• Altın
  • Dolar
  • Euro
  • İstanbul °C
  • Ankara °C
İksir Milano Diyarbakır Cilt Bakım Merkezi İksir Milano Diyarbakır Cilt Bakım Merkezi

İnsan cildi, kullanılan bir üründen veya havanın nemine kadar birçok şeyden etkilenmektedir. Işıl ışıl parlayan ve sağlıklı bir cilt içinde bakıma ihtiyaç duymaktadır. Kadınların hem istedikleri gibi görünmelerinde hem de özgüvenli olmalarında bakımlı bir cildin yeri de tartışılmazdır. Bunun yanında da cilt sağlığını korumak ve kusursuz bir cilde sahip olmak da göründüğü kolay değildir. Neye ihtiyacı var ve yapılacak en doğru işlemin hangisidir sorusunun yanıtının bulunması gerekmektedir. Bu noktada ise uzman kişiler size en doğru cevapları verecektir. Güzellik merkezimize gelerek cildinizin ihtiyacının neler olduğunu belirleyerek ışıl ışıl bir cilde sahip olarak buradan çıkabilirsiniz.

Diyarbakır cilt bakımı hizmetleri denince alanında uzman kadrosu ve profesyonel çalışmaları ile de İksir Milano adından sıkça söz ettirmektedir. Her cilt tipine ve farklı sorunlara uygun olarak yaptıkları uygulamalar ile kısa bir süre içerisinde hayal ettiğiniz cilde kavuşabilirsiniz.

Diyarbakır Cilt Uzmanı

Cilt bakımı uzmanlık isteyen bir alandır. Cilt bakımı uzmanları yüz bakımı, peeling ve epilasyon gibi cilt bakımı uygulamaları gerçekleştiren lisanslı profesyonellerdir. Kullanılacak ürünün seçiminden, ürünler ise uygulama sırasından ve uygulama sürelerine kadar her şeyin yeri çok önemlidir. Yağlı bir cilt ile kuru bir cilde yapılan bakımın arasında büyük farklar bulunmaktadır. Cilt bakımında da her cildin ihtiyacı olan işlemlerde değişiklik göstermektedir. Bu durumunda iyi bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Güzellik uzmanlarımız detaylı bir inceleme yaptıktan sonra yapılacak işlemleri belirleyerek uygulama sırasını da ayarladıktan sonra bakım yapmaktadır.

Diyarbakır cilt uzmanı olan İksir Milano bugüne kadar sunduğu hizmetleri ile kanıtlamıştır. Akne sorunundan lekelere kadar ve diğer cilt problemleri için iletişime geçerek uzman görüşü alabilirsiniz.

Diyarbakır Buz Lazer

Lazer, istenmeyen tüylerden kurtularak hem acıdan hem de zaman kaybından kurtulmanın çözümü olarak karşımıza çıkmaktadır. Gelişen teknoloji ile de lazer uygulamaları da büyük ilerlemeler kaydetmiştir. Bu ilerlemelerden biri de buz lazerdir.

Magic EIS Buz Lazer kıl folikülünü etkili bir şekilde ‘öldüren’ ve saç büyümesini önleyen bir sıcaklığa kademeli olarak ısıtır. Cihazın ciltle temas eden kısmı, folikülleri hedef alırken cildin yüzeyini rahat tutmak için buz gibi soğuktur.

Buz Lazer ile IPL arasındaki kısaca farklar ise; Ciltle ilk temas ettiğinde gerçekten çok soğuktur, bu yüzden ısındığını bile fark etmeniz uzun zaman alır. Geleneksel IPL, sıcak bir lastik bantla titreşiyormuşsunuz gibi hissedebilir, ancak buz lazerinde hissettiğiniz ana şey ısıdır. Oldukça rahat tutulur ve yavaş ısınır.

Diyarbakır buz lazer uygulaması denince ilk akla gelen yer olan İksir Milano ile istenmeyen tüyleriniz ile vedalaşabilirsiniz.  Kaliteli hizmetimiz ve yüksek teknolojik işlem uygulamalarımız ile sizlerden sadece bir telefon mesafesinde olduğumuzu unutmayın. Bilgi almak için bizim ile iletişime geçin.

Online Randevularınızı 0532 151 68 51 nolu numaramızdan arayabilir, veya sorularınız için www.iksirmilano.com adresinden whatsapp’dan sorabilirsiniz.

