• Altın
  • Dolar
  • Euro
  • İstanbul °C
  • Ankara °C

Bayram mesajlarının ortak çağrısı: Akan kan ve gözyaşı dursun

Bayram mesajlarının ortak çağrısı: Akan kan ve gözyaşı dursun
Bayram mesajlarının ortak çağrısı: Akan kan ve gözyaşı dursun

DİYARBAKIR – Kurban Bayramı öncesi duygu ve düşüncelerini dile getiren siyasi parti temsilcileri, STK yetkilileri, kanaat önderleri ve akademisyenlerin ortak çağrısı, İslam coğrafyasında akan kanın ve gözyaşının durması temennisi oldu.

 

Yaklaşık 2 milyar Müslüman yarın Kurban Bayramını idrak edecek. Kurban Bayramı öncesi duygu ve düşüncelerini dile getiren Diyarbakır’daki siyasi parti temsilcileri, STK yetkilileri, kanaat önderleri ve akademisyenler, bayramın İslam âlemine huzur, birlik ve beraberlik getirmesi temennisinde bulundular.

HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yılmaz, İslam coğrafyasının bir bölümünün Kurban Bayramı’nı sevinçle idrak ettiğini, kimi bölgelerde ise hüzün, acı ve gözyaşının hâkim olduğunu söyledi.

Bayram mesajında, İslam coğrafyasının bir kısmında sevinç bir kısmında hüzün olduğunu ifade eden Yılmaz, “Kurban veremeyen Müslümanlar, bugün kendi evlatlarını kurban vermektedir. İslam coğrafyasının bir kısmında sevinç bir kısmında hüzün var. Bunun sebebi de bizim duyarsızlığımız, İslami hassasiyetleri kaybetmemizdendir. Bugün Araka’nda Müslümanlar Budistlerin vahşi işkenceleriyle yakılarak şehit edilmekte, evlerinden, yurtlarından sürünmektedir. Yemen’de Müslümanlar açlıkla imtihan olmakta, çocuklarını açlığa teslim etmekte ve çocuklar açlıktan ölmektedir.” dedi.

Artık iç çatışmalarda çocukların kurban verilmemesi için kardeşlik ve dayanışmanın mutlaka sağlanması gerektiğini söyleyen Yılmaz, şunları ifade etti:

“Bu vesileyle İslam coğrafyasının her tarafındaki Müslümanların Kurban Bayramı’nı tebrik ediyorum.  İçinde bulunduğumuz kötü halden, bu gidişattan bir an önce kurtulmayı ümmetin birlik ve beraberlik içerisinde sevinçle bayramlarını kutlamayı ve bu şart altında ümmet şuurunun, bilincinin aramızda pekişmesini, pekiştirmesini Allah’tan niyaz ediyorum.  Tüm Müslümanların Kurban Bayramı’nı tebrik ediyoruz.  Birlik, beraberlik, esenlik ve Müslümanlara sağlık sıhhat afiyet diliyorum.”

HÜDA PAR Diyarbakır İl Başkanı Şeyhmus Tanrıkulu da verdiği bayram mesajında İslam kardeşliğine vurgu yaparak, “İslam için bedel ödeyen Yusufi kardeşlerimiz, onların aileleri,  halkımızın ve İslam ümmetinin kurban bayramını tebrik ediyoruz. İslam coğrafyasında dökülen kanların, tahribatların, savaşların ve çatışmaların son bulmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum. Kardeşlik bilincini İslam ümmetinin bireyleri arasında daha üst seviyeye getirmesini temenni ediyorum. Bu vesileyle tüm Müslümanların bir kez daha kurban bayramını tebrik ediyorum.” dedi.

