• Altın
  • Dolar
  • Euro
  • İstanbul °C
  • Ankara °C

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “TL’nin yerli yerine oturacağına inanıyorum”

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “TL’nin yerli yerine oturacağına inanıyorum”
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “TL’nin yerli yerine oturacağına inanıyorum”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan altın ve dolardaki yükselişe ilişkin olarak, “Türkiye’de ekonomi sistem olarak oturmuştur. Bazı zamanda tırmanışlar inişler olabilir. Ben özellikle TL’nin yerli yerine oturacağına inanıyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazını Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nde kıldı.

“Beyrut’ta felaketin boyutu çok büyük”

Namaz çıkışında gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan Erdoğan, Beyrut’ta yaşanan patlama ile ilgili olarak “Beyrut patlaması tabii neticeleri itibariyle failleri kimdir henüz bu belirlenmiş değil. Şu anda konu ile ilgili başta Lübnan Cumhurbaşkanı ile yaptığım görüşmede ve bizim istihbarat teşkilatımızın muhatapları ile yaptıkları görüşmelerde henüz kimdir hangi kuruluştur bir bilgi yok. Tabii buna benzer alınmış bir bilgi olmadığı için bizim şunlar yapmıştır dememiz biz siyasilere yakışmaz. Orada kardeş Lübnan halkının bizlere vereceği bilgileri önemle takip ediyoruz. Bu gerçekten çok ama çok büyük bir felaket. Benzerini Hariri zamanında da yaşamıştık. Şimdi çok daha ileri seviyede böyle bir şey gerçekleşti. Bu konu ile ilgili söylenenleri biliyorsun. Nitrat kaynaklı olduğu söyleniyor. Çok açık net olarak bilgilendirmeler yapıldı diyemeyiz. Bizler de takip ediyoruz. En son Başkan Yardımcım Fuat Bey ile Dışişleri Bakanım Lübnan’a bir ziyarette bulunup oradaki gelişmeleri yerinde takip ediyorlar. Daha da ileri bir adımla bir Koca Yusuf kargo uçağımızla oraya çok çeşitli yardımları gönderdik. Bunların içerisinde askeri diyebileceğimiz birçok yardımlar var. Bütün bunlarla beraber sağlık noktasında yardımlar var. Sahra hastanesi türü yardımlarımız var. Sayın Cumhurbaşkanı’na ‘hastanelerimiz sizin hastanelerinizdir. Yaralıları bize nakletme noktasında her an yanınızdayız. Ambulans uçaklarımızla yaralıları ülkemize taşıyabiliriz’ dedim. Bu konu ile ilgili Sağlık Bakanım Lübnan Sağlık Bakanı ile görüşüyor. Kardeş Lübnan’ı yalnız bırakamayız ama felaketin boyutu çok büyük. Lübnan özellikle Beyrut limanı ile bölgede çok büyük önem ifade eden bir limandı. Böyle bir limanın bu durumla karşı karşıya kalması bölgede ciddi bir sıkıntının da sebebi olmuştur. Şu anda tabii buranın yeniden inşası kaç yılı olur onlar da ayrı bir sorun. Biz madden manen her şeyimizle Lübnan’ın yanında olacağız” ifadelerini kullandı.

“Yunanistan ile Mısır arasında yapılan bu anlaşmanın hiçbir kıymeti harbiyesi yok”

Mısır ile Yunanistan arasında imzalanan “Deniz Yetki Alanlarını Sınırlandırma Anlaşması” konusunda değerlendirmeleri sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yunanistan ile Mısır arasında yapılan bu anlaşmanın hiçbir kıymeti harbiyesi yok. Buralaral baktığımız zaman özellikle Yunanistan’ın Libya ile ilgili olarak buradaki kıyıdaş olma konusunda bir alakası var mı. Ne işi var orada. Mısır’ın aynı şekilde bir alakası var mı yok. Biz Libya ile böyle bir anlaşmayı yaptıktan sonra bunların hepsi bu işin üzerine atladılar. Bize oralardan gelen bilgiler de biz bunu size karşı yapmış değiliz, burada yanlış anlaşılma olmasın gibi bilgileri de bize yansıtıyorlar. Olsa da olmasa da biz şu anda Libya ile yaptığımız anlaşmayı kararlılıkla sürdürüyoruz. En son Dışişleri Bakanım Malta Dışışleri Bakanı ile Libya Dışişleri Bakanı ile Malta ve Libya’da görüşmeler yaptılar. Bu görüşmelerimiz de kararlı bir şekilde devam ediyor. Bizler burada özellikle deniz yetki alanlarında hiç hakkı olmayanlarla buraları görüşmeye bile gerek duymuyoruz. Bakın Şansölye Merkel benden ricada bulundu. ‘Buradaki sondaj çalışmalarını durdursanız benim işimi kolaylaştırırsınız’ dedi. Ben de Merkel’e ‘eğer siz Yunaninstaa güveniyorsanız biz şöyle 3 haftalığına bu sondaj çalışmalarına ara veririz ama ben bunlara güvenmiyorum göreceksiniz bunlar sözünü durmayacaklar’ dedim. Nitekim öyle de oldu. Biz bu arada da Yunanistan’dan onların kendi gerek dışişleri bakanı gerek danışmanları benim Dışişleri Bakanım üçlü görüşmeler başlattılar. Almanya, Türkiye, Yunanistan arasında. Şimdi sözde durmayınca ne olacak. Şimdi sondaj çalışmalarına yeniden başladı. Barbaros Hayrettin’i de görevine gönderdik” açıklamalarında bulundu.

