Önce emekli edildi, sonra ödenen paralar istendi

Önce emekli edildi, sonra ödenen paralar istendi
Önce emekli edildi, sonra ödenen paralar istendi

Diyarbakır’da 3 yıl önce emekli olan ve emekliliğinin iptal edildiği şeklinde SGK’dan gelen yazı üzerine büyük şok yaşayan vatandaş, mağduriyetinin giderilmesini istedi.

Diyarbakır’da 3 yıl önce emekli olan ve emekliliğinin iptal edildiği şeklinde SGK’dan gelen yazı üzerine büyük şok yaşayan vatandaş, mağduriyetinin giderilmesini istedi.

Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde yaşayan 6 çocuk babası 52 yaşındaki Mehmet Bilen, 2015 yılında emekli oldu. Aradan geçen 3 yılın ardından emekliliğinin iptal edildiğini öğrenen Bilen, büyük şaşkınlık yaşadı. İsim benzerliği sonucunda başkasının emeklilik günü bir kurum tarafından hatalı olarak Mehmet Bilen’in gününe eklendiği 3 yıl sonra tespit edildi. Emeklilik iptalinin ardından Mehmet Bilen’den 3 yılda aldığı 47 bin lira maaşı geri ödemesi istendi.

“Emekli oldum, 3 yıl sonra ‘Pardon’ yanlışlık yapmışız dediler”

Kurum hatası hayatının şokuna mal olan Mehmet Bilen mağduriyetinin bir an önce giderilmesini istedi. Bilen, emekli olduğunu ve 3 yıl sonra gelen bir yazı ile pardon yanlışlık oldu denildiğini belirterek, “2015 yılında emekli oldum, dosyamı içeri vermiştim 3 ay sonra emekliliğe hak kazandım. Herhangi bir hile yapmadım, bütün prosedürü yerine getirdim. Aradan 3 yıl geçtikten sonra emekliliğimin iptal olduğunun haberini aldım. Gerekçe olarak SGK’nın yaptığı bir hata, başka birinin isim benzerliğinden dolayı günü benim günüme eklendiği için iptal olmuş. Müdürün kendisi bir madde bulduklarını söyledi, bu madde üzerinden emekliliğin devam edecek dedi. Bende bankadan 10 bin lira kredi çektim şuan o kredi 20 bin lira oldu hatta icraya girecek. 1 Eylül’de aradılar o maddede kabul olmamış emekliliğim hepten iptal oldu. Emekliliğim iptal olduktan sonra, bana 47 bin lira borç çıkarmışlar, 3 yıl boyunca aldığım maaşın borcu. Ben 6 çocuk babasıyım, hepsi de öğrenci ben bu çocukları şimdi nasıl okutayım. Benim burada suçum günahım yok devletin buna çözüm bulması lazım. Ben mağdur bir insanım, devlet büyüklerime sesleniyorum bu mağduriyetimi gidersinler. Şuanda ailecek psikolojimiz bozuldu, 6 yaşındaki kızım gelip bana baba artık maaş alamayacak mısın diyor. Yazık günah değil mi bize? Kurumun hatası diyorlar ama yapılacak bir şey yok, kurumun hatası benim burada suçum ne? İşsizim, çocuklarım hepsi öğrenci artık onları okula göndermeyeceğim. Geçen okuldan beni çağırdılar, çocuğumun forması olmadığından dolayı dersten çıkarmışlar, 180 liraya olan formayı alamadım. Mahkemeye dilekçemi verdim, bana yapılan haksızlıktan dolayı suç duyurusunda bulundum” dedi.

“Mehmet Bilen dokümanda başkasına ait 500 güne ses çıkarmadı”

SGK yetkilileri ise Mehmet Bilen’in 3 yıl önce Diyarbakır’dan başvuru yaparak daha önce çalıştığı Sakarya’dan günlerini isteyerek emeklilik başvurusunda bulunduğunu söyledi. Sakarya’dan çıkarılan günler arasında isim benzerliği olan diğer Mehmet Bilen’e ait 500 gün de emekli olan Mehmet Bilen’in dokümanlarına yansıdı. Yetkililer, emekli olan Mehmet Bilen’in aldığı dokümanlarda kendi çalışması olmayan 500 günü görmesine rağmen sessiz kaldığını, Sakarya’dan gelen günlerle birlikte emekli edildiğini dile getirdi. Yetkililer daha sonra diğer Mehmet Bilen’in Sakarya’da başvuru yapması sonucu isim benzerliğinden dolayı 500 günün emekli olan Mehmet Bilen’e kaydığının tespit edildiğini söyledi. Bunun üzerine emekli olan Mehmet Bilen’in çağrılarak durumun izah edildiğini kaydeden yetkililer, yapılan tüm uğraşlara rağmen emekli olan Mehmet Bilen’e bir formül bulunamadığı için emekliliğinin iptal edildiği belirtti. Ayrıca yetkililer bu durumun SGK’dan kaynaklanmadığını, emekli olan Mehmet Bilen’in başkasına ait günlere ses çıkarmamasından kaynaklandığını ve bu durumun görevlileri uyarmamasından dolayı yaşandığını ifade etti.



