazarı Mayıs ayında yıllık bazda yüzde 73,7 artarak toplam 1 milyon 83 bin 795 adet seviyesinde gerçekleşti.

Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD), Mayıs ayı otomobil pazarı verilerini paylaştı. Buna göre, Avrupa otomobil pazarı 2021 Mayıs ayında 2020 Mayıs ayına göre yüzde 73,7 arttı ve toplam 1 milyon 83 bin 795 adet seviyesinde gerçekleşti.

Geçen yıl Mayıs ayında ise pazar 623 bin 836 adet olmuştu. Otomobil pazarı 2021 Ocak-Mayıs döneminde 2020 yılı aynı dönemine göre yüzde 31,1 artış gösterdi ve toplam 5 milyon 204 bin 398 adet seviyesinde gerçekleşti.

2021 Mayıs ayı sonunda Türkiye, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 69,2 artış ve 247 bin 977 adet ile Avrupa otomobil satışları sıralamasında 6. ülke olarak yer aldı.

İş Kadını Melike Balkın Karakaya 54 Afrika ülkesinin bir araya geldiği ATİK toplantısına katıldı İş Kadını Melike Balkın Karakaya 54 Afrika ülkesinin bir araya geldiği ATİK toplantısına katıldı

Uluslararası Ticaret ve İşbirliği Konseyi (ATİK) 11-12 Haziran tarihlerinde 54 Afrika Ülkesi Dünya ile İstanbul’da buluşuyor” toplantıları düzenlendi. Avrupa’dan 9 ülke ve 32 iş insanı ile Türkiye’den 300 iş insanı ATİK Afrika İş Formu’na Diyarbakır’da başarılı Girişimci ve İşKadını Melike Balkın Karakaya katıldı.

Türkiye’nin ekonomi politikasının yeni yöneliminden yola çıkarak, yeni ekonomik vizyonun gerçekleşmesine kendi yöntemiyle mütevazı bir katkı sağlamayı hedefleyen ATİK, 11-12 Haziran 2021 tarihleri arasında İstanbul Pulman Otel Kongre Merkezi’nde Afrika ülkelerinden çok sayıda iş insanının katılımıyla bir toplantı gerçekleştirdi.

Toplantıya Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ni temsilen Diyarbakır’dan;  başarılı Girişimci ve İş Kadını Melike Balkın Karakaya katıldı. İş dünyasında son zamanlarda gösterdiği başarılı performans grafiği ile gözleri üzerinde toplayan İş Kadını Karakaya’nın böylesi büyük bir toplantıya katılması iş dünyası tarafından da övgüyle karşılandı.

Afrika’dan 23 ülke 220 kişi, Avrupa’dan 9 ülke 32 kişi ve Türkiye’den 300 İş insanının katıldığı “Afrika İş Formu”, 2021 yılı içerisinde ülkemizde gerçekleştirilen uluslararası toplantılar arasında en büyüğü olma özelliği taşıyor. Ülkemiz girişimcilerini, 54 Afrika Ülkesi başta olmak üzere, dünyanın bir çok ülkelerinden gelen Cumhurbaşkanı yardımcıları , Kraliçeler, Başkanlar , devlet adamları, bürokrasi ve çeşitli sektörlerin iş adamları ile buluşturmak suretiyle, ülkemiz ekonomisine büyük bir katkı sağlamıştır.

ATİK Genel Başkanı Aziz Şahin ve Genel Başkan Yardımcısı Osman Gümüşkaya’nın koordinasyonun da gerçekleştirilen “Afrika İş Formu” etkinliğine, başta ATİK grubu üyeleri olmak üzere, Afrika Ülkeleri Ticaret Kuruluşları katılmıştır.
Afrika iş Forum programına ayrıca ; AWorldPress , Haxsa Group, Afrika Ülkeleri İşKadınları Dernekleri ile birlikte; İstanbul’dan Aktif İş Kadınları Dernek Başkanı ve İş Kadını Dr. Gülten Erdem Ünlü ve Diyarbakır’dan başarılı Girişimci ve İş Kadını Melike Balkın Karakaya ile CICP Genel Başkanı Freddy Zanga, Perform Group Türkiye CEO Menşure Akyol, Gambia Tarım Bakanı Han Amne Fabureh, Gambia Sağlık Bakanı  Dr. Ahmed Lamin davetli olarak katıldı.

