Kurs sahipleri: Sesimizin duyulmasını istiyoruz

Kurs sahipleri: Sesimizin duyulmasını istiyoruz
Kurs sahipleri: Sesimizin duyulmasını istiyoruz

Diyarbakır’da bulunan 70 kurs yöneticisi bir araya gelerek MEB çatısı altında resmi faaliyet gösteren Özel Öğretim Kurslarının kapatılmasının gündeme gelmesi üzerine basın toplantısı düzenledi. Rodison Blue otelde düzenlenen toplantıya 4 binin üzerinde kurs sahibi adına katılan Diyarbakır’daki 70 kurs yöneticisi Milli Eğitim Bakanlığı’na seslenerek, “Sesimizin duyulmasını istiyoruz” dedi.

Kurs sahipleri adına açıklamayı okuyan Fen Bilimleri Eğitim Kurumları Kurucusu Engin Ceylan açıklama metnini okudu.  
Türkiye’deki “Özel Öğretim Kursları Platformu’’ olarak, hiçbir derneğe, ideolojiye ve siyasi düşünceye bağlı olmaksızın toplum ve bireyleri bu konuda detaylı olarak bilgilendirmek amacıyla açıklamalarda bulunduklarını belirten Fen Bilimleri Eğitim Kurumları Kurucusu Engin, “MEB çatısı altında resmi faaliyet gösteren Özel Öğretim Kurslarının kapatılmasının gündeme gelmesi üzerine bizler Türkiye’deki “Özel Öğretim Kursları Platformu’’ olarak, hiçbir derneğe, ideolojiye ve siyasi düşünceye bağlı olmaksızın toplum ve bireyleri bu konuda detaylı olarak bilgilendirmek amacıyla aşağıdaki açıklamanın yapılmasına ihtiyaç duyduk. Özel öğretim kurslarımız eğitim sistemimizin bir ihtiyacı olup, Milli Eğitim Bakanlığı’nın izni ve denetimiyle faaliyetlerini sürdürmektedir. 

Aileler çocuklarını, Üniversiteye Giriş sınavlarına hazırlanmak ve derslerine destek amacıyla, gönül rızasıyla kurslarımıza göndermektedir. Kurslarımızın faaliyetini sürdürememesi, eğitim sistemimizde telafi edilemeyecek yaralara yol açacaktır. Sadece öğrenciler değil, kurs sahipleri ve bu kurumlara emek veren öğretmen ve personeller de zarar görecektir. Bakanlığımız yıllardır okullarda ve Halk Eğitim Merkezlerinde destekleme kursları düzenlemektedir. Ancak bu çalışmalar, destek eğitim ihtiyacını karşılayamamaktadır. Özel öğretim kurslarına olan talep de devam etmektedir. Eğitim sistemimizde kurslar bir ihtiyaçtır ve bu ihtiyaç devletimizin denetimindeki kurslarımız aracılığı ile karşılanmaktadır. Resmi kayıtlara göre 2019 Ocak ayı itibariyle MEB’e bağlı 2549 özel öğretim kursu bulunmaktadır. Bu kurslarda istihdam edilen öğretmen ve personel sayısı yaklaşık olarak 63 bindir. Aileleri ile hesapladığımızda böyle bir durumdan 200 bin kişi olumsuz olarak etkilenecektir. Özel öğretim kurslarının kapanmasıyla, ülkemizin 1 yıllık ekonomik kaybı (KDV-Stopaj-SGK) 1.500.000.000 (bir milyar beş yüz milyon TL) olacaktır. İlimiz özelinde ise Mart 2019 sonu itibariyle Milli Eğitim Bakanlığı izni ve Valiliğimiz onayı ile açılmış 132 Özel Öğretim ve Kişisel Gelişim Kursu bulunmaktadır. Bu kurslarda yaklaşık olarak 18 bin öğrenci eğitim desteği almakta, 2000 civarında öğretmen ve personel sigortalı olarak istihdam edilmektedir” dedi. 

Açıklamada Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’a da seslenen Fen Bilimleri Eğitim Kurumları Kurucusu Engin, “Sayın Bakanım, Öğretmen Ziya SELÇUK Milli Eğitim Bakanı olarak adınız anılmaya başladığında geleceğe dair ümitlerim katmerlenmiş, yüzüm gülmüştü. YÜZÜMÜZ GÜLMÜŞTÜ. 2023 Vizyon Belgesi açıklandığında merakla, sevgiyle, saygıyla, coşkuyla okumuş ve çok mutlu olmuştum. MUTLU OLMUŞTUK. Eğitimimiz için planladıklarınızın hemen hemen hepsini yıllardır düşünen kıdemli bir Öğretmen olarak Gurur Duymuştum. GURUR DUYMUŞTUK. 28 Ocak 2019 açıklamanız bile size duyduğumuz sempatinin azalmasına neden olmamıştı. Eni sonu işimi yitirecektim ama Türkiye’min geleceği emin ellerdeydi. Anadolu Ajansı Editör masası konuşmanızı büyük bir dikkat ve merakla izledim, defalarca yeniden izledim. Cümle cümle anlamaya çalıştım. Doğrusunu isterseniz kafam karıştı: Dediniz ki “EĞİTİMLE İLGİLİ GENEL BİR BEKLENTİ VAR.” Katılıyorum sayın bakanım. KATILIYORUZ. Sizin duruşunuz, omurgalı, kemikli bir eğitimci olmanız, eğitimin tüm bileşenlerine yıllarca verdiğiniz emek, yetiştirdiğiniz binlerce öğrenci bu beklentilerin temel dayanağıydı.

