• Altın
  • Dolar
  • Euro
  • İstanbul °C
  • Ankara °C

“60 bin Müslüman Bangladeş-Myanmar sınırında dağlarda mahsur”

“60 bin Müslüman Bangladeş-Myanmar sınırında dağlarda mahsur”
“60 bin Müslüman Bangladeş-Myanmar sınırında dağlarda mahsur”

DİYARBAKIR – Myanmar ordusu ve Budist çeteler tarafından, Arakanlı Müslümanlara karşı yapılan katliamlara tepki gösteren İHAK Başkanı Gülden Sönmez, şu an 60 bin dolayında Müslümanın Bangladeş-Myanmar sınırında dağlarda mahsur kaldığını söyledi.

 

İnsan Hakları ve Adalet Hareketi (İHAK) Başkan Yardımcısı Av. Gülden Sönmez, Myanmar ordusu ve Budist çeteler tarafından Arakanlı (Rohingya) Müslümanlara yönelik yapılan katliam ve soykırıma yönelik değerlendirmelerde bulundu.

Katliamların durdurulması için Müslüman ülke ve toplulukların, Arakanlı Müslümanların can güvenliğini sağlayacak çözümler üretmesi gerektiğini söyleyen Sönmez, İLKHA’ya yaptığı değerlendirmede, söz konusu katliamlara karşı Müslümanların hesap soracak merciye sahip olamadığını ifade etti.

Çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan binlerce Arakanlı Müslümanın açlık, ölüm ve tecavüzle karşı karşıya olduğuna dikkat çeken Sönmez, “Maalesef sistematik bir şekilde Myanmar yönetimi tarafından Arakan’daki Müslümanlar, soykırımla muhatap durumda. Çeşitli gerekçeler gösterilerek katliamların yapılmasının yanı sıra aslında günlük yaşam esnasında da hem evliliğin paralı ve izne tabi olması, habersiz evlenen kişilerin sonradan öğrenildiği taktirde 5 yıl gibi habis cezasıyla muhatap olması, çocuk doğumlarının paralı ve izne tabi olması, başından itibaren Müslümanlara kimlik verilmemesi, vatandaşlıklarının tanınmaması ve kadınlara yönelik tecavüz suçu bunları hepsini bir araya getirdiğimiz zaman soykırım suçu diye tarif ettiğimiz suçun işlendiğini, neredeyse burası için delillere ihtiyaç olmadan görürsünüz.” dedi.

“Suçluların yargılandığı, hesabının sorulduğu bir mercie sahip değiliz”

Müslümanların bu katliamların önüne geçemediğini ifade eden Sönmez, “Ancak ne yazık ki dönem dönem bir taraftan katliam yapılırken, bir taraftan bu muamelelerle aslında Arakan’daki Müslümanların yok edilme ile karşı karşıya kaldıklarını görmemize rağmen biz bu suçluların yargılandığı, hesabının sorulduğu bir mercie sahip değiliz. Öte taraftan katliamların önüne de geçemiyoruz. Birkaç gündür yaşananlar aslında bunların bir örneği.” şeklinde konuştu.

Myanmar ordusunun karakol saldırılarını bahane ederek, öldürme emrini kapsayan operasyonlara giriştiğini söyleyen Sönmez, “Birleşmiş Milletler ve Myanmar yönetiminin ortak koalisyonu bir rapor açıklamıştı. Bu rapor, aslında Myanmar yönetiminin arakandaki etnik problemlerle ilgili, onlar her ne kadar etnik diye tabir etseler bize göre Müslümanlara yönelik dini yönü olan bu katliamlarla, ihlallerle alakalı, Kofi Annan başkanlığında bir rapor yayınlandı. Bu rapor, açıklandığı gün karakollara saldırı oluşturuldu ve bunun üzerine Myanmar ordusu, öldürme emri veren bir operasyon başlattı.” değerlendirmesinde bulunarak saldırıların arka planına dikkat çekti.