İttihad’ul Ulema Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Şenlik de bayram mesajında İslam ümmetinin birlik ve beraberliğine işaret ederek, şunları dile getirdi:

“Bütün ümmet maalesef sıkıntı çekiyor. Bu sıkıntıdan, darlıklardan, perişanlıktan kurtulmak için Müslümanların yeniden bir birliğe ihtiyacı vardır. Bunun için Müslümanların bir araya gelmelerini tavsiye ediyoruz. Bu vesileyle bütün müminlerin, ümmetin bayramını tebrik ediyoruz. Bayramın bütün müminlere huzur, barış ve mutluluk getirmesini temenni ediyoruz. Herkesin bayramı mübarek olsun.”

İttihad’ul Ulema Yönetim Kurul Üyesi Abdulkuddüs Yalçın ise “Ümit ediyoruz ki, bu bayram İslam ümmetine huzur, hayır ve bereket getirsin. Bir an önce yaşanan zulümler son bulsun. Müslümanlar arasında birlik ve beraberlik oluşsun. Öyle ki hem dünya da hem ahirette zafere erişip bahtiyar olalım. Bu münasebetle Müslümanların Kurban Bayramını tebrik ediyorum.” şeklinde konuştu.

Kayapınar İlçe Müftüsü M. Sırrı Şık da bayram mesajında kardeşlik vurgusu yaparak, şunları ifade etti:

“Rabbimizi teşriklerle, tekbirlerle, dualarla andığımız ve bütün Müslümanlar arasındaki birliği, ümmetin yekvücut oluşunu hayal etmek suretiyle inşallah bu bayramı geçirmeyi temenni ediyorum. Aynı zamanda kardeşliği esas alan günler olduğu için özellikle Müslümanlar arasındaki tefrika girdabını yeniden gözden geçirme sorumluluğumuz vardır. Eğer bizler bugün Arakan’a elimizi ulaştıramıyorsak, elimiz oraya yetişmiyor isek bunun sebebi ümmetin el elle tutuşmasına mani olan ve bu halkada olmak istemeyen tüm Müslümanlardır. Zinciri koparanlardan değil ümmet zincirini güçlendirenlerden olalım temennisiyle hepinizin bayramını tebrik ediyorum.”

Şehitler Kervanı Platformu Başkanı Ömer Çelik, “Tüm İslam âleminin ve şehit ailelerimizin mübarek Kurban Bayramı’nı en içten dileklerimle tebrik ederim. Cenab-ı Allah’tan niyazımız ve temennimiz odur ki, bu mübarek Kurban Bayramı’nın İslam âlemi için birliğe, dirliğe ve vahdete vesile olmasıdır.” dedi.

Yetim Öksüz ve Kimsesiz Çocuklarla Yardımlaşma Dayanışma ve Eğitim Vakfı (Yetimler Vakfı)  Başkanı Fikri Karavil de verdiği bayram mesajında, “Yetimler Vakfı olarak genelde tüm yetim, öksüz ve kimsesiz çocukların; özelde ise Arakan, Suriye, Irak, Afganistan ve diğer bütün İslam coğrafyasındaki Müslümanların bayramını tebrik ediyorum.  Allah Teâlâ inşallah bu bayramı bizlere kurtuluş vesilesi kılar.” temennisinde bulundu.

Peygamber Sevdalıları Platformu Başkanı Adnan Akgönül ise şunları paylaştı: “Kurban Bayramı bütün İslam âlemine mübarek ve hayırlı olsun. Bu bayramın tüm mazlum ve mustazafların kurtuluşuna, necatına aynı zamanda İslam âleminin birliğine, uyanışına vesile olmasını ve tüm Müslümanların için saadet kapılarının açılmasını temenni ediyorum. Yine arzumuz şudur ki, Cenab-ı Allah bu bayramı cümle İslam âlemi için Hz. İsmail gibi bir teslimiyet, Hz. İbrahim gibi bir fedakârlık ve Hz. Hacer gibi bir bağlılık ve itaat vesilesi kılsın. Cenab-ı Allah bu bayramı İslam âlemi için hayırlara vesile kılsın.”

Bayramın, ümmetin birleşmesi ve İslam ümmetinin uyanışına vesile olması dileyen Umut Kapısı Gıda Bankası Başkanı M. Sıddık Furkan, tüm İslam âleminin Kurban Bayramını tebrik etti.