19 Mart 2021
Paçacı Fazıl Usta’dan 18 Mart Çanakkalle Zaferi Mesajı Paçacı Fazıl Usta’dan 18 Mart Çanakkalle Zaferi Mesajı

D.BAKIR-Meşhur Paçacı Fazıl Usta, 18 Mart Şehitler Günü ve Çanakkale Zaferi’nin 106. Yıl Dönümü nedeniyle bir mesaj yayınladı.

Meşhur Paçacı Fazıl Usta Mesajında duygu yüklü ifadelere yer veren , şunları söyledi:‘Çanakkale Zaferi’nin 106. Yıl Dönümü’nü kutlarken, aynı zamanda Aziz vatanımızın bölünmez bütünlüğünü korumak uğruna canlarını feda etmekten çekinmeyen şehitlerimizi anma günü olan, ‘Şehitler Günü’ nü de idrak etmenin onurunu yaşıyoruz.

18 Mart 1915 tarihinde büyük bir azimle kazanılmış olan Çanakkale Zaferi, Milletimizin önemli başarılarından biri olarak tarihimizin altın sayfalarına solmamak ve sönmemek üzere nakşolunmuştur. AZİM VE KARARLILIĞIN ZAFERİDİR Aziz şehitlerimizin kanlarıyla kazanılan Çanakkale Deniz Zaferi’yle, kıyılarımıza kadar gelen küresel güçlerin desteklediği işgalci donanmaya, ecdadımız unutamayacağı bir yenilgi tattırmıştır.

Her türlü silah ve teknolojik üstünlüğe sahip güçlü düşman ittifakına karşı, her zaman olduğu gibi Aziz Milletimizin bağımsızlığına duyduğu derin bağlılık ve kahramanlık duyguları galip gelmiş ve kat kat üstünlüğü olan işgalci güçler mağlup olmaktan kurtulamamış, bu zaferle birlikte Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin de tohumları atılmıştır. Aziz şehitlerimizin kanlarıyla suladıkları ve bizlere emanet ettikleri bu Vatanı korumak için bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da mücadelemiz devam edecektir.

Bu mücadelelerimiz devam ederken, birlik ve beraberliğimizin ehemmiyetini de idrak ederek, yeni nesillere bu bilinci aktarmayı da kendimize bir borç bilmek, en kutsal görevimizdir. Bu duygu ve düşüncelerimle, Çanakkale Zaferinin 106. Yıl dönümünü kutluyor, başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, Çanakkale Savaşı, Kurtuluş Savaşı, terörle mücadelede ve sınır ötesi operasyonlarda şehit düşen kahramanlarımız ve ebediyete intikal etmiş gazilerimizi, bir kez daha rahmet ve minnetle yad ediyorum’.

18 Mart 2021
Yanık tedavisinde dünyada bir ilk: Türkiye’de uygulanıyor Yanık tedavisinde dünyada bir ilk: Türkiye’de uygulanıyor

4D teknolojisi dünyada ilk kez yanık tedavisi için kullanılıyor. Ankara Şehir Hastanesinde kullanılan yöntemle hastaların kendi yağ dokusundan oluşan hücreler, 4 boyutlu yazıcı ile şekillendirilerek vücudun yanık olan bölgesine uygulanıyor.

4D (4 boyutlu) yazıcı teknolojisi dünyada ilk kez yanık tedavisi için kullanılmaya başlandı. Yaklaşık 3 ay önce Ankara Şehir Hastanesinde uygulanmaya başlayan yöntem ile vatandaşlar sağlığına kavuşuyor. Güney Koreli Rokit firmasının geliştirdiği Dr. Onvivo isimli 4 boyutlu yazıcı ile vücudunda yanıklar oluşan hastanın kendi yağ dokusu hücreleri alınarak tedavi ediliyor. Yanığın oluştuğu kısımların taranarak o bölgenin ölçüleri bilgisayara yükleniyor, daha sonra o bölgeyle birebir uyumlu kalıp oluşuyor ve hastadan alınan yağ hücreleri bir karışım ile birlikte belirli aşamalardan geçirilerek 4 boyutlu yazıcıya yerleştiriliyor. Yazıcı hazırlanan kalıba yanık olan yerle birebir aynı ölçülere sahip olan tedavi malzemesini boşaltıyor ve daha sonra hastaya uygulanıyor. Bu sayede daha önce yanık tedavilerinde kullanılan; hastanın vücudunun sağlam bir yerinden alınan deri ile yanık bölgenin tedavi edilmesi yöntemine gerek kalmıyor. Dünyanın çeşitli yerlerinde de kronik yaralar için uygulanmaya çalışılan, ama yeterli bilgi ve deneyim olmadığı için sonuca ulaşılamayan sistem; Ankara Şehir Hastanesi Yanık Tedavi Merkezi Sorumlu Hekimi Prof. Dr. Ahmet Çınar Yastı’nın koordinasyonu sayesinde 3 aydır başarıyla uygulanıyor.

