Barış elçisiydi

Barış elçisiydi
Barış elçisiydi

1 Eylül Dünya Barış Günü denilince akla onun ismi geliyor,bölgenin kanayan yarası olan kan davalarının sona ermesi için verdiği mücadele konuşuluyor.

10 yıl önce vefat eden “Güneydoğu’nun Barış Elçisi” lakaplı Diyarbakırlı Hacı Sait Özşanlı,”asla barışmazlar” denilen yüzlerce kan davalı aile arasındaki düşmanlığı bitirmesi ve Türkiye’de ilk olan bölgedeki taziye evleri uygulamasını başlatmasıyla hala dillerde. Kendisi de kan davası mağduru bir aileden gelen Özşanlı’nın ölümünden sonra yine kendisi tarafından başlatılan kan davalarını ve toplumsal husumetleri barışla sonuçlandırma çalışmaları devam etse de herkes hala 65 yaşındaki barış elçisini arıyor.

Nobel Barış Ödülüne Aday Gösterildi

Ölümle sonuçlanan 600’den fazla kan davası olmak üzere binin üzerinden husumet olaylarını barışla sonuçlandırdı. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde kan davalarının bitmesi yolundaki çabaları nedeniyle Fransız Haber Ajansı (AFP) tarafından Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterildi ve ‘Nobellik Sait’ lakabıyla tanındı. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından “Barış Ödülü’ ile ödüllendirildi. Çözülmesi zor kan davalarını ve husumetleri kurduğu “Barış Komisyonu” aracılığıyla kendisine has yöntemlerle çözmesi nedeniyle ünü dünyanın bir çok ülkesine yayıldı.Benzer olaylarının yaşandığı Güney Amerika ülkesi Şili’den gelen heyet, kendisiyle görüştü ve barış çabalarını örnek alarak ülkelerine döndü.

64 Yaşında Hayatını Kaybetti

Toplumun kanayan yarası olan kan davalarını sonuçlandırmak için gece gündüz demeden yoğun tempoda çalışırken,2009’da aniden rahatsızlandı. Erken sayılabilecek bir yaş olan 64 yaşında iken Ağustos 2009’da hayatını kaybetti. Ölümü bölgede,ülkede ve hatta dış dünyada üzüntü yarattı.

Her 1 Eylül Dünya Barış Günü geldikçe akıllara onun ismi ve kan davalarını çözmede verdiği mücadele ve başarıları anlatılır. Kendisi de kan davası mağduru bir aileden gelen Özşanlı’nın ölümünden sonra yine kendisi tarafından başlatılan kan davalarını ve toplumsal husumetleri barışla sonuçlandırma çalışmaları devam etse de herkes hala 65 yaşındaki barış elçisini arıyor.

“Hakaretlere Maruz Kaldı Ama Pes Etmedi”

Hacı Sait Özşanlı’nın kurucusu olduğu Barış Komisyonu’nda yer alan Diyarbakır Ulu Cami İmam Hatibi Ömer İleri,”Merhumu anlatmaya kelimeler yetmez. Beraber bir çok kan davası ve husumet olaylarının barışla sonuçlandırılması çalışmaları içinde yer aldık. Aylarca hatta yıllarca mücadele verdiğimiz,gittiğimiz yerler oldu. Bazen kabullenilmesi zor hakaretlere maruz kaldık. Ama kendisi hiç pes etmedi,hep kararlı bir duruş sergileyerek çözümden yana oldu. Çok sabırlı ve itidallı bir yapısı vardı.Çok şükür çözülmesi imkansız gibi görülen bir çok olayı çözdü. Yeri kolay dolmayacak bir insandı” diyor.