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Fırat Mahallesi Muhtar Adayı Altındağ durdurak bilmiyor Fırat Mahallesi Muhtar Adayı Altındağ durdurak bilmiyor

31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlerde Diyarbakır’ın merkez ilçesi olan Kayapınar ’a bağlı Fırat Mahallesi’nden muhtar adayı olan Ali Altındağ, durdurak bilmeden seçim çalışmalarını sürdürüyor.

Diyarbakır’ın merkez ilçesi olan Kayapınar’a bağlı Fırat Mahallesi’nden muhtar adayı olan Ali Altındağ seçim çalışmaları kapsamında esnaf ve ev gezilerini aralıksız bir şekilde sürdürüyor. Diyarbakır’ın Bağlar İlçesi Kaynartepe Mahallesi’nde doğan ve ambalaj sektöründe esnaflık yapan Diyarbakır Ticaret Odası yönetiminde de görev yürüten Muhtar Adayı Ali Altındağ muhtarlık yarışında açık ara önde gidiyor.  


“SEÇMENLERİME LAYIK BİR MUHTAR OLACAĞIM”  

10 binden fazla vatandaşla görüşen ve desteklerini istediğini belirten Fırat Mahallesi Muhtar Adayı Ali Altındağ, “Hizmet için varız, mahallemizde çok sorunlar var ve mahallemiz sorun yumağı haline gelmiş. Halkımızın gönlünü almamız lazım hizmeti kapılarına götürmemiz lazım dini dili ırkı ne olursa olsun hiç kimseyi yadırgamamız lazım. Halkımıza hizmet bizler için onurdur derdimiz hizmettir insanlıktır el birliği ile ben değil hep birlikte güzel hizmetler yapacağız.  

Şuana kadar 10 binden fazla yakınımız, dostumuz, arkadaşımız .mahalle sakinleri ve halkımız ile görüştüm kendilerinden destek istedim. İnşallah kendileride bana sahip çıkarlar bende kendilerine layık olmaya çalışacağım. Esnaftan ilgi çok fazla kolay kolay kimse kırmıyor seni muhtar yapacağız söylüyorlar Allah razı olsun tüm dostlardan kısmetse muhtar oluruz” diye konuştu. 

İşadamı Böçkün’den Yeni Zelanda’da da ki terör saldırısına tepki İşadamı Böçkün’den Yeni Zelanda’da da ki terör saldırısına tepki

Bkn Yol İnşaat Kuyumculuk Elektrik hafriyat nak.san.ve tic.a.ş. yönetim kurulu başkanı iş adamı Şeyhmus Böçkün, Yeni Zelanda’nın Christchurch kentinde iki camiye düzenlenen terör saldırısına tepki gösterdi.


Bkn Yol İnşaat Kuyumculuk Elektrik hafriyat nak.san.ve tic.a.ş.yönetim kurulu başkanı Şeyhmus Böçkün, 50 kişinin hayatını kaybettiği saldırıyı yaptığı basın açıklamasıyla kınadı.  
 
“Yeni Zelanda’nın Christchurch kentindeki saldırıda hayatını kaybedenlerin yakınlarıyla dayanışma duygularımızı ifade ediyor ve şehit olan mazlum Müslüman kardeşlerimizin ailelerine başsağlığı diliyoruz. Dualarımız Cuma günü gerçekleşen hain terör saldırısında hayatını kaybeden ve yaralanan Müslüman kardeşlerimizle! Teröre lanet olsun” ifadelerini kullandı. 
 

CHP’nin Meclis üyesi adayı Halil Aghan: İş, aş ve demokrasi için adayım CHP’nin Meclis üyesi adayı Halil Aghan: İş, aş ve demokrasi için adayım

Diyarbakır’ın Yenişehir Belediye Meclis Üyesi birinci sıra adayı Halil Aghan, “Diyarbakır’a hizmet etmek ve iş, aş ve demokrasi için adayım” dedi.

