• Altın
  • Dolar
  • Euro
  • İstanbul °C
  • Ankara °C

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Cuma günü müjde vereceğiz, Türkiye’de yeni bir dönemin açılacağına inanıyorum”

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Cuma günü müjde vereceğiz, Türkiye’de yeni bir dönemin açılacağına inanıyorum”
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Cuma günü müjde vereceğiz, Türkiye’de yeni bir dönemin açılacağına inanıyorum”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,“Türkiye’nin Doğu Akdeniz’den Libya’ya kadar farklı cephelerde yürüttüğü mücadele sadece bir hak mücadelesi değil, bir istikbal mücadelesidir.Bir asır önce millet olarak nasıl Serv’i yırtıp attıysak, bugün de Doğu Akdeniz’de ülkemize dayatılmaya çalışılan Serv’e boyun eğmeyeceğiz. Cuma günü bu müjdeyi tüm milletimize vermek suretiyle Türkiye’de yeni bir dönemin açılacağına inanıyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kalyon Güneş Teknolojileri Fabrikası’nın açılış törenine katıldı. Törene Erdoğan’ın yanı sıra Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak katıldı. Programda konuşan Erdoğan, 400 milyon dolarlık bir yatırımla 100 bin metrekare kapalı alanda kurulan tesisin bin 400 kişiye istihdam imkanı sunacağını belirterek, “Tesisin ülkemizi güneş paneli sektöründe liderliğe taşıyacağına inanıyorum. Yenilebilir enerji olayı bizler için çok çok önemli. Artık sadece üretmek, sadece ürettiğini iç piyasa ve yurt dışına satmak yetmiyor. Şirketlerimizin üretimle beraber inovasyona, araştırma geliştirme faaliyetine ağırlık vermesi gerekiyor. Tesisimizin 100 mühendis ve araştırmacının çalışacağı modern bir araştırma geliştirme merkeziyle desteklenmiş olması bu bakımdan takdire şayandır” dedi.

Konya Karapınar’daki bin megawatlık güneş enerjisi santraline ilişkin konuşan Erdoğan, “Ülkemiz bu alanda muhteşem bir tesise kavuşacaktır. Toplam yatırım bedeli 1 milyar doları bulan 2 bin 600 futbol sahası büyüklüğündeki bu santral ile 2 milyon vatandaşımızın yıllık enerji ihtiyacını karşılayacak, yllık 2 milyon ton fosil ve karbondioksit salınımını önlemiş olacağız. Milyonlarca dolarlık ithalatın önüne geçeceğiz. Böylece her açıdan çevreci modern tesisi ülkemize kazandırmanın gururunu yaşayacağız” şeklinde konuştu.

“Bu dönemde ne salgınla mücadelemizi sekteye uğrattık ne de başkaları gibi yatırımlarımızı durdurma kararı aldık”

Dünyanın birçok ülkesinde korona virüs nedeniyle yatırımların durduğuna dikkat çeken Erdoğan, Türkiye’nin bu süreçte özgün bir yol izlediğini belirterek, “Bu dönemde ne salgınla mücadelemizi sekteye uğrattık ne de başkaları gibi yatırımlarımızı durdurma kararı aldık. Ekonomimizi yeniden büyüme trendine sokmaya gayret ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Dünya genelinde 800 bin insanın hayatını kaybettiği salgının üstesinden gelmenin kolay olmadığını belirten Erdoğan, salgının hayatın birçok alanını etkilediğini ve Türkiye’nin salgını yönetebilen nadir ülkelerden olduğunu söyledi. Türkiye’de salgının kontrol altında olduğunu ifade eden Erdoğan, “Son dönemde vaka sayısında kısmi artış görünse de salgın kontrolümüz altındadır. Havayolu trafiğinin kaybettiği ivmeyi kapattığını görüyoruz. Rusya, Ukrayna ve Almanya’dan gelen misafirlerimizin sayısının artmasıyla turizm sektörümüz toparlanmaya başladı. Haziran’da sanayi üretimi aylık ve yıllık bazda güçlü bir performans gösterdi. Yüzde 17,6’lık aylık üretim artışıyla dünyada en hızlı toparlanan 5. ülke olduk. Sermaye ve aramalı kalemlerindeki çift haneye varan artışlar yatırım talebi açısından çok güçlü sinyal veriyor. Yılın ilk 7 ayındaki yatırım talebi salgına rağmen geçen senenin yüzde 28 üzerinde seyrediyor. Türkiye genelinde konut satışları 2010 Temmuz ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 125 artarak tarihi bir rekora imza attı. Üretimin temel girdilerinden elektrik tüketimi verileri artış eğiliminde” dedi.

