• Altın
  • Dolar
  • Euro
  • İstanbul °C
  • Ankara °C
Aydın Ak Kayapınar İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne getirildi Aydın Ak Kayapınar İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne getirildi

Aydın Ak Kayapınar İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne getirildi Diyarbakır Milli Eğitim Müdürlüğü’nde bir çok ilçe müdürü değişerek yerine yeni isimler getirildi.

Diyarbakır’ın Bismil İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü görevini başarılı bir şekilde yürütürken anlamsız bir şekilde görevden alınan başarılı eğitimci Aydın Ak son yapılan değişiklik ile bukez Merkez Kayapınar İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne getirildi. Ak’ın Kayapınar İlçe Milli Eğitim Müdürü olarak atanması eğitim camiası ve vatandaşlar tarafından da hem sevinçle hem taktirle karşılandı. Devraldığı görevi en iyi şekilde yürüteceğini ve Kayapınar’daki eğitimin başarısını yükselteceklerini kaydeden Müdür Ak, eğitim camiasına çalışmalarında başarılar diledi.

ÇİÇEK YERİNE KÖY OKULLARI İÇİN HİKAYE VE ROMAN İSTEDİ

Eğitim için yaptığı çalışmalar ile sürekli taktir toplayan Müdür Ak kendisine tebrik için çiçek gönderilmemesini belirterek, “Göreve gelişimiz umarım eğitim camiamıza iyilik, güzellik ve hayırlara vesile olsun inşallah. Tebrik için çiçek göndermek yerine, köy okullarına göndereceğimiz, millî ve manevi değerleri ön plana çıkaran hikaye ve roman türü kitapların kurumumuza ulaştırılması çok daha isabetli olacaktır. Muhabbetlerini esirgemeyen tüm eğitim gönüllülerimize selam ve sevgilerimle” diye konuştu.

AYDIN AK KİMDİR? 01/06/1977 tarihinde Karcadağ Bölgesinde Kavaklı Köyünde doğdu. İlk,Orta ve Lise eğitimini Diyarbakır Merkezde tamamladı. Dicle Üniversitesi Matematik ve Dicle Üniveristesi Hukuk Fakultesi Bölümlerinden mezun oldu. 1999 yılında Diyarbakır Anadolu Ticaret Meslek Lisesinde göreve başladı.

2000-2011 yılları arasında Diyarbakır Anadolu Lisesinde Matematik Öğretmeni olarak görev yaptı.2011 yılında istifa ederek siyasi, sosyal, kültürel ve hukuki çalışmalarda bulundu. 2015 yılının Ocak Bismil İlçe Milli Eğitim Müdürü olarak göreve yapan Ak Aralık 2020’de ise Kayapınar İlçe Milli Eğitim Müdürü olarak göreve başladı. Evli ve 3 çocuk babasıdır.

31 Aralık 2020
ZAMAN:TÜM DOKTOR VE SAĞLIK ÇALIŞANLARIMIZA YOĞUN EMEKLERİ İÇİN TEŞEKKÜR EDİYORUM. ZAMAN:TÜM DOKTOR VE SAĞLIK ÇALIŞANLARIMIZA YOĞUN EMEKLERİ İÇİN TEŞEKKÜR EDİYORUM.

D.BAKIR- Diyarbakır Liv Suit Otel İşletmecisi ve Genel Müdürü İş Adamı Ferman zaman ,bütün dünyayı etkisi altına alan ve can almaya devam eden bulaşıcı pandemi (KOVİD 19) ile mücadele kapsamında, sağlık çalışanlarımızın takdire şayan bir mücadele örneği g

Açıklamalarda bulunan Diyarbakır Liv Suit Otel İşletmecisi ve Genel Müdürü İş Adamı Ferman zaman , şunları söyledi:

‘Özellikle ileri yaş grubu vatandaşlarımızda, pozitif vaka oranının yüksek olduğunu görmekteyiz. Ancak şunu unutmamak gerekir ki, maske, mesafe ve temizlik kurallarına gerekli hassasiyeti göstermeyen bazı gençlerimiz, büyüklerimize virüs bulaştırarak, hasta etmeye devam ediyorlar. Ne yazık ki, kitle iletişim araçları, sosyal medyada ve devlet büyüklerimizin basın yayın yoluyla yaptığı uyarılara rağmen, halen belli bir kesim, gerekli hassasiyeti göstermemekte.

Unutmamak gerekir ki, bu sorumsuz kişiler, hem kendi ve ailelerinin yanı sıra, tüm toplumun sağılını tehlikeye atarak, virüsün daha hızlı yayılmasına sebep olmaktalar.

İlimiz ve ülkemiz genelinde, vaka sayıları her geçen katlanarak artmakta. Hem bulaş riskinin giderek arttığını, hem de buna paralel olarak, vefat sayılarının arttığını görüyoruz. Toplumun tüm katmanları olarak, hepimizin son derece hassasiyet göstermemiz gereken, çok zorlu bir süreçten geçiyoruz.

ÖLÜMLE YAŞAM ARASINDAKİ İNCE ÇİZGİDEYİZ

Her geçen gün, ilimizdeki hastanelerde yoğunluk giderek artmakta. Özellikle içinde bulunduğumuz kış mevsiminde, bulaş riskinin zirveye çıktığını düşünürsek, tedbirleri daha sıkı uygulamalıyız. Daha az sosyalleşelim, mecbur kalmadıkça kimseyle görüşmeyelim. Zorda kalmadıkça kimsenin evine gitmeyelim. Dışarıda işimizi bitirdikten hemen sonra da, evlerimize dönelim. Unutmamak gerekir ki, ailemizden bir kişiye bulaşması demek, hepimizin risk altında olması demek. Üzülerek gözlemliyoruz ki, hem vaka ve hem de vefat sayıları, her geçen gün artmakta. Hepimizin maske, mesafe ve temizlik hususlarına olabildiğince riayet etmesi gerekiyor.