“Türkiye adeta bir uçuşun içerisinde ama gözü olup görmeyenler var”

Ekonomide yaşanan gelişmeleri değerlendiren Erdoğan, “Dünyada şu anda ekonomik gelişmeleri gözden geçirecek olursanız Amerika olmak üzere Rusya Avrupa baktığınız zaman ekonomide korona virüs seyrinden sonra ciddi zikzaklar olduğunu görürsünüz. Ben içerideki düşmanları gündem getirmek istemiyorum. Bize zaten dışarıdakiler yetiyor ama içeridekiler de gayet güzel pompalama görevi ifa ediyorlar. Biz 2002 Kasımda göreve geldik. Göreve geldiğimizde toplam milli gelirimiz 236 milyar dolardı. 2019’da 754 milyar dolara çıktı. Aynı şekilde fert başı milli gelir 3 bin 581 dolardan 2019’da 9 bin 127 dolara çıktı. Bunun dışında otomobil noktasındaki satışlara bakalım. 2002’de otomobil yurt içi satışlar 91 bin. 2019 bu rakam 387 bine çıktı. 2016’da 756 bine çıktı. Türkiye bir tırmanışta. Ama bizim bu tırmanışımızı görmek istemeyen, gözü olup da görmeyenler var. Bu belgelere dayalı olarak konuşurken sadece açılan şirket sayılarına bakıyorsunuz 30 bin 842 iken, şu anda 2017 yılında 85 bin şirket açılmış. Devamlı artış. İstihdama bakıyorsun 19,6 milyon iken şu anda 28 milyon 80 bin istihdam var. Bazı sıkıntılar yok değil. Türkiye adeta bir uçuşun içerisinde ama gözü olup görmeyenler hala bu gerçekleri yanlış yansıtmaya çalışıyorlar. Biz Türkiye olarak bu kalkınmamızı yüksek oranda devam ettireceğiz. Şu anda gerek TL’de gerek dövizde gerek altın rezervinde, göreve geldiğimizde Türkiye’nin IMF borcu 23.5 milyar dolardı. Mayıs 2013 ne oldu sıfırladık. Döviz rezervi 27.5 milyar dolardı şu an 105 milyar dolar. Türkiye dimdik ayakta. Kimse halkımızı yanıltmaya çalışmasın. Biz güçlenerek yolumuza devam ediyoruz. Bugün dünde daha güçlüyüz, yarın daha güçlü olacağız” diye konuştu.

Terörle mücadelede gelinen noktayı vurgulayan Erdoğan, “Türkiye’de 17 yıl önce terörle verilen mücadeleyi bir düşünün. Bu terör ile mücadelede 17 yıl önce neredeydik bugün terörle mücadelede neredeyiz. Terörle mücadele ücretsiz yapılmıyor. Ciddi manadan harcamalarımız oluyor. Savunma sanayiinde terörle mücadeleye yönelik ciddi harcamalar yaptık. Bunların hepsi belli bir maliyeti getiriyor. Bu maliyetle beraber Türkiye şu anda bölgede değil dünyada farklı bir yerde. İHA’larla SİHA’larla gerek içeride, gerek Suriye kuzeyinde, Irak kuzeyinde ciddi mücadeleler veriyoruz. Biz Libya’ya zevk için gitmedik. Libyalı kardeşlerimiz özellikle Türkiye’yi bu yaptığımız anlaşma ile davet ettiler ve orada da bizim kendi askerimiz var. Şu anda orada da bu mücadele sürüyor. Bu mücadeleyi de onurlu şekilde sürdürüyoruz” şeklinde konuştu.

“Yetişemedikleri üzüme ‘koruk’ diyorlar”

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’a yönelik sosyal medyadan yapılan karalamalarla ilgili konuşan Erdoğan, “Benim Ekonomi, Hazine Maliye Bakanımla ilgili sosyal medya yaptıkları karalamalar, bunlar yetişemedikleri üzüme ‘koruk’ diyorlar. Sen ülkeye bak ülke nerede. Türkiye nerede, batı nerede, dünya nerede. İşte korona virüste biz şu anda 150’ye yakın ülkeye korona virüs salgını ile ilgili maskeden tuluma varıncaya kadar her şeyi gönderiyoruz. Bunlar bedelsiz olmuyor. Bunları görmüyor musunuz. Bunlara şunu söyleyin ‘siz kör müsünüz’. Böyle bir dönemde biz Çam ve Sakura hastanesini bitirdik. 45 günde iki hastane bitirdik. Bunlar neyle oluyor. Bu Türkiye’nin gücünü gösteriyor. Biz gücümüzü milletimizden alıyoruz ama bu millete bunlar layıktır bunları yapacağız. Milletimizi biz birilerine muhtaç etmeyeceğiz” dedi.

“Sayın Bahçeli’nin daveti yadırgadığım bir davet değil”

Muharrem İnce’nin parti kurma çalışmalarını ve Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Lideri Devlet Bahçeli’nin İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e yönelik ‘eve dön’ çağrısını yorumlayan Erdoğan, “Bu tür şeylere yabancı değiliz. Bizim içimizden de birileri ayrıldı, gitti partilerini kurdular. Bu parti kuruşları nereye varır bilemem. Şu anda sayın Muharrem bey ile ilgili olarak o da onun en doğal hakkıdır. Eski bir siyasetçidir, yeni değildir. Sayın Bahçeli’nin daveti ise doğrusu benim yadırgadığım bir davet değildi. O da olabilecek makul bir çizgide davettir. Temenni ederim ki birlik beraberliğin tesisine yönelik inşallah bir adım olabilir. Dağınıklıkta bir şey yok. Ne kadar birlik beraberlik artarsa hele hele HDP ile terör örgütleri ile el ele olmak milli ve yerli olarak düşündüğümüz İYİ Parti’ye hiç uygun da düşmeyebilir. Böyle bir sıkıntının olması hasebiyle böyle bir davet gerçekleşmiştir diye düşünüyorum. Ülke genelinde bir bütünleşmenin gereği bana göre önemlidir diye düşünüyorum” diye konuştu.