“EĞİTİMDEKİ DEĞİŞİMİN VE DÖNÜŞÜMÜN UZUN SOLUKLU OLDUĞU KONUSUNDA GÜÇLÜ BİR ALGI VAR” dediniz. Atacağınız her adımın yaz – boz tahtasına dönen pekçok sorunumuzu çözeceğine inançla uzun soluklu yürüyüşünüzde yanınızda yer alacağımızı düşünüyorduk, yanınızda yer almanın planlamasını yapmaya koyulmuştuk. “SAHADA ÇOK YÜKSEK BİR ENERJİ VAR.” Dediniz. “EĞİTİM EKONOMİYLE VE DEMOKRASİYLE ÇOK YAKINDAN BAĞLANTILI BİR KURUM.” “YEREL SEÇİMLERİN EĞİTİMLE BİR BAĞLANTISI VAR.”dediniz. “YEREL SEÇİMLERDE BİZE DESTEK OLUNMASI ŞART.” dediniz. “O İŞBİRLİĞİ, İLÇE VE İL BELEDİYELERİ İLE MERKEZİ HÜKUMETİN İŞBİRLİĞİNİN OLUŞTURACAĞI SİNERJİ İÇİNDE BULUNMAK İSTİYORUZ.” dediniz. Biz de bu sinerjinin paydaşı olmak istiyoruz. “ÖĞRETMENLİK MESLEĞİNİN STATÜSÜNÜ VE İTİBARINI GÜÇLENDİRMEMİZ LAZIM.” dediniz. 63.000 öğretmenimizi, binlerce çalışanımızı işsiz bırakarak hangi statünün içini hangi rollerle, hangi saygınlıkla dolduracağımızı bilemedik, Sayın bakanım! “EĞİTİM EHLİYET OLMADIĞINDA İCABET ETMİYOR, KALİTEYE İCABET ETMİYOR.” dediniz. Çok uzun yıllardır tecrübe biriktirdik, kaliteyi yükseltmek, okullarımızın bıraktığı boşluğu doldurmak için büyük enerji ve çaba harcadık. Hep sistemin içindeydik ve bağımsız destek kurumları olarak üstümüze düşeni layıkıyla yerine getirmeye çaba gösterdik. Bu çabamızın Milli Eğitim Bakanlığımız nezdinde hiç mi kıymeti yok? “EĞİTİMDE BİR PARAMETRE İLE OYNADIĞINIZDA ÇOK SAYIDA PARAMETRE ETKİLENİYOR. HERHANGİ BİR KARAR ALINDIĞINDA HANGİ PARAMETRE NASIL ETKİLENİR SİMÜLASYONUNA İHTİYAÇ VAR.”dediniz. Bizimle ilgili nasıl bir simülasyon yaptınız bilmeye hakkımız yok mu? “BİZİM YUKARIDAN AŞAĞIYA BİR SÖYLEMİMİZ OLMASI MÜMKÜN OLMAYAN BİR KONU, BUNU ZEMİNDEN YUKARIYA DOĞRU YANİ, TOPLUMLA PAYLAŞARAK KALICI BİR DEĞER HALİNE DÖNÜŞTÜREBİLİRİZ. AKSİ TAKDİRDE KİŞİSEL YAKLAŞIMLAR SÖZ KONUSU OLABİLİR, YANİ SÜBJEKTİVİTE ARTAR.” Dediniz.

Kapatma ilanı öncesinde hangi kurumlarla, hangi velilerle, hangi öğrencilerle, hangi öğretmenlerle, hangi teftiş heyetiyle, hangi ticaret odasıyla nasıl ve nerede görüşüldü? Nasıl görüşüldü? Elde edilen veriler nelerdir? Bizimle paylaşmayı düşündünüz mü? “YENİ YASAMA DÖNEMİNE KALIR, KABİNE KARAR VERİR.” Dediniz. Anayasa Mahkemesi 13.07.2015 tarihli kararı ile 6528 sayılı kanunda dershaneler ile ilgili yapılan düzenlemenin bir bölümünü oy çokluğu ile iptal etmiştir. Anayasa Mahkemesi kararında: “İLGİLİLERE TERCİH HAKKI TANIMADIĞI, YALNIZCA OKULLARDA VERİLEN BİLGİYLE SINIRLI BİR BİLGİYE ERİŞİM İMKÂNININ SUNULDUĞU, SINAVLARA HAZIRLIK İHTİYACINI KARŞILAYACAK OKUL DIŞI ALTERNATİF VE İMKÂNLARIN SAĞLANMADIĞI, BU NEDENLERLE EĞİTİM ÖĞRETİM HAKKINI İHLAL ETTİĞİ” Gerekçesiyle 6528 sayılı kanunun “dershaneler” ile ilgili maddelerini iptal etmiştir. Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ve gerekçeleri dikkate alınarak Milli Eğitim Bakanlığı’nca 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu, Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği ve Özel Öğretim Kurumları Standartlar Yönergesinde yapılan değişiklikle özel öğretim kursları açılmıştır.” deniliyor, BU GEREKÇELERİN TÜMÜ OLDUĞU YERDE DURUYORKEN KURSLAR NEDEN KAPATILIYOR? Mecliste görüşülmeden, anayasa mahkemesinin iptal kararı gerekçeleriyle orta yerde duruyorken kapatılacağımızı söylediniz, velilerimize “KAYIT YAPTIRMAYIN! MAĞDUR OLURSUNUZ” dediniz. 