“Babamızın Bıraktığı İtibarla Gurur Duyuyoruz”

Merhum Hacı Sait Özşanlı’nın bıraktığı itibar ve olumlu izler ailesini de gururlandırıyor. MÜSİAD Diyarbakır Şube Başkanı olan oğlu İsmail Özşanlı,”Babamız bu yolda hem malını hem canını hem de sağlığını ortaya koydu. Bu iş onun için her şeyden önce geliyordu. Bazen aylarca görüşemiyorduk,sürekli yollardaydı,davaların içindeydi. Barış olduğu zaman inanılmaz mutlu oluyordu. Bize bıraktığı en büyük miras barıştırdığı aileler ve kanın durması oldu. Dinimiz islamın emrini ve insanlığın gereğini yerine getirdi. Kendisiyle gurur duyuyoruz” sözleriyle düşüncelerini dile getiriyor.

Kan Davası Nedeniyle Lice’den Muş’a Göç Etti

Merhum Hacı Sait Özşanlı’nın hayat hikayesi de oldukça dramatik.Diyarbakır’ın Lice İlçesi’nde dünyaya gelen Sait Şanlı, daha 5 yaşındayken, kan davası nedeniyle ailesiyle birlikte Muş’un Malazgirt İlçesi’ne göç etti. Şanlı, bir inek kuyruğunun kesilmesi sonucu başlayan kan davasıyla daha 14 yaşındayken tanıştı. Şanlı ailesine ait bir ineğin komşunun bahçesine girmesi sonucu, kuyruğu kesilince kan davası başladı. Bunu hazmedemeyen Şanlı’nın amcası silahını çekerek komşusunu öldürdü. Aynı gece Şanlı ailesinin büyüklerinin aldığı karar gereği, kan davasının büyümemesi amacıyla Diyarbakır’ın Lice ilçesinden Muş’a göç etti. Şanlı, göçün nedenini bilmediği için amcasına sorduğunda, “Artık kan davalıyız. Bizden bir erkeğin öldürülmesi gerek ve ben bunu istemiyorum” cevabı karşısında, ilk kez kan davasının ne anlama geldiğini öğrendi.

Okuma-Yazması Bile Yoktu

Şanlı, bunun üzerine sadece kendi ailesini değil bölgedeki kan davalarının sona ermesi için çalışma başlattı. O dönemde okur- yazar bile olamayan Sait Şanlı, o tarihten itibaren bölgedeki kan davalı ailelerin barış yollarını bulmaya başladı. Muş’un Malazgirt İlçesi’nde tanıştığı İhsan Tunç ve ilçe Müftüsü Mümin Türker’den ‘Kan davasını nasıl bitiririm’ sorusunun cevabını öğrendi.

Hakkında Kitap Yazıldı

24 yaşında Diyarbakır’a yerleşen ve kasaplık yapmaya başlayan Şanlı, o dönemde bir kaç kan davalı aileyi barıştırsa da adı pek bilinmemekte ancak gittiği her ortamda saygı görmeye başladı. Üstlendiği misyoun sürdürmeye kararlı olan Şanlı, barışla nokladığı kan davaları nedeniyle önce Diyarbakır, bölge ve Türkiye genelinde tanınan bir kişi oldu. Siyasi partiler tarafından milletvekilli adaylığı teklif alan Şanlı, “Milletvekili olursam misyonumu yitiririm” diyerek bu teklifleri geri çevirdi. Gazeteci Bayram Yaşlı, Sait Şanlı’nın, yaşamını anlatan ‘Yeter kan akmasın, barışa adanmış bir hayat hikayesi’ adlı kitbı yazdı.

“Çocuklarıma İşe Bunu Eser Bırakacağım”

Şanlı, kitapta, “Ben Sait Şanlı’yım. Sıradan bir vatandaşım. Hiçbir şeyim yok benim. Nereye gidersem herkes ayağa kalkıyor. Bu duruma üzülüyorum. Ama diyorlar ki ‘Senin yaptığın karşısında, bizim oturma şansımız yok. Senin her kese bir iyiliğin var. Camiye gidiyorumki cami Allah’ın evi, orada bile insanlar bana yer vermeye çalışıyor. Bak. Hepimiz öleceğiz, ben de öleceğim. Yarın öldüğümde arkamda çocuklarıma bırakacağım öyle büyük bir servetim yok. Ancak Malazgirt’te başladığım ve sonrasında Diyarbakır’da devam ettiğim bu çalışmalar ile benim ülkeme ve bölge insanıma bıraktığım bir eserim var. O zaman Sait Şanlı’nın adı geçtiğinde insanlar arkamdan diyecek ki ‘Allah Rahmet eylesin’ işte bu yeter bana” sözlerine yer veriyor.

