• Altın
  • Dolar
  • Euro
  • İstanbul °C
  • Ankara °C

Umut Kervanı bu bayram muhtaçlara umut olacak

Umut Kervanı bu bayram muhtaçlara umut olacak
Umut Kervanı bu bayram muhtaçlara umut olacak

İSTANBUL – Umut Kervanı İnsani Yardım Vakfı, Kurban Bayramı’nda Türkiye’nin dört bir yanında tespit ettiği muhtaç on binlerce aileye kurban eti ulaştıracak.

 

Yaptığı yardımlarla zenginler ile fakirler arasında köprü görevi üstlenen Umut Kervanı Vakfı Türkiye’nin dört bir yanında yetimlerin ve muhtaçların umudu olmaya çalışıyor.

Türkiye’de 36 ilde 64 merkezde ve 100’ün üstünde noktada Umut Kervanı olarak faaliyet yürüten Vakfın Genel Başkanı Abdulbaki Yeşilmen, muhtaçların yardımına koştuklarını söyledi.

Kısa süre önce kurulan ancak yaptığı yardımlarla halkın yoğun teveccühünü kazanan Umut Kervanı’nın kuruluş amacı ve faaliyetlerini İLKHA’ya anlatan Yeşilmen, hayırseverlere yardım çağrısında bulundu.

Yeşilmen ile yaptığımız röportajın tamamı şöyle:

Sizi tanıyabilir miyiz?

İsmim Abdulbaki Yeşilmen, 1975 doğumluyum, evliyim ve 5 çocuk basıyım. İktisat fakültesi mezunuyum. Öteden beri sivil toplum kuruluşlarında idarecilik yaptım. Şu anda da Umut Kervanı Vakfı’nın başkanlığını yapmaktayım.

Umut Kervanı Vakfı’nın çalışmaları hakkında bilgi verebilir misiniz?

Umut Kervanı Vakfı 2013’te kuruldu. Gerek savaşlar nedeniyle, gerek haksızlıklar nedeniyle ya da o yörenin şartları gereği yoksul duruma düşmüş insanlara insani yardımı ulaştırmak üzere yola çıktık. Umut Kervanı Vakfı olarak samimi, ihlâslı kardeşlerle el ele verip öncelikle yakın çevremizden başlamak üzere yardıma muhtaç aileleri tespit etmeye çalışıyoruz. Bununla birlikte Vakfımıza gelen bildiğimiz çevreden esnaf kesimidir. Bir şekilde bu daire genişlemektedir. Veya bizzat yardıma muhtaç olan kişilerin gerek vakfımıza gerekse bizi tanıyan birilerinin vasıtasıyla bize başvurmaktadırlar. Başvuran bu vatandaşlarımıza, mağdur olanlara başvuru formu doldurtuyoruz. Bir takım belgeler istiyoruz onlardan, tanıtıcı belgeler. İşte bundan sonra bizim tespit komisyonlarımız sıraya koyarak başvuruda bulunan bu vatandaşlarımızı mekanlarında ziyaret ederek onların durumunu yerinde müşahede ediyorlar. Bir de kimi mağdurların ifade etmekte zorlandıkları durumları da bu vesileyle öğreniyoruz. Biz onların yerlerine giderek daha vahim tablolarla karşılaşmaktayız. İşte buna göre gönderdiğimiz tespit komisyonlarımızın izlenimlerine göre, ihtiyaç durumlarına göre ailelerimizi derecelendiriyoruz. 4 seviye olarak belirliyoruz. Gelen yardımları bu derecelendirmeye  göre orta vadeli, uzun vadeli olarak ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırmaktayız.

Umut Kervanı Vakfı olarak ne tür yardımlarda bulunuyorsunuz?

Vakfımızın ana çalışma alanları öncelikli olarak insani yardımdır. Daha sonra eğitim, sağlık ve acil müdahale yani doğal afet durumlarında deprem, sel gibi benzeri bir durumda ya da Allah muhafaza bir savaş gibi bir durumda acilen müdahale edebileceğimiz tarzdadır. İnsani yardımları olabildiğince geniş kitlelere ulaştırmaya çalışıyoruz. Bu noktada hayırseverler ile muhtaç aileler arasında köprü olmaya çalışıyoruz.

