• Altın
  • Dolar
  • Euro
  • İstanbul °C
  • Ankara °C

HDP milletvekili aday adayı Faruk Balıkçı: Seçim dönüm noktası olacak

HDP milletvekili aday adayı Faruk Balıkçı: Seçim dönüm noktası olacak
HDP milletvekili aday adayı Faruk Balıkçı: Seçim dönüm noktası olacak

DİYARBAKIR – Faruk Balıkçı 30 yıldan uzun bir süredir Kürt kentlerinde gazetecilik yapıyor. Bu 30 yıllık süre, özellikle Kürt meselesinin kendini dayattığı bir zaman dilimine işaret ediyor. Balıkçı, gazeteci olarak çatışmalara, köy boşaltmalarına, barış süreçlerine tanıklık etti. Sadece Türkiye’deki siyasetçilerle değil, bölgedeki birçok Kürt liderle de tanıştı ve röportajlar yaptı. Bütün bu zaman içinde tanık olduklarının bir bölümünü iki kitapta topladı. Bu süre içinde ayrıca Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti’nin başkanlık görevini de iki dönem üstlendi.

OHAL’den sonra çalıştığı İMC TV Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatıldı. Çalıştıkları basın kurumları KHK ile kapatılan diğer basın emekçileri ile birlikte oturma eylemi gerçekleştirdi. Halen bir haber sitesinde aktif gazetecilik yapan Faruk Balıkçı, HDP’den Diyarbakır milletvekili aday adayı oldu.

Gazeteci Faruk Balıkçı’ya aday adayı olmasının nedenlerini ve buradan yola çıkarak Kürt sorununu, nasıl bir Türkiye hayal ettiğini sorduk.
Faruk Balıkçı KYB Başkanı Celal Talabani ile.
Neden Milletvekilliğine aday olmak istiyorsunuz?
Uzun yıllardan beri bölgede gazetecilik yapıyorum. Ve bu gazeteciliğim hep sahada geçti. Sadece yaşadığım coğrafyada değil, Irak’ın Kürdistan ve Suriye’nin Rojava bölgelerinde de haber takip ettim. Gazeteciliğim boyunca Ape Musa’nın (Musa Anter) dediği gibi 30 yıldan beri bu yaşananların hem tanığı, hem sanığı, hem davacısı oldum. Gazeteciliğim boyunca Kürt sorununun en can alıcı olaylarına tanıklık ettim. O kadar çok yaşanmışlıklara tanığım ki… Mesela bölgede 1989 yılında ilk boşaltılan köy olan Şırnak’ın Anılmış köylülerinin yaşadıklarına tanıklık ettim. Burada gördüklerim halen hafızamda.

Kürt sorununun inkarı ve ardından yaşananlar aradan geçen 30 yıla yakın süreye rağmen halen devam ediyor. Hükümetler değişti, Valiler değişti, sıkıyönetimler, OHAL’ler ilan edildi, Özel Yetkili Valiler tayin edildi. Her gelen iktidar ‘çözüm’ diye oy peşinde koştu; Kimisi ‘Kürt sorununu tanıyoruz’ dedi, kimisi, ‘Avrupa’nın yolu Diyarbakır’dan geçer’ dedi, kimisi ‘Kürt halkından özür diliyorum’ dedi…
Ancak bunca yıla rağmen, her gelen iktidarın vaadlerine rağmen yaşananlara bakıldığında ne sorunlar çözüldü, ne barış geldi. Ölüm ve gözyaşı bu ülkenin kaderi diye sunuldu hükmedenlerce. Yaşanan sorun halen ilk günkü gibi devam ediyor. İnkar ve şiddet yöntemleriyle de bu sorunun çözülmeyeceğine inananlardanım.

