Barış elçisiydi

Barış elçisiydi
Barış elçisiydi

1 Eylül Dünya Barış Günü denilince akla onun ismi geliyor,bölgenin kanayan yarası olan kan davalarının sona ermesi için verdiği mücadele konuşuluyor.

10 yıl önce vefat eden “Güneydoğu’nun Barış Elçisi” lakaplı Diyarbakırlı Hacı Sait Özşanlı,”asla barışmazlar” denilen yüzlerce kan davalı aile arasındaki düşmanlığı bitirmesi ve Türkiye’de ilk olan bölgedeki taziye evleri uygulamasını başlatmasıyla hala dillerde. Kendisi de kan davası mağduru bir aileden gelen Özşanlı’nın ölümünden sonra yine kendisi tarafından başlatılan kan davalarını ve toplumsal husumetleri barışla sonuçlandırma çalışmaları devam etse de herkes hala 65 yaşındaki barış elçisini arıyor.

Nobel Barış Ödülüne Aday Gösterildi

Ölümle sonuçlanan 600’den fazla kan davası olmak üzere binin üzerinden husumet olaylarını barışla sonuçlandırdı. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde kan davalarının bitmesi yolundaki çabaları nedeniyle Fransız Haber Ajansı (AFP) tarafından Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterildi ve ‘Nobellik Sait’ lakabıyla tanındı. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından “Barış Ödülü’ ile ödüllendirildi. Çözülmesi zor kan davalarını ve husumetleri kurduğu “Barış Komisyonu” aracılığıyla kendisine has yöntemlerle çözmesi nedeniyle ünü dünyanın bir çok ülkesine yayıldı.Benzer olaylarının yaşandığı Güney Amerika ülkesi Şili’den gelen heyet, kendisiyle görüştü ve barış çabalarını örnek alarak ülkelerine döndü.

64 Yaşında Hayatını Kaybetti

Toplumun kanayan yarası olan kan davalarını sonuçlandırmak için gece gündüz demeden yoğun tempoda çalışırken,2009’da aniden rahatsızlandı. Erken sayılabilecek bir yaş olan 64 yaşında iken Ağustos 2009’da hayatını kaybetti. Ölümü bölgede,ülkede ve hatta dış dünyada üzüntü yarattı.

Her 1 Eylül Dünya Barış Günü geldikçe akıllara onun ismi ve kan davalarını çözmede verdiği mücadele ve başarıları anlatılır. Kendisi de kan davası mağduru bir aileden gelen Özşanlı’nın ölümünden sonra yine kendisi tarafından başlatılan kan davalarını ve toplumsal husumetleri barışla sonuçlandırma çalışmaları devam etse de herkes hala 65 yaşındaki barış elçisini arıyor.

“Hakaretlere Maruz Kaldı Ama Pes Etmedi”

Hacı Sait Özşanlı’nın kurucusu olduğu Barış Komisyonu’nda yer alan Diyarbakır Ulu Cami İmam Hatibi Ömer İleri,”Merhumu anlatmaya kelimeler yetmez. Beraber bir çok kan davası ve husumet olaylarının barışla sonuçlandırılması çalışmaları içinde yer aldık. Aylarca hatta yıllarca mücadele verdiğimiz,gittiğimiz yerler oldu. Bazen kabullenilmesi zor hakaretlere maruz kaldık. Ama kendisi hiç pes etmedi,hep kararlı bir duruş sergileyerek çözümden yana oldu. Çok sabırlı ve itidallı bir yapısı vardı.Çok şükür çözülmesi imkansız gibi görülen bir çok olayı çözdü. Yeri kolay dolmayacak bir insandı” diyor.

“Babamızın Bıraktığı İtibarla Gurur Duyuyoruz”

Merhum Hacı Sait Özşanlı’nın bıraktığı itibar ve olumlu izler ailesini de gururlandırıyor. MÜSİAD Diyarbakır Şube Başkanı olan oğlu İsmail Özşanlı,”Babamız bu yolda hem malını hem canını hem de sağlığını ortaya koydu. Bu iş onun için her şeyden önce geliyordu. Bazen aylarca görüşemiyorduk,sürekli yollardaydı,davaların içindeydi. Barış olduğu zaman inanılmaz mutlu oluyordu. Bize bıraktığı en büyük miras barıştırdığı aileler ve kanın durması oldu. Dinimiz islamın emrini ve insanlığın gereğini yerine getirdi. Kendisiyle gurur duyuyoruz” sözleriyle düşüncelerini dile getiriyor.