“Bize düşen işi gücü karamsarlık aşılamak olan muhalefete aldırmadan, üretime, yatırıma devam etmektir”

Türk ekonomisinini salgın öncesi ivmesini yakaladığını ifade eden Erdoğan, “İnşallah bu tempoyu daha da artırmakta kararlıyız. Bizim için her imtihan bizlere sunulmuş bir imkandır. Korona virüs salgını ile değişen küresel dinamikler ülkemizin önünde yeni kapıların aralanmasına, yeni fırsatlar belirlenmesine sebep olmuştur. Bize düşen işi gücü karamsarlık aşılamak olan muhalefete aldırmadan üretime, yatırıma devam etmektir. CHP zihniyetinin bizi esir almasına izin verirsek siyasette vesayete, sanayide ithalata enerjide dışa bağımlılığa mahkum ederiz” diye konuştu.

CHP’nn tutumunu eleştiren Erdoğan, iş dünyasına çağrıda bulunarak, “Milletin mücadelesine destek olmak yerine takoz olan sığ bir muhalefet anlayışının ülkemize verebileceği hiçbir şey yoktur. Türkiye’nin kalkınmasına katkı yapmak varken sürekli ülkemizi karalayan, sağa sola Türkiye’yi şikayet eden bir muhalefet bu ülkeye yabancılaşmış demektir. CHP’nin tek derdi otel lobilerinde gizlice buluştukları IMF konseyine ülkeyi yeniden teslim etmektir. İş dünyamızdan tüm umudunu ülkemizin tökezlemesine, bu ülkenin yara almasına bağlamış kişilere kulak asmamasını özellikle rica ediyorum. Tüm müteşebbislerimizin Türkiye potansiyeline inanmalarını, bu ülkenin aydınlık geleceğini görmesini istiyorum. Nasıl bugün her alanda dünden daha iyi bir alanda isek inşallah yarın çok daha iyi bir konumda olacağız. Son 18 yıldır olduğu gibi CHP’nin sorumsuz, vizyonsuz siyasetine rağmen başaracağız. Diplomaside, ekonomide, sürdürülebilir kalkınmada başarının temel şartı enerjide bağımlılığı en aza indirmektir” dedi.

“Enerjide dışa bağımlılık, enerji güvenliği açısından da tehdit unsurudur”

Enerjide dışa bağımlılığın meydana getirdiği olumsuz durumu aktaran Erdoğan, ‘güçlü enerji, bağımsız Türkiye’ düşüncesiyle 3 sene önce hayata geçirilen milli enerji ve maden politikasını hatırlattı. Erdoğan, dışa bağımlılığı azaltmak için yerli ve yenilenebilir enerjinin öneminden bahsederek, “Enerjide dışa bağımlılık sadece cari denge açısından değil, aynı zamanda enerji güvenliği açısından da tehdit unsurudur. Güçlü enerji bağımsız Türkiye idealiyle 3 yıl önce milli enerji ve maden politikamızı hayata geçirdik. Dışa bağımlılığımızı azaltmak için yerli ve yenilenebilir enerjinin enerji sepetimizdeki payını arttıracak yatırımlara hız verdik” diye konuştu.

