• Altın
  • Dolar
  • Euro
  • İstanbul °C
  • Ankara °C

BABACAN DİYARBAKIR’DAN HÜKÜMETE SESLENDİ

BABACAN DİYARBAKIR’DAN HÜKÜMETE SESLENDİ
BABACAN DİYARBAKIR’DAN HÜKÜMETE SESLENDİ

Beş ay aradan sonra ikinci kez Diyarbakır’a gelen DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, yöresel giysili iki çocuk tarafından karşılandı.

Bağlar İlçe Kongresi’nde Kürt sorunu, kayyumlar, ekonomik reform paketleri, Merkez Bankası rezervleri ve anadil hakkına vurgu yaparken hükümete “Kürtleri ötekileştirmeyin” dedi. Bağlar’ın kentin en yoksul ilçesi olduğunu ifade eden Babacan, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP Lideri Bahçeli’ye, “Oturduğunuz saraylarda hayal aleminde yaşıyorsanız, gelin bu sokaklarda gerçekleri, yoksulluğu ve yarattığınız eseri görün” dedi.

Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkanı Ali Babacan, 5 ay aradan sonra ikinci kez geldiği Diyarbakır’da Kürt sorunu, anadil, insan hakları, atamalarda liyakat, yoksulluk ve ekonomi konularında önemli açıklamalar yaptı.

Ali Babacan ve eşi Ülkü Zeynep Babacan, İstanbul’dan tarifeli uçakla geldikleri Diyarbakır Havalimanı’nda yöresel kıyafet giyen fistanlı, şalvar ve puşili kız ve erkek çocuk tarafından çiçeklerle karşılandı.

Merkez Bağlar İlçesi 1. Olağan Kongresi öncesi basınla kahvaltıda bir araya gelen Babacan, Merkez Bankası’ndaki rezervler konusundaki bir soru üzerine,  “Merkez Bankası’nın elindeki döviz rezervi tarihte ilk kez eksiye düştü. İçimiz cız ediyor kara gün parası da çarçur edildi, yedek akçeler de sıfırlandı. Dolayısıyla nerede harcandığının açıklanması lazım, yayın yasakları beyhude bir çabadır” diye konuştu.

HDP’LİLERİN FEZELEKE KONUSU

Babacan, Meclis’e gönderilen HDP’li vekillerin fezlekeleri, seçim barajının düşürülmesi ve Abdullah Gül ile ilgili sorulara ise şu yanıtları verdi; “Bizim bu süreçten beklentimiz hem Meclis öncesi ve hem sonrası süreçte yargının tarafsızlığını koruması ve bağımsız bir şekilde hareket etmesidir. Buradan tekrar hükümete uyarımız, yine gündem değiştirmek için, insanların dikkatini başka bir yere çekmek için, düşman üretmek için bu fezleke konusunu iç siyaseti dizayn haline getirmemesi lazım.”

“SEÇİM SİSTEMİYLE OYNUYORLARSA, BİLİN Kİ GİTME ZAMANIDIR”

Babacan, Seçim sistemiyle ilgili şu açıklamayı yaptı; “Mevcut seçim yasalarıyla artık bir daha iktidara gelemeyeceklerini görüyorlar. Seçim barajı, ittifak, siyasi partilere verilen destek ile ilgili yapılmak istenen düzenlemeler DEVA Partisi’nin engellenmesine dönük projelerdir. Sorun şu ki bizi ölçemiyorlar. Bakıyorlar geniş bir kitleden sıcak bir bakış var, bunun ne kadarı oyana dönüşecek, bu ölçemiyorlar. Bu nedenle ‘oyunun kurallarını değiştirelim de öyle kazanalım’ diyorlar ama beyhude. Hangi iktidar olursa olsun, artık seçim kurallarıyla oynamaya başladıysa bilin ki gitme zamanı gelmiştir. İstedikleri kadar zihni sinir projeleri hazırlasınlar, gülüp geçeceğiz. Demokrasimizi en yüksek seviyeye taşıyacağız.”

ABDULLAH GÜL’ÜN KATKILARI OLDU

Partimizin kuruluş aşamasında Abdullah Gül’ün fikri katkıları ve açık destekleri oldu. Kurulduktan sonra kendi karar mekanizmalarını oluşturdu, kendi yapılarını oluşturdu. Gül ile partimiz kurulduktan sonra 2 kez ailecek bir araya geldik. Hem ittifak hem de Cumhurbaşkanlığı adaylıkları gündemimizde yoktur.”