“60 bin civarında Müslüman Bangladeş-Myanmar sınırında dağlarda mahsur”

Yapılan vahşi operasyonlar neticesinde binlerce Müslümanın hayatını kaybettiğine değinen Sönmez, sözlerine şöyle devam etti:

“Bu operasyonlar sırasında bugüne kadar binin üzerinde Müslüman hayatını kaybetti. Yaklaşık 100 bine yakın Arakanlı köylerinden göç etmek zorunda kaldı. Bunlardan 20 bini Bangladeş’e, biliyorsunuz Bangladeş’e giriş izni yok, ama bir şekilde can havliyle giriş yaptılar ve 20 bin Müslümanın, ağırlıklı olarak kadın ve çocuk olmak üzere Bangladeş’e giriş yaptığı tespit edildi. 60 bin civarında Müslümanın da Bangladeş-Myanmar sınırında dağlarda mahsur kaldığı ve bir taraftan Myanmar askerine karşı canlarını korumaya, zor doğa şartlarında hayatta kalmaya çalıştıklarını biliyoruz. Ki bu geçiş esnasında Arakan’daki sınırın nehir olması hasebiyle boğulan, hayatını kaybeden birçok Müslüman da söz konusu.”

“İnancımızın esaslarına göre kötü biri imtihan veriyoruz”

Yaşananlara gerekli tepkiyi gösteremeyen Müslümanların kötü bir imtihan verdiğini vurgulayan Sönmez, şunları söyledi:

“Nüfusumuza ve inancımızın esaslarına göre kötü biri imtihan veriyoruz. Çünkü Myanmar’da yaşananlar bilmediğimiz konu değil ve biliyoruz ki sistematik bir şekilde oradaki Müslümanlar peyderpey bir katliama maruz kalıyorlar. Kadınlara tecavüz ediliyor, küçük kız çocuklarına tecavüz ediliyor. Her türlü işkence yapılıyor.”

“Çocuklarımız, Budizmi karıncayı bile incitmeyen, şiddet karşıtı, barışçıl bir din olarak tanıyor ve öğreniyor!”

Sönmez, “Bütün uluslararası güçler, Birleşmiş Milletler, dünyada en ağır insan hak ihlallerinin bu topluluğa yapıldığını raporlarla yayınlıyor. Bu, bugünün meselesi değil. Bu, peyderpey, adım adım gerçekleşen ve zaman zaman gündemimize gelen bir şey. Öte taraftan bizim çocuklarımız, Budizmi karıncayı bile incitmeyen, efendim şiddet karşıtı, tamamen sevgi, barışçıl bir din olarak tanınan bir inanç olarak tanıyor ve öğreniyor!” dedi.

“Elleri palalı Budist çetelerin Müslümanları katlettiğini biliyoruz”

Sönmez, oradaki Müslümanların Budist çetelerin saldırısına uğradığını belirterek, “Elleri palalı Budist çetelerin, Müslümanları katlettiğini biliyoruz. Böyle bir pozisyon karşısında ne devletler ne liderler ne de topluluklar olarak olması gereken şekilde bir tepki ortaya koyamıyorlar. Çok önemli bir kısmı ya duymuyor ya da duyduğunda görmezden geliyor.” diye belirtti.

Sönmez, Müslümanların kendilerinin katledilmesini bir kadermiş gibi gördüğünü, ancak tek bir Müslümanın katledilmesi karşısında hepsinin ayağa kalkması gerektiğine vurgu yaptı.

“Artık Müslümanların katledilmesi, kanlarının dökülmesi gözyaşı dökmesi ya da sürgün olması, muhacir olması bir kadermiş gibi kabullenişimiz söz konusu.” diyen Sönmez, şöyle devam etti:

“Oysa tek bir Müslüman, bırakın bin kişi bir Müslüman katledilse aslında bütün dünyayı ayağa kaldıracak şekilde Müslümanın, Müslümana kıymet vermesi gerekiyor. Müslümanın insana, mazlum bütün insanlara böyle bir kıymet atfetmesi gerekiyor ve bunu da pratiğe yansıtması gerekiyor. Biz bu yönden maalesef çok cılız kalıyoruz.”

