• Altın
  • Dolar
  • Euro
  • İstanbul °C
  • Ankara °C

Bir mutlu insan: Pike Mehmet

Bir mutlu insan: Pike Mehmet
Bir mutlu insan: Pike Mehmet

Pike Mehmet’i bilardo salonunda tanıdım. Bilardoda pike çekme mahareti nedeniyle Pike lakabını almış. Ama o aynı zamanda bir sporcu ve müzisyen. Mutlu bir hayat yaşadığını söyleyen Pike Mehmet’in hayatındaki en önemli karşılaşmalardan biri ise, Diyarbakır’da sanatçı Şükran Ay’la tanışmak olmuş.

DİYARBAKIR – Hiç bilardo oynayanları izlediniz mi televizyonda? Bazen denk geliyor ve izliyorum ben. Kimin galip geldiğiyle çok ilgilendiğimi söyleyemem. Daha çok oyuncuların sakinliği, soğukkanlılığı dikkatimi çeker. Diyelim futbolcular gibi hırçın, agresif değillerdir. En iyi atışı yapabilmek için masanın etrafında tur atarken gözlerini toptan ayırmamaları da ilginçtir. Sonra göz, ıstaka, top nişan almışken, ıstaka birkaç kez parmakların arasında gidip gelmişken vazgeçip atış için yerlerini değiştirmeleri sırasında akıllarından neler geçtiğini merak ederim.

Pike Mehmet’i de böyle izledim, rakibini de. Çünkü rakibinin hiç de yabana atılır bir oyuncu olmadığını birkaç atışından sonra bilardo cahili ben bile anlamıştım. Adam, “Rakibin kim, biliyorsun değil mi?” dediğime pişman etmişti beni.


Mehmet Yelliler, namı diğer Pike Mehmet’le sohbet edeceğiz. Ama maçın bitmesini beklemek zorundayım. Bu arada Pike Mehmet’in fotoğraflarını, videosunu çekiyorum. Sormam üzerine rahatsız olmadığını söylüyor Pike Mehmet. Soğukkanlı yapıyor atışlarını, iyi atış yapan rakibini silgiyi ıstakaya vurarak alkışlıyor centilmence.

HERKESİN USTA KABUL ETTİĞİ BİLARDOCU

Pike Mehmet, maçtan sonra, “Hadi sen sor ben söyleyeyim” diyor. “Tevellüt kaç” diyorum. Söyleşi boyunca sorduğum bütün sorulara içtenlikle cevap veren Pike Mehmet, bir tek bu soruya cevap vermiyor. “Çünkü” diyor gülerek “Buradaki herkes merak ediyor, sen yazarsan herkes öğrenir.” Israr etmiyorum sırrını deşifre etmemek için.

Ama şunu söyleyeyim: Pike Mehmet en fazla 65 yaşında görünüyor. Yürüyüşünde, hareketlerinde yaşlı bir adamın yavaşlığından eser yok. Peki, bilardo salonundakiler Pike Mehmet’in yaşını neden merak ediyordu? Sanırım hepsinden daha kıdemli bir bilardocu olduğu içindir. Salondaki herkes, bilardoya merak saldığında, önce onun namıyla tanışmış.

Pike Mehmet, “Benim seyircilerim vardı. Ben oynamaya başladığımda herkes bizim masanın etrafına toplanırdı, yine fizik kurallarını nasıl altüst edeceğim, nasıl bir pike atışı yapacağım, merak ederlerdi.”

Bilen bilir, bilardoda pike çekmek enteresan bir hareket ve sahiden de beceri ister. Pike Mehmet bu hareketi çok sonra, izlediği bilardo maçlarından öğrenmiş. Diyarbakır’da pike çeken ilk bilardocu olduğu için de kendisine Pike Mehmet denilmiş.

