• Altın
  • Dolar
  • Euro
  • İstanbul °C
  • Ankara °C

Bakan Varank’tan yerli otomobil açıklaması

Bakan Varank’tan yerli otomobil açıklaması
Bakan Varank’tan yerli otomobil açıklaması

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, “Yeniliğe Yolculuk” mottosuyla 27 Aralık’ta tanıtımı yapılan yerli otomobilde erteleme olmadığını söyledi. Çalışmaların aralıksız devam ettiğini kaydeden Bakan Varank, “Yerli otomobil hayalimizde ciddi bir erteleme yok. Ekibimiz; potansiyel tedarikçilerle görüşmelere devam ediyor. Gemlik’te kurulacak fabrikanın temel atma tarihine ilişkin olarak büyük bir aksaklık da öngörmüyoruz. En fazla birkaç haftalık değişiklikler olabilir” dedi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Otomotiv Sanayicileri Derneğinin (OSD) Yönetim Kurulu Toplantısına video konferans yöntemiyle katıldı. Toplantıda, OSD Başkanı Haydar Yenigün sunum yaparken, bu süreçte yaşadıklarına değinip işçilerle ilgili aldıkları tedbirleri anlattı. Yenigün ayrıca fabrikalarda bugüne kadar öngörmedikleri bir süreci yaşadıklarını belirtti. Yenigün’ün ardından konuşan Bakan Varank, yerli otomobildeki son durum ve üretim aşamaları ile ilgili açıklamalarda bulundu.

“Yapılan tahminler, küresel ekonomide son 100 yılın en ağır daralmasının yaşanacağını öngörüyor”

Salgının insan sağlığına olan zararının yanı sıra ekonomik ve sosyal dengelerde tahribata neden olduğunu belirten Bakan Varank, ”Uluslararası ticaret, sermaye hareketleri ve turizm çok ciddi yaralar aldı. Dünya borsalarında ve emtia piyasalarında sert dalgalanmalar görüyoruz. Yapılan tahminler, küresel ekonomide son 100 yılın en ağır daralmasının yaşanacağını öngörüyor. İşte böylesine bir ortamda, doğal olarak Türkiye de bu süreçten etkileniyor. Aslında geçen senenin son çeyreğinden itibaren güçlü bir toparlanma eğilimine girmiştik. Yılın ilk iki ayında da sanayi üretimi, yatırım iştahı ve ihracat verileri oldukça iyiydi” dedi.

“Türkiye, pek çok ülkeden pozitif yönde ayrıştı”

