• Altın
  • Dolar
  • Euro
  • İstanbul °C
  • Ankara °C

Cumhurbaşkanı Erdoğan: ‘Yunan halkı, yöneticileri yüzünden başlarına gelecekleri kabul ediyor mu?’

Cumhurbaşkanı Erdoğan: ‘Yunan halkı, yöneticileri yüzünden başlarına gelecekleri kabul ediyor mu?’
Cumhurbaşkanı Erdoğan: ‘Yunan halkı, yöneticileri yüzünden başlarına gelecekleri kabul ediyor mu?’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Biz bu mücadelede şehitler, gaziler vermekten çekinmeyiz. Asıl soru şu, acaba şu anda Akdeniz’de ve mücavirinde karşımıza dikilenler de aynı fedakarlıkları göze alabiliyorlar mı? Yunan halkı, muhteris ve kifayetsiz yöneticileri yüzünden başlarına gelecekleri kabul ediyor mu?” dedi.

Milli Savunma Üniversitesi Harp Okulları Diploma ve Sancak Devir Teslim Töreni; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler’in katılımlarıyla Kara Harp Okulunda gerçekleştirildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören alanına geldiğinde öğrencileri “Merhaba harbiyeliler, nasılsınız” diyerek selamladı. Kara Harp Okulundan 270, Deniz Harp Okulundan 194 ve Hava Harp Okulundan 177 teğmen olmak üzere toplam 641 öğrenci mezun oldu.

“Biz ordusu olan bir toplum değil, bizatihi kendisi ordu olan bir milletiz”

15 Temmuz darbe girişiminin ardından yeniden yapılandırılan Milli Savunma Üniversitesinin mezun sayısının 19 bin 600’e ulaştığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milli Savunma Üniversitemize bağlı harp okullarımızın başarılı çalışmalarını yakından takip ediyorum. Rektörümüze, hocalarımıza ve eğitimlere katkı veren tüm subaylarımıza şükranlarımı sunuyorum. Yeni yapısıyla üniversitemizin her geçen yıl daha da güçlendiğini görmekten memnuniyet duyuyoruz. Artık bu noktadan geriye gidiş asla söz konusu değildir, olmayacaktır. Hep daha ileriye, daha iyiye, daha mükemmele doğru yürümeye devam edeceğiz. Kara, deniz ve hava kuvvetlerimizin nitelikli personel ihtiyacının karşılanması her zamankinden daha büyük önem taşıyor. Terörle mücadelemize, Akdeniz ve Ege başta olmak üzere bölgedeki hak ve menfaatlerimize yönelik tehditler de eklendi. Savunma sanayimize yaptığımız yatırımları insan kaynağı ile tahkim ederek tüm bu tehditlerle etkili bir mücadele halindeyiz. Buraya Roketsan’dan geliyoruz. Roketsan’ın üstün kabiliyetlerini yerinde görmenin şerefi ile müşerref oldum. Her konuda olduğu gibi savunmada da insan olmadan tek başına teknoloji yeterli ve anlamlı değildir. Subay ve astsubay kadrolarımızı ne kadar iyi yetiştirir, ne kadar donanımlı hale getirirsek kendimizi o derece güvende hissederiz. TSK, 2200 yılı aşan teşkilatlanma yapısı, kurumsal kültürü ve sayısız zaferleri ile milletimizin gurur kaynağıdır. Anadolu’yu bin yıldır vatanımız yapan ve devam ettiren ruh hamdolsun aynı dirilikte ayaktadır. Geçtiğimiz salı ve çarşamba günleri Ahlat ve Malazgirt’te bu ruha bizzat şahit oldum. Bugün de karşımızdaki şu manzara, mücadele azmi yanında eğitimi, donanımı, cesareti ve diğer tüm vasıflarıyla insan kaynağımızın da binlerce yıllık birikimiyle dimdik ayakta olduğunu gösteriyor. Kahraman ordumuzun karada, denizde ve havada gösterdiği başarıların gerisinde işte bu çok yönlü hasbi ve nitelikli insan kaynağı vardır. Ülkemizin tüm kurumları gibi TSK’yı da içeriden çökertme girişimlerinin boşa çıkması, milletimizin ordumuzu sahiplenişi sayesinde gerçekleşmiştir. Kimi tarihçilerin dediği gibi, biz ordusu olan bir toplum değil, bizatihi kendisi ordu olan bir milletiz. Bu hakikatin idrakinde olmayan kimi gafillerin ve hainlerin ısrarla ordumuzla milletimizi ayrıştırmaya çalışması beyhude bir gayrettir. Vatanda topraklarının her karışında, sınırlarımızda ve sınırlarımızın ötesindeki pek çok yerde destanlar yazan kahramanlarımızı buradan tüm kalbimle selamlıyorum” dedi.