Aksi halde, bu üzücü tablo, giderek daha da korkunç bir noktaya ulaşacak. Bugüne kadar, birçok aile, sevdiklerini kaybetti, birçoğu hastanelerde ölümle yaşam arasındaki ince çizgideler. Eğer gereken hassasiyeti göstermezsek, durum daha da vahim bir hale gelecek.

Her an, hepimiz akrabalarımız veya aile üyelerimizden kayıplar yaşama tehlikesiyle karşı karşıyayız. Hem kendimiz ve aile üyelerimizin ve hem de toplumsal açıdan maske, mesafe ve temizlik kurallarına özen gösterelim. Olabildiğince kalabalık ortamlardan uzak durarak, dışarıda işimizi bitirdikten sonra evimize gelelim. İş yerlerimizi periyodik olarak, ilaçlama konusunda da gerekli titizliği göstermeliyiz.


Büyüklerimizin bu süreçte, mecbur kalmadıkça evden çıkmamaya dikkat etmeleri çok iyi olur. Gençlerimizden de, hem kendi sağlığı ve hem de toplum sağlığı açısından, maske, mesafe ve temizlik kurallarına azami derecede riayet etmelerini özellikle rica ediyoruz’.



DEVLET BÜYÜKLERİMİZ, OLAĞANÜSTÜ BİR MÜCADELE ÖRNEĞİ VERİYOR

Sağlık çalışanlarının, vazifelerini sorumluluk anlayışı içinde, cansiperane bir şekilde yaptıklarını belirten Diyarbakır Liv Suit Otel İşletmecisi ve Genel Müdürü İş Adamı Ferman zaman, şöyle devam etti:

‘Adanmışlık ruhuyla görevlerini son derece güç koşullara rağmen, başarıyla sürdürmeye devam eden sağlık çalışanlarımızı ne kadar takdir etsek azdır. Bütün dünyada dengelerin alt üst olduğu, milyonlarca insanın hayatını kaybettiği, bu zorlu süreçte, vazifelerini en iyi şekilde bir şekilde icra eden, tüm sağlık çalışanlarımıza bir kez daha teşekkür ediyoruz.

Bunun yanı sıra, devlet büyüklerimiz ellerinden gelen tüm çabayı sarf etmekte ve devletimizin tüm kurumları da, birbirini bütünleyici ve tamamlayıcı bir şekilde, çalışmalarına devam etmekte.

Başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Sağlık Bakanımız Fahrettin Koca, İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu olmak üzere, tüm Bakanlıklar, genel müdürlükler ve diğer kurumlar, birlik ve beraberlik ruhuyla hizmetlerini sürdürmekteler.

Diyarbakır özeline baktığımızda ise, Sayın Valimiz Münir Karaloğlu öncülüğünde, D.Ü. Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakoç, İl Sağlık Müdürümüz Dr. Cihan Tekin, Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastaneleri Başhekimi Prof Dr.Mehmet Akdağ, Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastaneleri Pandemiden Sorumlu Başhekim Yardımcısı Doç.Dr.Velat Şen Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Muhammed Asena, Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Sedat Özkul,


Diş Hastanesi Başhekim Bülent İnceoğlu, Diyarbakır Çocuk Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Dr.izzettin Toktaş, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi pandemiden sorumlu,Başhekim Yardımcısı Yenal Karakoç, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma hastanesi Kadın Doğum ve Çocuk ek bina koordinatör Başhekim Yardımcısı Uz.dr.Sevda Yeleç, ile, İlimizde görev yapan profesör, doktor, hemşire, Hastane Müdürleri,Hastane Güvenlikçileri ile hasta bakıcı ve sağlık çalışanlarımızın en üst düzeyde hizmet verebilmek için var güçleriyle mücadele ettiklerini görmekteyiz.

Cenab-ı Allah, hepsinden razı olsun ve başta ülkemiz olmak üzere, bütün insanlığı kasıp kavuran, bulaşıcı ve öldürücü hastalık tehlikesinden kurtararak, yeniden eski sağlıklı ve huzurlu günlerimize dönmemizi nasip eylesin’.


Özel Haber:Yılmaz Acu  

31 Aralık 2020
Zeynel Abidin Aktay’a TDP’da önemli görev Zeynel Abidin Aktay’a TDP’da önemli görev

Diyarbakırlı siyasetçi işadamı Zeynel Abidin Aktay, Mustafa Sarıgül tarafından kurulan Türkiye Değişim Partisi’de Tarım ve Hayvancılık Politikaları’ndan sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı’na getirildi.

Sarıgül’ün A Takımında, yer alan Diyarbakır’ın tanınan ve sevilen iş adamlarından Zeynel Abidin Aktay’ın bu göreve getirilmesi Diyarbakır’da da sevinçle karşılandı.

Türkiye Değişim Partisi’nde, parti meclisi, disiplin kurulu, kadın ve gençlik kolları ile MYK seçimi yapıldı. TDP Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen kurucular kurulu toplantısında Sarıgül’ün A Takımı belli oldu.

 Toplantıda, partinin genel sekreteri, genel saymanı, genel başkan yardımcıları, kadın kolları, gençlik kolları başkanları seçildi. Seçimler sırasında Diyarbakır’da yaptığı siyaset ile siyaset dünyasında taktirle karşılanan Zeynel Abidin Aktay’a da önemli bir görev verildi.