Tüm yaşanmışlıkların tanıklığı ve edindiğim tecrübeler nedeniyle, yazmanın dışında, barış mücadelesinin aktif bir parçası olmak istediğim için aday oldum. Bunun yolunun da demokrasiden, parlamenter sistemden geçtiğine inanıyorum.
Ve bu seçimin bir dönüm noktası olduğuna da inananlardanım. Ya şu ana kadar yapılan zulümler, antidemokratik uygulamalar katmerleşerek devam edecek ya da gelir dağılımının adilce paylaşıldığı, her kimliğin başkasını ötekileştirmeden özgürce ifade edebildiği, kardeşçe ve barış içinde yaşayacağımız bir yaşamın yolu açılacak. Ben ikincisini tercih ediyorum. Bunun için adaylık için başvuruda bulundum.
Neden HDP?
Tüm siyasi partilerin birbirine ne kadar benzediğini görüyorum. HDP’nin halkların eşit, özgür ve kardeşçe yaşadığı demokratik bir Türkiye için bir arada yaşamak için mücadele eden bir siyasi parti olduğuna inanıyorum. Neden HDP? Çünkü yukarıda saydığım özgür, demokratik ve ötekileştirmeyen bir sistemi yaratmada HDP’nin öncülük edeceğine inanıyorum. Ayrıca, kadına, doğaya, emeğe ve kısaca insana bakış açısının özlem duyduğumuz demokratik bir düzeni çağırdığı için HDP diyorum.

Balıkçı, çalıştıkları basın kurumları KHK ile kapatılınca meslektaşlarıyla oturma eylemi gerçekleştirmişti.

Türkiye’nin en büyük sorunları nelerdir?

Türkiye’nin en büyük sorunu Kürt sorunudur. En önemli kayıplarından biri de can kaybıdır. Kürt sorununun çözülememesi can kaybının yanı sıra, ekonomik kayıp, kutuplaşma, zaman kaybı, milliyetçilikle birlikte linç kültürünün gelişmesine zemin hazırladı. OHAL ile birlikte çıkarılan KHK’ler yine Türkiye’nin en büyük sorunlarından. KHK’lerle birlikte on binlerce insanın ihraç edilerek işsiz bırakılması ve birçok basın kuruluşunun kapatılarak gazetecilerin cezaevine atılması… Demokrasinin ölçütü basın ve ifade özgürlüğüdür. Eğer bir ülkede basın özgürlüğü yok ise zaten demokrasiden bahsetmekte mümkün değildir. Türkiye’nin en önemli sorunlarından biri de bu nedenle demokrasi sorunudur. Siyasi liderlerin üslubu da sorundur. Ne söylediklerinden çok üslupları tartışılıyor. En son örneği ise Erdoğan’ın 1993’teki bir çöplük patlamasını hatırlatarak “CHP pisliktir, çöplüktür, hava kirliliğidir, susuzluktur” demesidir.

Oysa ayn liderin iktidarda olduğu her döneminde yaşanan toplu ölümleri sayarsak burada zamanımız yetmez. Roboski, Suruç, Ankara, Soma maden katliamları gibi… Sur’u, Cizre’yi, Şırnak’ı, Yüksekova’yı saymıyorum bile…
Mitinglerde daha çok polemikleri damga vuruyor. Rol model olan böyle bir liderlik tehlikeli süreci zorluyor. Siyaseten ortaya konacak çözüm önerileri olmayınca sözün gerilimi ile ortam manipüle ediliyor.

Nasıl bir Türkiye hayal ediyorsunuz?
Tüm halkların eşit, özgür ve kardeşçe yaşadığı bir ülke. 180 ülke arasında basın özgürlüğü sıralamasında 157. sırada olmayan, basınının özgür olduğu, gazetecilerin cezaevine atılmadığı, demokrasi gereği çok sesliliğin yaşandığı, çocuk işçilerin olmadığı, doların yükselmediği, kadın cinayetlerinin olmadığı, insana yatırım yapıldığı bir ülke. Herkes gibi ben de özgürlüklerin baskı altında tutulmadığı demokratik bir ülke hayal ediyorum.