“2019 yılında elektriğimizin yüzde 62’sini yerli ve yenilenebilir kaynaklardan ürettik”

2002 yılında AK Parti’nin iktidara geldiği dönemle içinde bulunulan dönemi kıyaslayan Erdoğan, güneş enerjisi kurulu gücünde Türkiye’nin Avrupa’da önde gelen ülkeler arasında olduğunu belirtti. Erdoğan, “2019 yılında elektriğimizin yüzde 62’sini yerli ve yenilenebilir kaynaklardan ürettik. 2002 yılında yenilenebilir kaynaklardan elektrik üretimimiz yüzde 26,3 iken, bu sayı 2019’da yüzde 48’e, bu yılın Temmuz sonu itibarıyla da yüzde 49,2’ye yükseldi. 2019 yılında güneş enerjisinden elde ettiğimiz elektrikle yaklaşık 4,1 milyon hanenin elektrik tüketimini karşıladık. 2002’de 12 bin 305 megawatt olan yenilenebilir enerji kurulu gücümüz 2020 Temmuz sonu itibarıyla 46 bin 679 megawatta çıktı. Daha önce termik santraller ve hidroelektrik santralleri Türkiye’nin baz gücünü karşılarken bugün rüzgar, güneş, jeotermal, biokütle gibi yenilenebilir enerji kaynaklarından istifade ediyoruz. Tek bir kaynağa bağlı kalmadan farklı enerji kaynaklarını sisteme dahil ederek enerji üretim alt yapımızı zenginleştiriyoruz. Türkiye’nin kurulu gücünün yarısı temiz enerji kaynaklarından oluşuyor. Güneş enerjisi kurulu gücünde dünyada 13’üncü, Avrupa’da 7’nci sıradayız. Bugün güneşten elektrik üretimimiz, toplam elektrik üretimimizin yaklaşık yüzde 4’ünü oluşturuyor. Bu yıl ilk defa güneş ve rüzgar santrallerimizin toplam elektrik üretimimizdeki payı yüzde 10’un üzerinde gerçekleşti. Yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarımızı; yerli üretim, yerli Ar-Ge ve yerli insan kaynağı şartıyla yatırıma açıyoruz. Akdeniz’deki hak ve hukukumuzu korumaya yönelik attığımız adımlar, enerji dışa bağımlılığımızı ortadan kaldırmak için hayati öneme sahiptir” diye konuştu.

“Türkiye’nin Doğu Akdeniz’den Libya’ya kadar farklı cephelerde yürüttüğü mücadele bir istikbal mücadelesidir”

‘Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de ne işi var?’ diye soran muhalefet partilerine seslenen Erdoğan, Türkiye’nin Doğu Akdeniz meselesini bir istikbal mücadelesi olarak tanımladı. Erdoğan, “Türkiye’nin Doğu Akdeniz’den Libya’ya kadar farklı cephelerde yürüttüğü mücadele sadece bir hak mücadelesi değil bir istikbal mücadelesidir. Vatanımızı savunmak için ne kadar önemli gayretler veriyorsak, bugün mavi vatanı savunmak da o derece önemlidir. Bir asır önce millet olarak nasıl Serv’i yırtıp attıysak, bugün de Doğu Akdeniz’de ülkemize dayatılmaya çalışılan Serv’e boyun eğmeyeceğiz. Yüzde 100 haklı olduğumuz bu meselede şayet korsanlığa prim verirsek gelecek nesillerin yüzüne bakamayız. Evlatlarımıza kendi haklarını dahi savunmaktan aciz, özgüven ve cesaret yoksunu bir ülke teslim edemeyiz. Maalesef biz siyasette, ekonomide, enerjide ve birçok alanda geçmişte yapılan hataların bedelini ödemek zorunda kaldık” ifadelerini kullandı.