 Aktay, Türkiye Değişim Partisi Tarım ve Hayvancılık Politikaları’ndan sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı’na getirildi. Kendisine verilen bu görev için Türkiye Değişim Hareketi öncüsü ve genel Başkanı Mustafa Sarıgül’e övgüler yağdıran Aktay, “Ülkemiz siyasetinde artık değişim zamanı. Halkımız, sandıkta bir değişim yaparak, sorunlarına kalıcı çözümler üretecek, ülkemize yeni vizyonlar katacak bir hareket istiyor.

Sayın Genel Başkanımız Mustafa Sarıgül başkanlığında biz Türkiye Değişim Hareketi olarak diyoruz ki, artık söz milletindir” dedi.

ZEYNEL ABİDİN AKTAY KİMDİR

 Aslen Hanili olup, evli ve dört çocuk babası olan iş adamı Zeynel Abidin Aktay, Türkiye Değişim Hareketi’nin kurucular kurulundan. Diyarbakır halkının yakından tanıdığı, çevresinde sevilen ve sayılan bir insan olan Zeynel Abidin Aktay, bugüne kadar birçok defalar kan davalarının sulh ile çözülmesinde katkıları olan, hasta ziyaretleri ve taziyelere katılarak, insanların zor ve acılı günlerinde yanında olan, tüm inançlara saygılı olan, insanlara olanakları dâhilinde yardımcı olan, iş dünyasının da yakından tanıdığı bir sima.

 Türkiye Değişim Hareketi’nin (TDH) kuruluşundan bu yana Mustafa Sarıgül ile beraber hareket eden Zeynel Abidin Aktay, Diyarbakır’ın yanı sıra, bölgenin sorunları ve bu sorunların çözüm yollarına vakıf bir insan.

31 Aralık 2020
DİYARBAKIR’DA TEMİZLİĞİN ADI PIRILTI TEMİZLİK DİYARBAKIR’DA TEMİZLİĞİN ADI PIRILTI TEMİZLİK

Diyarbakır’da faaliyet gösteren hızlı ve güvenli temizliğin profesyonel adresi olan Pırıltı Temizlik temizliğin adresi oldu. Sosyal mesafeye ve maskeye dikkat eden profesyonel temizlik personelleri ile hizmet veren Pırıltı Temizlik Şirketi üstün hijyen ve temizliğin bir arada olduğu en iyi hizmeti veriyor.

Hizmet bizden memnuniyet sizden sloganıyla hizmet verdiklerini belirten Pırıltı temizlik Ltd.Şti. Yönetim Kurulu Başkanı Gülizar Ceyhan “Profesyonel ev temizliğine ihtiyaç duyduğun an aklınıza Pırıltı temizlik gelsin” dedi.

 Hizmet sundukları mekanları profesyonel bir şekilde temizlediklerini belirten Pırıltı temizlik Ltd.Şti. Yönetim Kurulu Başkanı Gülizar Ceyhan “Biz, hizmet sunduğumuz mekanları profesyonel bir şekilde temizleyerek hem çalışanlarınızın hem de ziyaretçilerinizin üzerinde olumlu etki bırakmanızı sağlıyoruz.

Bunu gerçekleştirirken de kurumsal temizlik ihtiyaçlarınızı güvenlik sertifikasyonuna sahip temizlik kimyasalları ve profesyonel makine ve ekipman kullanarak karşılıyoruz.

Çevreye ve insan sağlığına duyarlı, dezenfeksiyon ve temizlik hizmetimiz ile yaşam merkezleri, oteller, atm ve banka şubeleri, avmler, okullar, iş yeri, ofis ve plazalar, konut/site ve sosyal tesisler gibi alanların temizliğinde hizmetinizdeyiz.

Müşterilerimize ait toplu yaşam alanlarında Covid-19 salgını öncesi ve sonrasında gerçekleştirdiğimiz dezenfeksiyon hizmetimiz ile , insan sağlığını tehdit ederek bozan ve yaşam konforunu düşüren, hastalığa neden olan patojen mikroorganizmaların yok edilmesini, üremelerinin durdurulmasını sağlıyoruz.

Yeniden sokağa çıkmaya hazırlandığımız günlerin öncesinde tüm işletmelere, dezenfeksiyon hizmetimiz ile çevreye ve doğaya duyarlı temizlik ürünleriyle hijyen sağlamaya, virüs ve bakterilere karşı temizlik kalkanı oluşturmaya hazırız” dedi. Diyarbakır’da neden bu kadar çok tercih edildiklerini de anlatan Ceyhan, “Ev temizliği için bir temizlikçi arıyorsan, pırıltı temizlik en uygun seçenek.

Çünkü fiyatlarımız uygun ve temizlikçilerimiz detaylara özen gösteren titiz ve profesyonel temizlikçiler. Bir telefon kadar yakınız. Gerçek temizlik işleriyle test edilmiş temizlikçiler.Pırıltı Memnuniyet Garantisi ile mutluluğun garanti altında. Güleryüzlü müşteri hizmetleri.

 Tam Memnuniyet Garantisi şeffaf, dürüst ve şeffaf ve net fiyatlar – extra ücret yok. Müşterilerimiz bize Urfa yolu Fırat mah 553 sok tanlar prestij plaza kat 2 no 13 adresimizde ve 05453946514 numaradan da ulaşabilirler” diye konuştu.

ÖZEL HABER:YILMAZ ACU

29 Aralık 2020
Yerli aşı mutasyona uğrayan virüse karşı da etkili Yerli aşı mutasyona uğrayan virüse karşı da etkili

Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Orhan Yıldız; Erciyes Üniversitesi’nde üretilecek olan yerli aşının İngiltere’de mutasyona uğrayan korona virüse karşı da etkili olacağını söyledi.