“TL’nin yerli yerine oturacağına inanıyorum”

Altın ve dolardaki yükselişe ilişkin görüşlerini de açıklayan Erdoğan, şunları söyledi:
“Bunun yerli yerine oturacağı inancındayım. Bu konulardan hiç rahatsız olmayın. Türkiye’de ekonomi sistem olarak oturmuştur. Sistem oturduğu için bazı zamanda tırmanışlar inişler, birkaç ay yılbaşı itibariyle 10 TL’den bahsediyorlardı. İş nerelere geldi bulunduğumuz noktalara geldi. Tüm mesele korona virüs önemli. Beyrut gelişmeler ortada. Bunları aşmak suretiyle ben özellikle TL’nin yerli yerine oturacağına inanıyorum. Dövizin de yerli yerini bulacağına, altının bulacağına inanıyorum. Bunlar gelip geçici bu dalgalanmalar her zaman olur bunu görmemiz lazım. Dün Merkez Bankası ile özellikle bankalar birliğinin toplantıları bunlara yönelik atılan adımlardır.”

Açıklamalarının ardından Ayasofya önünde toplanan vatandaşlara da hitap eden Erdoğan, korona virüs önlemlerini hatırlatarak maske, mesafe ve hijyen uyarısında bulundu.

Volkan Kayalar – İsmail Coşkun



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Ergin’den “19 Eylül Gaziler Günü” Mesajı Ergin’den “19 Eylül Gaziler Günü” Mesajı

Sur Özergin Yönetim Kurulu Başkanı iş insanı Süleyman Ergin,19 Eylül Gaziler Günü nedeniyle bir mesaj yayınlayarak, ebediyete intikal etmiş tüm gazileri rahmetle, hayatta olan gazileri de minnet ve şükranla andıklarını kaydetti

İş insan Süleyman Ergin mesajında; “Şehit ve gazilerimiz, devletimizin ve milletimizin özgürlüğüne, bağımsızlığına, birliğine ve bütünlüğüne kasteden mihraklara karşı canları pahasına verdikleri ulvi mücadele ile bu ülkeyi bizlere vatan edinilmesini ve vatan olarak korunmasını sağlamışlardır.

Tarih Boyunca bağımsız yaşamış Türk milleti işgal ve esarete alışık olmayan, tarihinde bu uğurda çok savaş yapmış bir çok insanını şehit ve gazi vermiş asil ve büyük bir millettir. Bu vatan, bizlere şehitlerimizin ve gazilerimizin emanetidir. Bu yüce emanetin varlığında birlik ve beraberlik içerisinde yaşayarak ancak bu fedakârlığın gereğini yerine getirebiliriz. Birlik ve beraberliğimiz de gözü olanlara karşı kardeşlik ruhunu canlı tutmak azmini, aziz şehitlerimize ve kahraman gazilerimize borçlu olduğumuzu bilmeliyiz.

Bu anlamlı gün vesilesiyle; Dış düşmanlara ve onların içteki işbirlikçilerine karşı şerefle vatanını korumuş, mücadele etmiş başta ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, ebediyete göç etmiş şehit ve gazilerimizi anarken, Gazi ve şehitlerimizin ailelerinin kederlerini paylaşır, hayatta olan tüm gazilerimize sağlık ve esenlik diler, onlara saygı ve sevgilerimizi sunarız.” dedi.

DUALAR EŞLİĞİNDE CİĞERCİ MUHARREM USTA KAPILARINI LEZZETE AÇTI DUALAR EŞLİĞİNDE CİĞERCİ MUHARREM USTA KAPILARINI LEZZETE AÇTI

D.BAKIR- Yıllardır sektörün en beğenilen ve tercih edilen firmalarından biri olan Ciğerci Muharrem Usta, yeni dönem için gerekli tüm hazırlıklarını tamamlayarak, dualar eşliğinde, ikinci şubesini tadına doyumsuz lezzetlere açtı.

Ciğerci Muharrem Usta, Merkez Kayapınar İlçesi 75. Yol Fırat Mahallesi Nazım Hikmet Caddesi Mahabad City sitesi altında hizmete giren ikinci şubede, sektörün deneyimli isimlerinden oluşan kadrosuyla, Diyarbakır halkına kaliteli hizmet ve enfes lezzetleri sunuyor olmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirtti.

AÇILIŞ TÖRENİNE, OLDUKÇA KALABALIK BİR KİTLE KATILDI

Açılışta, siyaset, spor, iş ve sanat dünyasının tanınmış simaları bir araya geldi.

Adalet ve Kalkınma partisi (Ak parti) Diyarbakır 24. Dönem Milletvekili Galip Ensarioğlu, Kayapınar İlçe Kaymakamı Ünal Koç, Bismil İlçe Müftüsü Ahmet durmuş, Diyarbakır Lokantacılar Kebapçılar ve Tatlıcılar Oda Başkanı Haşim Elkaan, Prof. Dr. Abdurrahim Doğru, Sivil Toplum Kuruluşlarının (STK) Yöneticileri, Oda, Borsa, Esnaf ve Sanatkarlar Birliği mensupları, muhtelif meslek gruplarının temsilcileri, davetliler, kanaat önderleri, yerel ve ulusal basın yayın kuruluşlarının temsilcileri, açılışa katıldılar.

Yıllardan beridir,  sektörde faaliyet gösteren ve duayen isimlerden olan meşhur Ciğerci Muharrem Usta, açılışta misafirlerini kapıda karşıladı. Konuklarıyla yakından ilgilenerek, tüm masaları dolaşan Muharrem Usta, yine misafirlerini kapıya kadar uğurlayarak, geleneksel misafirperverliğimizin en güzel örneklerini verdi.