“Yunan halkı, muhteris ve kifayetsiz yöneticileri yüzünden başlarına gelecekleri kabul ediyor mu?”

TSK’nın kendi ülkesini ve halkını korumanın yanında bölgesindeki ve dünyadaki tüm mazlumların, mağdurların, soydaşların, ümmetin umudu haline geldiğini kaydeden Erdoğan, “Ordumuzun başarılarının gerisinde nitelikli eğitimin, örnek disiplini, üstün donanımı yanında yüzlerce milyon insandan aldığı dua da bulunuyor. Teknolojik üstünlüğümüzü yetişmiş insan kaynağımız ve manevi gücümüzle birleştirdiğimizde Allah’ın izni ile bu ülkenin önünde durabilecek hiçbir güç yoktur. Son 18 yıldır bunun için çalıştık. Önümüze konuna gizli açık nice engelleri bu inançla aştık. Son olarak 15 Temmuz’da gerçek yüzlerini gösteren hainleri bu cesaretle tepeledik. Sınırlarımız dışından kuşatılmaya çalışılan ülkemizi milletimize biçilen kefeni bu kararlılıkla parçalayıp attık. Karşılaştığımız iki yüzlülükleri, alçaklıkları, hak ve hukuk tanımazlıkları, tehditleri, yaptırımları, birliğimizden ve beraberliğimizden aldığımız güçle yıkıp geçtik. Maruz kaldığımız her saldırı mücadele azmimizi daha da perçinledi. Aştığımız her engel kendimize olan güvenimizi daha güçlendirdi. Allah’ın yardımı ve milletimizin desteği ile geldiğimiz yer geleceğimize daha güvenle bakmamızı sağladı. Şimdi artık dün olduğundan daha gür seda ile daha samimi bir inançla, kendimizden daha emin bir şekilde düşmanlarımıza ‘hodri meydan’ diyoruz. Karada, denizde ve havada karşımıza çıkacak olan herkes Türkiye’nin meşruiyetini, uluslararası hukuktan alan haklarını, çıkarlarını, imkanlarını koruma hususundaki kararlılığını görmüştür. Görmeyenler de emin olun hem sahada hem diplomasi masasında hem uluslararası platformlarda bu gerçekle yüzleşecekler. Biz mücadeleden kaçmayız. Biz bu mücadelede şehitler, gaziler vermekten çekinmeyiz. Biz istiklalimiz ve istikbalimiz için 83 milyon hep birlikte kükremiş bir sel gibi önümüze çıkan bentleri çiğneyip geçmekten geri durmayız. Garbın afakını çelik zırhlı duvarlar sarsa bile iman dolu göğsümüzle hepsini de yıkar geçeriz. Hakk’ın vaat ettiği günlerin işte bugünler olduğuna inanıyoruz. Asıl soru şu, acaba şu anda Akdeniz’de ve mücavirinde karşımıza dikilenler de aynı fedakarlıkları göze alabiliyorlar mı? Yunan halkı, muhteris ve kifayetsiz yöneticileri yüzünden başlarına gelecekleri kabul ediyor mu? Fransız halkı, muhteris ve kifayetsiz yöneticileri yüzünden ödeyecekleri bedelleri biliyor mu? Kuzey Afrika ve Körfez’deki kimi ülkelerin kardeş halkları, muhteris ve kifayetsiz yöneticileri sebebiyle kararan istikballerine razı gösteriyor mu? Onbinlerce kilometre öteden Türkiye’nin demokrasisine, hukuk devletine, bölgesel çıkarlarına göz diken ülkelerin vatandaşları bu sürecin dönüp kendilerine verecekleri zararın farkında mı? Biz binlerce yıllık devlet tarihimizin ve Anadolu’daki bin yıllık varlığımızın her gününü mücadele ile geçirmiş bir millet olarak tüm bu gerçeklerin idrakindeyiz. Her karışı şehit kanları ile yoğrulmuş bu vatanda ödediğimiz bedelleri gayet iyi biliyoruz. Bugün de girdiğimiz yolda her türlü bedeli ödemeye kararlıyız. Aksi taktirde bizi topraklarda bir gün dahi barındırmayacaklarının farkındayız. Ellerinden gelse bu millete bir nefes hava, bir yudum su, bir lokma ekmek vermeyeceklerin kuşatması altında olduğumuzun bilincindeyiz. Her ne yapıyorsan onlara rağmen yaptık, yapmayı sürdüreceğiz” diye konuştu.