“Biz Çektik,Başkaları O Acıları Yaşamasın”

Şanlı, “Ben kan davası nedeni ile çok acı çektiğim için başkasının acı çekmesini istemiyordum. Kan davası yüzünden varlık içerisinde yokluk çektim. Benim çektiğim bu yokluğu başkaları çekmesin istedim. Onun için bunu kendime bir görev bildim. Bu fikir zaten Malazgirt’e göç ettiğimizde başlamıştı. Ne demekti ki insanların bir gecede yerlerini yurtlarını terkedip bilinmeyene göçetmesi; Bunun izahı mümkün değildi. Anne ve babama da bu fikrimi söyledim. Onlar da kan davası mağduru oldukları için onlar da karşıydı. Bu uğurda ne yapılması gerekiyorsa yapmaya kararlıydım” demişti.

Kitapta Sait Şanlı’nın tüm hayat hikayesi anlatılıyor. Kitabın bir bölümünde Sait Şanlı, “Daha yapılacak çok iş var. Benim mücadelem insanlar birbirlerine silah sıkmayıncaya kadar devam edecek. Pes etmek, hastalanmak yok…” görüşleri aktarılıyor.

Kan Davası Günlüğü

Sait Şanlı, hayatı boyunca katıldığı bütün kan davaları ve olaylarla ilgili günlük tutturuyordu. Okuma yazma bilmediği için ya oğluna ya da yanında çalışanlara günlük notlar yazdırıyordu. Böylece her kan davasını da belgelemiş oluyordu. Not tuttuğu bir kan davasına Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, dönemin Dışişleri Bakanı, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, İçişleri eski Bakanı Abdulkadir Aksu, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı DTP’li Osman Baydemir ve 27 milletvekilinin katılımıyla barışla noktalanan bir kan davasını günlüğünde fotoğrafla belgeledi.

Kaynak: Tigris Gazetesi (Özcan Yıldız)



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Suya giren çocuklarını kurtarmaya çalışan iki anne boğuldu Suya giren çocuklarını kurtarmaya çalışan iki anne boğuldu

Şanlıurfa’nın Bozova ilçesinde Atatürk Baraj Gölü’nde boğulma tehlikesi geçiren çocuklarını kurtarmaya çalışan iki anne boğuldu. Ambulansla hastaneye kaldırılan 3 çocuktan 2’sinin durumunun ise ağır olduğu öğrenildi.

Edinilen bilgiye göre olay, Bozova ilçesine bağlı Arıkök kırsal mahallesinde yaşandı. İddiaya göre aileleriyle birlikte piknik yapmak için Atatürk Baraj Gölü kıyısına giden 3 çocuk serinlemek için suya girdi. Çocuklar suyun derin olduğunu fark edemeyince dibe battı. Olayı gören Nimet Yıldırım ile Sıdıka Beden isimli anneleri suya atlatarak çocuklarını kurtarmaya çalıştı.

Çocuklar çevredeki vatandaşların yardımıyla kurtarılırken, anneleri ise suyun içinde gözden kayboldu. Hastaneye kaldırılan 3 çocuktan 2’sinin durumunun ağır olduğu öğrenildi. Olay yerine giden ekipler, suda kaybolan iki kadına ulaşamayınca su altı polislerini çağırdı. Dalgıç polisler, yaptıkları çalışma sonucunda Nimet Yıldırım ve Sıdıka Beden’in cesetlerine ulaşarak sudan çıkarttı. Cenazeler Bozova Devlet Hastanesi morguna götürülürken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı. 

Ahmet Kolsuz – Bekir Basmacı

Okuma yazma bilmeyen kadınların umudu oldu Okuma yazma bilmeyen kadınların umudu oldu

Diyarbakır’da bulunan Rabia-tül Adeviyye Kadın Kültür ve Sanat Merkezi’nde görevli eğitmen Duygu İnceoğlu, kentin sokaklarını gezerek okuma yazma bilmeyen kadınlara ulaşıp eğitim almalarını sağlıyor.