Çözüm noktasında bazı görüşlerin kamuoyuna yansıdığını hatırlatan Sönmez, sözlerini şu ifadelerle sonlandırdı:

“Bir görüş, oradaki Müslümanlara, İslam dünyasının bir çözüm üretip paylaşarak muhtelif yerlerde can, namus ve din güvenliği ile yaşamlarını sağlamak yönünden bir teklif tartışılıyor. Yani bu kayda değer tekliftir ve tartışılmalıdır. Öte taraftan mevcut hali hazırdaki insanların korunmasına yönelik tedbirlerin alınması, Bangladeş yönetimi ile ve yakındaki Asya ülkeleri, özellikle Endonezya, Malezya, Pakistan gibi Müslüman ülkelerle ortak bir komisyon oluşturularak bir şekilde sorunun çözümüne dair bir plan oraya konması ve bunun uygulanması. Bunların hepsi kanaatimce mümkün ve mutlaka Asya ülkeleriyle yapılması gereken bir şey.” (Abdurrahman Tetik, Hüseyin Temel – İLKHA)

Kaynak: https://ilkha.com/haber/60583/60-bin-musluman-banglades-myanmar-sinirinda-daglarda-mahsur



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Çoksüer’den Kurban Bayram Mesajı Çoksüer’den Kurban Bayram Mesajı

Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Hakan Çoksüer, Kurban Bayramı dolayısıyla mesaj yayınladı.

 Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Hakan Çoksüer, Kurban Bayramı dolayısıyla yayınladığı mesajda, “Dini bayramlarımızdan olan mübarek Kurban Bayramı’na milletçe el ele gönül gönüle ulaşmanın heyecanını hep birlikte yaşıyoruz. İnsanı insan yapan değerlerin doruk seviyesine ulaştığı yoğun günler olan bayramlar, toplumsal hayatımız açısından da çok büyük bir öneme ve değere sahiptir.
Çünkü bu güzel günleri; kırgınlıkların, dargınlıkların unutulduğu, karşılıklı sevgi ve saygının pekiştiği, yardımlaşma duygularının arttığı, hoşgörünün hakim olduğu bir iklimde yaşamak gerekmektedir. Her bayramda olduğu gibi sevdiklerimizle hasret giderirken; en güzel anıları birlikte paylaşmalı, en güzel hatıraları bu bayramda da tazelemelidir. Dostluğu, sevgiyi, geleceği birlik ve beraberliğimizi, kardeşlik duygularını en sıcak şekilde hissettiğimiz bayram günlerinde, Tüm halkımızın mübarek Kurban Bayramını tebrik eder, sağlık, huzur ve mutluluk getirmesi dileklerimle saygılarımı sunarım” dedi.
Kimsesiz ve engelli vatandaşlara bayram hediyesi Kimsesiz ve engelli vatandaşlara bayram hediyesi

Diyarbakır’ın Kayapınar İlçe Belediyesi, evde bakım hizmeti alan yaşlı, bakıma muhtaç, kimsesiz ve engelli vatandaşlara Kurban Bayramı nedeniyle bayram şekeri ve kolonya yardımında bulundu..

