• Altın
  • Dolar
  • Euro
  • İstanbul °C
  • Ankara °C

‘AYM kararı sonrası vatandaşlar yeniden yargılanmak için talepte bulunmalı’

‘AYM kararı sonrası vatandaşlar yeniden yargılanmak için talepte bulunmalı’
‘AYM kararı sonrası vatandaşlar yeniden yargılanmak için talepte bulunmalı’

MAZLUMDER Diyarbakır Şube Başkanı Avukat Mahmut Aytekin, AYM’nin güvenlik soruşturmalarına ilişkin kararının ardından tüm mahkemelerin kararlarını gözden geçirmesi, vatandaşların da yeniden yargılanma talebinde bulunması gerektiğini vurguladı.

Mecliste ki 114 milletvekili tarafından 7070 sayılı ve 1 Şubat 2018 tarihli “Olağanüstü Hal kapsamında bazı düzenlemeler yapılması” hakkında ki kanunun iptal başvurusu hakkında Anayasa Mahkemesi (AYM) kararını verdi.

AYM, OHAL sonrası alınan kararlardaki 11 maddeye yapılan itirazların beşi red edilip diğer itirazların da karara bağlanmasına lüzum olmadığına hükmetti. AYM, memuriyete girişte “güvenlik soruşturması şartı” arayan düzenlemeyi de iptal etti.

MAZLUMDER Diyarbakır Şube Başkanı Avukat Mahmut Aytekin, konuya ilişkin İLKHA’ya yaptığı açıklamada, güvenlik soruşturması ve arşiv kaydı uygulamasının daha öncede düzenlemede olduğunu hatırlattı. 15 Temmuz’dan sonraki süreçte güvenlik soruşturmalarının alanı genişletildiğini, bu alan değiştirmesinden sonra yapılan güvenlik soruşturmasının sadece bireysel olarak değil aileyi ve yakın çevreyi de kapsayan bir güvenlik soruşturmasının başladığını belirten Aytekin, “Bu da tabi kişilerin işlemediği, daha doğmadan önceki olan olaylar sebebiyle mağdur olmalarına yol açtı. Bize başvuranların genelde; anne, baba, kardeş ya da yakın arkadaşının başından geçen olay sebebiyle işe alınmama şeklinde oldu. Genel anlamda da kamuya yansıyanlar bunlardı.” ifadelerini kullandı.

“YAPILAN DÜZENLEMELER İLE KURULLARDA GÖREV ALAN KİŞİLER GÖREVLERİNİ KÖTÜYE KULLANDI”

Aytekin, “Kurullarda görev alan kişilerin herhangi hukuki ve cezai sorumluluğunun olmaması yönünde bir düzenleme yapıldı. Bu düzenleme sebebiyle kişiler, görevlerini kötüye kullandılar. Nasıl kullandılar? Aslında hiçbir şekilde memur olmasında engel olmayan bir kişiye; sırf onu sevmediği, geçmişte bir problem yaşadığı için ya da ondan uzak olduğu için problemler yaratmaya başladılar ve kurum kanaati ile işlerine son verdiler. Bu düzenleme halen duruyor. Anayasa Mahkemesinin aldığı bu karar bunun önünü açmıyor.O düzenleme ile ilgili herhangi bir karar verilmeden önce bunların yargılanması mümkün değil ama bu düzenleme bize gösteriyor ki AYM o düzenlemeyi de muhtemelen iptal edecek ve dolayısıyla onların yargılanmasının önü açılmış olacak. Bu konuda ciddi mağduriyetler var.” dedi.

“ÖNCELİKLİ TALEBİMİZ BU KURULDAKİ KİŞİLERİN BÜTÜN KARARLARI GÖZDEN GEÇİRİLEREK YENİDEN DEĞERLENDİRİLSİN.”