31 Mart’ta gerçekleşecek olan seçimlerde Diyarbakır’ın Yenişehir İlçe Belediyesi Meclis Üyeliği’ne Cumhuriyet Halk Parti’den birinci sıra adayı olan Halil Aghan, seçim çalışmalarını tüm hızıyla sürdürüyor. Diyarbakırlı olan ve Diyarbakır’da uzun yıllardır esnaflık yapan Cumhuriyet Halk Partisi Yenişehir Belediyesi birinci sıra meclis üyesi adayı Halil Aghan, CHP Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan Adayı ağabeyim Veysi Aghan ile birlikte Diyarbakır’da yerli aday olan kişiler olduklarını söyledi.  

“DİYARBAKIR’IN TEK YERLİ ADAYLARIYIZ” 

Aghan, “Ben ve CHP Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Veysi Aghan Diyarbakır’ın tek yerlisi olarak biz olduğumuzu düşünüyorum. Uzun yıllar Diyarbakır’da bay bayan kuaförlüğü yaptım berber kuaför esnaf odası ve Diyarbakır ASKF’de yöneticilik yaptım. Önümüzdeki belediye seçimlerinde Yenişehir il encümen 1. Sıra CHP’den adayım. Gerçek bir Diyarbakır sevdalısı olarak memleket ime faydalı olmak istiyorum tek amacım Diyarbakırımıza hizmet etmek aş iş ve demokrasi için katkıda bulunmak istiyorum bütün dostlarımın desteğini bekliyorum” dedi. 

“DİYARBAKIR’A HİZMET ETMEK BİR ONURDUR” 

Diyarbakır’a hizmet etmenin kendisi için bir onur olduğunu da sözlerine ekleyen Aghan, “Diyarbakır evliyalar şehridir insanlık şehridir bu güzel kadim şehrimize hizmet etmek bizler için onurdur halkımızı seviyorum insanlığı seviyorum. Diyarbakır yerlisi olarak hizmet etmek istiyorum dini dili ırkı ne olursa olsun hiç kimseyi ötekileştirmeyin herkes bizim için aynıdır derdimiz makam değil derdimiz halkımıza hizmettir insanlığa hizmettir hizmet için yola çıktık ve Allahın izni ile başaracağız. Dostlarım akrabaların yakınlarım ve akrabalarımdan ,arkadaşlarımda destek istiyorum 1 oy vermeleri beni mutlu edecektir diyarbakırımıza insanlık şehrimize  hizmetin en iyisin yapacağımdan hiç kimsenin şüphesi olmasın  elbirliği ile çok güzel hizmetler yapacağız” diye konuştu. 

“SORUNLARA ÇÖZÜM GETİRECEĞİZ” 

Toplumun her kesimine hizmet götüreceklerini ve herkesin sorunlarına çözüm için mücadele edeceklerinin sözünüde  veren Aghan, “Memururumuzun, işçimizin, emeklimizin, engelli kardeşlerimizin, dul ve yetimlerin, emeklilerimizin, çalışan emekçimizim yanlarında olacağız. Bütün bu kardeşlerimizin sorunlarına az veya çok çözüm getireceğiz. Bizler düşenin dostu olacağız. Bu kutlu yolda bütün dostlarımın ve Diyarbakır halkının desteğini bekliyorum” dedi.

HABER:YILMAZ ACU

‘BU KENT SAHİPSİZ’ ‘BU KENT SAHİPSİZ’

Seçim çalışmaları kapsamında gazetemizi ziyaret eden Büyükşehir Bağımsız Belediye Başkan adayı Hamdusena Acun, kentin sahipsiz bir kent olduğunu iddia ederek, “Kentin sahipsizliğini ortadan kaldıracak bir anlayış ortaya koyacağız, birlikteliğin sesi olmaya çalışacağız” dedi.

Rıdvan KÖSEN/YENİGÜN ÖZEL

DİYARBAKIR YENİGÜN – 31 Mart Yerel seçimlerine sayılı günler kala Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi için partili adayların yanı sıra bağımsız belediye başkanları da yarışıyor. Yerel seçim çalışmaları kapsamında Büyükşehir Bağımsız Belediye Başkan adayı Hamdusena Acun gazetemizi ziyaret etti. Diyarbakır’da esnaflık yapan Acun’un kente dair hayalleri var. Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Osman Ergün ile görüşen Acun adaylığına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak projelerini anlattı.