Salgınla birlikte ticaret ve üretim cephesinde daralmalar yaşamaya başladığını bildiren Varank, ”Mart’ın ikinci yarısından itibaren sanayide elektrik tüketimi düşmeye başladı.Otomotiv ve tekstil sektöründe faaliyet gösteren fabrikaların büyük kısmı üretime ara verme kararı aldılar. Gıda, temizlik, ilaç, sağlık ekipmanları ve ambalaj gibi sektörlerdeyse üretim normal seviyelerin üzerine çıktı. Salgının ülkemizdeki seyri ve sanayicilerin talebi doğrultusunda, fabrikaların temelli kapanması gibi bir yaklaşımımız olmadı. Sokağa çıkma kısıtlamasının olduğu günlerde bile; İhracat taahhüdü olan ya da faaliyetlerine ara vermesi durumunda büyük zararla karşılaşabilecek üreticilerin çalışmaya devam etmesini sağladık.Bundan sonra da planlamalarımızı bu şekilde devam ettiriceğiz. İşte bu sayede Türkiye, pek çok ülkeden pozitif yönde ayrıştı” ifadelerini kullandı.
Salgını yatay seyre geçtiğini ifade eden Bakan Varank, Ramazan ayı boyunca tedbirlere en üst düzeyde uyulursa, bayram sonrasında ülkede normal hayata geçişin hedeflendiğini kaydetti. Otomotiv sektörünün en iyi şekilde yeni normale hazırlıklı olması gerektiğine dikkat çeken Varank, Otomotiv sanayicilerine seslenerek,”Bu noktada da sizlerden 5 temel beklentimiz bulunuyor.Birincisi ev en önemlisi çalışanlarınızın sağlığını güvence altına almanız.Dönüş sürecini çok iyi planlayın.Servislerdeki oturma düzeninden, fabrikadaki vardiyalara kadar her bir detay özenle çalışılmalı.İkinci beklentimiz, atik olmanız.Talep yeniden canlanmaya başladığında, sizlerin piyasayı en iyi şekilde beslemesi gerekiyor.Dolayısıyla rekabet gücünüzü koruyacak hatta sizlere ekstra rekabet avantajı sağlayacak adımları beraber planlamak istiyoruz. Çok yüksek ihtimalle, bu salgınla birlikte tüketiciler toplu taşıma araçları yerine bireysel araçlara daha yoğun biçimde yönelecekler.Hatta paylaşımlı modeller yerine bireysel sahiplik tekrar ön plana çıkabilir.Tüketici tercihlerindeki bunun gibi değişimlere, fiyat kalite oranını tutturarak cevap verenler bence bir adım öne çıkacak.Üçüncü olarak, tedarikçilerinize sahip çıkmanızı bekliyoruz. Talebin güçlenmesiyle birlikte, en çok tedarikçi KOBİ’lerinize ihtiyaç duyacaksınız.Onların yetkinliği size güç katacak.Dolayısıyla şu anda bu KOBİ’lerin nakit akışına destek olmanız gerekiyor.Sonradan teslim kaydıyla, peşin satın almalar dahi yapabilirsiniz.Dördüncü olarak, yerlileşme oranlarınızı artırmaya odaklanmalısınız.Bu salgın, hammadde kaynaklarına ulaşım da dâhil olmak üzere yerlileşmenin ne kadar önemli olduğunu tekrar ortaya koydu.Dolayısıyla; Ar-Ge, inovasyon ve insan kaynağına yatırım yapmaktan asla vazgeçmeyin.Üretim kabiliyetlerinizi geliştirin, ekosisteminizi çeşitlendirin.Son olarak, stratejik yatırım hamlelerinde cesur davranmanızı istiyoruz” diye konuştu.

“Yani yerli otomobil hayalimizde ciddi bir erteleme yok”

Koronavirüs tehdidiyle birlikte, 15 Mart’tan itibaren Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubunun da home office çalışmaya başladığını söyleyen Varank,”Ancak bu durum, işlerin ilerleyişinde hiçbir dezavantaj oluşturmadı.Yani yerli otomobil hayalimizde ciddi bir erteleme yok.Ekibimiz; Kore, İngiltere, Almanya, İspanya, İtalya ve ülkemizdeki potansiyel tedarikçilerle görüşmelere devam ediyor. Bu süreçte TOGG klasik OEM’lere göre daha avantajlı bir pozisyona gelmiş oldu.Mevcut OEM’ler içten yanmalı motordan, elektrikli motora geçişi kendi kaynaklarıyla finanse etmeyi planlıyorlardı.Fakat salgınla birlikte, bu şirketlerin gelirlerinde yüzde 45’lere varan düşüşler yaşandığı için küresel devler, elektrikli ve otonom araçlara ilişkin yatırımlarını ötelemeye başladılar.Hiç kuşkusuz bu durum bize önemli bir avantaj sağlayacak” dedi.

“Çevreyi kirletmeyen, elektrikli ve bağlantılı bir mobilite ekosistemi kurmanın peşindeyiz”

Salgınla birlikte toplumun çevre ve sağlık bilincinin arttığına dikkat çeken Varank, İstanbul’dan çekilen Uludağ fotoğraflarını hatırlatarak, “Ben bile geçenlerde yaşadığım semtteki kuş cıvıltılarını videoya çekip sosyal medyamdan paylaştım, doğa aslına dönüyor. İşte bunun gibi kırılma noktalarında, doğa ve çevreyle uyumlu olanlar, yani üretimlerini böyle bir bilinçle gerçekleştirenler kazançlı çıkacak. Tabi bu durum bizim sunduğumuz tezlerin ne kadar isabetli olduğunu tekrar ortaya koydu.

Biliyorsunuz bir otomobil üretmenin çok daha ötesinde bir bakış açısına sahibiz. Çevreyi kirletmeyen, elektrikli ve bağlantılı bir mobilite ekosistemi kurmanın peşindeyiz” diye konuştu.