Kan Davası Nedeniyle Lice’den Muş’a Göç Etti

Merhum Hacı Sait Özşanlı’nın hayat hikayesi de oldukça dramatik.Diyarbakır’ın Lice İlçesi’nde dünyaya gelen Sait Şanlı, daha 5 yaşındayken, kan davası nedeniyle ailesiyle birlikte Muş’un Malazgirt İlçesi’ne göç etti. Şanlı, bir inek kuyruğunun kesilmesi sonucu başlayan kan davasıyla daha 14 yaşındayken tanıştı. Şanlı ailesine ait bir ineğin komşunun bahçesine girmesi sonucu, kuyruğu kesilince kan davası başladı. Bunu hazmedemeyen Şanlı’nın amcası silahını çekerek komşusunu öldürdü. Aynı gece Şanlı ailesinin büyüklerinin aldığı karar gereği, kan davasının büyümemesi amacıyla Diyarbakır’ın Lice ilçesinden Muş’a göç etti. Şanlı, göçün nedenini bilmediği için amcasına sorduğunda, “Artık kan davalıyız. Bizden bir erkeğin öldürülmesi gerek ve ben bunu istemiyorum” cevabı karşısında, ilk kez kan davasının ne anlama geldiğini öğrendi.

Okuma-Yazması Bile Yoktu

Şanlı, bunun üzerine sadece kendi ailesini değil bölgedeki kan davalarının sona ermesi için çalışma başlattı. O dönemde okur- yazar bile olamayan Sait Şanlı, o tarihten itibaren bölgedeki kan davalı ailelerin barış yollarını bulmaya başladı. Muş’un Malazgirt İlçesi’nde tanıştığı İhsan Tunç ve ilçe Müftüsü Mümin Türker’den ‘Kan davasını nasıl bitiririm’ sorusunun cevabını öğrendi.

Hakkında Kitap Yazıldı

24 yaşında Diyarbakır’a yerleşen ve kasaplık yapmaya başlayan Şanlı, o dönemde bir kaç kan davalı aileyi barıştırsa da adı pek bilinmemekte ancak gittiği her ortamda saygı görmeye başladı. Üstlendiği misyoun sürdürmeye kararlı olan Şanlı, barışla nokladığı kan davaları nedeniyle önce Diyarbakır, bölge ve Türkiye genelinde tanınan bir kişi oldu. Siyasi partiler tarafından milletvekilli adaylığı teklif alan Şanlı, “Milletvekili olursam misyonumu yitiririm” diyerek bu teklifleri geri çevirdi. Gazeteci Bayram Yaşlı, Sait Şanlı’nın, yaşamını anlatan ‘Yeter kan akmasın, barışa adanmış bir hayat hikayesi’ adlı kitbı yazdı.

“Çocuklarıma İşe Bunu Eser Bırakacağım”

Şanlı, kitapta, “Ben Sait Şanlı’yım. Sıradan bir vatandaşım. Hiçbir şeyim yok benim. Nereye gidersem herkes ayağa kalkıyor. Bu duruma üzülüyorum. Ama diyorlar ki ‘Senin yaptığın karşısında, bizim oturma şansımız yok. Senin her kese bir iyiliğin var. Camiye gidiyorumki cami Allah’ın evi, orada bile insanlar bana yer vermeye çalışıyor. Bak. Hepimiz öleceğiz, ben de öleceğim. Yarın öldüğümde arkamda çocuklarıma bırakacağım öyle büyük bir servetim yok. Ancak Malazgirt’te başladığım ve sonrasında Diyarbakır’da devam ettiğim bu çalışmalar ile benim ülkeme ve bölge insanıma bıraktığım bir eserim var. O zaman Sait Şanlı’nın adı geçtiğinde insanlar arkamdan diyecek ki ‘Allah Rahmet eylesin’ işte bu yeter bana” sözlerine yer veriyor.

