• Altın
  • Dolar
  • Euro
  • İstanbul °C
  • Ankara °C

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Cuma günü müjde vereceğiz, Türkiye’de yeni bir dönemin açılacağına inanıyorum”

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Cuma günü müjde vereceğiz, Türkiye’de yeni bir dönemin açılacağına inanıyorum”
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Cuma günü müjde vereceğiz, Türkiye’de yeni bir dönemin açılacağına inanıyorum”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,“Türkiye’nin Doğu Akdeniz’den Libya’ya kadar farklı cephelerde yürüttüğü mücadele sadece bir hak mücadelesi değil, bir istikbal mücadelesidir.Bir asır önce millet olarak nasıl Serv’i yırtıp attıysak, bugün de Doğu Akdeniz’de ülkemize dayatılmaya çalışılan Serv’e boyun eğmeyeceğiz. Cuma günü bu müjdeyi tüm milletimize vermek suretiyle Türkiye’de yeni bir dönemin açılacağına inanıyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kalyon Güneş Teknolojileri Fabrikası’nın açılış törenine katıldı. Törene Erdoğan’ın yanı sıra Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak katıldı. Programda konuşan Erdoğan, 400 milyon dolarlık bir yatırımla 100 bin metrekare kapalı alanda kurulan tesisin bin 400 kişiye istihdam imkanı sunacağını belirterek, “Tesisin ülkemizi güneş paneli sektöründe liderliğe taşıyacağına inanıyorum. Yenilebilir enerji olayı bizler için çok çok önemli. Artık sadece üretmek, sadece ürettiğini iç piyasa ve yurt dışına satmak yetmiyor. Şirketlerimizin üretimle beraber inovasyona, araştırma geliştirme faaliyetine ağırlık vermesi gerekiyor. Tesisimizin 100 mühendis ve araştırmacının çalışacağı modern bir araştırma geliştirme merkeziyle desteklenmiş olması bu bakımdan takdire şayandır” dedi.

Konya Karapınar’daki bin megawatlık güneş enerjisi santraline ilişkin konuşan Erdoğan, “Ülkemiz bu alanda muhteşem bir tesise kavuşacaktır. Toplam yatırım bedeli 1 milyar doları bulan 2 bin 600 futbol sahası büyüklüğündeki bu santral ile 2 milyon vatandaşımızın yıllık enerji ihtiyacını karşılayacak, yllık 2 milyon ton fosil ve karbondioksit salınımını önlemiş olacağız. Milyonlarca dolarlık ithalatın önüne geçeceğiz. Böylece her açıdan çevreci modern tesisi ülkemize kazandırmanın gururunu yaşayacağız” şeklinde konuştu.

“Bu dönemde ne salgınla mücadelemizi sekteye uğrattık ne de başkaları gibi yatırımlarımızı durdurma kararı aldık”

Dünyanın birçok ülkesinde korona virüs nedeniyle yatırımların durduğuna dikkat çeken Erdoğan, Türkiye’nin bu süreçte özgün bir yol izlediğini belirterek, “Bu dönemde ne salgınla mücadelemizi sekteye uğrattık ne de başkaları gibi yatırımlarımızı durdurma kararı aldık. Ekonomimizi yeniden büyüme trendine sokmaya gayret ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Dünya genelinde 800 bin insanın hayatını kaybettiği salgının üstesinden gelmenin kolay olmadığını belirten Erdoğan, salgının hayatın birçok alanını etkilediğini ve Türkiye’nin salgını yönetebilen nadir ülkelerden olduğunu söyledi. Türkiye’de salgının kontrol altında olduğunu ifade eden Erdoğan, “Son dönemde vaka sayısında kısmi artış görünse de salgın kontrolümüz altındadır. Havayolu trafiğinin kaybettiği ivmeyi kapattığını görüyoruz. Rusya, Ukrayna ve Almanya’dan gelen misafirlerimizin sayısının artmasıyla turizm sektörümüz toparlanmaya başladı. Haziran’da sanayi üretimi aylık ve yıllık bazda güçlü bir performans gösterdi. Yüzde 17,6’lık aylık üretim artışıyla dünyada en hızlı toparlanan 5. ülke olduk. Sermaye ve aramalı kalemlerindeki çift haneye varan artışlar yatırım talebi açısından çok güçlü sinyal veriyor. Yılın ilk 7 ayındaki yatırım talebi salgına rağmen geçen senenin yüzde 28 üzerinde seyrediyor. Türkiye genelinde konut satışları 2010 Temmuz ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 125 artarak tarihi bir rekora imza attı. Üretimin temel girdilerinden elektrik tüketimi verileri artış eğiliminde” dedi.