BALKIN: BİR ÇOK DÜNYA ÜLKESİNDEN İŞ İNSANLARIYLA FİKİR ALIŞVERİŞİNDE BULUNDUK

Böylesi güçlü ve büyük bir toplantıya katılmanın kendisi için onur verici bölge için büyük bir güç olduğunu söyleyen Girişimci ve İş Kadını Melike Balkın, “2021 yılı içerisinde ülkemizde gerçekleştirilen Uluslararası toplantıların en büyüğü olan böylesi bir toplantıya katılmak benim için onur oldu. Afrika’dan 23 ülke 220 kişi, Avrupa’dan 9 ülke 32 kişi ve Türkiye’den 300 İş insanının katıldığı “Afrika İş Formu” ülkemiz için çok faydalı bir toplantı oldu. Toplantı esnasında dünyanın bir çok ülkesinden gelen değerli iş insanları Cumhurbaşkanı yardımcıları, kraliçeler, başkanlar, devlet adamları ve bürokratlar ile sohbet ederek fikir alışverişinde bulunduk” diye konuştu.

Söz konusu uluslararası etkinliğin önemi hakkında açıklamada bulunan ATİK Genel Başkanı Aziz Şahin ; “Dünya’daki doğal kaynakların %20’sinden fazlasına sahip olan Afrika kıtasında; 54 ülkenin bulunduğu, 2000’in üzerinde farklı dil ve lehçenin konuşulduğu, yaklaşık 1.3 milyarlık nüfusuyla dünya nüfusunun %16.9’una tekabül eden coğrafyanın Türk İş İnsanları adına önemli bir potansiyel olduğunu kaydetti.

Dünya doğalgaz rezervinin %8’ine, petrol rezervinin %10’una sahip olan Afrika’da son beş yılda dünya genelinde keşfedilen hidrokarbon kaynaklarının %30’unun bulunduğunu, Dünyanın en büyük uranyum, kobalt, elmas rezervlerine sahip olan kıtanın küresel altın üretiminin de %22’sini gerçekleştirildiğine dikkat çekilerek ;
Afrika ülkelerinin Türkiye’den beklentilerinin bulunduğunu ve Türkiye’nin bu ülkelere karşı mevcut politikaları arasındaki eşgüdümün sağlanmasının çok önemli olduğunu belirtti.

Afrikalıların Türkiye’den beklentilerinin, sürdürülebilir kalkınmanın gerçekleştirilmesi, Türkiye’nin sahip olduğu teknoloji ve tecrübesini paylaşması noktasında Afrika ülkelerine yol gösterebileceğini hatırlattı.

Yeniden Refah Partisi Kayapınar İlçesi Arif Cengiz’e emanet

Türk siyasetinin duayen isimlerinden merhum Necmettin Erbakan’ın oğlu, Fatih Erbakan tarafından kurulan Yeniden Refah Partisi Diyarbakır’da teşkilatlanma çalışmalarını sürdürüyor. Diyarbakır İl Başkanlığını Ali Erdem’in yürüttüğü Yeniden Refah Partisi Kayapınar İlçe Başkanlığı’na Arif Cengiz getirildi.

Diyarbakır’ın Silvan İlçesi doğumlu olan ve aile olarak seyyidler olarak bilinen Cengiz ailesinin ferdi olan “Bukarlı” ailesinin mensubu Arif Cengiz Yeniden Refah Partisi Kayapınar İlçe Başkanlığı’na getirildi.Diyarbakır Yeniden Refah Partisi Diyarbakır İl Başkanı Ali Erdem’e teşekkür eden Cengiz, Genel Başkan Yardımcısı Prof.Dr. Sacit Günbey’in Diyarbakırlı olmasınında kendilerini ayrıyeten sevindirdiğini söyledi.

“DR. FATİH ERBAKAN’A DESTEĞİMİZ TAMDIR”

Merhum Necmettin Erbakan’a duydukları derin muhabbetten ötürü bu göreve talip olduğunu dile getiren Başkan Cengiz, “Yeniden Refah Partisi tercihi, rahmetli Necmettin Erbakan’a duyduğumuz derin muhabbetten ötürü olmuştur. Ve rahmetli büyüklerimizin dahi kendisiyle beraber oy topladığını, (Milli selamet partisi dönemi) böyle temiz ve dürüst, halkın iyiliği için çalışan insanların iktidarda olması gerektiğini duyduğumuz ve bildiğimiz içindir. Genel başkanımız Sn. Dr Fatih Erbakan’ı da cennet mekan hocamızın emaneti görüp, bildiğimiz için kendisine desteğimiz tamdır” dedi.