“Fabrika ÇED raporunu alma aşamasında”

Gemlik’te kurulacak fabrikanın temel atma tarihine ilişkin olarak büyük bir aksaklık da öngörülmediğini bildiren Bakan Varank, ”Normalleşme sürecini de dikkate alarak, imkanlar doğrultusunda süreci değerlendireceğiz. En fazla birkaç haftalık değişiklikler olabilir.Fabrika ÇED raporunu alma aşamasında. Zemin etüdleri de muhtemelen 10 gün içerisinde tamamlanacak. Küresel tecrübesi olan isimleri ekibe katmaya devam ediyoruz” dedi.



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
MAKSİMUM-D A.Ş. İHTİYAÇ SAHİPLERİNİ BU RAMAZAN’DA UNUTMADI

Diyarbakır’da uzun yıllardır faaliyet yürüten Maksimum-D A.Ş. Özel Güvenlik Firması, her Ramazan ayı olduğu gibi bu Ramazan’da da ihtiyaç sahibi vatandaşları unutmadı.

Diyarbakır’ın köklü özel güvenlik firmalarından olan Maksimum-D A.Ş. Özel Güvenlik Firması, Diyarbakır’da ekonomik durumu elverişli olmayan yaklaşık 550 aileye içerisinde temel ihtiyaç maddelerinin bulunduğu gıda paketlerini ulaştırdı. Yaklaşık 22 kilogram ağırlığında olan yardım paketlerinin içerisinde konserve, makarna, mercimek, nohut, pirinç, yağ, şeker, tuz, kuru fasulye, salça, zeytin, reçel, tahin, peynir ve bayram şekeri bulunuyor.

550 AİLEYE GIDA PAKETİ DAĞITILDI

Yaşanan pandemi süresince yaşanan bu zorlu süreçte bir çok vatandaşın işlerinin bozulduğunu belirten Maksimum-D A.Ş. Özel Güvenlik Firması Yönetim Kurulu Başkanı Sefer Başarı, “Şehrimiz genelinde ekonomik durumu elverişli olmayan, ülkemizi ve şehrimizi etkisi altına alan pandemi süresince işleri bozulan veya işinden ayrılmak zorunda kaldığı için sıkıntı yaşayan bir çok vatandaşımız mevcut.

Bizlerde Maksimum-D Özel Güvenlik Firması olarak böyle zorlu bir süreçte, yoksul ve ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza dağıtılmak üzere, içerisinde muhtelif ihtiyaç maddesi gıdaların yer aldığı 550 adet gıda paketini ailelerimize ulaştırmak üzere hazırladık. Bu yardım kolilerini fakir fukaranın Dermanbaba diye andığı Yılmaz Acu kardeşimizi, vekil tayin ederek, kurumumuzun vasıtasıyla dağıtımını yaptırdık” dedi.

MERKEZ İLÇELERDEKİ İHTİYAÇ SAHİBİ VATANDAŞLARA DAĞITILDI

Maksimum-D A.Ş. Özel Güvenlik Firması Yönetim Kurulu Başkanı Sefer Başarı’nın her yıl düzenli olarak bu tarz yardımları yaptığını belirten Dermanbaba lakaplı hayırsever Yılmaz Acu ise, “Değerli büyüğüm hayırseverliğiyle gönüllere taht kuran  Maksimum-D Firması Yönetim Kurulu Başkanı Sefer Başarı her yıl olduğu gibi bu yılda ihtiyaç sahibi aileleri unutmadı.

İçerisinde bir ailenin temel gıda maddelerinin yer aldığı yaklaşık 550 yardım kolisini kendi şirketlerinin araçlarıyla Bağlar, Sur, Kayapınar ve Yenişehir ilçelerimizde ikamet eden dul, yetim ve yatalak hastaların bulunduğu ihtiyaç sahibi ailelere dağıtımlarını yaptık.

Hayırsever ağabeyim, senelerden beridir İlimizde istihdama katkılar sağlayan Maksimum-D Firması Yönetim Kurulu Başkanı Sefer Başarı’ya bu hassasiyetinden dolayı teşekkür ediyor ve bu örnek davranışının örnek teşkil etmesini temenni ediyorum.

Aldığımız hayır duaları, bizim için paha biçilemez birer manevi hazinedir. Bu kapsamda, durumu elverişli olan hayırsever kişi ve kuruluşların da, yetim, öksüz, engelli ve durumu elverişli olmayan ailelerimize yardımlar temin etmelerini ve bu hayır kervanında yerlerini almalarını temenni ediyorum” diye konuştu.