Yani bizi ölmeden mezara koydunuz. Bu açıklamanın neresi demokratik? Bu açıklama sübjektif ve kişisel değil mi? “2023 VİZYONUYLA İLGİLİ OLARAK ZEMİNİ ADIM ADIM KURUYORUZ, ALTYAPIYI OLUŞTURUYORUZ, HAYATTAN LİTERATÜRE BİR GİDİŞ BELİRLİYORUZ.” dediniz. Gerçekten hayattan Literatüre mi gittiniz sayın bakanım? “EĞER ÇOK ACİL ÇÖZÜMLERİNİZ OLURSA, ŞİMDİKİ ÇÖZÜMLERİNİZ BİR SONRAKİ SORUNLARINIZ OLUR.” dediniz. “BU ÇAYIN DEMLENMESİ LAZIM.” dediniz.  Ağzınıza, yüreğinize sağlık. Hislerimize tercüman oldunuz. Kurslarla ilgili alelacele kapatılma kararınızı nereye koyalım? Acil kapatma çözümünüzün yarın doğuracağı sorunları nereye koyalım? Bugün bunu söylerken 28 Ocakta yaptığınız açıklamayla suyunuz kaynadı dediniz. Hangisine inanalım? MEB’in  bir kararıyla Özel Öğretim Kurslarının kapatılacağı duyuruldu” diye konuştu.  



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Meşhur Kadayıfçı Sıtkı Usta’nın Ankara Şubesi’nde Serpme Kahvaltı Keyfi Meşhur Kadayıfçı Sıtkı Usta’nın Ankara Şubesi’nde Serpme Kahvaltı Keyfi

Diyarbakır’dan dünyaya açılan lezzet olarak bilinen Kadayıfçı Sıtkı Usta sunduğu hizmetlerle takdir toplamaya devam ediyor. Kadayıfçı Sıtkı Usta Ankara Çukurambar’da Ankaralılara muhteşem eşsiz bir serpme kahvaltı hizmeti de sunmaya başladı. 1968 yılından bu yana Diyarbakır’da faaliyet yürüten ve Diyarbakır’dan dünyaya açılan lezzet olarak bilinen ve Türkiye’nin bir çok ilinde şubesi olan Kadayıfçı Sıtkı Usta serpme kahvaltı ile de misafirlerine hizmet vermeye başladı.

Türkiye’nin tanınmış markaları arasında yerini alan Kadayıfçı Sıtkı Usta Ankara Çukurambar’da bulunan şubesi ile Ankaralılara serpme kahvaltı hizmeti de sunmaya başladı. Kadayıfçı Sıtkı Usta’nın ev yapımı tadında lezzetleri Kurulduğu yıldan bu yana katkısız ürünlerini tatlı severlerle buluşturan Meşhur Kadayıfçı Sıtkı Usta, el yapımı lezzetindeki tatlılarıyla halka hizmete devam ediyor.

Diyarbakır’da 3 kuşaktan bu yana hizmet veren ve Meşhur Kadayıfçı Sıtkı Usta diye tanınan Sıtkı Altunbay, bundan böyle Ankara Çukurambar’daki Kızılırmak Mahallesi, Muhsin Yazıcıoğlu Caddesi 13/B’de 22 çeşit serpme kahvaltı ile Ankaralılara hizmet vermeye devam edeceklerini ve 0312 221 22 21 nolu telefonlardan da rezervasyon yapılabileceğini söyledi.  

Sınırsız çay ve suyun ikram olduğu serpme kahvaltıda Kavurmalı yumurta, Menemen, Sigara böreği, Patates kızartması, Domates, Salatalık, Yeşilbiber, Tereyağı, Bal, Kaymak, Vişne reçeli , ceviz reçeli, Siyah zeytin / yeşil zeytin, Keçi peyniri, Beyaz peynir, Tulum peyniri, Örgü peyniri, Tel peynir ,Top peyniri, Burgu peynir ve Yoğurt servis ediliyor. Ankara’da kaliteli ve nezih bir ortamda halkın damak tadına hitap edecek şekilde hizmet edeceklerini söyleyen işletme sahibi Süleyman Altunbay ‘’22 çeşit kahvaltı ürünü Yaklaşık 48 personel ile hizmet vermekteyiz. 