 Rabia-tül Adeviyye Kadın Kültür ve Sanat Merkezi’nde okuma yazma öğretmeni olarak görev yapan Duygu İnceoğlu, Diyarbakır’ın sokaklarında dolaşarak okuma yazma bilmeyen kadınlara tek tek ulaşmaya çalışıyor. Şimdiye kadar 35 kadına okuma yazma öğreterek sertifika veren Duygu İnceoğlu’nun hedefi kentte okuma yazma bilmeyen kadın sayısını en aza indirmek.

Yaptığı çalışmalarla ilgili konuşan İnceoğlu, 23 ile 65 yaş arasındaki kadınlara yönelik kurs oluşturduğunu ve her kurs zamanı kursiyerleri kadar heyecanlı ve mutlu olduğunu söyledi. Kendisinin kadınlara okuma yazma öğrettiğini fakat onlardan da çok şey öğrendiğini kaydeden İnceoğlu, “Aslında ders işlediğimde onlar beni yönlendiriyor. Sadece okuma yazma öğretmedim, saatleri, sayıları, telefon numaraları, otobüs duraklarını, iki sessiz harf yan yana nasıl yazılır nasıl okunur, bunları öğrettim. 

100 adet kahve alıp Şehitlik sokaklarında dolaşıp kahve dağıtıp kursiyer topluyorum. Mesela salı günleri benim için çok önemli çünkü salı günleri onların Pazar, onlar pazar alışverişi yaparken bende yanlarına gidip okuma yazma öğretmeniyim okuma yazmaya gelmek ister misin diyorum, bazen bir kursiyer evet gelirim deyince kayıtlarını alıyorum” dedi. 

Okuma yazma öğrenen kursiyerler, değişen yaşamlarını gelip kendisine anlattığına da sözlerine ekleyen İnceoğlu, şöyle devam etti: 

“Kursiyerim içinde okumayı öğrendikten sonra kursiyerlerimin hayatında neler değişti gelip hep anlatırlar. Mesela bir kursiyerim artık yanında birini götürmeden alışveriş yapabiliyor, para hesabı yapabiliyor, hastaneye tek başına gidebiliyor. Otobüse binerken artık sormuyorlar, buraya gidiyor mu kendileri okuyup otobüse biniyorlar.” 

“Güler yüzüyle bizi kursa çekmeyi başardı” 

Duygu öğretmen sayesinde okuma yazma öğrendiğini ve hayatının değiştiğini belirten kursiyer kadınlardan Güler Yalçın, “2 çocuk annesiyim. Bir gün Rabia-ül Adeviyye Kadın Kültür ve Sanat Merkezi’nin önünde geçerken Duygu hocamla karşılaştım ve okuma yazma hocasıyım, okuma yazmaya gelmek istemez misin dedi. Bende bunun üzerine ertesi gün okuma yazma kursuna gittim. Bugün tam 3 ayım doldu ve 3 ay boyunca birçok şey öğrendim. Artık bir hastaneye gittiğimizde sıramız gelmiş mi diye kimseye sormuyoruz. Bir yere giderken otobüs üzerindeki yazıları okuyup nereye gidebileceğimizi biliyoruz. Para hesabını kendimiz yapıyoruz. O güler yüzüyle bize her gün okula çekmeyi başardı” diye konuştu. 

Altınar ve Dere ailesinin mutlu günü Altınar ve Dere ailesinin mutlu günü

Diyarbakır’ın tanınmış ailelerinden Altıner ve Dere ailelerinin çocukları Yusuf Dere ve Merve Altınar dünya evine girdi. Genç çifti akrabaları ve dostları yalnız bırakmadı.