Erciyes Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Orhan Yıldız; Erciyes Üniversitesi’nde Faz-2 çalışmalarına başlanan yerli aşının, inaktif aşı olduğu için mutasyona uğrayan virüse karşı da etkili olacağını bildirdi. Çalışmalarda hiçbir yan etkisinin görülmediği, kullanımı engelleyecek bir sorun olmadığını gördüklerini ifade eden Prof. Dr. Yıldız, “Bizim aşımız inaktif bir aşı, Çin aşısı ile aynı. Yani biz Çin aşısının sadece zaman olarak gerisindeyiz. Onlar Faz-3’ü bitirmek üzereler. Bizim aşımız Faz-1’i bitirdi ve Faz-2’ye başladık. Faz-1’de aşının güvenilirliğine bakılır. Bu açıdan baktığımızda bizim aşımızda bazı kan testlerinde ufak tefek değişiklikler olsa da hiçbir yan etkisinin olmadığı, aşıyı kullanmamızı engelleyecek bir sorun olmadığını gördük. Bu açıdan bakıldığı zaman, güvenlik bakımından Çin aşısı ile aynı noktadayız. Etkinlikte ise Faz-2 aşamasında bakılacak. Çalışmalar devam ediyor. Özellikle mutasyona uğrayan virüslere bakıldığı zaman bu inaktif aşıların onlara da etkili olacağını biliyoruz” ifadelerini kullandı.

“Gönüllü olarak kendi aşımıza katkı vermeliyiz”

Aşı çalışmalarına katılmak üzere yeterince gönüllü bulamadıklarının da altını çizen Prof. Dr. Yıldız, vatandaşlardan bu konuda katkıda bulunmalarını istedi. Yıldız, “Aşı çalışmaları hiçbir kesinti olmadan devam ediyor ama tabi ki bu işler biraz zaman alıyor. Maalesef bu çalışmalara katılmak üzere yeterince gönüllü bulamıyoruz. Gönüllü olmak isteyenlerin mutlaka kendi aşımıza katkı vermeliyiz. Bu aşıyı vurulmalarında her hangi bir sorun çıkmayacağını Faz-1 aşısında gördük. Çin aşısı ve bizim aşımız benzer aşılar, farklı değiller aşılar” diye konuştu.

Turan Bulut

29 Aralık 2020
Kısıtlamada, metruk binada demir çıkaran genç göçük altında kaldı Kısıtlamada, metruk binada demir çıkaran genç göçük altında kaldı

Diyarbakır’da kısıtlama olmasına rağmen metruk bir binaya giren genç, demirleri sökmeye çalıştığı sırada çökme meydana geldi.

Diyarbakır’da kısıtlama olmasına rağmen metruk bir binaya giren genç, demirleri sökmeye çalıştığı sırada çökme meydana geldi. Olayda göçük altında kalan şahıs yaralandı.

Olay, Yenişehir ilçesi Şehitlik Mahallesi Benu Sen semtinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 274’üncü sokakta bir kişi, metruk evde demirleri söküp götürmek isterken çökme meydana geldi. Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye 112 acil sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralı, çevredekilerin yardımı ile bulunduğu yerden çıkartıldıktan sonra ambulansa taşındı. Yaralı, burada yapılan ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.

Olayın ardından bölgeye sevk edilen AFAD ve Diyarbakır Büyükşehir Belediyesine bağlı itfaiye ekipleri, çökmenin meydana geldiği alanda önlem aldı.

Olay anında yardıma gelen Hasan Susambak, demir çıkartmak isteyen gencin üzerine enkazın çöktüğünü, yaralıyı kendi imkanları ile çıkardıklarını söyledi. Susambak, ”Arkadaşlarla buradan geçiyorduk bağrışma sesi duyduk. Geldiğimizde betonun altında kalmıştı çocuk, yardım ettik alttan çıkartıp hastaneye gönderdik. Çocuğun ailesinin durumu yok, demirleri çıkartıyordu, ekmek parası için enkazdan demir çıkartıyordu” dedi.

Yaralının durumunun ağır olduğu öğrenilirken, olayla ilgili inceleme başlatıldı.

26 Aralık 2020
DİSKİ Yenişehir’de atık su ve içme suyu sorunlarını çözüyor DİSKİ Yenişehir’de atık su ve içme suyu sorunlarını çözüyor

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (DİSKİ) Genel Müdürlüğü, Yenişehir ilçesine bağlı Çelikevler, Aziziye ve Gürdoğan mahallerinde içme suyu ve kanalizasyon sorununu, hazırladığı projelerle çözüme kavuşturuyor.

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi DİSKİ Genel Müdürlüğü, kent genelinde ve ilçelerde altyapı ile içme suyu sorunlarını çözmek için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Yenişehir ilçesi Çelikevler Mahallesinde uzun yıllardır sorun olan içme suyu ve kanalizasyon problemi DİSKİ tarafından çözülüyor. Yapılacak proje sayesinde içme suyu ve kanalizasyon altyapısı tamamen ele alınarak sorunlar giderilecek.

Çelikevler ihya edilecek

Projeyle Çelikevler Mahallesine 24 saat kesintisiz ve içilebilir kalitede su verilmesi hedefleniyor. Mahallede ayrıca, kanalizasyon ile ilgili proje yakın zamanda hayata geçirilecek. Bu projeyle Çelikevler Mahallesinin atık suları, yeni yapılacak terfi hattıyla mevcut Atık Su Arıtma Tesisine iletilecek.