Tüm halkımızı Kahvaltı Salonumuza ve kahvaltı yapmaya davet ediyoruz. Tüm ürünlerimiz doğaldır. Kalite hijyenik hizmete açık bir ekiple gerekli ustalık çalışmalarına sürekli devam eden özverili personelimiz ile her zaman 5 yıldızlı kahvaltı keyfi hizmeti sunuyoruz. Kalite hiçbir zaman tesadüf değildir. Kaliteye hep bilinçli çabalar sonucu ulaşılır. Bizim için müşteri memnuniyeti önemlidir. Bizim ürünlerimizde Tüm ürünlerimiz doğaldır. Onun için kaliteli müşterilerimiz bizleri tercih ediyor” ifadelerinde bulundu. 

 Yıllardır Kadayıfçı Sıtkı Usta’ya gittiklerini belirten müşterilerden Ofis Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı , Mehmet Veysi Yılmaz “Sevgili Sıtkı Altunbay beyefendi misafirlerine izzet, ikram, hürmetkârlık göstermeyi şiar edinmiştir. Asil kişilikli, saygınlığı ve hürmetkârlığı ile tanınır Sıtkı Usta ve her zaman temizlik ve hijyene azami özen gösterir. Asla kaliteden ödün vermez, hep kaliteli ürünler kullanır. Türkiye’nin damak tadına hitap ettiği tatlılarının yanı sıra 22 çeşit kahvaltı çeşidini ve üstelik böylesine tadına doyumsuz zengin menüyü başka bir yerde bulamazsınız. Bir çok yerde serpme kahvaltı gördüm ancak Sıtkı Usta’da gördüğüm kahvaltıyı Türkiye’nin hiç bir yerinde görmedim. Hem ürünlerin lezzeti, hem sunum, hemde ikram harika. Böyle bir lezzeti bizlere sunduğu için kendisine teşekkür ediyorum” diye konuştu. 

Ergani Ak Ocaklar Başkanlığı’na Mehmet Güneş getirildi Ergani Ak Ocaklar Başkanlığı’na Mehmet Güneş getirildi

Diyarbakır’ın Ergani İlçesi AK Ocaklar İlçe Başkanlığı törenle açıldı. Merkezi Ankara’da bulunan AK Ocaklar, Türkiye’de il ve ilçelerde teşkilatlanmasına tüm hızıyla devam ediyor. Bir çok il ve ilçede teşkilatlanmalarını tüm hızıyla sürdüren AK Ocaklar Diyarbakır’ın Ergani İlçesi’nde de teşkilatlandı ve teşkilat başkanlığına İşadamı Mehmet Güneş getirildi.

 Ergani AK Ocaklar İlçe Başkanlığı binasının açılışına AK Ocaklar Genel Başkanı Hakan Yiğit, AK Ocaklar Diyarbakır İl Başkanlığı yönetimi kadın kolları ve gençlik kolları, AK Parti Ergani İlçe Belediye Başkan Adayı Vahit Güvensen, sivil toplum kuruluşları temsilcileri, dernekler, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı. Gerçekleşen programda konuşan AK Ocaklar Genel Başkanı Hakan Yiğit, “AK Ocaklar, bir sivil toplum kuruluşu olarak sorumluluk alıyor ve ülke, millet sevdalılarına hizmetkar olmaya devam ediyor” dedi.  

Daha sonra söz alan AK Ocaklar Ergani İlçe Başkanı Mehmet Güneş konuşmasında, AK Ocaklar Genel Başkanı Hakan Yiğit, teşekkür ederek “Ergani AK Ocaklar Başkanı olarak elimden gelen hizmeti sunmaktan asla vazgeçmeyeceğim. Bana bu görevi layık gören AK Ocaklar Genel Başkanımız Hakan Yiğit’e çok teşekkür ediyorum. Allah’ın izniyle bu görevi onurlu bir şekilde yapacağım. Ergani ilçemizde çok güzel hizmetler yapacağım. Kapımız devletini, milletini, bayrağını seven herkese açık. Bizler halka hizmet için varız, dini, dili, ırkı ne olursa olsun halkımız için elimizden geleni yapacağız. Emekli, yaşlı, engelli esnafımızın, gençlerimizin yanında olacağız. Ergani ilçemizde kurum kuruluşları ve sivil toplum kuruluşlarını ziyaret edip görüş alış verişinde bulunacağız.  


Halkımıza hizmet bizler için onurdur el birliği ile yumak olan sorunları çözmek için var gücümüzle hep birlikte mücadele edeceğiz. Bizler davamız uğruna, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın yolunda yürümeye her zaman hazırız hepimiz kardeşiz. Ergani’ye hizmet benim için onurdur düşenin dostu olacağız fakir fukaranın her zaman yanında olacağız. Erganimize hayırlı olsun” diye konuştu. Mehmet Güneş kimdir? Mehmet Güneş Ergani’de doğup büyüyen 13 yaşından bu yana tekstİl işi ile uğraşan evli 1 çocuk babasıdır. 