LALEBEY’İN YETENEKLİ DELİKANLISI

Pike Mehmet Diyarbakır’ın Lalebey Mahallesi’nde doğup büyümüş. Şimdi yarısı kentsel dönüşümle yıkılıp yerine villalar yapılan mahalleden söz ederken, “En iyi arkadaşlarım Ermenilerdi, Süryanilerdi. O zamanlar çok Hıristiyan vardı Diyarbakır’da. Ama çok acı çekmişlerdi, felaketler gelmişti başlarına. İpekböceği yaparlardı. Kazanlara kozaları atıp ipleri çekişlerini hatırlıyorum. Kendi bayramlarında boyalı yumurta ve çörek getirirlerdi. Biz de kendi bayramlarımızda yemek götürürdük onlara. Birinin başına bir şey gelse bütün mahalle koşardık, Müslüman, Hıristiyan demezdik. Şimdi ne o mahalle kaldı ne de o insanlar” diyor içlenerek.

Pike Mehmet’le konuştukça on parmağında on marifet olduğunu anlıyorum. Örneğin ilkokul sıralarında keşfedilen resim yeteneği sayesinde Köy Hizmetleri’nde teknik ressam olarak işe başlamış. Şimdi resim yapmıyor. Yaptığı son resim karakalem bir çalışmaymış. Eşinin portresini yapmış, yanına bir de şiir yazarak…

Futbol hayatı kısa sürmüş. Çünkü kahvehane işleten babası, nedense, hiç hazzetmezmiş top oynamasından. Futbolu neden erken bıraktığıyla ilgili bir hikaye anlattı ki insanın içi acıyor. Bu yüzden dönemin iyi takımlarından Ayspor’da futbol oynamamış ama bilardoyu bu kulüpte öğrenmiş. Masaların altında mermeri ısıtmak için sobaların kullanıldığı yıllarda…

Babası yüzmesine de karşıymış. Oysa çok iyi bir yüzücü olmasının yanı sıra akrobatik hareketlerle havuza atlayışlarıyla nam salmıştır. Yüzmeyi hiç bırakmaz elbette ama hep babasından gizli gizli gider havuza.

Pike Mehmet havuza böyle atlar.

Baba figürü, Pike Mehmet’in örneğinde, bir çocuğun ilgi duyduğu bir alanda ilerleyebilmesi için devasa bir engel gibi duruyor. Birçok çocuk benzer engeller nedeniyle erken veda etmek zorunda kalmıştır yeteneklerine ya da yetenekleriyle kendisini gösterme umuduna.

HALK MUSİKİ CEMİYETİ

Aslında babası müzik yapmasına da karşı olacaktır belki ama kısa zamanda bu alanda ünlenince konserlerine gelmeye, yanındakilere, “Bu benim oğlumdur” diye övünmeye başlamış.

Pike Mehmet’in sesinin güzelliğini ilk keşfeden ilkokul öğretmeni oluyor. Öğretmeni müdüre götürüyor, “Sesi çok güzel” diyerek. Müdür bir iki türkü söyletiyor Pike Mehmet’e, sonra elinden tutup Halk Musiki Cemiyeti’ne götürüyor onu.

Cemiyet’te aralarında Kör Eşref, Hakkı ve Yusuf Tapan, Şeref Erdoğan gibi değerli müzisyenler vardır. Burada türkülerin yanı sıra sanat müziğini de keşfeder. Hem türkülere hem şarkılara ilgisi vardır ve sesi de yatkındır aslında iki disipline de. Değerli, ünlü müzisyenlerden çok şey öğrenir burada. Birkaç enstrüman çalmayı öğrenir, sonra sazda karar kılar.

ŞÜKRAN AY İSTANBUL’A DAVET EDİYOR

Sonra bir gün dönemin ünlü sanatçısı Şükran Ay, Diyarbakır’a gelir konser için. Cemiyetten ustalarıyla birlikte gider konsere. Açık hava konseri biter, konsere katılanlar yavaştan dağılmaya başlar. Kuliste bir ustasıyla konseri dinlemiştir Pike Mehmet. Ustası, “Hadi bir türkü söyle” diyor Pike Mehmet’e. İkiletmez ustasının isteğini, bir uzun hava söyler. Konser alanından dağılanlar geri döner, “Kim bu söyleyen” diyerek.

Pike Mehmet Şükran Ay’la birlikte.

Sadece konser dinleyicileri değildir Pike Mehmet’in sesine hayran olan. Kulise gelen Şükran Ay da hayranlığını dile getirir.