Aziziye ve Gürdoğan mahallelerinde ise imara aykırı, kaçak yapılaşma sebebiyle vatandaşların atık su sistemlerini dere yatağına herhangi bir kapalı sistem olmadan deşarj etmeleri sonucu açıkta akarak dere yatağını kirleten, bu nedenle sağlık ve görüntü açısından sıkıntı oluşturan atık su sorunu da DİSKİ tarafından hazırlanan projeyle çözüme kavuşacak. DİSKİ yapacağı çalışmayla yaklaşık 700 metre kanalizasyon şebekesi döşeyecek, bu sayede atık suların verdiği zararı önleyecek.

”Hemşerilerimizin talebine uygun hizmet etmek için gayret ediyoruz”

DİSKİ Genel Müdürü Fırat Tutşi, Yenişehir Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Murat Beşikci’yi makamında ziyaret ederek projenin detaylarını görüştü. Her mahallenin sorununu gidermek için yoğun çaba sarf ettiklerini belirten Tutşi, ‘Valimiz Münir Karaloğlu’nun talimatıyla Çelikevler, Aziziye ve Gürdoğan mahallerimizde çalışmalara başladık.

Buralarda yapacağımız çalışmalarla ilgili, mahallemizde yaşayan hemşerilerimizin görüşünü aldık, daha sonra projemizi oluşturduk. Kurumlarla ortaklaşa çalışarak hemşerilerimizin talebine uygun hizmet etmek için gayret ediyoruz. Diyarbakır’ımızın her noktasında çalışmalarımız devam edecek” dedi.

24 Aralık 2020
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca: ‘Çin’den aşı Pazar gecesi yola çıkıyor’ Sağlık Bakanı Fahrettin Koca: ‘Çin’den aşı Pazar gecesi yola çıkıyor’

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Çin’den gelecek aşının pazarı pazartesiye bağlayan gece yola çıkacağını belirterek, “Artık aşının Türk insanında etkili ve güvenilir olduğundan eminiz” dedi.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Koronavirüs Bilim Kurulu toplantısı basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Korona virüsle ilgili verileri paylaşan Koca, “Tarih bu yılları hastalığa adını veren 2019’dan başlayarak, büyük salgın yılları olarak anacaktır. Bugüne kadar Almanya’da her 1 milyon nüfus başına 325 kişi bu hastalık nedeniyle hayatını kaybetti. Sürü bağışıklığını uygulamaya çalışan İsveç’te 789, en çok vaka ve vefat sayısına ulaşan ABD’de 984, virüste mutasyon görüldüğü iddiasıyla gündeme gelen İngiltere’de 994 kişi öldü.

Türkiye’de ise milyon nüfus başına vefat sayımız 216’ya ulaştı. Günlük vaka sayıları dünyada nisan ayındaki ilk pik döneminde 80 binlerdeydi. Şu an ise neredeyse 9 kat artışla 700 binlere ulaştı. Bununla birlikte nisan ortasındaki ilk pik döneminde 8 bin 500 civarındaki günlük vefat sayılarının şu an yüzde 70 artışla 14 binlere ulaştığını üzüntüyle görüyoruz” diye konuştu.

“İstanbul’da vaka sayılarında önemli düşüş sağlandı”

Türkiye’nin ekim ayının ikinci yarısından itibaren hızlı bir vaka artışı gösterdiği bilgisini veren Bakan Koca, “Birçok ilimizde yüzde 100’leri aşan artışlar oldu. Hastanelerimiz, yoğun bakımlarımız yükü kaldırmada zorlanmaya başladı. İl ziyaretleri ile yerinde değerlendirme, HES kodunun tüm kamu kurumlarında, ulaşımda ve konaklama tesislerinde kullanımının yaygınlaştırılması, toplu etkinliklerin ertelenmesi, düğün, nişan gibi törenlere kısıtlama getirilmesi, kademeli mesai uygulaması çeşitli iş yerlerinin çalışma saatleri ve hizmet sunum şeklinin sınırlandırılması, kalabalık meydan ve sokaklar için getirilen kısıtlama ve kontroller, açıkta sigara içme yasağı, okulların tekrar uzaktan eğitime geçmesi, hafta içi geceleri ve hafta sonu dışarı çıkma yasağı gibi yaygın tedbirler hayata geçirildi.

Sıkı tedbirlerin uygulanması sayesinde günlük vaka sayımızda Gaziantep’te yüzde 66, Tekirdağ, Bursa ve İzmir’de yüzde 60, Ankara ve Samsun’da yüzde 55, Trabzon ve Adana’da yüzde 50, Diyarbakır ve Hatay’da yüzde 48, Kayseri ve Kocaeli’nde yüzde 45, Şanlıurfa’da yüzde 40, Antalya’da yüzde 30 ve Mersin’de yüzde 30’a varan düşüşler sağlandı. İstanbul’da vaka sayılarında önemli düşüş sağlanırken, poliklinik başvurularında yüzde 50, hastane yatışlarına ve yoğun bakım doluluk oranlarına ise yüzde 25 olarak yansıdı” şeklinde konuştu.

“Türkiye salgının başından beri tedbirleri en erken alan ülkelerin başında gelmektedir”

İngiltere’nin virüsün mutasyonuyla ilgili açıklamada bulunduğunu kaydeden Sağlık Bakanı Koca, şu ifadelere yer verdi:

“Bilinmelidir ki bu mutasyon eylül ayından beridir mevcut. Korona virüs zaten damlacık enfeksiyonu ile bulaşan bir hastalıktır ve yayılma hızı çok yüksektir. Mutasyonun yayılma hızını arttırması çarpan etkisi yapabilir. Ancak mutasyon ve varyasyonlar, düzenli olarak taranmaktadır. Ülkemizde Halk Sağlığı Laboratuvarlarımız bu işi düzenli olarak yapmakta ve gelişmeleri Dünya Sağlık Örgütü’ne bildirmektedir. Anlaşılan o ki İngiltere’deki kontrolsüz vaka artışının nedeni araştırılırken, eylül ayından beri var olan mutasyon ilgililerin dikkatini çekmiştir.