MİSİAD örgütlenmeye tüm hızıyla devam ediyor MİSİAD örgütlenmeye tüm hızıyla devam ediyor

Merkezi Ankara’da bulunan Memleketçi Sanayici ve İşadamları Derneği (MİSİAD) Türkiye’nin her tarafına il ve ilçe başkanlıkları kurmaya tüm hızıyla devam ediyor.

Kısa adı MİSİAD (Memleketçi Sanayici ve İş Adamları Derneği) olan ve emeğin sömürülmediği bir dünyayı arzu ettiğini söylemekle kalmayan, bunu şahsi iş hayatına uygulayan inanmış insanların yeni adresi haline gelen dernek inanmış gönüllerin gönül seferberliğine başladığı yer haline geldi.  

2014 yılında Genel Başkanları Feridun Öncel tarafından kurulan MİSİAD Türkiye’de bir çok il ve ilçede başkanlıklar oluşturarak büyümeye tüm hızıyla devam ediyor. Türkiye’nin 70 il ve ilçesine yurt dışında da 30 şubesi bulunan MİSİAD’ın Genel Başkanı Feridun Öncel, Diyarbakır İl  Başkanlığı için de 21.04.2018 tarihinde İşadamı Fırat Özmen’i başkanlık koltuğuna uygun görmüş ve mazbatayı kendisine taktim etmiş. 

“AMACIMIZ YERLİ ÜRETİMİ GÜÇLENDİRMEKTİR” 

Kendisine verilen bu görevi layıkıyla yerine getirmek için mücadele ettiğini belirten Memleketçi Sanayici ve İşadamları Derneği (MİSİAD) Diyarbakır İl Başkanı iş adamı Fırat Özmen, “Değerli Genel Başkanımız Feridun Öncel  beyefendi derneğimizin Diyarbakır mazbatasını bana uygun görüp vermiştir bende Allah’ın izni ile bu kutsal görevi yürütmek ve  Diyarbakırımızda en güzel hizmetleri yaparak layık olmaya çalışıyorum. Bizim amacımız Doğuyu ve Batıyı birleştirmek, yerli üretimi güçlendirmektir. Bizim hiç bir siyasi bağlantımız yok amacımız milli ekonomiye yön vermek bu oluşumda bunları yapmak için Diyarbakır’daki görev bize verilmiştir. Bu nedenle değerli genel başkanımıza sonsuz teşekkür ediyoruz” dedi.

“FIRAT ÖZMEN BAŞKANIMIZ DAVASINA SADIKTIR” 

Fırat Özmen’in Diyarbakır için büyük bir şans olduğunu ve görevini de layıkıyla yerine getirdiğini belirten MİSİAD Genel Başkanı Feridun Öncel ise, “Diyarbakır mazbatasını  değerli kardeşim Fırat Özmen kardeşimize verdik hayırlara vesile olsun. Fırat Özmen bey kardeşim Diyarbakır’da saygın ailelerden bir değerdir. Kendisi davasına sadık insanlıkta çok güzel insani yardımları ile tanınan önemli bir şahsiyettir. İnşallah el birliği ile güzel hizmetler yapacağına inancımız tamdır. Hayırlara vesile olsun. Dini, dili, ırkı ne olursa olsun her zaman kapımız açıktır devletini milletini bayrağını seven kim olursa olsun  derneğimizde yeri her zaman vardır. Diyarbakır evliyalar insanlık şehridir Diyarbakır’a güzellikler yakışır bizlerde en iyi hizmeti Diyarbakır’da görmek istiyoruz” dedi. 

ÖZEL HABER:YILMAZ ACU


DTSO’dan D.Ü.’ye alacak çağrısı! DTSO’dan D.Ü.’ye alacak çağrısı!

DTSO Başkanı Mehmet Kaya, firma alacakları konusunda Dicle Üniversitesi yetkililerine çağrıda bulundu. Dicle Üniversitesi Hastanelerine tıbbi sarf malzemesi temin eden firmaların alacaklarının ödenmesini çağrısında bulunan Kaya, “Firmaların hak ettikleri alacaklarının ivedilikle ödenmemesi durumunda ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunacağımızı kamuoyunun bilgisine sunuyor, ilgili tüm kurum ve kuruluş yetkililerini göreve davet ediyoruz” dedi.

Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kaya, Dicle Üniversitesi’nin tıbbi sarf malzemesi sağlayan firmaların alacaklarını ödemediğine ve sağlık hizmetlerinin aksatıldığına dair yazılı bir açıklama yaptı.

“DİCLE ÜNİVERSİTESİ YASALARI AÇIKÇA İHLAL ETMEKTEDİR”

Açıklamada, “Dicle Üniversitesinin yetkilileri gerçekleştirdikleri tıbbi sarf malzemesi alım ihalelerinin bedelini ilgili firmalara ödemeyerek yasaları açıkça ihlal etmektedirler. Ekonomik sıkıntıları gerekçe göstererek alımını yapmış olduğu tıbbi/medikal sarf malzemelerin ödemelerini yapmayan üniversite yönetimi, 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 5. Maddesinde belirtilen “Ödeneği bulunmayan hiçbir iş için ihaleye çıkılamaz” ile 4 Mart 2009 tarih ve 27159 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Mal Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin 4. Maddesinde belirlenmiş olan “Ödeneği bulunmayan hiçbir iş için ihaleye çıkılamaz” amir hükümlerine aykırı davranarak açıkça suç işlemektedir” denildi.