Güvenlik soruşturmalarının en büyük sıkıntısının ‘adalet’  olduğunu vurgulayan Aytekin, “Dolayısıyla insanlar devlete yönelik bir tepki içine girdiler. Bazen devletin de istemediği ve devleti de aşan durumlar oldu. Çünkü ‘kurum kanaati’ şeklinde bir nevi devleti de aldatanlar oldu. Öncelikli talebimiz bu kuruldaki kişilerin bütün kararları gözden geçirilerek yeniden değerlendirilsin.” şeklinde konuştu.

“KAYITLAR BELLİ BİR SÜRE SONRA TAMAMEN YOK EDİLMELİDİR”

Arşiv kayıtlarının olumsuz etkilerine dikkat çeken Aytekin, “Arşiv kaydı tutma yani fişleme dediğimiz olay geçmişte de hep var olan bir sorundu. Türkiye aslında, onları 2010’lu yıllarda ‘sileceğini’ vaat etmişti. Ancak 15 Temmuz’dan sonra ortaya çıktı ki, bu kayıtlar silinmemiş ve halen devlet arşivinde kalıyormuş. Dolayısıyla 28 Şubat sürecinde fişlenen kişi, zaman içerisinde tamamen değişmiş olmasına rağmen, sanki halen o görüşteymiş gibi ve devlete karşı bir faaliyeti varmış gibi değerlendirilerek karşı olmuş olduğu darbecilerin yanında olmuş oluyor ve o da bir darbeci muamelesi görüyor. Geçmişte zaten bir mağduriyeti vardı ve ikinci kez mağdur oldular. Doğrusu, bu arşiv kayıtlarının tamamen silinmesidir. Çünkü bunlar sonsuza kadar sizin önünüze gelirse bütün geleceğiniz ipotek altına alınmasıdır. Sadece sizin değil ailenizin de ipotek altına alınmasıdır.” diye konuştu.

“AYM BİR NEVİ YENİDEN BİR DÜZENLEME YAPILMASI İSTEDİ”

Aytekin, “AYM aldığı bu kararda aslında şunu diyor; ‘Güvenlik soruşturması ve arşiv kaydı yapılabilir ama bunun sınır ve çerçeveleri düzenleyecek olan Meclis’tir. Siz bunu idarenin takdirine bırakamazsınız.’ Mevcut düzenleme bunu idarenin takdirine bırakıyor. İdare de bunu çok geniş ve kötüye kullanıyor. Bu kötüye kullanımını iptal ederek AYM, bir nevi yeniden bir düzenleme yapılmasını istedi. Siz göreve alacağınız bir kişinin geçmişte bir hırsızlık, yüz kızartıcı bir suç işleyip işlemediğine mutlaka bakmanız lazım. Ama burada çizeceğiniz çerçeve birey temelli olacak, o kişinin yapıp ettiklerinin değerlendirilmesi olacak. Geniş anlamda aile ve çevrenin olmaması lazım. İnşallah bu düzenleme ile yeniden bir düzenleme yapılıp bu mağduriyetler giderilecek.” değerlendirmesinde bulundu.

“SAVUNMANIN HAZIRLANABİLMESİ İÇİN AVUKAT-MÜVEKKİL GÖRÜŞMESİNİN GİZLİ OLMASI GEREKİR”

En başından beri avukatlar olarak müvekkil görüşmesinin kayıt altına alınamayacağını dile getirdiklerini aktaran Aytekin, “Ancak bunu ısrarla yapmak istediler. Bazı yerlerde kayıtlar alındı, bazı yerlerde de teknik imkân olmadığından dolayı görüşme esnasında bir infaz koruma memurunun hazır bulundurulması şeklinde yapıldı. Bunun iptal edilmesi çok önemli. Çünkü savunmanın hazırlanabilmesi için avukat-müvekkil görüşmesinin gizli olması ve bunun da gizli olduğuna kişilerin güvenmesi lazım ki kendilerini doğru bir şekilde ifade edebilsinler ve hakkaniyet ortaya çıksın. Bunu ihlal ettiğiniz anda artık adalete olan güven sarsılır. Kişiler kendilerini rahat ifade edemezler.  İşin bir diğer tarafı da avukatı oradan yasaklayarak peşin olarak ‘muhtemelen sen teröristsin, buradan aldığın bilgileri örgüte aktaracaksın’ diyerek onu devlet nezdinde terör sıfatına haiz biri olarak görmeye başlıyorsunuz ki  bu da masumiyet karinesini açıkça ihlal etmektir.” diye konuştu.

