İÇKALE’DE HÜKÜMDAR MEZARI!

İÇKALE’DE HÜKÜMDAR MEZARI!
İÇKALE’DE HÜKÜMDAR MEZARI!

-İÇ KALE’DE TABELASIZ İKİ TÜRBE BİLMECESİ Çok uzun yıllardan bu yana bölge insanı İçkalenin iç kesimlerinde bulunan türbeyi hep ziyaret etmiştir. Müze cafenin hemen yanı başında buluna bu kemerli türbede iki mezar bulunmakta. Yıllarca insanlar çevresindeki ağaçlara bezler bağladı, anahtarlar astı, duvarlardaki gediklere taşlar yerleştirdi. Devir modernleştikçe bu kez de talepler tükenmez kalemlerle türbe olarak bilinen yapının duvarlarına nakşedilmeye başladı. Kapısındaki kitabenin bir türlü çeviri yapılmadığı yer gerçekte bizim Ziyaret adını verdiğimiz bir türbe mi, yoksa zamanın kral ve kraliçesine ait bir anıt mezar mı? Yoksa yıllarca gölgesinde dua edilen ve adaklar adanan İnce Arap Türbesi değil de Kral ve Kraliçenin mezarımıydı?

İnsanların Perşembe ve Cuma günleri mütemadiyen gittikleri, ağaçlara bez, duvarlarına taş, kapısına anahtar asılan ve büyük huşu ile duaların edildiği İçkalenin iç bölgesinde yer alan İnce Arap Türbesi gerçekte ‘İnce Hıdır’a mı ait, yoksa Mervani hükümdarı ve eşine mi? İnce Hıdır’a ait ise kim bu ince Hıdır? Nereden gelir, nereye gider? Hikmeti nedir, bu zatın gibi bir çok soru sorulur bu arada. İşte tüm bu soruların yanıtını ise bize Diyarbakır tarihine gönü vermiş, hem araştırmacı hem de yazar olan Mehmet ali Abakay veriyor.

İŞTE O RÖPORTAJDAN ÖNEMLİ BAŞLIKLAR:

AHMET BEŞENK: İç kale günümüzde şehrin en çok turist çeken bölgesi ve Hz. Süleyman Camii ile çevresi, yapılan düzenleme ile bunda etkili. Ne dersiniz?

MEHMET ALİ ABAKAY: İç kale düzenlemesi geç kalmış bir çalışmadır düşünüldüğünde. Hz. Süleyman Camii ve çevresinin düzenlenmesi aynı biçimde. Buna dair tespitlerimiz yazdığımız kitaplarda yer alır. İç Kale Höyüğü’nün arkeolojik kazılara açılması bahsi tarafımızdan da dillendirilmişti, önceden. Şimdi bu kazılara start verildiğini biliyoruz. İç Kalede bir yapının kilise olarak daima ön plânda tutulduğunu görmekteyiz. Ben, yaptığım çalışmalarla bu görüşe katılmıyorum.
Turizm, yatırımlarının eksik olduğu şehirlerde daima bir can simidi olmuştur. Bizde daha çok otellere teşvik halinde gelişme gösterir. Otellerin artması, turizme hizmet olarak görülür. Turizm, ekonominin iç döngüsünde katalizör görevini yapar öncelikle.

Son dönemde İnanç Turizmi adı altında çalışmalar var. İç Kale’yi cazibe alanı kılan, Hz. Süleyman ve çevresidir, öncelikle. Müze anlayışı, bizde fazla rağbet görmez. Ücretli ziyaret anlayışından uzağız, çünkü. Burada geçmişi hatırlatan objelerin yer aldığı müze, teknik yeniliklerle iç içe olmasına rağmen, şehir insanına her yönüyle hitap etmiyor. Çünkü şehir insanı, yaşadığı şehrin içinde, geçmişten günümüze gelen tarihî gelişimi, sözlü anlatımdan beslenerek bilmektedir. Araştırmacıların ortaya koydukları metot, çoğunlukla bunu kabullenmiyor. Nihayetinde içinden çıkılmaz durumlarda çalışmalarda efsanelere müracaat, işin bilimsellikle irtibatını kesmektedir, dile getirebildiğimiz kadarıyla.