“Korkunun ecele faydası yok”

Türkiye’nin tarihi boyunca hiçbir zaman saldırgan bir ülke olmadığını, Türk milletinin geçmişinde sömürge lekesi olmayan nadir halklardan biri olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Elbette bizim medeniyetimiz bir fetih medeniyetidir. Ama bizim fetih anlayışımız altındaki ve üstündeki zenginliklerle birlikte toprakların ele geçirilmesi üzerine kurulu değildir. Tam tersine, bizim fetih anlayışımız önce gönüllerin fethidir. Bizim fetih anlayışımız; inanç, köken, meşrep ayrımı gözetmeksizin vatan toprakları üzerindeki herkesin yaşamasını ve yaşatılmasını ifade eder. Ecdadımızdan aldığımız bu anlayışımızla bugün de elimizin ulaştığı, ayağımızın bastığı her yerde gönüller kazanmanın, yaşatmanın, imar etmenin, eser bırakmanın gayreti içindeyiz. Siyasi ve askeri varlık gösterdiğimiz her yerde; yağmalamak, çalmak, almak, üzerine konmak, haraç kesmek için değil, elimizdekini paylaşmak ve mümkünse birlikte kazanmak için gidiyoruz. Ülkemizin bu onurlu duruşu, asırlık hesapların bozulmasına yol açıyor. Maruz kaldığımız saldırıların sebeplerinden biri de bozulan bu hesapların acısıdır. Sırça köşklerin çatırdağını görenler, bunun hıncını ülkemizden çıkarmak için her yerde karşımıza çıkıyor. Ama korkunun ecele faydası yok. Dünya beşten büyüktür haykırışımızla, küresel bir uyanışa vesile olduğumuz bu süreç gümbür gümbür devam ediyor. Avrupa başta olmak üzere dünyanın pek çok yerinde yabancı düşmanlığının, İslam düşmanlığının, Türk düşmanlığının ayrımcılığın, ayyuka çıktığı bir dönemden geçiyoruz. Buna rağmen her olumsuz konuda Türkiye’nin öne çıkarılıyor olması ülkemizle ilgili bir hassasiyetin değil, zihinlerin gerisindeki faşizmin ve husumetin işaretidir. Maalesef ülkemizdeki bazı kesimler de bilerek ya da bilmeyerek bu sinsi oyuna alet olmaktadır. Batı ülkelerinin çok daha beter düzeyde yaşadığı sıkıntılar ve sorunları sadece Türkiye’ye mahsus gibi gösteren kampanyaların asla iyi niyetli olmadığı düşünüyorum. Dünyada Covid-19 salgınıyla en başarılı mücadeleyi yürüten ülkelerden biri olmamıza rağmen bu hususta bile Türkiye’yi karalamaya çalışanlar gerçek yüzleri ve niyetlerini ortaya sermişlerdir. Güvenlikten kadın cinayetlerine kadar her konuda benzer çarpıtmalara rastlamak mümkündür. Biz, eksiklerimizi gayet iyi biliyoruz. Hepsini de düzeltmenin gayreti içindeyiz. Medeniyet ve devlet tarihlerinin derinliğinin, gücünün, genişliğinin farkında olmayanların hafızaları bir asırla sınırlı olabilir. Ama biz, binlerce yıllık süreç içinde dün nerede olduğumuzu, bugün nerede durduğumuzu, yarın nereyi hedeflediğimizi gayet iyi biliyoruz. Hamdolsun milletimizde bu vizyona sahiptir. Önce 2023 hedeflerimizi hayata geçirecek, ardından evlatlarımıza 2053 ve 2071 Türkiye’sini miras bırakacağız. Ok yaydan fırlamıştır ve mutlaka hedefini bulacaktır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şu ifadelerle tamamladı:

“Ağustos ayı, tarihimizde zaferler ayı olarak yerini almıştır. Bu ayda; Malazgirt’le başlayan, Otlukbeli’yle devam eden, Çaldıran ve Mercidabık’la süren 450 yıllık bir süreçte doğumuzdaki zaferleri tarihimize armağan ettik. Batı da ise; Belgrad’ın fethinden Mohaç’a kadar uzanan pek çok zaferi yine Ağustos’ta kazandık. Kıbrıs’ı da bir Ağustos ayında vatan topraklarına kattık. Anadolu’da kurduğumuz son devletimiz Türkiye Cumhuriyetinin en parlak zaferi olan Büyük Taarruz’da Ağustos ayının milletimize bir hediyesidir. Bugün de güney sınırlarımızın güvenlik altına alınması gayretlerimizin ilk adımı olan Fırat Kalkanı Harekatını 4 yıl önce bir Ağustos ayında gerçekleştirdik. Tarihimizdeki hiçbir zafer diğerinin alternatifi değildir. Tam tersine her zafer bir sonrakinin habercisi, bir öncekinin tamamlayıcısıdır. İnşallah daha nice Ağustoslarda nice büyük zaferlere imza atacağız. Milletimizin bağrından çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; karasıyla, deniziyle, havasıyla, tüm unsurlarıyla yeni zaferler için hazırlık yapmaktadır. Milli Savunma Üniversitemizin de ordumuza kazandıracağı subay ve astsubaylarla bu mücadeledeki yerini sürekli ileriye taşıyarak güçlendirecektir. Bugün mezun olan teğmenlerimizi bir kez daha tebrik ediyorum.”

Derya Yetim – İlker Turak – Emin Kuvat



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
‘BU KUTLU YOLDAN DÖNMEK YOK’ ‘BU KUTLU YOLDAN DÖNMEK YOK’

D.BAKIR- Diyarbakır Liv Suit Otel İşletmecisi ve Genel Müdürü İş adamı Ferman Zaman, ‘Rahmetlerin adeta yağmur gibi yağdığı bir mübarek Ramazan-ı Şerif’e daha kavuşmanın kıvancını yaşadıklarını’ belirtti.

 

Liv Suit Otel İşletmecisi ve Genel Müdürü İş adamı Ferman Zaman, Mübarek Ramazan-ı Şerif dolayısıyla yayınladığı kutlama mesajında şunları söyledi: ‘Mübarek Ramazan Ayı, Ramazan ayı, kırgınlık ve dargınlıkların sona erdiği, kutlu zaman bir zaman dilimidir. Cenabı Rabbim, bizler bir kez daha Recep, Şaban ve Ramazan aylarıyla, bu nadide günlerin beraberinde getirdiği kutla kandil gecelerine kavuşturdu.

