• Altın
  • Dolar
  • Euro
  • İstanbul °C
  • Ankara °C

Prematüre bebeklerde yaşama tutunma şansı yüzde 80’nin üzerine çıktı

Prematüre bebeklerde yaşama tutunma şansı yüzde 80’nin üzerine çıktı
Prematüre bebeklerde yaşama tutunma şansı yüzde 80’nin üzerine çıktı

Normal hamilelik döneminde 37 haftadan önce dünyaya gelen ve prematüre bebeklerin, geçtiğimiz yıllara nazaran hayatta kalma oranları yüzde 80’i geçti. Gelişen teknoloji sayesinde, bin 500 gram altındaki doğumların yüksek risk olarak görüldüğü dönemlerden, 500 gram doğan bebeklerin bile hayata tutunmayı başardığı dönemlere girildi. Yenidoğan ünitelerin artması ve yenidoğan yoğun bakım hekim sayının artması ile prematüre doğumlar risk olmaktan çıktı.

 

“Bin 500 gram altındaki doğumlarda, yaşama şansı çok düşüktü”

 

Konu ile ilgili İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Memorial Dicle Hastanesinde görevli Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mehmet Emin Günel, gebelikte doğacak bebeğin, doğum ağırlığının özellikle belirle standartların altında olmasının, doğum süresinin belirli süreden önce olmasının prematüre olarak değerlendirildiğini söyledi. Uzman Dr. Günel, “Biz bunu 37 hafta olarak sınırlandırmaktayız, alt grupları da olmakta. Prematüre bebekler daha çok 2 bin 500 gramın altındaki, 37 haftadan öncesi bebeklerimiz ve özellikle önem arz eden, bin 500 gramın altı olan çok düşük doğum ağırlıklı bebeklerimiz. Bunlarda yaşama şansı belirli oranlarda çok düşük. Çünkü bu bebeklerin doğumla beraber oluşan hastalıkları mevcut, bunlar da son derece hayati risk oluşturmakta. Geçmişte, yüzde 80’nin altında olan yaşama şansı, günümüz şartlarında artık yüzde 80’nin üzerine çıkmış durumda. Bu noktada özellikle dünya geneli ve ülkemiz için yenidoğan ünite sayısının artması, donanımın yükselmesi, hekimlerin daha tecrübeli olması, sayısı 300’ü geçen yenidoğan yoğun bakım uzmanlarının artık tüm bölgede hizmet veriyor olması ve tabi ki de teknoloji ile beraber gelişen cihazlara ulaşılabiliyor olması yaşam oranını yüzde 80’in üzerine çıkarmakta” dedi.

 

“500 gram doğup, hayata tutunan bebeklerimiz var”

 

Geçtiğimiz yıllara nazaran kadın doğum uzmanı hekimlerin, gebelik takiplerini bir takım farkındalıklarla daha iyi yaptığını aktaran Dr. Günel, konuşmasını şöyle sürdürdü:

 

“Bebeğin yaşama şansı doğumdan sonra değil, asıl olarak doğumdan öncesi belirlemektedir. Erken doğan bebeklerimizde maalesef karşılaştığımız gerek önlenebilir gerekse önlenemeyen birtakım sorunlar söz konusu. Bunlar özellikle nörogelişimsel gelişimler, işitme ve görme problemi. Bunlarda amaç tabi ki en aza indirmek. Daha öncesinden 850-750 gram doğan bebeklerde birtakım sık karşılaştığımız sorunlar, şu anda 500 gram doğup bir şekilde hayata tutunan, el verdiğimiz bebeklerde daha az karşılaşmaktayız. Prematüre doğumların engellenmesinde bir noktaya kadar dikkat edilirse oranlar azalabilir. Anne bu noktada öncelikle tabi ki gebe kalmayı düşündüğü andan itibaren bir hekim yardımına, kadın doğum uzmanı ile görüşmeye başlamalı. Sonrasında elbette ki doğal ve sağlıklı beslenmek ve yaşam şartlarını buna uygun hale getirmek prematüre doğumu engelleyecek temel faktörlerdir.”



