Lice’nin ilk modern taziye evi temeli atıldı

Lice’nin ilk modern taziye evi temeli atıldı
Lice’nin ilk modern taziye evi temeli atıldı

Diyarbakır’ın Lice İlçesinde ilk modern taziye evi temeli atıldı.

Lice Kaymakamı ve Belediye Başkanı Abdulkadir Çelik, yapımına başlanan taziye evi projesinin temel atma törenine katıldı.

 

Temel atma törenine Kaymakam Abdulkadir Çelik katıldı. Açılışta konuşan Kaymakam Çelik, Belediyeciliğin sadece yol yapımı ve kentin temizliği olmadığını, bunun yanında halkın manevi ihtiyaçlarını da karşılamak gerektiğini ifade etti. Çelik, ”Taziye kültürü büyüklerimizden bize kalan bir mirastır. Bizler de bu değeri gelecek nesillere aktararak yaşatılmasını amaçlıyoruz. Lice’de modern anlamda bir taziye evine ihtiyaç vardı. Bu anlamda halkımızdan gelen talepleri değerlendirerek Müminağa mahallemizde modern bir taziye evi inşaatına başladık. 900 Metrekare Kurulu alana sahip olacak olan taziye evinin içerisinde kadın ve erkekler için ayrı salon, gasil hane, morg ve kuran kursu yer alacak. En kısa süre içerisinde çalışmaları tamamlayarak halkımızın hizmetine sunacağız.” dedi.



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
İşadamı Karakuş: Cumhurbaşkanımız Diyarbakır’a sahip çıkıyor

Diyarbakır’da Valilik tarafından yapılacak ve kentin bir çok yerinde ilk kez düzenlenecek olan Gençlik Festivaline katılmak için gelecek olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve beraberindeki heyetin Diyarbakır’da mutluluk yarattığını söyleyen Karakuş Gold Group Yönetim Kurulu Başkanı Şeyhmus Karakuş, “Cumhurbaşkanımız Diyarbakır’a sahip çıkıyor” dedi.

Karakuş Gold Group Yönetim Kurulu Başkanı Şeyhmus Karakuş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve beraberindeki kabine üyelerinin Diyarbakır’a gelecek olmasını değerlendirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Diyarbakır’a her daim sahip çıktığını belirterek, “Bizlerde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın yalnız olmadığını hissettirmek için her daim yanında olmaktan onur duyuyoruz.

Biz Diyarbakır Halkı vefalı bir halkız, bizi sahiplenen böylesi kıymetli bir Cumhurbaşkanının her daim yanında olmak zorundayız” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Diyarbakır’a ayrı bir değer verdiğini de sözlerine ekleyen Karakuş, Diyarbakır halkının da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı yalnız bırakmaması gerektiğini söyledi.

Diyarbakır’da meme kanserine karşı farkındalık semineri Diyarbakır’da meme kanserine karşı farkındalık semineri

Memorial Diyarbakır ve Dicle Hastaneleri tarafından, 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı nedeniyle DİSKİ çalışanlarına yönelik “Korkma Farkında Ol Geç Kalma” konulu seminer düzenledi.

Obezite, Metabolik ve Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Volkan Yiğit ile Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Doç. Dr. Ali Emre Tahaoğlu, Ülkemizde ve bölgemizde giderek artan kanser istatistikleri, meme ve kadın kanserleriyle ilgili gelişmeler ve yeni tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi. Kadınlar tarafından yoğun ilgi gören seminer, soru ve cevaplarla son buldu. Seminerde, Türkiye’de ve bölgemizde en çok görülen kanser türleri arasında, 1. sırada meme kanseri olduğunu dile getiren Op. Dr. Volkan Yiğit, “8 kadından 1’inde görülen meme kanseri erken dönemde tespit edildiği takdirde tamamen tedavi edilebilir. Bunun için kadınlar çok dikkatli olmalı ve ayna karşısına geçip uzmanların önerdiği şekilde kendi kendilerini muayene etmeli. Şüphelendikleri en ufak bir belirti bile olsa mutlaka doktora görünmeliler” dedi.