Türkiye’nin en büyük sürüntü alım alanı Diyarbakır’da Türkiye’nin en büyük sürüntü alım alanı Diyarbakır’da

Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde bulunan sürüntü örneklerinin alındığı Kovid-19 kliniğinin kapasitesi arttırılarak Türkiye’nin en büyük sürüntü alanı haline geldi.

Diyarbakır Sağlık İl Müdürlüğü, Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesinde covid-19 şüphesiyle başvuran hastalara hizmet verilen merkezin kapasitesi 4 kat arttırılarak, vatandaşlara salgın döneminde en iyi hizmet sunuluyor.

Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Dr. Muhammed Asena ve İl Sağlık Müdürü Cihan Tekin  ile covid-19 hastalığı sürecinde Diyarbakır’da başarılı bir süreç sürdürerek vatandaşlara rahat bir nefes aldırmayı başardılar. Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde oluşturulan ve daha önce tek yerden alınan sürüntü örneklerinin alındığı alanın kapasitesi artırılarak oluşturulan 1200 metrekarelik sürüntü alanında 12 kabin aktif olarak vatandaşlara hizmet veriyor. Bunun yanı sıra 25 kabin ise aşı sırası gelen vatandaşların hizmetine sunulmuş vaziyette.

Vatandaşa salgın döneminde en iyi hizmeti sunmaya çalıştıklarını belirten Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Dr. Muhammed Asena, sağlık çalışanlarının haftanın 7 günü sabah 08:30 ile 24:00 saatleri arası vatandaşlara sürüntü alanı ve aşı alanında hizmet verdiklerini belirterek, “Ülkemizin mücadele verdiği Kovid-19 salgınında hastalık ile mücadelede vatandaşlarımızın rahat bir şekilde hizmet alabilmesi adına Türkiye’nin en büyük sürüntü alım merkezini oluşturduk.

Merkezimizde 12 kabin aktif olarak hizmet veriyor. Bunun yanı sıra 7 kabin ise ekstra olarak aşı olacak vatandaşlarımızın hizmetinde, bu alanlara ekstra aşı yapan vatandaşlarımızın dinlenme ve takip alanları mevcut. Alan içerisinde birde aşı sonrasında ilk yardım ve acil müdahale alanı, anestezi ekibimiz faal olarak çalışmaktadırlar. Sağlık çalışanlarımız bu alan içerisinde haftanın 7 günü sabah 08:30 ile gece 24:00 arası kesintisiz bir şekilde hizmet veriyor. Günde ortalama 1300 kişi covid aşısını oluyor” diye konuştu.

Diyarbakır İl Sağlık Müdürü Dr. Cihan Tekin ise, “”Kovid-19 kliniğini sürecin başında normal acillerden ayırdık ve ilk etapta iki hekimle hizmet verirken bugün 8 hekime kadar çıkabileceğimiz alanlar oluşturduk. Temel amacımız vatandaşımızın hastaneye geldiğinde en hızlı şekilde hekimlere ulaşması, hekimden hizmetini almasını sağlamak, ayrıca oluşabilecek kuyrukların önüne geçmek. Oluşturulan sürüntü alanları sayesinde vatandaşların herhangi bir kuyrukta bekleme sıkıntısı yaşanmıyor.

“Hem acilimizde hem de sürüntü alanlarımız çok daha rahatlamış durumda. Sağlık Bakanımızın direktifleri doğrultusunda bu tedbirleri artırdık. Bakanımızın kış aylarına dikkat çektiği noktalar vardı. Kış aylarında özellikle mevsimsel griple birlikte vaka artışlarının olabileceği, bu konuda dikkatli olmamız ve hazırlıklı olmamızı gerektiği talimatları üzerine tüm bu hazırlıkları yaptık” dedi.

