maltepe escort kurtköy escort

  • Altın
  • Dolar
  • Euro
  • İstanbul °C
  • Ankara °C
ZEYNEL ABİDİN AKTAY, TÜRKİYE DEĞİŞİM HAREKETİNİN KURUCULARINDAN ZEYNEL ABİDİN AKTAY, TÜRKİYE DEĞİŞİM HAREKETİNİN KURUCULARINDAN

D.BAKIR- Mustafa Sarıgül’ün başlattığı Türkiye Değişim Hareketi (TDH), partileşme yolunda emin adımlarla ilerlerken, TDH, ilk toplantısını Ankara’da gerçekleştirdi.

Şişli Eski Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’ün öncülüğünde kurulan TDH bünyesinde, hem Cumhuriyet Halk partinden, hem de iş dünyasından tanınmış isimler yer alıyor. Türkiye Değişim Hareketi, partileşme çalışmalarını aralıksız sürdürürken, Mustafa Sarıgül’ün kadrosu da şekillenmeye başlıyor. Sarıgül’ün A Takımında, Diyarbakır’ın tanınan ve sevilen iş adamlarından Zeynel Abidin Aktay da yer alıyor.

Aslen Hanili olup, evli ve dört çocuk babası olan iş adamı Zeynel Abidin Aktay, Türkiye Değişim Hareketi’nin kurucular kurulundan. Diyarbakır halkının yakından tanıdığı, çevresinde sevilen ve sayılan bir insan olan Zeynel Abidin Aktay, bugüne kadar birçok defalar kan davalarının sulh ile çözülmesinde katkıları olan, hasta ziyaretleri ve taziyelere katılarak, insanların zor ve acılı günlerinde yanında olan, hangi Semavi Dine mensup olursa olun, insanlara olanakları dâhilinde yardımcı olan, iş dünyasının da yakından tanıdığı bir sima.

Türkiye Değişim Hareketi’nin (TDH) kuruluşundan bu yana Mustafa Sarıgül ile beraber hareket eden Zeynel Abidin Aktay, Diyarbakır’ın yanı sıra, Bölgemizin sorunları ve bu sorunların çözüm yollarına vakıf bir insan.

Açıklamalarda bulunan Zeynel Abidin Aktay, Mustafa Sarıgül’ün öncülüğünü yaptığı ve önümüzdeki günlerde partileşecek olan Türkiye Değişim Hareketi’nin ülkemiz siyasetine yeni bir soluk ve heyecan getireceğini belirterek, şunları söyledi:

ÜLKEMİZİN SORUNLARINI, TDH ÇÖZÜME KAVUŞTURACAK

‘Bilindiği üzere, ülkemiz giderek artan bir sorunlar yumağı ile karşı karşıyayız. İktidar kadroları, bu sorunların çözümü konusunda gerekli reaksiyonu gösteremiyor. Bunun en büyük sebeplerinden biri, liyakatli insanların iş başında olmamalarından kaynaklanmaktadır.

Türkiye Değişim Hareketi öncüsü ve kurulacak partimizin genel başkanı Sayın Mustafa Sarıgül, halkımızın bağrından çıkmış, uzun yıllar Şişli Belediye Başkanlığı yapmış bir isim.

Bölgemiz insanına bakış açısı da son derece olumlu. Ülkemizin sorunlarına kalıcı ve köklü çözümler üretecek, liyakatli kadrolar oluşturmak için, uzun süreden bu yana, hazırlıklar yapıyor. Giderek artan işsizlik ve beraberinde getirdiği yoksulluk, iç piyasalarda yaşanan daralmalar ve buna bağlı olarak esnaflarımızın çoğu zaman siftah bile yapamadan dükkânını kapatıyor. Dolayısıyla, vergilerini, SSK primlerini, bankalara olan kredi ve kredi kartı borçlarını ödeyememeleri nedeniyle icralık oldukları bir süreçten geçiyoruz. Hayat pahalılığı öylesine boyutlara ulaştı ki, neredeyse günlük fiyatlar değişmekte. İşsizlik korkunç boyutlara ulaştı. Bulaşıcı pandemi sürecinden önce, İş-Kur şubeleri önünde oluşan uzun kuyruklar, başta bölgemiz olmak üzere, ülkemiz genelinde işsizliğin geldiği noktayı gözler önüne sermekte’.