DAVUL ZURNALI FOLKLOR EKİBİ KARŞILADI

Ali Babacan daha sonra Bağlar İlçe 1. Olağan Kongresi için gittiği salon önünde davul zurnalı folklor ekibi ve kalabalık partili grup tarafından karşılandı. Folklor ekibini bir süre izleyen Babacan ve eşi daha kongre salonuna geçti.

“İNSANLARIN ANADİLİYLE KAVGA EDEMEZSİNİZ”

Buradaki konuşmasında Kürt sorununa vurgu yapan Babacan, İçişleri Bakanlığı’nın kadına yönelik şiddetle mücadele için geliştirdiği KADES uygulamasında Kürtçe’nin olmamasını eleştirdi. Babacan, “Bu uygulamada Türkçe dışında tam 5 tane dil var. Fransızca bile var, hepsi olsun, güzel, zararı yok, faydası var. Ama bu ülkede en çok konuşulan ikinci dil Kürtçe yok. Böyle bir ayrımcılık yapılabilir mi? Bu işin ucunda yaşam var, kadınların canı var. Şiddete uğrayan kadının konuştuğu dille kavga edilir mi? Kadına yönelik şiddetle mücadele gerçek bir ölüm kalım savaşıdır ve hafife alınamaz, ayrımcılık yapılamaz” dedi.

“KADES’TE YASAK, ERDOĞAN’A SEVGİ GÖSTERİSİ OLUNCA KÜRTÇE KONUŞABİLİRSİNİZ”

Diyarbakır’da AK Parti Teşkilatı’nın üzerinde Kürtçe ve Türkçe “Seni seviyoruz Erdoğan” yazan pankartların asılmasına da dikkat çeken Babacan, Türkiye’de ayrımcılık yapıldığını ifade etti. Babacan, “Kadın Destek Uygulaması’nda (KADES) Türkçe dışında tam beş dil var ama bu ülkede en çok konuşulan ikinci dil yok. Konu kadına şiddete gelince neden Kürtçe ‘bilinmeyen bir dil’ oluyor? Şiddete uğrayan kadının konuştuğu dille kavga edilir mi? Sokak ortasında kendi kendilerine ilan-ı aşk ediyorlar, sağa sola ‘Erdoğan’ı seviyorum’ yazıyorlar.

Diyarbakır Surlarına da Kürtçesini yazdırdılar. Kürtçe, bu milletin parasıyla taraflı cumhurbaşkanına sevgi göstermeye gelince akıllarına geliyor ama konu kadına şiddetse bilinmeyen dil oluyor. Beş ay önce ‘Kürtçe öğretmen atanmıyor’ demiştim, sesimizi duymuşlar. Yüzde 200’lük artışla 1’den 3’e çıktı. Koskoca Türkiye’de üç Kürtçe öğretmeni var. Komik olmayın. İnsanların anadiliyle kavga edip, kimliklerini yok sayamazsınız” ifadelerini kullandı.

CEYLAN ÖNKOL DAVASI

Konuşmasında Diyarbakır’ın Lice İlçesi’ne bağlı Şenlik Köyü’nde 28 Eylül 2009 tarihinde koyun otlatmak için çıktığı evinden 200 metre uzaklıkta patlayıcı bir cisim nedeniyle hayatını kaybeden 12 yaşındaki Ceylan Önkol davasını hatırlatarak, “Beş ay önce Diyarbakır’a geldiğimde, gözleriyle hafızalarımıza kazınan Ceylan Önkol’dan bahsetmiştim. İdare Mahkemesi, Ceylan’ın ölümünde bakanlığı yüzde 90 kusurlu buldu. Kusurun yüzde 10’unu da evinden ot toplamaya çıkmış, Diyarbakırlı yoksul bir kızımızın üzerine bıraktılar. Peki o yüzde 90 kusur var da onun sorumlusu açıklandı mı? Kusur var ama suçlu yok. Daha da acısı Ceylan’ın ailesinin on iki sene boyunca adliyelerde mücadele etmesiydi. Bu mudur adalet? On iki sene sürüncemede bırakılır mı? İlla hatırlatmamız mı gerekiyor?” diye konuştu.

ERDOĞAN VE BAHÇELİ’YE: GELİN BAĞLAR’DAKİ YOKSULLUĞU GÖRÜN

“Seçim kurallarıyla oynamaya başladıysa gitme zamanı gelmiştir” diyen Babacan, hükümetin açıkladığı reform paketlerini de eleştirdi. Konuşmasını yaptığı ilçenin kentin en yoksul yeri olduğunu vurgulayan Babacan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Lideri Devlet Bahçeli’ye, “Oturduğunuz Saraylarda hayal aleminde yaşıyorsanız, gelin bu sokaklarda gerçekleri, yoksulluğu ve yarattığınız eseri görün” çağrısı yaptı.