Pike Mehmet, Şükran Ay’la tanışmasını şöyle anlattı: “Kulise geldi. Oğlu Savaş Ay da yanındaydı. Şükran hanım ‘Seni İstanbul’a götüreyim’ dedi ama tabi babam müsaade etmedi, gidemedim. O zaman çok istiyordum ama olmadı işte.”

SONRA AŞIK OLUR

Sonra aşık olur Pike Mehmet. Aşık olduğu genç kadın hemşiredir ve o da Pike Mehmet’e aşık olmuştur. Uzaktan bakışırlar, değişik bahanelerle sık sık görüşürler ama bir türlü birbirlerine açılamazlar. Ama kim bilir belki birbirlerine hissettikleri aşkı kelimelerle ifade etmeye gerek duymazlar.

Gençlik vardır serde, gelenekler vardır ve en önemlisi Mehmet’in işsizliği vardır. Genç kadının ailesi, Mehmet’in işsizliğini gerekçe göstererek kızlarını vermek istemez. Oysa liseyi bitirdikten sonra müzik yapmaya, konserlere çıkmaya devam ediyordur Pike Mehmet. Ama elbette aile müzisyenliği meslekten saymaz, kızlarını bir müzisyenle evlendirmek istemez.

Başka taliplileri çıkar genç kadının ama o Pike Mehmet’ten vazgeçmez. “Evimize geldi, ‘Beni evlendirecekler’ dedi. Biz de imam nikahıyla evlendik. Aile razı oldu evlenmemize” diyor Pike Mehmet.

Evlenmişler ama bir şartı vardır eşinin. “Bana dedi ki ‘Ya ben ya müzik’, ben onu seçtim” diyor Pike Mehmet. Bundan ikisi de pişman değil şimdi. Pike Mehmet, “Evlenince konserleri falan bıraktım, teknik ressam olarak Köy Hizmetleri’nde çalışmaya başladım. Evde, toplantılarda saz çalıp şarkı söylüyorum hala. Aslında eşimin de çok iyi bir kulağı, geniş bir repertuvarı vardır. Bazen yanlış söylediğimde hemen uyarıyor. ‘İyi ki müziği bıraktın, şimdi kim bilir nasıl bir hayatımız olurdu’ diyor bana. Şimdi mutluyuz yani.”

EGE’DE BALIKÇI, DİYARBAKIR’DA BİLARDOCU

Pike Mehmet’in dört çocuğu var. Hepsi üniversite okudu ve hepsi sanatla ilgileniyor. Biri ressam, biri senaryo yazarı, bir seramik sanatçısı ve hepsi bir enstrüman çalıyor. Pike Mehmet kendi babasının yaptığının tersine hep desteklemiş çocuklarının sanatla ilgilenmesine.

Emekli olduktan sonra, çok kişinin hayali olan Ege’de bir kıyı kasabasına yerleşmiş Pike Mehmet. Bütün yazı Ege’de geçiriyor. Çocukları toplanıyor yazlıkta. “Balık tutmayı Dicle’de öğrendim” diyen Pike Mehmet, her gün balığa çıkıyor, denize giriyor, akşamları müzikli sofralar hazırlıyor.

Ege’de balık tutan Pike Mehmet.

Kışı da Diyarbakır’da geçiriyor. Ama nerede eski günler. Eski mahalle, eski dostlar… Gününü Sanat Sokağı’ndaki bilardo salonunda geçiren Pike Mehmet, “Eşimle iki yıl önce doğduğumuz mahalleye gittik, yüreğimiz parçalandı. Bir daha da gitmedik” diyor.

Telefonu çalıyor Pike Mehmet’in. Arayan kişiyi “Aşkım” diye kaydetmiş. Konuştuktan sonra, “Eşim ekmek bekliyor” diyor mutlulukla. Babasının engellemelerine rağmen Pike Mehmet’in mutlu bir hayat yaşadığını kendisinden duymak da bizi mutlu ediyor.

Kaynak:Vecdi Erbay  [email protected]



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
MAKSİMUM-D A.Ş. İHTİYAÇ SAHİPLERİNİ BU RAMAZAN’DA UNUTMADI

Diyarbakır’da uzun yıllardır faaliyet yürüten Maksimum-D A.Ş. Özel Güvenlik Firması, her Ramazan ayı olduğu gibi bu Ramazan’da da ihtiyaç sahibi vatandaşları unutmadı.