İKTİDAR DA, MUHALEFET DE ÇÖZÜM ÜRETEMEZ DURUMDA

İktidarın sürekli güven kaybettiğini ve halk nezdinde desteğinin giderek azaldığına vurgu yapan Zeynel Abidin Aktay, şöyle devam etti: ‘Hükümet, kamuoyu nezdinde güven kaybetmeye devam ediyor. Muhalefet partileri de, vatandaşlarımızın önüne, kapsamlı bir program sunamıyor. En az iktidar kadroları kadar, muhalefet kadroları da yorgun ve çözüm üretemiyorlar. Halkımızın, gerek iktidar ve gerekse muhalefet partilerine güveni giderek azalmakta.

Artık değişim zamanı. Halkımız, sandıkta bir değişim yaparak, sorunlarına kalıcı çözümler üretecek, ülkemize yeni vizyonlar katacak bir hareket istiyor. Biz TDH olarak diyoruz ki, ‘Yeter. Söz Milletindir’.

TDH kadroları olarak, genel başkanımız Sayın Mustafa Sarıgül öncülüğünde oluşturmakta olduğumuz kadrolarımız, ülkemizin sorunlarına çözümler üretecek, yeni ufuklar ve vizyonlar ile halkımıza nefes aldıracak projelerimiz ile, halkımıza hizmete talibiz.

Bu duygu ve düşüncelerle, ülkemizi içinde bulunduğu cendereden çıkarmak, refahı tabana yayarak, topyekün bir kalkınma hamlesi başlatmayı hedefleyen Türkiye Değişim Hareketi kadrolarında yer almak isteyen tüm vatandaşlarımızı, hareketimize katılmaya davet ediyoruz’.

ÖZEL HABER: YILMAZ ACU

21 Kasım 2020
Pfizer, BioNTech ile geliştirdikleri korona virüs aşısının yüzde 95 etkili olduğunu açıkladı Pfizer, BioNTech ile geliştirdikleri korona virüs aşısının yüzde 95 etkili olduğunu açıkladı

ABD merkezli ilaç firması Pfizer, Alman biyoteknoloji şirketi BioNTech ile birlikte yeni tip korona virüse (Covid-19) karşı geliştirdiği aşının üzerindeki son sonuçları açıklayarak, aşının yüzde 95 etkili olduğunu gösterdiğini söyledi.

ABD merkezli ilaç firması Pfizer, bugün yaptığı açıklamada korona virüse karşı geliştirdikleri aşının Faz 3 denemesinin son sonuçlarına göre yaşlılarda bile virüsü önlemede yüzde 95 etkili olduğunu açıkladı. Denemeye katılan gönüllüler arasında 170 korona virüs vakası bulunduğu ifade edildi. Bunlardan 162’sinin plasebo veya sade salin aşısı olduğu, 8 vakanın ise gerçek aşıyı aldığı belirtildi. Elde edilen verilere göre; Pfizer, sonucun yüzde 95’lik bir etkinliğe ulaştığını açıkladı.

Pfizer ve Alman ortağı BioNTech yaptıkları ortak açıklamada, “Aşının etkisi; yaş, ırk ve etnik köken demografikleri arasında tutarlıydı. 65 yaşın üzerindekilerde gözlenen etkinlik oranı yüzde 94’ün üzerindeydi” ifadelerine yer verdi. Sonuçları ve yan etkileri bağımsız bir grubun izlediğini belirten şirketler, “Veri İzleme Komitesi bugüne kadar aşıyla ilgili herhangi bir ciddi güvenlik endişesi bildirmedi” dedi. Yapılan açıklamada ayrıca, aşılama sonrası yaşlılarda daha az ve daha hafif yan etkiler görüldüğü de belirtildi.

Pfizer ve BioNTech, “1. veya 2. dozdan sonra sıklıkta yüzde 2’ye eşit veya daha fazla olan tek Derece 3 (şiddetli) olumsuz olay, 2. dozun ardından yüzde 3.7′ de yorgunluktu” dedi.

Acil Kullanım İznine başvurulacak

Pfizer tarafından yapılan açıklamada, günler içinde Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi’ne Acil Kullanım İzni için başvuruda bulunulacağını aktardı. Pfizer tarafından yapılan açıklamada, “Bu veriler aynı zamanda dünya genelindeki diğer düzenleyici kurumlara da sunulacak” denildi. ABD’li ilaç şirketi verileri akademik hakemli dergide de yayınlamayı planlıyor.

Pfizer tarafından yapılan açıklamada, “Küresel katılımcıların yaklaşık yüzde 42’si ve ABD’li katılımcıların yüzde 30’unun ırksal ve etnik açıdan farklı geçmişlere sahipti ve küresel katılımcıların yüzde 41’i ve ABD’li katılımcıların yüzde 45’i 56-85 yaşında” ifadelerini kullandı.

