Evsen: ‘Vakfın ruhuna uygun vakıflar kurulmalıdır’

Evsen: ‘Vakfın ruhuna uygun vakıflar kurulmalıdır’
Evsen: ‘Vakfın ruhuna uygun vakıflar kurulmalıdır’

Vakıflar Bölge Müdürü Metin Evsen, Vakıflar Haftası nedeniyle vakıfların amaçları, dindeki yeri, İslam’daki vakıf anlayışı, vakıf kurulurken nelere dikkat edilmesi gerektiği ve tarihte kurulan ilginç vakıfları anlattı.

Vakıflar kurulurken dikkat edilmesi gereken konular olduğunu ifade eden Evsen; “Her şeyden önce vakfın ruhuna uygun olan vakıfların kurulması gerekir. Sosyal boyutunun olması ve insanlara faydalı boyutunun olması lazımdır. Vakıflar, insanlardan para alan değil insanlara para veren, insanlardan gayrimenkul alan değil insanlara gayrimenkul veren anlayışların hâkim olması lazımdır. Vakıflar, insanları rızık kapısı olarak görmek yerine insanlara rızık veren kapı olmalıdır. Çünkü insanları rızık kapısı olarak kabul edip insanlardan para toplama gayrimenkul toplama gibi bir anlayış İslam’ın ruhuna uygun değildir” dedi.

VAKFIN KELİME ANLAMI: DURDURMA HAPSETMEDİR

Vakıf nedir, tanımını yapabilir misiniz?

Vakıf, Arapça bir kelimedir. Arapça bir kelime olan vakfın anlamı; durdurma, hapsetmedir. Bir şeyi belli bir yerde durdurma veya oraya tahsis etmedir. Sözlük anlamı ise; Bir hizmetin gelecekte de yapılması, sürüp gitmesi için, belirli koşullarla ve resmi bir işlemle bırakılan gelir, para ya da mülktür.

Vakıfların faaliyetleri nelerdir?

İslâm medeniyetinin âdeta simgelerinden biri olan vakıfların, Hz. Peygamber(sav) döneminden itibaren vardır. Vakıflar, ordunun donatımına yardımcı olma, içme suyu temin etme, fakir ve kimsesizlere aş ve barınak sağlama, hastaları tedavi etme, ilmin yayılmasını sağlayıcı araçları temin etmektir. Ayrıca, öğrencileri destekleme, hayvanları koruma, ibadethanelerin ve diğer kamu tesislerinin inşa, bakım ve onarımını sağlama gibi kamu yararı olarak nitelendirilebilecek bütün alanlarda aktif bir rol üstlenmiştir. İslâm mimarisinin, kültür ve medeniyetinin birçok şaheseri de bu tür gayeleri gerçekleştirmeye mâtuf olarak kurulmuş tesislerdir.

“ULUCAMİ’NİN 3 MEDRESESİ VAR”

Ulu caminin etrafında kaç tane medrese var?

Ulu Cami’nin etrafında 3 tane medrese var. Mesudiye Medresesi Anadolu’nun ilk üniversitelerinden bir tanesidir. Batı tarafında Zinciriye Medresesi var, bu medrese çok önemli medreselerden bir tanesidir. Dünyadaki açık avlulu medrese tipi örneklerinden bir tanesidir. Şimdi WC olarak kullanılıyor. Bizim yaptığımız restorasyon çalışmalarında oranın da Şafiler Medresesi olduğu ile ilgili kayıtlar ortaya çıktı ama ihtiyaca binaen orası da WC’lere dönüştürüldü. Caminin etrafında bir cami var ama etrafında birden fazla medrese ile çarşı var. Ulu Cami Vakfı Alparslan’ın oğlu Melikşah’ın kurduğu bir vakıftır. Oradan gelen gelirler hem medrese ihtiyaçları, hem aşevi ihtiyaçları, hem orada çalışan insanların ihtiyaçları, hem de orada okuyan öğrencilerin elbise ve yemek ihtiyaçları oradan karşılanıyor.