AHMET BEŞENK: İç Kale’de bir tespitiniz var, İnce Arap Türbesi için. “Şehir Araştırmacısı” olarak, bu mesele nedir? Açabilir misiniz?

MEHMET ALİ ABAKAY: Mervanî Hükümdarı Nasruddevle Mansur’un adı burçlardaki kitabeler araştırıldığında geçer. Tek Beden Burcu’na bakıldığında onarımın Nasruddevle Mansur tarafından yapıldığı görülür. Diyarbekir, o zaman Silvan’a Meyafarikiykin’e bağlıdır. Nasruddevle Mansur, hükümdardır.
Osmanlı Salnameleri, çoğu bilgiler için kaynak teşkil eder, araştırmacılar için. Bu hükümdarın ve hanımının defnedildikleri alan, belirlenmez, Salnamelerde. Evliya konumunda düşünülür, bu iki türbe. Türbeleri yakından gözlemlerseniz, birisinin erkek öbürünün kadın olduğu görülür, sandukalardan. Erkeğin türbesi mimarî olarak kadının türbesinden büyüktür.

Salnamelerde adeta bu iki kişi “âziz” diye gösterilir. Müslümanı, Hristiyan yapmanın ne âlemi vardır, bu dönem içinde. Şehirde kişi, o dönemde sorup soruşturmaz mı?
Diyarbakır Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Kurulu, 19 Ocak 1980 Tarih ve A/ 2082 Sayılı kararla bu alanı İnce Arap Türbesi olarak kayda alıp, tesciller. Ne acıdır ki “Bu İnce Arap nerelidir? Kimdir?” sorularına cevap aranmaz. Bu tek türbe değildir ki İnce Arap Türbesi deyip işin içinden çıkılsın? Kadın Türbesi için bir şey yapılmaz.
Vakıflar Genel Müdürlüğü Envanteri’nde durum farksızdır. 21.00.01/070 Numarayla envantere alınan mekân İnce arap Türbesi, Türkiye Kültür Mirasları arasında yerini alırken, Nasruddevle Mansur’un Kabrinin giriş kapısında yer alan kitabeyi kimse okuma zahmetine girmez.

İl Müftülüğü bir kitap yayınlar. Dinî Değerleri İle Diyarbakır’da “İnce Arap Söylentisi “, yine göz önündedir. Her ne kadar Merhum Şevket Beysanoğlu’nun açıklamaları yer alsa dahi, İnce Arap, İnce Arap’tır.
Beysanoğlu’yla görüşmemizde halkın isimlendirmesinin ön plânda olduğunu belirterek, yapılacak bir şeyin kalmadığı üzerinde durdu. Konuyu Merhum Abdussettar Hayati Avşar Bey’e açtığımızda Nasruddevle Mansur’un Melikşah ile görüştüğünü, Diyarbekir ve Çevre illerin tesliminden Nasruddevle Mansur’un feragat ettiğini belirtmişti.

İbnü’l-Ezrak, o döneme ışık tutan eserinde Nasruddevle Mansur ile Hanımı Sittünnas’n kabrinin türbe şeklinde burada, Dicle’ye nazır, kayalıklar üzerinde olduğunu belirtir. Hanımı, Mansur’un Amcası Said bin Nasruddevle’nin kızıdır. Nasruddevle Mansur, şehir Selçuklulara geçtikten sonra el-Cezire’de vefat etmiştir. Vasiyeti gereği mi yoksa Hanımı Sittünnas Diyarbekir’de olduğu için mi, naşı nakledilmiştir? Büyük ihtimalle Hanımı Diyarbekir’dedir. Çünkü Hanımı vefat ettikten sonra vasiyeti gereği, Kocası Mansur’un yanıbaşına gömülür. Mansur’un türbesini yaptıran Sittünnas’tır.

Bu bilgiye erişimek, fazla zor değildir, aslında. Meyafarikiyn’de hüküm süren hükümdarlardan kabri bilinenlerin başında gelir, Nasruddevle Mansur’un. Gelin görün ki bizdeki ismi, İnce Arap olmuştur. Bu araştırmacılar için ve şehri sevdiğini ifade edenler için eksikliktir, af edilmez hatadır, ihmaldir, üzüntü verici durumdur.
İnce Arap Faslını geçtiğimizde, efsane çarkından edindiğimiz bilgi, burada Bacı-Kardeş isimlendirmesi vardır. Halka bir bilgi verilmediğinde Karı-Koca, hemen Bacı-Kardeş’e dönüşür.