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
DİYARBAKIR DA SEDA TOSUN RÜZGARI DİYARBAKIR DA SEDA TOSUN RÜZGARI

Diyarbakır da Seda Tosun Rüzgarı ,Mucize Filmi ve Kertenkele Dizisinin Baş Karakterlerinden Ünlü Oyuncu ve Manken Seda Tosun İle Sanatçı Eymen Adal Kendileri Gibi Oyuncu Olan Arkadaşları Miraç Can’ı Ziyaret Etmek İçin Diyarbakır’da Buluştular. Miraç Can Ergenekon’un Öğretmenlik Yaptığı HAS Kolejine de Ziyarette Bulunun Ünlü Oyuncular Öğrencilerin Büyük İlgisi ile Karşılaştı. Ünlü Oyuncu ve Sanatçıları Sürpriz Bir Şekilde Karşılarında Gören HAS Koleji Öğrencileri Şaşkınlıklarını Gizleyemediler. Jiyan Muaz Dündar, Kadir Boz ,Görkem Babayiğit Adlı Öğrenciler Muhabirimizle Yaptığı Röportaj da Neye Uğradıklarını Şaşırdıklarını , Tv de Hayranlıkla İzledikleri Oyuncuların Bir Anda Sınıflarına Girmesiyle Büyük Mutluluk Yaşadıklarını Dile Getirdi , Öğrenciler Bir Çok Dizi ve Film de Oyuncu , Senaryo Asistanlığı Aynı Zaman da Tiyatro Yönetmenliği Yapan Genç Öğretmenleri Miraç Can Ergenekon İle Aynı Okulda Olmanın Heyecan Verici Olduğunu Kendilerine Bu Sürprizi Yaptıkları İçin Okul Kurucu Müdürü Ayşegül Yeşilbaş ve İlkokul , Ortaokul Müdürleri Erol Kaplan İle Gülcan İnal’a Çok Teşekkür Ettiklerini Belirttiler.

VELİLER HAS KOLEJİNDEN FAZLASIYLA MEMNUN
Üst Düzey Kadro Gelişmiş İngilizce Eğitimlerinden Sonra Ünlü Oyuncu ve Sanatçıların da HAS Kolejini Ziyaret Etmesiyle Birlikte Prestijini En Üst Seviyelere Çıkaran HAS Koleji Kurucu Müdüresi Ayşegül Yeşilbaş Öğretmenlerinin Üst Düzey ve Tanınmışlıklarından Kaynaklanan Prestijlerinin Okula , Öğrencilere ve Velilere Verimli ve Olumlu Bir Şekilde Yansıdığını, Türkiye de ve Avrupa da Tanınmış Bir Çok Oyuncu ve Sanatçının HAS Kolejini Ziyaret Etmesinin Bölgemiz için de Gurur Verici Bir Tablo Olduğunu Belirtti . Yeşilbaş HAS Kolejinin Önümüzde ki Dönem Yoğun İlgi Nedeni İle Kayıtları Erken Başlatıp Erken Bitireceğini de Sözlerine Ekledi.

ESKİ DOSTLAR İŞ VE ZİYARET
Miraç Can ile Birlikte Altınay Çekimlerine Katılan Seda Tosun ve Eymen Adal Miraç Can’ı Öğretmenlik Yaptığı Okulda Ziyaret Etmeyi de İhmal Etmediler…

Dr.Yaman’dan Grip Uyarısı! Dr.Yaman’dan Grip Uyarısı!

Ergani Devlet Hastanesi Başhekim Yardımcısı Çocuk Uzm.Dr. İbrahim Halil Yaman, havaların soğumasıyla beraber soğuk algınlığı ve grip gibi viral enfeksiyonlara karşı uyarılarda bulundu.

Ergani Devlet Hastanesi Başhekim Yardımcısı Çocuk Uzm.Dr. İbrahim Halil Yaman, bağışıklık sistemi zayıf olan bireylerin viral enfeksiyonlara yatkınlığı yüksek olduğunu belirterek bağışıklık sistemini kuvvetlendirerek direnci arttırarak bu hastalıklarla baş edile bilineceğini vurguladı.