“VAKIF MEDENİYETİNDE RAMAZAN AYI” TEMASI

Bu yılki vakıflar haftası temanız nedir?

Bu hafta Vakıflar Haftası. Ecdadımızın ortaya koyduğu bu duyguyu, anlayışı bizim genç nesillere aktarmamız lazımdır. Bu haftanın ‘Vakıflar Haftası’ olması hasebiyle biz öğrencilerimize kompozisyon yarışması düzenledik. Her yıl Vakıflar Genel Müdürlüğümüz bir tema üzerine yarışmalar düzenleniyor. Bu yılki kompozisyon yarışmamızın konusu ‘Vakıf Medeniyetinde Ramazan Ayı’ gibi bir tema işledik. Hem Ramazan Ayı hem de Vakıflar Haftası olduğu için böyle bir konu seçtik. İkisi de aynı döneme denk geldiği için biz bu yılki temayı özellikle ‘Ramazan’ konusu olarak seçtik. Çünkü Ramazan Ayı paylaşma ayıdır, sofraları paylaşma ayıdır.

“VAKFIN RUHUNA UYGUN VAKIFLAR KURULMALIDIR”

Vakıf kurulurken nelere dikkat edilmelidir?

Her şeyden önce vakfın ruhuna uygun olan vakıfların kurulması lazımdır. Sosyal boyutunun olması ve insanlara faydalı boyutunun olması lazımdır. Vakıflar, insanlardan para alan değil insanlara para veren, insanlardan gayrimenkul alan değil insanlara gayrimenkul veren anlayışların hâkim olması lazımdır. Yoksa insanları rızık kapısı olarak kabul edip insanlardan para toplama gayrimenkul toplama gibi bir anlayış İslam’ın ruhuna uygun değildir. Bizim amacımız da Peygamberlerin, Sahabelerin ve Ecdadımızın bize göstermiş olduğu yol doğrultusunda vakıflarla ilgili iş ve işlemleri devam ettirmektir.

“TARİHTEKİ İLK VAKIF KÂBE’DİR”

Tarihte ilk vakıf hangisidir?

Tarihte ilk Vakıf Kâbe’dir. Hz. İbrahim tarafından vakfedildiği rivayet edilmektedir. Bu Hz. İbrahim (as) tarafından temeli atılan ve yapılan Kabe ilk vakıf olarak tarihteki yerini almaktadır. Bütün peygamberlerin görevleri arasında bu vardır. Yani mülk Allah’ın, Mal Allah’ın ve bunların hepsi birer emanettir. Bu emanetleri en güzel şekilde değerlendirme ile ilgili onların kullanılmasıdır. Hz. Peygamber, Mekke’den Medine’ye hicret ederken Fedek arazileri var. Hz. Peygamber(sav), Fedek arazilerini vakfediyor ve bunu insanların istifadesine sunuyor. Hz. Ömer de mülkiyetinde olan bazı emlakı vakfediyor. Sahabelerin hayatında vakfetme her zaman olmuştur. Bunu yapmalarının sebebi sırf Allah’ın rızasını kazanmak ve her şeyi insanlarla paylaşmaktır. Benmerkezci bir anlayıştan ziyade Biz anlayışı vardır. Her şey bana değil bize anlayışı var. Tarihe bakarsanız Hz. Âdem ile Hz. Peygamber arasındaki bütün peygamberlerde vakıf anlayışı vardır.

Fedek arazisi nedir?

Hz. Fatima ile Hz. Ebubekir arasında ihtilaf çıkmasına neden olan ve Hz. Peygamber(sav)’den miras kalan arazidir.

“TOPLAYAYIM DEĞİL, TOPLADIĞINI DAĞITAYIM ANLAYIŞI VAR”

İslam’daki vakıf anlayışı nasıldır?