AHMET BEŞENK: Her şey çıplaklığıyla kördüğümden çözülmeye geçiyor. Bundan sonra ne yapılmalıdır?

MEHMET ALİ ABAKAY: İç Kale için astronomik masraflar yapıldı. Burada yatan, ebediyete kavuşmuş, adı, ünvanı, kimliği belli medfun iki isim için bir tabela konulması lazım gelir. Kişiler, Evliya niyetine yine dua ederler mi? Fatiha okurlar mı? Renkli bezler, çaputlar bağlarlar mı? Biz, bunu bilemeyiz. Fakat, her gelen ziyaretçi, burada yatanları bilmelidir.

AHMET BEŞENK: Kitabeden bahsettiniz. Tercümesi çok zor mudur?

MEHMET ALİ ABAKAY: Kitabe türbe giriş kapısının üstünde durmaktadır. Bu tercümeyi yapmak çok zor değildir. Gerektiğinde yaptığımız tercümeyi sunarız. İsteriz ki bu yetkililerin eliyle gerçekleşsin. Bizim, sadece tespitte kalan bir çalışmadır.

AHMET BEŞENK: Bazen anlatılanlara baktığımızda yüzyılların ihmali bize acı veriyor. Sizin Mervanî Mescidi konulu çalışmanızda oldu sanırım. Mesela Mervani Camiî?

MEHMET ALİ ABAKAY: Bu Mescid, turistik tesis yapılacaktı. İki burcun restorasyonu yapıldı, ihaleleri gerçekleşmek üzere iken, yazdıklarımız, Mescidin turistik tesis olmasının önünü kesmedi, Mescidin burada varlığının işaretleri arasında yer aldı. Böyle diyelim, özetle. Ayrıca On Gözlü Köprü için halen Mervanî Köprüsü deniliyor. Bu yanlışlık her yerde devam ediyor. Mervanî, köprüyü yaptırmamış, yarıya kadar Romalılarca yıktırılan köprünün tamamlayıcısı olmuşlardır.

AHMET BEŞENK: Konumuz İnce Arap oldu, bu görüşmemizde. Buraya bir tabela dikilmezse ne olacak? Gazeteci olarak, bu işin takipçisi olacağız, kuşkunuz olmasın. Yetkililer, bu ihmale ne der? Son söz olarak ne dersiniz? Tabela çok mu pahalıya mal oluyor?

MEHMET ALİ ABAKAY: Biz, bilgiyle belgeyle konuşuruz. Şehre dair bu yanlışlığın düzeltilmesinden, ihmalkârlığın ortadan kaldırılmasından memnuniyet duyarız. Yetkililer talep ettiğinde düşüncelerimizi, belgelerle kaynaklarla sunarız.

AHMET BEŞENK: Bu önemli konuya açıklık getirdiğiniz için teşekkür ederiz.

MEHMET ALİ ABAKAY: Öz Diyarbakır Gazetesi’nde şehre olan duyarlılığınızı, kültür, sanat ve tarihe olan ilginizi yakından takip eden biri olarak, çalışmalarınızın yerini bulduğunu görmekteyiz. Bu sebeple asıl teşekkürü hak eden sizsiniz, Ahmet Bey.



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Suya giren çocuklarını kurtarmaya çalışan iki anne boğuldu Suya giren çocuklarını kurtarmaya çalışan iki anne boğuldu

Şanlıurfa’nın Bozova ilçesinde Atatürk Baraj Gölü’nde boğulma tehlikesi geçiren çocuklarını kurtarmaya çalışan iki anne boğuldu. Ambulansla hastaneye kaldırılan 3 çocuktan 2’sinin durumunun ise ağır olduğu öğrenildi.

Edinilen bilgiye göre olay, Bozova ilçesine bağlı Arıkök kırsal mahallesinde yaşandı. İddiaya göre aileleriyle birlikte piknik yapmak için Atatürk Baraj Gölü kıyısına giden 3 çocuk serinlemek için suya girdi. Çocuklar suyun derin olduğunu fark edemeyince dibe battı. Olayı gören Nimet Yıldırım ile Sıdıka Beden isimli anneleri suya atlatarak çocuklarını kurtarmaya çalıştı.