“Biz Çektik,Başkaları O Acıları Yaşamasın”

Şanlı, “Ben kan davası nedeni ile çok acı çektiğim için başkasının acı çekmesini istemiyordum. Kan davası yüzünden varlık içerisinde yokluk çektim. Benim çektiğim bu yokluğu başkaları çekmesin istedim. Onun için bunu kendime bir görev bildim. Bu fikir zaten Malazgirt’e göç ettiğimizde başlamıştı. Ne demekti ki insanların bir gecede yerlerini yurtlarını terkedip bilinmeyene göçetmesi; Bunun izahı mümkün değildi. Anne ve babama da bu fikrimi söyledim. Onlar da kan davası mağduru oldukları için onlar da karşıydı. Bu uğurda ne yapılması gerekiyorsa yapmaya kararlıydım” demişti.

Kitapta Sait Şanlı’nın tüm hayat hikayesi anlatılıyor. Kitabın bir bölümünde Sait Şanlı, “Daha yapılacak çok iş var. Benim mücadelem insanlar birbirlerine silah sıkmayıncaya kadar devam edecek. Pes etmek, hastalanmak yok…” görüşleri aktarılıyor.

Kan Davası Günlüğü

Sait Şanlı, hayatı boyunca katıldığı bütün kan davaları ve olaylarla ilgili günlük tutturuyordu. Okuma yazma bilmediği için ya oğluna ya da yanında çalışanlara günlük notlar yazdırıyordu. Böylece her kan davasını da belgelemiş oluyordu. Not tuttuğu bir kan davasına Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, dönemin Dışişleri Bakanı, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, İçişleri eski Bakanı Abdulkadir Aksu, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı DTP’li Osman Baydemir ve 27 milletvekilinin katılımıyla barışla noktalanan bir kan davasını günlüğünde fotoğrafla belgeledi.

Kaynak: Tigris Gazetesi (Özcan Yıldız)



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Doç. Dr. Hakan Çoksüer’in kitabı 11 ülkede yayında Doç. Dr. Hakan Çoksüer’in kitabı 11 ülkede yayında

Kadın Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Doç.Dr. Hakan Çoksüer’in hazırlanış biçimi ve içerisindeki kaynaklarla Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyan “Doğurganlık Beslenmesi ve annelik diyeti” kitabı İngilizce’ye çevrilerek 11 ülkede yayınlandı.

Dr. Hakan Çoksüer’in profesyonel bir ekiple hazırladığı “Doğurganlık beslenmesi ve annelik diyeti” kitabı hazırlanış biçimi ve içerisindeki kaynaklarla Türkiye’de bir ilk olma özelliğini taşıyor. Yoğun ilgi gören kitap İngilizce’ye çevrilerek ABD, Birleşik Krallık, Kanada, Meksika, Almanya, Fransa, İtalya, İspanya ve Çin gibi ülkelerde raflardaki yerini alarak birçok okuyucuyla buluştu. Kitap, kadın ve erkek için çocukluktan itibaren kısırlıktan korunmak amacıyla, beslenme diyetleri ve mevsimlere göre hazırlanan yemek tariflerini içermesinin yanı sıra hangi gıdalardan uzak durulması gerektiğini anlatıyor.

“Bu kadar ilgi olacağını tahmin etmiyordum”

Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Hakan Çoksüer, kitaba bu kadar ilgi olacağını tahmin etmediğini ifade ederek, “Hazırlanış biçimi ve içerisindeki kaynaklarla Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşımasının yanı sıra İngilizce’ye çevrilerek ABD, Birleşik Krallık, Kanada, Meksika, Almanya, Fransa, İtalya, İspanya ve Çin gibi 11 ülkede yayınlandı. Dünyaca ünlü e-ticaret sitelerinde de okuyucuyla buluşmaya başladı. Böyle bir ilgi görmesi ülkemiz için gurur verici. Avrupada ve dünyada benzer bir çalışma yapılmadığı için bir ilk olma Özelliğini taşıyor” dedi.