“SORUMLULUK ANLAYIŞIYLA HAREKET EDECEĞİZ”

Partilerinin refahı, huzuru, maneviyatı kazandıracağını umut ettiklerini belirten Başkan Cengiz, “Tabi ki Yeniden Refah Partisini seçmemizdeki gaye sadece bunlarla sınırlı değildir. Ülkemizin problemlerini gerçek manada tespit eden ve bunlara çözüm geliştiren, yegane oluşum olduğu için bütün Türkiye halkına refahı, huzuru, maneviyatı kazandıracağını umut ettiğimiz için buradayız, milli görüş davasına inanıyoruz. Rahmetli hocamızın iktidarında halkın yararına alınan kararlar bunu kanıtlıyor. Adaletli ve iyi insanlar için aslolan halktır. Bu görüşe sahip bir oluşum olduğuna inanıyoruz ve bunun bir parçası olmaktan mutluluk duyuyoruz. Kayapınar İlçe Başkanlığı olarak henüz imkanlarımız tam anlamıyla hizmet etmeye yeterli olmasada elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyoruz, çalışacağız gerek sosyal yardımlarla olsun gerek halkımıza ziyaretlerimizle olsun her zaman halkın içinde olan hiçbirşey yapamasak bile halkımızın sorunları dinlemeye ve dillendirmeye devam edeceğimiz bir sorumluluk anlayışıyla hareket edeceğiz” diye konuştu.

“KAYNAKLARIMI HALKIMIZ İÇİN KULLANACAĞIZ”

Halkımız kendilerinin iktidarında yoksulluk ve işsizlikten kurtulacağını dile getiren Başkan Cengiz, “Eğer ALLAH nasip eder gerekli imkanlara kavuşursak atacağımız somut adımlar ve gerçekleştireceğimiz icraatlerle bunu kanıtlayacağız. Biz ne kadar iyi olursak olalım eğer halk desteğini alıp iktidara veya gerekli makamlara ulaşıp söz sahibi olamazsak yani halkın lehine karar alabilecek noktaya gelemezsek bütün konuştuklarımız havada kalacak sadece sözlerden ibaret olacaktır. Bir örnek vermemiz gerekirse bugün Kayapınar da bir belediye başkanı olmanın imkanları veya bir milletvekilinin imkanlarıyla henüz hazineden yardım dahi almayan bir oluşumun imkanları bir olmayacaktır. Böyle bir makama ulaşıldığında ise ilk olarak yolsuzluğunun önüne geçip kaynakları halkımız için kullanabileceğimiz bir imkan oluşturmak istiyoruz. Ve dileriz ki bir gün halkımız Sayın Genel başkanımızın öncülüğünde atacağı adımlarla yoksulluk ve işsizlikten kurtulacağı bir dönemide yaşar yani sosyal yardımlara muhtaç olmayan bir toplum oluşur İnşaAllah” dedi.

Yeniden Refah Partisi Kayapınar İlçesi Arif Cengiz’e emanet

 

Türk siyasetinin duayen isimlerinden merhum Necmettin Erbakan’ın oğlu, Fatih Erbakan tarafından kurulan Yeniden Refah Partisi Diyarbakır’da teşkilatlanma çalışmalarını sürdürüyor. Diyarbakır İl Başkanlığını Ali Erdem’in yürüttüğü Yeniden Refah Partisi Kayapınar İlçe Başkanlığı’na Arif Cengiz getirildi.

Diyarbakır’ın Silvan İlçesi doğumlu olan ve aile olarak seyyidler olarak bilinen Cengiz ailesinin ferdi olan “Bukarlı” ailesinin mensubu Arif Cengiz Yeniden Refah Partisi Kayapınar İlçe Başkanlığı’na getirildi. Diyarbakır  Yeniden Refah Partisi Diyarbakır İl Başkanı Ali Erdem’e teşekkür etti.