Çocuklar çevredeki vatandaşların yardımıyla kurtarılırken, anneleri ise suyun içinde gözden kayboldu. Hastaneye kaldırılan 3 çocuktan 2’sinin durumunun ağır olduğu öğrenildi. Olay yerine giden ekipler, suda kaybolan iki kadına ulaşamayınca su altı polislerini çağırdı. Dalgıç polisler, yaptıkları çalışma sonucunda Nimet Yıldırım ve Sıdıka Beden’in cesetlerine ulaşarak sudan çıkarttı. Cenazeler Bozova Devlet Hastanesi morguna götürülürken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı. 

Ahmet Kolsuz – Bekir Basmacı

Okuma yazma bilmeyen kadınların umudu oldu Okuma yazma bilmeyen kadınların umudu oldu

Diyarbakır’da bulunan Rabia-tül Adeviyye Kadın Kültür ve Sanat Merkezi’nde görevli eğitmen Duygu İnceoğlu, kentin sokaklarını gezerek okuma yazma bilmeyen kadınlara ulaşıp eğitim almalarını sağlıyor.

 Rabia-tül Adeviyye Kadın Kültür ve Sanat Merkezi’nde okuma yazma öğretmeni olarak görev yapan Duygu İnceoğlu, Diyarbakır’ın sokaklarında dolaşarak okuma yazma bilmeyen kadınlara tek tek ulaşmaya çalışıyor. Şimdiye kadar 35 kadına okuma yazma öğreterek sertifika veren Duygu İnceoğlu’nun hedefi kentte okuma yazma bilmeyen kadın sayısını en aza indirmek.

Yaptığı çalışmalarla ilgili konuşan İnceoğlu, 23 ile 65 yaş arasındaki kadınlara yönelik kurs oluşturduğunu ve her kurs zamanı kursiyerleri kadar heyecanlı ve mutlu olduğunu söyledi. Kendisinin kadınlara okuma yazma öğrettiğini fakat onlardan da çok şey öğrendiğini kaydeden İnceoğlu, “Aslında ders işlediğimde onlar beni yönlendiriyor. Sadece okuma yazma öğretmedim, saatleri, sayıları, telefon numaraları, otobüs duraklarını, iki sessiz harf yan yana nasıl yazılır nasıl okunur, bunları öğrettim. 

100 adet kahve alıp Şehitlik sokaklarında dolaşıp kahve dağıtıp kursiyer topluyorum. Mesela salı günleri benim için çok önemli çünkü salı günleri onların Pazar, onlar pazar alışverişi yaparken bende yanlarına gidip okuma yazma öğretmeniyim okuma yazmaya gelmek ister misin diyorum, bazen bir kursiyer evet gelirim deyince kayıtlarını alıyorum” dedi. 

Okuma yazma öğrenen kursiyerler, değişen yaşamlarını gelip kendisine anlattığına da sözlerine ekleyen İnceoğlu, şöyle devam etti: 

“Kursiyerim içinde okumayı öğrendikten sonra kursiyerlerimin hayatında neler değişti gelip hep anlatırlar. Mesela bir kursiyerim artık yanında birini götürmeden alışveriş yapabiliyor, para hesabı yapabiliyor, hastaneye tek başına gidebiliyor. Otobüse binerken artık sormuyorlar, buraya gidiyor mu kendileri okuyup otobüse biniyorlar.” 

“Güler yüzüyle bizi kursa çekmeyi başardı” 

Duygu öğretmen sayesinde okuma yazma öğrendiğini ve hayatının değiştiğini belirten kursiyer kadınlardan Güler Yalçın, “2 çocuk annesiyim. Bir gün Rabia-ül Adeviyye Kadın Kültür ve Sanat Merkezi’nin önünde geçerken Duygu hocamla karşılaştım ve okuma yazma hocasıyım, okuma yazmaya gelmek istemez misin dedi. Bende bunun üzerine ertesi gün okuma yazma kursuna gittim. Bugün tam 3 ayım doldu ve 3 ay boyunca birçok şey öğrendim. Artık bir hastaneye gittiğimizde sıramız gelmiş mi diye kimseye sormuyoruz. Bir yere giderken otobüs üzerindeki yazıları okuyup nereye gidebileceğimizi biliyoruz. Para hesabını kendimiz yapıyoruz. O güler yüzüyle bize her gün okula çekmeyi başardı” diye konuştu. 