İslam’daki vakıf anlayışı şimdiki vakıf anlayışından farklıdır. Kendime toplayayım değil topladığını dağıtayım anlayışı vardır. İslami vakıf anlayışında siz zenginsiniz, sizin maddi durumunuz iyidir. Maddi durumumuz iyi olduğu için de siz bir vakıf kuruyorsunuz. Bu vakfiyenin hayır ve şartlarını yerine getirmesi ile ilgili siz ilgili mahkemelerden onay alıyor ve vakfınızın hayatiyeti devam ediyor. Vakıf anlayışında her şeyi devletten beklemek yoktur. Vakıf anlayışında insanların inançları doğrultusunda inandığı ve toplumda eksik gördüğü bazı ihtiyaçları giderme ile ilgili vakıflar kurulmuştur.

İLKOKUL HOCALARINA TÜTÜNÜ YASAKLAYAN VAKFI

Tarihteki ilginç vakıflara örnekler verir misiniz?

Ramazan Ayında teravih namazı çıkışında cemaate Kaçkar Balından şerbet dağıtan Hatice Sultan Vakfı. İlkokul hocalarına tütünü yasaklayan Mehmet Ragıb Efendi Bin Mesud Vakfı. Doktorların güzel huylu olmasını isteyen Keykavus bin Keyhüsrev bin Kılıçarslan Vakfı. Güzel Yazı Öğreten Vakıf (Mustafa Efendi İbni Feyzullah Efendi Vakfı. Hastalara Evinde Bakım Hizmeti Sunan Vakıf (Germeyanoğlu Yakub Çelebi Vakfı). Kızlara Çeyiz Hazırlayan Vakıf ( Mehmed Esad Efendi bin Ahmet Efendi Vakfı). Duvar Yazılarını Silen Vakıf (Mehmed Han-ı Sani bin Murad Han-ı Sani Vakfı). İsrafı Önleyen Vakıf ( Sultan 1. Ahmed Han Vakfı). Yaz Günlerinde Soğuk Su Dağıtan Vakıf ( Ataullah Efendi Bin Şemseddin Vakfı). Şehir Estetiğini Koruyan Vakıf ( Mehmed Hayri Paşa bin Ahmed Vakfı). Kışın Abdest Alanlara Sıcak Su Temin Eden Vakıf (Mehmet Efendioğlu Kocabeyzade Abdülhadi Efendi Vakfı). İlim Kitapları Bağışlayan Vakıf (Ahmed Paşa bin İshak Paşa Vakfı).

“HER VAKFIN BİR VAKFİYESİ VARDIR”

Akar Ve Hayrat Nedir?

Her vakfın bir vakfiyesi var. Vakfiyeler doğrultusunda iş ve işlemler yapılır. Mesela diyelim ki bir vakıf kurulunca örneğin Fatih Paşa Camii diğer adıyla Kurşunlu Camii bıyıklı Mehmet Paşa tarafından vakıf şeklinde kurulmuş. Bu Vakıf kurulurken külliye şeklinde cami yapmışlar. İçinde müştemilatı yani camisi, medresesi, aşevi, hamam ve bedesten çarşı var. Buna bağlı gelirler var. Bu gelirleri Akar ve hayrat diye ayırıyoruz. Akar gelir getiren hayratta akardan gelir getiren maldan onun hayatını devam ettirmek olarak sayıyoruz. Dükkânın ve çarşının geliriyle caminin her ihtiyacı karşılanır. Caminin hem İmam maaşı verilir hem faraş hem müezzin maaşı verilir. Yani ecdat bir cami yaptırırken caminin yanında medresesi, camide görev yapacak olan insanlar, toplumun değişmesinde dönüşmesinde hocaları da düşünmüştür. Ayrıca bu camilerde medreselerde var. B medreselerde Molla Gürani’ler yetişmiş. Molla Gürani Diyarbakırlıdır ki Osmanlı’da en büyük padişah olan Fatih Sultan Mehmet’in hocasıdır.

OLAYLARDAN DOLAYI KÜLTÜR VARLIKLARI 100 MİLYON TL ZARAR GÖRDÜ

Terör olaylarının 2015’te vakıf kültür varlıklarına zararı ne kadardır?