“DR. FATİH ERBAKAN’A DESTEĞİMİZ TAMDIR”

Merhum Necmettin Erbakan’a duydukları derin muhabbetten ötürü bu göreve talip olduğunu dile getiren Başkan Cengiz, “Yeniden Refah Partisi tercihi, rahmetli Necmettin Erbakan’a duyduğumuz derin muhabbetten ötürü olmuştur. Ve rahmetli büyüklerimizin dahi kendisiyle beraber oy topladığını, (Milli selamet partisi dönemi) böyle temiz ve dürüst, halkın iyiliği için çalışan insanların iktidarda olması gerektiğini duyduğumuz ve bildiğimiz içindir. Genel başkanımız Sn. Dr Fatih Erbakan’ı da cennet mekan hocamızın emaneti görüp, bildiğimiz için kendisine desteğimiz tamdır” dedi.

“SORUMLULUK ANLAYIŞIYLA HAREKET EDECEĞİZ”

Partilerinin refahı, huzuru, maneviyatı kazandıracağını umut ettiklerini belirten Başkan Cengiz, “Tabi ki Yeniden Refah Partisini seçmemizdeki gaye sadece bunlarla sınırlı değildir. Ülkemizin problemlerini gerçek manada tespit eden ve bunlara çözüm geliştiren, yegane oluşum olduğu için bütün Türkiye halkına refahı, huzuru, maneviyatı kazandıracağını umut ettiğimiz için buradayız, milli görüş davasına inanıyoruz. Rahmetli hocamızın iktidarında halkın yararına alınan kararlar bunu kanıtlıyor. Adaletli ve iyi insanlar için aslolan halktır. Bu görüşe sahip bir oluşum olduğuna inanıyoruz ve bunun bir parçası olmaktan mutluluk duyuyoruz. Kayapınar İlçe Başkanlığı olarak henüz imkanlarımız tam anlamıyla hizmet etmeye yeterli olmasada elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyoruz, çalışacağız gerek sosyal yardımlarla olsun gerek halkımıza ziyaretlerimizle olsun her zaman halkın içinde olan hiçbirşey yapamasak bile halkımızın sorunları dinlemeye ve dillendirmeye devam edeceğimiz bir sorumluluk anlayışıyla hareket edeceğiz” diye konuştu.

“KAYNAKLARIMI HALKIMIZ İÇİN KULLANACAĞIZ”

Halkımız kendilerinin iktidarında yoksulluk ve işsizlikten kurtulacağını dile getiren Başkan Cengiz, “Eğer ALLAH nasip eder gerekli imkanlara kavuşursak atacağımız somut adımlar ve gerçekleştireceğimiz icraatlerle bunu kanıtlayacağız. Biz ne kadar iyi olursak olalım eğer halk desteğini alıp iktidara veya gerekli makamlara ulaşıp söz sahibi olamazsak yani halkın lehine karar alabilecek noktaya gelemezsek bütün konuştuklarımız havada kalacak sadece sözlerden ibaret olacaktır. Bir örnek vermemiz gerekirse bugün Kayapınar da bir belediye başkanı olmanın imkanları veya bir milletvekilinin imkanlarıyla henüz hazineden yardım dahi almayan bir oluşumun imkanları bir olmayacaktır.

Böyle bir makama ulaşıldığında ise ilk olarak yolsuzluğunun önüne geçip kaynakları halkımız için kullanabileceğimiz bir imkan oluşturmak istiyoruz. Ve dileriz ki bir gün halkımız Sayın Genel başkanımızın öncülüğünde atacağı adımlarla yoksulluk ve işsizlikten kurtulacağı bir dönemide yaşar yani sosyal yardımlara muhtaç olmayan bir toplum oluşur İnşaAllah” dedi.

ÖZEL HABER:YILMAZ ACU

Kadiroğlu Ciğercisi İzmir’de yeni mekan açtı Kadiroğlu Ciğercisi İzmir’de yeni mekan açtı

Lokanta sektörünün tanınmış isimlerinden Kadiroğlu Ciğercisi İzmir’de yeni mekan oluşturdu. İşletmecisi Diyarbakırlı Kayhan Taş olan Kadiroğlu Ciğercisi Diyarbakır’ın meşhur kuzu ciğerini İzmirlilerin damak tadına sunuyor.

Misafirlerine Diyarbakır ciğerinin yanı sıra birbirinden lezzetli kebap çeşitlerinin sunulduğu mekanda lahmacun ve pide çeşitleri de müşterilerinin damak lezzetine sunuluyor.