Altınar ve Dere ailesinin mutlu günü Altınar ve Dere ailesinin mutlu günü

Diyarbakır’ın tanınmış ailelerinden Altıner ve Dere ailelerinin çocukları Yusuf Dere ve Merve Altınar dünya evine girdi. Genç çifti akrabaları ve dostları yalnız bırakmadı.

Dilek Paradise Royal Düğün Salonu’nda düzenlenen muhteşem düğüne, İşadamı Mahmut Biroğlu, Sur İş Adamları ve Toptancıları Derneği Genel Başkanı  Şükran Yılmaz, Teşkilat Başkanlığı Doğu Anadolu Bölge Kordinatörü Alattin Parlak, AK Parti Eski İl Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Dündar,

Sur AK Parti eski İlçe Başkanı Şeref Yontürk, Şair Yazar Hasan Nadir, Şair Yazar Süleyman Aydın,Özgür Haber Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Engin Öztürk, Kamu kurum ve kuruluşların müdür ve yöneticileri, SİAD Başkanları, STK yöneticileri, 

muhtelif siyasi partilere mensup başkan ve idareciler, Esnaf Birliklerinin Temsilcileri, Oda ve Borsa yöneticileri, Sektör Temsilcileri, yerel ve ulusal basın yayın kuruluşlarının temsilcileri, kanaat önderleri  ve oldukça kalabalık bir davetli topluluğu ile her iki ailenin dost ve akrabaları, damadın arkadaşları ile sevenleri  düğünde yer aldı.  

Damadın Babası Ramazan Dere ve eşi ile Gelinin Babası Fırat Altınar ile eşi davetlileri kapıda karşılayarak yerlerine kadar eşlik etti. Düğün salonu hınca hınç dolarken, sahneye alkışlar ve dolar yağmuru altında çıkan genç çiftin mutlulukları, görülmeye değerdi. Düğünde görev yapan müzik ekibi, havada uçuşan dolarları toplamakta zorlanırken, 

rüya gibi geçen düğün, Diyarbakır ve Bölgemizin yanısıra, ülkemizin tanınmış simalarını da bir araya getirdi. Gecenin ilerleyen saatlerine kadar devam eden düğüne katılamayanlar ise, kutlama mesajı göndererek ve telgraf çekerek, hayatlarını birleştiren genç çifte, bir ömür boyu mutluluklar dilediler.  

Gecede, sanatçıların seslendirdiği birbirinden güzel parçalarla zaman zaman eşlik eden davetliler, adeta müziğe ve eğlenceye doydular.  Geceye katılanlar, gelin ve damat ile hatıra fotoğrafı çekerken, bazı davetlilerin sevinç gözyaşlarını tutamadıkları gözlendi. Çok sayıda buket ve çelengin gönderildiği düğün salonu, adeta çiçek bahçesine dönüştü. Düğün sonrası oluşan takı kuyruğu ise, görülmeye değerdi. 

Ramazan Dere ve Fırat Altınar’ın örnek bir ev sahipliği sergilediği düğün töreni, gecenin ilerleyen saatlerine kadar devam etti.  Düğüne gelen misafirleri kapıda ağırlayan damadın babası Ramazan Dere  düğün sonrasında, davetlileri kapıya kadar uğurlayarak misafirperverlik örneği gösterdiler. Düğün boyunca bütün masaları gezip, davetlilerle ayrı ayrı ilgilenen Ramazan Dere, davetlilerden tam not aldılar.

TEŞEKKÜR KONUŞMASI YAPTILAR 

Davetlilere kendilerini yalnız bırakmadıkları için teşekkür eden damadın babası Ramazan Dere, “Öncelikle böylesi anlamlı ve özel günümüzde bizlere kıymetli zamanlarını ayırarak düğünümüze katılan tüm dost, akraba ve sevenlerimize sonsuz teşekkür ediyoruz.

Allah; hepinizden razı olsun. Sizlerin de evlatlarınıza böylesi güzel düğünler yaşamayı nasip etsin inşallah. Darısı tüm çocuklarımızın başına, sağ olun, var olun bizleri mesut ettiniz” dedi. 