Diyarbakır’ın köklü özel güvenlik firmalarından olan Maksimum-D A.Ş. Özel Güvenlik Firması, Diyarbakır’da ekonomik durumu elverişli olmayan yaklaşık 550 aileye içerisinde temel ihtiyaç maddelerinin bulunduğu gıda paketlerini ulaştırdı. Yaklaşık 22 kilogram ağırlığında olan yardım paketlerinin içerisinde konserve, makarna, mercimek, nohut, pirinç, yağ, şeker, tuz, kuru fasulye, salça, zeytin, reçel, tahin, peynir ve bayram şekeri bulunuyor.

550 AİLEYE GIDA PAKETİ DAĞITILDI

Yaşanan pandemi süresince yaşanan bu zorlu süreçte bir çok vatandaşın işlerinin bozulduğunu belirten Maksimum-D A.Ş. Özel Güvenlik Firması Yönetim Kurulu Başkanı Sefer Başarı, “Şehrimiz genelinde ekonomik durumu elverişli olmayan, ülkemizi ve şehrimizi etkisi altına alan pandemi süresince işleri bozulan veya işinden ayrılmak zorunda kaldığı için sıkıntı yaşayan bir çok vatandaşımız mevcut.

Bizlerde Maksimum-D Özel Güvenlik Firması olarak böyle zorlu bir süreçte, yoksul ve ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza dağıtılmak üzere, içerisinde muhtelif ihtiyaç maddesi gıdaların yer aldığı 550 adet gıda paketini ailelerimize ulaştırmak üzere hazırladık. Bu yardım kolilerini fakir fukaranın Dermanbaba diye andığı Yılmaz Acu kardeşimizi, vekil tayin ederek, kurumumuzun vasıtasıyla dağıtımını yaptırdık” dedi.

MERKEZ İLÇELERDEKİ İHTİYAÇ SAHİBİ VATANDAŞLARA DAĞITILDI

Maksimum-D A.Ş. Özel Güvenlik Firması Yönetim Kurulu Başkanı Sefer Başarı’nın her yıl düzenli olarak bu tarz yardımları yaptığını belirten Dermanbaba lakaplı hayırsever Yılmaz Acu ise, “Değerli büyüğüm hayırseverliğiyle gönüllere taht kuran  Maksimum-D Firması Yönetim Kurulu Başkanı Sefer Başarı her yıl olduğu gibi bu yılda ihtiyaç sahibi aileleri unutmadı.

İçerisinde bir ailenin temel gıda maddelerinin yer aldığı yaklaşık 550 yardım kolisini kendi şirketlerinin araçlarıyla Bağlar, Sur, Kayapınar ve Yenişehir ilçelerimizde ikamet eden dul, yetim ve yatalak hastaların bulunduğu ihtiyaç sahibi ailelere dağıtımlarını yaptık.

Hayırsever ağabeyim, senelerden beridir İlimizde istihdama katkılar sağlayan Maksimum-D Firması Yönetim Kurulu Başkanı Sefer Başarı’ya bu hassasiyetinden dolayı teşekkür ediyor ve bu örnek davranışının örnek teşkil etmesini temenni ediyorum.

Aldığımız hayır duaları, bizim için paha biçilemez birer manevi hazinedir. Bu kapsamda, durumu elverişli olan hayırsever kişi ve kuruluşların da, yetim, öksüz, engelli ve durumu elverişli olmayan ailelerimize yardımlar temin etmelerini ve bu hayır kervanında yerlerini almalarını temenni ediyorum” diye konuştu.

Türkiye’nin en büyük sürüntü alım alanı Diyarbakır’da Türkiye’nin en büyük sürüntü alım alanı Diyarbakır’da

Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde bulunan sürüntü örneklerinin alındığı Kovid-19 kliniğinin kapasitesi arttırılarak Türkiye’nin en büyük sürüntü alanı haline geldi.