 İTHAL BÜROKRATLAR TARTIŞMASI

Babacan, konuşmasında “Halkın iradesine saygı gösterin” diye konuştu. Babacan, Diyarbakır’da ithal daire başkanlarının kent halkını rahatsız ettiğini vurgulayarak, “Liyakatli kişileri göreve getirin. Kamu ihalelerini 3-5 kişinin zenginleşmesine alet etmeyin” diye konuştu.

“DİYARBAKIR’A GELİNCE BAŞKA, DÖNÜNCE BAŞKA KONUŞANLARDAN DEĞİLİZ”

Babacan; “Biz Diyarbakır’a gelince başka, Diyarbakır’dan dönünce başka konuşanlardan değiliz. Şöyle bir görünüp gidenlerden değiliz. Bizim özümüz, sözümüz bir. Ülkemizin her bir yanında başımız dik yürüyoruz. Erdoğan ‘ne Kürt sorunu ya’ dedi. Biliyoruz ki, iktidar ortakları halktan kopuk, ayrımcı, baskıcı, hukuksuz uygulamalarıyla ülkemizdeki her sorunu tek tek diriltti” şeklinde konuştu.

“ŞİMDİYE KADARKİ ‘REFORMLARLA’ KURUMLARI ÇÖKERTTİLER”

Ekonomik reform paketi hakkında; “Ekonomik reform paketinde, çözmeleri gereken asıl sorunları ıskalıyorlar. Görmezden geliyorlar, sorunları inkâr ediyorlar. Konuşurken de iktidara sanki daha dün gelmiş gibi konuşuyorlar. Sayın Erdoğan’a göre korona dönemini başarıyla atlatmışız, bunu da partili cumhurbaşkanlığı sistemine borçluymuşuz. Sayın Erdoğan; ekonomide, salgın yokken de salgın döneminde de başarısızsınız. Türkiye daha salgın yokken yüzde 1 büyüdü. Bu başarısızlığınızın sebebi de o çok övündüğünüz taraflı cumhurbaşkanlığı sisteminiz ve zihniyetiniz. Şimdiye kadar yaptıkları ‘reformlarla’; adil rekabet yerini müdahaleye, fırsat eşitliği yerini kayırmacılığa, verimlilik yerini ranta bıraktı.Kurumlarımız çökertildi, yerine tek bir kişinin keyfi konuldu” açıklamasında bulundu.

“İCRAATİNİZİ GÖSTERİN; VARLIK FONU’NU KAPATIN, LİYAKATİ ESAS ALIN”

Atamalarda liyakate önem verilmesi gerektiğini belirten Babacan; “Ekonomi paketi için eski defterleri karıştırmışlar, 2015 öncesinde ne yapılmış diye bakmışlar. Son bir yıldır söylediklerimizi de satır satır okumuşlar. Kopya çekmişler. Ama sizden yazılı kitabe, dikit bekleyen yok. İcraatınızı gösterin.Reform diye sayfalarca doküman hazırlayacağınıza, kapatsanıza şu Varlık Fonu’nu. Liyakatli kişileri göreve getirin. Kamu ihalelerini 3-5 kişinin zenginleşmesine alet etmeyin” ifadelerini kullandı.

“ESNAFA YILDA 275 LİRA DESTEK VERMEKLE ÖVÜNÜYORLAR”

Esnafın sorunlarıyla ilgili konuşan Babacan; “850 bin esnafa vergi muafiyeti getireceğiz diyorlar. Reformda en büyük manşet bu. Baktık 850 bin esnaf kim ve ne kadar vergi ödüyorlar diye. Basit usulde defter tutan esnafımız. Onlardan bütçedeki toplam vergi tahsilatı 234 milyon. Almayacağız dedikleri vergi yılda 275 lira. Yani esnaf başına 275 liralık katkı vermekle övünüyorlar.En az yüz esnafımıza ‘gözünüz aydın’ dedim, hepsi güldü. ‘Bunlar ne yaptıklarını bilmiyor, bizden haberleri yok’ diyor.”

ÜLSEN: “KAPISI ÇALINMAMIŞ BİR HANE BIRAKMAYACAĞIZ”

DEVA Partisi Diyarbakır İl Başkanı Cihan Ülsen yaptığı açıklamada; “Diyarbakır teşkilatı için görevi devraldığımız 30 Haziran 2020 tarihinden bu yana geçen zamanda pandemi koşullarına ve ülkenin içinde bulunduğu sıkıntılara rağmen sabırla ve inançla yolumuza devam ediyoruz. Bu yolun bir başka durağı olan Bağlar ilçe kongremizi de bugün aynı coşku içerisinde yapıp teşkilat çalışmalarımızı daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz. İl kongresinde  verdiğimiz sözü yere düşürmemek adına bu süreçte teşkilat çalışmalarımıza paralel olarak saha çalışmalarındaki yoğunluğumuzu da artırarak, Diyarbakır’a ilişkin hiçbir meseleye duyarsız kalmadan, özveriyle sokaklara inip cadde cadde, sokak sokak, ev ev çalışmalarımıza başladık.