“Bu dünyada ilk kez uygulanıyor, burada bizim ülkemizde ve bizim hastanemizde uygulanıyor”

Bu teknolojinin dünyada ilk kez Türkiye’de kendi yanık ünitelerinde kullanıldığına dikkat çeken Yanık Tedavi Merkezi Sorumlu Hekimi Prof. Dr. Ahmet Çınar Yastı, “Elimizdeki teknoloji ile biz fonksiyon kaybını ve bilhassa da kozmetik olarak renk farklılıklarını minimal seviyelere getirecek bir çalışma üzerinde devam etmekteyiz. Erken verilerden aldığımız sonuçlar bize bunun şuana kadar bildiğimiz ve kullandığımız tekniklere göre çok daha üstün ve çok daha iyi olduğunu göstermekte. Yine gurur verici olarak söylemek istiyorum; bu dünyada ilk kez uygulanıyor, burada bizim ülkemizde ve bizim hastanemizde uygulanıyor. Sonuçlarımız da yüz ağartıcı, biz de bunun gururunu paylaşıyoruz” şeklinde konuştu.

“Türk tıbbı bugün muasır medeniyetler seviyesini yakalamış hatta bazı konularda geçmiş durumda”

Türkiye’de tıbbın çok geliştiğini ve dünya çapında doktorlar yetiştiğini, vurgulayan Prof. Dr. Ahmet Çınar Yastı, “Daha önce, isim vermek istemiyorum ama 4-5 ülkede, hatta kuzey ülkelerinde denenip başarılı olamamış bazı vakalarda. Bizim burada başarılı sonuçlar aldığımızı gördük. Biz tabi işin mutfağında değil şuan klinik tarafındayız. Mutfak tarafı Kore’den geldi. Ama neyi, ne zaman ve nasıl kullanacağını bilmek, kullandığınız obje ne ise onun kadar kıymetli. Bu durumda zamanlama, yaranın hazırlığı, hastanın hazırlığı, takip etme süreciniz, yani pansuman sıklığına ve pansuman şekline kadar bunlar hep kıymetli parametreler. Doğru uygulamanın burada olduğunu onlardan öğrendik. Yani şunu demek istiyorum Türk hekimleri, Türk tıbbı bugün muasır medeniyetler seviyesini yakalamış hatta bazı konularda geçmiş durumda. Biz de bilim adamları olarak buna gereken desteği verelim ve halkımız da bunun refahını ve mutluluğunu yüreklerinde hissetsinler diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

“Formula 1’de dünya şampiyonu olan arabanın pilotu, arabanın üretildiği ülkeden değil”

Önemli olan konunun teknolojinin nereden geldiği değil, nasıl kullanıldığı ve bu teknolojinin ülkemiz ve dünya insanlığına kazandırdıkları olduğunun altını çizen Prof. Dr. Yastı, “Kore’de çıkan bir teknolojiyle bugün eğer Türkiye’de ortak bir iş yapılıp uluslararası alanda iyi sonuçlar kazanan bir merkez oluyorsak; demek ki sadece Kore ile değil, dünyanın her yeri ile olan iletişimimizi ve birlikteliğimizi iyi kullanmak lazım. Bugün Formula 1 yarışlarına bakacak olursak, dünya şampiyonu olan arabanın pilotu, arabanın üretildiği ülkeden değil. Başka bir ülkenin pilotu arabayı sürüyor. Demek ki operasyon, koordinasyon daha iyiyi yakalamak için muhakkak ki gerekli. Bugün Türkiye için de biz öne vatandaşımızın daha sonra da bütün insanların iyiliğini düşünüyorsak tabi ki birlikte çalışmalar ve bilimin birlikte desteklenmesi çok önemli” diye konuştu.