 

Gerek ülkemiz ve gerekse bütün dünya insanları, oldukça zorlu bir sınavdan geçmekteyiz. Ülkemizin yanı sıra, dünya genelinde vefat ve bulaşıcı pandemi vaka sayılarının hızlı bir artış trendine girdiğini, üzülerek gözlemlemekteyiz. Bireysel ve çevre temizliğine önem göstermemiz, sadece kendimiz değil, bütün sevdiklerimizin hayatı açısından önem taşıyor. Temas, maske, mesafe ve hijyen hususlarına, son derece önem göstermemiz gerekiyor. Yüce Allah’a dualar ve niyazlar ederek, aziz milletimiz başta olmak üzere, dünyada etkili olan ve can almaya devam eden, bulaşıcı pandemiden kurtulmayı dilyoruz. Cenab-ı Allah; başta ülkemiz olmak üzere, bu kutlu maneviyat ikliminde, bütün İslam Alemi’nin birlik ve beraberliğini muhafaza etmemizi nasip buyursun.

 

On bir Ayın Sultanı Şehri Ramazan, geçmişe dönük bir muhasebe yaparak, bugüne yaptığımız yanlışlarla yüzleşip, bu yanlışlarla bir daha düşmemek noktasında bir fırsat teşkil etmektedir. Saygıdeğer halkımız ve tüm İslam Âlemi’nin mübarek Ramazan Ayını en halisane duygularımla kutlar, bu mukaddes günlerin, başta aziz milletimiz olmak üzere, bütün dünyada, sağlık, mutluluk ve esenliklere vesile olmasını, Yüce Rabbim’den niyaz ederim’.

Başkan Çavuşoğlu: Otizm eksiklik değil farkındalıktır Başkan Çavuşoğlu: Otizm eksiklik değil farkındalıktır

Diyarbakır’da Dünya Otizm Farkındalık Günü yürüyüşü düzenlendi. Yürüyüşe katılan, Güneydoğu Down Sendromu Derneği Başkanı İrfan Çavuşoğlu, otizmin eksiklik olmadığını, farkındalık olduğunu söyledi.

2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık günü, Diyarbakır’da da çeşitli etkinliklerle kutlandı. Diyarbakır’da Güneydoğu Down Sendromu Derneği, sivil toplum kuruluşları ile Büyükşehir Belediyesi Sosyal İşler Dire Başkanlığı ve Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü tarafından Dünya Otizm Farkındalık Gününe dikkat çekmek amacıyla farkındalık yürüyüş düzenlendi.

Sümer Park Ortak Yaşam Alanında başlayan farkındalık yürüyüşü Diyarbakır Valiliği binasının önüne son bulurken, valilik önünde otizmli ve engelli çocukları karşılayan Vali Münir Karaloğlu, otizmli çocuklar ile engelli bireylerle beraber Anıt Park içerisine kadar yapılan yürüyüşe katılarak destek verdi.

Etkinlikte konuşan Vali Karaloğlu, Diyarbakır’da da bir farkındalık oluşturmak gayesiyle bu etkinliği yaptıklarını söyledi. Vali Karaloğlu, “Otizm bir eksiklik değil, ayrıcalıklı bir farkındalık ve aslında otizmli yavrularımızı erken teşhis edebilirsek, onlara doğru ve özel bir eğitim sağlayabilirsek ve toplumsal farkındalığı da artırabilirsek bu yavrularımızdan yarın dünyayı değiştirecek dahiler çıkabilir. Bunun dünyada birçok örneği var.