Konuşulmadık bir insan, kapısı çalınmadık bir hane, çorbasına tuz olunmadık bir ev bırakmamaya yönelik sözümün hakkını verme telaşı, il ve ilçe teşkilatlarımızın nişanesi olmuş durumda. İl ve ilçe teşkilatlarımızın azmi ve bize gönül verenlerin heyecanıyla bu meşakkatli yolun aksi sedasının eşliğinde DEVA’nın varlığı artık tüm şehirde ve bölgede belirgin bir şekilde hissedilmektedir. İnkar etseler de görmezden gelseler de yeni ve diri bir hikaye yazılıyor. Bizi birbirimize bağlayan ve sorumlusu olduğumuz tarihin izini sürmemizi sağlayan, kanıksatılmaya ve hakim kılınmaya çalışılan hayat tasavvurlarının aksine herkesin, hepimizin hayal ettiği ve umuduna isimler koyduğu bir hikaye bu” şeklinde konuştu.

BAĞLAR BAŞKANI: “AİLEMİZ YAŞADIĞIMIZ TOPLUMUN TA KENDİSİDİR”

DEVA Partisi Bağlar İlçe Teşkilat Başkanlığına seçilen Celal Demirtaş, kongrede şu açıklamayı yaptı; “Siyaset kanallarının tıkandığı, Siyasi dilin artık rahatsız edici bir noktaya geldiği hukuk, yargı, ekonomi ve Kürt Sorunu’nun çıkılmaz bir hal aldığı bu süreçte yenilikçi, çoğulcu, katılımcı ve şeffaf bir anlayışın temeli olan DEVA çatısı altında bizleri bir araya getiren Genel Başkanımız Ali Babacan’a şahsım ve teşkilatım adına çok teşekkür ediyorum. Her taşını, sokağını tek tek bildiğim Bağlar ilçemizin ve Diyarbakır’ımızın değerli vatandaşları, biz aileyi anne, baba ve kardeşlerden ibaret biliyorduk.

Ben Bağlar İlçesi Şeyh Şamil Mahalle Muhtarlığı yaptığım dönemde gördüklerim ve yaşadıklarımdan sonra meğer bizim ailemiz sadece evde bulunan bireyler değildir. Bizim ailemiz mahallemizdir. Bizim ailemiz şehrimizdir. Bizim ailemiz bir bütün olarak toplumun ta kendisidir. Nasıl ki farklılıklarımız ülkemizin zenginliği ise paylaşımlarımız da bizim zenginliğimiz ve güzelliğimizdir. Köyden kente yoğun göçün yaşandığı 1990’lı yıllarda ilimizde en çok etkilenen ilçelerin başında Bağlar ilçemiz gelmektedir. Yaşanan yoğun göçün getirdiği çarpık kentleşme beraberinde ekonomik sorunları getirmiştir. Her yıl yaz aylarında kentimizde olduğu gibi ilçemiz Bağlar’da binlerce işçi göçü vermektedir. Mevsimlik işçi olarak ülkemizin farklı yerlerine akın eden vatandaşlarımız çok zor şartlar altında çalışmaktadırlar.

Bizler hayata geçireceğimiz kentsel dönüşüm projelerimizle birlikte ekonomide güven ve istikrar ortamını tesis ederek yatırımların ve büyümenin artırılmasıyla iş gücü piyasası reformlarını ve çok yönlü aktif işgücü politikalarını hayata geçirerek bu göçün önüne geçmemiz gerektiğinin bilincindeyiz. Tüm özgürlüklerin garanti altına alındığı bir Türkiye hayali ile 1. Bağlar İlçe Kongremizin hayırlı olmasını Allah’tan niyaz eder hepinize şahsım ve teşkilatım adına sonsuz teşekkür ederim” ifadelerini kullandı.

DESOB, ESNAF ZİYARETİ, KAYAPINAR TEŞKİLAT BİNASI AÇILIŞI

Babacan, kongre sonrası Bağlar Sağlık Ocağı Semti’nde esnaf ve vatandaş ziyareti yaptıktan sonra 60 bini aşkın üyesi bulunan kentin en örgütlü STK’sı olan Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Alican Ebedinoğlu’nu ziyaret etti ve DEVA Partisi Kayapınar İlçe Teşkilatı açılışını gerçekleştirdi.