Milli Beka Hareketi Diyarbakır İl Başkanlığına Mehmet Aslan getirildi Milli Beka Hareketi Diyarbakır İl Başkanlığına Mehmet Aslan getirildi

Merkezi İstanbul’da olan Milli Beka Hareketi Derneği her geçen gün büyümeye devam ediyor. Derneğin Diyarbakır İl Başkanlığı’na Mehmet Sait Aslan getirildi.

Milli Yüreklerin, Milli Bedenlerin, Milli Kalplerin Birleştiği “Milli Beka Hareketi” yurt çapında teşkilatlanma çalışmalarına hızla devam ediyor. Milli Beka Hareketi Diyarbakır İl Başkanlığı’na Mehmet Sait Aslan getirildi. Aslan, “Bu görevi bana layık gören Milli Beka Hareketi Derneği genel başkanımıza teşekkür ediyorum” dedi.
Birçok vatanseverin gönül verdiği, yürekten desteklediği Milli Beka Hareketi Derneği Diyarbakır İl Başkanlığı’na getirilen Mehmet Sait Aslan, “Devletimiz ve Milletimizin Bekası için tarafıma tevdi edilen bu onurlu dava için, Milli Beka Haraketi Yüksek İstişare Kurulu Başkanımız sayın Mehmet Erdoğan beyefendiye, Genel Başkanımız sayın Murat Şahin beyefendiye, Genel Teşkilat Başkanımız sayın Fatih Aydın beyefendiye, Kadın Kolları Genel Başkanımız sayın Netice Arslan ve tüm sıralı başkanlarımıza teşekkürlerimi arz ederim.Allahın izni ile yapacağımız hizmet sadece cenabi Allahın rızasını kazanmaktır  projelerimizle geliyoruz, her zaman devletimizin ve hükümetimizin yanında olacağız tek derdimiz halkımıza sahip çıkmak halkımızın sorunlarını çözmek  makam mevki derdimiz yoktur. 17 ilçemize de ilçe başkanları atayacağız  atayacağımız ilçe başkanlarını detaylı araştıracağız zamanla  hizmet edeni davaya gönül vermiş  ilçe başkanlarını atayacağız. Ülkemizin selameti adına her daim mücadele eden sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan beyefendiden rabbim binlerce kez razı olsun. Kendisi her zaman ülkemiz için çok güzel mücadeleler veriyor bizlerde her zaman kendisinin yanında olacağımızı bir kez daha belirtmek istiyoruz. Çünkü kendisi ülkemiz için büyük bir şanstır, tarihte görülmemiş devrim niteliğinde hizmetler yaptı, insana insanca değer verdi bu sebepten her zaman dualarımızdadır” dedi.

Vatan millet aşığı bütün herkesin Milli Beka Hareketi çatısı altında bir arada olduğunu dile getiren Aslan, “Milli Beka Hareketi herhangi bir çıkar menfaat gözetmeksizin millet ve devletin bekası için çalışan,Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ve Milletinin özgürlüğünü,menfaatini ve bekasını herşeyin üstünde tutan birlikten kuvvet doğar mantığıyla hareket edip tamamen gönüllülerden oluşan bir sivil toplum kuruluşudur.Devlet ve Millet menfaatine olan bütün projelerin,çalışmaların sonuna kadar destekçisi olmakla birlikte bizleride bu bağlamda desteklemenizi canı gönülden isteriz..Tüm Türkiye’de teşkilatlanmaya devam ediyoruz,Vatan Millet aşığı bütün herkesi aramızda görmekten aynı çatı altında toplanmaktan büyük mutluluk duyarız” diye konuştu.

Milli Beka Hareketi nedir?