“Hastanın herhangi bir vücut bölgesinde ekstra bir yara açılmadan, var olan yarasını iyileştirme sağlanmış oluyor”

Hastanın yağ dokularını toplayarak 4 boyutlu yazıcıya aktarılması işlemini gerçekleştiren, Ankara Şehir Hastanesi Yanık Tedavi Merkezi doktorlarından Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Merve Akın, “Öncelikle uzun süreli kapanmayan yaraların kapanma yönteminde daha önce kullanılan, tarihsel olarak yıllardır kullanılan yöntemlere karşı avantajı; hastanın herhangi bir vücut bölgesinden ekstra bir yara açılmadan, var olan yarasını iyileştirme sağlanmış oluyor. Bildiğiniz gibi özellikle diyabetik hastalarda yara iyileşmesi çok zor olduğu için, hastanın yarasını bir başka yara açarak iyileştirmektense, herhangi bir yara açmadan alınan yağ hücresi, 4 boyutlu yazıcıda şekillendirilerek hastanın yarasına uygulanıyor. Böylece hastaların konforu daha fazla olmuş oluyor” açıklamasında bulundu.

Utku Şimşek – Erdinç Türkcan – Yunus Emre Kartal

6 Şubat 2021
Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Turan Uyardı: ‘Biraz daha zamana ihtiyacımız var’ Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Turan Uyardı: ‘Biraz daha zamana ihtiyacımız var’

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Sema Turan, “Aşılandık diye tedbirleri elden bırakmayacağız. Bu aşılamanın tabi ki toplumsal bağışıklığa çok önemli bir katkısı var. Normalleşme sürecine de katkı sağlayacaktır. Fakat biraz daha zamana ihtiyacımız var” dedi.

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi ve Ankara Şehir Hastanesi Yoğun Bakım Uzmanı Prof. Dr. Sema Turan, alınan tedbirlere halkın uyum sağlaması ve aşı desteğinin de gelmesi ile birlikte Covid-19 vakalarındaki düşüşün yoğun bakımlara da olumlu yansıdığını söyledi. Virüsün zirve yaptığı dönemlerde bazen yüzde 100 doluluğa ulaşıldığını hatırlatan Prof. Dr. Turan, son aylarda bu oranın yüzde 60’ın altına indiğini ve yoğun bakım yatakları konusunda bir sıkıntı yaşanmadığını söyledi. Aşılara da değinen Prof. Dr. Turan, aşıların pandemi ile mücadelede önemli bir silah olduğunu, ama aşılamada belli bir seviyeye gelene kadar tedbirlere sıkı sıkı devam edilmesi gerektiğini söyledi. Normalleşme konusuna da değinen Turan, şuan için erken olduğunu ve normalleşme için biraz daha zamana ihtiyaç olduğunu kaydetti.

“Şuan itibariyle yoğun bakım yatakları açısından hiç sıkıntı yaşamıyoruz”

Covid-19 vakalarının alınan tedbirler ile birlikte azalma eğilimine girmesinin, haliyle yoğun bakımlara da olumlu yansıdığını belirten Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Sema Turan, “Son 1 aydır vakalardaki azalma nedeniyle bu tabi ki yoğun bakımlara yansıdı. Yoğun bakımlardaki sayılar azaldı ve bu tabi ki çok sevindirici. Son aylarda uyulan tedbirler vaka sayılarındaki azalmada önemli katkıya sahip ve umarım böyle devam eder. Tabi dünyadaki değişim sürecini yakın takip ediyoruz. Oralarda sayıların bazı ülkelerde artmış olması bizi de endişelendiriyor. Bu nedenle tedbirlere devam etmemiz gerektiğini gösteriyor. Çok ciddi azaldı aslında. Yani şöyle; yüzde 100 doluluk ile çalıştık aylarca biliyorsunuz. Son aylarda bu oran yaklaşık yüzde 60’lara indi. Yoğun bakım yatakları açısından hiç sıkıntı yaşamıyoruz şuan itibariyle. Covid-19 sayılarında baya anlamlı bir azalma oldu diyebiliriz” şeklinde konuştu.

“Aşılandık diye tedbirleri elden bırakmayacağız”

Alınan tedbirlerin virüsün yayılımı konusunda ne denli etkili olduğunun herkesçe görüldüğünü de hatırlatan Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Turan, “Aslında tedbir alınınca vaka sayılarının nasıl azaldığını gördük hep beraber. Bununla birlikte aşılama önemli bir aracımız, elimizde. Aşılama sayesinde toplumsal bağışıklığı sağladığımızda bu hastalık ile ilgili ağır hasta ve yoğun bakıma ihtiyaç duyan hasta sayısında anlamlı bir azalma bekliyoruz. Çünkü aşılama sonrasında hastalanmayacağız anlamına gelmez. Aslında bunu bilir bireyler. Ama hafif atlatırlar. Dolayısıyla aşılamaya bu yönüyle dikkat çekmek gerekir. Tedbirler devam edecek. Aşılandık diye tedbirleri elden bırakmayacağız. Bu aşılamanın tabi ki toplumsal bağışıklığa çok önemli bir katkısı var. Normalleşme sürecine de katkı sağlayacaktır. Fakat biraz daha zamana ihtiyacımız var” diye konuştu.