VATANDAŞLAR VERİLEN HİZMETTEN MEMNUN

Verilen hizmetten duydukları memnuniyeti dile getiren vatandaşlar, Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Dr. Muhammed Asena ve İl Sağlık Müdürü Dr. Cihan Tekin’e teşekkür etti. Yapılan hizmetin başarılı olduğunu belirten vatandaşlardan Veysi Elhansu, “Maşallah, hastanede hizmetler dört dörtlük çok kaliteli. Bu hastalık yüzünden hastaneye girmeye korkuyorduk ancak şimdi yapılan sürüntü alanı ile insanlar artık hastane içerisinde hastalık bulaşır korkusundan kurtuldu. Hastanede covid testi sırası kalmadı aşı sırası kalmadı. Bugün geldik ve çok keyifli bir şekilde aşımızı oluyoruz. Bu alan hem büyük hem hijyenik, yetkililere verilen bu hizmetten dolayı sonsuz minnettarız” dedi.

ÖZEL HABER:YILMAZ ACU

AK Parti Diyarbakır’da İdari ve Mali İşler Bedirhan Akyol’a emanet AK Parti Diyarbakır’da İdari ve Mali İşler Bedirhan Akyol’a emanet

AK Parti Diyarbakır İl Başkanlığı yönetim kurulu üyeleri belli oldu. İl Başkanlığı’nı Av. Muhammed Şerif Aydın’ın yürüttüğü AK Parti Diyarbakır İl Başkanlığı’nda İdari ve Mali İşler Başkanlığı’na siyasetçi kimliğiyle tanınan ve uzun yıllar AK Parti saflarında mücadele eden Hayırsever işadamı Bedirhan Akyol getirildi.

 

Süleyman Serdar Budak’ın istifa edip, Muhammed Şerif Aydın’ın Genel Merkez tarafından görevlendirildiği Ak Parti Diyarbakır İl Teşkilatının 7. Olağan kongresi geçtiğimiz ay Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın video konferans yöntemiyle katılımı gerçekleştirilmişti. Tek liste halinde gidilen seçimde, Muhammed Şerif Aydın il başkanı olarak seçilmişti. Yaklaşık 2 aylık sürenin ardından AK Parti il başkanlığı yönetim kurulu üyeleri belli oldu.

Uzun yıllar AK Parti’de siyaset yapan ZANA Yapı Yönetim Kurulu Başkanı ,hayırsever iş adamı Bedirhan Akyol’a da kritik bir görev verildi. Akyol, AK Parti Diyarbakır İl Başkanlığı’nda İdari ve Mali İşler Başkanı olarak görev yapacak.
Halk tarafından sevilen, yardım severliği,

sporcu kişiliği ve siyasetçi kimliğiyle ile tanınan ve Diyarbakır halkı tarafından sevilen Bedirhan Akyol’un, yeni dönemde Ak parti İl Yönetimine girmesi sonrası, Diyarbakır başta olmak üzere, bölgemiz ve ülkemizin birçok illerinden tebrik ve hayırlı olsun mesajları yayınlandı.

Diyarbakırlı hayır sever  iş adamı ve siyasetçi, Bedirhan Akyol, uzun senelerden beri Diyarbakır’da siyaset ve spor dünyasında aktif olarak görev yapmış, Diyarbakır için unutulmaz hizmetler vermiş birisi olarak, gönüllerde yer etmiş durumda.

Diyarbakır’a ve Diyarbakır halkına hizmet etmenin bir gurur olduğunu belirten Başkan Akyol, “İl Başkanımız Sayın Muhammed Şerif Aydın’ın başkanlığında il yönetiminde görev dağılımı belirlendi. Şahsıma İdari ve Mali İşler Başkanlığı görevi layık görüldü.

Yüce Rabbime şükürler olsun, mukaddes kentimize ve kadirşinas insanlarımıza çok yönlü faydalar sağlama imkânlarını bahşetti. Bundan sonra da elimizden gelen bütün çabayı sarf ederek, hayır duaları alma yolunda mücadelemize devam edeceğiz” diye konuştu.

Yönetim kurulunda yer alan isimler ve görevleri şöyle:
Siyasi İşler Başkanlığına Hüseyin Denli, Teşkilat Başkanı Serap Akbaş, Seçim İşleri Başkanı Mehmet Raşit Ocak, Tanıtım Medya Başkanı Fatma Biçer, Dış İlişkiler Başkanı Mehmet Fatih Kayhan, Sosyal İşler Başkanı Suna Kepolu Ataman, Yerel Yönetimler Başkanı Fehmi Kardeşoğlu, Ekonomi İşler Başkanı Celal Dengiz, Halkla İlişkiler Başkanı Mehmet Arzu, İdari Mali İşler Başkanı Bedirhan Akyol,

Ar-Ge Başkanı Abdulvahit Güvensen, İnsan Hakları Başkanı Mehmet Zeki Akkoç, Çevre Şehir ve Kültür Başkanı Halit Aydın, Bilgi ve İletişim Teknolojileri Başkanı Şeyh Mehmet Çet, İl Sekreterlik Başkanı Hasan Çakar, Seçim Hazırlık Komisyon Başkanı Mehmet Ali Dündar, Kadın Kolları Başkanı Müzeyyen Kaya ve Gençlik Kolları Başkanlığına M. Ahmet Mahsum Melikoğlu getirildi.