“Bize düşen işi gücü karamsarlık aşılamak olan muhalefete aldırmadan, üretime, yatırıma devam etmektir”

Türk ekonomisinini salgın öncesi ivmesini yakaladığını ifade eden Erdoğan, “İnşallah bu tempoyu daha da artırmakta kararlıyız. Bizim için her imtihan bizlere sunulmuş bir imkandır. Korona virüs salgını ile değişen küresel dinamikler ülkemizin önünde yeni kapıların aralanmasına, yeni fırsatlar belirlenmesine sebep olmuştur. Bize düşen işi gücü karamsarlık aşılamak olan muhalefete aldırmadan üretime, yatırıma devam etmektir. CHP zihniyetinin bizi esir almasına izin verirsek siyasette vesayete, sanayide ithalata enerjide dışa bağımlılığa mahkum ederiz” diye konuştu.

CHP’nn tutumunu eleştiren Erdoğan, iş dünyasına çağrıda bulunarak, “Milletin mücadelesine destek olmak yerine takoz olan sığ bir muhalefet anlayışının ülkemize verebileceği hiçbir şey yoktur. Türkiye’nin kalkınmasına katkı yapmak varken sürekli ülkemizi karalayan, sağa sola Türkiye’yi şikayet eden bir muhalefet bu ülkeye yabancılaşmış demektir. CHP’nin tek derdi otel lobilerinde gizlice buluştukları IMF konseyine ülkeyi yeniden teslim etmektir. İş dünyamızdan tüm umudunu ülkemizin tökezlemesine, bu ülkenin yara almasına bağlamış kişilere kulak asmamasını özellikle rica ediyorum. Tüm müteşebbislerimizin Türkiye potansiyeline inanmalarını, bu ülkenin aydınlık geleceğini görmesini istiyorum. Nasıl bugün her alanda dünden daha iyi bir alanda isek inşallah yarın çok daha iyi bir konumda olacağız. Son 18 yıldır olduğu gibi CHP’nin sorumsuz, vizyonsuz siyasetine rağmen başaracağız. Diplomaside, ekonomide, sürdürülebilir kalkınmada başarının temel şartı enerjide bağımlılığı en aza indirmektir” dedi.

“Enerjide dışa bağımlılık, enerji güvenliği açısından da tehdit unsurudur”

Enerjide dışa bağımlılığın meydana getirdiği olumsuz durumu aktaran Erdoğan, ‘güçlü enerji, bağımsız Türkiye’ düşüncesiyle 3 sene önce hayata geçirilen milli enerji ve maden politikasını hatırlattı. Erdoğan, dışa bağımlılığı azaltmak için yerli ve yenilenebilir enerjinin öneminden bahsederek, “Enerjide dışa bağımlılık sadece cari denge açısından değil, aynı zamanda enerji güvenliği açısından da tehdit unsurudur. Güçlü enerji bağımsız Türkiye idealiyle 3 yıl önce milli enerji ve maden politikamızı hayata geçirdik. Dışa bağımlılığımızı azaltmak için yerli ve yenilenebilir enerjinin enerji sepetimizdeki payını arttıracak yatırımlara hız verdik” diye konuştu.

“2019 yılında elektriğimizin yüzde 62’sini yerli ve yenilenebilir kaynaklardan ürettik”

2002 yılında AK Parti’nin iktidara geldiği dönemle içinde bulunulan dönemi kıyaslayan Erdoğan, güneş enerjisi kurulu gücünde Türkiye’nin Avrupa’da önde gelen ülkeler arasında olduğunu belirtti. Erdoğan, “2019 yılında elektriğimizin yüzde 62’sini yerli ve yenilenebilir kaynaklardan ürettik. 2002 yılında yenilenebilir kaynaklardan elektrik üretimimiz yüzde 26,3 iken, bu sayı 2019’da yüzde 48’e, bu yılın Temmuz sonu itibarıyla da yüzde 49,2’ye yükseldi. 2019 yılında güneş enerjisinden elde ettiğimiz elektrikle yaklaşık 4,1 milyon hanenin elektrik tüketimini karşıladık. 2002’de 12 bin 305 megawatt olan yenilenebilir enerji kurulu gücümüz 2020 Temmuz sonu itibarıyla 46 bin 679 megawatta çıktı. Daha önce termik santraller ve hidroelektrik santralleri Türkiye’nin baz gücünü karşılarken bugün rüzgar, güneş, jeotermal, biokütle gibi yenilenebilir enerji kaynaklarından istifade ediyoruz. Tek bir kaynağa bağlı kalmadan farklı enerji kaynaklarını sisteme dahil ederek enerji üretim alt yapımızı zenginleştiriyoruz. Türkiye’nin kurulu gücünün yarısı temiz enerji kaynaklarından oluşuyor. Güneş enerjisi kurulu gücünde dünyada 13’üncü, Avrupa’da 7’nci sıradayız. Bugün güneşten elektrik üretimimiz, toplam elektrik üretimimizin yaklaşık yüzde 4’ünü oluşturuyor. Bu yıl ilk defa güneş ve rüzgar santrallerimizin toplam elektrik üretimimizdeki payı yüzde 10’un üzerinde gerçekleşti. Yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarımızı; yerli üretim, yerli Ar-Ge ve yerli insan kaynağı şartıyla yatırıma açıyoruz. Akdeniz’deki hak ve hukukumuzu korumaya yönelik attığımız adımlar, enerji dışa bağımlılığımızı ortadan kaldırmak için hayati öneme sahiptir” diye konuştu.