Dicle Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Davut Işıkdoğan ise bayram mesajında, “Bayram vesilesiyle, özellikle Hac’da yapılan bütün duaların birlik, beraberlik, husumeti unutma, adaveti ve kardeşliği tesis etme noktasında kabul edilmesini Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyoruz.  Bugünlerde âlem-i İslam’da büyük zulüm yaşayan, özellikle Myanmar’daki bütün kardeşlerimiz başta olmak üzere bunların acılarının hafiflenmesi noktasında birer dua olarak Cenab-ı Hak tarafından kabul edilmesini niyaz ediyoruz.”  dedi.

İslam dünyasının beşinci harem-i şerifi olarak nitelenen Ulu Camii İmam Hatibi Osman Yağmur, bayram mesajında, “Kurban, İsmaili ve İbrahimi bir geleneğin, Muhammedi bir ibadetin gönümüze kadar gelişidir. Biz ehli imanın bu kurbanla Allah’a kurbiyetimizin sağlamasını Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyoruz. Kurbanın, gençliğimizin ahlakının, edebinin, kişiliğin kurban edilmediği kurban temennisini diliyoruz. Bu Kurban Bayramı gençlik üzerindeki imanın, ahlakın, edebin ve maneviyatın daha da pekiştiği, yakınlaştığı bir bayram olmasını niyaz ediyorum. Kurban Bayramı’nı memleketimize, İslam âlemine ve insanlığa hayırlar getirmesini niyaz ediyorum. İslam aleminde akan kanların, kardeşlik kavgasının ve kardeşler arasındaki sataşmanın, sürtüşmenin bitişini, rabbine kurbiyetinin yakınlaştığı bir Kurban Bayramı olmasını Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyorum.” dedi.

Anadolu Gençlik Derneği Diyarbakır Şube Başkanı Abdurrahman Ergin, verdiği bayram mesajında şunları paylaştı:

“Tüm İslam âleminin Kurban Bayramı’nın hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ederim. Bu Kurban Bayramı vesilesiyle dünyamızda zulüm ve haksızlıkların olmadığı, kan ve gözyaşının akmadığı; iyinin, doğrunun, güzelin, faydalının ve adil olanın yeryüzüne hâkim olduğu yeni bir dünyanın kurulmasını temenni ediyorum.” (Emrah Deniz, Abdurrahman Tetik – İLKHA)

Kaynak: https://ilkha.com/haber/60566/bayram-mesajlarinin-ortak-cagrisi-akan-kan-ve-gozyasi-dursun



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Hamzalı katliamında hayatını kaybedenler anıldı Hamzalı katliamında hayatını kaybedenler anıldı

Kulp ilçesi Hamzalı Mahallesi’nde 1 Ocak 1995’te, PKK’lı teröristlerce katledilen 6’sı korucu, 9’u kadın, 1’i korucu 23 kişi için anma töreni düzenlendi. Hamzalı Mahallesi’ndeki anıt önünde düzenlenen törene, İlçe Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Fatih Dülgeroğlu, kamu kurum ve kuruluşlarının yetkilileri, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı. Saygı duruşunda bulunulup, İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından konuşan Kaymakam Dülgeroğlu, “Bundan 23 yıl önce bölücü terör örgütü mensupları yine gerçek yüzlerini göstererek kadın, çocuk ve yaşlı demeden savunmasız 23 vatandaşımızı bu köyde katletti. Bugün buraya aynı acıları sizlere hatırlatmak için değil şehitlerimizin anısını yaşatmak, bölücü terör örgünün gerçek yüzünü bütün dünyaya haykırmak için bir araya geldik. Bölücü terör örgütü Hamzalı köyümüzde 6 aylık Fatma bebeğimizi, 23 yaşında hamile Aysel bacımızı, 85 yaşında Tayip dedemizi, 75 yaşında Abdurrahman dedemizi katlederek, zannetti ki Hamzalılı kardeşlerimiz kalplerinde taşıdıkları vatan sevgisini, ruhlarında hissettikleri bayrak sevgisini kaybedecekler ve onların yanında yer alacaklar. Ama 23 yıl sonra bugün yine görüyoruz ki Hamzalılı kardeşlerimiz, devletimizin ve milletimizin yanında. Ay-yıldızlı bayrağı bu bölgede, bu coğrafyada yüceltme adına askerimizle, polisimizle ve korucularımızla omuz omuza bu mücadeleyi aslanlar gibi yürütülmekte, dimdik ayakta durmaktadır” dedi.