Türkiye salgının başından beri tüm gelişmeleri dikkate alarak hastalığı önemseyerek tedbirleri en erken alan ülkelerin başında gelmektedir. Bu sayede virüsün Türkiye’ye girişini 3 ay geciktirdik. Mutasyonlar konusunda da düzenli incelemelerimiz hep devam etti. Virüs daha hızlı bulaşsa da tedbirler yine en etkili silahımız. Ayrıca DSÖ de bu durumun aşı çalışmalarını olumsuz etkilemeyeceğini açıkladı.”

“İnaktif aşının ülkemizdeki Faz-3 klinik çalışması başarıyla sürmektedir”

Türkiye’de adenovirüs temelli iki aşı adayının insan deneyleri safhasına ulaştığının bilgisini veren Koca, “Benzer şekilde virüs benzeri parçacıklar temelli bir aşımız da insan deneyleri safhasındadır. En çok merak edilen konulardan biri de aşının ne zaman geleceği zannediyorum. Başından beri Türkiye’de klinik çalışması olan kendi inşamızda etkisi olduğunu bildiğimiz bir aşıyı kullanmak istediğimizi beyan ettik. Tercih ettiğimiz aşının da klinik deneylerini bekleyip ona göre harekete geçmek için uğraş verdik. İnaktif aşının ülkemizdeki Faz-3 klinik çalışması başarıyla sürmektedir. Vaka sayılarının yüksek olduğu günlerde çalışmada çok hızla ilerlemekteydi. Aşılanan gönüllülerin ister gerçek aşıyla, ister plasebo aşıyla aşılansın hastalığa yakalanıp yakalanmayacağı izlenmektedir. Bu durumda ülkede çok vaka varken çalışma daha hızlı ilerlemektedir” dedi.

“Aşılarımız bir aksilik olmazsa, pazarı pazartesiye bağlayan gece yola çıkıyor”

Aşının Türkiye’ye Pazar’ı pazartesiye bağlandığı gece yola çıkacağının müjdesini veren Koca, “Bilim Kurulu’nun değerlendirmeleriyle aşının ülkemizde kullanılması konusunda kendi insanımızda gösterdiği etkiden emin olduk. Artık aşının Türk insanında etkili ve güvenilir olduğunda eminiz. Çin makamları da Türkiye’ye gönderilecek aşı dozları için onay işlemlerini tamamladı. Üreticinin depolarında hazır olarak bizden gelecek haberleri bekleyen aşılarımız bir aksilik olmazsa, pazarı pazartesiye bağlayan gece yola çıkıyor” açıklamasında bulundu.

“En sık görülen yan etkiler yorgunluk yüzde 4,7, baş ağrısı yüzde 3,9 ve aşının yapıldığı bölgede ağrı yüzde 1,9”

Aşı hakkında bilgi veren Prof. Dr. Serhat Ünal ise, “Çin Sinovac tarafından üretilen inaktif aşı, çalışmaları 14 Eylül’de ülkemizde başlatıldı. Dün yapılan değerlendirilmeye göre 23 Aralık 2020 itibariyle 24 merkezde 9 bin 150 gönüllü taranmış, bunlardan 7 bin 371’i gönüllü çalışmaya alınmıştır. 4 bin 759 gönüllü aşı kolunda yüzde 64’ünü yapıyor, 2 bin 612’si de plasebo kolunda yüzde 35’ini yapıyor. Bine yakın sayıda sağlık personeli bire bir randomize edilmek üzere çalışıldı. 18 Kasım’dan itibaren de sağlık personelinden başlamamızın nedeni güvenlik datasını iyi takip edebilmekti.

İlk 900’dan fazla çalışmaya alınan kişinin güvenlik datası incelenip güvenliğine karar verildikten sonra ikinci kısımda vatandaşlarımıza yapmaya başladık. O da 18 Kasım tarihidir. Birincisinde bir aşı bir plasebo yapılırken, ikincisinde aşıya ulaşımı arttırmak amacıyla iki aşı bir plasebo şeklinde yapıldı. O nedenle iki kolda yüzde 64, yüzde 35 şeklinde bir fark var.

Tamamı değerlendirildiğinde bu çalışma kapsamında 7 bin 371 gönüllüye 10 bin 828 doz şu anda uygulanmış durumda. 752 aşı yapılmış kişide sadece 3 hastalık oluşurken, 570 plasebo yapılmış kolda 26 hastalık meydana geldi. Bunun özel istatistiki yöntemlerle hesaplanması var. DSÖ güven aralığı diye gördüğünüz, yüzde 95 güven aralığı bu tür çalışmalarda kullanılan standart bir yöntemdir. Alt sınırı yüzde 71 üst sınırı yüzde 97 olmak üzere, yani bu çalışmayı yüzlerce binlerce kez tekrar etseniz, en kötü ihtimalle yüzde 71 etkinlik ki DSÖ bunun yüzde 50 olmasını yeterli görüyor. Üst sınırda da en iyi ihtimalle yüzde 97 oranla başarılı bulacağını gösteriyor. Bu güvenlik aralığı içinde toplam aşı etkinliği yüzde 91,25 olarak hesaplanmıştır. Önümüzdeki günlerde daha da artacaktır.