Kaynak.www.gazeteduvar.com.tr



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
TAŞKIRAN:CHP’Yİ TOPA TUTTU TAŞKIRAN:CHP’Yİ TOPA TUTTU

Cumhuriyet Partisi Halk Partisi (CHP)’ye aday adaylarının tepkisi devam ediyor. 26. Dönem CHP Diyarbakır Milletvekili adayı olan bu dönem listeye giremeyen işadamı Hüseyin Taşkıran CHP’yi topa tuttu. Taşkıran, Kılıçdaroğlu’na itaben ‘Türkiye İzmir’den ibaret değildir’’ dedi.

GENEL MERKEZE TEPKİ

Geçen seçim CHP Diyarbakır’dan 2.Sıra Milletvekili adayı olan ve bu seçimde adaylığına kesin gözüyle bakılan işadamı Hüseyin Taşkıran Kılıçdaroğlu ve genel merkezi adeta topa tuttu.
Çok önemli isimlerin liste dışı kaldığını ve genel merkezin adeta intihar ettiğini vurgulayan Taşkıran ‘’ Önümüzde 24 Haziran seçimleri var. Herkes heyecanla neler olacağını merak ederken bu seçimle alakalı yorumlar yapılmaktadır. Birinci veya ikinci tur olayını bilemem ama tek bildiğim partimizde yaşanan hayal kırıklıkları ve bununda oylara yansımasıdır. Bunun da en büyük sebebi sözde demokrasi ve halkları savunan sayın Kılıçdaroğlu’dur. Şimdiye kadar olan bütün başarısızlıklarına rağmen hala inatla aynı yolda devam etmek istemektedir. Bunu da normal görmek lazım çünkü kendisi paraşutle bu partinin başına geldiği için mevcut Milletvekili adaylarını da paraşutla getirmek istiyor. Sayın Kılıçdaroğlu için geçen seçimde kim ön seçimlerde kazanmış ya kimim emek harcamış çalışmış olmasının hiçbir önemi yoktur’’

KILIÇDAROĞLU GÜNEYDOĞU’NUN VAR OLUŞUNDAN HABERSİZ

Kılıçdaroğlu’nu sert sözlerle eleştiren Taşkıran sözlerini şöyle sürdü; Sayın Kılıçdaroğlu’nun Doğu ve Güneydoğu’dan haberdar olup olmadığından çok merak ediyorum. Hatta Türkiye Cumhuriyetinde böyle bir bölge olduğunu bilmiyor bile olabilir. Sayın Kılıçdaroğlu sadece Ankara, İstanbul ve İzmir’in Türkiye olduğunu düşünüyor olabilir. Bunun sebebi sorulacak olursa da Güneydoğu üzerinde hiçbir politikasının olmaması. Hiçbir ziyaretinin olmaması. Sözde heyetlerle ve sözde kendi delegelerinin bağlı olduğu parti teşkşilatlarıyla atıl durumda bırakmıştır. Son olarak Kılıçdaroğlu’nun 24 Haziran tarihinden sonra o koltukta fazla oturacağını sanmıyorum.

BEDİRHAN AKYOL: ‘BU SEVDA BİTMEZ’ BEDİRHAN AKYOL: ‘BU SEVDA BİTMEZ’

D.BAKIR- Adalet ve Kalkınma Partisi (Ak parti) Diyarbakır Milletvekili Aday Adayı İş Adamı Bedirhan Akyol, Diyarbakır olarak tarihi bir güne daha ev sahipliği yapmanın, tarifi imkansız mutluluğu yaşadıklarını belirtti.
Akyol, Başbakan Binali Yıldırım’ın da katıldığı ve oldukça geniş bir halk kitlesinin katıldığı ‘Büyük Kudüs Buluşması’ ile ilgili olarak çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Ak parti Milletvekili Aday Adayı Akyol, şunları söyledi:

SAYIN BİNALİ YILDIRIM, BİR KEZ DAHA TARİHE NOT DÜŞTÜ

‘Sayın Başbakanımız’a, Diyarbakır’a gelerek, bizlere bu fırsatı sunduğu için en kalbi duygularımla teşekkürlerimi iletmek isterim.
Yaptığı açıklamalarla, bir kez daha duygularımıza tercüman oldu, yüreklerimize su serpti.
Mescid-i Aksa’nın Müslümanlar için vazgeçilmez bir değer olduğunu ve bu işgalin sadece Filistin’e değil, bütün Müslüman ülkelerine yapılmış bir işgal olarak kabul edildiğini söyleyen Sayın Başbakanımız’a katılmamak mümkün mü?