Bağışıklık sistemini yüksek tutmak için özellikle meyve ve sebzelerin tüketilmesi gerektiğini ifade eden Uzman Doktor İbrahim Halil Yaman, “Grip, virusların neden olduğu bir enfeksiyondur ve solunum yolu hastalıklarına neden olmaktadır. Zaman zaman dünya çapında salgınlara neden olabilmektedir. Grip virusları kuş veya memeli hayvan(domuz) kökenli olabilmektedir. 2009 yılında dünya çapında salgınlara neden olmuştur. Hastalık ağır seyirli olmamakla birlikte gebe kadınlar, yaşlılar, küçük çocuklar veya başka bir hastalığı olup vücut direnci düşük olanlarda ölümlere neden olmuştur. Grip virusları her yıl kendini yeni bir şekle sokarak hastalık yapma potansiyelini yenileyebilmektedirler. Küçük çocuklar hastalık için en büyük riske sahiptirler. Grip soğuk ayların hastalığıdır.

Yayılım solunum yolu damlacıkları yoluyla olmaktadır. Hastalık ani başlar ve ateş, kas ağrısı, titreme,,baş ağrıları , halsizlik ve iştahsızlık belirgindir. Burun akıntısı ve öksürük diğer bulgulardır. Ateş 2-4 gün sürer. Hastalık aile üyeleri arasında, okul odalarında ve kalabalık ortamlarda hızla yayılır. Grip hastalığında doktor kontrolünde kullanılan ilaçlar vardır. Grip hastalığının iyileşme oranı yüksektir. Grip tedavisinde istrahat ve yeterli sıvı alınması önemlidir. Grip aşısının en uygun zamanı ekim-kasım aylarında yapılmasıdır. 9 yaşından küçük çocuklarda ilk defa aşı yapılacaksa 1 ay sonra 2. doz aşı yapılır. Grip aşısı her yıl tekrarlanır. 6 ayını doldurmamış bebeklere yapılmaz. 3 yaş altındaki çocuklara yarım doz aşı yapılır. Yumurta allerjisi olanlarda allerjik reaksiyona neden olabilir” dedi.

Ergin’den Atilla’ya övgü dolu sözler Ergin’den Atilla’ya övgü dolu sözler

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Cumalli Atilla’nın Diyarbakır için yapmış olduğu çalışmalar hem vatandaşlar, hem işadamları, hemde siyasiler tarafından taktirle karşılanmaya devam ediyor. Sur Özergin İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Ergin, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Cumalli Atilla’nın çalışmaları hakkında övgü dolu sözler sarf ederek açıklamalarda bulundu.

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Cumalli Atilla’nın Diyarbakır İçin yaptığı çalışmaları bugüne kadar hiçbir belediye başkanının yapmadığını belirten Sur Özergin İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı İş adamı Süleyman Ergin, Atilla’nın çalışmaları hakkında bir açıklama yaptı övgüyle  söz etti. Sayın Cumali Atilla beyin Diyarbakır için gece gündüz demeden hizmet aşkıyla yandığını belirten Ergin, “Böylesi değerli halka kendini  adamış değerlerimize sahip çıkmamız bir insanlık görevidir ve  başkanımız Cumali Atilla  gece gündüz demeden elinden geleni Diyarbakırımıza ve halkımıza yapmaktadır yapmaya da devam ediyor. Böylesi güzel değerlere  bizlerde sonsuz teşekkür ediyoruz” diye konuştu.

Yakın zamanda sayın Başkanımız Cumalli Atilla’yı ziyaret edeceğini de belirten Ergin, “Sayın Cumali Atilla Başkanımız kurmuş olduğu  ekibi ile Diyarbakır’ı her geçen gün biraz daha güzelleştiriyor. Bizler Diyarbakır halkı olarak sabredersek Diyarbakır’ın daha çok güzelleşeceğini de göreceğiz. Sayın Başkanımız misafir perverliği ile güler yüzlülüğü ile sorunu  olan on binlerce insanın derdine çare bularak yardımcı olmuştur  ve halkımız tarafından sevilen bir değerdir. Bu yüzden en yakın zamanda kendisini makamında ziyaret ederek yapmış olduğu hizmetlerden dolayı birebir teşekkür edeceğim” dedi.