KAYNAK:SONHABERLERİM.COM/SEYFATTİN EKEN



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Gökalp’dan yangın söndürme çalışmalarına katılanlara teşekkür Gökalp’dan yangın söndürme çalışmalarına katılanlara teşekkür

Türkiye’de 28 Temmuz’da Antalya’nın Manavgat ilçesinde başlayan ve ardından 26 farklı ilde çıkan yangınlara müdahale devam ederken toplumun herkesiminden yaşanan yangınlarla ilgili açıklamalar geldi.

MİL SAĞLIK-SEN Genel Başkan Yardımcısı Fatma Gökalp, yaşanan yangınların bir an önce söndürülmesi gerektiğini belirterek, yangın söndürme çalışmalarına katılan herkese teşekkür etti.
Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Adana, Antalya, Muğla, Mersin, İzmir ve Osmaniye başta olmak üzere 28-31 Temmuz tarihleri arasında 26 ilde çıkan 98 yangının 81’inin kontrol altına alındığını ve 10 yangının ise devam ettiğini açıkladı. Bu çalışmalarda üstün başarı sergileyen herkese sonsuz minnettar olduklarını dile getiren

MİL SAĞLIK-SEN Genel Başkan Yardımcısı Fatma Gökalp, “Günlerdir Türkiye’mizin bir çok noktasında yaşanan ve hala devam eden orman yangınlarında canı pahasına mücadele eden başta Tarım ve Orman Bakanlığı personelleri, yangın işçileri, vatandaşlar ve herkesten Allah razı olsun. Onlar olmazsa belki durum daha vahim bir hal alacaktır.Orman yangınlarını yapanlarıda nefretle kınıyorum. Öte yandan Manavgat’ta beş, Muğla’nın Marmaris ilçesinde ise bir kişinin yaşamını yitirmiş olduğunu öğrendim. Bunun yanı sıra binlerce hayvan telef olmuş , orman ve tarım arazileri ile bölgedeki sera alanları küle dönmüş. Yangınlarda hayatlarını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara ise Cenabı haktan şifalara diliyorum” dedi.

İşadamı  Şeyhmus Karakuş: Cansiparane mücadele eden herkesten Allah razı olsun İşadamı Şeyhmus Karakuş: Cansiparane mücadele eden herkesten Allah razı olsun

Türkiye’ye felaketi yaşatan yangınlar 4. gününe girdi. Özellikle Ege ve Akdeniz bölgelerini esir alan alevler, vatandaşlarımıza da zor günler yaşattı. Karakuş Group Yönetim Kurulu Başkanı iş adamı Şeyhmus Karakuş , “Ciğerlerimizin yandığı orman yangınlarında cansiparane mücadele eden herkesten Allah razı olsun” dedi.

Karakuş Group Yönetim Kurulu Başkanı iş adamı Şeyhmus Karakuş, Türkiye’nin dört bir yanında yaşanan orman yangınları ile ilgili açıklamalarda bulundu.

İşadamı Şeyhmus Karakuş, “Ciğerlerimizin günlerdir alev alev yandığı orman yangınları durdurak bitmeden devam ediyor. Bu yangınlarda sadece ormanlarımız değil adeta ciğerlerimiz yanıyor. Bu Mücadelede başta orman kahramanlarımız, kamu kurumlarımız ve tüm halkımız, cansiperane, özenle, tüm gücüyle savaşıyor. Bu konuda destek olan ve yangınların bir an önce söndürülmesi konusunda canı pahasına mücadele eden herkesten Allah razı olsun. Ormanlarımızı yakanları Allah kahru perişan etsin.Bu uğurda hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara şifalar diliyorum” dedi.
5 İLDE 10 YANGIN SÜRÜYOR
Öte yandan, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin paylaştığı verilere göre Adana’da 1, Osmaniye’de 1, Antalya’da 3, Mersin’de 3, Muğla’da ise 2 ayrı noktada yangınlar devam ediyor. Böyle toplam 5 ilde ekiplerimiz 10 yangını söndürmek için mücadele veriyor.

Başkan Akyol: Türkiye’nin ciğerlerine kastedenleri lanetliyorum Başkan Akyol: Türkiye’nin ciğerlerine kastedenleri lanetliyorum

Türkiye, birçok noktada orman yangınlarıyla mücadele ediyor. 6 kentte alevlere müdahale sürüyor. Son olarak Antalya Gazipaşa ilçesinde ormanlık alanda 4 farklı noktada yangın çıkarken toplumun bir çok kesiminde peş peşe açıklamalar geldi. Son olarak AK Parti Diyarbakır İl Başkan Yardımcılığı görevini yürüten, ZANA Yapı Yönetim Kurulu Başkanı iş adamı Bedirhan Akyol bir açıklamada bulunarak “Türkiye’nin ciğerlerine kastedenleri lanetliyorum” dedi.