İşgalin biran önce son bulması gerektiğini ve İsrail’in en kısa zamanda geri çekilip daha fazla Müslüman ölümlerine sebep olmaması gerektiğini zaten Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, en üst perdeden dile getirmişti.

21. yüzyılın lideri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan açtığı bu kutlu yolda bir nefer gibi yer almak, bizler için büyük mutluluktur.
Sayın Başbakanımız’ın Diyar-ı Bekir’de yaptığı ve yüz binlerce insanın sel olup aktığı İstasyon Meydanı Mitingi, tarihe düşülmüş bir nottur.
Allah’ın izniyle, dökülen her şehidimizin kanı için hesap verecekler. Bizler Ümmet-i Muhammed olmanın bilinci ve şuuruyla, kirli tezgahlar peşinde koşanlara bir kez daha bu kirli planlarını ellerinde patlatacağız. Zaten İlimizde yapılan ‘Büyü Kudüs Buluşmasıyla’ bir kez daha bu hissiyatımızı, bütün dünyaya haykırdık.
Mahşeri bir kalabalıkla Sayın Başbakanımız ve Devlet Erkânımızı bağrımıza bastık.
Ak davanın yılmaz savunucusu Sayın Cumhurbaşkanımız’a da Diyar-ı Bekir’den en kalbi selamlarımızı yolluyoruz.
Allah’ın izniyle, İslam ve İslam Düşmanları, eninde sonunda hak ettikleri cezaya çarptırılacaklar.
Bu duygu ve düşüncelerle, hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyor, Peygamberler, Sahabeler ve Evliyalar Kenti, Diyarbakır-ı Bekir’den en kalbi duygularımı sunuyorum’.

ÇAKAR:SAYIN BAŞBAKANIMIZ, BÜTÜN DÜNYAYA İNSANLIK DERSİ VERDİ ÇAKAR:SAYIN BAŞBAKANIMIZ, BÜTÜN DÜNYAYA İNSANLIK DERSİ VERDİ

D.BAKIR- Adalet ve Kalkınma Partisi (Ak parti) Diyarbakır Milletvekili Aday Adayı Hasan Çakar Kudüs’ü ve Filistin’i yalnız zannedenler, bugün Diyarbakır’dan hak ettikleri şamarı yediler. Hem de öyle bir yediler ki, neye uğradıklarını şaşırdılar’ diye konuştu.
Açıklamalarda bulunan Adalet ve Kalkınma Partisi (Ak parti) Diyarbakır Milletvekili Aday Adayı, Hasan Çakar ‘Sayın Başbakanımız ve diğer devlet büyüklerimize öncelikle Diyarbakır’a hoş geldiniz, sefalar getirdiniz’ demek istiyorum.

Diyarbakır, adına ve şanına yaraşır bir şekilde, Sayın Başbakanımız’ın şahsında, Siyonist İsrail ve onu desteklemekten hicap duymayan ABD, İngiltere ve diğer suç ortaklarına hak ettikleri dersi verdi.
Başta Türkiye olarak bizim ve sonra da İslam Alemi olmak üzere, hepimize düşen büyük görevler var.
Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın dediği gibi, Kudüs Nöbetinde Sıra Bizde.
Artık bayrak bütün Diyarbakır halkında. Peygamberler, Sahabeler ve Evliyalar kenti Şehr-i Diyarbekir’den bütün dünyaya öyle bir mesaj verdik ki, dostlarımızı sevindirdik, düşmanlarımızı ise titrettik’.