“Meme kanseri risk faktörleri bilinmeli”

Kadınların meme kanseri risk faktörlerini bilmesi gerektiğini söyleyen Op. Dr. Yiğit, “Kadınlar, sigaranın, alkolün, stresin, aşırı kilonun meme kanseri riskini artırdığını bilmeleri gerekir. Buna göre her kadın, daha dikkatli olmalı ve meme kanseri riski olmasa dahi doktor kontrollerini aksatmamalıdır. Ayrıca bebeğini emziren annelerde meme kanseri riskinin düşük olduğu da bilinmesi gerekir. Her şeyden önce meme kanseri başta olmak üzere hiçbir kanserden korkulmamalı, geç kalmaktan korkulmalıdır. Bu yüzden her birey sağlıklı bir yaşam tarzını benimsemeli, doktora gitmekten çekinmemeli” diye konuştu.

“Jinekolojik kanser türleri kadınların korkulu rüyası olmamalı”

Kadınlarda meme kanserinden sonra en sık görülen rahim, rahim ağzı ve yumurtalık kanserleri olduğunu ifade eden Doç. Dr. Ali Emre Tahaoğlu ise, şunları kaydetti:

“Jinekolojik kanser dediğimiz bu tür kanserler, kadınların korkulu rüyası olmaktan çıkmalı artık. Çünkü gelişen tanı ve tedavi yöntemleri sayesinde erken dönemde yakalayıp tedavi edebiliyoruz. Yapılması gereken sadece doktor kontrolünde olmak. 21 yaş üzerindeki aktif cinsel yaşamı başlamış tüm kadınlara düzenli smear ve hpvdna testi yaptırmalarını öneriyoruz. Testler menopoz sırasında da aksatılmamalı. 65 yaşından sonra hastanın o zamana kadar en az üç normal smear testi sonucu bulunuyorsa, doktorunun bilgisi ile smear testlerine son verilebilir. Ayrıca smear testinde şüpheli bir durum görülmüşse, test daha sık aralıklarla yapılabilir ya da ileri tetkik uygulanabilir.”

İşadamı Girişen: Cumhurbaşkanımızın gelişi bir lütuftur İşadamı Girişen: Cumhurbaşkanımızın gelişi bir lütuftur

ŞEN-YOL İnşaat Ltd. Şti. Yönetim Kurulu Başkanı İş adamı Ercan Girişen, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Diyarbakır gelecek olmasını bir lütuf olarak değerlendirdi. İşadamı Girişen, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Diyarbakır’a ayrı bir değer verdiğini belirterek, Diyarbakır halkının da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı yalnız bırakmaması gerektiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, hafta sonunda kabine üyeleriyle beraber Diyarbakır’da Valilik tarafından yapılacak ve kentin bir çok yerinde ilk kez düzenlenecek olan Gençlik Festivaline katılmak için gelecek. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Diyarbakır’a gelişi kentte mutluluk rüzgarı estirirken, STK’lar, Siyasiler ve İşadamları ardı ardına Cumhurbaşkanı Erdoğan’a destek açıklamalarında bulundu.

Diyarbakır’a yıllardır hizmet veren ŞEN-YOL İnşaat Ltd. Şti. Yönetim Kurulu Başkanı İş adamı Ercan Girişen’de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanında olduklarını belirterek, Diyarbakır halkının Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı yalnız bırakmaması gerektiğini söyledi. Girişen, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan Diyarbakır’a her zaman kadir kıymet veriyor.