İkinci değerlendirdiğimiz aşı güvenilirliği analizleri 2 bin 964 kişi verisiyle yapıldı. En sık görülen yan etkiler yorgunluk yüzde 4,7, baş ağrısı yüzde 3,9 ve aşının yapıldığı bölgede ağrı yüzde 1,9. İkinci aşıda bunlar biraz daha şiddetlenebilir. İkinci aşıda aynı etkiler yorgunluk yüzde 2,5, baş ağrısı 2,3 çok daha düşük ki iki bulgu da plasebo kolunda da gözlenen, deneklerin hissettiği duygular ve lokal aşı bölgesinde ağrı da yüzde 0,5 olarak tespit edilmiştir. Aşıla ilgili bir tana ciddi diyebileceğimiz yan etki, bir arkadaşımızda hafif alerjik reaksiyon meydana geldi. O da anında tedavi edildi. Güvenlik datası açısından güvenli görünüyor aşımız ve etkinlik açısından da yüzde 91,2.”

“Aşının koruyuculuğu yüzde 91.25”

Aşının koruyuculuğu yüzde 91.25 olduğunu belirten Koca şu ifadelere yer verdi:

“Bu sonuçlar bu aşıyla ilgili dünya açıklanan ilk veriler. Dolayısıyla dünya hatta Çin muhtemelen devlet olarak bu datalarımızı kullanacak. Aşının koruyuculuğu yüzde 91,25 oranında. Bu erken dönem ve bu giderek artacak. Çünkü biz normalde 40 enfekte olan kişi olduğunda açıklamayı düşündüğümüz bir durumdu. Şu an 29 kişi söz konusu, o nedenle 40 kişi enfekte olduğu döneme kadar bu çalışma devam ediyor olacak. Ve giderek bu oranın daha da yukarı doğru çıkacağını söyleyebiliriz. Aşı yapılan bütün gönüllüler, kimisine plaseba, kimisine aşı yapılmış oldu.

Yapılan kişilerde 29 kişide enfeksiyon görülmüş oldu. 29 kişinin 26’sı aşı yapılmayandı. 3 kişi aşı yapılandı. Bu 3 kişi de sağlık çalışanıydı. Yani riskli gruptu. Dünyada riskli gurubu bu çalışmaların içine alan diğer aşıların da olmadığını bilelim. Bu riskli olmasına rağmen 3 kişinin PCR’si pozitif, ateş ve solunum problemi, akciğer tutumumu olmayan çok hafif geçiren bir tablo olduğunu biliyoruz. Özetle o 3 kişinin çok hafif geçirdiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.”

“Aşılamada ilk aşamada 9 milyon kişinin olduğunu söyleyebilirim”

Aşılama programının nasıl gerçekleştirileceğinin sorulması üzerine Bakan Koca, “Pazartesi günü itibariyle aşıların Türkiye’de olacağını söyledim. Özellikle Bilim Kurulu bu konu ile ilgili geniş bir çalışma yaptı ve bir strateji hazırladı. 4 Aşamalı bir stratejiydi ve bu strateji de özellikle ilk planda sağlık çalışanları olmak üzere yapılmıştı. Öncelikle de sağlık çalışanlarımızdan başlamış olacağız. Özellikle birinci aşamada 9 milyona yakın kişinin olduğunu söyleyebilirim. Bizim Şubat sonuna kadar elimizde olmasını sözleşme gereği düşündüğümüz 50 milyon doz aşı olduğunu daha önce de söylemiştim.

Ocak, Şubat, Mart gibi yaygın olarak ilk 2 hatta 3’üncü aşamada olan kişileri aşılamak istiyoruz. Çünkü kitlesel bağışıklamada ne kadar dar bir zaman diliminde yoğun bir aşılama yaparsak o kadar başarılı olacağımızı biliyoruz. Buna özellikle odaklanmaya gayret ediyoruz. Bu aşılamayı yaparken de, yine daha önce ifade ettiğim şekliyle, özellikle birinci basamak sağlık hizmetlerimizin çok güçlü olduğunu biliyoruz. Aile Sağlığı Merkezleri ve hastaneler, kamu, üniversite hatta özel hastanelerimiz bu aşılama için kullanılmış olacak. Günde yaklaşık 1 buçuk hatta 2 milyona kadar aşıyı yapma imkanımızın olduğunu söyleyebilirim” şeklinde konuştu.

“Ön incelemelere göre Türkiye’de İngiltere’dekine benzer bir mutasyon görülmüyor”

İngiltere kaynaklı mutasyon sonrası ek tedbirler gelip gelmemesi ve bu mutasyona uğramış virüse Türkiye’de rastlanılıp rastlanılmadığının sorulması üzerine Bakan Koca, “İngiltere’de olan, birden fazla mutasyonun bir arada görüldüğü ve bulaştırıcılığın özellikle daha fazla olduğu şeklinde. Bizim şuana kadar yaptığımız analiz ve ön incelemelerde buna benzer bir mutasyona rastlamadığımızı, ama gelecek hafta özellikle daha çok, tam bir genom analizi yaparak bununla ilgili daha net bir şeyi söylemek mümkün. Ama ön incelemelerimizde benzer bir mutasyon olmadığını, genel olarak dünyada mutasyonun bulaştırıcılığını artırması yönünde olduğunu biliyoruz. Bildiğiniz gibi İngiltere, Danimarka ve Güney Afrika için bir kısıtlama söz konusu oldu. Şuan yeni bir kısıtlamayı düşünmüyoruz” diye konuştu.