ASIL İŞİMİZ YENİ BAŞLIYOR

‘İslam ve İnsan düşmanları eli kanlı İsrail ve yandaşları, döktükleri kanın hesabını verecekler. İsrail yaptıklarının yanına kalacağını zannediyor.
Allah’ın adaleti, eninde sonunda bütün zalimleri bulduğu gibi, bu eli kanlı zalimleri de bulacak ve kahredecek.
Dile kolay, 65 Filistinli sivil ve savunmasız kardeşimiz hayatını kaybederken, 3 bine kardeşimiz de yaralandı.
Bu utanç tablosunun müsebbiplerine, Diyarbekir olarak yek vücut bir şekilde hak ettikleri karşılığı verdik.
Ancak bu iş bitmedi. Tam tersine işimiz daha yeni başlıyor. Bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da bizleri birbirimize düşürmek isteyen şer güçlerine karşı hep beraber mücadele etmeli, onlara fırsat vermemeliyiz.
Bu vesileyle, bütün halkımızın Mübarek Ramazan-ı Şerif’ini kutluyor, Bayram ve akabinde yaşayacağımız seçim sonuçlarının tüm ülkemize, hayırlara vesile olmasını Yüce Rabbim’den niyaz ediyorum’.

KARAKUŞ ‘BU SEVDANIN KENDİSİ VAR, AMA TARİFİ YOK’ KARAKUŞ ‘BU SEVDANIN KENDİSİ VAR, AMA TARİFİ YOK’

D.BAKIR- Adalet ve Kalkınma Partisi (Ak parti) Diyarbakır Milletvekili Aday Adayı İş Adamı Şeyhmus Karakuş, bugün Diyarbakır’da gerçekleştirilen ‘Büyük Kudüs Buluşması’nın muhteşem görüntülere sahne olduğunu belirtti.

Başbakan Binali Yıldırım’ın da katıldığı ‘Büyük Kudüs’ buluşmasıyla ilgili çarpıcı açıklamalar yapan Ak parti Milletvekili Aday Adayı İş adamı Şeyhmus Karakuş, şunları söyledi:

‘Günler öncesinden hazırlıklarını yaptığımız ‘Büyük Kudüs Buluşması’ gerçekten de harika görüntülere sahne oldu. Diyarbakır olarak, tarihi bir güne daha ev sahipliği yapmış olmanın gururunu yaşıyoruz.
Ak davanın yılmaz savunucusu, bir dünya lideri olan Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın dediği gibi, ‘Artık Kudüs Nöbeti Bizde’.

Biz, Diyarbakır ve Güneydoğu halkı olarak, Sayın Erdoğan’dan aldığımız emanete layıkıyla sahip çıkmak için, yüz binlerce insan, mahşeri bir kalabalıkla sabah saatlerinden itibaren İstasyon Meydanı’na adeta akın ettik.

SAYIN BİNALİ YILDIRIM’IN MESAJLARI İYİ TAHLİL EDİLMELİ

Sayın Başbakanımız ve Devlet Erkânımız hep beraber, Diyar-ı Bekir’den hem Kudüs’ü, hem de Mazlum bütün İslam Dünyasını selamladılar.
Allah’ın izniyle, meydanın boş olmadığını, karşılarında kararlı ve haksızlıklar karşısında sessiz kalmak bir yana, aslan gibi kükreyen bir Türkiye olduğunu bütün dünyaya gösterdik. Bebekleri bile öldürmekten imtina etmeyen, sağlık çalışmalarına ve tıbbi yardım malzemelerinin ulaşmasına engel olarak, adeta ölü sayısının artması için çaba harcayan caniler sürüsü, Sayın Başbakanımızın mesajlarını iyi değerlendirmelidir.

Türkiye, bir dünya devletidir. Filistin mezalimi karşısında sergilediği tavırla en üst perdeden Sayın Binali Yıldırım ve Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından, zulme boyun eğmeyeceğini deklare etmiştir’.