Terör olaylarının 2015’te Vakıf Kültür Varlıkları’na zararı 100 milyon TL civarındadır. Mesela biz Hüsrev Paşa Camisi’ni restore ediyoruz. 2015 yılında yaşanan olaylardan zarar gören camilerimizden bir tanesidir. 2015 yılında yaşanan olaylardan dolayı bizim Diyarbakır’da 21 Nusaybin’de de 3 tane eserimiz zarar gördü. Bunların hepsinin restorasyonunu biz yaptık, büyük oranda bunların hepsini bitirdik. Bir iki eserimiz tek kaldı, onları da inşallah bu yıl itibariyle bitiriyoruz.

“BİN ÖĞRENCİYE BURS VERİYORUZ”

Vakıflar bölge müdürlüğü olarak kaç aileye yardımda bulunuyorsunuz?

Vakıflar Genel Müdürlüğünden aldığımız kararlar doğrultusunda öğrencilere burs veriyoruz. Bölgede ortaöğretim ve üniversite okuyan 1000 öğrenciye burs veriyoruz. 346 tane yetim ve muhtaç insana her ay 817 TL bir maaş ödüyoruz. Yine her ay 5500 kişiye kuru gıda yardımı yapıyoruz. Vakıflar Bölge Müdürlüğü sorumluluk alanı içerisinde bulunan Diyarbakır, Mardin, Batman, Bingöl illerinde her ay 5500 kişiye kuru gıda yardımında bulunuyoruz. Bu yardımlarımız artarak devam ediyor Vakıflar Genel Müdürlüğü özel bir bütçe olduğu için gelirimiz artarsa vakfiye gereği yardım yapacağımız aileler de artar.

KAYNAK:Güneydoğu Güncel Gazetesi Seyfettin EKEN’in Özel Röportajı



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Diyarbakır’da 19 Mayıs kutlandı Diyarbakır’da 19 Mayıs kutlandı

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nın 100. yılı tüm yurtta olduğu gibi Diyarbakır’da da çeşitli etkinliklerle kutlandı.

Diyarbakır’da, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nın 100. yılı kapsamında valilik önünde tören düzenlendi. Törene Diyarbakır Valisi Hasan Basri Güzeloğlu ve Bağlar Belediye Başkanı Hüseyin Beyoğlu’da katılarak protokoldeki yerlerini aldılar.

Kutlamalara ayrıca Büyükşehir Belediye Başkanı Selçuk Mızraklı, AK Parti milletvekili Ebubekir Bal, Cumhuriyet Başsavcısı Kamil Erkut Güre, Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanı Tümgeneral Halis Zafer Koç, vali yardımcıları, kaymakamlar, kamu kuruluşlarının müdürleri, gaziler, öğrenciler, öğretmenler ve vatandaşlar katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan tören Diyarbakır Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Mehmet Demir günün anlam ve önemine dair konuşmasıyla devam etti. Törende daha sonra Yenişehir ve Kayapınar Halk Eğitim Merkezleri tarafından halk oyunları gösterisi sergilendi. Kutlamalarda Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü sporcuları tarafından akrobasi gösterisi gerçekleştirildi. Kutlamalar, kentte ulusal ve uluslararası dereceler kazanmış sporcuların motorize polis ekipleri ile konvoy yapmasıyla sona erdi. 

Bu Ramazan’da da yetim ve öksüz çocuklar Bebeler Giyim’de sevinecekler Bu Ramazan’da da yetim ve öksüz çocuklar Bebeler Giyim’de sevinecekler

Diyarbakır’da uzun yıllardır faaliyet yürüten Bebeler Giyim Mağazası her Ramazan ayı olduğu gibi bu Ramazan’da da hayırseverlerin yapmış olduğu yardımlar neticesiyle yetim, öksüz, fakir ve yardıma muhtaç çocukları giydirerek sevindiriyor.

Yıllardır kaliteden ödün vermeden Diyarbakır halkına hizmet veren Bağlar İlçesi Alipınar Mahallesi Seydababa Mezarlığı karşısında bulunan Bebeler Giyim Mağazası ayakkabı, çorap, tişört, pantılon, kazak,  bot, spor giysileri ile ekonomik cazip fiyatlarla  halka hizmete devam ediyor. 