Pfizer, korona virüs aşısına ilişkin ilk test sonuçlarında aşının yüzde 90’dan fazla bir oranda hastalığı engellediğini duyurmuştu. Pfizer ve BioNTech tarafından geliştirilen korona virüs aşısının üçüncü faz klinik denemelerine 27 Temmuz’da başlanmıştı. Pfizer, kayıtlı 43 bin 661 gönüllünün 41 bin 135’inin ikinci bir aşı veya plasebo dozu aldığını bildirmişti.

Öte yandan ABD merkezli Moderna şirketi de korona virüs aşısına ilişkin test sonuçlarını açıklamıştı. Açıklamada, Moderna’nın geliştirdiği korona virüsü aşısının yaklaşık yüzde 95 oranında koruma sağlandığı açıklanmıştı.

18 Kasım 2020
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Biz buralara vesayetin paraşütü ile gelmedik” Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Biz buralara vesayetin paraşütü ile gelmedik”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Biz buralara gökten zembille inmedik, vesayetin paraşütü ile de gelmedik, dededen, babadan miras aristokratik kanallardan da vasıl olmadık. Daha Kıbrıs meselesinin ne olduğunu, Maraş’ın açılmasının ne anlama geldiğini bilmeyen, orada Türkiye‘nin Cumhurbaşkanının başkanlığının heyetle verdiği görüntünün diplomatik mesajını anlamamış birine ekonomiyi izah etmek te mümkün değildir” dedi.

TOBB İkiz Kuleler’de düzenlenen TOBB Türkiye Ekonomi Şurası’na katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, iş adamlarına seslenerek, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nu eleştirdi. Kendisi de esnaflıktan ve ticaretten gelen bir siyasetçi olarak daima iş adamları, esnaf ve sanatkarlarla birlikte olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz buralara gökten zembille inmedik, vesayetin paraşütü ile de gelmedik, dededen, babadan miras aristokratik kanallardan da vasıl olmadık. Hayatın merdivenlerini teker teker tırmanarak milletimizin, her kesimi ile hemhal olarak zorlukları ve imkanları bizzat tecrübe ederek buralara geldik. Ömrü boyunca devletten aldığı maaş dışında bir iş, üretim, istihdam tecrübesi olmayanların kürsülerden esip gürlemeleri teneke tıngırtısının ötesinde bir anlama sahip değildir. Bunların önüne konulan kağıtlardaki rakamların ne anlama geldiğine ilişkin en küçük bir fikirleri olmadığını en iyi sizler biliyorsunuz. Daha Kıbrıs meselesinin ne olduğunu, Maraş’ın açılmasının ne anlama geldiğini bilmeyen, orada Türkiye‘nin Cumhurbaşkanının başkanlığının heyetle verdiği görüntünün diplomatik mesajını anlamamış birine ekonomiyi izah etmek te mümkün değildir. Kaldı ki, KKTC’nin Cumhurbaşkanı bunları davet ediyor ve bu davete icabet etmiyor, ‘ben oraya gittim, niye bizi de yanında götürmedi’ havasına girerek yine beni eleştirmeye kalkıyor. Bununla sana ekmek çıkmaz. Senin bir defa Kuzey Kıbrıs diye bir aşkın var mı? Kapalı Maraş bölgesini açmak diye bir tezi savunma anlayışın var mı? Yok. Aynı şeyleri bunlar Azerbaycan’da, Suriye’de, Libya’da yapmadı mı? Yaptı. Şimdi de kalkmışlar bunları konuşuyorlar. Kendisine ait doğru-yanlış hiçbir fikri, hiçbir projesi, hiçbir hayali olmayan, dışarıdan ve içeriden yazılan senaryoların tetikçiliğini yapmak dışında müktesebatı bulunmayanların ekonomi ile ilgili ahkam kesmesi gerçekten gülünçtür. Azıcık bir samimiyet görsek herkes gibi onlarla da çok daha farklı bir şekilde oturur konuşuruz. Ama bizim milletimize sözümüz ve saygımız gereği proje kişiliklerle, proje kadrolarla, proje siyasetlerle, bilhassa yalanları ve iftiraları önlerine konduğu halde yüzleri kızarmayan siyaset bezirganları ile işimiz olmaz. Bizim muhatabımız milletimizdir. Milletimizin bağrından çıkan tüm kesimlerle bizim iş dünyamızdır. Her husus gibi ekonomi de, sanayi de, ticaret de bir gönül işidir, adanmışlık işidir. Biz, kendisi de esnaflıktan, ticaretten gelen bir siyasetçi olarak daima girişimcilerimizle, sanayicilerimizle, ticaret erbabımızla, esnafımızla, sanatkarımızla birlikte olduk” diye konuştu.