Diyarbakır’ın Kayapınar İlçe Belediyesi, evde bakım hizmeti alan yaşlı, bakıma muhtaç, kimsesiz ve engelli vatandaşlara Kurban Bayramı nedeniyle bayram şekeri ve kolonya yardımında bulundu.
Sosyal Belediyecilik hizmetlerini aksatmadan devam eden Kayapınar Belediyesi, Sosyal Destek Hizmetleri Müdürlüğü’nce, evde bakım hizmetlerinde faydalanan yaşlı, bakıma muhtaç, kimsesiz ve engelli vatandaşlara Kurban bayramı nedeniyle bayram şekeri ve kolonya yardımında bulundu.
Kayapınar Belediye Başkanı Mustafa Kılıç’ın talimatı ile başlatılan bakım hizmetlerinde faydalanan yaşlıları ziyaret eden Kayapınar Belediye Başkan Yardımcısı Yılmaz Çebe, yaşlıların sorunları dinledikten sonra kendilerine şeker ve kolonya hediye etti. Yaşlı ve bakıma muhtaç vatandaşlar ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirirken, ilk kez karşılaştıkları bu uygulamadan dolayı Kayapınar Belediye Başkanı Mustafa Kılıç’a teşekkür etti.
Kayapınar Belediye Başkan Yardımcısı Yılmaz Çebe, belediye olarak, dezavantajlı vatandaşların tüm ihtiyaçlarını karşılamaya kararlı olduklarını söyledi. Cebe, “Evini temizleyip, bulaşığını, çamaşırını yıkadığımız ve öz bakımını yaptığımız yaşlı, bakıma muhtaç, kimsesiz ve engelli kardeşlerimizin bayram öncesi bayram hazırlığına katkı sunmak ve alış veriş stresinden kurtarmak amacıyla gerçekleştirdiğimiz bu hizmetin daha önce yapılmadığını gördük. Bu eksikliğin gidermek amacıyla böylesi bir hizmeti sunduk. Dezavantajlı vatandaşlarımız sıkıntısız ve stressiz bir bayram yapacak. Amacımız, daha önce ihmal edilen tüm alanlardaki eksikliklerin giderilmesi. Ulaşılamayan tüm ihtiyaç sahiplerine ulaşmaktır. Belediye Başkanımız Mustafa Kılıç’ın talimat ve telkinleri ile yaptığımız bu çalışmalar artarak devam edecektir” dedi.

Diyarbakır’da müşteri değil, misafir anlayışıyla otelcilik hizmeti Diyarbakır’da müşteri değil, misafir anlayışıyla otelcilik hizmeti

Son dönemlerde Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yaşanan olumlu gelişmeler, dünyaca ünlü markaların Diyarbakır’a gelerek, oldukça büyük bütçeli yatırımlar yapmalarına zemin hazırlarken, kentte faaliyet gösteren bir otel de farklı bir konsept uygulaması başlatarak gelenlere müşteri değil, bölgenin örf ve adetleri gereği misafir anlayışıyla hizmet vermeye başladı.

Hem kent hem de bölge ekonomisine büyük bir katma değer katan, istihdama katkılar sağlayan Liv Suit Hotel’in yeni konseptiyle verdiği hizmet diğer otellere de yeni bir soluk getirdi. Otel İşletmecisi Ferman Zaman, otelcilik turizm hizmetlerini en üst düzeyde sunuyor olmanın, kendilerine tarifi imkansız bir mutluluk yaşattığını belirterek şunları söyledi:

 

“Peygamberler, sahabeler ve evliyalar kenti bu mübarek şehirde, deneyimli ve güçlü kadromuzla, kadirşinas Diyarbakır ve bölge halkına hizmet sunmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bütün semavi dinlere mensup ibadethaneleri sinesinde barındıran, hanları, hamamları, Hevsel Bahçeleri ve UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirasları listesine giren surlarıyla dünyaca ünlü bu kadim kentte hizmet sunmak, zaten bizler için başlı başına bir mutluluk kaynağı. Medeniyetler beşiği bu kentte ‘müşteri’ değil, misafir’ anlayışıyla, karşılamadan ağırlamaya ve uğurlamaya kadar bütün konuklarımıza, geleneksel konukseverliğimizin en güzel örneklerini sergiliyoruz. VIP kalitesinde oda veya süitlerimizde hem dinlenip hem de yüksek hızda internet ve konforun tadını çıkaran konuklarımıza, bir otelden ziyade, evlerinde konaklıyor olmanın hazzını yaşıyoruz. Konuklarımız yoğun bir seyahat veya toplantı gününün ardından, otelimiz bünyesindeki restaurantımızın, tadına doyumsuz yerel ve evrensel lezzetlerini tadabiliyorlar. Alanında deneyimli ve güler yüzlü personelimizle, misafirlerimize hizmet etmenin haklı gururunu yaşıyoruz”.