Her Ramazan ayı olduğu gibi bu Ramazan ayında da hayırseverlerin vermiş olduklar  yardımları yetim öksüz fakir yardım muhtaç çocuklara ulaştıran Bebeler Giyim Mağazası, önceden tespit edilmiş ve Diyarbakır’ın çeşitli mahallelerinde ikamet eden yetim, öksüz ve fakir çocukları giydiriyor.  

Ürünlerinin kaliteli olduğunu ve asla hiçbir zaman kaliteden ödün vermediklerini belirten  Bebeler Giyim sahibi Nurettin Bülbül, “33 yıldır bu hizmeti yapıyoruz. Hiçbir zaman kaliteden ödün vermiyoruz. Mağazamız bünyesinde hayırsever işadamları ve yardım derneklerinin yaptığı yardımlar ile önceden tespit edilmiş yetim ve fakir ailelerin çocukları da giydiriliyor. 

Mübarek Ramazan-ı Şerif boyunca her gün muhtelif yaşlarda 200-250 yetim ve ihtiyaç sahibi çocuğu bu vesileyle giydirmiş oluyoruz. Bu hayırseverlerin yaptığı hayra ortak olmak adına bizlerde çok cüzzi bir kar ile destek oluyoruz. Allah hayıra sebep olanlardan razı olsun. Rabbime şükürler olsun. 

Bu çocukların sevincini anlatmakla bitiremiyorum anlatılmayacak kadar sevinçle dualar alıyoruz. Bu çocukların sevinçleri yeterdir bize  bu mübarek günde yetimleri sevindirmenin mutluluğunu yaşıyoruz Bizlerde elimizden geldiğince fedakarlık yapıyoruz fiyatlar konusunda kar bizler için hiç önemli değil önemli olan yetimi mazlumu fakirleri sevindirmek bizlere duaları yeterlidir. Yıllardır yetimleri giyindirmenin fakirleri giydirmenin mutluluğunu yaşıyoruz” diye konuştu.  

Siirtliler Derneği’nden anlamlı Ramazan Çadırı Siirtliler Derneği’nden anlamlı Ramazan Çadırı

Diyarbakır’da başkanlığını İşadamı Adnan Öktüren’in yaptığı Siirtliler Derneği kurmuş oldukları iftar çadırı ile Ramazan Ayı boyunca her gün binlerce kişiye yemek veriyor.

Diyarbakır’da, yardımlaşma ve dayanışmanın daha çok önem kazandığı Ramazan ayında, iftar çadırları ve dağıtım noktalarıyla vatandaşlara her yıl olduğu gibi bu yıl da yemek ikramında bulunuluyor. İmkanı ya da vakti olmayanların tercih ettiği iftar çadırları iftar saatine kadar her kesimden binlerce insanla dolup taşıyor.  
Çoğunlukta belediyelerin iftar çadırlarının kurulduğu Diyarbakır’da birde başkanlığını İşadamı Adnan Öktüren’in yaptığı Siirtliler Derneği’nin iftar çadırı da Diyarbakır Halkına iftar imkanı sunuyor. 

Geçtiğimiz sene bin 500 kişiye verilen Siirtliler Derneği iftar çadırında bu yıl yaklaşık 3 bin kişiye iftar yemeği veriliyor. Diyarbakır’da 5 yıldır iftar çadırı kuran Siirtliler Derneği iftar çadırına önceki gün Diyarbakır Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, Bağlar Kaymakamı Barış Demirtaş ve Bağlar Belediye Başkanı Hüseyin Beyoğlu’da gelerek halklar beraber iftarlarını açtı.  

Bağlar ilçesi Şeyh Şamil Mahallesi’nde Siirtliler Derneği tarafından kurulan iftar çadırında en çok ihtiyaç sahibi ailelere ve kimsesizlere önem verilirken, Başkan Öktüren de kendi elleri ile yemekleri dağıtımı gerçekleştirdi. 