15 yılı aşkın bir süredir lokanta sektöründe bulunan Kadiroğlu Ciğercisi İzmir’de yeni mekanlarının açılışını gerçekleştirdi. İşletmecisi Diyarbakırlı işadamı Kayhan Taş olan Kadiroğlu Ciğercisi 300 metre kare alana kurulu

2 katlı olan içerisinde aile yerinin mevcut olduğu deneyimli kebap ustaları ile hizmet vermenin haklı gururunu yaşıyor. Covid-19 tebdirlerinin üst düzeyde alındığı işletmede hünerli ellerin hazırladığı nefis kebap çeşitleri müşterilerinin ilgi odağı haline geldi.

ZENGİN MENÜSÜ VE ENFES KEBAP ÇEŞİTLERİ

İki katlı ve 300 m2 alana sahip Kadiroğlu Ciğercisi oldukça zengin menüsünü, son derece hijyenik ve temiz bir ortamda, sunuyor. Ailelere özel yeri olan mekânda, yılların tecrübesi isimlerin,

adeta sevgilerini de katarak hazırladıkları enfes kebap çeşitleri deneyimli ve güler yüzlü personeliyle, misafirlerine takdim ediyor. Birbirinden güzel soslar ve tadına doyumsuz salatalarıyla ikram ediliyor.

DİYARBAKIR LEZZETLERİNİ İZMİR’E TAŞIDILAR

Diyarbakır lezzetlerini İzmir’e taşıdıklarını belirten sektörün tanınmış isimlerinden Kadiroğlu Ciğercisi işletmecisi Kayhan Taş, “Çıraklıktan başladığımız ve severek yaptığımız mesleğimizi, daha geniş kitlelere hitap edebilmek niyetiyle, böyle geniş ve rahat bir mekânda sürdüreceğiz.

İşimizde esas olan misafir memnuniyetidir. Nezaketle ve misafir’ anlayışıyla konuklarımızı karşılar, ağırlar ve uğurlarız. Mesleğin duayenleri olan ustalarımızdan aldığımız bu kültürü, biz de kendi çocuklarımıza ve bütün çalışanlarımıza aşıladık” dedi.

ET, YOĞURT VE CİĞER DİYARBAKIR’DAN

İşletmelerinde müşterilerine sundukları et, yoğurt ve ciğerlerinin Diyarbakır’dan özel olarak getirdiklerini de sözlerine ekleyen Taş, “Her damak tadına uygun Diyarbakır lezzetlerini İzmir’e götürdük. İşletmemizde ikram ettiğimiz, etimiz, yoğurdumuz ve ciğerimiz özel olarak Diyarbakır’dan geliyor.

Diyarbakır’ımızın meşhur kuzu ciğerinin yanı sıra, Adana, sade, kuşbaşı, beyti, tavuk şiş, tavuk kanat, köfte, kemikli kuşbaşı , domatesli kebap, patlıcanlı kebap , pide ve lahmacun, yumurtalı pide, kuşbaşılı pide çeşitleri gibi geniş ürün yelpazemiz var” dedi.

EV VE İŞYERLERİNE SİPARİŞ ALINIYOR

Ev ve işyerlerine sipariş aldıklarını da belirten Taş, “İzmirlilerin damak tadına uygun kaliteli ve bol çeşit ürünlerimizle hizmet veriyoruz.

Tüm Diyarbakırlı hemşehrilerimizi ve İzmir halkını kebap salonumuza bekliyoruz. Evlere ve işyerlerine servisimiz var. Kadromuzda, yılların sektörün içinde olan ve işini sevgiyle yapan ustalarımız var.

Deneyimli ve güler yüzlü kadromuzun özenle hazırlayıp ikram ettiği lezzetli Salata çoban ezme soğan roka salatası veriyoruz. Müşterilerimiz 0232 454 21 21 numaralı telefonumuzdan hem rezervasyon yapılabilinir, hemde ev ve işyerlerine sipariş verebilirler.

Tüm halkımızı Çınarlı Mahallesi 1587. Sokak no:2-6b Konak/İzmir Bölge idare mahkemesi yanı ATER Tower altı Bölge idare mahkemesi yanındaki Kadiroğlu Ciğercisi İşletmemize bekliyoruz” diye konuştu.