“CHP’nin anakaramızdan bir taş atımı mesafedeki adaların nasıl elimizden alındığını milletimize izah etmesi gerekiyor”

Cumhuriyetin kurulduğu tek partili dönemlere atıfta bulunan Erdoğan, CHP’nin bu dönemdeki dış politikasını eleştirdi. Erdoğan, “Özellikle tek parti CHP’sinin dış politikada bıraktığı kötü mirasın ceremesini 83 milyon olarak hala biz çekiyoruz. Misak-ı Milli sınırlarımıza sahip çıkılmamasıyla, adalar meselesinde ürkek davranılmasının ülkemize çok büyük maliyetleri olmuştur. Sadece uğrunda şehitler verdiğimiz toprakları kaybetmedik, aynı zamanda güneyimizdeki zengin enerji kaynaklarının da dışında bırakıldık. Ege ve Akdeniz’de yüzleştiğimiz kronik sorunların temelinde bu dönemde yapılan yanlış hamleler bulunuyor. Zamanın şartlarına sığınarak hataları örtmeye çalışmak kolaycılıktır. CHP’nin ana karamızdan bir taş atımı mesafedeki adaların nasıl elimizden alındığını, milletimize izah etmesi gerekiyor. CHP bu kötü mirasıyla hesaplaşmak yerine pişkince bizi eleştirmekte, bizi suçlamakta, Rum ve Yunan tezlerinin savunuculuğunu yapmaktadır. Ülkemizin hemen her meselesinde olduğu gibi CHP kontrolü kaybetmiş, muhasebeyi tamamen yitirmiştir. Siyasi hırslarını ülkenin çıkarlarının önüne koyan bir partiden; milli ve yerli bir tavır beklemek elbette gerçekleşmesi zor bir hayaldir” dedi.

“Biz medeniyetler beşiği Akdeniz’de gerilim ve kavga istemiyoruz”

“Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de attığı adımlar, günlük siyasete kurban edilemeyecek kadar stratejik öneme sahiptir” diyen Erdoğan, CHP’nin de bu konuda milletin hissiyatına uygun davranmasını istedi. Erdoğan, “CHP’den yurt dışındaki dostlarına taşeronluk yapmak yerine Doğu Akdeniz meselesinde Türkiye eksenli hareket etmesini istiyoruz. CHP yönetiminden Rum ve Yunan tezlerine sözcülük yapmasını değil, milli bir meselede milletin hissiyatına uygun davranmasını istiyoruz. Türkiye, Doğu Akdeniz’de hakkını sonuna kadar aramakta kararlıdır. Hiçbir sömürgeci güç ve tehdit ülkemizi bu bölgede var olduğu düşünülen zengin petrol ve doğal gaza kayaklarından mahrum bırakamaz. Biz hiç kimsenin hakkına, hukukuna el uzatmıyoruz. Biz medeniyetler beşiği Akdeniz’de gerilim ve kavga da istemiyoruz. Biz, sadece milletimizin hakkını, Kıbrıs Türklerinin hukukunu savunuyoruz. Şimdiye kadar karşılaştığımız onca çifte standartlara rağmen; uluslararası hukuktan taviz vermedik. Bugün de aynı samimiyetle hareket ediyoruz. Muhataplarımızdan da gerilimi tırmandıracak değil, diyalog yolunu açacak adımlar bekliyoruz. İnşallah bu meseleyi ülkemizin hak ve hukukunu temin edecek şekilde çözüme kavuşturacağımıza inanıyorum” ifadelerini kullandı.

“Açıklarsam bu işin heyecanı kaybolur”

Türk milletini yakından ilgilendiren bir hususta 21 Ağustos Cuma gününü hedef gösteren Erdoğan, müjdeli bir haber vereceğini belirtti. Erdoğan, “Yarın malum Perşembe, ardından Cuma. İnşallah Cuma günü tüm milletimize bir müjdeyi vermekle karşı karşıya olacağımızı tahmin ediyor ve inanıyorum. Bu müjdenin hayalleri ve rüyası içindeyiz. Cuma günü bu müjdeyi tüm milletimize vermek suretiyle Türkiye’de yeni bir dönemin açılacağına inanıyorum. Açıklarsam bu işin heyecanı kaybolur” dedi.

Derya Yetim – Emin Kuvat – Hülya Keklik



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
‘BU KUTLU YOLDAN DÖNMEK YOK’ ‘BU KUTLU YOLDAN DÖNMEK YOK’

D.BAKIR- Diyarbakır Liv Suit Otel İşletmecisi ve Genel Müdürü İş adamı Ferman Zaman, ‘Rahmetlerin adeta yağmur gibi yağdığı bir mübarek Ramazan-ı Şerif’e daha kavuşmanın kıvancını yaşadıklarını’ belirtti.