VATANDAŞLAR YENİDEN YARGILANMAK İÇİN TALEPTE BULUNMALI

Aytekin, “”AYM kararından sonra tüm mahkemeler kararlarını gözden geçirmeli, vatandaşlar eğer bu konuda verilmiş kararlar varsa yeniden yargılanma için talepte bulunmalı ve tüm kararların yeniden incelenip bu karar çerçevesinde değerlendirerek yeni bir karar vermesi lazım. Aksi halde mağduriyetler giderilmemiş olacak.  AYM kararları bağlayıcıdır. Tüm vatandaşlara bizim çağrımız eğer dosyaları karara çıkmışsa yeniden yargılanmak için başvursunlar.” ifadelerine yer verdi.

(Kaynak: İLKHA)




UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Gökalp’dan yangın söndürme çalışmalarına katılanlara teşekkür Gökalp’dan yangın söndürme çalışmalarına katılanlara teşekkür

Türkiye’de 28 Temmuz’da Antalya’nın Manavgat ilçesinde başlayan ve ardından 26 farklı ilde çıkan yangınlara müdahale devam ederken toplumun herkesiminden yaşanan yangınlarla ilgili açıklamalar geldi.

MİL SAĞLIK-SEN Genel Başkan Yardımcısı Fatma Gökalp, yaşanan yangınların bir an önce söndürülmesi gerektiğini belirterek, yangın söndürme çalışmalarına katılan herkese teşekkür etti.
Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Adana, Antalya, Muğla, Mersin, İzmir ve Osmaniye başta olmak üzere 28-31 Temmuz tarihleri arasında 26 ilde çıkan 98 yangının 81’inin kontrol altına alındığını ve 10 yangının ise devam ettiğini açıkladı. Bu çalışmalarda üstün başarı sergileyen herkese sonsuz minnettar olduklarını dile getiren

MİL SAĞLIK-SEN Genel Başkan Yardımcısı Fatma Gökalp, “Günlerdir Türkiye’mizin bir çok noktasında yaşanan ve hala devam eden orman yangınlarında canı pahasına mücadele eden başta Tarım ve Orman Bakanlığı personelleri, yangın işçileri, vatandaşlar ve herkesten Allah razı olsun. Onlar olmazsa belki durum daha vahim bir hal alacaktır.Orman yangınlarını yapanlarıda nefretle kınıyorum. Öte yandan Manavgat’ta beş, Muğla’nın Marmaris ilçesinde ise bir kişinin yaşamını yitirmiş olduğunu öğrendim. Bunun yanı sıra binlerce hayvan telef olmuş , orman ve tarım arazileri ile bölgedeki sera alanları küle dönmüş. Yangınlarda hayatlarını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara ise Cenabı haktan şifalara diliyorum” dedi.

İşadamı  Şeyhmus Karakuş: Cansiparane mücadele eden herkesten Allah razı olsun İşadamı Şeyhmus Karakuş: Cansiparane mücadele eden herkesten Allah razı olsun

Türkiye’ye felaketi yaşatan yangınlar 4. gününe girdi. Özellikle Ege ve Akdeniz bölgelerini esir alan alevler, vatandaşlarımıza da zor günler yaşattı. Karakuş Group Yönetim Kurulu Başkanı iş adamı Şeyhmus Karakuş , “Ciğerlerimizin yandığı orman yangınlarında cansiparane mücadele eden herkesten Allah razı olsun” dedi.

Karakuş Group Yönetim Kurulu Başkanı iş adamı Şeyhmus Karakuş, Türkiye’nin dört bir yanında yaşanan orman yangınları ile ilgili açıklamalarda bulundu.