Hiç bir zaman yatırımları eksik etmiyor. Sayın Cumhurbaşkanımız sayesinde şehrimiz eski şahşahlı günlerine kavuştu. Diyarbakır’ın daha iyi olması için hükümetimiz ve Cumhurbaşkanımız her daim azim ve gayretle çalışıyor. Bu sebepten bizlerde hep hükümetimiz ve Cumhurbaşkanımızın yanında yer aldık ve almaya devam edeceğiz. Cumhurbaşkanımızın yine bu hafta sonu Diyarbakır’a gelecek olması Diyarbakır için bir lütuftur ve biz yine kendisini yalnız bırakmayacağız” dedi.

Eğitim Bir-Sen’den Danıştay’ın “Öğrenci andı” kararına tepki Eğitim Bir-Sen’den Danıştay’ın “Öğrenci andı” kararına tepki

Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim Bir-Sen) Diyarbakır Şubesi Danıştay’ın “öğrenci andı” kararına tepki gösterdi.

Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim Bir-Sen) Diyarbakır Şubesi Danıştay’ın “öğrenci andı” kararına tepki gösterdi.

 

Eğitim Bir-Sen Diyarbakır Şubesi üyeleri il binasında toplanarak Danıştay’ın “öğrenci andı” ile ilgili aldığı karara tepki gösterdi. Şube Başkanı Yunus Memiş, “2013 yılında toplumun büyük çoğunluğunun beklentileri üzerine hukuk devleti olmanın ve demokratikleşmenin bir gereği olarak andımız kaldırılmış ve sivilleşme adına önemli bir kazanım elde edilmişti. Gerici, baskıcı, militarist, totaliter zihniyetin ürünü olan öğrenci andının kaldırılmasına, toplumsal barışın ve uzlaşının sağlanması, demokratik bir Türkiye’nin inşası adına Eğitim-Bir-Sen olarak biz de destek vermiştik” dedi.

Danıştay 8. Dairesi’nin, idarenin takdir hakkını hiçe sayarak, hukuki denetimin dışına çıkıp hiçbir pedagojik ve bilimsel verilere dayanma ihtiyacı duymadan ilköğretim okullarında, “Öğrenci Andı”nı kaldıran yönetmelik hükmünü iptal ettiği anımsatan Memiş, şunları kaydetti:

“Pedagojik veya hukuki hiçbir dayanak göremediğimiz gerekçeli kararda, ülke gerçekliği ve toplumsal mutabakat bir yana uluslararası hukuk ve anayasa dahi görmezden gelinmiştir. Danıştay, vermiş olduğu kararda, temel hak ve özgürlüklerin askıya alındığı, darbe dönemi anayasalarıyla şekillenen eski Türkiye’nin ezberlerini gerekçe olarak sunmuş, hukukun evrensel ilkelerini göz ardı ederek toplumsal birliğe ağır bir darbe vurmuştur. Dayatmacı, ayrımcı, dışlayıcı, Türkiye’nin taraf olduğu başta Çocuk Hakları Sözleşmesi olmak üzere birçok uluslararası sözleşmeye ve doğal hukuka aykırı, eski Türkiye’nin en önemli vasfı olan toplum mühendisliğinin tezahürü, farklılıkları yok sayan hatta zor kullanarak değiştiren, tek tipleştirme politikasının esas alındığı, militarist toplum kurma özleminin ürünü olan andımızın tekrar hortlatılması sonucunu doğuracak bu kararı kabul etmediğimizi dile getiriyor; itiraz merciinin adaleti ve hukuku tesis edeceğine olan inancımızı koruyoruz” diye konuştu.