Çalışmalarınızda başladığınız günü dikkate alırsanız bugün geldiğiniz noktayı kendiniz için yeterli görüyor musunuz? Yeterli görmüyorsanız bu konuda hedeflediğiniz nokta nedir?

Tabiî ki yeterli görmüyoruz ancak hamdolsun iyi noktaya geldik. Muhtaç insanların, dünya Müslümanların içinde bulunduğu durumu göz önünde bulundurduğumuzda geldiğimiz nokta çok az seviyededir.  Ancak elhamdülillah kurulduğumuz günden bu yana iyi bir noktaya geldik. Biz Türkiye’nin dört bir yanına artık yardımlarımızı rahat bir şekilde buradaki gönüllü kardeşlerimizin aracılığıyla bizzat yerine ulaştırabileceğimiz bir seviyeye geldik. Gerçek ihtiyaç sahiplerini bulduk, tespit ettik. Şuan 20 binin üzerinde bu hassasiyetle tespit ettiğimiz ailelerimiz var. Yaptığımız çalışma, kardeşlerimizin samimiyeti, ihlasını iftiharla söylüyoruz ancak gerçek anlamda bu kadar çok ihtiyaç sahibi ile yüzleşmek insanı gerçekten üzüyor.

Yardıma muhtaç aileleri tespit etmeye giderken hiç unutamadığınız bir anınız oldu mu?

Ramazan bayramında gıda paketi çalışmamız kapsamında Türkiye’nin dört bir yanında çalışan kardeşlerimize destek adına ben de yardım çalışmalarına katıldım. Gittiğimde beni derinden üzen manzaralarla karşılaştım. Gözleri parıldayan, ‘bizi düşünen, bizi hatırlayan, elimizden tutacak birileri geldi’ sevinciyle yüzleri gülen kimi aileleri gördüm. Urfa’da gittiğimiz bir aileye yardıma gittiğimizde aile bize; “Elhamdülillah biz artık yardıma muhtaç değiliz, sizden çok memnunuz; siz yardıma muhtaç olanlara gidiniz.” Bu kanaatkârlığı ve kendi dışındakileri düşünmesi bizi çok sevindirmişti.

Suriye’deki iç savaştan dolayı milyonlarca Suriyeli mağdur ve muhacir duruma düştü. Suriyeli mülteciler ile ilgili çalışmalarınızı anlatabilir misiniz?

Gerek merkezin bulunduğu İstanbul’da gerekse Türkiye’nin dört bir yanında bulunan Umut Kervanı temsilcilerimiz aracılığıyla özel olarak Suriyeli kardeşlerimize yönelik bir çalışma yapmaktayız. Hatta onlara özel kurduğumuz sivil toplum kuruluşlarımız da var. Sayıları yüz binlerle ifade ediliyor. Biz de elimizden geldiği kadar çare olmaya çalışıyoruz. Ve hayırseverleri bu noktada yönlendirmeye çalışıyoruz.

Doğu bölgelerinde başta Sur, Nusaybin, Şırnak ve Cizre olmak üzere çatışmaların, tahribatın ve göçün yoğun yaşandığı şehirlerde mağdur olan halka yönelik ne gibi çalışmalarınız oldu?

Biz Umut Kervanı Vakfı olarak Türkiye’nin dört bir yanında kardeşlerimizle faaliyet yürütüyoruz. Batı illerinde de sahip çıkmaya çalışıyoruz. Bölgede kardeşlerimiz daha etkin durumdadırlar. Bu çalışmalarla bölge insanımızın yanında hep olduk. Öyle ki gerek sivil toplum kuruluşları olsun gerekse güvenlik güçlerinin dahi girmeye korktuğu kimi yerlere hamdolsun kardeşlerimiz her türlü bedeli göz önünde bulundurarak ihtiyaç olan insani yardımı götürdüler. Hatta kimilerini o cendereden kurtarmak için elhamdülillah elimizi taşın altına koyduk.

Kurban kesimi, dağıtımı ve kurban derisi kabul etme gibi bir organizasyonunuz var mı? Ne tür faaliyetleriniz olacak?