“ZENGİN VE FAKİR ARASINDA ARACILIK YAPIYORUZ” 

5 yıldır iftar çadırı kurduklarını kaydeden Diyarbakır Siirtliler Derneği Başkanı Adnan Öktüren, çadırları özellikle Diyarbakır’ın ekonomik anlamında düşük olan bölgelerde kurduklarını söyledi. Öktüren, “Bu semtteki insanların çoğu göçten buraya gelmiş, birçoğu da Sur olaylarından dolayı buraya intikal edenler. Bu insanlara sıcak bir aşı ulaştırmak için, bu çaba içerisinde olduk. Robin Hood’luk yapıyoruz, durumu iyi insanlardan alıp buradaki yoksul insanlara aracılık yapıyoruz. Kendi katkılarımız ve kendi emeklerimiz ile bu sıcak aşın onlara ulaşmasını sağlıyoruz. 

Önceki yıllarda bin 500 kişiye ulaşırken bu yıl 3 bin kişiye ulaştık. Ama görüyoruz ki 2 bin kişide yetmiyor, insanlarımızın birçoğu buradan yemek alamadan gidiyor. Bu hizmetin sağlanması için emeği geçen başta Diyarbakır Valisi Hasan Basri Güzeloğlu’na teşekkür ediyoruz. İnşallah Ramazan ayının 10’undan itibaren sayıyı 3 bine çıkarmayı hedefliyoruz” dedi. 

BAŞKAN BEYOĞLU’DA KATILDI 

Halkla birlikte iftarını Siirtliler Derneği’nin iftar çadırında açan Bağlar Belediye Başkanı Hüseyin Beyoğlu ise, “Bu mübarek günlerde böylesi güzel işadamlarımızın açmış oldukları iftar çadırları bizleri mutlu ediyor. Bizlerde halkımızla beraber olmak adına davete icabet ederek çadıra gelerek Siirtliler Derneği’nin değerli başkanı Adnan Öktüren’in misafiri olduk hem kendisiyle hemde halkımızla beraber iftarımızı açtık. Yaklaşık 5 yıldır her Ramazan ayında çadır kurarak birde kendi eliyle yemekleri dağıtarak çok önemli bir hayıra sebep olmaktadır değerli dostum Adnan Öktüren. Allah böylesi güzel işadamlarından razı olsun. 

Böylesi halkı için mücadele eden insanlarımıza kapımız her zaman ardına kadar açıktır, Diyarbakır’ın böylesi değerlere ihtiyacı vardır. Diyarbakır halkı için verdikleri bu amansız mücadele için kendilerine sonsuz teşekkür ediyorum” dedi. 
Yapılan bu hizmetin hayırlı olduğunu dile getiren Diyarbakır Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, Bağlar Kaymakamı Barış Demirtaş ve Bağlar Belediye Başkanı Hüseyin Beyoğlu, Siirtliler Derneği Başkanı Adnan Öktüren’e teşekkür ettiler.

MAHALLELİNİN ABİSİ ADNAN ÖKTÜREN 

İşadamı Adnan Öktüren’i mahallelinin abisi olarak gördüklerini belirten mahalle sakinlerinden Gevriye Kaplan, “Allah hayırsever işadamı Adnan Öktüren’den binlerce kez razı olsun. Eşim vefat etmiş ve biz çocuklarımla çok perişan durumdayız. Her Ramazan ayında bu çadırı kuruyorlar, ben 4 yıldır burada Ramazan Ayında yemek alıyorum. Artık mahallemizin abisi olarak andığımız Adnan Öktüren beyefendinin sayesinde evime etli yemek ve tatlı giriyor. Onların sayesinde çok mutluyuz. Allah baştan Adnan ağabeyimiz olmak üzere Siirtliler Derneği ve bu çadırın kurulmasına vesile olan herkesten razı olsun” diye konuştu.  

MİSİAD Güneydoğu Bölge Başkanlığı’na Fırat Özmen getirildi MİSİAD Güneydoğu Bölge Başkanlığı’na Fırat Özmen getirildi

Memleketçi Sanayici ve İşadamları Derneği (MİSİAD) Diyarbakır İl Başkanı Fırat Özmen yaptığı gayretli çalışmalarından ötürü MİSİAD Güneydoğu Anadolu Bölge Başkanlığı’na getirildi.