 

Tören, şehitler için dua okunmasıyla sona erdi.

Bismil Köprüsü ışıl ışıl parlayacak Bismil Köprüsü ışıl ışıl parlayacak

Bismil Belediye Başkanı Turgay Gülenç, dış aydınlatmanın şehir güzelliğinden, güvenliğe kadar birçok noktada önem taşıdığını ifade ederek, renkli LED sistemi ile Bismil Köprüsü‘nü ışıklandırdı. Gülenç, aydınlatma sistemlerinin günlük yaşamın bir parçası olduğunu belirterek, “Şehrin görselliğini arttırmak, şehre ayrı bir güzellik veren, şehir planlamasında önemli noktalarda yapılan aydınlatma sistemi günlük yaşamın önemli bir parçasıdır. Onun için günde binlerce aracın geçişini sağlayan ve birçok il güzergâhın üzerinde bulunan Bismil Köprüsü’nü dekoratif aydınlatma sistemiyle aydınlattık. Köprümüzün aydınlatma direklerine LED ışıklar takarak, ilçemizin görselliğini arttırdık. Halkımıza her alanda hizmet etmek, hizmetleri onların ayaklarına getirmek bizleri memnun etmektedir. Yeni aydınlatma sistemimiz ilçemize hayırlı, uğurlu olsun” dedi.

11 nüfuslu ailenin tek odalı evde yaşam mücadelesi 11 nüfuslu ailenin tek odalı evde yaşam mücadelesi

Annenin meme kanseri tedavisi gördüğü babanın ise işsiz olduğu aile yardım bekliyor.

 

Diyarbakır’ın merkez Kayapınar ilçesine bağlı Kaldırım köyünde tek odalı bir evde 4’ü kız 9 çocuğu ile birlikte yaşayan ve meme kanseri tedavisi gören Sadiye ile Mehmet Galip Balyoz çiftinin dramı yürek yakıyor. Bir taraftan hastalık diğer taraftan da yoksullukla pençeleşen aile yardım bekliyor. İki yıl öncesine kadar aracıyla hurdacılık yaptığını ancak eşine meme kanseri teşhisi konulmasının ardından elinde avucunda ne varsa sattığını anlatan Mehmet Galip Balyoz, “Eşimi 2 yıldır hastaneye götürüp getiriyorum. Tedavi için her şeyimi sattım. Elimde hiçbir şey kalmadı. Maddi durumumuz yok. Eşim iki defa ameliyat oldu göğüslerinden biri alındı. Yardımseverlerden, belediye başkanlarından, yetkililerden yardım bekliyoruz. 4’ü kız 5’i erkek 9 çocuğum var. Liseye giden çocuğumu maddi durumum olmadığından okutamıyorum. Tek odalı bu evde yaşıyoruz. Başka odamız olmadığından 11 kişi burada kalıyoruz. Eşim kanser olduğundan dolayı sağlıklı bir ortamda hayatını devam ettirmesi lazım. Bizim kaldığımız ev toprak ve hijyenik değil. Rutubetli olduğu için hastalanıyoruz. Evin çatısı damlıyor onu engellemek için poşet ile kapattık. Sobamız yok, ısınamıyoruz” dedi.