“Yüksek faize yatırımcımızı ezdirmememiz gerekiyor”

Yüksek faiz sebebiyle üretimin, ticaretin, ihracatın, istihdamın temsilcilerinin sahada yaşananların tercümanı olarak karar vericilere yol gösterdiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Zira, yüksek faizin nelere mal olduğu ortada. Yüksek faizle bizler gerçek anlamda yatırım yapabilir miyiz? İstihdam üretebilir miyiz, üretim yapabilir miyiz, ihracata yönelik ciddi adımlar atabilir miyiz? Mümkün değil. Öyleyse bizim bu noktada dikkatli olmamız lazım, yüksek faize yatırımcımızı ezdirmememiz gerekiyor. Bunun için ekonomi ile ilgili her konuda iş dünyamızla ve onların temsilcileri olan sizlerle istişare etmeye özel önem veriyoruz” şeklinde konuştu.

“Yüksek faizden arındırılmış, istihdamdan finansmana, özellikle nakit akışından teşviklere kadar sizlerin ihtiyaç duyduğu çok sayıda destek paketini hayata geçirdik” açıklamasında bulunan Erdoğan, bugüne kadar en büyük kredi paketleri, kredi garanti fonu kefaletleri, istihdam teşviklerinin bu dönemde başlatıldığını söyleyerek, salgından olumsuz etkilenen onlarca sektör ile ilgili yapılan çalışmaları anlattı.

“Tarihin en büyük demokrasi ve kalkınma hamlesi bizim dönemimizde başladı”

Türkiye’nin reformlar ve başarılarla dolu sürdürülebilir büyümesini politikalarının merkezine aldıkları 18 yılın geride kaldığını söyleyen Erdoğan, “Topyekun kalkınma anlayışıyla ülkemizin 81 vilayetinin tamamında her bir haneye, her bir insana dokunan hizmetler gerçekleştirdik. Türkiye tarihinin en büyük demokrasi ve kalkınma hamlesi bizim dönemimizde başladı. Milli gelirimizi 236 milyar dolardan 950 milyar dolara, ihracatımızı 36 milyar dolardan 152 milyar dolara çıkarttık. Kişi başına düşen milli gelirimizi 12 bin 500 dolara kadar yükselterek ülkemizi üst orta gelirli ülkeler grubuna dahil etmiştik. Ülkemize gelen doğrudan yatırımlar 138 milyar doları bulmuştur. Yüzde 32 olan enflasyon oranını yüzde 4’lere kadar indirmiş, faizleri tarihin en düşük seviyelerine getirmiştik. Ülke ve millet olarak 2023 hedeflerimize doğru emin adımlarla yükselirken bir anda içeride ve dışarıda büyük bir saldırı dalgasıyla karşılaştık” ifadelerini kullandı.

Gezi olayları ile başlayıp sınırların kuşatılmasına, darbe girişiminden ekonomiye kurulan tuzaklara kadar uzanan saldırıların hepsini birer birer boşa çıkarttıklarını belirten Erdoğan, bu tarihi mücadele döneminde bile Türkiye’yi yüzlerce büyük proje ile donattıklarını söyledi. Erdoğan, “Şimdi salgının ortaya çıkarttığı değişim süreci ile dünya ile birlikte Türkiye’de yeni bir döneme giriyor. Ülkemiz, yatırımın, üretimin, ve ticaretin yükselen merkezlerinden biri olarak gösteriliyor. Artık vites yükseltmenin bile yeterli olmadığı, araç değiştirmenin gerektiği bir dönemdeyiz. Bunun için ne gerekiyorsa yapmaya kararlıyız” dedi.

Bir süredir çalışmaları sürdürülen hukuk ve ekonomi reformlarının yeni dönemin hazırlıkları olduğunun altını çizen Erdoğan, “Temelini attığımız. Tabiri caizse kaba inşaatını tamamladığımız binamızı artık nihai hale getirecek atılımın eşiğindeyiz. İnşallah ülkemiz hazırlık devrini geride bırakıp artık şahlanış dönemine giriyor” diye konuştu.