DİYARBAKIR HALKI, BAŞBAKAN YILDIRIM’A KUCAK AÇTI

Aynı zamanda bir özel sağlık kuruluşunun Yönetim Kurulu Başkanlığına da icra etmekte olan Ak parti Diyarbakır Milletvekili Aday Adayı İş adamı Şeyhmus Karakuş, şöyle devam etti:

‘Rabbim’e şükürler olsun ki, Peygamberler, Sahabeler ve Evliyalar Beldesi, Diyarbakır-ı Bekir olarak, bir kez daha Devlet-Millet kucaklaşmasının en veciz örneklerinden birini daha sergiledik. Mutluyuz, gururluyuz.
Bu duygu ve düşüncelerle, sayın Başbakanımız ve mahiyetindekilere bir kez daha ‘Şehr-i Diyar’a hoş geldiniz’ diyor, bütün halkımızı saygı ve sevgilerimle selamlıyorum’.

ÖZEL HABER: YILMAZ ACU

ELHAKAN: DAVAMIZ ONURUMUZDUR. ELHAKAN: DAVAMIZ ONURUMUZDUR.

HABER: YILMAZ ACU
D.BAKIR- Adalet ve Kalkınma Partisi (Ak parti) Diyarbakır Milletvekili Aday Adayı Avukat Süleyman Elhakan, Başbakan Binali Yıldırım’ın da katılacağı ‘Büyük Kudüs’ buluşmasının hemen öncesinde gazetecilere çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Ak partinin hukukçu Milletvekili Aday Adayı Süleyman Elhakan, şunları söyledi:
‘Mahşeri bir kalabalıkla Sayın Başbakanımız ve Devlet Erkânımızı bekliyoruz. Ak gençler, bayanlar başta olmak üzere bütün Diyarbakır ve Bölgemizden Diyarbakır’a akın akın insanlarımız geliyor. Bugün İlimizde mahşeri bir kalabalık ile yapılmakta olan ‘Büyük Kudüs’ buluşmasına katılmak hepimizin boynunun borcudur zaten.
Bu bilinç ve şuurla sabahın erken saatlerinden, bir grup hukukçu olarak hazırlıklarımızı tamamlayıp, Miting Alanında geldik. Genç-yaşlı, kadın-erkek yüzbinlerce insanız. Ama davamız bir, sevdamız bir, aşkımız bir.
Allah’ın izniyle bu sevda, pazara değil mezara kadar devam edecek’.
DİYARBAKIR VE BÜTÜN GÜNEYDOĞU, SAYIN BAŞBAKANIMIZI BAĞRINA BASTI
Milletvekili Aday Adayı Av. Elhakan şöyle devam etti:
‘Rabbim’e şükürler olsun ki, her fırsatta medeniyetten bahseden, ama insanlıkla ilgisi olmayan Siyonist çetelere, üstelik de Peygamberler, Sahabeler ve Evliyalar Beldesi, Diyarbakır-ı Bekir’den öyle mahşeri bir kalabalıkla cevap verdik ki, uzun süre unutamayacakları bir ders aldılar.
‘Geçtiğimiz günlerde Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, bugün ise sayın Başbakanımız, Şehr-i Diyar’dan, bütün dünyaya haykırdı. Bir kez daha ısrarla altını çizerek, Filistin’de yaşanan mezalime karşı sessiz kalmayacağımızı, en sert perdeden dile getirdi.
Teşekkürler Mukaddes Kent Diyarbekir. Teşekkürler Sayın Başbakanımız. Teşekkürler Sayın
Cumhurbaşkanımız. Sizin gibi
liderlerimizin arkasında sonuna kadar bu kutlu davanın birer neferi olarak mücadele edeceğiz. İyi ki varsınız
65 masum kardeşimizi hunharca katleden, 3 bine yakın sivili de yaralayan, gözünü kan bürümüş barbarlara, bugün saat İstasyon Meydanı’nda hadlerini bildirdik ya, artık ölsem de gam yemem.’