 

İki yıldır hiçbir şey yapamadığını anlatan Sadiye Balyoz ise, “Her şeyi eşim yapıyor. İlaçlarımı o veriyor. Tek isteğim var, devletimiz bize ev yardımında bulunsun. Temiz bir ortamda yaşamak istiyorum. Çamaşır makinemiz olmadığından kıyafetlerimizi komşulara, evden eve götürüyoruz. Bir yıl kemoterapi gördüm. Göğsüm alındıktan sonra ilaç tedavisine başladım. Her şeyimiz vardı ama hepsi gitti. Bu hastalıktan dolayı hiçbir şey kalmadı” diye konuştu.

12 yıllık kan davası barışla sonuçlandı 12 yıllık kan davası barışla sonuçlandı

Diyarbakır’ın Sur ilçesine bağlı Alçık köyünden Karakaş ve Bozan aileleri, 12 yıl önce arazi anlaşmazlığı nedeniyle tartışma yaşadı. Çıkan tartışmada Bozan ailesinden bir kişinin hayatını kaybetmesinin ardından iki aile arasında kan davası yaşandı. Yaklaşık 12 yıl boyunca sürekli tedirgin hareket etmek zorunda kalan aileler, AK Parti Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu ve kentin ileri gelenlerinin araya girmesi ile barışma kararı aldı. Karakaş ve Bozan aileleri, 12 yıl süren kan davalarını bir düğün salonunda düzenlenen barış yemeği ile sonlandırdı. Her iki aileden çok sayıda kişinin katıldığı barış yemeği, Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Daha sonra Karakuş ve Bozan ailelerinin ileri gelenleri el sıkışıp tokalaştıktan sonra Kur’an-ı Kerim’in altından geçerek barış yemini etti.

 

“Eskiden intikam almak yiğitlikti ama bugün intikam almak cehalettir”

 

Burada bir konuşma yapan AK Parti Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu, sürekli kan ve gözyaşı, savaşlar gördüklerini söyledi. Ensarioğlu, “Ancak bizi sevindiren o ki son yıllarda artık bu kötü adeti bu kötü mirası bir tarafa bıraktık. Bizim bölgede artık kimse bu acıları yaşamak istemiyor. Ölümün kan davasının, savaşların hiç kimseye faydası yok. Kavganın kazananı yok, kaybedeni var. Kavgada kaybeden sadece taraflar değil toplumun tümüdür. Bu anlayıştır ki artık günümüzde en ufak bir hadise meydana geldiği zaman bugünkü topluluğun burada olduğu gibi, herkes kendince devreye girer, kendince sulh için çabalar, bu açılar yaşanmasın ister. İnsanlar arasında her zaman anlaşmazlıklar olabilir, her zaman hatalar, yanlışlar olabilir. Bir anlık nefsimiz ve kızgınlığımıza yenik düşebiliriz. Önemli olan bunu diğer nesillere, aile fertlerine ve topluma devretmemek. Allah’ın da emrettiği gibi toplumun da istediği gibi nefsine yenik düşmeden, sulh için doğru adım atabilmektir. Eskiden bir hadise olduğu zaman intikam almak yiğitlikti ama bugün intikam almak cehalettir. Yiğitlik odur ki sulh için barış için toplumun esenliği için adım atmaktır. O yüzden ben özellikle Bozan ve Karakaş ailelerine bu barışı sağladıkları için ve dostlarını kırmadıkları için, Allah’ın rızası için bu barışı gerçekleştirdikleri için ben kendilerine teşekkür ediyorum” dedi.

 

Konuşmaların ardından iki aile üyeleri, barış için verilen yemek sofrasına bir arada oturdu.

Kalp krizini tetikleyen 6 neden Kalp krizini tetikleyen 6 neden

Kalp krizinin çoğu zaman ani ve beklenmedik bir şekilde gerçekleşebildiğini belirten Kardiyoloji Uzmanı Cegerğun Polat, kalp krizine neden olan kronik hastalıklar ve risk faktörlerinin yanı sıra kişinin, krizi tetikleyen birçok nedenle günlük yaşam içinde karşılaşabileceğini dile getirdi.