Enfes ve oldukça zengin menüsü, temizlik ve hijyene verdiği önem, güler yüzlü hizmet anlayışıyla, vatandaşların haklı takdirini kazanan Ciğerci Muharrem Usta, yeni bir tesisi daha hizmete sunmanın haklı mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, duygularını şöyle dile getirdi:

‘Öncelikle, yeni tesisimizin hayırlı olmasını, Yüce Rabbimiz’den niyaz ediyoruz. Açılışımıza icabet eden başta devlet büyüklerimiz olmak üzere, gelen tüm misafirlerimiz ile, bizzat gelemediği için telefon açarak, çelenk göndererek, hayırlı olsun dileklerini ileten tüm gönül dostlarımız ve Diyarbakır sevdalılarına, en kalbi duygularımızla teşekkürlerimizi iletiyoruz. Üç katlı, 1.500 m2’lik oldukça geniş bir mekanda, kadirşinas halkımıza temiz ve leziz ürünlerimizi sunacak olmanın mutluluğunu yaşamaktayız.


Alo paket servisimizle, 0412 999 09 21 numaralı telefonumuzdan, vatandaşlarımızın tüm siparişlerini evlerine ve iş yerlerine ulaştırıyoruz. Bugün itibarıyla, otuz personelimizi istihdam ederek, hem kentimiz ekonomisine katma değer katmaya, hem de istihdama katkı sağlamaya devam ediyoruz. Önümüzdeki süreçte, bu sayının artarak, çok daha fazla sayıda insanımıza iş olanağı temin etmeyi hedefliyoruz’.

AÇILIŞTA, MASKE, MESAFE VE TEMİZLİĞE ÇOK DİKKAT EDİLDİ

Öte yandan, Ciğerci Muharrem Ustanın, Merkez Kayapınar İlçesindeki ikinci şubesinin açılışında, gerekli tüm şartlara dikkat edildi.

Ateş ölçer ile, tesise giriş yapan tüm misafirlerin ateşleri ölçülürken, girişte el dezenfektanı verildi.

Ayrıca, çocukların unutulmadığı tesiste, onlar için oyuncakların olduğu yer ayrıldı.


LEZZETLER ZİNCİRİ, DAMAKLARI TATLANDIRACAK

Sektörün en tecrübeli ve duayen isimlerinden Ciğerci Muharrem Usta, deneyimli ve güler yüzlü kadrosuyla hizmete açtığı lezzet durağında, birbirinden güzel menüsünü, misafirleriyle buluşturacak.

Ciğer, kuzu, dalak, yürek, ızgara çeşitleri, incik tava, gerdan tava, sac tava, çorba, döner, kabuklu ızgara, patlıcanlı ızgara, kaburga şiş, köşleme, kuşbaşılı pide gibi, enfes ürünlerin, birbirinden leziz meze ve salatalarla hizmete sunulacağı tesis, daha ilk günden, müdavimlerinin akınına uğradı.

Sektöründe senelerin tecrübesine sahip usta ellerin, adeta sevgilerini de katarak hazırladıkları çok beğenilen ve özellikle tercih edilen tüm çeşitlerini, deneyimli ve güler yüzlü personeller eşliğinde, misafirlerine takdim eden Ciğerci Muharrem Usta, Merkez Kayapınar İlçesi 75. Yol Fırat Mahallesi Nazım Hikmet Caddesi Mahabad City sitesi altında hizmete giren ikinci şubede, Diyarbakır halkına, sağlıklı, temiz ve hijyenik ürünlerle hizmet sunmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirtti.

Ciğerci Muharrem Usta, ‘Sağlık tedbirlerini alarak, hizmetlerimize devam etmekteyiz. İşletmemizde, sosyal mesafe, temizlik ve hijyen kurallarına azami riayet ediyoruz. Bizler, senelerden beridir yaptığımız gibi, lezzet ve şifa deposu leziz ürünlerimizi üretip, misafirlerimizin beğenisine sunmaya devam etmekteyiz.

Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı ve her kademede uyulacak kuralların yanı sıra, masa ve oturma düzenine dair tüm düzenlemeler için gerekli hazırlıkları tamamladık. Bu kapsamda, hem kendi çalışanlarımız ve hem de ailemizin parçası olarak gördüğümüz müşterilerimizin can sağlığı açısından, Bakanlığımızca belirtilen gerekli tüm ilkeleri uygulamaktayız. Tesisimizin girişlerinde el antiseptiği var ve misafirlerimiz, ellerini antiseptikle temizledikten sonra giriş yapıyorlar. Mümkün olduğunca, temassız ödeme alıyoruz, temaslı post cihazı kullanılması halinde, her kullanımdan sonra cihazın silinerek temizlik ve dezenfeksiyonunu yapmaktayız. Ayrıca, hem çalışanlarımız ve hem de işletmeye gelen herkesin, işletmeye girişlerinde temassız ateş ölçümlerini yapmaktayız.

Cenab-ı Allah’a; şükürler olsun ki, yıllardan bu yana, severek ve özenle yaptığımız işimizi, çok daha titiz ve hassas bir şekilde yapmaya devam ediyoruz. İşletmemizde temizlik ve sağlıklı ürünler konusunda oldukça hassas davranıyoruz. Etlerimizin yanı sıra, kullandığımız tüm ürünlerimiz, günlük ve taze olup, gerekli sıhhi kontrolleri yaptıktan sonra kullanmaya başlıyoruz.



Kadromuzda, yılların sektörün içinde olan ve işini sevgiyle yapan ustalarımız var. Diyarbakırlı vatandaşlarımızın yanı sıra, yerli ve yabancı turistler ve misafirleri de konuk etmekten mutluluk duyarız, Damak tadına hitap eden nefis ciğer ve salata çeşitlerimizi sunmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Park sorunumuzun olmadığı ve kentimizin her yerinden toplu ulaşım vasıtalarıyla gelinebilecek olan İşletmemize, tüm vatandaşlarımızı bekliyoruz’.