Yılın üçüncü çeyreğinin güçlü bir büyüme ile kapatılacağının kesinleştiğini söyleyen Erdoğan, “Salgının yol açtığı ve halen devam eden kimi zorluklara rağmen yılı da pozitif bir büyüme ile bitireceğimize inanıyorum. Fiyat istikrarını ve finansal istikrarı birlikte sağlayacağız. Bunun için enflasyonla mücadele en önemli önceliğimizdir. Hedefimiz bir an önce tek haneli enflasyon rakamlarına ulaşmaktır. Mali disiplini koruyarak, kamu finansman kalitesini artırarak, yapısal ve mikro reformları hayata geçirerek, değişim çizgimizden sapmayarak büyüme ve istihdam odaklı bir anlayışla yolumuza devam edeceğiz. Önümüzdeki sorunları piyasa ekonomisi kurallarına uygun şekilde çözeceğiz. Salgının önüne geçmek için aldığımız tedbirlerin yol açtığı sıkıntıların elbette farkındayız. Devlet olarak elimizdeki imkanları sonuna kadar kullanarak bu sıkıntıları azaltmanın gayreti içindeyiz. Sorumluluğumuzun ağır olduğunu biliyoruz ama milletimize olan güvenimiz. Enerjimiz, azmimiz daha da büyüktür. Ülkemizi bugünkü bölgesel ve küresel liderlik seviyesine sizlerle birlikte getirdik. İnşallah yaşadığımız sıkıntıları yine sizlerle birlikte aşacak, hep birlikte büyük ve güçlü Türkiye hedefine ulaşacağız” şeklinde konuştu.

Erdoğan, programın sonunda video konferans sistemi ile TOBB Üniversitesi bahçesinde düzenlenen fidan dikimine de katıldı.

Derya Yetim

18 Kasım 2020
Bilim Kurulu üyesinden aşı uyarısı Bilim Kurulu üyesinden aşı uyarısı

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Toplum Bilimleri Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mustafa Necmi İlhan, “Hepimiz aşı olsak dahi virüs ülkemizde sıfır olmadığı, dünyada sıfır olmadığı sürece hala risk söz konusu” dedi.

Sağlık Bakanlığı Toplum Bilimleri Kurulu Üyesi ve Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Necmi İlhan, son zamanlarda aşıların çok gündeme geldiğini ve bu durumun insanlarda bir rehavetin oluşmasına yol açtığını belirtti. Ayrıca dün açıklanan yeni tedbirlere de değinen Prof. Dr. İlhan, tedbirlerin iki aşamada ele alınması gerektiğini söyledi. Prof. Dr. İlhan, “İki tane mantığı var bu kısıtlamaların. Bir tanesi riskli grubu korumak. Peki bu riskli gruplar kim? 65 yaş üzerinde olan, hastalandıkları zaman olumsuz sonuçlara gidebilen, daha çok hayatını kaybeden gruplar. O yüzden bu grupların dışarıya çıkış saatleri kısıtlandı. Bir diğeri de gençlerimiz, 20 yaş altı olanlar. Bu grupta da belki hastalığı çok aktif geçirmeseler de çevreye bulaş söz konusu olduğu için bu grubun da dışarıya çıkış saatleri kısıtlandı. Bunun dışındaki ikinci strateji ise kısıtlama zamanları içerisinde virüsün daha çok bulaştığı ortamlar ve bulaştığı saatlerle ilgili bir kısıtlama getirildi. Son dönem filyasyon raporlarına baktığımızda virüsün daha çok lokanta gibi, restoran gibi özellikle uzamış oturmalarda bulaştığını gözlemliyoruz. Böyle olunca da haliyle belli zaman dilimini erkene çekmek, yani 20.00’den sonra oturmaların önüne geçmek, kişilerin de kalabalığa girmesini önlemek söz konusu olacaktı. Bu nedenle de buna yönelik bir kısıtlama geldi. Ama bu kısıtlamalar evleri içermiyor bildiğiniz gibi. Vatandaşlarımızın şöyle yapmamalarını istiyoruz; evet devlet ciddi kısıtlamalar aldı. Hatta baktığımız zaman alışveriş merkezleri, kuaförler, berberler hep baştan beri konuşuyoruz, maçların seyircisiz oynanması gerektiğini savunuyorduk. Maçların seyircisiz oynanması, çocukların eğitiminin online devam etmesi” ifadelerini kullandı.