Temel insancıl hukuk metinleri çerçevesinde gönüldaşlarıyla barışın, sevginin, hoşgörünün İstanbul’dan yükseleceğine olan inançla kurulan Milli Beka Hareketi Derneği Milli kültür Ve değerlerinin tanıtılmasına yönelik faaliyetlerde bulunmayı hedefleyen bir sivil toplum kuruluşudur. Milli Beka Hareketi Derneği olarak Ulusal ve Uluslararası arenada; Türk ve İslam tarihimizin maddi ve manevi mukaddesatını korumaya yönelik çalışmalar yapmayı, Dünya milletlerini Osmanlı mirası ile buluşturmayı, Türk ve İslam Medeniyetlerinin içinde bulunduğu sosyal yapı ve yaşanan güncel durumları dünyaya duyurmayı, Müslümanların kutsal değerlerinin yurtiçi ve yurtdışında kültürel ve sivil faaliyetlerde gerek ev sahipliği yaparak bu kutlu davada çalışmayı teşvik etmeyi ilke edindik, Hedeflerimiz doğrultusunda diyalektik projeleri tanıtmaya, anlamaya, anlatmaya ve ihya etmeye de gönüllü olduk.

Mehmet Sait Aslan kimdir?

18 Nisan 1984 Ergani doğumlu olan Mehmet Sait Aslan İstanbul Ticaret Meslek lisesi mezunu. 1999 yılında Sigorta Acenteliği, 2003 yılında çocuk hastalıkları hastanesi bilgi işlem, 2006 yılında turizimci işletmeciliği, 2011 yılında ise özel şirket yöneticiliği yapmıştır.

Yunus Yıldız: Çermik’e hizmet benim için onurdur Yunus Yıldız: Çermik’e hizmet benim için onurdur

31 Mart 2019’da yapılacak yerel seçimlerde Diyarbakır’ın Çermik İlçesi’nden aday adayı olan ve başvurusuna yapan İşadamı Yunus Yıldız, “Çermik’e hizmet etmek benim için onurdur” dedi.

31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlere kısa bir zaman kala aday adaylarının da başvuruları tüm hızıyla devam ediyor. Diyarbakır merkez ilçelerin belediyelerinin başvurularının yanı sıra ilçe belediyeler içinde aday adayları hızla başvurularını yapmaya başladı. Diyarbakır’ın Çermik İlçesi’nde de renkli adaylar aday adaylığı için müracaatlarını sürdürmeye devam ediyor. Çermik Belediye Başkanlığı için güçlü bir isim ise dikkat çekiyor.

Çermik’te tanınan bir aileye mensup olan İşadamı Yunus Yıldız’da Çermik Belediye Başkanlığı için aday adaylık başvurusunda bulundu. Dün AK Parti Diyarbakır il başkanlığına giderek aday adaylık başvurusunu yapan İşadamı Yunus Yıldız, “İlçemizdeki yaşayan herkese güvenim sonsuzdur Çermik  ilçemize hizmet etmek benim için onurdur” dedi.

Çermik’in hizmet bakımından geri kaldığını bu sebepten dolayı ilçeye hizmet etmek adına bu göreve talip olduğunu dile getiren Yıldız, “Yol yok su yok,vatandaşın geçeceği bir kaldırım yok hep geride kaldı. Biz hizmet için geliyoruz. Çermik’te yaşayan halkımız her şeyin en güzeline layıktır. Sağlık turizmini geliştirmek için 100 trilyonluk Grand Park Termal otel açarak en büyük yatırımı yaptım. sağlık turizmini geliştirmek için yabancı yatırımcıları getireceğim. İlçemizde alt yapı yok hizmete susamış  seracılık hizmetlerini  vereceğiz. Adaylığım ile buna inanıyorum ki Çermik ilçemizde AK Parti’nin oy oranını ikiye katlayacağım.

Bu konuda iddialıyım ve aday olursam mutlaka kazanacağım. Sözde değil özde  çalışacağım. Çermik ilçemizde anlatılmayacak kadar  güzellikler var  istihdama yönelik gençlerimize  iş imkanı sağlayacağım, yaşlılarımıza, engellilerimize , emeklilerimize en iyi hizmeti vereceğim Allah kısmet ederse   bacılarımıza ve kardeşlerimize evinde  çalışacak iş imkanlarını sağlayacağım. makam mevki derdim yok hizmet  derdim var. Halkımız hizmet istiyor” diye konuştu.

Yunus Yıldız kimdir?