 

Liv Suit Otel İşletmecisi ve Genel Müdürü İş adamı Ferman Zaman, Mübarek Ramazan-ı Şerif dolayısıyla yayınladığı kutlama mesajında şunları söyledi: ‘Mübarek Ramazan Ayı, Ramazan ayı, kırgınlık ve dargınlıkların sona erdiği, kutlu zaman bir zaman dilimidir. Cenabı Rabbim, bizler bir kez daha Recep, Şaban ve Ramazan aylarıyla, bu nadide günlerin beraberinde getirdiği kutla kandil gecelerine kavuşturdu.

 

Gerek ülkemiz ve gerekse bütün dünya insanları, oldukça zorlu bir sınavdan geçmekteyiz. Ülkemizin yanı sıra, dünya genelinde vefat ve bulaşıcı pandemi vaka sayılarının hızlı bir artış trendine girdiğini, üzülerek gözlemlemekteyiz. Bireysel ve çevre temizliğine önem göstermemiz, sadece kendimiz değil, bütün sevdiklerimizin hayatı açısından önem taşıyor. Temas, maske, mesafe ve hijyen hususlarına, son derece önem göstermemiz gerekiyor. Yüce Allah’a dualar ve niyazlar ederek, aziz milletimiz başta olmak üzere, dünyada etkili olan ve can almaya devam eden, bulaşıcı pandemiden kurtulmayı dilyoruz. Cenab-ı Allah; başta ülkemiz olmak üzere, bu kutlu maneviyat ikliminde, bütün İslam Alemi’nin birlik ve beraberliğini muhafaza etmemizi nasip buyursun.

 

On bir Ayın Sultanı Şehri Ramazan, geçmişe dönük bir muhasebe yaparak, bugüne yaptığımız yanlışlarla yüzleşip, bu yanlışlarla bir daha düşmemek noktasında bir fırsat teşkil etmektedir. Saygıdeğer halkımız ve tüm İslam Âlemi’nin mübarek Ramazan Ayını en halisane duygularımla kutlar, bu mukaddes günlerin, başta aziz milletimiz olmak üzere, bütün dünyada, sağlık, mutluluk ve esenliklere vesile olmasını, Yüce Rabbim’den niyaz ederim’.

Başkan Çavuşoğlu: Otizm eksiklik değil farkındalıktır Başkan Çavuşoğlu: Otizm eksiklik değil farkındalıktır

Diyarbakır’da Dünya Otizm Farkındalık Günü yürüyüşü düzenlendi. Yürüyüşe katılan, Güneydoğu Down Sendromu Derneği Başkanı İrfan Çavuşoğlu, otizmin eksiklik olmadığını, farkındalık olduğunu söyledi.

2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık günü, Diyarbakır’da da çeşitli etkinliklerle kutlandı. Diyarbakır’da Güneydoğu Down Sendromu Derneği, sivil toplum kuruluşları ile Büyükşehir Belediyesi Sosyal İşler Dire Başkanlığı ve Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü tarafından Dünya Otizm Farkındalık Gününe dikkat çekmek amacıyla farkındalık yürüyüş düzenlendi.

Sümer Park Ortak Yaşam Alanında başlayan farkındalık yürüyüşü Diyarbakır Valiliği binasının önüne son bulurken, valilik önünde otizmli ve engelli çocukları karşılayan Vali Münir Karaloğlu, otizmli çocuklar ile engelli bireylerle beraber Anıt Park içerisine kadar yapılan yürüyüşe katılarak destek verdi.