İşadamı Şeyhmus Karakuş, “Ciğerlerimizin günlerdir alev alev yandığı orman yangınları durdurak bitmeden devam ediyor. Bu yangınlarda sadece ormanlarımız değil adeta ciğerlerimiz yanıyor. Bu Mücadelede başta orman kahramanlarımız, kamu kurumlarımız ve tüm halkımız, cansiperane, özenle, tüm gücüyle savaşıyor. Bu konuda destek olan ve yangınların bir an önce söndürülmesi konusunda canı pahasına mücadele eden herkesten Allah razı olsun. Ormanlarımızı yakanları Allah kahru perişan etsin.Bu uğurda hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara şifalar diliyorum” dedi.
5 İLDE 10 YANGIN SÜRÜYOR
Öte yandan, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin paylaştığı verilere göre Adana’da 1, Osmaniye’de 1, Antalya’da 3, Mersin’de 3, Muğla’da ise 2 ayrı noktada yangınlar devam ediyor. Böyle toplam 5 ilde ekiplerimiz 10 yangını söndürmek için mücadele veriyor.

Başkan Akyol: Türkiye’nin ciğerlerine kastedenleri lanetliyorum Başkan Akyol: Türkiye’nin ciğerlerine kastedenleri lanetliyorum

Türkiye, birçok noktada orman yangınlarıyla mücadele ediyor. 6 kentte alevlere müdahale sürüyor. Son olarak Antalya Gazipaşa ilçesinde ormanlık alanda 4 farklı noktada yangın çıkarken toplumun bir çok kesiminde peş peşe açıklamalar geldi. Son olarak AK Parti Diyarbakır İl Başkan Yardımcılığı görevini yürüten, ZANA Yapı Yönetim Kurulu Başkanı iş adamı Bedirhan Akyol bir açıklamada bulunarak “Türkiye’nin ciğerlerine kastedenleri lanetliyorum” dedi.

Çıkan yangınlar sonucu yerleşim yerleri de tehdit altındayken yangında bazı evler tahliye edildi. Yangını söndürme çalışmaları sürüyor. Antalya’daki yangında 3, Muğla Marmaris’te 1 kişi hayatını kaybetti. Mersin Silifke’deki yangın nedeniyle Mersin-Antalya karayolu ulaşıma kapatıldı.

Yaşanan yangınların tüm Türkiye’yi sarstığını belirten AK Parti Diyarbakır İl Başkan Yardımcılığı görevini yürüten, ZANA Yapı Yönetim Kurulu Başkanı iş adamı Bedirhan Akyol “Türkiye son 2 günde orman yangınları ile sarsılıyor. Manavgat, Marmaris, Osmaniye, Mersin, Adana ve Kayseri’de ki orman yangınları yıkıcı zararlara sebep oldu. Yangınlar nedeniyle hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılara ise acil şifalar diliyorum.

Yaşanan bu felaketler nedeniyle geçmiş olsun diyor, Türkiye’nin ciğerlerine kast edenleri lanetliyor, çevresel zararlar başta olmak üzere zararın daha fazla büyümeden söndürülmesi temennisiyle yangınlarla mücadelede görev alan tüm görevlilere kolaylıklar diliyorum” diye konuştu.

Atlı’dan “AŞI OLUN” çağrısı Atlı’dan “AŞI OLUN” çağrısı

Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) ile mücadele kapsamında yürütülen çalışmalarda aşılama oranının artırılması için bir çağrı da Mobil İletişim Araçları Ve Bilgi Teknolojileri İş İnsanları Derneği (MOBİSAD) Diyarbakır İl Temsilcisi Abdurrahman Atlı’dan geldi.

Atlı, iletişim sektörü çalışanları başta olmak üzere tüm Diyarbakır halkının bir an önce aşı olması gerektiğini belirtti.