İşte Albert Einstein’ın, Newton’un, Mozart’ın ve Steve Jobs’un otizmli olduğu söyleniyor. Onlar erken teşhis, doğru ve özel eğitim ile farkındalıkla dünyayı değiştirecek bilimsel ve sanatsal faaliyetlerde insanlığı çok şey katmışlardır.

Bizde otizmli yavrularımızı, hem ailelere hem de biz topluma Allah’ın imtihanıdır, onların bu farkındalığını fark eder, o farkındalıklarına uygun davranırsak inşallah onlarda içerisinde bulundukları topluma daha faydalı bireyler haline getirebiliriz” diye konuştu.

Günün anlamına hitaben bir açıklama yapan Güneydoğu Down Sendromu Derneği Başkanı İrfan Çavuşoğlu, “Çocuklar da farkındalığı hissettirmek amacıyla buradalar.

Güneydoğu Down Sendromu Derneği olarak engelli vatandaşlarımızın hayatın her alanında yer almalarını sağlamak ve önlerindeki engelleri ortadan kaldırmak için hak temelli hizmet anlayışını esas alıyoruz. Otizmin hastalık değil farklılıktır. Siz de otizmi fark edin görmezden gelmeyin” dedi.

Mısır: “Ever Given gemisi kanalı en az 1 milyar dolar zarara uğrattı” Mısır: “Ever Given gemisi kanalı en az 1 milyar dolar zarara uğrattı”

Mısır Süveyş Kanalı İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, Süveyş Kanalı’nı tıkayan ve gemi trafiğini durduran Ever Given gemisinin kanala en az 1 milyar dolar zarara neden olduğunu duyurdu.

Süveyş Kanalı’nda 6 gün boyunca gemi trafiğine engel olan Japon Shoei Kisen Kaisha şirketine ait 200 bin tonluk konteyner gemisi Ever Given, kanal önemli maddi zarar uğraştı. Mısır Süveyş Kanalı İdaresi Başkanlığı, yaşanan olayda geminin kanala maddi zararının en az 1 milyar dolar olduğunu açıkladı. Süveyş Kanalı İdaresi Başkanı Usame Rabie yaptığı açıklamada, “Yaşanan tıkanma nedeniyle Mısır, günlük 12 ila 15 milyon dolar maddi zarar etti. Yapılan soruşturma sonucu zararı kimin karşılayacağı belirlenecek” ifadelerini kullandı. Rabie, soruşturmanın önemi vurgulayarak, geminin kara kutusunun geminin ilk sıkıştığı andan yüzdürüldüğü ana kadar ayrıntıları ortaya çıkaracağını söyledi. Süveyş Kanalı İdaresi Başkanı Rabie, “Tazminat ödenmesi gerekiyor, çünkü tazminat ülkenin hakkıdır. Bu olay, Mısır’ın itibarına zarar verdi” ifadesini kullandı.

23 Mart’ta karaya oturan gemi sadece Mısır’a değil küresel ticarette büyük zarara yol açmıştı. Dev geminin kanalı tıkamasının ardından kanalda gemi trafiği oluşmuş ve 450 gemi, Ever Given gemisinin yüzdürülerek rotalarına devam etmeyi beklemişti. Ever Given’ın hareket ettirilmesinin ardından kanalda trafik yeniden başlamıştı.

Hocazade ve Avcıl’dan İşadamı Balıkçı’ya nezaket ziyareti Hocazade ve Avcıl’dan İşadamı Balıkçı’ya nezaket ziyareti

Avrupa El Ele Engelliler ve Yaşlılar Yardım Vakfı Genel Başkanı Cengiz Hocazade ve Diyarbakır İl Başkanı Arzu Avcıl’dan SRC Yapı İnşaat .Ltd.Şti. Aş.Yönetim Kurulu Başkanı işadamı Sinan Balıkçı’ya nezaket ziyaretinde bulundu.