Diyarbakır Sağlık İl Müdürlüğü, Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesinde covid-19 şüphesiyle başvuran hastalara hizmet verilen merkezin kapasitesi 4 kat arttırılarak, vatandaşlara salgın döneminde en iyi hizmet sunuluyor.

Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Dr. Muhammed Asena ve İl Sağlık Müdürü Cihan Tekin  ile covid-19 hastalığı sürecinde Diyarbakır’da başarılı bir süreç sürdürerek vatandaşlara rahat bir nefes aldırmayı başardılar. Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde oluşturulan ve daha önce tek yerden alınan sürüntü örneklerinin alındığı alanın kapasitesi artırılarak oluşturulan 1200 metrekarelik sürüntü alanında 12 kabin aktif olarak vatandaşlara hizmet veriyor. Bunun yanı sıra 25 kabin ise aşı sırası gelen vatandaşların hizmetine sunulmuş vaziyette.

Vatandaşa salgın döneminde en iyi hizmeti sunmaya çalıştıklarını belirten Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Dr. Muhammed Asena, sağlık çalışanlarının haftanın 7 günü sabah 08:30 ile 24:00 saatleri arası vatandaşlara sürüntü alanı ve aşı alanında hizmet verdiklerini belirterek, “Ülkemizin mücadele verdiği Kovid-19 salgınında hastalık ile mücadelede vatandaşlarımızın rahat bir şekilde hizmet alabilmesi adına Türkiye’nin en büyük sürüntü alım merkezini oluşturduk.

Merkezimizde 12 kabin aktif olarak hizmet veriyor. Bunun yanı sıra 7 kabin ise ekstra olarak aşı olacak vatandaşlarımızın hizmetinde, bu alanlara ekstra aşı yapan vatandaşlarımızın dinlenme ve takip alanları mevcut. Alan içerisinde birde aşı sonrasında ilk yardım ve acil müdahale alanı, anestezi ekibimiz faal olarak çalışmaktadırlar. Sağlık çalışanlarımız bu alan içerisinde haftanın 7 günü sabah 08:30 ile gece 24:00 arası kesintisiz bir şekilde hizmet veriyor. Günde ortalama 1300 kişi covid aşısını oluyor” diye konuştu.

Diyarbakır İl Sağlık Müdürü Dr. Cihan Tekin ise, “”Kovid-19 kliniğini sürecin başında normal acillerden ayırdık ve ilk etapta iki hekimle hizmet verirken bugün 8 hekime kadar çıkabileceğimiz alanlar oluşturduk. Temel amacımız vatandaşımızın hastaneye geldiğinde en hızlı şekilde hekimlere ulaşması, hekimden hizmetini almasını sağlamak, ayrıca oluşabilecek kuyrukların önüne geçmek. Oluşturulan sürüntü alanları sayesinde vatandaşların herhangi bir kuyrukta bekleme sıkıntısı yaşanmıyor.

“Hem acilimizde hem de sürüntü alanlarımız çok daha rahatlamış durumda. Sağlık Bakanımızın direktifleri doğrultusunda bu tedbirleri artırdık. Bakanımızın kış aylarına dikkat çektiği noktalar vardı. Kış aylarında özellikle mevsimsel griple birlikte vaka artışlarının olabileceği, bu konuda dikkatli olmamız ve hazırlıklı olmamızı gerektiği talimatları üzerine tüm bu hazırlıkları yaptık” dedi.

VATANDAŞLAR VERİLEN HİZMETTEN MEMNUN

Verilen hizmetten duydukları memnuniyeti dile getiren vatandaşlar, Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Dr. Muhammed Asena ve İl Sağlık Müdürü Dr. Cihan Tekin’e teşekkür etti. Yapılan hizmetin başarılı olduğunu belirten vatandaşlardan Veysi Elhansu, “Maşallah, hastanede hizmetler dört dörtlük çok kaliteli. Bu hastalık yüzünden hastaneye girmeye korkuyorduk ancak şimdi yapılan sürüntü alanı ile insanlar artık hastane içerisinde hastalık bulaşır korkusundan kurtuldu. Hastanede covid testi sırası kalmadı aşı sırası kalmadı. Bugün geldik ve çok keyifli bir şekilde aşımızı oluyoruz. Bu alan hem büyük hem hijyenik, yetkililere verilen bu hizmetten dolayı sonsuz minnettarız” dedi.