“Karşılıklı misafirliğe gitme gelme ile beraber çok fazla bulaş olduğunu gözlemliyoruz”

Son zamanlarda artan vaka artışlarının kapalı ortamlarda aşırı toplanmalardan kaynaklı olduğunu gözlemlediklerini belirten Prof. Dr. İlhan, “Yine lokantaların zaman kısıtlaması olması, hatta lokantaların aynı zamanda sadece paket servis yapması kısıtlamaların içerisinde yer alıyor biliyorsunuz. Lokantalarda olan kısıtlamalar insanların bir araya gelmesini engelliyor ama alışverişlerindeki kısıtlamalar, spor merkezlerindeki kısıtlamalar. Ama evlerde de vatandaşların buna mutlaka riayet etmesi gerekiyor. Çünkü baktığımız zaman yine son dönem hastalarda ev içi bulaş, aynı aileden, aynı soyada sahip teyze, anne, baba ya da iş arkadaşıyla karşılıklı misafirliğe gitme gelme ile beraber de çok fazla bulaş olduğunu gözlemliyoruz. O yüzden bu iki mantık dahilinde açıklanan yeni kısıtlamaların hasta sayısını azaltmada etkili olacağını düşünüyoruz. Ama vatandaşların da buna uyması gerekiyor” şeklinde konuştu.

“Hepimiz aşı olsak dahi virüs ülkemizde sıfır olmadığı, dünyada sıfır olmadığı sürece hala risk söz konusu”
“Bakın bir kere hasatlığı iki defa geçirenler var artık, hepimiz biliyoruz. Hatta genç, sağlıklı insanlar bile iki kez hastalığı geçirebiliyor. Nadir olarak üçüncü kez olanlar da karşımıza çıkıyor” diyen İlhan, aşılar için temkinli yaklaşılması uyarısında bulunarak, “Bu aşıyı yaparsınız, bu aşıyı yaptıktan sonra 1 yıl boyunca toplumun ne kadarını koruduğuna bakarsınız ona göre konuşursunuz. Ama şu an elimizde böyle bir bilgi yok. Çünkü virüsün daha yeni hayatımızda olması söz konusu. Birincisi aşıyı yaparsınız ne kadar kişiyi koruyor buna bakarsınız, buna göre karar verirsiniz. İkincisi ise virüsün oluşturacağı antikor düzeyi bellidir vücutta, virüsün oluşturacağı antikor düzeyini hesaplarsınız. Rutin uyguladığımız hepatit aşısı, tetanoz aşısı, çocukluk çağı aşılarımıza olduğu gibi, dersiniz ki bu aşının etkisi şu kadar, yüzde şu kadar antikor oluşturması gerekiyor, buna göre karar verirsiniz. Bu ikisi de elimizde olmadığı için aşıya biraz dikkatli yaklaşmak gerekiyor. Zaten Sağlık Bakanlığı hangi aşı daha uygun olacaksa, uygulaması daha uygun olacaksa, 2 doz olacak biliyorsunuz aşı, bununla ilgili çalışmayı sürdürebilir. Hatta şimdiden de bir anlaşma yaptık diye bakan bey açıklamıştı. Buna göre gitmek gerekiyor. Ama bunların da ötesi toplumun, aşı bulundu ben 15 gün, 20 gün daha idare edeyim, hatta aşı vardı, aşı geliyordu, niye bu kısıtlamalar geldi diye yaklaşımlarda bulunmaması gerekiyor. Şunu bir kere bilmemiz gerekiyor; bugün 2 doz aşıyı olmuş olsak dahi biz yine fiziksel mesafe, maske, hijyen, kalabalığa girmeme ve ortamın temiz havayla havalandırılması yaklaşımına uyarak dikkat edeceğiz. Hepimiz aşı olsak dahi virüs ülkemizde sıfır olmadığı, dünyada sıfır olmadığı sürece hala risk söz konusu. Aşı sadece virüs ile mücadeleyi kolaylaştıracak bir yaklaşım. Virüsle mücadelenin en öneli anahtarı teması ve bulaşmayı engellemek” ifadelerini kullandı.

Utku Şimşek – Erdinç Türkcan
 

18 Kasım 2020
AKMEŞE, BİR KEZ DAHA GÖNÜLLERİ FETHETTİ AKMEŞE, BİR KEZ DAHA GÖNÜLLERİ FETHETTİ

Göreve seçildiği günden bu yana, İlçe genelinde yaptığı hizmetlerle, vatandaşların haklı takdirini kazanan Diyarbakır’ın Çüngüş İlçe Belediye Başkanı Ali Suat Akmeşe, bir kez daha gönülleri fethetti.