Toplumsal bağışıklığın sağlanması için aşı çalışmalarının devam ettiği bölge illerinde aşı sırası gelen ancak yaptırmayan vatandaşların bilgilendirilmesi için oluşturulan sağlık ekipleri, ön yargıları yıkıp, vatandaşları ikna edebilmek için yoğun çaba harcıyor. Bu çabalara toplumun her kesiminden de destek geldi. Mobil İletişim Araçları Ve Bilgi Teknolojileri İş İnsanları Derneği (MOBİSAD) Diyarbakır İl Temsilcisi Abdurrahman Atlı’da “Aşı olun” çağrısında bulundu.

Pandemiden kurtulmanın en kısa ve pratik yolunun aşı olmaktan geçtiğini belirten Atlı, “Evet sevgili dostlar, değerli çalışma arkadaşlarım ve vatandaşlarım! Bu karanlık Pandemi döneminde insanların karantinadan, işsiz kalmaktan, hastalanmaktan ve ölmekten korumak bizim elimizde. Bunların hepsini bize bir arada sunan, en kolay, en hızlı, en ucuz ve en az hasarlı, karlı yol basit ve bedava olan AŞIDIR! Gelişmiş ülkelerdeki aşı oranları çok yüksek bir oranda şuan.

Eskiden 10 binlerce ölüm bildiren İtalya, İngiltere, Amerika ve Almanya gibi ülkelerde ölümler 15-20 civarına düşmüş bulunmakta! Şunu da asla unutmayalım, aşı bizi hastalıktan korumaz, bizi hastalığın şiddetinden ve olumsuz etkilerinin azaltılmasında yardımcı olacaktır. En basit hali ile COVİD aşılı bir hasta ayakta geçirirken aşısız bir diğeri ise maalesef solunum yetmezliği başta olmak üzere çok ağır zatürre ile geçirmekte ki ölümler burdan kaynaklanıyor. Şuan ki güncel veriler Amerika’daki ölümler incelendiğinde büyük çoğunluğunu aşısız olanların oluşturduğunu gözler önüne seriyor” dedi.

Açıklamasında dünya geneli analiz haberlerin verilerine de yer veren Atlı, “Euronews 25 Haziran tarihli analiz haberi verileri dünyaya şöyle aktarıyor; ‘ABD Sağlık Bakanlığı verilerine göre mayıs ayından bu yana yaklaşık 2 aylık dönemde 853 bin kişinin koronavirüse yakalanarak hastaneye kaldırıldığı, bunlardan sadece 0.1’inin (1200 hasta) aşı yaptıran kişiler olduğu kaydedildi.

Bunun yanı sıra mayıs ayında ABD’de 18 bin kişinin Covid-19 sebebiyle hayatını kaybettiği, bu kişilerden sadece 150’sinin aşılı olduğu ifade edildi. Bu rakam, salgın kaynaklı ölen kişilerin yüzde 0.8’ine tekabül ediyor. Evet gerçekler bunlar. Tekrar belirtmek lazım ki aşı; kısırlık yapmaz! Böyle bir etkisi asla kanıtlanmamıştır . Tamamen aşı karşıtlarının bir anti-propagandasıdır.

Ama her aşıda olduğu gibi kolda ağrı, hafif ateş, göğüste ağrı, iştahsızlık gibi etkileri olacaktır. Elbetteki her aşının bazı istenilmeyen yan etkileri olacaktır fakat şuan ki veriler bu oranları milyonda bir olarak veriyor. Bu da aşı için ihmal edilecek çok iyi bir orandır. Bu karanlık tünelden çıkmanın yolu şuan aşıya bağlı. Eğer tekrar haftalarca eve kapanıp işsiz kalmak istemiyorsak, eğer çocuklarımızın okullarına devam etmesini istiyorsak, eğer yakınlarımızı basit bir viral enfeksiyondan kaybetmeyi istemiyorsak lütfen aşılarımızı olalım” diye konuştu.