 ÖZEL HABER:YILMAZ ACU

Cumhurbaşkanı Erdoğan: ‘Macron senin zaten süren az kaldı, gidicisin’ Cumhurbaşkanı Erdoğan: ‘Macron senin zaten süren az kaldı, gidicisin’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Macron senin zaten süren az kaldı, gidicisin. Önce ben sana birkaç yıl önce ne demiştim? Bir telefon görüşmemizde tarih bilgin yok önce tarih öğren demiştim. Türkiye’ye tarih dersi verme“ dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezinde düzenlenen AK Parti İstanbul 100 bin Yeni Üye programına katıldı.

“Gönüller bir olduktan sonra fiziki mesafelerin öneminin kalmadığını inanıyoruz”

AK Parti İstanbul yeni üye katılım programında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Esasen bu programın 100 bin yeni üyemizin tamamının katılımıyla yapmayı istiyordum. Ancak salgın şartları sebebiyle bu şekilde sınırlı toplantıyla yapmak durumunda kaldık. Hedefimiz aslında İstanbul’un en büyük stadyumlarından birinde bu programı yapmaktı. Fakat salgın bunu ne yazık ki engelledi. Salgının engellemesi yürüyüşümüzü durdurmaz. Şu anda bu meydanda hamdolsun bu katılımla, bu coşkulu katılımla adımı attık, yolumuza devam ediyoruz. Gönüller bir olduktan sonra fiziki mesafelerin öneminin kalmadığını inanıyoruz. İstanbul teşkilatımızın 100 bin yeni üyemize büyük AK Parti ailesine hoş geldiniz diyorum. Yeni üyelerin partimize katılmasında emeği geçen tüm teşkilat mensuplarımızı tebrik ediyorum. Üye sayımız artıyor ailemiz büyüyor sloganıyla yürüttüğümüz bu çalışmanın bereketli bir şekilde neticelendiğini görüyoruz” dedi.

“AK Parti 10,5 milyonu aşkın üyesiyle bırakın Türkiye’yi dünyanın sayılı siyasi hareketlerinden biridir”

Salgınla mücadele kuralları üye katılımında yeni yöntemler geliştirme yönelttiğini söyleyerek konuşmasını sürdüren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her şeyin dijitalleştiği bir devirde siyasetin bunun dışında kalması düşünülemez. Bizde üye başvurularını internet üzerinden alacak bir sistem kurduk. Yeni üyelerimizden 11 binin ön başvurularını az önce ifade edildi AK üyelik İstanbul org internet sitesi aracılığıyla aldık. Buradan başvuru yapan vatandaşlarımızı bizzat evlerinde ziyaret ederek üye kayıtlarını kesinleştirdik. Yeni üye seferberliğinin parti teşkilatımıza farklı bir dinamizm kazandırdığını görüyoruz. Salgın sebebiyle yüz yüze iletişimin zorlaştığı dünyanın birçok ülkesinde hayatın durma noktasına geldiği bir dönemde İstanbul teşkilatımızı bu kampanyası çok daha değerli ve anlamlıdır. Önümüzdeki süreçte ‘tamam’ diye sloganlaştırdığımız, temizlik, maske, mesafe tedbirlerini uygulayarak partimize yeni üye kazandırma çalışmalarına devam edeceğiz. Bu gün AK Parti 10,5 milyonu aşkın üyesiyle bırakın Türkiye’yi dünyanın sayılı siyasi hareketlerinden biridir. Ülkemizin bütün renklerini kucaklayan, bütün farklılıklarını kuşatan bu hareket bu dava Türkiye’nin en geniş ailesidir. Biz sadece üye sayısına göre değil aynı zamanda temsil kabiliyeti bakımından açık ara birinci partiyiz” diye konuştu.

“AK Parti milletin partisidir, 83 milyonunu tamamının partisidir

“AK Parti’nin güçlü olması güçlü kalması Türkiye’nin birlik, bütünlük ve selameti açısında hayati öneme sahiptir” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu hareket ne kadar büyürse Türk demokrasisi de o derece güçlenecektir. Bu hareket ne kadar güçlenirse Türkiye’nin kalkınma gayretleri o derce hızlı neticeye ulaşır. AK Parti ne kadar geniş bir kitleye ulaşırsa milletimizin kardeşliği o derece kuvvetlenir. AK Parti özellikle genç kuşaklarla kadrosunu ne kadar tahkim ederse Türkiye’nin geleceği o derece aydınlık olacaktır. Üye çalışmalarımızı yürütürken yapılan her yeni kaydın partimizle birlikte ülkemizin de güçlendiğini asla aklımızdan çıkarmayacağız. Küçük olsun benim olsun düşüncesiyle değil, büyük olsun bizim olsun vizyonuyla hareket edeceğiz. Partimize emek vermiş eskilerin dediği gibi partinin tozunu yutmuş tüm yol arkadaşlarımızla irtibatımızı güçlendireceğiz. Gönülden yaparsan gönüller kazanırsın düsturuyla 83 milyonun her bir ferdini kucaklamaya çalışacağız. Yeni isimlerle, yeni yüzlerle, yeni hizmet erleriyle kadrolarımızı tahkim ederken tek bir gönüldaşımızı dışarıda bırakmayacağız. Hiç kimseyi dışlamadan, kırmadan, dökmeden hatta varsa kırık kalpleri tamir ederek faaliyetlerimizi yürüteceğiz. AK Parti milletin partisidir. 83 milyonunu tamamının partisidir. Bu partiyi kuranda 18 yıl boyunca iktidarda tutanda milletimizin kendisidir. Milletimizin sinesinden çıkmış bir hareket olarak bizim kimseyi dışlamaya, ötekileştirmeye inancından, fikrinden, hayat tarzından ötürü hakir görmeye hakkımız yoktur. Önce millet, önce memleket diyen Türkiye eksenli hareket eden herkese elimizi uzatmak durumundayız. Bu güne kadar uzattık, uzattığımız içinde Allah’a hamdolsun güçlüyüz. AK Parti çatısı altında terör ve şiddetle arasına mesafe koyan herkesle ne kadar aykırı olursa olsun her türlü görüşe yer vardır. Hakaret içermediği sürece, partimizin güçlenmesine katkı yapacak her türlü eleştiriye de kapımız açıktır. Hakikatin kıvılcımın fikirlerin yasaklanmasından değil, fikirlerin çarpışmasından doğduğuna inanıyoruz. Bu anlayışla hareket ettik. Farklı fikirlere açık olduk, inşallah bundan sonrada yolumuza bu şekilde devam edeceğiz. Özellikle şu an çalışmaları devam eden 7. Büyük kongre sürecimizi en değerli şekilde değerlendirmek istiyoruz. Büyük kongre hazırlıkları hem muhasebe yapma, hem kendimizi yenileme, hem de eksiklerimizi giderme fırsatı veriyor. Salgın sebebiyle kongremizi sadece teşkilat mensuplarımızla yapmak mecburiyetinde kalsak da milletimizin farklı kesimleriyle irtibatımızın kopmasına asla müsaade etmiyoruz. Salgın kurallarına uygun şekilde vatandaşlarımıza ulaşarak onlarla konuşarak fikirlerini alıp gönüllerini kazanmaya çalışıyoruz. Bu sürecin sonunda AK Parti çok daha güçlenmiş bir şekilde yoluna devam edecektir” dedi.