 

Otelcilik hizmetlerinde eşsiz kampanya

 

Ayrıca, fitness, masaj, fin hamamı, sauna ve Osmanlı hamamı gibi otelcilik ve turizm hizmetlerinde ‘olmazsa olmazlar’ arasında yer alan hizmetlerinin de olduğunu dile getiren Zaman, benzeri görülmemiş bir kampanya yaptıklarını söyledi. Ferman Zaman, “Böylelikle ‘herkese ve her keseye uygun bütçeli’ hizmetlerimizle, muhtelif yaş ve meslek gruplarına mensup vatandaşlarımızın, otelcilik hizmetlerimizden azami derecede faydalanmalarını sağladık. Günlük 30 lira karşılığında, misafirlerimize banyo, sauna ve buhar odası hizmetlerini sunuyoruz. Dileyen misafirlerimize aylık abone olmaları durumunda 150 lira, yıllık ise 1000 lira karşılığında bir yıl boyunca kesintisiz ve kaliteli hizmet sağlıyoruz. Bununla birlikte resmi veya özel kurum ve kuruluşlara, toplu hizmetlerimizde indirimin yanı sıra, sürpriz hediyeler de sunuyoruz” diye konuştu.

Büyükşehir Belediyesi ana arterleri deterjanlı su ile yıkadı Büyükşehir Belediyesi ana arterleri deterjanlı su ile yıkadı

Daha temiz bir kent için çalışmalarını sürdüren Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, kentteki ana arterleri bayram boyunca deterjanlı ve tazyikli su ile yıkadı.

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin, daha temiz bir kent için yürüttüğü cadde, sokak ve kaldırımları deterjanlı ve tazyikli su ile yıkama çalışmaları devam ediyor. Kurban Bayramı nedeniyle ana arterleri bayram boyunca gündüz yıkayan ekipler, araç ve yaya trafiğinin aksamaması için de işlek caddelerde gece saatlerinde çalışmalar yürüttü. Arife günü ve Kurban Bayramı’nın 4 günü boyunca temizleme ve yıkama çalışmalarına devam eden Büyükşehir Belediyesi ekipleri, vatandaşların bayramda sık sık ziyaret ettiği Mardinkapı, Şehitlik ve Yeniköy mezarlıklarının çevresini temizleyerek deterjanlı su ile yıkadı.

 

Ana arterler temizlendi

 

Mezarlıklardaki temizliğin yanı sıra Büyükşehir Belediyesi ekipleri, Bağlar, Yenişehir ve Kayapınar’daki ana arterlerde de temizlik çalışması yürüttü. Yol süpürge araçlarının içindeki suya deterjan karıştıran ekipler, ana arterleri boydan boya deterjanlı suyla yıkayarak temizledi. Büyükşehir Belediyesi, daha temiz bir kent gece gündüz demeden temizlik çalışmalarına devam edecek.

TUYİK-DER, bayramda üyeleriyle bir araya geldi TUYİK-DER, bayramda üyeleriyle bir araya geldi

Güneydoğu Tüm İşadamları Kalkınma Derneği (Güneydoğu TÜYİK-DER), Kurban Bayramı’nda sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve üyeleriyle bir araya geldi.

Merkezi Diyarbakır’da bulunan Güneydoğu TÜYİK-DER, Kurban Bayramı münasebetiyle, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve üyeleriyle bir araya geldi. Liv Süit otelde gerçekleşen toplantıya Güneydoğu TÜYİK-DER Başkanı Hayri Yağmur, Liv Süit Genel Müdürü Ferman Zaman, sivil topum kuruluşu temsilcileri ve dernek üyeleri katıldı. İstiklal Marşı ve saygı duruşunun ardından açılış konuşmasını yapan Güneydoğu TÜYİK-DER Başkanı Hayri Yağmur, toplantıya katılan herkesin bayramını kutladı.