Belediye Başkanı Akmeşe, İzmir depreminde yaşanan deprem sonrası, depremzede vatandaşlarımıza bir nebze de olsa yardımcı olabilmek için, Belediye personelleriyle beraber destek paketleri hazırlatıp, İzmir’e yolladı.

Çüngüş İlçesinde, bugüne kadar gerçekleştirdiği projelerle, İlçeyi bir uçtan diğer uca Belediyecilik hizmetleriyle buluşturan Saadet Partili Çüngüş Belediye Başkanı Akmeşe, kurmay kadrosu ve tüm belediye çalışanları, bu kez son derece anlamlı bir sosyal sorumluluk projesine imza attılar.

 Açıklamalarda bulunan Çüngüş Belediye Başkanı Akmeşe, şunları söyledi:

DEPREMZEDE KARDEŞLERİMİZE ANLAMLI DESTEK

‘İzmir’de yaşanan ve 115 vatandaşımızın hayatını kaybettiği elim deprem hadisesi sonrasında, Çüngüş Belediye Başkanlığı olarak insiyatif alıp, üzücü hadisede evlerini kaybeden vatandaşlarımızın yaralarını sarabilme ve dertlerine bir nebze de olsa derman olabilme hedefiyle, bir yardım kampanyası başlattık.

 Şahsım ve Belediyemizin bütün personelleri, kendi cebimizden aldığımız yardımları, güzelce paketleyip, İzmirli depremzede kardeşlerimize yolladık. Çok anlamlı bir yardım çalışması oldu.

Hepimiz, kendi olanaklarımızla aldığımız yardımları, paketleyip koli haline getirdikten sonra, gıda kolilerine, herkes kendi ismini yazmak suretiyle hazırlayıp gönderdik. Pirinç, mercimek, tuz, salça, zeytin, peynir, makarna, kuru fasulye, yağ, bulgur,Nohut,Bezelye  gibi bir evin ihtiyacı olan tüm zaruri gıda maddelerinden müteşekkil olan gıda kolilerini, kiraladağımız bir kamyonete yükledik.

Yaklaşık 136 koliden oluşan gıda yardımlarımızı, kiraladığımız kamyonetle İzmir’e yollayarak, depremzede kardeşlerimize ulaştırmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle, elim deprem hadisesinde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza, Cenab-ı Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar ve bütün ülkemize bir kez daha geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.

ÖZEL HABER: YILMAZ ACU D.BAKIR/ÇÜNGÜŞ

10 Kasım 2020
Yeni Hazine ve Maliye Bakanı Elvan’dan ilk açıklama Yeni Hazine ve Maliye Bakanı Elvan’dan ilk açıklama

Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, Berat Albayrak ile görüştüğünü belirterek, “Hizmetlerinden dolayı teşekkür ettim. Kendisi de bana başarılar diledi” dedi.

TBMM’de gazetecilere açıklamada bulunan Elvan, devir teslim töreninin yapılmayacağını aktararak, Albayrak ile görüştüğünü belirtti. Elvan, “Hizmetlerinden dolayı teşekkür ettim. Kendisi de bana başarılar diledi” dedi.

“2011-2013 döneminde aynı samimiyetle çalışmalarımızı yürütmüştük”

Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, “2011-2013 döneminde aynı samimiyetle çalışmalarımızı yürütmüştük. Bu dönemde de iktidarıyla muhalefetiyle son derece uyum içinde faaliyet yürüttük. Çok büyük fedakarlık gösterdiniz. Her birinize çok teşekkür etmek istiyorum” dedi.

Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanvekili İsmail Faruk Aksu, 2019 Şubat ayından itibaren Elvan’ın Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanlığı görevini yürüttüğünü söyleyerek, Elvan’a söz verdi.
Bakan Elvan da Plan ve Bütçe Komisyonu’nun kendisi için bir yuva olduğunu belirterek, “Burada bulunan tüm arkadaşlarımızla geceli gündüzlü çalıştık. 2011-2013 döneminde aynı samimiyetle çalışmalarımızı yürütmüştük. Bu dönemde de iktidarıyla muhalefetiyle son derece uyum içinde faaliyet yürüttük. Çok büyük fedakarlık gösterdiniz. Her birinize çok teşekkür etmek istiyorum” diye konuştu.

AK Parti, CHP, MHP ve İYİ Parti Komisyon sözcüleri de Hazine ve Maliye Bakanı Elvan’a başarılar diledi.