Biz şu anda Türkiye’de 36 ilde 64 merkezde ve 100’ün üstünde noktada Umut Kervanı olarak faaliyet vermekteyiz. Hayırseverlere aracı olabilmekteyiz. İhtiyaç sahiplerini tespit edip onlara ulaşabilmekteyiz. İşte bu Kurban Bayramı vesilesiyle bu bahsettiğim yerlerin tümünde kurbanla ilgili çalışmalarımız mevcuttur. Kurban çalışmasını yurdun dört bir yanında yapmaktayız. Elhamdülillah binlerce kurbanı kesmeyi hedefliyoruz. Şu anda bilgiler akmakta, havuza toplanmaktadır. Kurban Bayramı’ndan sonra yaptığımız çalışmayı halkımızla paylaşacağız.

Hayırseverlerden kurbanını vakıf üzerinden muhtaçlara ulaştırmak isteyenler için nasıl bir hizmet sunuluyor?

Belirli noktalarda halkımıza kurban kesilecek yerler temin ettik. Bu da gerçekten ciddi bir çalışma gerektiriyor. İstanbul’da Arnavutköy Haraçcı Araç Muayene İstasyonu karşısında Büyükşehir Belediyesine ait ama işletmesi bu yıl vakfımıza verilen Arnavutköy Kurban Satış ve Kesim Yeri’ni temin ettik. Uzman, ehil olan kasap kadrolarımızı oluşturduk. 200’e yakın kardeşimiz de yine bu merkezde görevlendirilmiştir. Kurbanlıklarını alabilecekleri güzel yerler var, gelip seçebilirler. Yine Batman’da bölgeye ulaşması açısından Modern Entegre Tesisi’ni halkımızın hizmetine sunduk. İstanbul’daki yerimiz gibi bu yerimizde de hijyenik, sağlıklı, güvenli ortamda kurbanlıklar kesilecek. Kurban bağışında bulunanlara hemen mesaj gidiyor. Kurbanınızın parası vakfımızın hesabına geçti diye. Kurbanını kestiğimiz bu hayırseverin, ismini tabelaya yazıp kasabımız “Bismillah-i Allah-u Ekber” diyerek kurbanını kesiyor ve bu görüntüler imkânlar dâhilinde bu bağışta bulunan vatandaşımıza ulaştırılıyor.

Maddi anlamda imkânları iyi olan insanlara bir çağrınız olacak mı?

Hayırseverlerimiz, Allah’ın kendilerine verdiği rızıktan imkânları, durumları ölçüsünde Umut Kervanı Vakfı aracılığıyla muhtaçlara ulaşabilirler. Biz de tespit ettiğimiz ailelere ulaştıralım. Bunu bizzat vakfımızın merkezine gelerek yapabilirler. Hayırseverler, www.umutkervani.org.tr internet sitemizden nerelerde faaliyet veriyoruz hemen sitemizden görebilirler. Ya da bize telefon açarak veya hesap numaralarımıza yatırabilirler.

Son olarak aracılığınızla kurban bayramı vesilesiyle tüm dünya Müslümanlarının kurban bayramını Umut Kervanı Vakfı adına tebrik ediyorum. (Zeki Aras –İLKHA)

Kaynak: https://ilkha.com/haber/60560/umut-kervani-bu-bayram-muhtaclara-umut-olacak



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Hamzalı katliamında hayatını kaybedenler anıldı Hamzalı katliamında hayatını kaybedenler anıldı