Memorial Diyarbakır Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Uzman Dr. Cegerğun Polat, günlük yaşamda kalp krizini tetikleyen 6 neden hakkında bilgi verdi. Dr. Polat, kronik stresin krizlere zemin hazırladığını, pazartesi günlerinin kalp krizi için risk oluşturduğunu, trafiğin kalbi yorduğunu, hareketsizliğin krizi tetiklediğini, aşırı heyecanlı kişilerin risk altında olduğunu ve beslenme şeklinin kalp sağlığını etkilediğini söyledi.

 

“Kronik stres krizlere zemin hazırlar”

 

Günümüz kent yaşamının temel sağlık sorunlarından birinin stres olduğunu dile getiren Polat, “Ruhsal ve duygusal durumdaki dalgalanmalar, insan ilişkilerden kaynaklanan faktörler ve iş stresi günlük yaşamın neredeyse bir parçası durumundadır. Bireysel bakımı ve alışkanlıkları etkileyen bu faktörler, kronik hastalıkların da kaynağı olabilmektedir. Kronik stres koroner damar darlıklarına zemin hazırlayabilir, ani başlayan stres de kalp krizi geçirmeye hazır kişilerde krizi tetikleyebilir” dedi.

 

“Pazartesi kriz için riskli gün”

 

Pazartesi günlerinin kriz için riskli gün olduğunu dile getiren Dr. Polat, “Haftanın ilk iş günü olan pazartesi sabahı yaşanabilen yoğun iş stresi, kalp sağlığını olumsuz etkileyen bazı acil durumlar oluşmasında etkili olabilmektedir. Stres karşısında daha kırılgan ve hassas olan kişilerin kalp krizi geçirme riski daha yüksektir. Yoğun tempolu iş yaşamı, stresin ve riskin yüksek olduğu mesleklerdeki kişiler özellikle haftanın ilk gününden daha çok etkilenmektedir” diye konuştu.

 

“Trafik kalbi yorar”

 

Trafiğin de kalbi yorduğunu anlatan Dr. Polat, “Yoğun ve gürültülü trafik hem strese hem de hava kirliğine neden olarak kalp krizini tetikleyebilir. Yapılan araştırmalarda yoğun trafiğin olduğu ana cadde üstlerinde ikamet edenlerde kalp krizi riskinin daha yüksek olduğu saptanmıştır” ifadelerini kullandı.

 

“Hareketsizlik krizi tetikler”

 

Hareketsizliğin krizi tetiklediğini açıklayan Dr. Polat şunları söyledi:

 

“Özellikle uzun süre masa başında vakit geçiren ve düzenli spor yapmayan kişilerde diyabet, obezite, yüksek kolesterol ve kalp krizi riskinin arttığı bilinmektedir. Hareketsiz yaşayan kişiler doktor kontrolünden geçmeden aniden ağır egzersiz yaptıklarında, uzun ve yorucu seyahatlere çıktıklarında kalp krizi tetiklenebilir. Özellikle masa başında çalışan kişilerin haftanın en az beş günü 30-45 dakika kadar tempolu yürüyüş yapması bu nedenle çok önemlidir. Egzersiz için sabahın soğuk saatleri yerine akşamüstü saatleri tercih etmek, kalp sağlığı açısından daha güvenlidir”.

 

“Aşırı heyecanlı kişiler risk atında”

 

Aşırı heyecanlı kişilerin kalp krizi konusunda risk altında olduğunu söyleyen Dr. Polat, “Ani ve aşırı bir şekilde heyecanlanma, korkma, üzülme, sinirlenme ve hayal kırıklığına uğrama gibi olumsuz duygular kalp krizine yol açabilir. İlginç bir şekilde aşırı sevinme gibi olumlu duygulanımlar, ender de olsa kalp krizini tetikleyebilir. Yine deprem, sel, savaş, göç gibi olaylardan sonra da kalp krizi riski artmaktadır” dedi.