Etkinlikte konuşan Vali Karaloğlu, Diyarbakır’da da bir farkındalık oluşturmak gayesiyle bu etkinliği yaptıklarını söyledi. Vali Karaloğlu, “Otizm bir eksiklik değil, ayrıcalıklı bir farkındalık ve aslında otizmli yavrularımızı erken teşhis edebilirsek, onlara doğru ve özel bir eğitim sağlayabilirsek ve toplumsal farkındalığı da artırabilirsek bu yavrularımızdan yarın dünyayı değiştirecek dahiler çıkabilir. Bunun dünyada birçok örneği var.

İşte Albert Einstein’ın, Newton’un, Mozart’ın ve Steve Jobs’un otizmli olduğu söyleniyor. Onlar erken teşhis, doğru ve özel eğitim ile farkındalıkla dünyayı değiştirecek bilimsel ve sanatsal faaliyetlerde insanlığı çok şey katmışlardır.

Bizde otizmli yavrularımızı, hem ailelere hem de biz topluma Allah’ın imtihanıdır, onların bu farkındalığını fark eder, o farkındalıklarına uygun davranırsak inşallah onlarda içerisinde bulundukları topluma daha faydalı bireyler haline getirebiliriz” diye konuştu.

Günün anlamına hitaben bir açıklama yapan Güneydoğu Down Sendromu Derneği Başkanı İrfan Çavuşoğlu, “Çocuklar da farkındalığı hissettirmek amacıyla buradalar.

Güneydoğu Down Sendromu Derneği olarak engelli vatandaşlarımızın hayatın her alanında yer almalarını sağlamak ve önlerindeki engelleri ortadan kaldırmak için hak temelli hizmet anlayışını esas alıyoruz. Otizmin hastalık değil farklılıktır. Siz de otizmi fark edin görmezden gelmeyin” dedi.

Mısır: “Ever Given gemisi kanalı en az 1 milyar dolar zarara uğrattı” Mısır: “Ever Given gemisi kanalı en az 1 milyar dolar zarara uğrattı”

Mısır Süveyş Kanalı İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, Süveyş Kanalı’nı tıkayan ve gemi trafiğini durduran Ever Given gemisinin kanala en az 1 milyar dolar zarara neden olduğunu duyurdu.

Süveyş Kanalı’nda 6 gün boyunca gemi trafiğine engel olan Japon Shoei Kisen Kaisha şirketine ait 200 bin tonluk konteyner gemisi Ever Given, kanal önemli maddi zarar uğraştı. Mısır Süveyş Kanalı İdaresi Başkanlığı, yaşanan olayda geminin kanala maddi zararının en az 1 milyar dolar olduğunu açıkladı. Süveyş Kanalı İdaresi Başkanı Usame Rabie yaptığı açıklamada, “Yaşanan tıkanma nedeniyle Mısır, günlük 12 ila 15 milyon dolar maddi zarar etti. Yapılan soruşturma sonucu zararı kimin karşılayacağı belirlenecek” ifadelerini kullandı. Rabie, soruşturmanın önemi vurgulayarak, geminin kara kutusunun geminin ilk sıkıştığı andan yüzdürüldüğü ana kadar ayrıntıları ortaya çıkaracağını söyledi. Süveyş Kanalı İdaresi Başkanı Rabie, “Tazminat ödenmesi gerekiyor, çünkü tazminat ülkenin hakkıdır. Bu olay, Mısır’ın itibarına zarar verdi” ifadesini kullandı.

23 Mart’ta karaya oturan gemi sadece Mısır’a değil küresel ticarette büyük zarara yol açmıştı. Dev geminin kanalı tıkamasının ardından kanalda gemi trafiği oluşmuş ve 450 gemi, Ever Given gemisinin yüzdürülerek rotalarına devam etmeyi beklemişti. Ever Given’ın hareket ettirilmesinin ardından kanalda trafik yeniden başlamıştı.

Hocazade ve Avcıl’dan İşadamı Balıkçı’ya nezaket ziyareti Hocazade ve Avcıl’dan İşadamı Balıkçı’ya nezaket ziyareti

Avrupa El Ele Engelliler ve Yaşlılar Yardım Vakfı Genel Başkanı Cengiz Hocazade ve Diyarbakır İl Başkanı Arzu Avcıl’dan SRC Yapı İnşaat .Ltd.Şti. Aş.Yönetim Kurulu Başkanı işadamı Sinan Balıkçı’ya nezaket ziyaretinde bulundu.