“Metnin yazarı tartışmalı bir isim”

Memiş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başbakan olduğu dönemde andın kaldırılması sürecinde, “Andımız olarak bilinen metnin yazarı son derece tartışmalı isim olan Reşit Galip’ti. Reşit Galip, Türkçe ezan zulmünün mimarlarındandır. Ayrıca Reşit Galip insanları kafataslarına göre sınıflandıran sözüm ona bir bilim insanıydı. Ant uygulamasının cumhuriyetimizle uzaktan yakından ilgisi yoktur. 30’larda Hitler ve Stalin gibi toplumu formatlamak için bu tür uygulamalar yapılıyordu. Dünyanın hiçbir gelişmiş ülkesinde çocukların içtimaya dizildiği, ırkçı sloganlar okunan metinler göremezsiniz” ifadeler kullandığını anımsattı. Memiş, “Kanaatimizce, andımızın kaldırma kararıyla ilgili olarak o dönem zarfında ortaya konulan gerekçeler, andımızın uluslararası hukuka aykırılığı, kaldırılması sonrası toplumsal barışa yapmış olduğu katkı, totaliter dönemlerin bir uygulaması olarak bugünün dünyası ve Türkiye’sine uygun olmadığı gibi gerekçeler ve de yasal gerekçeler çok detaylı bir şekilde savunmada bir manifesto gibi yer almalıydı. Buradan Cumhurbaşkanı’na ve Milli Eğitim Bakanlığına 2013’te verdikleri bu kararın arkasında durma çağrısı yapıyoruz. Bu konuda sorumluluk siyasi iradenindir. Danıştay’ın aldığı ideolojik nitelikteki bu karar öncelikle toplumsal barışa ve siyasi iradeye yönelik bir girişimdir. Bu antidemokratik ve evrensel hukuka aykırı karara tepkisiz kalınmamalı, andımızın kaldırılması kararının arkasında durulmalı, insan hakları ve demokrasi alanında elde edilen toplumsal kazanımlar kararlıkla korunmalıdır” ifadelerinde bulundu.

Bağlar halkı Beyoğlu’nu Belediye Başkanı olarak görmek istiyor Bağlar halkı Beyoğlu’nu Belediye Başkanı olarak görmek istiyor

2019 Mart’ta gerçekleşecek olan yerel seçimler öncesi, belediye başkanı olmak isteyen adaylar birer birer ortaya çıkmaya başlarken vatandaşlarda kimleri aday olarak görmek istediklerini sosyal medya üzerinden belirtiyorlar.

Diyarbakır’ın Bağlar İlçesi’nde Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) İlçe Başkanı olarak görev yapan başarılı siyasetçi İş adamı Hüseyin Beyoğlu’nu vatandaşlar Bağlar Belediye Başkanı Adayı olarak görmek istediklerini belirtti. Sosyal medyada ve vatandaşlar arasında yapılan konuşmalarda AK Parti Bağlar İlçe Başkanı Hüseyin Beyoğlu’nun başarılı siyasetçiliği konuşulurken, Beyoğlu’nun Bağlar Belediye Başkanı adayı olması halinde kendisini destekleyeceklerini ve Beyoğlu’nun da bu görevi layıkıyla yerine getirileceği konuşuluyor.

Konuyla ilgili kendisine yöneltilen sorulara tevazu ile cevap veren AK Parti Bağlar İlçe Başkanı Hüseyin Beyoğlu bunların halkın teveccühü olduğunu belirterek, kendisine böyle bir görev verilmesi halinde elinden gelen gayreti göstereceğini söyledi. Beyoğlu, “Uzun yıllardır siyasette görev yapıyorum. Bağlar halkıyla yakından kaynaştık dertlerini, sorunlarını dinledik. Gece gündüz beraber olduk, beni böyle bir göreve layık görmeleri çok mutlu etti. Ama tabiki de son söz partimizindir, eğer partimiz bana böyle bir görev verirse seve seve hazırım ama dediğim gibi şuan için benim böyle bir beklentim veya başvurum söz konusu değildir. Bağlar halkıma çok teşekkür ediyorum” dedi.

Muhtarlardan Başkan Atilla’ya ziyaret Muhtarlardan Başkan Atilla’ya ziyaret

Muhtarlar Günü sebebiyle muhtarları makamında ağırlayan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Cumali Atilla, “Kurumlarla halkın arasındaki köprü görevini gören muhtarlıklarımız aynı zamanda halkın sesi, bizlerin de mesai arkadaşı, mahallelerdeki gözümüz ve kulağımız olmaktadır” dedi.