 “Kente sürekli çamur atılıyor”

Adaylığına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Acun, “Biz bu yola baş koyduğumuzda ne bir tarikatın ne bir cemaatin ve ne de bir ideolojinin adayı değiliz. Bizim bu kent ile ilgili hayallerimiz var. Hayallerimiz gerçekleştirebilecek en iyi alanın siyasi alan olduğunu gördük. İlk olarak bu kentin sahipsizliğini ortadan kaldıracak bir anlayış ortaya koyduk. İdeolojilerimiz, inançlarımız farklı olabilir ama hepimiz bu kentte yaşayan vatandaşlarız. Bu çerçevede de el ele verip bu kentin bu sahipsizliğini giderecek potansiyele sahibiz. Araştırmalarımızda bu kentin unvanıyla beraber kente ait birçok değerin başka kentler tarafından sahiplenmiş olduğunu gördük. Kentin sahipsizliğinden kaynaklı kente devamlı türlü çamurlar atılıyor. Bu sahipsizlikten kaynaklı bir birlikteliğin olması için biz ses olmaya çalışıyoruz. Bizim burada bir insanın siyasetçi olabilmesi için arkasında bir ideolojinin olması lazım. Biz ise bu kentte tarafsız ve bağımsız bir anlayışın egemen olabileceğine inanıyoruz. Yeter ki insanların gönlüne dokunabilelim. Biz sesimizi bu halka duyurabilsek bu halkın geleceğini şekillendirebiliriz” ifadelerini kullandı.

“20 dönüm araziye dünya haritasını yapacağız”

Projelerinin ilgiyle karşılandığını dile getiren Acun projelerini şu şekilde anlattı; “Kanal Diyarbakır diye mega bir projemiz var. Kadınlara, çocuklara, esnafa, istihdama dönük fabrikalaşmaya ve bu kentin sporuna kadar bütün alanlar için projelerimiz var. Bazı insanlardan muazzam tepkilerle karşılaşıyoruz. Bazı insanların da bu projelerden haberi yok. Kanal Diyarbakır projemizde mevcut bir dereyi porsuk çayını örnek olarak Dicle nehri ile deve geçidindeki köprüde minnia Diyarbekir, minnia Mezopotamya, minnia Dünya, içinde uzay evinin olabileceği çocukların teleskop ile gökyüzünü inceleyebileceği bir minnia ve dünyanın doğuşundan bu yana var olan bütün taşıma araçlarının minniasını yapacağız çocuklar orada onu görecekler. 20 dönüm araziye dünya haritasını yapmayı düşünüyoruz. Haritada her ülkenin sınırları kaldırımlar ile belirlenecek, vatandaşlar o kaldırımlarda gezerken dünyanın farklı gelenekleri tarihlerini tarihi yerlerinin minyatürünü görecekler. Hayvanat bahçesinden, bütün meyve ağaçlarının olduğu bir bahçe de yapacağız. Son olarak, geleceğin sporu olacağına inandığımız Survivor parkını yapacağız. Projelerimiz maliyetli olmayıp kendi kendini finanse edebilme özelliklerine sahip projelerdir.”

“Kentin ciddi sıkıntıları var”

Bölge insanının istihdam sıkıntısını ve var olan sorunlarını giderebilme konusunda projeler ürettiklerini ifade eden Acun, “Kentimizde ciddi ekonomik sıkıntılar var. Küçük esnaflardan tutun büyük işyerlerine kadar herkes şuan ekonomik olarak çok zor durumda. Bunun için de kırklar dağı projemiz var. Kırklar dağını, ideolojiler sokağı, 33 medeniyetin sokağı, dünya medeniyetler sokağı ve inanç sokağı olarak 4 sokak yapmayı düşünüyoruz. Burada da çocuklarınızla gezinirken çocuklarımız dünyadaki ideolojilerden, inançlardan, medeniyetlerden haberdar olacak. Biz küçükken kız çocuklarına barbie bebek, erkek çocuklarına oyuncak silah verilirdi. Biz çocuklarımızın daha geniş dünyaları hayal edebilmelerine yardımcı olacak oyuncaklar vereceğiz. Belki yılsonunda belki de ilk 6 ayda çocuk alacağı o oyuncakları kıracak ama yeni bir şey keşfedecek. Biz o çocuklara daha temiz hayaller kurabilmesi için, onlara dünyayı, tarımı, hayvancılığı ve uzayı hayal edebilmesi için çalışacağız. Hangisi neyi merak ediyorsa onun üzerinden hayallerini kursun. Çünkü çocuk hayal kuracak ki onun peşinden koşsun. Şu anda maalesef çocukları oyuncaklar cezp etmiyor, çünkü sanal medya, akıllı telefonlar, ve teknoloji var. Çocukların vücutları elektronik kokuyor.  Bu yüzden bir Projemiz de Dünya’nın ve Avrupa’nın en büyük bağımlılıkla mücadele ve rehabilitasyon merkezini kurmak. Bölge insanımız 30, 40 yıllık var olan savaştan kaynaklı bir psikolojik bunalım yaşıyor. Destek alabilecekleri bir merkez açacağız. Çok harika bir tesis olacak; evcil hayvanların olabileceği, havuzu, spor tesisleri, psikoloji iyileştirecek kitapları, belgeselleri, kırılmaz camlardan güvenlik gibi aktiviteleri barındıracak” diye konuştu