Kulp ilçesi Hamzalı Mahallesi’nde 1 Ocak 1995’te, PKK’lı teröristlerce katledilen 6’sı korucu, 9’u kadın, 1’i korucu 23 kişi için anma töreni düzenlendi. Hamzalı Mahallesi’ndeki anıt önünde düzenlenen törene, İlçe Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Fatih Dülgeroğlu, kamu kurum ve kuruluşlarının yetkilileri, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı. Saygı duruşunda bulunulup, İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından konuşan Kaymakam Dülgeroğlu, “Bundan 23 yıl önce bölücü terör örgütü mensupları yine gerçek yüzlerini göstererek kadın, çocuk ve yaşlı demeden savunmasız 23 vatandaşımızı bu köyde katletti. Bugün buraya aynı acıları sizlere hatırlatmak için değil şehitlerimizin anısını yaşatmak, bölücü terör örgünün gerçek yüzünü bütün dünyaya haykırmak için bir araya geldik. Bölücü terör örgütü Hamzalı köyümüzde 6 aylık Fatma bebeğimizi, 23 yaşında hamile Aysel bacımızı, 85 yaşında Tayip dedemizi, 75 yaşında Abdurrahman dedemizi katlederek, zannetti ki Hamzalılı kardeşlerimiz kalplerinde taşıdıkları vatan sevgisini, ruhlarında hissettikleri bayrak sevgisini kaybedecekler ve onların yanında yer alacaklar. Ama 23 yıl sonra bugün yine görüyoruz ki Hamzalılı kardeşlerimiz, devletimizin ve milletimizin yanında. Ay-yıldızlı bayrağı bu bölgede, bu coğrafyada yüceltme adına askerimizle, polisimizle ve korucularımızla omuz omuza bu mücadeleyi aslanlar gibi yürütülmekte, dimdik ayakta durmaktadır” dedi.

 

Tören, şehitler için dua okunmasıyla sona erdi.

Bismil Köprüsü ışıl ışıl parlayacak Bismil Köprüsü ışıl ışıl parlayacak

Bismil Belediye Başkanı Turgay Gülenç, dış aydınlatmanın şehir güzelliğinden, güvenliğe kadar birçok noktada önem taşıdığını ifade ederek, renkli LED sistemi ile Bismil Köprüsü‘nü ışıklandırdı. Gülenç, aydınlatma sistemlerinin günlük yaşamın bir parçası olduğunu belirterek, “Şehrin görselliğini arttırmak, şehre ayrı bir güzellik veren, şehir planlamasında önemli noktalarda yapılan aydınlatma sistemi günlük yaşamın önemli bir parçasıdır. Onun için günde binlerce aracın geçişini sağlayan ve birçok il güzergâhın üzerinde bulunan Bismil Köprüsü’nü dekoratif aydınlatma sistemiyle aydınlattık. Köprümüzün aydınlatma direklerine LED ışıklar takarak, ilçemizin görselliğini arttırdık. Halkımıza her alanda hizmet etmek, hizmetleri onların ayaklarına getirmek bizleri memnun etmektedir. Yeni aydınlatma sistemimiz ilçemize hayırlı, uğurlu olsun” dedi.

11 nüfuslu ailenin tek odalı evde yaşam mücadelesi 11 nüfuslu ailenin tek odalı evde yaşam mücadelesi

Annenin meme kanseri tedavisi gördüğü babanın ise işsiz olduğu aile yardım bekliyor.

 

Diyarbakır’ın merkez Kayapınar ilçesine bağlı Kaldırım köyünde tek odalı bir evde 4’ü kız 9 çocuğu ile birlikte yaşayan ve meme kanseri tedavisi gören Sadiye ile Mehmet Galip Balyoz çiftinin dramı yürek yakıyor. Bir taraftan hastalık diğer taraftan da yoksullukla pençeleşen aile yardım bekliyor. İki yıl öncesine kadar aracıyla hurdacılık yaptığını ancak eşine meme kanseri teşhisi konulmasının ardından elinde avucunda ne varsa sattığını anlatan Mehmet Galip Balyoz, “Eşimi 2 yıldır hastaneye götürüp getiriyorum. Tedavi için her şeyimi sattım. Elimde hiçbir şey kalmadı. Maddi durumumuz yok. Eşim iki defa ameliyat oldu göğüslerinden biri alındı. Yardımseverlerden, belediye başkanlarından, yetkililerden yardım bekliyoruz. 4’ü kız 5’i erkek 9 çocuğum var. Liseye giden çocuğumu maddi durumum olmadığından okutamıyorum. Tek odalı bu evde yaşıyoruz. Başka odamız olmadığından 11 kişi burada kalıyoruz. Eşim kanser olduğundan dolayı sağlıklı bir ortamda hayatını devam ettirmesi lazım. Bizim kaldığımız ev toprak ve hijyenik değil. Rutubetli olduğu için hastalanıyoruz. Evin çatısı damlıyor onu engellemek için poşet ile kapattık. Sobamız yok, ısınamıyoruz” dedi.