Muhtarlar Günü sebebiyle muhtarları makamında ağırlayan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Cumali Atilla, “Kurumlarla halkın arasındaki köprü görevini gören muhtarlıklarımız aynı zamanda halkın sesi, bizlerin de mesai arkadaşı, mahallelerdeki gözümüz ve kulağımız olmaktadır” dedi.

 

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Cumali Atilla, “19 Ekim Muhtarlar Günü” sebebiyle ilimizde görev yapan muhtarları makamında ağırladı. Ziyarette Muhtarlar Dernek Başkanı ve Yenişehir İlçesi Yenişehir Mahalle Muhtarı Mehmet Demir, Yenişehir İlçesi Üçkuyu Mahalle Muhtarı Şükrü Demirel, Bağlar İlçesi Pınaroğlu Mahallesi Muhtarı Cemil Atik, Kayapınar İlçesi Keklik Mahallesi Muhtarı Akif Okçu, Kayapınar Mahallesi Cücük Mahallesi Muhtarı Celalettin Koç, Sur İlçesi Ziya Gökalp Mahallesi Muhtarı Muhsin Sanay ve Sur İlçesi Kabasakal Mahallesi Muhtarı Zeyneddin Çınar yer aldı.

Muhtarlarla makamında bir süre görüşen Başkan Atilla, muhtarların anlamlı gününü kutladı. Muhtarların önemine değinen Başkan Atilla, “Kurumlarla halkın arasındaki köprü görevini gören muhtarlıklarımız aynı zamanda halkın sesi, bizlerin de mesai arkadaşı, mahallelerdeki gözümüz ve kulağımız olmaktadır. Vatandaşlarımızın dertlerine, tasalarına; sevinçlerine ve mutluluklarına ortak olan, beklentilerini ve ihtiyaçlarını devletimize iletme noktasında etkin rol oynayan muhtarlarımız, devletle milletin bütünleşmesinin temel harcını oluşturmaktadır” diye konuştu.

“Bu şehre hizmet etmeyi şerefli bir görev olarak görüyoruz”

Göreve başladığı ilk günden itibaren Peygamberler ve Sahabeler Şehri Diyarbakır’a hizmet etmek için var güçleriyle çalışmaya devam ettiklerini belirten Atilla, “Bu şehre ve bu şehrin kadirşinas insanlarına hizmet etmeyi şerefli bir görev olarak görüyoruz. Diyarbakır’ımızın hak ettiği hizmetleri vatandaşlarımıza sunarken şeffaf, hesap verebilir, kapsayıcı ve kimseyi ötekileştirmeyen belediyecilik anlayışımızla bunu gerçekleştiriyoruz. Biz belediyecilik hizmetlerimizi tüm vatandaşlarımıza sunarken vatandaşlarımızı ötekileştirmeden belediye kaynaklarımızı şehrimiz ve halkımız için kullanıyoruz. Bu hizmetlerimizi sunarken ilk günden bu güne hiç kimseyi ötekileştirmeden herkesin sesine kulak verdik ve tüm çalışmalarımızı buna göre programladık” dedi.

Belediyelerin halka hizmetin yeri olduğunu gerçekleştirilen hizmetlerle kanıtladıklarını belirten Başkan Atilla, “Tüm yaptığımız hizmetleri gerçekleştirirken bu hizmetlerimizin felsefesini oluşturan ‘İşimiz Gücümüz Diyarbakır’ ve ‘İsteyince Oluyor’ sloganlarımız da doğmuş oldu” dedi. Belediye projelerini her kesimle görüşerek yaptıklarını vurgulayan Başkan Atilla, “Şehrimize yaptığımız hizmetlerimizin özünde istişare kültürü yatmaktadır. Bu istişareleri yaparken en faydalandığımız, sesine en çok kulak verdiğimiz kesim değerli muhtarlarımız olmuştur. Belediyemiz, bu kadar önemli bir görevi ifa eden muhtarlarımızın vatandaşlarımıza daha iyi hizmet vermesi için gerekli koşullar oluşturma noktasında her zaman kararlıdır” ifadelerinde bulundu.