Avrupa El Ele Engelliler ve Yaşlılar Yardım Vakfı Genel Başkanı Cengiz Hocazade ve Diyarbakır İl Başkanı Arzu Avcıl ziyarette vakıflarının çalışmaları hakkında Sinan Balıkçı ile fikir alışverişinde bulundu.

Ziyaret esnasında Hocazade ve Avcıl beraberlerinde getirdikleri plaket ve çiçeği Sinan Balıkçı’ya taktim etti.

Sinan Balıkçı ise Hocazade ve Balıkçı’ya ziyaretten duyduğu memnuniyeti ifade ederek teşekkür etti ve çalışmalarında başarılar diledi. Balıkçı, “Sayın vakıf başkanlarımız Cengiz Hocazade ve Arzu Avcıl gibi değerli vatanına milletine bayrağına sadık insanlara kapımız her zaman açıktır.

Ziyaretleri bizleri çok mutlu etti. Diyarbakırımız güzel bir şehirdir sahabeler ve peygamberler şehridir bizler için misafirler başımızın tacıdır. Misafirlerimizin getirdiği çiçek ve plaket içinde teşekkür ediyorum” dedi.

Fatih Erbakan Diyarbakır’da coşkuyla karşılandı Fatih Erbakan Diyarbakır’da coşkuyla karşılandı

Yeniden Refah Partisi Mardin İl Kongresi’ne katılmak için Diyarbakır Havalimanına iniş yapan Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan Diyarbakır İl Başkanlığı tarafından coşkuyla karşılandı.

Yeniden Refah Partisi Diyarbakır İl Başkanı Ali Erdem ve yönetim kurulu üyelerinin aralarında bulunduğu kalabalık Genel Başkanları Fatih Erbakan’ı Mardin’e kadar yalnız bırakmadı.

Büyük bir coşkunun yaşandığı Yeniden Refah Partisi Mardin İl Kongresi’nde adeta Diyarbakır rüzgarı da esti. Genel Başkanları Fatih Erbakan’ı yalnız bırakmayan Diyarbakırlı vatandaşlara teşekkür eden

 Yeniden Refah Partisi Diyarbakır İl Başkanı Ali Erdem, “Bizleri yalnız bırakmayan sevgili Diyarbakırlı Yeniden Refah Partili kardeşlerime sonsuz teşekkür ediyorum” dedi.

Öte yandan, Mardin’de partisinin 2. Olağan Kongresine katılan Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan’a Genel Başkan Yardımcıları Prof. Dr. Sacit Günbey , Naim Öztürk, Doğan Bekin, Erkan İlyas Helvacı, çok sayıda MKYK üyesi eşlik etti.

Kongrede konuşan Erbakan, partilerinin kuruluşundan bu yana kısa sürede çok mesafe katettiklerini ifade etti.

Artuklu Üniversitesi Vali Kılıçlar Salonu’nda yapılan kongrede konuşan Erbakan, “Biz Mardinlileri seviyoruz. Erbakan hocamız Mardinlileri seviyordu. Mardinliler de Erbakan hocamızı seviyordu. Bu kadar kısa sürede, bu kadar uzun mesafe kat etmemiz Mardin’de şu muazzam coşkulu toplulukla il kongremizi yapmamız davamızın bereketidir, Cenabı Allah’ın yardımıdır ve Milli Görüşün bereketidir.

Cenab-ı Allah bizleri bu istikametten bu hak davadan ayırmasın. Milletimize, Mardin’e, ülkemize, İslam alemine, bütün insanlığa faydalı olmayı, hayırlı hizmetler yapmayı, mazlumların, ezilenlerin derdine derman olmayı nasip eylesin inşallah dedi. Herkesin hiçbir ayrım gözetmeksizin saadet ve selametini hedefleyen anlayışla geliyoruz.” dedi.