1978 çermik doğumluyum. 1996 yılından beri ticaretle uğraşmaktayım. 2000 yılında Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesinde Öz Yıldızlar Un Fabrikasını kurdum. 2003 yılında Dicle yem anonim şirketini kurdum. 2007 yılında MY Yıldız Un Fabrikasını kurdum. 2012 yılında Çermik ilçemizde 1500 kişilik Yıldız Düğün ve Konferans salonunu kurdum. 2013 yılında Diyarbakır ili kayapınar ilçemizde Gıran Park düğün ve konferans salonunu kurdum. 2014 yılında çermik ilçemizde ilçe halkımıza istihdam sağlamak için ve ilçemizdeki kaplıca termal turizmini geliştirmek için Dört Yıldızlı Gıran Park Termal oteli hizmete açıp bu tesisimizde 80 kişiye iş imkanı sağladık. Diyarbakır’daki yatırımlarımızla 300 kişiye iş imkanı sağlayarak ilimiz ekonomisine katkı sunduk. evli ve altı çocuk babasıyım.

HABER.YIMAZA ACU

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dağıttığı hediyelerden alamayan çocuğa özel hediye gönderildi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dağıttığı hediyelerden alamayan çocuğa özel hediye gönderildi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Diyarbakır ziyareti sırasında dağıttığı oyuncaklardan alamayınca CİMER’e dilekçe yazan 10 yaşındaki Mehmet Serhat Doğan’a özel hediye gönderildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Diyarbakır ziyareti sırasında dağıttığı oyuncaklardan alamayınca CİMER’e dilekçe yazan 10 yaşındaki Mehmet Serhat Doğan’a özel hediye gönderildi.
Vidout

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 20 Ekim’de Diyarbakır’ı ziyareti sırasında yol kenarında kendisine sevgi gösterisinde bulunan çocuklara hediye dağıttı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dağıttığı hediyelerden alamayan 10 yaşındaki Mehmet Serhat Doğan, bunun üzerine CİMER üzerinden dilekçe yazdı. CİMER’e yazılan dilekçenin ulaşmasının ardından Cumhurbaşkanlığı, Diyarbakır Bağlar İlçe Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma Derneği ile iletişime geçerek, Mehmet’e Cumhurbaşkanlığı adına hediye gönderilmesini istedi. Bağlar İlçe Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma Müdürü Fırat Batmaz, oyuncakları Mehmet Serhat’a teslim etti.

Aldığı hediyeler dolayısıyla mutlu olduğunu belirten Mehmet Serhat Doğan, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ziyareti esnasında otobüsten hediyeler dağıtıldığını gördüm. Otobüsün yanına gittim, dağıtılan oyuncaklardan alamadım, eve giderek E-devlet üzerinden CİMER’e dilekçe yazdım. Fakat kendim giriş yapamadım, sonradan annemin E-devleti üzerinden CİMER’e giriş yaparak Cumhurbaşkanı’na dilekçe yazdım. Bu dilekçenin cevaplanması beni çok mutlu etti. 23 Nisan’da da Ankara’da Külliye’ye gitmek istiyorum. Oyuncaklar için çok teşekkür ediyorum” dedi.

Mehmet Serhat, çocuklar için CİMER’de özel bölüm açılmasını ve bu bölümdeki mesajların Cumhurbaşkanı tarafından okunmasını da istedi.

İsmail Aslan: Ergani’yi sosyal belediyecilik ile buluşturacağız İsmail Aslan: Ergani’yi sosyal belediyecilik ile buluşturacağız

31 Mart 2019’da yapılacak yerel seçimlerde aday adayı olanların sayısı her geçen gün artıyor. Güçlü adayların yer aldığı liste her geçen gün büyürken, Diyarbakır’ın Ergani İlçesi’nde de bir birinden güçlü adaylar belediye başkanlığı için müracaat yapıyor. Bu güçlü adaylar arasında yer alan ve Ergani’nin köklü ailelerinden birine sahip olan İsmail Aslan’da Ergani Belediye Başkanlığı için AK Parti’den aday adayı oldu. İsmail aslan, dün beraberindeki kalabalık ile birlikte Ergani AK Parti İlçe Başkanlığı’na giderek aday adaylık müracaatında bulundu.