Diyarbakır için kim bir çivi dahi çakarsa o insana minnettar kalacaklarını da sözlerine ekleyen Ergin, “Sayın Başkanımız Cumali Atilla’beyde güler yüzlü asla kibirlilik olmayan sadece insanlık ve hizmet derdinde olan sıra dışı bir önemli değerdir, yani başta da dediğim gibi Diyarbakır’a bir şanstır. Göreve gelir gelmez  güzel şehrimize  halkımıza elinden gelen tüm imkanları seferber etmiştir, hele ki halkın gönlünde güzel bir yer almıştır ve binlerce insanın duasını almaktadır kim bu güzel ilimize bir çivi çakarsa bizde o insana minnettar kalırız” dedi.

Başkan Cumali Atilla’nın 2 Kasım 2016 tarihinde Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine atandığından bu yana Diyarbakır’ın hizmete doyduğunu da belirten Ergin, “2 Kasım 2016 tarihi itibariyle Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı’na atanan Sayın Cumali Atilla Bey’in hizmetlerinden bahsetmek istiyorum. Cumali Bey’in geldiği günden bu yana yaptığı hizmetleri anlatmakla bitiremeyiz. Bu hizmet fakir ve yoksul ailelere yapılan insani yardımlardır. Çok değerli Büyükşehir Belediye Başkanım sayın Cumali Atilla bey, göreve geldiği günden bu yana fakir ve yoksul ailelere sürekli yardımda bulunuyor. Bunun yanı sıra gördüğüm kadarıyla hizmetlerin ardı arkası kesilmiyor.

Ergin’den Atilla’ya övgü dolu sözler

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Cumalli Atilla’nın Diyarbakır için yapmış olduğu çalışmalar hem vatandaşlar, hem işadamları, hemde siyasiler tarafından taktirle karşılanmaya devam ediyor. Sur Özergin İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Ergin, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Cumalli Atilla’nın çalışmaları hakkında övgü dolu sözler sarf ederek açıklamalarda bulundu.

25 Ekim 2017 Çarşamba 09:21

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Cumalli Atilla’nın Diyarbakır için yapmış olduğu çalışmalar hem vatandaşlar, hem işadamları, hemde siyasiler tarafından taktirle karşılanmaya devam ediyor. Sur Özergin İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Ergin, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Cumalli Atilla’nın çalışmaları hakkında övgü dolu sözler sarf ederek açıklamalarda bulundu.

 Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Cumalli Atilla’nın Diyarbakır İçin yaptığı çalışmaları bugüne kadar hiçbir belediye başkanının yapmadığını belirten Sur Özergin İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı İş adamı Süleyman Ergin, Atilla’nın çalışmaları hakkında bir açıklama yaptı övgüyle  söz etti. Sayın Cumali Atilla beyin Diyarbakır için gece gündüz demeden hizmet aşkıyla yandığını belirten Ergin, “Böylesi değerli halka kendini  adamış değerlerimize sahip çıkmamız bir insanlık görevidir ve  başkanımız Cumali Atilla  gece gündüz demeden elinden geleni Diyarbakırımıza ve halkımıza yapmaktadır yapmaya da devam ediyor. Böylesi güzel değerlere  bizlerde sonsuz teşekkür ediyoruz” diye konuştu.

Yakın zamanda sayın Başkanımız Cumalli Atilla’yı ziyaret edeceğini de belirten Ergin, “Sayın Cumali Atilla Başkanımız kurmuş olduğu  ekibi ile Diyarbakır’ı her geçen gün biraz daha güzelleştiriyor. Bizler Diyarbakır halkı olarak sabredersek Diyarbakır’ın daha çok güzelleşeceğini de göreceğiz. Sayın Başkanımız misafir perverliği ile güler yüzlülüğü ile sorunu  olan on binlerce insanın derdine çare bularak yardımcı olmuştur  ve halkımız tarafından sevilen bir değerdir. Bu yüzden en yakın zamanda kendisini makamında ziyaret ederek yapmış olduğu hizmetlerden dolayı birebir teşekkür edeceğim” dedi.