“İnaktif aşının etkinliği konusunda bir endişemiz yok”

Şuan Türkiye’de uygulanan inaktif Covid-19 aşısının etkinliği konusunda bir endişelerinin olmadığını belirten Prof. Dr. Turan, “İnaktif aşılar aslında bizim uzun yıllardır bildiğimiz aşılar. Yan etki profili oldukça düşük olan, beraberinde etkinliği de oldukça kabul edilebilir düzeyde olan inaktif aşılar söz konusu. 1 milyonun üzerinde sağlık çalışanını çok kısa sürede aşıladık. Daha sonrasında 90 yaş üzeri, daha sonra 80 yaşa kadar indi. Aşılar geldikçe belli bir program içerisinde halkımızı aşılayacağız. Bu noktada inaktif aşının etkinliği konusunda büyük bir endişemiz yok. Ama inaktif aşı dışında diğer aşılar ile ilgili de oldukça başarılı sonuçlar var biliyorsunuz. Dünyaya bu konuda gerekli bilgiler sunuldu ve biz de bunları takip ettik. Ülkemize de eğer bahsi geçen mRNA aşıları da gelirse onlarla ilgili aşılama süreci de başlayacaktır” ifadelerini kullandı.

“Bugüne kadar belirgin bir yan etki ile karşılaşılmadı”

Şuana kadar aşılama programının hızlı ve başarılı bir şekilde ilerlediğine dikkat çeken Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Sema Turan, şunları kaydetti:

“Şuana kadar aşılama programı çok başarıyla gidiyor. Sizler de takip ediyorsunuz ki, çok hızlı bir şekilde halkımızın aşıyı kabullendiğini, aşılama sürecine katkı sağladığını görmekteyiz. Bugüne kadar da belirgin bir yan etki ile karşılaşılmadı. Hep tedavi edilebilir düzeyde şeyler yaşandı. İleriye doğru baktığımda aşılar geldikçe peyderpey bu sayılara ulaşmayı hedefliyoruz. Ama mümkün olduğunca aşı teminini sağlayarak devam edeceğiz. Ben yine şu noktada tedbirlere mutlaka vurgu yapmak istiyorum. Çünkü biz sağlık çalışanları, son bir aydır hakikaten yaşanan bu pandemi sürecinde, hasta sayılarının azaldığı, yoğun bakımların rahatladığı bir döneme girdik. Bu bizim için çok değerli ve halkımız sayesinde oldu. Bu konuda tabi müteşekkiriz halkımıza. Halkımızdan beklentimiz, aşı sonrası da bir süre bu koruma önlemlerine devam etmeleri yönünde. Bu pandemi sadece ülkemizle bitmez. Dünyada bitecek ki bizde de bitsin.”

Utku Şimşek – Nurullah Geylani

30 Ocak 2021
Covid-19 aşısında 75 yaş aşılaması başladı Covid-19 aşısında 75 yaş aşılaması başladı

Covid-19 ile mücadele kapsamında Türkiye genelinde başlatılan Covid-19 aşılama programında sıra 75 yaş üzeri bireylere geldi. 75 yaş üzeri vatandaşlar, sağlık kuruluşlarında aşılarını olmaya başladı.

Covid-19 ile mücadele kapsamında Çin’den getirilen CoronaVac aşıları, belirlenen aşılama takvimine göre uygulanmaya devam ediyor. Aşılama programı kapsamında sıra 75 yaş üzeri vatandaşlara geldi. 75 yaş üzeri vatandaşlar, Alo 182 hattından veya Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden randevularını alarak sağlık kuruluşlarında aşılarını olmaya başladı. Ankara Şehir Hastanesi’nde de bu kapsamda aşılamalar başladı.