Ergani’de sevilen ve sayılan aileler arasında yer alan Aslan ailesinin ferdi olan İşadamı İsmail Aslan 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlerde AK Parti’den aday adaylığı için başvuruda bulundu. Bugüne kadar yaklaşık 2,250 insana iş imkanı sağlayan ve çevresinde sevilen ve sayılan bir insan olarak bilinen İsmail Aslan, Ergani’yi sosyal belediyecilik ile buluşturacaklarını belirterek, “Hepimizin tek amacı Ergani ilçemize hizmet etmektir. Ergani’yi tekrar sosyal belediyecilikle buluşturmak için birlik ve beraberlik içerisinde çalışacağız. Ergani ilçemiz çok geride kalmış biz inşallah ileriye götüreceğiz” dedi.

Ergani ’ye hizmet etmenin kendisi için onur ve gurur olduğunu da sözlerine ekleyen Aslan, “Ergani için mücadele edeceğimizin inancındayım. Ben hem halkımın, hem ailemin ve Allah’ın izniyle bu görevi layıkıyla yapacağım. AK Partimiz’de Ergani ilçemizde oy patlaması yapacağız. Derdimiz hizmettir hedefimiz insanlığa hizmet olacaktır. Hep birlikte Ergani ilçemizi turizme kazandıracağız. Üretken belediyecilik anlayışıyla Ergani’nin görev aldığı her yerde nasıl ortaya konmuşsa bundan sonra  Ergani ilçemiz tarihi ve kültürüyle yoğrulmuş, misyonu ve vizyonu güçlü olan ak partimizin ilkelerine uygun olan belediyecilik anlayışıyla tanışacak ve gerçek belediyeciliği işte o zaman bizlerle tadacaktır. Bizim beklentimiz güzel Aydınlılarımızın iyi düşünüp doğru karar vermesidir.

Bugüne kadar yapılmış olan her şeyi değerlendirmesi, eksikleri görmezden gelmemesi, oy verirken bunları dikkate alarak karar vermeleridir. Ergani ilçemiz bugüne kadar hak edip de kavuşamadığı her türlü hizmeti ve çalışmayı üretken belediyecilik anlayışıyla görecek ve yaşayacaktır.inşallah biz hizmet sevdalısıyız   kapılarımız halkımıza açık olacaktır dini dili ırkı ne olursa olsun tek amacımız ortak noktamız insanlığa hizmet olacaktır  bütün halkımızı  kucaklayıp güzel hizmetler yapacağız. Değerli Devlet Başkanımız Sayın Cumhurbaşkanımızın Recep Tayyip Erdoğan beyin yolunda  ilerleyip takip edeceğiz  durmak yok yola devam edeceğiz” diye konuştu.

İsmail Aslan kimdir?

1978 Ergani Doğumlu Dicle Üniversitesi Çüngüş Meslek Yüksek Okulu Mezunu 1997 Yılında Girişimci İş Adamı, Evli 3 çocuk Babası iyi derecede Kürtçe orta derecede İngilizce biliyorum.

Nesibe Aydın Okulları, 2019’da Diyarbakır’daki öğrencilerle buluşacak Nesibe Aydın Okulları, 2019’da Diyarbakır’daki öğrencilerle buluşacak

Türkiye’nin birçok ilinde bulunan Nesibe Aydın Okulları, Eylül 2019’da kapılarını Diyarbakır’daki öğrencilere açacak.

Türkiye’nin birçok ilinde bulunan Nesibe Aydın Okulları, Eylül 2019’da kapılarını Diyarbakır’daki öğrencilere açacak. 80 derslikle Diyarbakır’daki öğrencileri ağırlayacak olan kurum, kentin en önemli eğitim lokomotiflerinden olacak.

Uzun çalışmalar sonucunda büyük bir titizlikle hazırlanan mimari yapısı, öğrenciler için her türlü detayın düşünüldüğü projesi ile Diyarbakır’ın en donanımlı kampüsü olmaya aday Nesibe Aydın Diyarbakır Okulları, 80 derslikle eğitim hayatına atılmaya hazırlanıyor. 75 Cadde bölgesinde, 12 bin metrekarelik bir alanda devam eden ve 2019’da tamamlanması hedeflenen dev projenin yaklaşık 8 bin metrekarelik bir yeşil alanı da olacak.