Dilek Paradise Royal Düğün Salonu’nda düzenlenen muhteşem düğüne, İşadamı Mahmut Biroğlu, Sur İş Adamları ve Toptancıları Derneği Genel Başkanı  Şükran Yılmaz, Teşkilat Başkanlığı Doğu Anadolu Bölge Kordinatörü Alattin Parlak, AK Parti Eski İl Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Dündar,

Sur AK Parti eski İlçe Başkanı Şeref Yontürk, Şair Yazar Hasan Nadir, Şair Yazar Süleyman Aydın,Özgür Haber Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Engin Öztürk, Kamu kurum ve kuruluşların müdür ve yöneticileri, SİAD Başkanları, STK yöneticileri, 

muhtelif siyasi partilere mensup başkan ve idareciler, Esnaf Birliklerinin Temsilcileri, Oda ve Borsa yöneticileri, Sektör Temsilcileri, yerel ve ulusal basın yayın kuruluşlarının temsilcileri, kanaat önderleri  ve oldukça kalabalık bir davetli topluluğu ile her iki ailenin dost ve akrabaları, damadın arkadaşları ile sevenleri  düğünde yer aldı.  

Damadın Babası Ramazan Dere ve eşi ile Gelinin Babası Fırat Altınar ile eşi davetlileri kapıda karşılayarak yerlerine kadar eşlik etti. Düğün salonu hınca hınç dolarken, sahneye alkışlar ve dolar yağmuru altında çıkan genç çiftin mutlulukları, görülmeye değerdi. Düğünde görev yapan müzik ekibi, havada uçuşan dolarları toplamakta zorlanırken, 

rüya gibi geçen düğün, Diyarbakır ve Bölgemizin yanısıra, ülkemizin tanınmış simalarını da bir araya getirdi. Gecenin ilerleyen saatlerine kadar devam eden düğüne katılamayanlar ise, kutlama mesajı göndererek ve telgraf çekerek, hayatlarını birleştiren genç çifte, bir ömür boyu mutluluklar dilediler.  

Gecede, sanatçıların seslendirdiği birbirinden güzel parçalarla zaman zaman eşlik eden davetliler, adeta müziğe ve eğlenceye doydular.  Geceye katılanlar, gelin ve damat ile hatıra fotoğrafı çekerken, bazı davetlilerin sevinç gözyaşlarını tutamadıkları gözlendi. Çok sayıda buket ve çelengin gönderildiği düğün salonu, adeta çiçek bahçesine dönüştü. Düğün sonrası oluşan takı kuyruğu ise, görülmeye değerdi. 

Ramazan Dere ve Fırat Altınar’ın örnek bir ev sahipliği sergilediği düğün töreni, gecenin ilerleyen saatlerine kadar devam etti.  Düğüne gelen misafirleri kapıda ağırlayan damadın babası Ramazan Dere  düğün sonrasında, davetlileri kapıya kadar uğurlayarak misafirperverlik örneği gösterdiler. Düğün boyunca bütün masaları gezip, davetlilerle ayrı ayrı ilgilenen Ramazan Dere, davetlilerden tam not aldılar.

TEŞEKKÜR KONUŞMASI YAPTILAR 

Davetlilere kendilerini yalnız bırakmadıkları için teşekkür eden damadın babası Ramazan Dere, “Öncelikle böylesi anlamlı ve özel günümüzde bizlere kıymetli zamanlarını ayırarak düğünümüze katılan tüm dost, akraba ve sevenlerimize sonsuz teşekkür ediyoruz.

Allah; hepinizden razı olsun. Sizlerin de evlatlarınıza böylesi güzel düğünler yaşamayı nasip etsin inşallah. Darısı tüm çocuklarımızın başına, sağ olun, var olun bizleri mesut ettiniz” dedi. 

ÖZEL HABER:YILMAZ ACU

Diyarbakır’da otomobil yolcu minibüsüne çarptı: 5 yaralı Diyarbakır’da otomobil yolcu minibüsüne çarptı: 5 yaralı

Diyarbakır’da özel bir otomobilin, şehir içi yolcu taşıyan minibüse arkadan çarpması sonucunda meydana gelen trafik kazasından 5 kişi yaralandı.