Merkezi Ankara’da bulunan Memleketçi Sanayici ve İşadamları Derneği (MİSİAD) Türkiye’nin her tarafına il ve ilçe başkanlıkları kurmaya devam ediyor. Kısa sürede çok yol kateden derneğin Diyarbakır İl Başkanı İşadamı Fırat Özmen yaptığı gayretli çalışmaların meyvesini almaya başladı. Dernek içinde bir çok proje ve çalışmalara imza atan genç işadamı Fırat Özmen, MİSİAD Genel Başkanı Feridun Öncel tarafından MİSİAD Güneydoğu Anadolu Bölge Başkanlığı’na getirilerek kendisine bölge başkanlığı mazbatası verildi.

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan MİSİAD Genel Başkanı Feridun Öncel, “Değerli kardeşim Diyarbakır’ın saygın ailelerinden olan dava adamı devletini bayrağını milletini halkını seven  değerli Diyarbakır İl Başkanımız Fırat Özmen Beyefendiyi yaptığı gayretli çalışmalar neticesinde Güneydoğu  Anadolu Bölge Başkanlığına getirmeyi uygun gördük ve bölge başkanlığı mazbatasını kendisine vermiş bulunmaktayız. İnanıyoruzki böylesi değerli insanlarımz  her zaman güzel hizmetlere imza atacaktır. Bizler MİSİAD ailesi olarak davasına sadık her kim olursa olsun kapımız her zaman açıktır. Allahın izni ile güzel ülkemizde evliyalar diyar diyarbakırda güzel günlerimiz olacaktır.  Allah’a şükürler olsun ki, çıktığımız yolda mahçup olmadan yürümeye devam ediyoruz. Hayırlı olsun. 

Ben yani Feridun Öncel  kesinlikle hiçbir zaman siyaset  peşinde asla değilim ve hiçbir beklentim yok. Devletimize ihanet edenler mutlak suret ile  bedelini ödeyecekler” dedi. 

Kendisine verilen bu görevi layıkıyla yerine getireceği inancında olduğunu belirten MİSİAD Güneydoğu Anadolu Bölge Başkanı Fırat Özmen ise, “Sayın Genel Başkanımız Feridun Öncel beyefendiye bu kutsal görevi bana layık gördüğünden dolayı çok teşekkür ederim. İnşallah bu insanlık şehrimizde, bölgemizde, Diyarbakırımızda  insanlık adına güzel hizmetler yapacağız. MİSİAD olarak madde menfaat  peşinde koşmuyacağız insanlık peşinde koşacağız.

Çalışmalarımız kapsamında bölgemizde resmi daireler, kamu kurum kuruluşları ve STK’ları ziyaret edeceğiz görüş alış verişinde bulunacağız. Koltuk sevdamız asla olmayacaktır. Allah’ın izni ile bu kutsal görevi yürütmek ve Diyarbakır’a en güzel hizmetleri yaparak layık olmaya çalışıyorum. Bizim amacımız doğuyu ve batıyı birleştirmek, yerli üretimi güçlendirmektir. Bizim hiç bir siyasi bağlantımız yok amacımız milli ekonomiye yön vermek bu oluşumda bunları yapmak için  güneydoğu Anadolu başkanlığı  görev bize verilmiştir. Bu nedenle değerli genel başkanımıza sonsuz teşekkür ediyoruz” dedi

Başkan Akmeşe Çüngüş’e hizmet için kolları sıvadı Başkan Akmeşe Çüngüş’e hizmet için kolları sıvadı

31 Mart seçimlerinde Diyarbakır’ın Çüngüş İlçesi Belediye Başkanlığı’nı büyük bir farkla kazanan Ali Suat Akmeşe Çüngüş’e hizmete başladı.