ÖZEL HABER:YILMAZ ACU

AK Parti Diyarbakır’da İdari ve Mali İşler Bedirhan Akyol’a emanet AK Parti Diyarbakır’da İdari ve Mali İşler Bedirhan Akyol’a emanet

AK Parti Diyarbakır İl Başkanlığı yönetim kurulu üyeleri belli oldu. İl Başkanlığı’nı Av. Muhammed Şerif Aydın’ın yürüttüğü AK Parti Diyarbakır İl Başkanlığı’nda İdari ve Mali İşler Başkanlığı’na siyasetçi kimliğiyle tanınan ve uzun yıllar AK Parti saflarında mücadele eden Hayırsever işadamı Bedirhan Akyol getirildi.

 

Süleyman Serdar Budak’ın istifa edip, Muhammed Şerif Aydın’ın Genel Merkez tarafından görevlendirildiği Ak Parti Diyarbakır İl Teşkilatının 7. Olağan kongresi geçtiğimiz ay Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın video konferans yöntemiyle katılımı gerçekleştirilmişti. Tek liste halinde gidilen seçimde, Muhammed Şerif Aydın il başkanı olarak seçilmişti. Yaklaşık 2 aylık sürenin ardından AK Parti il başkanlığı yönetim kurulu üyeleri belli oldu.

Uzun yıllar AK Parti’de siyaset yapan ZANA Yapı Yönetim Kurulu Başkanı ,hayırsever iş adamı Bedirhan Akyol’a da kritik bir görev verildi. Akyol, AK Parti Diyarbakır İl Başkanlığı’nda İdari ve Mali İşler Başkanı olarak görev yapacak.
Halk tarafından sevilen, yardım severliği,

sporcu kişiliği ve siyasetçi kimliğiyle ile tanınan ve Diyarbakır halkı tarafından sevilen Bedirhan Akyol’un, yeni dönemde Ak parti İl Yönetimine girmesi sonrası, Diyarbakır başta olmak üzere, bölgemiz ve ülkemizin birçok illerinden tebrik ve hayırlı olsun mesajları yayınlandı.

Diyarbakırlı hayır sever  iş adamı ve siyasetçi, Bedirhan Akyol, uzun senelerden beri Diyarbakır’da siyaset ve spor dünyasında aktif olarak görev yapmış, Diyarbakır için unutulmaz hizmetler vermiş birisi olarak, gönüllerde yer etmiş durumda.

Diyarbakır’a ve Diyarbakır halkına hizmet etmenin bir gurur olduğunu belirten Başkan Akyol, “İl Başkanımız Sayın Muhammed Şerif Aydın’ın başkanlığında il yönetiminde görev dağılımı belirlendi. Şahsıma İdari ve Mali İşler Başkanlığı görevi layık görüldü.

Yüce Rabbime şükürler olsun, mukaddes kentimize ve kadirşinas insanlarımıza çok yönlü faydalar sağlama imkânlarını bahşetti. Bundan sonra da elimizden gelen bütün çabayı sarf ederek, hayır duaları alma yolunda mücadelemize devam edeceğiz” diye konuştu.

Yönetim kurulunda yer alan isimler ve görevleri şöyle:
Siyasi İşler Başkanlığına Hüseyin Denli, Teşkilat Başkanı Serap Akbaş, Seçim İşleri Başkanı Mehmet Raşit Ocak, Tanıtım Medya Başkanı Fatma Biçer, Dış İlişkiler Başkanı Mehmet Fatih Kayhan, Sosyal İşler Başkanı Suna Kepolu Ataman, Yerel Yönetimler Başkanı Fehmi Kardeşoğlu, Ekonomi İşler Başkanı Celal Dengiz, Halkla İlişkiler Başkanı Mehmet Arzu, İdari Mali İşler Başkanı Bedirhan Akyol,

Ar-Ge Başkanı Abdulvahit Güvensen, İnsan Hakları Başkanı Mehmet Zeki Akkoç, Çevre Şehir ve Kültür Başkanı Halit Aydın, Bilgi ve İletişim Teknolojileri Başkanı Şeyh Mehmet Çet, İl Sekreterlik Başkanı Hasan Çakar, Seçim Hazırlık Komisyon Başkanı Mehmet Ali Dündar, Kadın Kolları Başkanı Müzeyyen Kaya ve Gençlik Kolları Başkanlığına M. Ahmet Mahsum Melikoğlu getirildi.