 

İki yıldır hiçbir şey yapamadığını anlatan Sadiye Balyoz ise, “Her şeyi eşim yapıyor. İlaçlarımı o veriyor. Tek isteğim var, devletimiz bize ev yardımında bulunsun. Temiz bir ortamda yaşamak istiyorum. Çamaşır makinemiz olmadığından kıyafetlerimizi komşulara, evden eve götürüyoruz. Bir yıl kemoterapi gördüm. Göğsüm alındıktan sonra ilaç tedavisine başladım. Her şeyimiz vardı ama hepsi gitti. Bu hastalıktan dolayı hiçbir şey kalmadı” diye konuştu.

12 yıllık kan davası barışla sonuçlandı 12 yıllık kan davası barışla sonuçlandı

Diyarbakır’ın Sur ilçesine bağlı Alçık köyünden Karakaş ve Bozan aileleri, 12 yıl önce arazi anlaşmazlığı nedeniyle tartışma yaşadı. Çıkan tartışmada Bozan ailesinden bir kişinin hayatını kaybetmesinin ardından iki aile arasında kan davası yaşandı. Yaklaşık 12 yıl boyunca sürekli tedirgin hareket etmek zorunda kalan aileler, AK Parti Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu ve kentin ileri gelenlerinin araya girmesi ile barışma kararı aldı. Karakaş ve Bozan aileleri, 12 yıl süren kan davalarını bir düğün salonunda düzenlenen barış yemeği ile sonlandırdı. Her iki aileden çok sayıda kişinin katıldığı barış yemeği, Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Daha sonra Karakuş ve Bozan ailelerinin ileri gelenleri el sıkışıp tokalaştıktan sonra Kur’an-ı Kerim’in altından geçerek barış yemini etti.

 

“Eskiden intikam almak yiğitlikti ama bugün intikam almak cehalettir”

 

Burada bir konuşma yapan AK Parti Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu, sürekli kan ve gözyaşı, savaşlar gördüklerini söyledi. Ensarioğlu, “Ancak bizi sevindiren o ki son yıllarda artık bu kötü adeti bu kötü mirası bir tarafa bıraktık. Bizim bölgede artık kimse bu acıları yaşamak istemiyor. Ölümün kan davasının, savaşların hiç kimseye faydası yok. Kavganın kazananı yok, kaybedeni var. Kavgada kaybeden sadece taraflar değil toplumun tümüdür. Bu anlayıştır ki artık günümüzde en ufak bir hadise meydana geldiği zaman bugünkü topluluğun burada olduğu gibi, herkes kendince devreye girer, kendince sulh için çabalar, bu açılar yaşanmasın ister. İnsanlar arasında her zaman anlaşmazlıklar olabilir, her zaman hatalar, yanlışlar olabilir. Bir anlık nefsimiz ve kızgınlığımıza yenik düşebiliriz. Önemli olan bunu diğer nesillere, aile fertlerine ve topluma devretmemek. Allah’ın da emrettiği gibi toplumun da istediği gibi nefsine yenik düşmeden, sulh için doğru adım atabilmektir. Eskiden bir hadise olduğu zaman intikam almak yiğitlikti ama bugün intikam almak cehalettir. Yiğitlik odur ki sulh için barış için toplumun esenliği için adım atmaktır. O yüzden ben özellikle Bozan ve Karakaş ailelerine bu barışı sağladıkları için ve dostlarını kırmadıkları için, Allah’ın rızası için bu barışı gerçekleştirdikleri için ben kendilerine teşekkür ediyorum” dedi.

 

Konuşmaların ardından iki aile üyeleri, barış için verilen yemek sofrasına bir arada oturdu.

Kalp krizini tetikleyen 6 neden Kalp krizini tetikleyen 6 neden

Kalp krizinin çoğu zaman ani ve beklenmedik bir şekilde gerçekleşebildiğini belirten Kardiyoloji Uzmanı Cegerğun Polat, kalp krizine neden olan kronik hastalıklar ve risk faktörlerinin yanı sıra kişinin, krizi tetikleyen birçok nedenle günlük yaşam içinde karşılaşabileceğini dile getirdi.