“ÖDENEK YETERSİZLİĞİ GEREKÇESİNİN ARDINA SIĞINARAK…”

Kamu kurumlarına mal ve hizmet temini sağlayan iş insanlarının 2017 yılından bu yana kamudan alacaklarını tahsil edemediklerini belirten Kaya, “Hastane yetkilileri öncelikle kendi kadrolarının “Döner Sermaye Katkı Payı” ödemelerini yapmakta, özel sektörün alacaklarını ise ödenek yetersizliği gerekçesiyle ertelemektedir. Önceliği kendi kadrolarının ek ödeneklerine veren bir yönetim anlayışının izahı mümkün değildir. Ödenek yetersizliği gerekçesinin ardına sığınarak alacaklı firmaların ödemelerini yapmamak açık bir aymazlıktır. Bu durum hem alacaklı firmaları ekonomik krize sokmakta, hem de tıbbi malzeme teminindeki aksaklıklarla hastaların hizmet alımını sekteye uğratarak çift yönlü mağduriyet yaratmaktadır. İhale sözleşmelerinde açıkça belirtilen şartları ihlal ederek ödemeleri zamanında yapmayan yöneticiler benzer uygulamaların çevre illerdeki üniversitelerde de yaşandığını ileri sürmektedirler. Benzer uygulamaların çevre illerdeki üniversitelerde de yaşandığını ileri süren yetkililer bilmelidirler ki bu tür bir gerekçe kabul edilebilir bir gerekçe olmayacağı gibi, çevre illerdeki üniversite hastaneleri öncelikle firma alacaklarını ödemektedirler. Ayrıca Dicle Üniversitesinin batı illerindeki firmalardan temin ettiği tıbbi sarf malzemesi bedellerini ilgili firmalara zamanında öderken, Diyarbakır firmalarının alacaklarını ödememesi büyük haksızlık, aynı zamanda hukuksuzluktur” ifadelerini kullandı.

FİRMALAR ZARAR EDİYOR

Hastanenin ödeme planına işaret eden Kaya, şöyle konuştu: “Taraflar arasında imzalanan sözleşmeler uyarınca ödemelerin fatura ibraz tarihinden sonra 180 ile 240 gün arasında yapılacağı hüküm altına alınmıştır. Ancak, sözleşmede belirtilen azami ödeme süreleri dolduğu halde, Dicle Üniversitesi yetkilileri kurallara ve ödeme planına uygun bir yaklaşım sergilemekten ısrarla kaçınmakta, vadesi 2017 yılında dolmuş alacaklar dahi ödememiştir. İhalelere teklif sunulurken fiyatlamanın ödeme planı esas alınarak yapıldığı somut bir gerçektir. Sözleşme konusu ürünlerin tamamının ithal malzeme oluşu, ülkenin son dönemde içine bulunduğu “ekonomik kriz”, döviz kurlarındaki ve kredi faizlerindeki dalgalanmalar gözetildiğinde, ödemelerin geciktirilmesi firmaların aleyhine olumsuz bir mali tablo oluşturarak aşırı zararlara yol açmakta, firmaların ihalelere teklif vermelerini imkânsız kılmaktadır.”

ALACAKLARIN İVEDİLİKLE ÖDENMEMESİ DURUMUNDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAĞIZ”

Firmaların alacaklarının ivedilikle ödenmemesi gerektiğini ifade eden Kaya, “Firmaların hak ettikleri alacaklarının ivedilikle ödenmemesi durumunda ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunacağımızı kamuoyunun bilgisine sunuyor, ilgili tüm kurum ve kuruluş yetkililerini göreve davet ediyoruz” çağrısında bulundu.


Diyarbakır’a turist akını Diyarbakır’a turist akını

Diyarbakır’da bir turizm şirketi ile Alman turizm şirketlerinin düzenlediği organizasyonda Güney Almanya ve Avusturyalı turistler, Diyarbakır’a gelerek tarihi ve kültürel yerlerini gezdi.

Diyarbakır’da bir turizm şirketi ile Alman turizm şirketlerinin düzenlediği organizasyonda Güney Almanya ve Avusturyalı turistler, Diyarbakır’a gelerek tarihi ve kültürel yerlerini gezdi.

Sağlanan huzur ortamı ile yerli ve yabancı turistlerin ortak buluşma noktası haline gelen Diyarbakır, tur operatörlerinin de gözdesi haline geldi. Bu kapsamda Diyarbakır’daki turizm şirketi ile Alman turizm şirketlerinin ortaklaşa düzenlediği turlara katılan turistler tarihi İçkale, Ulu Cami, Zerzevan Kalesi, On Gözlü köprü, han ve kiliseleri gezdir. Kentin tarihi ve kültürel yapısına hayran kalan turistler, bol bol fotoğraf çekindi.