‘BU KUTLU YOLDAN DÖNMEK YOK’ ‘BU KUTLU YOLDAN DÖNMEK YOK’

D.BAKIR- Diyarbakır Liv Suit Otel İşletmecisi ve Genel Müdürü İş adamı Ferman Zaman, ‘Rahmetlerin adeta yağmur gibi yağdığı bir mübarek Ramazan-ı Şerif’e daha kavuşmanın kıvancını yaşadıklarını’ belirtti.

 

Liv Suit Otel İşletmecisi ve Genel Müdürü İş adamı Ferman Zaman, Mübarek Ramazan-ı Şerif dolayısıyla yayınladığı kutlama mesajında şunları söyledi: ‘Mübarek Ramazan Ayı, Ramazan ayı, kırgınlık ve dargınlıkların sona erdiği, kutlu zaman bir zaman dilimidir. Cenabı Rabbim, bizler bir kez daha Recep, Şaban ve Ramazan aylarıyla, bu nadide günlerin beraberinde getirdiği kutla kandil gecelerine kavuşturdu.

 

Gerek ülkemiz ve gerekse bütün dünya insanları, oldukça zorlu bir sınavdan geçmekteyiz. Ülkemizin yanı sıra, dünya genelinde vefat ve bulaşıcı pandemi vaka sayılarının hızlı bir artış trendine girdiğini, üzülerek gözlemlemekteyiz. Bireysel ve çevre temizliğine önem göstermemiz, sadece kendimiz değil, bütün sevdiklerimizin hayatı açısından önem taşıyor. Temas, maske, mesafe ve hijyen hususlarına, son derece önem göstermemiz gerekiyor. Yüce Allah’a dualar ve niyazlar ederek, aziz milletimiz başta olmak üzere, dünyada etkili olan ve can almaya devam eden, bulaşıcı pandemiden kurtulmayı dilyoruz. Cenab-ı Allah; başta ülkemiz olmak üzere, bu kutlu maneviyat ikliminde, bütün İslam Alemi’nin birlik ve beraberliğini muhafaza etmemizi nasip buyursun.

 

On bir Ayın Sultanı Şehri Ramazan, geçmişe dönük bir muhasebe yaparak, bugüne yaptığımız yanlışlarla yüzleşip, bu yanlışlarla bir daha düşmemek noktasında bir fırsat teşkil etmektedir. Saygıdeğer halkımız ve tüm İslam Âlemi’nin mübarek Ramazan Ayını en halisane duygularımla kutlar, bu mukaddes günlerin, başta aziz milletimiz olmak üzere, bütün dünyada, sağlık, mutluluk ve esenliklere vesile olmasını, Yüce Rabbim’den niyaz ederim’.

Başkan Çavuşoğlu: Otizm eksiklik değil farkındalıktır Başkan Çavuşoğlu: Otizm eksiklik değil farkındalıktır

Diyarbakır’da Dünya Otizm Farkındalık Günü yürüyüşü düzenlendi. Yürüyüşe katılan, Güneydoğu Down Sendromu Derneği Başkanı İrfan Çavuşoğlu, otizmin eksiklik olmadığını, farkındalık olduğunu söyledi.

2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık günü, Diyarbakır’da da çeşitli etkinliklerle kutlandı. Diyarbakır’da Güneydoğu Down Sendromu Derneği, sivil toplum kuruluşları ile Büyükşehir Belediyesi Sosyal İşler Dire Başkanlığı ve Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü tarafından Dünya Otizm Farkındalık Gününe dikkat çekmek amacıyla farkındalık yürüyüş düzenlendi.