“Türkiye’nin Doğu Akdeniz’den Libya’ya kadar farklı cephelerde yürüttüğü mücadele bir istikbal mücadelesidir”

‘Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de ne işi var?’ diye soran muhalefet partilerine seslenen Erdoğan, Türkiye’nin Doğu Akdeniz meselesini bir istikbal mücadelesi olarak tanımladı. Erdoğan, “Türkiye’nin Doğu Akdeniz’den Libya’ya kadar farklı cephelerde yürüttüğü mücadele sadece bir hak mücadelesi değil bir istikbal mücadelesidir. Vatanımızı savunmak için ne kadar önemli gayretler veriyorsak, bugün mavi vatanı savunmak da o derece önemlidir. Bir asır önce millet olarak nasıl Serv’i yırtıp attıysak, bugün de Doğu Akdeniz’de ülkemize dayatılmaya çalışılan Serv’e boyun eğmeyeceğiz. Yüzde 100 haklı olduğumuz bu meselede şayet korsanlığa prim verirsek gelecek nesillerin yüzüne bakamayız. Evlatlarımıza kendi haklarını dahi savunmaktan aciz, özgüven ve cesaret yoksunu bir ülke teslim edemeyiz. Maalesef biz siyasette, ekonomide, enerjide ve birçok alanda geçmişte yapılan hataların bedelini ödemek zorunda kaldık” ifadelerini kullandı.

“CHP’nin anakaramızdan bir taş atımı mesafedeki adaların nasıl elimizden alındığını milletimize izah etmesi gerekiyor”

Cumhuriyetin kurulduğu tek partili dönemlere atıfta bulunan Erdoğan, CHP’nin bu dönemdeki dış politikasını eleştirdi. Erdoğan, “Özellikle tek parti CHP’sinin dış politikada bıraktığı kötü mirasın ceremesini 83 milyon olarak hala biz çekiyoruz. Misak-ı Milli sınırlarımıza sahip çıkılmamasıyla, adalar meselesinde ürkek davranılmasının ülkemize çok büyük maliyetleri olmuştur. Sadece uğrunda şehitler verdiğimiz toprakları kaybetmedik, aynı zamanda güneyimizdeki zengin enerji kaynaklarının da dışında bırakıldık. Ege ve Akdeniz’de yüzleştiğimiz kronik sorunların temelinde bu dönemde yapılan yanlış hamleler bulunuyor. Zamanın şartlarına sığınarak hataları örtmeye çalışmak kolaycılıktır. CHP’nin ana karamızdan bir taş atımı mesafedeki adaların nasıl elimizden alındığını, milletimize izah etmesi gerekiyor. CHP bu kötü mirasıyla hesaplaşmak yerine pişkince bizi eleştirmekte, bizi suçlamakta, Rum ve Yunan tezlerinin savunuculuğunu yapmaktadır. Ülkemizin hemen her meselesinde olduğu gibi CHP kontrolü kaybetmiş, muhasebeyi tamamen yitirmiştir. Siyasi hırslarını ülkenin çıkarlarının önüne koyan bir partiden; milli ve yerli bir tavır beklemek elbette gerçekleşmesi zor bir hayaldir” dedi.