‘BU KUTLU YOLDAN DÖNMEK YOK’ ‘BU KUTLU YOLDAN DÖNMEK YOK’

D.BAKIR- Diyarbakır Liv Suit Otel İşletmecisi ve Genel Müdürü İş adamı Ferman Zaman, ‘Rahmetlerin adeta yağmur gibi yağdığı bir mübarek Ramazan-ı Şerif’e daha kavuşmanın kıvancını yaşadıklarını’ belirtti.

 

Liv Suit Otel İşletmecisi ve Genel Müdürü İş adamı Ferman Zaman, Mübarek Ramazan-ı Şerif dolayısıyla yayınladığı kutlama mesajında şunları söyledi: ‘Mübarek Ramazan Ayı, Ramazan ayı, kırgınlık ve dargınlıkların sona erdiği, kutlu zaman bir zaman dilimidir. Cenabı Rabbim, bizler bir kez daha Recep, Şaban ve Ramazan aylarıyla, bu nadide günlerin beraberinde getirdiği kutla kandil gecelerine kavuşturdu.

 

Gerek ülkemiz ve gerekse bütün dünya insanları, oldukça zorlu bir sınavdan geçmekteyiz. Ülkemizin yanı sıra, dünya genelinde vefat ve bulaşıcı pandemi vaka sayılarının hızlı bir artış trendine girdiğini, üzülerek gözlemlemekteyiz. Bireysel ve çevre temizliğine önem göstermemiz, sadece kendimiz değil, bütün sevdiklerimizin hayatı açısından önem taşıyor. Temas, maske, mesafe ve hijyen hususlarına, son derece önem göstermemiz gerekiyor. Yüce Allah’a dualar ve niyazlar ederek, aziz milletimiz başta olmak üzere, dünyada etkili olan ve can almaya devam eden, bulaşıcı pandemiden kurtulmayı dilyoruz. Cenab-ı Allah; başta ülkemiz olmak üzere, bu kutlu maneviyat ikliminde, bütün İslam Alemi’nin birlik ve beraberliğini muhafaza etmemizi nasip buyursun.

 

On bir Ayın Sultanı Şehri Ramazan, geçmişe dönük bir muhasebe yaparak, bugüne yaptığımız yanlışlarla yüzleşip, bu yanlışlarla bir daha düşmemek noktasında bir fırsat teşkil etmektedir. Saygıdeğer halkımız ve tüm İslam Âlemi’nin mübarek Ramazan Ayını en halisane duygularımla kutlar, bu mukaddes günlerin, başta aziz milletimiz olmak üzere, bütün dünyada, sağlık, mutluluk ve esenliklere vesile olmasını, Yüce Rabbim’den niyaz ederim’.

Başkan Çavuşoğlu: Otizm eksiklik değil farkındalıktır Başkan Çavuşoğlu: Otizm eksiklik değil farkındalıktır

Diyarbakır’da Dünya Otizm Farkındalık Günü yürüyüşü düzenlendi. Yürüyüşe katılan, Güneydoğu Down Sendromu Derneği Başkanı İrfan Çavuşoğlu, otizmin eksiklik olmadığını, farkındalık olduğunu söyledi.

2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık günü, Diyarbakır’da da çeşitli etkinliklerle kutlandı. Diyarbakır’da Güneydoğu Down Sendromu Derneği, sivil toplum kuruluşları ile Büyükşehir Belediyesi Sosyal İşler Dire Başkanlığı ve Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü tarafından Dünya Otizm Farkındalık Gününe dikkat çekmek amacıyla farkındalık yürüyüş düzenlendi.

Sümer Park Ortak Yaşam Alanında başlayan farkındalık yürüyüşü Diyarbakır Valiliği binasının önüne son bulurken, valilik önünde otizmli ve engelli çocukları karşılayan Vali Münir Karaloğlu, otizmli çocuklar ile engelli bireylerle beraber Anıt Park içerisine kadar yapılan yürüyüşe katılarak destek verdi.