Diyarbakır’da özel bir otomobilin, şehir içi yolcu taşıyan minibüse arkadan çarpması sonucunda meydana gelen trafik kazasından 5 kişi yaralandı. Yaralılardan 2’si ayakta tedavi edilirken 3’ü de tedavi edilmek üzere ambulansla hastaneye kaldırıldı.

Kaza, Diyarbakır’ın Yenişehir ilçesi Ofis alt geçit çıkışında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Alt geçitten hızla çıkan 07 MZD 14 plakalı otomobil, önünde kırmızı ışıklarda duran 21 M 0116 plakalı şehir içi yolcu taşımacılığı yapan minibüse arkadan çarptı. Çarpmanın etkisi ile otomobilin hava yastıkları patlarken, otomobilde bulunan araç sürücüsü ile yanında bulunan kişi yaralandı. Minibüste ise yolculardan 3’ü yaralandı. Yaralılardan 2’si ayakta tedavi edilirken 3’ü de olay yerine çağrılan ambulanslarla Selahattin Eyyubi Devlet Hastanesi acil servisine kaldırılarak tedavi altına alındı.

Polis ekipleri kazaya ilişkin inceleme başlattı.

Diyarbakır’da ASM’nin jeneratörü 2 saat aralıksız çalışınca küle döndü Diyarbakır’da ASM’nin jeneratörü 2 saat aralıksız çalışınca küle döndü

Diyarbakır’da sabaha karşı bir Aile Sağlık Merkezine (ASM) ait jeneratör, bölgede aşırı enerji tüketiminden kaynaklı olarak enerji nakil hattında yaşanan elektrik kesintisinden dolayı 2 saat boyunca aralıksız bir şekilde çalışınca bir anda alev aldı.

Diyarbakır’da sabaha karşı bir Aile Sağlık Merkezine (ASM) ait jeneratör, bölgede aşırı enerji tüketiminden kaynaklı olarak enerji nakil hattında yaşanan elektrik kesintisinden dolayı 2 saat boyunca aralıksız bir şekilde çalışınca bir anda alev aldı. Alev alan jeneratör sağlık merkezi çalışanı ve itfaiye ekipleri tarafından söndürüldü.

Olay, Diyarbakır’ın merkez Bağlar ilçesi Şeyh Şamil Mahallesi’nde bulunan İskanevleri Aile Sağlık Merkezinde meydana geldi. Bölgede aşırı enerji tüketiminden kaynaklı olarak kesilen elektriklerin ardından jeneratör otomatik olarak devreye girerek 2 saat boyunca aralıksız bir şekilde çalıştı. İki saat boyunca çalışan jeneratör bir anda alev alırken, mahalleliye korku dolu anlar yaşattı.

Çevredeki vatandaşların haber vermesi ile olay yerine gelen sağlık merkezi çalışanı alevlere yangın tüpü ile müdahalede bulunarak söndürürken daha sonra olay yerine gelen itfaiye ekipleri ise bir süre soğutma çalışma yaparak yangını kontrol altına aldı.

Sabaha karşı yaşanan olay sonrası DEDAŞ ekipleri enerji nakil hattında yaşanan kesintiyle ilgili çalışma başlatırken, itfaiye ekipleri ise olayla ilgili olarak tutanak tutarak bölgeden ayrıldı.

İş dünyası ve siyasetçileri bir araya getiren muhteşem düğün İş dünyası ve siyasetçileri bir araya getiren muhteşem düğün

Diyarbakır Ticaret Borsası Başkan Yardımcısı Şeyhmus Ayhan’ın oğlu Mehmet Ayhan ve İşadamı Cengiz Kaya’nın kızı Fatma Kaya’nın muhteşem düğün töreni iş dünyası ve siyasetçileri bir araya getirdi.