“Biz medeniyetler beşiği Akdeniz’de gerilim ve kavga istemiyoruz”

“Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de attığı adımlar, günlük siyasete kurban edilemeyecek kadar stratejik öneme sahiptir” diyen Erdoğan, CHP’nin de bu konuda milletin hissiyatına uygun davranmasını istedi. Erdoğan, “CHP’den yurt dışındaki dostlarına taşeronluk yapmak yerine Doğu Akdeniz meselesinde Türkiye eksenli hareket etmesini istiyoruz. CHP yönetiminden Rum ve Yunan tezlerine sözcülük yapmasını değil, milli bir meselede milletin hissiyatına uygun davranmasını istiyoruz. Türkiye, Doğu Akdeniz’de hakkını sonuna kadar aramakta kararlıdır. Hiçbir sömürgeci güç ve tehdit ülkemizi bu bölgede var olduğu düşünülen zengin petrol ve doğal gaza kayaklarından mahrum bırakamaz. Biz hiç kimsenin hakkına, hukukuna el uzatmıyoruz. Biz medeniyetler beşiği Akdeniz’de gerilim ve kavga da istemiyoruz. Biz, sadece milletimizin hakkını, Kıbrıs Türklerinin hukukunu savunuyoruz. Şimdiye kadar karşılaştığımız onca çifte standartlara rağmen; uluslararası hukuktan taviz vermedik. Bugün de aynı samimiyetle hareket ediyoruz. Muhataplarımızdan da gerilimi tırmandıracak değil, diyalog yolunu açacak adımlar bekliyoruz. İnşallah bu meseleyi ülkemizin hak ve hukukunu temin edecek şekilde çözüme kavuşturacağımıza inanıyorum” ifadelerini kullandı.

“Açıklarsam bu işin heyecanı kaybolur”

Türk milletini yakından ilgilendiren bir hususta 21 Ağustos Cuma gününü hedef gösteren Erdoğan, müjdeli bir haber vereceğini belirtti. Erdoğan, “Yarın malum Perşembe, ardından Cuma. İnşallah Cuma günü tüm milletimize bir müjdeyi vermekle karşı karşıya olacağımızı tahmin ediyor ve inanıyorum. Bu müjdenin hayalleri ve rüyası içindeyiz. Cuma günü bu müjdeyi tüm milletimize vermek suretiyle Türkiye’de yeni bir dönemin açılacağına inanıyorum. Açıklarsam bu işin heyecanı kaybolur” dedi.

Derya Yetim – Emin Kuvat – Hülya Keklik



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Başkan Lale: Her şey Hani ilçemiz için Başkan Lale: Her şey Hani ilçemiz için

Diyarbakır’ın Hani İlçe Belediye Başkanı İbrahim Lale, görevde olduğu yaklaşık 2 yıllık süre zarfında senelerdir hizmet bakımından ihmal edilen Hani genelinde yaptığı hizmetlerle, vatandaşların takdirini kazanmayı başardı. Kendisine Hani halkı tarafından verilen bu görevi her zaman layıkıyla yerine getireceğini belirten Başkan Lale, “Her şey Hani ilçemiz için” dedi.

Uzun yıllar hizmet konusunda ihmal edilen Diyarbakır’ın Hani ilçesi’nde kısa zamanda gerçekleştirdiği projelerle, Hani’yi bir uçtan diğer bir uca belediyecilik hizmetleriyle buluşturan Başkan Lale, mesai kavramı gözetmeksizin çalışmalarına hızla devam ediyor.

Göreve geldiği Nisan 2019 yılında bu yana altyapıdan eğitime, tarımdan sosyal ve kültürel faaliyetlere kadar bir çok konuda önemli çalışmalar gerçekleştiren Başkan Lale aynı zamanda ilçede uzun yıllardır çözüm bekleyen sorunlarada el atarak halkın gönlünü fethetti.



Şeffaf belediyecilik anlayışını benimseyen, vatandaşlarla bire bir görüşen, çalışmaları yerinde takip eden  Hani Belediye Başkanı İbrahim Lale, “Her şey hani için“ sloganını benimseyerek ilçeyi adeta yeniden dizayn ediyor.

“HALKIMA LAYIK OLMAYA ÇALIŞIYORUM”

Hizmet ve insanlık için var olduklarını belirten Başkan Lale, “Halkımız bu görevi bana layık gördüler onlar için layık olmaya çalışıyorum. Dini, dili, ırkı ne olursa olsun kapımız her kese ardına kadar açıktır.



Benim için insan insandır, hangi görüşten olursa olsun o insanı dikkate alırım sorununa çözüm getirmek için elimden geleni yapmaya çalışırım ve asla ayırım yapmam. Biz Hani halkı olarak beraber el vererek ilçemizi yöneteceğiz Her şey ilçemiz Hani için” dedi.