Çıkan yangınlar sonucu yerleşim yerleri de tehdit altındayken yangında bazı evler tahliye edildi. Yangını söndürme çalışmaları sürüyor. Antalya’daki yangında 3, Muğla Marmaris’te 1 kişi hayatını kaybetti. Mersin Silifke’deki yangın nedeniyle Mersin-Antalya karayolu ulaşıma kapatıldı.

Yaşanan yangınların tüm Türkiye’yi sarstığını belirten AK Parti Diyarbakır İl Başkan Yardımcılığı görevini yürüten, ZANA Yapı Yönetim Kurulu Başkanı iş adamı Bedirhan Akyol “Türkiye son 2 günde orman yangınları ile sarsılıyor. Manavgat, Marmaris, Osmaniye, Mersin, Adana ve Kayseri’de ki orman yangınları yıkıcı zararlara sebep oldu. Yangınlar nedeniyle hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılara ise acil şifalar diliyorum.

Yaşanan bu felaketler nedeniyle geçmiş olsun diyor, Türkiye’nin ciğerlerine kast edenleri lanetliyor, çevresel zararlar başta olmak üzere zararın daha fazla büyümeden söndürülmesi temennisiyle yangınlarla mücadelede görev alan tüm görevlilere kolaylıklar diliyorum” diye konuştu.

Atlı’dan “AŞI OLUN” çağrısı Atlı’dan “AŞI OLUN” çağrısı

Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) ile mücadele kapsamında yürütülen çalışmalarda aşılama oranının artırılması için bir çağrı da Mobil İletişim Araçları Ve Bilgi Teknolojileri İş İnsanları Derneği (MOBİSAD) Diyarbakır İl Temsilcisi Abdurrahman Atlı’dan geldi.

Atlı, iletişim sektörü çalışanları başta olmak üzere tüm Diyarbakır halkının bir an önce aşı olması gerektiğini belirtti.

Toplumsal bağışıklığın sağlanması için aşı çalışmalarının devam ettiği bölge illerinde aşı sırası gelen ancak yaptırmayan vatandaşların bilgilendirilmesi için oluşturulan sağlık ekipleri, ön yargıları yıkıp, vatandaşları ikna edebilmek için yoğun çaba harcıyor. Bu çabalara toplumun her kesiminden de destek geldi. Mobil İletişim Araçları Ve Bilgi Teknolojileri İş İnsanları Derneği (MOBİSAD) Diyarbakır İl Temsilcisi Abdurrahman Atlı’da “Aşı olun” çağrısında bulundu.

Pandemiden kurtulmanın en kısa ve pratik yolunun aşı olmaktan geçtiğini belirten Atlı, “Evet sevgili dostlar, değerli çalışma arkadaşlarım ve vatandaşlarım! Bu karanlık Pandemi döneminde insanların karantinadan, işsiz kalmaktan, hastalanmaktan ve ölmekten korumak bizim elimizde. Bunların hepsini bize bir arada sunan, en kolay, en hızlı, en ucuz ve en az hasarlı, karlı yol basit ve bedava olan AŞIDIR! Gelişmiş ülkelerdeki aşı oranları çok yüksek bir oranda şuan.

Eskiden 10 binlerce ölüm bildiren İtalya, İngiltere, Amerika ve Almanya gibi ülkelerde ölümler 15-20 civarına düşmüş bulunmakta! Şunu da asla unutmayalım, aşı bizi hastalıktan korumaz, bizi hastalığın şiddetinden ve olumsuz etkilerinin azaltılmasında yardımcı olacaktır. En basit hali ile COVİD aşılı bir hasta ayakta geçirirken aşısız bir diğeri ise maalesef solunum yetmezliği başta olmak üzere çok ağır zatürre ile geçirmekte ki ölümler burdan kaynaklanıyor. Şuan ki güncel veriler Amerika’daki ölümler incelendiğinde büyük çoğunluğunu aşısız olanların oluşturduğunu gözler önüne seriyor” dedi.

Açıklamasında dünya geneli analiz haberlerin verilerine de yer veren Atlı, “Euronews 25 Haziran tarihli analiz haberi verileri dünyaya şöyle aktarıyor; ‘ABD Sağlık Bakanlığı verilerine göre mayıs ayından bu yana yaklaşık 2 aylık dönemde 853 bin kişinin koronavirüse yakalanarak hastaneye kaldırıldığı, bunlardan sadece 0.1’inin (1200 hasta) aşı yaptıran kişiler olduğu kaydedildi.