ÖZEL HABER:YILMAZ ACU

Diyarbakır’da otomobil yolcu minibüsüne çarptı: 5 yaralı Diyarbakır’da otomobil yolcu minibüsüne çarptı: 5 yaralı

Diyarbakır’da özel bir otomobilin, şehir içi yolcu taşıyan minibüse arkadan çarpması sonucunda meydana gelen trafik kazasından 5 kişi yaralandı.

Diyarbakır’da özel bir otomobilin, şehir içi yolcu taşıyan minibüse arkadan çarpması sonucunda meydana gelen trafik kazasından 5 kişi yaralandı. Yaralılardan 2’si ayakta tedavi edilirken 3’ü de tedavi edilmek üzere ambulansla hastaneye kaldırıldı.

Kaza, Diyarbakır’ın Yenişehir ilçesi Ofis alt geçit çıkışında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Alt geçitten hızla çıkan 07 MZD 14 plakalı otomobil, önünde kırmızı ışıklarda duran 21 M 0116 plakalı şehir içi yolcu taşımacılığı yapan minibüse arkadan çarptı. Çarpmanın etkisi ile otomobilin hava yastıkları patlarken, otomobilde bulunan araç sürücüsü ile yanında bulunan kişi yaralandı. Minibüste ise yolculardan 3’ü yaralandı. Yaralılardan 2’si ayakta tedavi edilirken 3’ü de olay yerine çağrılan ambulanslarla Selahattin Eyyubi Devlet Hastanesi acil servisine kaldırılarak tedavi altına alındı.

Polis ekipleri kazaya ilişkin inceleme başlattı.

Diyarbakır’da ASM’nin jeneratörü 2 saat aralıksız çalışınca küle döndü Diyarbakır’da ASM’nin jeneratörü 2 saat aralıksız çalışınca küle döndü

Diyarbakır’da sabaha karşı bir Aile Sağlık Merkezine (ASM) ait jeneratör, bölgede aşırı enerji tüketiminden kaynaklı olarak enerji nakil hattında yaşanan elektrik kesintisinden dolayı 2 saat boyunca aralıksız bir şekilde çalışınca bir anda alev aldı.

Diyarbakır’da sabaha karşı bir Aile Sağlık Merkezine (ASM) ait jeneratör, bölgede aşırı enerji tüketiminden kaynaklı olarak enerji nakil hattında yaşanan elektrik kesintisinden dolayı 2 saat boyunca aralıksız bir şekilde çalışınca bir anda alev aldı. Alev alan jeneratör sağlık merkezi çalışanı ve itfaiye ekipleri tarafından söndürüldü.

Olay, Diyarbakır’ın merkez Bağlar ilçesi Şeyh Şamil Mahallesi’nde bulunan İskanevleri Aile Sağlık Merkezinde meydana geldi. Bölgede aşırı enerji tüketiminden kaynaklı olarak kesilen elektriklerin ardından jeneratör otomatik olarak devreye girerek 2 saat boyunca aralıksız bir şekilde çalıştı. İki saat boyunca çalışan jeneratör bir anda alev alırken, mahalleliye korku dolu anlar yaşattı.

Çevredeki vatandaşların haber vermesi ile olay yerine gelen sağlık merkezi çalışanı alevlere yangın tüpü ile müdahalede bulunarak söndürürken daha sonra olay yerine gelen itfaiye ekipleri ise bir süre soğutma çalışma yaparak yangını kontrol altına aldı.

Sabaha karşı yaşanan olay sonrası DEDAŞ ekipleri enerji nakil hattında yaşanan kesintiyle ilgili çalışma başlatırken, itfaiye ekipleri ise olayla ilgili olarak tutanak tutarak bölgeden ayrıldı.

İş dünyası ve siyasetçileri bir araya getiren muhteşem düğün İş dünyası ve siyasetçileri bir araya getiren muhteşem düğün

Diyarbakır Ticaret Borsası Başkan Yardımcısı Şeyhmus Ayhan’ın oğlu Mehmet Ayhan ve İşadamı Cengiz Kaya’nın kızı Fatma Kaya’nın muhteşem düğün töreni iş dünyası ve siyasetçileri bir araya getirdi.