HALKIN GÖNLÜNDE TAHT KURMAYI BAŞARDI

Göreve geldiği günden bu yana halkla iç içe bir başkan profili sergileyen Lale esnaf gezileri, ev gezileri, hasta ziyaretleri, taziye ziyaretlerini atlamayarak halk ile içiçe görevini yürüterek halkın gönlünde taht kurmayı başardı. Vaktinin çoğunu Hanili vatandaşlar ile geçirdiğini de sözlerine ekleyen Başkan Lale, “Belediyede durarak hizmet üretilmez bu yüzden sürekli halk ile içiçeyiz onların sorunlarını yerinde dinliyor ve tespit ediyoruz.


Bunun yanı sıra ilçemize bağlı bütün köylerimizi geziyoruz, yaşlılarımıza, gençlerimize, emeklilerimize, engelli kardeşlerimize, memurumuza, işçimize,esnafımızlarımıza, polislerimize, askerlerimize gönüllerimizi açmışız. Makamlar gelip geçicidir, önemli olan makam değil hizmettir. Evet belki gelirimiz olmayabilir ama çok şükür hizmetimiz çok.


 Hani ilçemiz için elimden geleni yapıyorum yapmaya da devam edeceğim. Hani ilçemizde gerek turistleri ve yabancıları gerekse Türkiye’de yaşayan insanlarımızı davet ediyorum gelip güzelim Hani ilçemizi görsünler” diye konuştu.

BELEDİYE PERSONELİYLE KORDİNELİ BİR ŞEKİLDE ÇALIŞIYOR

Belediye çalışmalarında gerek belediye içinde gerek sahada çalışan personellerle koordineli bir şekilde çalışmalarını sürdüren Başkan Lale, personelle birebir ilgileniyor, sorunları yerinde tespit ediyor ve çözüm oluşturuyor.





Bunun yanı sıra belediyede Kovid-19 ile ilgili personellerle  sık sık toplantı yapan Başkan Lale halkında sağlığı için vatandaşlara maske dağıtılması ve sosyal mesafe ile hijyene dikkat edilmesi konusunda herkesi uyarıyor.

“HANİ İÇİN YENİ PROJELER ÜRETMEYE DEVAM EDİYORUZ”

Kendisi ve ekibi ile birlikte Hani için sürekli proje ürettiklerini ve yeni projelerede imza atacaklarını da sözlerine ekleyen Başkan Lale, “Hani ilçemiz için bir çok çalışma yaptık ve yapmaya da devam edeceğiz. Allah’ın izniyle ilçemiz için ekip olarak projeler üretmeye devam ediyoruz.


Tabiiki de bu başarıyı, halkımız, teşkilatlarımız ve bütün Hani ilçesinin ileri gelenleriyle elele vererek gönüllerine girerek elde ettik. Biz zaten milletin hizmetkarları olarak bugüne kadar çalıştık çalışmayada gücümüz yettiğince devam edeceğiz. Yerel yönetimler zaten hizmet kapısıdır, bir hizmetkarlık görevidir. Biz de bu hizmeti sürdüreceğiz” diye konuştu.

BAŞKAN LALE’DEN VALİ KARALOĞLU’NA DESTEK TEŞEKKÜRÜ

Diyarbakır Valisi Münir Karaloğlu’nu sorunlarını dinlediğini ilçe için ne talepte bulunulursa geri çevrilmediğini de anlatan Başkan Lale, Vali Karaloğlu’na desteklerinden dolayı teşekkür etmeyi de ihmal etmedi.

Vali Karaloğlu’nun Hani’yi ziyaret ettiğini bu ziyaretleri esnasında ilçenin sorunlarını dinlediğini de sözlerine ekleyen Başkan Lale, “Sayın Valimiz Münir Karaloğlu göreve geldiği günden bu yana kendisine ilettiğimiz ilçemizin sorunları konusundan elinden geleni yapmış ve yapmayada devam ediyor. Saolsun bizleri dinliyor ve dikkate alıyor.



ÖZEL HABER:YILMAZ ACU

Elazığ’da üretiliyor, Avrupa ve ABD’li sağlıkçılara gönderiliyor Elazığ’da üretiliyor, Avrupa ve ABD’li sağlıkçılara gönderiliyor

Elazığ’da açtığı tekstil atölyesinde korona virüsü (Covid-19) fırsata çevirip istihdam ettiği kişi sayısını 50’ye yükselten genç girişimci, sağlıkçılar için ürettiği tek kullanımlık tulumları Avrupa, Ortadoğu ülkeleri ve ABD’ye ihraç etmeye başladı.