Memorial Diyarbakır Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Uzman Dr. Cegerğun Polat, günlük yaşamda kalp krizini tetikleyen 6 neden hakkında bilgi verdi. Dr. Polat, kronik stresin krizlere zemin hazırladığını, pazartesi günlerinin kalp krizi için risk oluşturduğunu, trafiğin kalbi yorduğunu, hareketsizliğin krizi tetiklediğini, aşırı heyecanlı kişilerin risk altında olduğunu ve beslenme şeklinin kalp sağlığını etkilediğini söyledi.

 

“Kronik stres krizlere zemin hazırlar”

 

Günümüz kent yaşamının temel sağlık sorunlarından birinin stres olduğunu dile getiren Polat, “Ruhsal ve duygusal durumdaki dalgalanmalar, insan ilişkilerden kaynaklanan faktörler ve iş stresi günlük yaşamın neredeyse bir parçası durumundadır. Bireysel bakımı ve alışkanlıkları etkileyen bu faktörler, kronik hastalıkların da kaynağı olabilmektedir. Kronik stres koroner damar darlıklarına zemin hazırlayabilir, ani başlayan stres de kalp krizi geçirmeye hazır kişilerde krizi tetikleyebilir” dedi.

 

“Pazartesi kriz için riskli gün”

 

Pazartesi günlerinin kriz için riskli gün olduğunu dile getiren Dr. Polat, “Haftanın ilk iş günü olan pazartesi sabahı yaşanabilen yoğun iş stresi, kalp sağlığını olumsuz etkileyen bazı acil durumlar oluşmasında etkili olabilmektedir. Stres karşısında daha kırılgan ve hassas olan kişilerin kalp krizi geçirme riski daha yüksektir. Yoğun tempolu iş yaşamı, stresin ve riskin yüksek olduğu mesleklerdeki kişiler özellikle haftanın ilk gününden daha çok etkilenmektedir” diye konuştu.

 

“Trafik kalbi yorar”

 

Trafiğin de kalbi yorduğunu anlatan Dr. Polat, “Yoğun ve gürültülü trafik hem strese hem de hava kirliğine neden olarak kalp krizini tetikleyebilir. Yapılan araştırmalarda yoğun trafiğin olduğu ana cadde üstlerinde ikamet edenlerde kalp krizi riskinin daha yüksek olduğu saptanmıştır” ifadelerini kullandı.

 

“Hareketsizlik krizi tetikler”

 

Hareketsizliğin krizi tetiklediğini açıklayan Dr. Polat şunları söyledi:

 

“Özellikle uzun süre masa başında vakit geçiren ve düzenli spor yapmayan kişilerde diyabet, obezite, yüksek kolesterol ve kalp krizi riskinin arttığı bilinmektedir. Hareketsiz yaşayan kişiler doktor kontrolünden geçmeden aniden ağır egzersiz yaptıklarında, uzun ve yorucu seyahatlere çıktıklarında kalp krizi tetiklenebilir. Özellikle masa başında çalışan kişilerin haftanın en az beş günü 30-45 dakika kadar tempolu yürüyüş yapması bu nedenle çok önemlidir. Egzersiz için sabahın soğuk saatleri yerine akşamüstü saatleri tercih etmek, kalp sağlığı açısından daha güvenlidir”.

 

“Aşırı heyecanlı kişiler risk atında”

 

Aşırı heyecanlı kişilerin kalp krizi konusunda risk altında olduğunu söyleyen Dr. Polat, “Ani ve aşırı bir şekilde heyecanlanma, korkma, üzülme, sinirlenme ve hayal kırıklığına uğrama gibi olumsuz duygular kalp krizine yol açabilir. İlginç bir şekilde aşırı sevinme gibi olumlu duygulanımlar, ender de olsa kalp krizini tetikleyebilir. Yine deprem, sel, savaş, göç gibi olaylardan sonra da kalp krizi riski artmaktadır” dedi.