“375 mahalleye ulaşım imkanı sağladık”

Göreve geldikleri günden hükümetin desteğiyle büyük çalışmalar yaptıklarını belirten Başkan Atilla, şöyle konuştu:

“Belediye olarak uzun dönemdir hizmetleri yeteri kadar ve istenilen seviyede almamış olan mahallerimize imkânlarımız çerçevesinde hizmetlerimizi sunmaya gayret etmekteyiz. Kısa sürede su, altyapı, ulaşım, yol, yeşil alanlar ve sosyal donatıların oluşturulması gibi çalışmalarımızı hayata geçirerek şehir merkezine 1 milyon 250 bin ton sıcak asfalt çalışması yaptık, kırsal mahalle yollarımızda 150 kilometre sıcak asfalt, 2 bin kilometre sathi kaplama yol yaparak bizden öncekilerin 17 yılda yapmadığını 2 yılda gerçekleştirdik. Toplu taşımanın önemli bir eksiklik olduğu kırsal mahallelerimize otobüs hizmeti hizmetini yüzde 75 artırarak 375 mahalleye ulaşım imkanı sağladık. Mahallelerimizde altyapıyı geliştirmek için tüm il genelinde DİSKİ Genel Müdürlüğümüz aracılığıyla 74 Projeyi 2 yıl gibi kısa bir sürede hayata geçirerek 650 milyonluk altyapı yatırımı gerçekleştirdik”

“Muhtarlık İşleri Daire Başkanlığını kurduk”

Muhtarların görüşüne önem verdiklerini kaydeden Başkan Atilla, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İmkanlarımız dahilinde gerçekleştirdiğimiz bu hizmetleri muhtarlarımızla İstişarede bulunarak hayat geçirmeye azami önem gösterdik. Bunun da nişanesi olarak Büyükşehir Belediyeleri arasında muhtarlıklarla ilgili birimi olmayan bir büyükşehir belediyesi olan Belediyemizde bu eksikliği giderdik. Muhtarlarımızla kurumsal anlamda en iyi şekilde çalışmalar yürütmesini sağlayacağımız Muhtarlıklar Şube Müdürlüğümüzü kurduk ve daha kurumsal olmasını sağlamak için de şube müdürlüğünden daire başkanlığına çevirerek daha etkin bir yapıya kavuşturduk. Vatandaşlarımızın devlete ihtiyaç duyduğunda çalacakları ilk kapı muhtarlarımızdır ve muhtarlarımızın sorunlarına Büyükşehir Belediyesi olarak daha kurumsal çözümler sunmak bizim de görevimizdir. Biliyoruz ki muhtarlarımız mahallelerde bizlerin gören gözü, duyan kulağı ve tutan elidir. Mahallelerindeki sorunların yanında ihtiyaç sahiplerini de gözeten muhtarlar gönül işi yapmaktadırlar. Bu gönül işine biz de gönlümüzü koyarak değerli muhtarlarımızın yanında olmaya hep gayret ettik. Bu düşüncelerle ilimizde görev yapan siz değerli mahalle muhtarlarımızın ‘Muhtarlar Günü’nü en kalbi duygularımla kutluyor, selam ve sevgilerimi sunuyorum.”

Muhtarlar ise Başkan Atilla’ya yapılan hizmetler nedeniyle teşekkür etti.


EDİTÖRLER
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Kategori Seçin:
Kategori Seçin:

Gazete Manşetleri

TRT Haber Haberler

Web Tasarım : Diyarbakır Online, Gsm : 0532 179 7105