Kentte 10 yıldır hazır ve çocuk giyim alanında faaliyet gösteren bir tekstil firması, Covid-19 salgını sonrası yoğun şekilde tek kullanımlık tulum talebi aldı. Yoğun talep üzerine tekstil atölyesi açan ve çalışan sayısını 10’dan 50’ye çıkaran firma, Türkiye genelinde birçok ile tulum üretimi yaptı. Sonrasında Avrupa, Ortadoğu ülkelerine üretim yapılan atölyede şimdi de ABD’de görev yapan sağlıkçılar için üretime geçildi. Merkeze bağlı Doğukent Mahallesi’nde bulunan atölyede günlük yaklaşık 2 bin 500 tulum üretilirken, bu mahalleli kadınlara da gelir kapısı oldu.

36 yaşındaki genç girişimci Orhan Dalkılıç, “Yıllardır tekstil sektöründe faaliyet vermekteyiz. Bu pandemi sürecinde malum ülkemiz zor bir süreçten geçiyor. Bu süreçte tekstil sektöründe çalışırken fark ettiğim bir husus vardı ve bu da şirketlerin elemanları çıkarmasıydı. Buna istinaden biz de bu pandemi ve zorlu süreçte tekstil işini ilerletmeye karar verdik. Atölye açarak ve eleman çıkaran şirketlere karşın biz eleman almaya başladık. 10 kişi ile başladığımız bu işte şu an 50 kişiye istihdam sağlıyoruz. Çalışan arkadaşlarımızın geneli kadın” dedi.

“Elazığ’dan Amerika’ya gönderiyoruz”

Sağlık çalışanları için virüse karşı tek kullanımlık tulum ürettiklerine değinen Dalkılıç, “Elazığ’da atölyemizde üretmiş olduğumuz tulumlar, hem yurt içine satılıyor hem de yurt dışına ihracat ediliyor. Bizim de bu talepleri karşılamaya yönelik çalışmalarımız sürüyor. Hedefimiz ise 2021 yılının sonuna doğru 50 kişilik kapasiteyi 100 kişiye çıkarmak. Günlük tulum üretim sayımız 2 ile 2 bin 500 arasında. Üretmiş olduğumuz tulumlarımız, Ortadoğu ve Avrupa’ya gitmekte. Daha önce de ürettik, Hollanda ve İspanya’ya gönderdik. Şu an üretmiş olduğumuz tulumlar Amerika’ya gidiyor. Elazığ’dan Amerika’ya ihracat yapıyoruz ve bu şekilde devam edeceğiz. Şu an iç piyasa ve bay, bayan ve çocuk giyimleri üretimini bıraktık sadece tulum ağırlıklı çalışıyoruz, bunu sürdüreceğiz. Aşı zaten bulundu ve yapılmaya başlandı. Süreç uzarsa biz de devam edeceğiz. Süreç kısalırsa biz de bu işi bırakıp tekrar kaldığımız yerden devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
Çalışma ortamlarının güzel olduğunu belirten 2 çocuk annesi Gülsüm Cirit, “Burada tekstil atölyesinde çalışıyoruz. Burası evime çok yakın ve böyle bir imkan olduğu için çok güzel gidiyor. Bayan ortamı olması ve temiz olması çok iyi” diye konuştu.

Çalışanlardan İnci Çelik ise, “Giyim ve üretim bölümünden mezunum. Buraya gelip hem aileme destek vererek katkıda bulunmaya çalışıyorum hem de kendimi geliştiriyorum. Ayrıca okul masraflarımı çıkarmak için çalışıyorum. Burada da çoğunlukla tulum dikiyorum” ifadelerini kullandı.

Hamdin Kılıç – Rıdvan Yeşilırmak

Avustralya Büyükelçisi’nden İyi Partili Ensarioğlu’na ziyaret Avustralya Büyükelçisi’nden İyi Partili Ensarioğlu’na ziyaret

Çeşitli temas ve incelemelerde bulunmak üzere Diyarbakır’da gelen Avustralya Büyükelçisi Marc Innes-Brown İyi Parti Diyarbakır İl Başkanlığı’na nezaket ziyaretinde bulundu.

Ziyarette Avustralya Büyükelçisi Marc Innes-Brown, İyi Parti Diyarbakır İl Başkanı Vejdin Ensarioğlu ile görüşerek Diyarbakır’ın tarihi ve kültürel zenginliği konusunda fikir alışverişinde bulundu.