Diyarbakır’ın Kayapınar İlçesi’nde bulunan Güneş Düğün Salonu’nda düzenlenen muhteşem düğüne  Diyarbakır Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, Ak Parti Diyarbakır Milletvekili Ebubekir Bal, İl Emniyet Müdürü Tacettin Aslan, Sur İlçe Kaymakamı Abdullah Çiftçi, 

Hani Belediye Başkanı İbrahim Lale, Çınar Önceki Dönem Belediye Başkanı Vecdi Arzu, Diyarbakır Ticaret Borsası Başkanı Engin Yeşil, İş adamı Abdülkadir Karavil, eski Ticaret Odası Başkanı Ahmet Sayar, eski MÜSİAD Başkanı İsmail Özşanlı, Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Aziz Odabaşı, İşadamı Mustafa Onur,

İş adamı Ramazan Şimşek çok sayıda Sivil Toplum Örgütleri, Doktorlar, işadamları, esnaflar, çiftçiler ve sanayicilerin yanı sıra binlerce davetli katıldı.  Nikah şahitliği yapan Vali Hasan Basri Güzeloğlu genç çiftlerin evlilik cüzdanını gelin hanıma teslim ederek bir ömür boyu mutluluklar diledi. 

Askeri ve mülki erkanın yanısıra, İlimizde görev yapan savcı, hakim ve emniyet mensuplarıyla, Bölgemizin kanaat önderlerinin de katıldığı düğün töreni, adeta Diyarbakır protokolünü bir araya getirdi. Gecenin ilerleyen saatlerine kadar devam eden düğüne katılamayanlar ise, kutlama mesajı göndererek ve telgraf çekerek, hayatlarını birleştiren genç çifte, bir ömür boyu mutluluklar dilediler. 

Gecede, sanatçıların seslendirdiği birbirinden güzel parçalara zaman zaman eşlik eden davetliler, adeta müziğe ve eğlenceye doydular. Çok sayıda buket ve çelengin gönderildiği düğün salonu, adeta çiçek bahçesine dönüştü. Havai fişekler ise, geceye ayrı bir renk kattı. Düğün sonrası oluşan takı kuyruğu ise, görülmeye değerdi.

Düğün salonu hınca hınç dolarken, sahneye alkışlar ve dolar yağmuru altında çıkan genç çiftin mutlulukları, görülmeye değerdi. Düğünde görev yapan müzik ekibi, havada uçuşan dolarları toplamakta zorlanırken, rüya gibi geçen düğün, Diyarbakır ve Bölgemizin yanısıra, ülkemizin tanınmış simalarını da bir araya getirdi. Bunun yanısıra, her iki ailenin dost ve akrabaları, damadın arkadaşları, sevenleri de bu özel günde yerlerini aldılar. 

Siyaset dünyasından iş dünyasına düğünlerine katılan ve kendilerini bu mutlu günde yalnız bırakmayan herkese minnettar olduklarını belirten Diyarbakır Ticaret Borsası Başkan Yardımcısı Şeyhmus Ayhan, “Böyle bir günde düğünümüze gelen başta sayın valimiz Diyarbakır Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, 

Ak Parti Diyarbakır Milletvekili Ebubekir Bal, İl Emniyet Müdürü Tacettin Aslan, Sur İlçe Kaymakamı Abdullah Çiftçi, Hani Belediye Başkanı İbrahim Lale, Çınar Önceki Dönem Belediye Başkanı Vecdi Arzu, Diyarbakır Ticaret Borsası Başkanı Engin Yeşil, İş adamı Abdülkadir Karavil bey ile Türkiye’nin çeşitli illerinden gelen değerli akrabalarımıza, dostlarımıza, yakınlarımıza sonsuz teşekkür ediyoruz. 

Allah bu güzel günleri sizlerinde evlatlarına kısmet etsin. Mutlu ve huzurlu günler göresiniz. Bizleri yalnız bırakmadınız sağolun varolun hepinizden Allah razı olsun darısı gençlerimizin başına. Böylesi anlamlı ve özel günümüzde bizlere kıymetli zamanlarını ayırarak düğünümüze katılan tüm dost, akraba ve sevenlerimize sonsuz teşekkür ediyoruz” dedi. 

ÖZEL HABER:YILMAZ ACU


EDİTÖRLER
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Kategori Seçin:
Kategori Seçin:

TRT Haber Haberler