Bunun yanı sıra mayıs ayında ABD’de 18 bin kişinin Covid-19 sebebiyle hayatını kaybettiği, bu kişilerden sadece 150’sinin aşılı olduğu ifade edildi. Bu rakam, salgın kaynaklı ölen kişilerin yüzde 0.8’ine tekabül ediyor. Evet gerçekler bunlar. Tekrar belirtmek lazım ki aşı; kısırlık yapmaz! Böyle bir etkisi asla kanıtlanmamıştır . Tamamen aşı karşıtlarının bir anti-propagandasıdır.

Ama her aşıda olduğu gibi kolda ağrı, hafif ateş, göğüste ağrı, iştahsızlık gibi etkileri olacaktır. Elbetteki her aşının bazı istenilmeyen yan etkileri olacaktır fakat şuan ki veriler bu oranları milyonda bir olarak veriyor. Bu da aşı için ihmal edilecek çok iyi bir orandır. Bu karanlık tünelden çıkmanın yolu şuan aşıya bağlı. Eğer tekrar haftalarca eve kapanıp işsiz kalmak istemiyorsak, eğer çocuklarımızın okullarına devam etmesini istiyorsak, eğer yakınlarımızı basit bir viral enfeksiyondan kaybetmeyi istemiyorsak lütfen aşılarımızı olalım” diye konuştu.

Büyükşen çiftinin cinayet zanlısı: ‘Bana 100 bin lira teklif ettiler, ben reddettim’ Büyükşen çiftinin cinayet zanlısı: ‘Bana 100 bin lira teklif ettiler, ben reddettim’

Konya’da 2018 yılında cinayete kurban giden Metin ve Necla Büyükşen çiftini öldürdüğü iddiasıyla gözaltına alınan Afgan uyruklu Abdulhamid U., ifadesinde Abdullah B’nin “Benim düşmanlarım var, sana 100 bin lira versem düşmanlarımı öldürür müsün” dediğini, kendisinin bu teklifi kabul etmediğini söyledi.

Olay, 3 Eylül 2018 Pazartesi günü saat 23.00 sıralarında merkez Karatay ilçesi İsmil Mahallesi 62. Sokak’ta bulunan müstakil bir evde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Metin Büyükşen (55) ve Necla Büyükşen (54) çifti eve giren yüzü maskeli bir saldırgan tarafından tüfekle vurularak öldürüldü. Başına tüfeğin dipçiğiyle vurulan kızları Büşra Büyükşen ise olaydan ölü numarası yaparak yaralı kurtuldu. Olayın üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen baba ve annesinin katil zanlısının bulunmaması üzerine Necla ve Metin Büyükşen’in doktor oğlu Osman Büyükşen bir televizyon programına çıkarak katilin yakalanması için yardım istedi. Cinayetin çözülebilmesi için Jandarma Genel Komutanlığınca jandarma dedektifleri JASAT görevlendirildi. JASAT ve Konya İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından 13 Temmuz’da çok sayıda adrese şafak vakti operasyon düzenlendi. Operasyonda 25 kişi gözaltına alınırken, şahıslara ait ev ve araçlarda da arama yapıldı.

Yanlış adrese girmişler iddiası
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 25 şüpheliden Abdullah B. ve Esra T., gece yarısı Konya Adliyesine sevk edildi. Abdullah B. ve Esra T’nin azmettirici oldukları, firari cinayet zanlılarının yanlış eve girerek Büyükşen çiftini öldürdüğü iddia edildi. Yapılan sorgulamada Esra T.’nin öldürülen Büyükşen çiftinin evlerine 500 metre mesafede bulunan komşularının oğlu Hüseyin K.’nin eski sevgilisi olduğu ortaya çıktı. Esra T.’nin Hüseyin K.’nin ailesinin baskısıyla kendisinden ayrıldığı ve bu nedenle aileye zarar vermek istediği, bu durumu sevgilisi Abdullah B.’ye anlattığı, sevgilisinin de para karşılığı 2 kişi kiralayıp, korkutup zarar vermeleri için Hüseyin K.’nin evine gönderdiği öne sürüldü. Abdullah B.’nin kiraladığı 2 kişinin kendilerine verilen adresi karıştırıp Hüseyin K.’nin ailesi yerine komşuları Büyükşen çiftini öldürdükleri belirtildi. Şüpheliler Abdullah B. ve Esra T. ‘kasten öldürmeye azmettirme’, Zekeriya O. ve Mustafa O. de ‘kasten öldürmeye yardım etme’ suçlarından sevk edildikleri mahkemece tutuklandı. Adliyeye sevk edilen 1 şüpheli adli kontrol kararıyla, jandarmadaki diğer 20 şüpheli ise ifadelerinin alınmasının ardından serbest bırakıldı.