Büyükşen çiftinin cinayet zanlısı: ‘Bana 100 bin lira teklif ettiler, ben reddettim’ Büyükşen çiftinin cinayet zanlısı: ‘Bana 100 bin lira teklif ettiler, ben reddettim’

Konya’da 2018 yılında cinayete kurban giden Metin ve Necla Büyükşen çiftini öldürdüğü iddiasıyla gözaltına alınan Afgan uyruklu Abdulhamid U., ifadesinde Abdullah B’nin “Benim düşmanlarım var, sana 100 bin lira versem düşmanlarımı öldürür müsün” dediğini, kendisinin bu teklifi kabul etmediğini söyledi.

Olay, 3 Eylül 2018 Pazartesi günü saat 23.00 sıralarında merkez Karatay ilçesi İsmil Mahallesi 62. Sokak’ta bulunan müstakil bir evde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Metin Büyükşen (55) ve Necla Büyükşen (54) çifti eve giren yüzü maskeli bir saldırgan tarafından tüfekle vurularak öldürüldü. Başına tüfeğin dipçiğiyle vurulan kızları Büşra Büyükşen ise olaydan ölü numarası yaparak yaralı kurtuldu. Olayın üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen baba ve annesinin katil zanlısının bulunmaması üzerine Necla ve Metin Büyükşen’in doktor oğlu Osman Büyükşen bir televizyon programına çıkarak katilin yakalanması için yardım istedi. Cinayetin çözülebilmesi için Jandarma Genel Komutanlığınca jandarma dedektifleri JASAT görevlendirildi. JASAT ve Konya İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından 13 Temmuz’da çok sayıda adrese şafak vakti operasyon düzenlendi. Operasyonda 25 kişi gözaltına alınırken, şahıslara ait ev ve araçlarda da arama yapıldı.

Yanlış adrese girmişler iddiası
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 25 şüpheliden Abdullah B. ve Esra T., gece yarısı Konya Adliyesine sevk edildi. Abdullah B. ve Esra T’nin azmettirici oldukları, firari cinayet zanlılarının yanlış eve girerek Büyükşen çiftini öldürdüğü iddia edildi. Yapılan sorgulamada Esra T.’nin öldürülen Büyükşen çiftinin evlerine 500 metre mesafede bulunan komşularının oğlu Hüseyin K.’nin eski sevgilisi olduğu ortaya çıktı. Esra T.’nin Hüseyin K.’nin ailesinin baskısıyla kendisinden ayrıldığı ve bu nedenle aileye zarar vermek istediği, bu durumu sevgilisi Abdullah B.’ye anlattığı, sevgilisinin de para karşılığı 2 kişi kiralayıp, korkutup zarar vermeleri için Hüseyin K.’nin evine gönderdiği öne sürüldü. Abdullah B.’nin kiraladığı 2 kişinin kendilerine verilen adresi karıştırıp Hüseyin K.’nin ailesi yerine komşuları Büyükşen çiftini öldürdükleri belirtildi. Şüpheliler Abdullah B. ve Esra T. ‘kasten öldürmeye azmettirme’, Zekeriya O. ve Mustafa O. de ‘kasten öldürmeye yardım etme’ suçlarından sevk edildikleri mahkemece tutuklandı. Adliyeye sevk edilen 1 şüpheli adli kontrol kararıyla, jandarmadaki diğer 20 şüpheli ise ifadelerinin alınmasının ardından serbest bırakıldı.