Diyarbakır’daki turizm şirketi organizatörü Hakan Beksari, son yılların en hareketli dönemlerinden birini yaşadıklarını söyledi. Beksari, “Hem yerli hem yabancı turistlerin ciddi bir ilgisi var. İlginin bu şekilde olması sevindirici bir durum. Acentelerimiz Almanya’daki Paskalya tatilinin başlamasıyla 2019 turlarına başladılar. İlk kafile olarak 120 kişilik Almanya ve Avusturyalı grubumuzu ilimizde ağırlamaktayız. Bu grubumuzun hemen ardından 50’şerli guruplar halinde 6 grubumuzu daha ağırlayacağız” dedi.

“Ön yargılarımız yıkıldı”

Almanya tur operatörü organizatörlerinden Emel Ak, Bengü Kayahan ve Seval Coşkun ilk kez Diyarbakır’a tur düzenlediklerini söyledi. Organizatörler, “Diyarbakır’a daha önce ön yargılardan dolayı bir türlü tur düzenleyemedik. 2018 yılında bizler Diyarbakır’a gelerek öncelikle medyadan dolayı kafamızda oluşan ön yargılardan kurtulduk. Çünkü medyadan bölgeyi çatışmaların yaşandığı ve yoksulluk içerisinde olduğunu duyuyorduk. Bu yıl ilk defa Diyarbakır turu düzenledik ve turumuzda umduğumuzdan daha fazlasını bulduk. Bu turumuzun ardında yeni turlarımız bulunmakta. Tarihi yemekleri ve sıcak kanlılığı ile Diyarbakır’ın daha iyi pazarlanması gerekiyor. Daha iyi tanıtılmalı özellikle bu konuda rehberlerin çok bilgili olması gerekmektedir” diye konuştu.

Güney Almanya ve Avusturya’dan Diyarbakır’a geldiklerini belirten turistler ise “Diyarbakır’ın tarihi dokusunu çok beğendiklerini Gideceğimiz her yerde bu güzelliklerden söz edeceğiz. Diyarbakır kültürü ve tarihi ile muhteşem bir şehir. İnsanları çok sıcakkanlı. Burayı geldiğimiz için çok mutluyuz” şeklinde konuştu.

BUGÜN NEL

FUAR’IN GÖZBEBEĞİ ELİF GOLD KUYUMCULUK FİRMASI OLDU FUAR’IN GÖZBEBEĞİ ELİF GOLD KUYUMCULUK FİRMASI OLDU

Diyarbakır’da 1,5 ton altın ve mücevheratın sergilendiği ‘3’üncü Mezopotamya Mücevher Fuarı’na yoğun bir katılım olduğu gözlenirken, fuarda en çok ilgiyi gören firma ise, Elif Gold Mücevherat Firmasının standı oldu.

Üretici ve kuyumcuları bir araya getiren ‘3. Mezopotamya Mücevher Fuarı’nda yaklaşık 1,5 ton altın ve mücevherat sergileniyor. Kuyumcular ve Sarraflar Odası tarafından, TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde dün başlayan ve yarın sona erecek olan fuara 30 firma katıldı.  

SEKTÖRÜN KALBİ DİYARBAKIR’DA ATTI 


 Açılış öncesi konuşan Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya, geçmişten gelen takı ve kuyumculuk kültürünün, Diyarbakır başta olmak üzere Bölgemizin bağrından çıktığına dikkati çekti. 

 DTSO Başkanı Kaya, Diyarbakır’da fuarcılığı geliştirme amacıyla büyük çabalar sarf edeceklerini ve hedef doğrultusunda İlimizde fuar düzenlemek isteyen bütün urum ve kuruluşlara da her türlü destek ve katkıyı sunacaklarını ifade etti. Ardından açılışı yapılan fuarda yer alan stantlardaki tasarımlar davetlilerden büyük ilgi gördü. Üç gün boyunca ziyaret edilecek fuarın açılışına Diyarbakır Kuyumcular ve Sarraflar Odası Başkanı Yunus Öner ile yurt içi ve dışından sektör temsilcileri katıldı.  

FUARA İLGİ, BEKLENENDEN DAHA FAZLA OLDU 

 Diyarbakır’da yaklaşık 1,5 ton altın ve mücevheratın sergilendiği 3’üncü Mezopotamya Mücevher Fuarı’na katılımcılar oldukça yoğun ilgi gösterdi. Sektörde üreticiler, kuyumcular ve son kullanıcıları bir araya getiren 3’üncü Mezopotamya Mücevher Fuarı’nda yaklaşık 1,5 ton altın ve mücevherat sergileniyor. Diyarbakır Kuyumcular ve Sarraflar Odası ile bir fuarcılık firması iş birliğiyle, TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde dün başlayan ve 3 gün sürecek olan fuara 30 firma katılırken, gösterilen ili dikkatleri çekti.  