AKAR:‘ELLERİMİZ SEMAYA, DİLLERİMİZ DUAYA, GÖNÜLLERİMİZ MEVLAMIZ’A YÖNELDİ AKAR:‘ELLERİMİZ SEMAYA, DİLLERİMİZ DUAYA, GÖNÜLLERİMİZ MEVLAMIZ’A YÖNELDİ

D.BAKIR- Adalet ve Kalkınma partisi (Ak parti) Diyarbakır Milletvekili Aday Adayı Hülya Akar, mübarek Ramazan Ayı dolayısıyla yayınladığı bir kutlama mesajı yayınlayarak, bütün İslam Âlemi’nin Mübarek Ramazan Ayı’nı en içten dilekleriyle kutladığını belirtti.

Ak partinin genç Milletvekili Aday Adayı Hülya Akar, ‘Ramazan ayının verdiği bereket İftar sofralarınıza tat ve huzur getirmesi dileğiyle, bütün halkımızın mübarek Ramazan-ı Şerif’in en halisane duygularımla kutluyorum’ diyerek, mesajında şu görüşlere yer verdi:
’11 Ayın Sultanı, bu Mukaddes ayda ellerimiz semaya, dillerimiz duaya gönüllerimiz ise Yüce Mevla’mıza yönelmiş durumda. Bir kez daha ‘Hoşgeldin Ya Şehr-i Ramazan’.

TÜRKİYE DÜŞMANLARI YİNE PUSUDALAR

Ramazan ayının, kadir gecesi ve akabinde ulaşacağımız mübarek Ramazan Bayramı’nın da müjdecisi olduğunu belirten Akar, gönüllerin huzur, sofraların bereketli olmasını temenni etti.
Aynı zamanda Sivil Toplum Kuruluşu Aktivisti olan Ak parti Milletvekili Aday Adayı Hülya Akar, şu görüşleri dile getirdi:
‘Cenab-ı Rabbim; nefsimizi terbiye ettiğimiz, feyz dolu oruçlar tutmayı cümlemize nasip buyursun.
Ellerini Müslüman kanına bulamış, zalim ve barbar İsrail ve onun bir numaralı suç ortağı ABD, bilmelidir ki, zalimin zulmü varsa, mazlumların da Rabb’i vardır.
Evet. İslam Alemi olarak oldukça zor bir süreçten geçiyoruz. Başta ülkemiz olmak üzere, bütün İslam Alemi’ni birbirine kırdırmak, iç kargaşalarla, kaoslarla, kardeş kanı akıtmak istiyorlar.

Bu Mübarek Şehr-i Ramazan ve içinde bulunan Kadir Gecesi hürmetine, Rabbim’den niyazımız, akan Müslüman kanının durması, gözyaşlarının dinmesi, acıların sona ermesi yönündedir.

Ortadoğu coğrafyasında gerçekleştirilmek istenen sinsi oyunlar karşısında, saflarımızı sıklaştırmalı, kucaklaşmalı, birlik ve dirliğimize kast edenlere karşı uyanık olmalıyız. Böylesine hassas bir süreç yaşıyoruz.

Aziz vatanımızı bu kan emici vampirlere yem etmeyeceğimizi, onlarla kanımızın son damlasına kadar mücadele edeceğimizi, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, adeta bütün dünyaya haykırdı.

Bizler de devletimizin ve Sayın Cumhurbaşkanımız’ın bu onurlu haykırışına destek olarak, bizi birbirimize düşürmek isteyenlere fırsat vermeyelim.
Mübarek Kadir Gecesi ve akabinde yaşayacağımız mübarek Ramazan Bayramı’na huzur ve güven içinde kavuşmak dileğiyle, Ramazan ayının huzur ve bereket getirmesini Cenabı Allah’tan niyaz ediyorum, tüm İslam Alemi’nin mübarek Ramazan-ı Şerif’ini en kalbi duygularımla kutluyorum’


EDİTÖRLER
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Kategori Seçin:
Kategori Seçin:

Gazete Manşetleri

TRT Haber Haberler

Web Tasarım : Diyarbakır Online, Gsm : 0532 179 7105