Avrupa El Ele Engelliler ve Yaşlılar Yardım Vakfı Genel Başkanı Cengiz Hocazade ve Diyarbakır İl Başkanı Arzu Avcıl ziyarette vakıflarının çalışmaları hakkında Sinan Balıkçı ile fikir alışverişinde bulundu.

Ziyaret esnasında Hocazade ve Avcıl beraberlerinde getirdikleri plaket ve çiçeği Sinan Balıkçı’ya taktim etti.

Sinan Balıkçı ise Hocazade ve Balıkçı’ya ziyaretten duyduğu memnuniyeti ifade ederek teşekkür etti ve çalışmalarında başarılar diledi. Balıkçı, “Sayın vakıf başkanlarımız Cengiz Hocazade ve Arzu Avcıl gibi değerli vatanına milletine bayrağına sadık insanlara kapımız her zaman açıktır.

Ziyaretleri bizleri çok mutlu etti. Diyarbakırımız güzel bir şehirdir sahabeler ve peygamberler şehridir bizler için misafirler başımızın tacıdır. Misafirlerimizin getirdiği çiçek ve plaket içinde teşekkür ediyorum” dedi.

Fatih Erbakan Diyarbakır’da coşkuyla karşılandı Fatih Erbakan Diyarbakır’da coşkuyla karşılandı

Yeniden Refah Partisi Mardin İl Kongresi’ne katılmak için Diyarbakır Havalimanına iniş yapan Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan Diyarbakır İl Başkanlığı tarafından coşkuyla karşılandı.

Yeniden Refah Partisi Diyarbakır İl Başkanı Ali Erdem ve yönetim kurulu üyelerinin aralarında bulunduğu kalabalık Genel Başkanları Fatih Erbakan’ı Mardin’e kadar yalnız bırakmadı.

Büyük bir coşkunun yaşandığı Yeniden Refah Partisi Mardin İl Kongresi’nde adeta Diyarbakır rüzgarı da esti. Genel Başkanları Fatih Erbakan’ı yalnız bırakmayan Diyarbakırlı vatandaşlara teşekkür eden

 Yeniden Refah Partisi Diyarbakır İl Başkanı Ali Erdem, “Bizleri yalnız bırakmayan sevgili Diyarbakırlı Yeniden Refah Partili kardeşlerime sonsuz teşekkür ediyorum” dedi.

Öte yandan, Mardin’de partisinin 2. Olağan Kongresine katılan Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan’a Genel Başkan Yardımcıları Prof. Dr. Sacit Günbey , Naim Öztürk, Doğan Bekin, Erkan İlyas Helvacı, çok sayıda MKYK üyesi eşlik etti.

Kongrede konuşan Erbakan, partilerinin kuruluşundan bu yana kısa sürede çok mesafe katettiklerini ifade etti.

Artuklu Üniversitesi Vali Kılıçlar Salonu’nda yapılan kongrede konuşan Erbakan, “Biz Mardinlileri seviyoruz. Erbakan hocamız Mardinlileri seviyordu. Mardinliler de Erbakan hocamızı seviyordu. Bu kadar kısa sürede, bu kadar uzun mesafe kat etmemiz Mardin’de şu muazzam coşkulu toplulukla il kongremizi yapmamız davamızın bereketidir, Cenabı Allah’ın yardımıdır ve Milli Görüşün bereketidir.

Cenab-ı Allah bizleri bu istikametten bu hak davadan ayırmasın. Milletimize, Mardin’e, ülkemize, İslam alemine, bütün insanlığa faydalı olmayı, hayırlı hizmetler yapmayı, mazlumların, ezilenlerin derdine derman olmayı nasip eylesin inşallah dedi. Herkesin hiçbir ayrım gözetmeksizin saadet ve selametini hedefleyen anlayışla geliyoruz.” dedi.