ÇEYRE ASIRLIK TECRÜBE, BÜYÜK BEĞENİ TOPLADI  

Kuşkusuz, fuarın en çok ilgiyi gören firmalarından biri de, Diyarbakır’ın bağrından çıkan ve ünü bütün Türkiye’ye yayılan Elif Gold Mücevherat firması oldu. Diyarbakır başta olmak üzere Bölgemiz illerine ve bütün Türkiye geneline Altın takı kategorisinde oldukça zengin bir ürün portföyü sunan Elif Gold, üretim kalitesi ve birikimini bir hayli zenginleştirmiş durumda.

1994 YILINDA BAŞLAYAN YOLCULUK  

Hedef büyüterek, ihracata yönelen firma, bu kapsamda İslam ülkelerinde fizibilite çalışmalarını sürdürüyor.  

1994 yılında sektöre perakendeci olarak adım atan, ancak kısa sürede, Müşterilerinden gelen yoğun talep üzerine, 2003 yılında toptancılığa başlayan Elif Gold, sektörünün öncü kuruluşlarından biri konumuna yükseldi. 

 Hem perakendeci ve toptancı ünvanıyla, kendi üretimi olan 14 ve 22 ayar bilezik, Halep zinciri, habbeli takımlar, hasır bilezik ve kişniş çeşitleri başta olmak üzere bir hayli zengin ve kaliteli bir ürün yelpazesiyle hizmet sunulmakta. 

 Elif Gold firması Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Utangaç, 14- 22 ayar koleksiyonlarıyla, sektörde bir hayli iddialı olduklarına dikkati çekti. 

 Diyarbakır Merkez Bağlar İlçemiz Dörtyol Mevkiinde ve Kayapınar İlçemiz Dicle kent Semtimizde, çeyrek asırdan bu yana hep kaliteli ürünler sunmanın haklı gururunu yaşıyoruz. 

 İmalat, Tasarım ve Müşterilerimize sunum noktasında, her zaman için dürüstlük anlayışıyla, konusunda deneyimli ve güler yüzlü kadromuzla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yöresel takılar ve telkarilerimizi, toptan ve perende olmak üzere, bütün Türkiye genelinde sunuyoruz. 

 Artık ülkemizin her noktasına, hem kuyumcu esnaflarımıza, hem de perakende talepte bulunan müşterilerimize, özel tasarım siparişlerimizi ulaştırıyoruz. Bizzat ürettiğimiz ürünlerimiz, fuara ayrı bir renk ve hareketlilik kattı. Elif Gold Mücevherat olarak, vitrinlere çıkardığı ilk ürünlerimiz, Diyarbakır Hasırı ve Halep Zinciri oldu. 

 Daha sonra bu ürünlere yenileri, farklı ve zengin koleksiyonlar eledi. 1994 yılında adım attığımız sektörde geldiğimiz nokta, gerçekten gurur verici Özellikle bölgemizde ürün tedarik etme konusundaki sıkıntılardan dolayı meslektaşlarımızın sıkıntı yaşamaması ve son kullanıcılara siparişlerini olabildiğince erken ve kaliteli ulaştırmak amacıyla imalata başladık. 

 Geliştirdiğimiz ürün ve koleksiyonlarla kısa süre içerisinde kalite konusunda iyi bir noktaya ulaştık. El emeği göz nuru ürünlerimizi, deneyimli ve güler yüzlü kadromuzla Diyarbakır’da yapıp yolları kapatmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Altın kategorisinde A’dan Z’ye her türlü model taleplerini,zamanında ve son derece kaliteli ürünlerimizle tedarik etme konusunda oldukça iddialıyız.  

Elif Gold markalı ürünler, bugün Diyarbakır’ın yanı sıra Batman, Mardin, Şırnak, Bingöl, Şanlıurfave Van illerinde büyük talep görüyor.  

YENİ ROTAMIZ, YURT DIŞINA İHRACAT 

 Elif Gold firması, müşteri segmenti ve çeşitliliğini yıllarca katılımcı olarak yer aldığımız fuarlarda, yerli katılımcıların yanı sıra, yabancı katılımcılardan gördüğümüz ilgi, bizleri bir hayli sevindirdi ve teşvik etti. Markamız, İstanbul’da ihracat yapan firmaların özel siparişlerini de karşılıyor’. Elif Gold olarak, Diyarbakır’da düzenlenen ‘3. Mezopotamya Mücevher Fuarı’nda oldukça yoğun ili gördüğünü belirten Elif Gold firması Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Utangaç, sözlerini şöyle tamamladı: ‘Bu durum gerek bizler, gerekse Diyarbakır İlimiz açısından memnuniyet verici. Böylelikle artan siparişler, hem kentimiz ekonomisine katma değer katacağı gibi, hem istihdama da fayda getirecek ve bir çok insanımıza iş olanağı sağlanmış olacak. Diyarbakır, İlimiz artık pastadan hak ettiği payı alacak.Sektörün  Bütün bileşenlerini , bu ihtişamlı fuara katılmaya ve birbirinden enfes ürünlerimizi görmeye davet ediyoruz’. 



ÖZEL HABER :YILMAZ ACU


EDİTÖRLER
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Kategori Seçin:
Kategori Seçin:

TRT Haber Haberler