Diyarbakır’ın güzel bir şehir olduğunu belirten Büyükelçi Marc Inners-Brown, Başkan Ensarioğlu ve ekibine başarılar dileyerek beraberinde getirdiği ve ülkesinde yetişen bir paket çay hediye ederek misafirperverliklerinden dolayı teşekkür etti.

İYİ Parti Diyarbakır İl Başkanı Vejdin Ensarioğlu tarafından ilgiyle karşılanan Büyükelçiye Diyarbakır’ı ve İYİ Partiyi ziyaret etmesi anısına Diyarbakır’ın önemli tarihi eserlerinin işlenmiş olduğu deri bir tablo hediye edildi.

Kendilerine yapılan bu ziyaretten dolayı memnuniyet duyduklarını belirten İyi Parti Diyarbakır İl Başkanı Vejdin Ensarioğlu, “Temas ve incelemelerde bulunmak üzere şehrimize gelen Avustralya Büyükelçisi Marc Innes-Brown partimizi de ziyaret ederek görüş alışverişinde bulunması bizleri mutlu etti.

Kendilerini en iyi şekilde ağırladık. Şehrimizin tarihi ve kültürel zenginlikleri hakkında bilgi verdik. Kendilerine bu ziyaretlerinden dolayı teşekkür ederiz” diye konuştu.

ÖZEL HABER:YILMAZ ACU

Ümitcan Uygun ile görüntüleri ortaya çıkan kadın adliyeye sevk edildi Ümitcan Uygun ile görüntüleri ortaya çıkan kadın adliyeye sevk edildi

Ankara’da Ümitcan Uygun ile uyuşturucu kullanırken görüntüleri ortaya çıkan Fadime Büşra G., adliyeye sevk edildi.

Aleyna Çakır’ın ölümünde baş şüpheli olan Ümitcan Uygun ile uyuşturucu kullanırken çekilen görüntülerde yer alan Fadime Büşra G., Ankara Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi’ndeki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Fadime Büşra G.’nin ifadesinde Ümitcan Uygun’un söylediklerini kabul etmediği öğrenildi. Ümitcan’ın pavyona sık sık gelerek yüklü miktarda hesaplar ödediğini ve o vesileyle tanıştıktan sonra arkadaş olduklarını ifade eden Büşra G., Ümitcan’ın babasının parasını harcadığını belirtti. Görüntülerin yaşandığı gün ise Ümitcan Uygun’un kızlara ‘Uyuşturucu içer misiniz?’ diye sorduğu, daha sonra cebindeki peçeteden uyuşturucuyu çıkarıp kızlara verdiği Büşra G.,’nin ifadesinde yer alan diğer iddialar oldu.

Mevlüt İşli – Erdinç Türkcan

“KORONAVİRÜSLE EN İYİ MÜCADELE EDEN ŞEHİRLERDEN BİRİYİZ” “KORONAVİRÜSLE EN İYİ MÜCADELE EDEN ŞEHİRLERDEN BİRİYİZ”

Diyarbakır’ın Sağlıktan Sorumlu İl Vali Yardımcısı Fatih Cıdıroğlu, korona virüsle mücadelede Diyarbakır’ın valilik, emniyet teşkilatı ve sağlık çalışanlarının özverili ve koordineli bir şekilde hareket etmesi sonucu vaka sayılarında azalma yaşandığını ve vatandaşlarımızın dikkat ettiği takdirde bu mücadelede başarılı olacağını söyledi.

Diyarbakır’da Sağlıktan Sorumlu İl Vali Yardımcısı Fatih Cıdıroğlu, korona virüs ile mücadele kapsamında yaptıkları çalışmalar ile ilgili olarak açıklamalarda bulundu.

“YOĞUN TEDBİRLER SAYESİNDE VAKA SAYILARI AZALIYOR”

Mart 2020’den beri tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de korona virüsle başarılı bir şekilde mücadele edildiğini belirten Vali Yardımcısı Cıdıroğlu; “Ben buraya Ağustos başında geldim. Diyarbakır’a geldiğim dönemde Diyarbakır korona virüs vaka sayısında Türkiye’de ilk 5 il arasındaydı. Bu durum bizi üzüyordu. Valimiz Münir Karaloğlu başkanlığında İl Sağlık müdürlüğü ve ekipleri, tüm sağlık çalışanlarımızın, temizlikçisinden tutun profesörüne kadar hepsi ile birlikte Ağustos ayı başından beri sıkı bir mücadele veriyoruz. Şu an geldiğimiz noktada artan vakalar, aldığımız yoğun tedbirler sayesinde azalıyor. Şu anda rakamlar istediğimiz düzeyde gidiyor. Oran olarak pozitif vaka ile tüm testlerin sonucu olarak yüzde 10 civarındayız. Geçtiğimiz günlerde sağlık bakanımızın yaptığı toplantıda il sağlık müdürümüz ile yaptığı görüşmede Diyarbakır’ın korona virüsle mücadelesinden övgüyle bahsetmiştir. Diyarbakır’ın korona virüsle mücadelede en iyi büyükşehirlerden biri olduğunu söylemiştir. Bakanımızın bize böyle övgüyle bahsetmesi bizi sevindirdi” dedi.