Cinayete kurban giden Necla Büyükşen ve eşi Metin Büyükşen’in cinayet şüphelisi olduğu iddiasıyla aranan ve daha önce tutuklanan Abdullah B.’nin çiftliğinde çoban olarak çalışan Afganistan uyruklu Abdulhamid U. da Ankara’da yakalandı. Sorgulanmak üzere Konya İl Jandarma Komutanlığına getirilen Abdulhamid U., sorgusunun ardından sevk edildiği mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Zanlı Abdulhamid U. verdiği ifadede, “Türkiye’ye girdiğimde Ankara’daki yeğenimin yanına geldim. Yeğenimin yanında 20 gün kadar hiçbir işte çalışmadan kaldım. Daha sonra Konya’nın Ilgın ilçesine gelerek burada çobanlık yaptım. Sonra da Çankırı iline gittim. Burada farklı yerlerde 5 ay çobanlık yaptım ve tekrar Konya’nın Sarayönü ilçesinde bulunan köylümün yanına geldim. Burada biraz işsiz kaldıktan sonra köylüm beni Abdullah B. ve Süleyman B. ile tanıştırdı. Ben Abdullah B’nin yanında 9 ay kadar çalıştım. Parayı az bulduğum için yanlarından ayrılıp, tekrar Çankırı’ya gittim. Burada da 2 yıl çalıştıktan sonra tekrar Abdullah B’nin yanında çalışmaya başladım. 2 bin TL karşılığında 3 ay daha çalıştıktan sonra tekrar Ankara Gölbaşı’na gittim. Burada 13 ay çalıştım. Kaldığım köyde jandarmalar beni yakalayıp Konya’ya getirdi” dedi.

“Bana 100 bin lira vermeyi teklif etti, ben reddettim”
Abdulhamid U.’nun ifadesinde, “İlk çalıştığım dönemde Abdullah benim yanıma 4 kez gelerek, bana ‘Benim düşmanlarım var. Sana 100 bin TL versem bu düşmanlarımı öldürür müsün?’ diye sordu. Ben de sakat bir kızımın olduğunu, öldüremeyeceğimi söyledim. Bunları bana söylerken şaka yapmıyordu, gayet ciddiydi. Öldürülen çifti tanımıyorum. Abdullah bana öldürmek için 100 bin TL teklif etmişse de ben kabul etmedim. Onun adına hiç kimseyi öldürmedim. İsmil Mahallesi’ni hiç duymadım ve oraya hiç gitmedim. Öldürülen kişileri de hiç tanımıyorum. Suçsuzum” dediği öğrenildi.

Utangaç’tan 24 Temmuz Gazeteciler Günü Mesajı Utangaç’tan 24 Temmuz Gazeteciler Günü Mesajı

Elif Gold firması Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Utangaç, ‘24 Temmuz Gazeteciler Günü ve Basın Bayramı’ dolayısıyla yazılı bir mesaj yayımladı.

‘24 Temmuz Gazeteciler Günü ve Basın Bayramı’nın, özel ve müstesna bir gün olduğuna’ vurgu yapan Elif Gold firması Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Utangaç, görüşlerini şöyle dile getirdi:
‘‘24 Temmuz’ tarihi tüm çağdaş ülkelerde olduğu gibi, ülkemizde de kutlanmaktadır. Basın; bireyin ve toplumun ihtiyaç duyduğu her konuda, haber alma, araştırma, bilgilendirme, aydınlatma, toplum ve ülke yararına kamuoyunun duygu ve düşüncelerini objektif olarak yansıtmasına, insan hakları ile temel hak ve özgürlüklerin gelişmesine katkıda bulunmaktadır.

Elbette basınımız bu görevini yaparken; gerçeklik, güncellik, kamu yararı ve özle biçim arasındaki denge unsurlarını da gözetmek zorundadır. Gazetecilik mesleğinin saygınlığının çok daha ileriye taşınması; özgür bir medya ortamında, etik değerlerin, dürüstlüğün temel misyon haline geldiği bir yayıncılık anlayışı ile mümkündür. Toplumun bilgi edinme hakkı için mücadele eden basınımızın önünün açılması için ekonomik özgürlüğün kazanılması da son derece önemlidir.

Bu duygu ve düşüncelerle, ‘Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nü en kalbi duygularımla kutluyor, ebediyete intikal etmiş bütün basın mensuplarımıza, Yüce Allah’tan rahmet ve mağfiret niyaz ediyorum’.


EDİTÖRLER
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Kategori Seçin:
Kategori Seçin:

TRT Haber Haberler