ÖZEL HABER:YILMAZ ACU/İZMİR

Çöp toplayarak KPSS’de Türkiye 25’incisi oldu, şimdi hedefi Hukuk Fakültesi Çöp toplayarak KPSS’de Türkiye 25’incisi oldu, şimdi hedefi Hukuk Fakültesi

Antalya’da çöp konteynerlerinden plastik ve metaller toplayan, aynı zamanda da 1,5 aylık bir süreçte zor koşullar altında çalışıp 96,5 puan alarak KPSS’de Türkiye 25’incisi olan Hakan Efe (32), istifa ettiği memuriyetine geri dönmeye hazırlanıyor. Bir yandan da Dikey Geçiş Sınavı’na (DGS) hazırlanan Hakan Efe, açık öğretimden DGS ile Hukuk Fakültesi’ne girip avukat olmayı planlıyor.

Antalya’nın Muratpaşa ilçesinde yaşayan Hakan Efe’nin (32) azmi, herkese örnek olacak cinsten. Fen lisesinden mezun olup, 2015 yılında İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’ni kazanan Efe, bir yıl sonra Marmara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’ne yatay geçiş yaptı. Bu süreçte ortaöğretim KPSS sınavlarına da hazırlanan Efe, 98,5 puan alarak Türkiye 13’üncüsü oldu, eğitim gördüğü Marmara Üniversitesi İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığında tahakkuk personeli olarak çalışmaya başladı. Amirleriyle yaşadığı sıkıntı yüzünden memuriyetten istifa eden Efe, ilerleyen süreçte maddi sıkıntılar ve annesinin kansere yakalanması üzerine Antalya’ya dönüş yaptı. Efe, burada geçici işlerde çalışmaya başladı, geçtiğimiz yıl da annesini kanserden dolayı kaybetti. Yaklaşık 1,5 yıldır boyunca işsiz kalan Efe, son olarak çöp konteynerlerinden plastik ve metal atıkları toplayarak geçimini sürdürmeye devam etti. Son olarak Ekim ayında KPSS’ye tekrar hazırlanmaya başlayan Efe, zor şartlar altında hem çalıştı hem derslerine hazırlandı ve son KPSS sınavından 96,5 puan alarak Türkiye 25’incisi oldu. Hakan Efe, şu anda açık öğretimden Hukuk Fakültesi’ni kazanmak için DGS’ye hazırlanıyor, bir yandan da istifa ettiği memuriyetine geri dönmeye hazırlanıyor. Efe’nin hedefinde yine dereceler var.

“1 aya kadar memurluğa başlamayı bekliyorum”

Yapılan haberler sonrası Marmara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erol Özvar’ın kendisiyle iletişime geçtiğini aktaran Hakan Efe, “Haberi görmüş ve beni aradı. Senin için yapabileceğimiz bir şey var mı diye sordu. Ben de eskiden Marmara Üniversitesi’ndeki memurluğumdan istifa ettiğimi ve tekrar geri dönmek istediğimi ilettim. O da geri dönmem için talimat vereceğini söyledi. O süreçte özel kalemi ve personel daire başkanıyla iletişimde kaldım. En son 20 Mayıs’ta, bana kadro açıp ve ilgili kurumlarla resmi yazışmaları yaptıklarını söylediler. Tahminimce 1 aya kadar memurluğa başlamayı bekliyorum” dedi.

“İlk 50’ye girerim”

Günde 4-5 saat çalışarak DGS sınavına hazırlandığını da belirten Efe, “Şu anda açık öğretim Adalet bölümünden 3 tane dersim kaldı, bitmek üzere. Önümüzdeki temmuz ayının 11’inde 2 yıllık üniversiteden 4 yıllığa tamamlamak için Dikey Geçiş Sınavı (DGS) yapılacak. DGS’ye girmek için kaynak kitaplar aldım, ona hazırlanıyorum. Gerekli puanı alabilirsem Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne 3. sınıftan yerleşmeyi düşünüyorum. DGS’nin KPSS sınavıyla soru ağırlıkları benzer. O yüzden benzer bir performans çıkarıp ilk 50’ye girerim diye düşünüyorum” diye konuştu.
Efe, Hukuk Fakültesi’ni bitirdikten sonra lisans mezunları için düzenlenecek KPSS sınavında Türkiye’de ilk 100’e girmeyi hedeflediğini söyledi.

Suat Metin – Ahmet Serdar Eser – Gazi Taş


EDİTÖRLER
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Kategori Seçin:
Kategori Seçin:

TRT Haber Haberler