Diyarbakır için kim bir çivi dahi çakarsa o insana minnettar kalacaklarını da sözlerine ekleyen Ergin, “Sayın Başkanımız Cumali Atilla’beyde güler yüzlü asla kibirlilik olmayan sadece insanlık ve hizmet derdinde olan sıra dışı bir önemli değerdir, yani başta da dediğim gibi Diyarbakır’a bir şanstır. Göreve gelir gelmez  güzel şehrimize  halkımıza elinden gelen tüm imkanları seferber etmiştir, hele ki halkın gönlünde güzel bir yer almıştır ve binlerce insanın duasını almaktadır kim bu güzel ilimize bir çivi çakarsa bizde o insana minnettar kalırız” dedi.

Başkan Cumali Atilla’nın 2 Kasım 2016 tarihinde Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine atandığından bu yana Diyarbakır’ın hizmete doyduğunu da belirten Ergin, “2 Kasım 2016 tarihi itibariyle Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı’na atanan Sayın Cumali Atilla Bey’in hizmetlerinden bahsetmek istiyorum. Cumali Bey’in geldiği günden bu yana yaptığı hizmetleri anlatmakla bitiremeyiz. Bu hizmet fakir ve yoksul ailelere yapılan insani yardımlardır. Çok değerli Büyükşehir Belediye Başkanım sayın Cumali Atilla bey, göreve geldiği günden bu yana fakir ve yoksul ailelere sürekli yardımda bulunuyor. Bunun yanı sıra gördüğüm kadarıyla hizmetlerin ardı arkası kesilmiyor.

Bütün yollar asfaltlanıyor, tabiri caizse yollar kaymak gibi oldu, refüjler çiçeklerle donatıldı. Çiçek şehrine dönen Diyarbakırımızda artık hizmet geliyor. Bu da değerli Başkanımız Cumali Atilla Bey’in sayesindedir. Öyle bir insan ki kendisi herkes kendisine rahatlıkla ulaşabiliyor. Bunun yanı sıra değerli başkan göreve geldiğinden bu yana, taziyelere gider, hastanelere hasta ziyaretlerine gider, gecenin geç saatlerine kadar halkın yanında bulunur, engelilerin sorunlarına çözüm getirir, STK’ları dinler, kapısını açık tutar, mezarlıkları düzeltti velhasıl kelam sayamadığım bir çok hizmete imza attı ve atmayada devam ediyor.

Bizede hizmet eden, insana insanca değer veren başkanlar lazım. Örnek insan böyle bir profili olmalıdır. Kibir yok insanları din dil ırk ayırımı yapmaz kapınsa gideni ağırlar kapıya kadar eşlik eder büyük bir misafirberverlik gösterir. Bize hizmet eden, insana insanca değer veren başkanlar lazım. Örnek insan böyle bir profili olmalıdır” diye konuştu.

Diyarbakır’da doktora fiziksel şiddet Diyarbakır’da doktora fiziksel şiddet

Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görevli Çocuk Hastalıkları Uzmanı Doç.

Dr. Mehmet Nuri Özbek, hasta yakınlarının fiziksel saldırısına maruz kaldı. Doç. Dr. Özbek, bu tür olayların insanlara yardımcı olabilme isteğini körelttiğini ifade etti.

 

Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesine bağlı Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi Kliniğinde geçtiğimiz cuma günü hasta vizitesi sırasında çıkan tartışmayı yatıştırmak için araya giren Çocuk Hastalıkları ve Çocuk Endokrin Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Nuri Özbek, hasta yakınlarının fiziksel saldırısına uğradı. Kaşı patlayan Özbek’e yapılan saldırıya ilişkin Tabipler Odası’nda basın açıklaması yapıldı.