 

“Beslenme şekli kalp sağlığını etkiler”

 

Dr Polat, beslenme şeklinin de kalp sağlığını etkilediğini belirterek, ağır ve tuzlu yemek, aşırı alkol tüketiminin kalp krizini tetikleyen nedenler arasında olduğunu söyledi. Polat, “Kalp krizi açısından riskli hastalar için ağır yemekler sonrası kalp krizi risklerinin 7 kat arttığı belirlenmiştir. Bunun yanında kafein içerikli içeceklerin tüketimi, kalp hızı ve tansiyonu artırarak krizine yol açabilir. Sıklıkla kahve içme alışkanlığı olmayan hastalarda, kahve içimi sonrası kalp krizi riski, düzenli olarak her gün birkaç fincan kahve içenlere göre daha yüksektir. Dolayısıyla kahve alışkanlığı olmayan kişilerin üst üste kahve içmekten kaçınmaları önemlidir” diye konuştu.

Diyarbakır’a Yemen Kuru Kahve açıldı Diyarbakır’a Yemen Kuru Kahve açıldı

Diyarbakır’da son zamanlarda yaşanan yatırım hamlesi tüm hızıyla devam ediyor. Yatırımcıların ardı arkasına yatırım yaptığı Diyarbakır’a Genç girişimci işadamı Cihan Esen’de yatırım yaparak Yemen Kuru Kahve işletmesini hayata geçirdi.
Diyarbakır’ın Dicle Kent semtinde görkemli bir törenle Hasan Esen ve Şükrü Esen tarafından halkın hizmetine girerek Dualarla açıldı.Yemen Kuru Kahve işletmecisi Cihan Esen, “Kaliteye, müşteriye hizmete ve hijyene çok dikkat ediyoruz. Diyarbakırımıza yakışır bir mekan açtık” dedi.
Kahve çeşitlerinin yanı sıra çikolata, kuruyemiş, baharat, bitkisel ürünler ve yöresem ürünler ile de hizmet verdiklerini dile getiren İşletmeci Cihan Esen, “Dicle Kent Bulvarı Medya Mahallesi Petek Pastanesi yanında bulunan Mimar İbo Apartmanın altında 84/A Kayapınar’da hizmete açtığımız Yemen Kurukahve ve Çikolata işletmemizde Kuru kahve çeşitleri özel kahve karışımları Special çikolata Belçika çikolatası Çikolata Gondolları Özel gün çikolataları Kuruyemişler Baharat Bitkisel ürünler, Yöresel ürünler bunun yanı sıra Mabel lc gibi dünya markaları çikolatalar Ve dökme cikolata belçika çikolatası ile hem damak tadınıza hitap ediyoruz hemde özel günlerinde müşterilerimizin yanındayız 40 çeşit lokum seçeneği ile bütün damak tatlarını müşterilerimizin hizmetine sunuyoruz” diye konuştu.
25’in üzerinde kahve seçeneği bulunduğunu da dile getiren Esen, ” Taze günlük cekilen 25 ten fazla kahve seçeneği ile kahve tiryakilerine yeni tatlar tattırmayı hedefliyoruz Taze yöresel ürünler pestil cevizli sucuk pekmez bal tahin helva gibi ürünlerimizle doğallık ilk amacımız Baharat çeşitleri Bitkisel ürünler Her yörenin kendine has kuruyemişleri ile hizmet vermekteyiz Kurutulmuş tropikal meyveler ve yanı sıra birçok kurutulmuş meyveler Bademli drajeler Çikolatalar İle Diyarbakır halkına hizmet vermekten gurur duyarız diyabet hastaları için darcınlı bademli  şeker  unutulmadı” dedi.
Kahve çeşitlerinin yanı sıra 40 çeşit lokum seçeneğinin de bulunduğunu anlatan Esen, “Mabel lc gibi dünya markaları çikolatalar Ve dökme çikolata belçika çikolatası ile hem damak tadınıza hitap ediyoruz hemde özel günlerinde müşterilerimizin yanındayız 40 çeşit lokum seçeneği ile bütün damak tatlarını müşterilerimizin hizmetine sunuyoruz duyarız” şeklinde konuştu.


EDİTÖRLER
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ

Gazete Manşetleri

TRT Haber Haberler