“Türkiye olarak aynı anda birden çok cephede çetin bir mücadele veriyoruz”

Türkiye’nin birçok cephede mücadele ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye olarak aynı anda birden çok cephede çetin bir mücadele veriyoruz. İçeride veriyoruz, sınır ötesinde ötenin ötesinde de veriyoruz. Sadece sınırlarımız içinde değil Irak’tan Suriye’ye Akdeniz’den Ege’ye kadar geniş bir alanda emperyalizmimin farklı yüzleriyle muhatap oluyoruz. Bir asır önce Anadolu’yu işgal edenlerle Libya’da, Doğu Akdeniz’de karşımıza dikilenlere niyet bakımından hiçbir fark yoktur. O dönemde işgalcilere alkış tutanlar olduğu gibi bugünde farklı kisveler altında mandacılığı savunanlar var. O dönem işgalcilerle birlikte olup millete ihanet edenler olduğu gibi bu günde gavurun kılıcını sallayanlar var. O dönemde kalemini işgalcilerin emrine verenler olduğu gibi bugünde batılı efendilerine şirinlik yapan kalemşörler var. Tıpkı bir asır önce olduğu gibi bunların karşısında ise istiklali ve istikbali için gerekiyorsa kanının son damlasına kadar mücadele etmeye hazır bir millet var. İşgale boyun eğmek yerine Ya istiklal ya ölüm parolasıyla Anadolu’yu yedi düvele dar eden Şerife Bacılar, Sütçü İmamlar, Nene Hatunlar, Şahin Beyler hala aramızdadır. Gezi olaylarıyla fitili ateşlenen, 17-25 Aralık girişimiyle devam eden, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsüyle ayyuka çıkan saldırıların yegane hedefi yüz yıl önce yarım kalmış hesabı görmektir” şeklinde konuştu.

“Macron senin zaten süren az kaldı, gidicisin”

“Coğrafyamızda ve dünyanın pek çok yerinde yaptıklarını bize de uygulamak istiyoruz” diyerek sözlerine devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizi terörle, baskıyla ekonomik tetikçileriyle hedef alanların amacı bizi onurlu ve kararlı duruşumuzdan vazgeçirmektir. S&P kendine çeki düzen ver. Sen Türkiye’yi ekonomik yaptırımlarla bir yere çekemezsin. Bunu daha öncede yaptın, netice aldın mı alamadın. Bundan sonra da alamayacaksın. Biz senin üyende değiliz. Kuruş para da vermiyoruz, para mı istiyorsun sana bir kuruş yok. Böyle başkalarıyla bize kalkıp da ekonomik destur çekmeye çalışanlara kusura bakmasınlar. Bunların derdi ne AK Parti’yledir ne Tayyip Erdoğan’ladır. Bunların derdi milletimizin kendisiyledir. Toprağından devletine kadar Türkiye’nin varlığıyladır. AK Parti ve Tayyip Erdoğan üzerinden Türkiye’yi teslim almak diz çöktürmek için her yolu deniyorlar. Her ne kadar muhalefet görmek istemese de milletimizin bütün fertleri görüyor. Mücadelenin Tayyip Erdoğan’ın ikbal mücadelesi olmadığını, ülkemiz ve geleceğimiz için yürütülen bir istikbal mücadelesi olduğunu, vicdan ve izan sahibi herkes biliyor. Ne diyor bizim problemimiz Türk milletiyle değil, bizim problemimiz Erdoğan’la, Erdoğan’ı indirmemiz lazım. Macron senin zaten süren az kaldı, gidicisin. Önce ben sana birkaç yıl önce ne demiştim? Bir telefon görüşmemizde tarih bilgin yok önce tarih öğren demiştim. Türkiye’ye tarih dersi verme, bak biz sizi Cezayir’den tanırız, bir milyon Cezayirliyi siz öldürdünüz. 800 bin Ruandalıyı siz öldürdünüz. Biz sizi Libya’dan tanırız. Bize insanlık dersi veremezsiniz. Biz Osmanlı olarak buralara gittiğimiz zaman barış götürdük, buralar insanlığı götürdük. Önce bunu öğren. Bunu hazmedemiyor. Onun için çıldırıyorlar. AK Parti’nin şahsında zayıflatılmak istenen 83 milyonun birlik beraberlik kardeşliği olduğunu bütün herkes kabul ediyor. Halen Türkiye’nin açık ara en güçlü partisiysek bunun sebebi milletimizin basiret ve ferasetidir. Partimiz üzerinde oynanan oyunların hepsi Anadolu insanını irfanı karşısında başarısızlık” ifadelerini kullandı.