 

“Beslenme şekli kalp sağlığını etkiler”

 

Dr Polat, beslenme şeklinin de kalp sağlığını etkilediğini belirterek, ağır ve tuzlu yemek, aşırı alkol tüketiminin kalp krizini tetikleyen nedenler arasında olduğunu söyledi. Polat, “Kalp krizi açısından riskli hastalar için ağır yemekler sonrası kalp krizi risklerinin 7 kat arttığı belirlenmiştir. Bunun yanında kafein içerikli içeceklerin tüketimi, kalp hızı ve tansiyonu artırarak krizine yol açabilir. Sıklıkla kahve içme alışkanlığı olmayan hastalarda, kahve içimi sonrası kalp krizi riski, düzenli olarak her gün birkaç fincan kahve içenlere göre daha yüksektir. Dolayısıyla kahve alışkanlığı olmayan kişilerin üst üste kahve içmekten kaçınmaları önemlidir” diye konuştu.

Diyarbakır’a Yemen Kuru Kahve açıldı Diyarbakır’a Yemen Kuru Kahve açıldı

Diyarbakır’da son zamanlarda yaşanan yatırım hamlesi tüm hızıyla devam ediyor. Yatırımcıların ardı arkasına yatırım yaptığı Diyarbakır’a Genç girişimci işadamı Cihan Esen’de yatırım yaparak Yemen Kuru Kahve işletmesini hayata geçirdi.
Diyarbakır’ın Dicle Kent semtinde görkemli bir törenle Hasan Esen ve Şükrü Esen tarafından halkın hizmetine girerek Dualarla açıldı.Yemen Kuru Kahve işletmecisi Cihan Esen, “Kaliteye, müşteriye hizmete ve hijyene çok dikkat ediyoruz. Diyarbakırımıza yakışır bir mekan açtık” dedi.
Kahve çeşitlerinin yanı sıra çikolata, kuruyemiş, baharat, bitkisel ürünler ve yöresem ürünler ile de hizmet verdiklerini dile getiren İşletmeci Cihan Esen, “Dicle Kent Bulvarı Medya Mahallesi Petek Pastanesi yanında bulunan Mimar İbo Apartmanın altında 84/A Kayapınar’da hizmete açtığımız Yemen Kurukahve ve Çikolata işletmemizde Kuru kahve çeşitleri özel kahve karışımları Special çikolata Belçika çikolatası Çikolata Gondolları Özel gün çikolataları Kuruyemişler Baharat Bitkisel ürünler, Yöresel ürünler bunun yanı sıra Mabel lc gibi dünya markaları çikolatalar Ve dökme cikolata belçika çikolatası ile hem damak tadınıza hitap ediyoruz hemde özel günlerinde müşterilerimizin yanındayız 40 çeşit lokum seçeneği ile bütün damak tatlarını müşterilerimizin hizmetine sunuyoruz” diye konuştu.
25’in üzerinde kahve seçeneği bulunduğunu da dile getiren Esen, ” Taze günlük cekilen 25 ten fazla kahve seçeneği ile kahve tiryakilerine yeni tatlar tattırmayı hedefliyoruz Taze yöresel ürünler pestil cevizli sucuk pekmez bal tahin helva gibi ürünlerimizle doğallık ilk amacımız Baharat çeşitleri Bitkisel ürünler Her yörenin kendine has kuruyemişleri ile hizmet vermekteyiz Kurutulmuş tropikal meyveler ve yanı sıra birçok kurutulmuş meyveler Bademli drajeler Çikolatalar İle Diyarbakır halkına hizmet vermekten gurur duyarız diyabet hastaları için darcınlı bademli  şeker  unutulmadı” dedi.
Kahve çeşitlerinin yanı sıra 40 çeşit lokum seçeneğinin de bulunduğunu anlatan Esen, “Mabel lc gibi dünya markaları çikolatalar Ve dökme çikolata belçika çikolatası ile hem damak tadınıza hitap ediyoruz hemde özel günlerinde müşterilerimizin yanındayız 40 çeşit lokum seçeneği ile bütün damak tatlarını müşterilerimizin hizmetine sunuyoruz duyarız” şeklinde konuştu.


EDİTÖRLER
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ

Gazete Manşetleri

TRT Haber Haberler