Diyarbakır’ın Çüngüş ilçesinde Saadet Partisi’nden seçilen Belediye Başkanı Ali Suat Akmeşe yerel seçimlerin ardından kollarını sıvadı ve Çüngüş’e hizmet etmeye başladı.  

Tüm Türkiye’de olduğu gibi Diyarbakır ve ilçelerinde de yerel seçim heyecanı sona erdi. Türkiye’de milyonlarca seçmen sandık başına giderek yeni belediye başkanlarını, meclis üyelerini ve muhtarlarını seçti. Sandıkların açılmasının ardından görev başına geçen belediye başkanlarının ilk sözü, “Şimdi hizmet zamanı” oldu. 

Diyarbakır’ın Çüngüş İlçesi’nde seçimleri büyük bir farkla kazanan Saadet Partisi’nden belediye Başkanı seçilen Ali Suat Akmeşe, halkın istikrar, güven ve kardeşlikten yana oy kullandığını söyledi. Akmeşe, artık üzerinde büyük bir emanet ve sorumluluk olduğunu vurgulayarak, “Çok daha güçlü çalışarak Çüngüşümüz için çok daha güzel ve yükselen ilçe inşa edeceğiz” dedi.

Hizmet için kolları sıvayan Başkan Akmeşe belediye olarak ilk etapta ilçede araçların zorlukla hareket ettiği bozuk yolların düzeltilmesi ve Çüngüş Parkı’nın eksiklerini gidermek için halkın parasını halka harcamaya başladı.  

Çüngüş halkına hizmet etmenin mutluluğunu yaşadığını dile getiren Başkan Akmeşe, “Bana destek veren tüm Çüngüş halkına sonsuz teşekkür ederim. Hepinizden Allah razı olsun İnşallah bende 5 yıl boyunca hiçbir zaman sizleri yalnız bırakmayacağım. Hep birlikte büyük bir aile olacağız. Bu aile şuuruyla hareket edeceğiz. Bugün buralarda olmak varmış Allah’a şükürler olsun. Allah bizi mahcup etmez inşallah” dedi. 

Meslek edinme kursuna katılan kursiyerler sertifikalarını aldı Meslek edinme kursuna katılan kursiyerler sertifikalarını aldı

Diyarbakır’da estetisyenlik eğitimi alan kursiyerlere sertifikaları verildi.

Diyarbakır’da estetisyenlik eğitimi alan kursiyerlere sertifikaları verildi.

Birdal Akademi tarafından Türkiye geneli gerçekleştirilen sosyal sorumluluk projesi kapsamında kadınlara iş imkanı oluşturmak adına estetisyenlik kursu açıldı. Kursa kaydını yaptırıp başarılı olan kadınlara sertifikaları verildi.

Sertifika dağıtım törenine DESOB Başkanı Alican Ebedinoğlu, Kuaför ve Güzellik Uzmanları Oda Başkanı Cemil Değirmenci, Birdal Akademi kurucu müdürü Sadık Özgececi, ünlü kozmetik markasının sahibi Tekin Başhan ve kursiyerler katıldı.

Proje ile ilgili bilgi veren Özgececi, çalışmalarını tüm Türkiye’ye yaymak istediklerini söyledi. Özellikle kimsesiz ve şiddet mağduru kadınlara yönelik proje geliştirdiklerini belirten Özgececi, “Bu kapsamda kadınlarımıza eğitim verdik. Eğitimlerini başarı ile tamamlayan kursiyerlerimize sertifikaları verdik. Eğitimler ünlü kuaförler Serkan Özbilek, Süleyman Beklen, Ceylan Sancar, Özlem Özgececi, Samet Karaca, Ayla Eryahşi, Aynur Eryahşi, Aysun Kurt, Elana Avornik, Emrullah Yağmur tarafından verildi. Projemizi tüm Türkiye’ye yayıp dezavantajlı kadınlarımıza istihdam olanağı sağlayacağız” dedi.

Konuşmaların ardından kursiyerlere sertifikaları dağıtıldı.


EDİTÖRLER
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Kategori Seçin:
Kategori Seçin:

TRT Haber Haberler