“Bu gün geldiğimiz noktada AK Parti’nin kaderiyle ülkemizin kaderi de bütünleşmiştir”

Doğu Akdeniz’de çalışmaların sürdüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi dertleri, Barbaros Doğu Akdeniz’de bir taraftan sismik araştırmalar bir taraftan sondaj çalışmaları, eğer bir de Türkiye petrolü bulduysa doğalgazı bulduysa vay halimize, dertleri bu çalış senin de olur. Biz şu anda çalışıyoruz. İki tane sismik araştırma gemimiz var, 3 tane sondaj gemimiz var. Bunlarla gece gündüz çalışıyoruz. Rabbim inşallah bunun neticesini bizlere lütfedecek. Milletimiz gerektiğinde canı pahasına bize karakaşımız için değil bu ülkeye olan sevdamızdan dolayı sahip çıkıyor. AK Parti Türkiye’yi savundukça, büyük ve güçlü Türkiye davasına omuz verdikçe milletimizde AK Parti’ye destek olmayı inanıyorum ki sürdürecektir. Bu gün geldiğimiz noktada AK Parti’nin kaderiyle ülkemizin kaderi de bütünleşmiştir. Türkiye varsa güçlüyse hedeflerine ilerliyorsa AK Parti işini doğru yapıyor demektir. Bırakın bu ülkenin başına bir şey gelmesini ayağına taş değse bunun vebali de hepimizin omuzlarındadır. Unutmayın Türkiye varsa biz varız, Türk milleti güçlüyse bizde güçlüyüz. Türkiye hedeflerine yaklaşıyorsa işimizi doğru yapıyoruz demektir. Ülke ve millet düşmanlarının hedefindeysek doğru yönde yürüyoruz demektir. Milletin ve ümmetin dualarını alıyorsak istikamet üzereyiz demektir. Mazlumların ve mağdurların umudu olmayı sürdürüyorsak hakka ve hakkaniyete uygun çalışıyoruz demektir. AK Parti olarak 19 yıldır bu şekilde çalıştık” şeklinde konuştu.

“Öyle bir süreçten geçiyoruz ki doğru adımlar atarsak ülkemizin önünde yepyeni bir dönemin kapıları açılacaktır”

Türkiye’nin kritik bir dönemden geçtiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Öyle bir süreçten geçiyoruz ki doğru adımlar atarsak ülkemizin önünde yepyeni bir dönemin kapıları açılacaktır. Şehitlerimizle beraber yürüyoruz. Rabbim şehitlerimize rahmet eylesin. Sadece darbeler, krizler, antidemokratik müdahalelerle kaybettiğimiz yılları telafi etmekle kalmayacak Türkiye’yi her alanda birinci lige taşıma imkanını bulacağız. Yanlış adımlar atmamızın bedelini ise sadece partimiz değil, milletimizle beraber umudunu bize bağışlamış 100 milyonlarca kardeşimiz de ödeyecektir. Tarihimizin en kritik döneminde bu kadroya çok önemli görevler düşüyor. Bu sorumluluğun bilinciyle hareket edeceğinden şüphe duymuyorum. Size inanıyorum ve güveniyorum. Partimiz ve davamız için İstanbul’un ne kadar önemli olduğunu sizler zaten biliyorsunuz. Hep birlikte çok daha fazla çalışarak önce 2023’te, sonra 2024’te İstanbul halkının teveccühünü rekor oy oranlarıyla sandığa yansıtacağımıza inanıyorum. İnşallah aynı gerçeği Türkiye genelinde de elde edeceğiz. AK Parti ailesine yeni katılan dava arkadaşlarıma aramıza hoş geldiniz diyorum” dedi.

Mehmet Başa

Cumhurbaşkanı Erdoğan’la küçük çocuğun gülümseten diyaloğu Cumhurbaşkanı Erdoğan’la küçük çocuğun gülümseten diyaloğu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti İstanbul 100 Bin Yeni Üye programında konuşmasını yaptığı sırada küçük bir çocuğun, ‘Tayyip dede’ diye seslenmesine, “Efendim hoş geldin torunum” diyerek cevap vermesi neşeli anların yaşanmasına neden oldu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti İstanbul 100 Bin Yeni Üye programında yaptığı konuşma sırasında küçük bir çocuğun, ‘Tayyip dede’ diye seslenmesi üzerine konuşmasına ara vererek çocuğa cevap verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan kendisine, ‘Tayyip dede’ diye seslenen küçük çocuğa, “Efendim, Tayyip dede dediğine göre hoş geldin torunum diyeyim. Bende gözlerinden öpüyorum” diyerek cevap vermesi neşeli anların yaşanmasına neden oldu.

SEYDAOĞLU: ZULÜM VE ZORBALIĞI, ASLA KABUL ETMEYECEĞİZ SEYDAOĞLU: ZULÜM VE ZORBALIĞI, ASLA KABUL ETMEYECEĞİZ

Anavatan Anavatan partisi Diyarbakır Eski Milletvekili Sebgetullah Seydaoğlu, bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da, zulüm ve zorbalığı, asla kabul etmeyeceklerini belirtti.

Sakarya’da, Güneydoğu İllerinden giden mevsimlik işçilere reva görülen şiddet ve insanlık dışı muamele nedeniyle, Sakarya’ya giden Diyarbakır Eski Milletvekili Sebgetullah Seydaoğlu, yaşananlara kesinlikle kayıtsız kalmayacaklarını yineledi.