“Mutlaka ailelerimizin kapılarını çalmamız gerekiyor”

Bayramların birlik, beraberlik ve dayanışma olduğunu dikkat çeken Yağmur, “Gidebildiğimiz kadar gidip kapıları çalmaya çalıştık. Yakınlarımızı, sevdiklerimizi, anne babalarımızı hiçbir şekilde unutmamız gerekiyor. Çocuklar artık anne babaların bayramlarını mesaj yoluyla kutluyorlar. Dokunmak bu değil. Bizim felsefemiz, anlayışımız hiçbir şekilde sosyal medyayı vermemektedir. Sosyal medyanın, basının koşulu bir yerlere sesimizi ulaştırabilmektir. Eğer biz sesimizi bir yerlere ulaştırabiliyorsak ondan sonra yakın derecede veya ulaşabileceğimiz her yere, bu kapsamdaki değerli ailelerimizi mutlaka kapılarını çalıp ziyaret etmek suretiyle bir muhabbetlik bir sıcaklığı doyurmamız gerekiyor” dedi.

 

Toplantıya katılanlara bayram şekeri ve lokum ikramında bulunuldu.

SİDER ailesi bayramlaşma töreninde buluştu SİDER ailesi bayramlaşma töreninde buluştu

Sur İşadamları ve Toptancılar Derneği (SİDER) Bayramlaşma programı düzenledi. Törene SİDER Genel Başkanı Şükran Yılmaz, Sur İlçe Emniyet Müdürü Asuman Karacık, Şölen Eski Belediye Başkanı Ramazan Hekimoğlu, Diyarbakır ve Değerlerini Koruma Derneği Başkanı Recep İdikut, Yönetim Kurulu Üyeleri ve çok sayıda Sur esnafı ve iş adamları katıldı.
Düzenlenen bayramlaşma etkinliğine katılanlara ayrı ayrı teşekkür eden SİDER Genel Başkanı Şükran Yılmaz, Sur esnafının çok zor günler yaşadığını belirterek, “Bizi bu günümüzde yalnız bırakmayan ve bayramlaşma törenimize teşrif eden Sur Emniyet Müdürümüz Asuman Karacık, Şölen Eski Belediye Başkanımız Ramazan Hekimoğlu, Diyarbakır ve Değerlerini Koruma Derneği Başkanımız Recep İdikut ve Sur esnafımıza teşekkür ediyorum. Sur esnafı çok zor günler yaşadı. Allah’a çok şükür hepimiz tek vücut olup sur esnafımızın yanında olduk, Sur için elimizden geleni yaptık, yapmaya da devam edeceğiz. İnşallah esnaflarımız güzel günler görecektir.  El birliği ile güzelliklere imza atacağız. Allah hiçbir esnafımızın işini kırmasın her zaman rast götürsün bu mübarek Kurban bayramı günü  hürmetine güzel günleri görmeyi nasip etsin  tüm halkımızın ve esnafımızın Kurban bayramını kutlar hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Allahtan dilerim” diye konuştu.
Her zaman devletin yanında olduklarını da dile getiren Yılmaz, “Allah devletimize eksiklik vermesin  her zaman devletimizin yanındayız artık huzur istiyoruz hiç kimseler ölmesin insanlık önde gitsin güzellikler paylaşılsın tek isteğimiz huzur olsun ortak karar çıktı sur esnaflarında hepimiz kardeşiz şiddet hiçbir zaman iyi değil savaş istemiyoruz. Irak, Suriye, Mymar’da onbinlerce insan öldürüldü yazık günah ülkemiz güzel bir ülkedir barış kardeşlik önde gitsin sur esnafı olarak dileğimiz budur” dedi.


EDİTÖRLER
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ

Gazete Manşetleri

TRT Haber Haberler