“Yerli aşı çalışmalarında 5 ilave aşı insan çalışması safhasına geldi”

Yerli aşı çalışmalarının sorulması üzerine Bakan Koca, “Yerli aşı ile ilgili özellikle yoğun bir gayret içerisindeyiz. Yerli aşıda 5 tane ilave aşının, Faz safhasına, insanla çalışma safhasına geldiğini, bunlardan 3 tanesinin inaktif aşı olduğunu söylemiştim. Adenovirüs çalışması da ayrıca söz konusu. Zannediyorum gelecek ay, Ocak ayı içerisinde bunlardan 1 veya 2 tanesi daha Faz çalışmalarına geçmiş olur. Bunun dışında inaktif olan ve Faz-1 çalışmasını tamamlamış olan aşımız ile ilgili, Faz-2 de 200 kişi ile yapılmış olacak. Faz-1 biliyorsunuz 44 kişi ile yapılmıştı. Bununla ilgili gönüllülerin sağlık taramalarına başlandı” ifadelerini kullandı.

“Uğur hoca ile 5-6 kez görüştüm ve bu sorunu kısmen aştığımızı söyleyebilirim”

Pfizer/BioNTech ortaklığında üretilen Covid-19 aşısında ne durumda olunduğunun sorulması üzerine cevap veren Bakan Koca şu ifadeleri kullandı:

“Biz tabi ki inaktif aşıyı önemsemiştik. Ama başından itibaren bu aşıyı geliştiren 2 Türk bilim insanımızın olması nedeniyle, bilim insanlarımız ile yakın işbirliği içerisinde bu aşının Türkiye’de uygulanmasını istedik başından beri. Bununla ilgili bize başından beri söylenen 25 milyon gibi bir aşının söz konusu olabileceğini, 2020 yılı için yılsonuna kadar belki 1 milyon kadar bir aşının olabileceği söylenmişti. Fiyat boyutuyla herhangi bir sorunumuz olmadı.

O konuda dünya ölçeğinden daha uygun bir rakam olduğunu söyleyebilirim. Ama bizim bu dönemde yaşamış olduğumuz sorun şu oldu; bu dönemde aşının üretimi ile ilgili sorumluluk taşınmaması durumunun sözleşmeye yazılması istendi. Acil kullanım izni olduğu için, bu üretim ile ilgili bir sorun olma durumunda, sorumluluk taşımama ibaresi sözleşmeye konmak istendi. Bununla ilgili biz burada doğrusu bundan yana olmak istemedik. Son birkaç gündür Uğur hoca ile 5-6 kez görüştüm ve bu sorunu kısmen aştığımızı söyleyebilirim. Gelinen bu noktada ben toplantı öncesi tekrar görüştüm.

Sözleşmenin miktarı ile üretimle ilgili bir sorun olduğunda sorumluluk taşıyabileceklerini belirten bir maddeyi koymaya karşılıklı razı olduk. Mart ayı sonuna kadar 4 buçuk milyon ve opsiyonel olarak 30 milyona kadar aşının sözleşmesinin detayları netleşmiş oldu. Bu gece veya en geç yarın imzalanmış olur. ”

Mehmet Kalay – Utku Şimşek

24 Aralık 2020
Bağlar’da bozulan parke taşları yenileniyor Bağlar’da bozulan parke taşları yenileniyor

AK Partili Diyarbakır’ın Bağlar İlçe Belediyesi, korona virüs önlemleri kapsamında sokağa çıkma kısıtlamasının uygulandığı hafta sonlarında kaldırım ve sokak yenileme çalışmaları gerçekleştirip bozulan parke taşlarını yenileyerek sokakları güzelleştiriyor.

AK Partili Diyarbakır’ın Bağlar İlçe Belediyesi, korona virüs önlemleri kapsamında sokağa çıkma kısıtlamasının uygulandığı hafta sonlarında kaldırım ve sokak yenileme çalışmaları gerçekleştirip bozulan parke taşlarını yenileyerek sokakları güzelleştiriyor.

Bağlar Belediyesi, sokağa çıkma kısıtlamasında alt yapı ve üst yapı yenileme çalışmalarına devam ediyor. Bazı mahallelerde bozulan parke taşları yenilenirken, birçok bölgede de ilk kez bu çalışma yapılarak kaldırım ve ara sokaklar günlük yaşam için elverişli hale getiriliyor. Devam eden çalışmalar kapsamında Mevlana Halit Mahallesinin ara sokak ve kaldırımlarına parke taşları döşendi. Güzel bir görüntü kazanan sokaklar, buralarda yaşayan vatandaşların beğenisini kazandı.

“Vatandaşlarımızın sağlıklı koşullarda yaşamasını istiyoruz”

Şehir merkezinde yer alan 12 mahallenin tamamında altyapı ve üstyapı yenileme çalışması gerçekleştirdiklerini belirten Bağlar Belediye Başkanı Hüseyin Beyoğlu, vatandaşların sağlıklı ve huzurlu koşullarda yaşamasını istediklerini söyledi. Başkan Beyoğlu, “Göreve geldiğimizde bu mahallelerde yaşayan vatandaşlar hak ettikleri hizmeti alamamaktan şikayet ediyordu. Bunun üzerine seferberlik başlattık. Hafta sonları da olmak üzere gece gündüz çalışarak önemli mesafe aldık. Sokak ve kaldırımları yenileyerek parke taşlarıyla kullanışlı hale getiriyoruz. Bütün gayretimiz kıymetli hemşehrilerimizin sağlıklı ve huzurlu şartlarda yaşamasını sağlamaktır” dedi.

20 Aralık 2020

EDİTÖRLER
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Kategori Seçin:
Kategori Seçin:

TRT Haber Haberler