Diyarbakır’ın Kayapınar İlçesi’nde bulunan Güneş Düğün Salonu’nda düzenlenen muhteşem düğüne  Diyarbakır Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, Ak Parti Diyarbakır Milletvekili Ebubekir Bal, İl Emniyet Müdürü Tacettin Aslan, Sur İlçe Kaymakamı Abdullah Çiftçi, 

Hani Belediye Başkanı İbrahim Lale, Çınar Önceki Dönem Belediye Başkanı Vecdi Arzu, Diyarbakır Ticaret Borsası Başkanı Engin Yeşil, İş adamı Abdülkadir Karavil, eski Ticaret Odası Başkanı Ahmet Sayar, eski MÜSİAD Başkanı İsmail Özşanlı, Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Aziz Odabaşı, İşadamı Mustafa Onur,

İş adamı Ramazan Şimşek çok sayıda Sivil Toplum Örgütleri, Doktorlar, işadamları, esnaflar, çiftçiler ve sanayicilerin yanı sıra binlerce davetli katıldı.  Nikah şahitliği yapan Vali Hasan Basri Güzeloğlu genç çiftlerin evlilik cüzdanını gelin hanıma teslim ederek bir ömür boyu mutluluklar diledi. 

Askeri ve mülki erkanın yanısıra, İlimizde görev yapan savcı, hakim ve emniyet mensuplarıyla, Bölgemizin kanaat önderlerinin de katıldığı düğün töreni, adeta Diyarbakır protokolünü bir araya getirdi. Gecenin ilerleyen saatlerine kadar devam eden düğüne katılamayanlar ise, kutlama mesajı göndererek ve telgraf çekerek, hayatlarını birleştiren genç çifte, bir ömür boyu mutluluklar dilediler. 

Gecede, sanatçıların seslendirdiği birbirinden güzel parçalara zaman zaman eşlik eden davetliler, adeta müziğe ve eğlenceye doydular. Çok sayıda buket ve çelengin gönderildiği düğün salonu, adeta çiçek bahçesine dönüştü. Havai fişekler ise, geceye ayrı bir renk kattı. Düğün sonrası oluşan takı kuyruğu ise, görülmeye değerdi.

Düğün salonu hınca hınç dolarken, sahneye alkışlar ve dolar yağmuru altında çıkan genç çiftin mutlulukları, görülmeye değerdi. Düğünde görev yapan müzik ekibi, havada uçuşan dolarları toplamakta zorlanırken, rüya gibi geçen düğün, Diyarbakır ve Bölgemizin yanısıra, ülkemizin tanınmış simalarını da bir araya getirdi. Bunun yanısıra, her iki ailenin dost ve akrabaları, damadın arkadaşları, sevenleri de bu özel günde yerlerini aldılar. 

Siyaset dünyasından iş dünyasına düğünlerine katılan ve kendilerini bu mutlu günde yalnız bırakmayan herkese minnettar olduklarını belirten Diyarbakır Ticaret Borsası Başkan Yardımcısı Şeyhmus Ayhan, “Böyle bir günde düğünümüze gelen başta sayın valimiz Diyarbakır Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, 

Ak Parti Diyarbakır Milletvekili Ebubekir Bal, İl Emniyet Müdürü Tacettin Aslan, Sur İlçe Kaymakamı Abdullah Çiftçi, Hani Belediye Başkanı İbrahim Lale, Çınar Önceki Dönem Belediye Başkanı Vecdi Arzu, Diyarbakır Ticaret Borsası Başkanı Engin Yeşil, İş adamı Abdülkadir Karavil bey ile Türkiye’nin çeşitli illerinden gelen değerli akrabalarımıza, dostlarımıza, yakınlarımıza sonsuz teşekkür ediyoruz. 

Allah bu güzel günleri sizlerinde evlatlarına kısmet etsin. Mutlu ve huzurlu günler göresiniz. Bizleri yalnız bırakmadınız sağolun varolun hepinizden Allah razı olsun darısı gençlerimizin başına. Böylesi anlamlı ve özel günümüzde bizlere kıymetli zamanlarını ayırarak düğünümüze katılan tüm dost, akraba ve sevenlerimize sonsuz teşekkür ediyoruz” dedi. 

ÖZEL HABER:YILMAZ ACU


EDİTÖRLER
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Kategori Seçin:
Kategori Seçin:

TRT Haber Haberler