Bölgenin en önemli sorunun işsizlik ve geçim sıkıntısı olduğunu söyleyen Erbakan, konuşmasına şöyle devam etti: “Sağlık alanında Türkiye eskiden beridir iyi bir noktada ve sağlıkta pandemi sürecinde de büyük başarılar gösterildi. Ama hayatta kalanlar bu sefer ekonomi olarak çöktü. 2020 yıllında Türkiye’de 99 bin 588 esnaf dükkanını kapattı. 40 bin 735 şirket kapandı.

Milyonlarca insan demektir bu. Böyle bir noktada esnafın kredi taksitlerinin en az 1 yıl ertelenmesi lazım. O kredi borcunun faizinin, hiç değilse yarısının devlet tarafından karşılanması lazım. Esnafa doğrudan nakit desteğinin artırılarak sürdürülmesi lazım. Esnafın su, doğal gaz, elektrik ve SGK borcunun mutlaka faizsiz şekilde en az 1 yıl ertelenmesi lazım. Kısa çalışma ödeneğinin de en az 6 ay daha devam ettirilmesi lazım.”

ÖZEL HABER:YILMAZ ACU

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği’nin (MÜSİAD) 20’nci Olağan Genel Kurulu’nda başkanlığa seçilen Mehmet Bozkuş’a hayırlı olsun ziyaretleri devam ediyor. Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği’nin (MÜSİAD) 20’nci Olağan Genel Kurulu’nda başkanlığa seçilen Mehmet Bozkuş’a hayırlı olsun ziyaretleri devam ediyor.

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği’nin (MÜSİAD) 20’nci Olağan Genel Kurulu’nda başkanlığa seçilen Mehmet Bozkuş’a hayırlı olsun ziyaretleri devam ediyor.

İş adamı Kemal Sinanlı MÜSİAD Başkanlığına seçilen Mehmet Bozkuş’a nezaket ziyaretinde bulundu.

Ziyarette fikir alışverişlerinde bulunduklarını belirten İşadamı Kemal Sinanlı, “MÜSİAD şehrimizin için en önemli sivil toplum kuruluşlarımızından biridir.

Bu kapsamda MÜSİAD başkanlığına seçilen Sayın Mehmet Bozkuş kardeşimizi ziyaret etme gereksinimini hissettik. Kendileri için gerek yurt dışında gerek yurt içinde elimden gelen her şeyi yapmaya hazırım. Gençlerimizin önünü açalım, bu kapsamda genç kardeşimiz Mehmet Bozkuş’a her zaman desteğimiz olacaktır.

Diyarbakırımız insanlık şehridir ve MÜSİAD ile bu kutsal şehrimize neler yapabiliriz, şehrimize ne katkı sunarızı konuştuk. Ben inanıyorum ki Mehmet kardeşimiz güzel hizmetler yapacaktır. Bizlerde kendisine destek olarak el birliği ile güzel hizmetler yapacağız. Allah utandırmasın hayırlara vesile olsun inşallah. Kapım kendisine ardına kadar açıktır.

Türkiye’nin neresinde olursa olsun desteğim olacaktır. İlgi alakadarından dolayı başkan Mehmet beye çok teşekkür ederim. Sayın Başkanımıza ve Yönetim Kurulumuza yeni görevlerinde nice başarılar diliyor, şehrimiz için fayda sağlamalarını temenni ediyorum” diye konuştu.

Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Başkanı Mehmet Bozkuş ise, “Değerli ağabeyimiz sayın Kemal Sinanlı beyin bizlere yapmış olduğu ziyaretten dolayı çok memnun olduk.

Sağolsunlar kendi birikimlerinden faydalanacağız inşallah. Ziyaret esnasında  güzel bir sohbetimiz oldu.  Allah kısmet ederse çok güzel projelerimiz olacaktır. desteklerinden dolayı Sayın Kemal Sinanlı beye teşekkür ederim” dedi.

ÖZEL HABER:YILMAZ ACU


EDİTÖRLER
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Kategori Seçin:
Kategori Seçin:

TRT Haber Haberler