 

Saldırıyı kınayan Türk Tabipler Birliği Merkez Konseyi üyesi Dr. Şeyhmus Gökalp, her iki sağlıkçıdan birinin saldırıya uğradığını belirtti. Giderek yaygınlaşan şiddet olgusu ile baş etmek gerektiğini ifade eden Gökalp, “Sorun çözme yöntemi olarak giderek yaygınlaşan şiddet olgusu ile mutlaka baş etmemiz gerekir. Çünkü toplumsal olarak enerjimizi, birikimimizi heba etmekte, insanlar arasındaki ilişkiyi bozmakta ve toplumsal yaşamı çürütmektedir. Toplumdaki şiddet eğiliminden de beslenen sağlıktaki şiddetin sıklığı ise artık can yakıcı haddeye varmış durumdadır. En az her iki sağlıkçıdan birisi şiddete maruz kalmaktadır. Sağlıktaki şiddet olgusu tek başımıza biz hekimler ve sağlıkçılar faturasını ödemek istemiyoruz. Bu anlamda tüm ilgili kişileri, kurumları, siyasetçileri, yöneticileri ve toplumun bütün kesimini sağlıkta şiddet konusunda duyarlı olmaya ve çözüm bulmaya çağırıyoruz. Aksi halde toplumsal olarak bir çürüme yaşayacağız ve bu çürüme toplumun bütün kesimlerine sirayet eder. Çürüme topluma bulaştı mı bir kere yönetici, doktor vesaire ayrımı yapmaz. Bütün toplumu aynı anda çürütür. Unutmayalım ki hekimlerine güven duymayan toplumlar, saygıda sevgide hekimlerine kusur işleyen toplumlar saygınlıklarını kaybetmeye mahkumdurlar” dedi.

 

“Sağlık çalışanlarına hakareti hak olarak görüyorlar”

 

Çocuk Hastalıkları ve Çocuk Endokrin Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Nuri Özbek, en büyük sorunun hasta yakınlarının sağlık çalışanlarına hakareti hak olarak görmesi olduğunun altını çizdi. Özbek, “Klinik içerisinde hemşirelerle yayılan bir tartışmadan dolayı ben devreye girdim. Hasta sahibinin hemşireye hakaret etmeye başlaması, ben şöyle yaparım falan gibi hakaretlere başlaması sonrası, hatta hemşirelere yönelmiş içeriden ses duymam üzerine ben çıktım. Ondan sonra herkese hakaret eden, küfür den bir insan tipi tabi ister istemez olaya müdahil olduk. Meğer onların tanıdıkları da varmış o arada bir arbede yaşadık. Sorun sağlık çalışanlarına her türlü hakareti yapma hakkını kendilerinde görmelerinden kaynaklı. Normalde çalışma ortamına bulunmaması gerekenler, zamanında orada olmaması gerekenlerin orada olması bu olayları kolaylaştırıyor. Konuyla ilgili adli sürecin başlatıldı. Bu tür olaylar insanı üzüyor. İnsanın hizmet yapma duygusunu köreltiyor. Ona üzülüyorum zaten. İnsanlara yardımcı olabilme, sağlık sorunlarını çözebilmeye olan isteğinizi köreltmeleri aslında en büyük sıkıntı bence. Toplumun bunu çok ciddi düşünmesi lazım” diye konuştu.

Altaç’tan Kerkük açıklaması Altaç’tan Kerkük açıklaması

Altaç, yaptığı yazılı açıklamada, Irak Ordusu ile Mesut Barzani’ye bağlı güçlerin arasındaki gerginliğin çözümünün müzakerelerle olmasının önemli olduğunu belirterek, kimsenin bölgeyi kaosa sürüklemenin hakkı olmadığını kaydetti. Türkiye’nin Kerkük ile tarihsel olarak bağı olduğunu, bölgenin bir bataklığa dönüşmesi halinde herkesin etkileneceğini ifade eden Altaç, “Sorunun çözümü diyalogdan geçer. Kerkük çok hassas bir şehir. Uluslararası hukuk ile bölgesel barış ve güvenliği hiçe sayılamaz. Ortadoğu’yu ve bölgeyi istikrarsızlaştıracak adımlara karşı herkes dikkatli olmalıdır. Hiçbir sorun şiddet ve gerginlikle çözülmez, tek çözüm yol diyalog ve karşılıklı anlayıştır. En büyük temennimiz bölgede barış ve istikrar ortamının tesis edilmesidir” dedi.


EDİTÖRLER
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ

Gazete Manşetleri

TRT Haber Haberler