“Ne mutlu bize sıramız geldi vurulduk”

Ankara Şehir Hastanesi’nde Covid-19 aşısını olan İhsan Yıldırım, “İyiyim Allah’a şükür, aşımıza güvendik, ne mutlu ki vurulduk” şeklinde konuştu. Aşılamada öncelikli grupta yer aldıkları için mutlu olduğunu da vurgulayan Yıldırım, “Ne mutlu bize sıramız geldi vurulduk. Korkuyorduk, ne zaman vurulacağız diye bekliyorduk. Evvelden olduk. Ne mutlu bize” dedi. Ayrıca torununun beyin cerrahı olduğunu ve onun yönlendirmesi ile aşı olduğunu belirten Yıldırım, “Aşı olduk çok mutlu olduk. Eşim burada o da aşı oldu” şeklinde konuştu.

Ankara Şehir Hastanesi’nde aşı olan bir diğer vatandaş Nurettin Akkuş da, “Allah hepinizden razı olsun. Çok memnunum, çok sevindim. Allah hayırlı uğurlu eylesin” açıklamasını yaptı. Kendisinin aşı olmayı tercih ettiğini vurgulayan Akkuş, “Allah devletimize milletimize zeval vermesin. Herkes gelsin aşılarını olsun. Çok iyi olur memnun olurlar inşallah” dedi.

Utku Şimşek

28 Ocak 2021
Korona virüs ağız bakımını unutturdu Korona virüs ağız bakımını unutturdu

Diyarbakır’da görevli diş hekimi Remziye Alyamaç Yüce, korona virüs nedeni ile ağız ve diş bakımının unutulduğuna dikkat çekerek ağız ve diş sağlığı kontrollerinin alışkanlık haline getirilmesi gerektiğini söyledi.

Diyarbakır’da görevli diş hekimi Remziye Alyamaç Yüce, korona virüs nedeni ile ağız ve diş bakımının unutulduğuna dikkat çekerek ağız ve diş sağlığı kontrollerinin alışkanlık haline getirilmesi gerektiğini söyledi.

Diş hekimi Yüce, tüm dünyayı olduğu gibi Türkiye ve Diyarbakır’ı da etkisi altına alan korona virüs nedeniyle diş hekimlerinin acil durumlar dışında çok az ziyaret edildiğini söyledi. Yüce periyodik ağız ve diş sağlığı kontrollerinin bir alışkanlık haline getirilmediğini belirterek, daha çok acil durumlarda, apselerde, dayanılmaz sancıların sabahında kapıları çalınan diş hekimlerine pandemi döneminde daha az gidildiğini belirtti. Virüs korkusu nedeniyle vatandaşların diş tedavilerini yapmadığını aktaran Yüce, “Sağlık ağızdan başlar. Pandemi sürecinde yaşadığımız en büyük korkulardan biri, ağız ve diş tedavisi sırasında virüse yakalanır mıyım korkusuydu. Bu nedenle tedavilerde uzun süre ertelenmeler oldu. Ancak, sağlık bir bütündür. Ağız ve diş sağlığı da bu bütünün ayrılmaz bir unsurudur. Ertelenen diş tedavileri diş kayıpları, dişeti hastalıkları gibi birçok soruna yol açmaktadır. Tedavisi gerçekleştirilmeyen dişlerde meydana gelen enfeksiyonlar, yüz ve boyun çevresine yayılabilmekte hatta daha ileri boyutlara ulaşarak genel sağlık sorunlarına yol açabilmektedir. Bulaşıcı hastalık riskine karşı gerekli izolasyon ve sterilizasyon şartları sağlandığında, bulaşıcılığı önlemek mümkün. Diş hekimlerinin yoğun bir şekilde aldığı enfeksiyondan ve yayılımından korunma eğitimi, hastalarımız için pandemi döneminde avantaj oluşturmaktadır. Gerekli olanaklar sağlandığında, koruyucu ekipmanlar, havalandırma sistemleri, uygulanan sterilizasyon kuralları, bulaşıcı hastalıktan korunma konusunda eğitim görmüş personeller ve hekimlerle, her türlü ağız ve diş sağlığı tedavisi güvenle gerçekleştirilebilir. Genel vücut sağlığını korumadaki en büyük etkenlerden birinin ağız ve diş sağlığı olduğu unutulmamalıdır. Pandemi şartlarında, gerekli önlemler alındığında ağız ve diş sağlığı hizmetlerinden rahatlıkla faydalanılabilir. Sağlığınızı daha fazla ertelemeyin. Pandeminin bittiği, sağlıklı gülüşlerle dolu günlere” dedi.

26 Ocak 2021



EDİTÖRLER
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Kategori Seçin:
Kategori Seçin:

TRT Haber Haberler