Bölgenin en önemli sorunun işsizlik ve geçim sıkıntısı olduğunu söyleyen Erbakan, konuşmasına şöyle devam etti: “Sağlık alanında Türkiye eskiden beridir iyi bir noktada ve sağlıkta pandemi sürecinde de büyük başarılar gösterildi. Ama hayatta kalanlar bu sefer ekonomi olarak çöktü. 2020 yıllında Türkiye’de 99 bin 588 esnaf dükkanını kapattı. 40 bin 735 şirket kapandı.

Milyonlarca insan demektir bu. Böyle bir noktada esnafın kredi taksitlerinin en az 1 yıl ertelenmesi lazım. O kredi borcunun faizinin, hiç değilse yarısının devlet tarafından karşılanması lazım. Esnafa doğrudan nakit desteğinin artırılarak sürdürülmesi lazım. Esnafın su, doğal gaz, elektrik ve SGK borcunun mutlaka faizsiz şekilde en az 1 yıl ertelenmesi lazım. Kısa çalışma ödeneğinin de en az 6 ay daha devam ettirilmesi lazım.”

ÖZEL HABER:YILMAZ ACU

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği’nin (MÜSİAD) 20’nci Olağan Genel Kurulu’nda başkanlığa seçilen Mehmet Bozkuş’a hayırlı olsun ziyaretleri devam ediyor. Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği’nin (MÜSİAD) 20’nci Olağan Genel Kurulu’nda başkanlığa seçilen Mehmet Bozkuş’a hayırlı olsun ziyaretleri devam ediyor.

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği’nin (MÜSİAD) 20’nci Olağan Genel Kurulu’nda başkanlığa seçilen Mehmet Bozkuş’a hayırlı olsun ziyaretleri devam ediyor.

İş adamı Kemal Sinanlı MÜSİAD Başkanlığına seçilen Mehmet Bozkuş’a nezaket ziyaretinde bulundu.

Ziyarette fikir alışverişlerinde bulunduklarını belirten İşadamı Kemal Sinanlı, “MÜSİAD şehrimizin için en önemli sivil toplum kuruluşlarımızından biridir.

Bu kapsamda MÜSİAD başkanlığına seçilen Sayın Mehmet Bozkuş kardeşimizi ziyaret etme gereksinimini hissettik. Kendileri için gerek yurt dışında gerek yurt içinde elimden gelen her şeyi yapmaya hazırım. Gençlerimizin önünü açalım, bu kapsamda genç kardeşimiz Mehmet Bozkuş’a her zaman desteğimiz olacaktır.

Diyarbakırımız insanlık şehridir ve MÜSİAD ile bu kutsal şehrimize neler yapabiliriz, şehrimize ne katkı sunarızı konuştuk. Ben inanıyorum ki Mehmet kardeşimiz güzel hizmetler yapacaktır. Bizlerde kendisine destek olarak el birliği ile güzel hizmetler yapacağız. Allah utandırmasın hayırlara vesile olsun inşallah. Kapım kendisine ardına kadar açıktır.

Türkiye’nin neresinde olursa olsun desteğim olacaktır. İlgi alakadarından dolayı başkan Mehmet beye çok teşekkür ederim. Sayın Başkanımıza ve Yönetim Kurulumuza yeni görevlerinde nice başarılar diliyor, şehrimiz için fayda sağlamalarını temenni ediyorum” diye konuştu.

Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Başkanı Mehmet Bozkuş ise, “Değerli ağabeyimiz sayın Kemal Sinanlı beyin bizlere yapmış olduğu ziyaretten dolayı çok memnun olduk.

Sağolsunlar kendi birikimlerinden faydalanacağız inşallah. Ziyaret esnasında  güzel bir sohbetimiz oldu.  Allah kısmet ederse çok güzel projelerimiz olacaktır. desteklerinden dolayı Sayın Kemal Sinanlı beye teşekkür ederim” dedi.

ÖZEL HABER:YILMAZ ACU


EDİTÖRLER
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Kategori Seçin:
Kategori Seçin:

TRT Haber Haberler