“Oyunuzu ya kendinize ya da bana verin”

Projeleri arasında suru dolaşabilme imkânının doğacağı teleferiği yapacaklarını belirten Acun sözlerini şu şekilde tamamladı; “Belediye başkanları sadece temizlik yapmamalı, belediyeler her alanda olmalı. Alan dışında da belediye başkanının çalışması lazım. Eğer Diyarbakır’da bir uzay üssü kurulsa, belediye başkanının gidip onu incelemesi lazım. Aynı zamanda camiler imamların yan gelip yatma yeri olmayacak. Şuan Allah’ın evi dediğimiz camiler sadece Cuma günleri, Cuma namazı vakti açık. Bizim düşüncemiz camiler 24 saat açık kalacak. Bir gece bekçisi ve gündüz nöbetçisi tutacağız ve tuvaletler de ücretsiz olacak. Orada dışarı da kalan insanlar için barınma yapılacak. Aş evi olacak. Rencide edilmeyecek şekilde insanların ekmek bırakabilecekleri askılar olacak. Engelli vatandaşların ibadetleri daha rahat yapabilmeleri için kolaylıklar sağlanacak. Bizim 21 katlı kent terası diye bir projemiz var. Her katta Diyarbakır’ın kültürünü tarihini tanıtacak ve en üst katta da suru dolaşacak teleferik durağı olacak. Teleferik bu 21 kattan, kırklar dağına oradan tıp fakültesine gidecek. Bizim projelerimizden bir tanesi de 5 yıl boyunca lükse dayalı hiçbir imar planına izin verilmeyecek. Son olarak halkımıza dostlarımıza sloganımızla seslenmek istiyorum “Oyunuzu ya kendinize ya da bana verin.” Lütfen bu kenti benden daha fazla sevin benden daha fazla sahiplenin.”


13 yıllık kan davası barışla sonuçlandı 13 yıllık kan davası barışla sonuçlandı

Diyarbakır’ın Lice ilçesinde iki aile arasında 2006 yılında arazi anlaşmazlığı nedeniyle çıkan kavgada 2 kişinin ölümüyle başlayan husumet, Vali Hasan Basri Güzeloğlu’nun girişimleriyle 13 yıl sonra barışla sonuçlandı.

Diyarbakır’ın Lice ilçesinde iki aile arasında 2006 yılında arazi anlaşmazlığı nedeniyle çıkan kavgada 2 kişinin ölümüyle başlayan husumet, Vali Hasan Basri Güzeloğlu’nun girişimleriyle 13 yıl sonra barışla sonuçlandı. 


Diyarbakır’ın Lice ilçesi Tepe köyünde 2006 yılında Dağman ve Yıltaş aileleri arasında arazi anlaşmazlığı nedeniyle çıkan kavgada 2 kişi hayatını kaybetmişti. Diyarbakır Valisi Hasan Basri Güzeloğlu’nun ilçede kanaat önderleriyle buluşma gerçekleştirdiği ziyarette iki taraf arasında süren husumetin barışla sonlanması için İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Mustafa Başoğlu, Lice Kaymakamı Abdulkadir Çelik ve kanaat önderi Sait Özşanlı’nın oğlu İsmail Özşanlı’ya ailelerle görüşme yapmalarını istedi. İki tarafla yapılan görüşmelerin ardından aileler barışmayı kabul etti. 