“ARTIK ÜZÜLMEMEK İÇİN KURALLARA DİKKAT ETMELİYİZ”

Sağlık çalışanlarının çok önemli bir görevi ifa ettiğinin altını çizen Vali Yardımcısı Cıdıroğlu; “Sağlık çalışanlarımız, bu hastalığın yayılmasına karşı canları pahasına büyük bir mücadele vermektedirler. Biz de her zaman onları desteklemekteyiz. Şu ana kadar geldiğimden beri merkezdeki hastaneler dahil tüm ilçelerdeki hastaneleri dolaşıp sağlık çalışanlarımıza moral ve motivasyon sağlamak amacıyla onları ziyaret ettik. Elimizden ne gelirse yapmaya çalıştık. Onların sıkıntılarını dinleyip sıkıntılarını dinleyip valimize gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde aktardık. Elimizden geldiğince onların sıkıntılarını gidermeye çalıştık.


Olumlu dönüşler de aldık. Gerek baş hekimlerimiz olsun, gerekse il sağlık müdürümüz olsun bize moral açısından sağlık çalışanlarının Diyarbakır’da iyi gittiğini söylüyor. Biz de hep beraber onların yanlarında olduğumuzu göstermek için yeri geldiğinde yoğun bakım korona servisini ziyaret edip elimizde bir tatlıyla onlara moral veriyoruz. Gerçekten zor bir dönemden geçiyoruz.



Biz onlara sizin yanınızdayız, bu zor dönem sizi buldu ama maalesef meslek aşkıyla çalışmak zorundayız. Çünkü hepimiz sizin elinize bakıyoruz diyoruz. Sağlık çalışanlarımızdan Allah razı olsun, bizi kırmadan, halkımızı kırmadan çalışmalarını sürdürüyorlar. Bu bakımdan şu an Diyarbakır’da iyiyiz. Eğer halkımız Cumhurbaşkanımızın dediği gibi maske mesafe ve hijyen kurallarına uymazsa ve kalabalık ortamlarda kalmaya devam eder ise bu hastalık bitmez. Ama son dönemlerde gelen kısıtlamalarla birlikte Vaka sayılarımızda azalma oldu. Kafeler hafta sonu akşamları kapandı ama halkımızın birbirine misafire gitme olayı biraz daha ertelenmelidir. Eğer ki bunları da kesebilirsek izole olursak ve dikkat edersek bu hastalığı Allah’ın izniyle yenmiş olacağız. Çünkü çok can kaybı var çok can kaybettik. Artık üzülmemek için bu kurallara dikkat etmeliyiz” diye konuştu.

ÖZEL HABER: SEYFETTİN EKEN

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Putin, Moskova’daki üçlü zirveyi ele aldı Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Putin, Moskova’daki üçlü zirveyi ele aldı

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan telefon görüşmesi yaparak Moskova’da gerçekleşen Putin, Aliyev ve Paşinyan zirvesini ele aldı.

Kremlin Sarayı’ndan yapılan açıklamada Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan telefon görüşmesi yaptığı ve Rus liderin Erdoğan’ı, Azerbaycan ve Ermenistan liderlerin katıldığı üçlü zirve konusunda bilgilendirdiği aktarıldı. Telefon görüşmesinde ayrıca Türk – Rus ateşkes kontrol merkezlerindeki oluşumlar ve koordinasyon konularının da ele alındığı belirtilirken Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Dağlık Karabağ’daki sorunun çözümüne dair verilen çabalara destek verdiği ifade edildi.

Açıklamada Erdoğan ve Putin’in 2 ülke arasındaki ilişkileri de değerlendirdiği belirtilerek, “ortak aşı üretimi ve aşı kullanımına yönelik planların uygulanması da dahil olmak üzere karşılıklı ticaret hacminin arttırılması, kilit alanlarda işbirliğini genişletilmesi ve korona virüs pandemisiyle ortak mücadele gibi konulara özel önem verildi” denildi.

Erhan Altıparmak


EDİTÖRLER
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Kategori Seçin:
Kategori Seçin:

TRT Haber Haberler