Etkinlikte konuşan Vali Karaloğlu, Diyarbakır’da da bir farkındalık oluşturmak gayesiyle bu etkinliği yaptıklarını söyledi. Vali Karaloğlu, “Otizm bir eksiklik değil, ayrıcalıklı bir farkındalık ve aslında otizmli yavrularımızı erken teşhis edebilirsek, onlara doğru ve özel bir eğitim sağlayabilirsek ve toplumsal farkındalığı da artırabilirsek bu yavrularımızdan yarın dünyayı değiştirecek dahiler çıkabilir. Bunun dünyada birçok örneği var.

İşte Albert Einstein’ın, Newton’un, Mozart’ın ve Steve Jobs’un otizmli olduğu söyleniyor. Onlar erken teşhis, doğru ve özel eğitim ile farkındalıkla dünyayı değiştirecek bilimsel ve sanatsal faaliyetlerde insanlığı çok şey katmışlardır.

Bizde otizmli yavrularımızı, hem ailelere hem de biz topluma Allah’ın imtihanıdır, onların bu farkındalığını fark eder, o farkındalıklarına uygun davranırsak inşallah onlarda içerisinde bulundukları topluma daha faydalı bireyler haline getirebiliriz” diye konuştu.

Günün anlamına hitaben bir açıklama yapan Güneydoğu Down Sendromu Derneği Başkanı İrfan Çavuşoğlu, “Çocuklar da farkındalığı hissettirmek amacıyla buradalar.

Güneydoğu Down Sendromu Derneği olarak engelli vatandaşlarımızın hayatın her alanında yer almalarını sağlamak ve önlerindeki engelleri ortadan kaldırmak için hak temelli hizmet anlayışını esas alıyoruz. Otizmin hastalık değil farklılıktır. Siz de otizmi fark edin görmezden gelmeyin” dedi.

Mısır: “Ever Given gemisi kanalı en az 1 milyar dolar zarara uğrattı” Mısır: “Ever Given gemisi kanalı en az 1 milyar dolar zarara uğrattı”

Mısır Süveyş Kanalı İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, Süveyş Kanalı’nı tıkayan ve gemi trafiğini durduran Ever Given gemisinin kanala en az 1 milyar dolar zarara neden olduğunu duyurdu.

Süveyş Kanalı’nda 6 gün boyunca gemi trafiğine engel olan Japon Shoei Kisen Kaisha şirketine ait 200 bin tonluk konteyner gemisi Ever Given, kanal önemli maddi zarar uğraştı. Mısır Süveyş Kanalı İdaresi Başkanlığı, yaşanan olayda geminin kanala maddi zararının en az 1 milyar dolar olduğunu açıkladı. Süveyş Kanalı İdaresi Başkanı Usame Rabie yaptığı açıklamada, “Yaşanan tıkanma nedeniyle Mısır, günlük 12 ila 15 milyon dolar maddi zarar etti. Yapılan soruşturma sonucu zararı kimin karşılayacağı belirlenecek” ifadelerini kullandı. Rabie, soruşturmanın önemi vurgulayarak, geminin kara kutusunun geminin ilk sıkıştığı andan yüzdürüldüğü ana kadar ayrıntıları ortaya çıkaracağını söyledi. Süveyş Kanalı İdaresi Başkanı Rabie, “Tazminat ödenmesi gerekiyor, çünkü tazminat ülkenin hakkıdır. Bu olay, Mısır’ın itibarına zarar verdi” ifadesini kullandı.

23 Mart’ta karaya oturan gemi sadece Mısır’a değil küresel ticarette büyük zarara yol açmıştı. Dev geminin kanalı tıkamasının ardından kanalda gemi trafiği oluşmuş ve 450 gemi, Ever Given gemisinin yüzdürülerek rotalarına devam etmeyi beklemişti. Ever Given’ın hareket ettirilmesinin ardından kanalda trafik yeniden başlamıştı.


EDİTÖRLER
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Kategori Seçin:
Kategori Seçin:

TRT Haber Haberler