Vali Güzeoğlu’nun ev sahipliği ile bir düğün salonunda barış yemeği verildi. Yemeğe Vali Hasan Basri Güzeoğlu’nun yanı sıra AK Parti Diyarbakır Milletvekili Oya Eronat, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcısı Kamil Erkut Güre, Jandarma Bölge Komutanı Tümgeneral Halis Zafer Koç, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Mustafa Başoğlu, İl Emniyet Müdürü Tacettin Aslan, Dağman ve Yıltaş ailelerinin fertleri katıldı. Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan barış töreninde Vali Hasan Basri Güzeloğlu, bu tabloyu gördüğünden dolayı çok mutlu olduğunu dile getirerek barışa, selamlığa, esenliğe katkıda bulunan herkese teşekkür etti. 

Vali Güzeloğlu, “Şüphesiz güvenlik görevlileri, devletin güçleri vardır ama asıl olan herkesin vicdanında muhasebeyi yapmak zorunda olması, yanlışa yanlış demek, doğrunun yanında yer alabilmek. Hele bu yanlışların en büyüğü bugün hayırla sonuçlandığı gibi haksız yere bir can almak. Ama bunun daha büyüğü bu yanlışın üzerinde ısrar etmek. Daha vahimi bu yanlışa, yanlışlığı katmaktır. Bu yanlışların üzerine gidilmeli şimdiki gibi hamd olsun barış temin ve tesis edilmelidir. Bu tablonun sergilenmesinden büyük bir mutluluk duyuyorum. Barışa, selamlığa, esenliğe katkıda bulunan herkese selam olsun diyorum.” dedi. 

İki tarafın barışması açısında büyük çaba sarf eden ve her iki tarafla sürekli iletişim halinde olan İsmail Özşanlı ise daha önce babasının aynı aileyle görüştüğünü ancak o dönem barış olayının gerçekleşmediğini ifade ederek, “Vali Bey’in talimatı üzerine ailelerle görüştük. Bu olayda 2 kişi hayatını kaybetmişti. Aileler çok şükür barışmayı kabul etti. 13 yıldır devam eden husumeti bugün barışla sonuçlandırıyoruz” diye konuştu. 


Konuşmaların ardından kan davalı iki aile Kur’an-ı Kerim altından geçerek tokalaştıktan sonra birbirleriyle barıştı. 

Doç.Dr Çoksüer’den 14 Mart Tıp Bayramı mesajı Doç.Dr Çoksüer’den 14 Mart Tıp Bayramı mesajı

Kadın Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Hakan Çoksüer, 14 Mart Tıp Bayramı nedeniyle bir mesaj yayımladı. Doç.Dr. Çoksüer, sağlık hizmetinin doğuştan kazanılmış insani bir hak olduğunu kaydetti.

Çoksüer mesajında, “İnsan sağlığının korunması, mevcut sağlık sorunlarının giderilmesi tüm insanlığın ve toplumun önemli hedeflerinden biridir.

Sağlıklı bir hayat insanların vazgeçemeyeceği temel bir haktır. İnsanların daha sağlıklı, daha mutlu yaşam sürmesine hizmet etmeyi amaçlayan tıp bilimi, geçmişten gelen tüm birikimleri de kullanarak sürekli ilerleme içinde olmuştur. Sağlık hizmetleri alanında yürütülen çalışmalar ülkelerin gelişmişliği ve kalkınmışlığı bakımından önemli bir göstergedir. Sağlık hizmetlerinin en üst seviyeye çıkartılması ve toplum sağlığının güvence altına alınması sosyal devlet anlayışının gereği olarak benimsenmiştir.

Gerek ülkemizde gerekse ilimizde, sağlık alanında önemli çalışmalar yapılmış ve yapılmaya devam edilmektedir. Bütün sağlık çalışanlarımız, hastalarımıza gerekli ilgi ve bakımın yanında onları biran önce eski sağlıklarına kavuşturmak için her türlü gayreti göstererek, özverili bir şekilde bu zor görevi ifa etmektedirler. Bu düşüncelerle sağlık hizmetlerinin her alanında fedakarca çalışan başta hekimlerimiz olmak üzere, tüm sağlık çalışanı meslektaşlarımın 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutluyor, kendilerine sağlıklı günler diliyorum” ifadelerini kullandı. 


EDİTÖRLER
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Kategori Seçin:
Kategori Seçin:

Gazete Manşetleri

TRT Haber Haberler