Sümer Park Ortak Yaşam Alanında başlayan farkındalık yürüyüşü Diyarbakır Valiliği binasının önüne son bulurken, valilik önünde otizmli ve engelli çocukları karşılayan Vali Münir Karaloğlu, otizmli çocuklar ile engelli bireylerle beraber Anıt Park içerisine kadar yapılan yürüyüşe katılarak destek verdi.

Etkinlikte konuşan Vali Karaloğlu, Diyarbakır’da da bir farkındalık oluşturmak gayesiyle bu etkinliği yaptıklarını söyledi. Vali Karaloğlu, “Otizm bir eksiklik değil, ayrıcalıklı bir farkındalık ve aslında otizmli yavrularımızı erken teşhis edebilirsek, onlara doğru ve özel bir eğitim sağlayabilirsek ve toplumsal farkındalığı da artırabilirsek bu yavrularımızdan yarın dünyayı değiştirecek dahiler çıkabilir. Bunun dünyada birçok örneği var.

İşte Albert Einstein’ın, Newton’un, Mozart’ın ve Steve Jobs’un otizmli olduğu söyleniyor. Onlar erken teşhis, doğru ve özel eğitim ile farkındalıkla dünyayı değiştirecek bilimsel ve sanatsal faaliyetlerde insanlığı çok şey katmışlardır.

Bizde otizmli yavrularımızı, hem ailelere hem de biz topluma Allah’ın imtihanıdır, onların bu farkındalığını fark eder, o farkındalıklarına uygun davranırsak inşallah onlarda içerisinde bulundukları topluma daha faydalı bireyler haline getirebiliriz” diye konuştu.

Günün anlamına hitaben bir açıklama yapan Güneydoğu Down Sendromu Derneği Başkanı İrfan Çavuşoğlu, “Çocuklar da farkındalığı hissettirmek amacıyla buradalar.

Güneydoğu Down Sendromu Derneği olarak engelli vatandaşlarımızın hayatın her alanında yer almalarını sağlamak ve önlerindeki engelleri ortadan kaldırmak için hak temelli hizmet anlayışını esas alıyoruz. Otizmin hastalık değil farklılıktır. Siz de otizmi fark edin görmezden gelmeyin” dedi.

Mısır: “Ever Given gemisi kanalı en az 1 milyar dolar zarara uğrattı” Mısır: “Ever Given gemisi kanalı en az 1 milyar dolar zarara uğrattı”

Mısır Süveyş Kanalı İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, Süveyş Kanalı’nı tıkayan ve gemi trafiğini durduran Ever Given gemisinin kanala en az 1 milyar dolar zarara neden olduğunu duyurdu.

Süveyş Kanalı’nda 6 gün boyunca gemi trafiğine engel olan Japon Shoei Kisen Kaisha şirketine ait 200 bin tonluk konteyner gemisi Ever Given, kanal önemli maddi zarar uğraştı. Mısır Süveyş Kanalı İdaresi Başkanlığı, yaşanan olayda geminin kanala maddi zararının en az 1 milyar dolar olduğunu açıkladı. Süveyş Kanalı İdaresi Başkanı Usame Rabie yaptığı açıklamada, “Yaşanan tıkanma nedeniyle Mısır, günlük 12 ila 15 milyon dolar maddi zarar etti. Yapılan soruşturma sonucu zararı kimin karşılayacağı belirlenecek” ifadelerini kullandı. Rabie, soruşturmanın önemi vurgulayarak, geminin kara kutusunun geminin ilk sıkıştığı andan yüzdürüldüğü ana kadar ayrıntıları ortaya çıkaracağını söyledi. Süveyş Kanalı İdaresi Başkanı Rabie, “Tazminat ödenmesi gerekiyor, çünkü tazminat ülkenin hakkıdır. Bu olay, Mısır’ın itibarına zarar verdi” ifadesini kullandı.

23 Mart’ta karaya oturan gemi sadece Mısır’a değil küresel ticarette büyük zarara yol açmıştı. Dev geminin kanalı tıkamasının ardından kanalda gemi trafiği oluşmuş ve 450 gemi, Ever Given gemisinin yüzdürülerek rotalarına devam etmeyi beklemişti. Ever Given’ın hareket ettirilmesinin ardından kanalda trafik yeniden başlamıştı.


EDİTÖRLER
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Kategori Seçin:
Kategori Seçin:

TRT Haber Haberler