İçerisinde fizik, biyoloji, matematik, robotik, müzik, görsel sanatlar, sağlık ve doktor, kimya, bilişim, jimnastik ve fen bilimleri gibi birçok laboratuvarı barındıran okul yönetimi, açılış öncesi basın mensupları ile bir araya geldi. Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti’nde düzenlenen toplantıya, Nesibe Aydın Okulları Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mirkan Aydın ile Diyarbakır Okulları kurucusu eğitimci Aziz Adıgüzel ve basın mensupları katıldı.

Burada konuşma yapan Nesibe Aydın Okulları Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mirkan Aydın, kampüs hakkında bilgiler verdi. 2005 yılından beri Nesibe Aydın Okulları’nın Ankara’daki faaliyetlerini il dışına da çıkararak ulusal bir marka olma yolunda ilerlemeye başladığını aktaran Aydın, okullaşma sayılarını Türkiye’nin ekonomik ve satın alma gücü anlamında en iyi 10 iline yatırım yapmak olarak değerlendirdiklerini söyledi. Planları arasında Diyarbakır’ın ilk başlarda yer almadığına değinen Aydın, kentteki ortak ve kurucuları ile tanıştıktan sonra rotayı Diyarbakır’a çevirdiklerini dile getirdi.

Diyarbakır’ın en büyük okulu olmaya aday

Nesibe Aydın Diyarbakır Okulları projesinin şu anda inşaat halinde olduğunu vurgulayan Aydın, “Diclekent Mahallesi’nde 12 bin metrekare arsa üzerine kurulu Diyarbakır’ın en büyük okul komplekslerinden biri olacak. Sportif ve sanatsal donatılarıyla, atölye ve laboratuvarlarıyla Diyarbakır’ın fiziki imkanlarıyla en üst düzey okullarından biri olarak yer alacak. Bizler fiziki şartlara önem verdiğimiz kadar öğretmenlik konusuna da çok önem veriyoruz. Kadromuzun önemli bir kısmı Ankara’dan tayin olarak Diyarbakır’a gelip yerleşecek öğretmenlerimizden oluşacak. Önemli zümre başkanlıkları, idarecilik ve müdür yardımcıları Ankara’dan gelecek olan kıdemli öğretmenlerimiz tarafından yürütülecek. Dolayısıyla burada 1’inci olarak yüzde 60’ı oluşturan genç nüfusun çok iyi eğitilmesi, genel müdürler, organize sanayiye, mühendisler ve hizmet sektörüne müdürler, koordinatörler ve iyi eğitim kurumlarına ihtiyaç var.

Bu bizim faaliyet gösterdiğimiz anaokullarında, ilkokullarında, ortaokul ve lise gurupları içinde geçerli, üniversite kademesinde de geçerli. Şu ana kadar yaptığımız çalışmalarda Diyarbakır’ın ilk ve öncelikli hedeflerinin eğitim olduğunu elde ettik. Biz Diyarbakır projemizi sosyal sorumluk projesi olarak görüyoruz. Ankara’daki okullarımız yaklaşık 35 bin lira öğrenci ücretleriyle çalışırken, Diyarbakır’da 15 bin lira ile bunu sınırlayacağız. Bursluluk imkanlarıyla 15 bin lira bedeli ödemeyecek olan velilerimize de daha üst seviyeden bursluluk imkanı mümkün oldukça sağlamaya çalışacağız. Bizler Diyarbakır’da olmaktan çok heyecanlıyız, ışık doğudan yükselir. İnşallah eğitime yapılan bu yatırımlardan sonra eğitimin de doğudan yükseldiğini bizler ispat etmek istiyoruz. Hedefimiz büyük amacımız ve maneviyatımız bu anlamda çok yüksek, 2019 Eylül ayından itibaren sahaya ineceğiz” dedi.

Konuşmaların ardından Aydın ve beraberindekiler, basın mensuplarına projelerin detaylarını anlattı.


EDİTÖRLER
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Kategori Seçin:
Kategori Seçin:

Gazete Manşetleri

TRT Haber Haberler