Cinayete kurban giden Necla Büyükşen ve eşi Metin Büyükşen’in cinayet şüphelisi olduğu iddiasıyla aranan ve daha önce tutuklanan Abdullah B.’nin çiftliğinde çoban olarak çalışan Afganistan uyruklu Abdulhamid U. da Ankara’da yakalandı. Sorgulanmak üzere Konya İl Jandarma Komutanlığına getirilen Abdulhamid U., sorgusunun ardından sevk edildiği mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Zanlı Abdulhamid U. verdiği ifadede, “Türkiye’ye girdiğimde Ankara’daki yeğenimin yanına geldim. Yeğenimin yanında 20 gün kadar hiçbir işte çalışmadan kaldım. Daha sonra Konya’nın Ilgın ilçesine gelerek burada çobanlık yaptım. Sonra da Çankırı iline gittim. Burada farklı yerlerde 5 ay çobanlık yaptım ve tekrar Konya’nın Sarayönü ilçesinde bulunan köylümün yanına geldim. Burada biraz işsiz kaldıktan sonra köylüm beni Abdullah B. ve Süleyman B. ile tanıştırdı. Ben Abdullah B’nin yanında 9 ay kadar çalıştım. Parayı az bulduğum için yanlarından ayrılıp, tekrar Çankırı’ya gittim. Burada da 2 yıl çalıştıktan sonra tekrar Abdullah B’nin yanında çalışmaya başladım. 2 bin TL karşılığında 3 ay daha çalıştıktan sonra tekrar Ankara Gölbaşı’na gittim. Burada 13 ay çalıştım. Kaldığım köyde jandarmalar beni yakalayıp Konya’ya getirdi” dedi.

“Bana 100 bin lira vermeyi teklif etti, ben reddettim”
Abdulhamid U.’nun ifadesinde, “İlk çalıştığım dönemde Abdullah benim yanıma 4 kez gelerek, bana ‘Benim düşmanlarım var. Sana 100 bin TL versem bu düşmanlarımı öldürür müsün?’ diye sordu. Ben de sakat bir kızımın olduğunu, öldüremeyeceğimi söyledim. Bunları bana söylerken şaka yapmıyordu, gayet ciddiydi. Öldürülen çifti tanımıyorum. Abdullah bana öldürmek için 100 bin TL teklif etmişse de ben kabul etmedim. Onun adına hiç kimseyi öldürmedim. İsmil Mahallesi’ni hiç duymadım ve oraya hiç gitmedim. Öldürülen kişileri de hiç tanımıyorum. Suçsuzum” dediği öğrenildi.

Utangaç’tan 24 Temmuz Gazeteciler Günü Mesajı Utangaç’tan 24 Temmuz Gazeteciler Günü Mesajı

Elif Gold firması Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Utangaç, ‘24 Temmuz Gazeteciler Günü ve Basın Bayramı’ dolayısıyla yazılı bir mesaj yayımladı.

‘24 Temmuz Gazeteciler Günü ve Basın Bayramı’nın, özel ve müstesna bir gün olduğuna’ vurgu yapan Elif Gold firması Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Utangaç, görüşlerini şöyle dile getirdi:
‘‘24 Temmuz’ tarihi tüm çağdaş ülkelerde olduğu gibi, ülkemizde de kutlanmaktadır. Basın; bireyin ve toplumun ihtiyaç duyduğu her konuda, haber alma, araştırma, bilgilendirme, aydınlatma, toplum ve ülke yararına kamuoyunun duygu ve düşüncelerini objektif olarak yansıtmasına, insan hakları ile temel hak ve özgürlüklerin gelişmesine katkıda bulunmaktadır.

Elbette basınımız bu görevini yaparken; gerçeklik, güncellik, kamu yararı ve özle biçim arasındaki denge unsurlarını da gözetmek zorundadır. Gazetecilik mesleğinin saygınlığının çok daha ileriye taşınması; özgür bir medya ortamında, etik değerlerin, dürüstlüğün temel misyon haline geldiği bir yayıncılık anlayışı ile mümkündür. Toplumun bilgi edinme hakkı için mücadele eden basınımızın önünün açılması için ekonomik özgürlüğün kazanılması da son derece önemlidir.

Bu duygu ve düşüncelerle, ‘Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nü en kalbi duygularımla kutluyor, ebediyete intikal etmiş bütün basın mensuplarımıza, Yüce Allah’tan rahmet ve mağfiret niyaz ediyorum’.


EDİTÖRLER
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Kategori Seçin:
Kategori Seçin:

TRT Haber Haberler