Ahmet Umur Öztürk

10 Kasım 2020
Ensarioğlu’ndan sağlık çalışanları ‘mutsuz’ uyarısı Ensarioğlu’ndan sağlık çalışanları ‘mutsuz’ uyarısı

Memur-Sen Diyarbakır İl Başkanı ve Sağlık-Sen Şube Başkanı Nurhak Ensarioğlu, covid-19 ile mücadelede üzerine düşeni fazlasıyla yapan ve bu uğurda onlarca hayatlarını kaybeden sağlık çalışanlarının mutsuz olduğunu ifade ederek, sağlık çalışanlarına değer ve hassasiyet gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu konuda gerekeni yapmasını talep etti.

Memur-Sen Diyarbakır İl Başkanı ve Sağlık-Sen şube Başkanı Nurhak Ensarioğlu, sağlık çalışanlarıyla ilgili bir açıklama yaptı. Sağlık çalışanlarının COVID-19’la mücadelede üzerine düşeni fazlasıyla yaptığına işaret ederek, “Her gün sağlık çalışanlarımızın vermiş olduğu bu mücadeleden hayatını kaybettiğini görüp duyuyoruz. Pandemiden öncede, pandemide de değişen bir şey yok! İsimler değişse de Bakanlık yine aynı… Sayın cumhurbaşkanımızın sağlık çalışanlarına verdiği değeri ve hassasiyetini biliyoruz. Amaç mutlu çalışan kitlesini oluşturmak ve halkımıza güler yüzlü bir hizmet sunmaktır” dedi.

ARTIK YETER!

“Artık yeter!” diyen Ensarioğlu, “Sağlık çalışanlarımız bu ülkenin asli unsurudur. Bu zorlu sürecin yükünü çekmektedir. İnsanların en yakını olan pozitif vakalardan kaçtığı bu dönemde, onlar “umudun adı olmuş “ canları pahasına can kurtarmak için mücadele eden sağlık çalışanlarının haklarında iyileştirmeler yapılmalıdır” diye konuştu.

10 Kasım 2020
Pişkinliğin bu kadarına da pes: Yolda yürüyen kızın yüzüne hapşırmıştı, geri dönüp görüntüsünü izlemiş Pişkinliğin bu kadarına da pes: Yolda yürüyen kızın yüzüne hapşırmıştı, geri dönüp görüntüsünü izlemiş

Diyarbakır’da 10 yaşındaki kızın yüzüne hapşıran genç kız, bir süre sonra geldiği bölgede bulunan markette işletmecinin o anı güvenlik kamerasından izlediğini gördü. Kendini tanıtmayan kız, işletmeciyle birlikte hiçbir şey yapmamış gibi küçük kıza tükürdüğü anı izledi.

Olay, geçtiğimiz cuma günü okul çıkış saatlerinde Kayapınar ilçesi Huzurevleri Mahallesi Diclekent Bulvarındaki marketin önünde yaşanmıştı. İddiaya göre kaldırımda maskesiz yürüyen genç kız, okuldan çıkıp evine giden 5’inci sınıf öğrencisi N.Ş.’yi durdurarak yüzüne hapşırdıktan sonra hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam etti. O anlar güvenlik kamerasına takıldı.

Bir süre sonra olayın yaşandığı bölgeye gelen genç kız, güvenlik kamerasına takılan markete girdi. Bu sırada şahsın küçük kızın yüzüne hapşırma anını izleyen market işletmecisi, durumu gerçekleştiren kızın içeri giren genç olduğunu fark etmedi. Market işletmecisi, tüm bu anları olayı gerçekleştiren kızla birlikte izledi. Pişkinliğin bu kadarına da pes dedirten görüntüler güvenlik kamerasının devamı izlenirken ortaya çıktı.

İçeride ‘Hayırdır ne oldu, ne izliyorsunuz’ demiş

Market işletmecisi Mehmet Katran, ilk görüntüleri izledikten sonra olayı tam anlamıyla çözemediğini söyledi. Devamında olan biteni net olarak ayıklayabilmek için diğer görüntüyü de izlediğini belirten Katran, “O da meğerse yan taraftan dönüş yaptı. Bana, ‘hayırdır, ne oldu, ne izliyorsunuz’ dedi. Ben de, yolda geçen genç kızın, küçük kızın yüzüne hapşırdığını söyledim. Haklarını ödeyemeyeceğimiz, büyük özveriyle çalışan sağlık çalışanlarımızın emeklerine bu tür hareketler resmen yazık ediliyor” dedi.

Rıdvan Kılıç

10 Kasım 2020

EDİTÖRLER
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Kategori Seçin:
Kategori Seçin:

TRT Haber Haberler