YAŞANAN ŞİDDET VE ZULME KAYITSIZ KALMAYACAĞIZ

Açıklamalarda bulunan Seydaoğlu, şunları söyledi:
‘Bilindiği üzere, fındık hasadı için, Güneydoğu Bölgemizin muhtelif illerinden Sakarya’ya gelen fındık işçilerimiz, Kocaali İlçesinde, kelimenin tam anlamıyla zorbalık, metazori ve zulüm yaşadılar.

Kendilerinden çok daha kalabalık bir kitle tarafından saldırıya uğrayan, darp edilen ve hakaretlere maruz kalan fındık işçilerimiz arasında, elinde çocuğu olmasına rağmen, şiddete maruz kalan bir bayan kardeşimizin görüntüleri, hepimizin yüreğini yaktı. İnsanlık dışı bu muameleyi, kardeşlerimize reva görenleri bir kez daha şiddetle kınıyor ve lanetliyoruz. Olay, haklı olarak ülkemiz gündemine oturdu ve bütün Türkiye’nin yüreğini yaktı.

Yıllardan beri Doğu ve Güneydoğu vilayetlerimizden Sakarya’ya fındık toplamak için gelen emekçi kardeşlerimize reva görülen bu gayri ahlaki zorbalık ve zulüm, bütün dünya insanları tarafından nefretle kınanmalı ve tepki gösterilmelidir’.

SAKARYA’DA MEVSİMLİK İŞÇİLERLE BULUŞTU

Ankara’dan Sakarya’ya gelen Sebgetullah Seydaoğlu, ilk olarak bir dizi resmi görüşme ve temaslarda bulundu.
Sakarya Valisi Çetin Oktay Kaldırım ile, Hendek ve Akyazı İlçelerinin kaymakamları ve her iki tarafın muhtarlarıyla bir dizi görüşmeler yapan Seydaoğlu, yaptıkları ziyaret ve görüşmelerde, mevsimlik işçilere reva görülen davranışın, asla kabul edilemez ve tasvip edilemez olduğuna vurgu yapan Seydaoğlu, bu tür olayların bir daha yaşanmamasını temenni ettiklerini belirtti.

Seydaoğlu, yaptığı ziyaret ve görüşmelerle ilgili olarak şunları söyledi:
‘Merhum Emniyet Müdürümüz Ali Gaffar Okkan’ın Hendek İlçesindeki mezarını da ziyaret ederek, Fatiha ve Dualarımızı okuduk. Bu vesileyle, kendisini bir kez daha Rahmetle anıyoruz.

Sakarya Valimiz, Hendek ve Akyazı İlçelerimizin kaymakamlarıyla görüştükten sonra, burada ekmeğini kazanmaya çalışan, Doğu ve Güneydoğu’nun muhtelif vilayetlerinden gelen binlerce mevsimlik işçilerimizi ziyaret ederek, onlarla buluştuk ve kucaklaştık.
Unutmamak gerekir ki, hepimiz kardeşiz ve bu kardeşliğe zarar vermeye hiç kimsenin hakkı yok. Bu tür kendini bilmez kişilere, gerekli merciler, hak ettikleri cezaları mutlaka vermeliler.

Diyarbakır başta olmak üzere, Mardin, Siirt, Bitlis,Batman, gibi Bölgemiz İllerinden gelerek çalışan gariban mevsimlik işçilerimiz, gün boyunca çalışıp, ter dökmektedirler. Sigortasız ve sosyal güvenceden mahrum olarak, günün tümünü güneşin altında çalışarak, ekmeğini helal yoldan kazanan bu insanlara, kimsenin kabalık yapmaya, şiddet uygulamaya hakları yoktur.
Alın teri ve emeğiyle çalışan emekçilerimize yönelik olarak reva görülen bu zulmü bir kez daha kınıyor ve telin ediyoruz. Hangi Semavi Dine mensup olursa olsun, dili, ırkı ne olursa olsun, bütün insanlarımıza sevgi ve saygı çerçevesinde yaklaşılmalıdır’.

MEVSİMLİK İŞÇİLERE HEDİYELER GÖTÜRDÜ

Öte yandan beraberindeki heyetle Sakarya’ya adeta çıkarma Seydaoğlu, mevsimlik işçilere sürpriz hediyeler götürmeyi de ihmal etmedi.
Tam beş yüz çift spor ayakkabı, bir ton hurma, bulgur, pirinç, nohut, mercimek, üç yüz bayan için çeşitli kıyafetler ve çocuklara defter götüren Seydaoğlu, olanaklar dâhilinde bu tür yardımlara devam edeceklerini belirtti.
Seydaoğlu’nun, üzücü olayların yaşandığı bölgeyi ziyaret etmesi, gerginliği sona erdirerek, tansiyonun düşmesine vesile oldu. Olayın yaşanmasının hemen ardından, insiyatif alıp, Sakarya’ya adeta çıkarma yaparak, İl Valisi, Kaymakamlar, muhtarlar ve diğer devlet erkanıyla görüşen Seydaoğlu’nun bu duyarlı davranışı, vatandaşlar tarafından takdirle karşılandı. Mevsimlik işçilerle hatıra fotoğrafı çektirmeyi de ihmal etmeyen Seydaoğlu, ne zaman olursa olsun, bu tür durumlarda yardımcı olmaya hazır olduğunu ve elinden gelen tüm gayreti göstermeye devam edeceğini kaydetti.
Üç günden bu yana çiftçilerle beraber çadırda yatan, onların sorunlarını dinleyip, resmi makamlara ileten Seydaoğlu’nun bu örnek davranışı, Türkiye genelinde takdirle karşılanırken, diğer siyasetçilerin de Seydoğlu’nu örnek almaları gerektiği kaydedildi.

HABER: YILMAZ ACU


EDİTÖRLER
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Kategori Seçin:
Kategori Seçin:

TRT Haber Haberler