• Altın
  • Dolar
  • Euro
  • İstanbul °C
  • Ankara °C
ELHAKAN’DAN MÜBAREK RAMAZAN AYI MESAJI ELHAKAN’DAN MÜBAREK RAMAZAN AYI MESAJI

D.BAKIR- Adalet ve Kalkınma partisi (Ak parti) Diyarbakır Milletvekili Aday Adayı Avukat Süleyman Elhakan, mübarek Ramazan Ayı dolayısıyla yayınladığı mesajda, bütün İslam Âlemi’nin Mübarek Ramazan Ayı’nı kutladı

Ramazan Ayının, bolluk, bereket ve hoş görü olduğuna dikkati çeken Avukat Süleyman Elhakan, şunları söyledi:

‘Bizleri böylesine ulvi bir aya bir kez daha kavuşturan Yüce Rabbimiz’e ne kadar hamd-ü senalar etsek azdır.

Bu müstesna günler, dünyevi bağları geri plana atarak, uhrevi yaşamın hazzını olabildiğince yaşamak isteyen biz Müslümanlar için büyük önem arz etmektedir. Bu mübarek günlerin manevi atmosferi hepimizi mutlu etmekte.

Aynı zamanda müjdecisi olduğu mübarek Kadir Gecesi ve akabinde yaşayacağımız mübarek Ramazan Bayramı’nın da habercisidir.

Büyük bir huşu içinde kıldığımız ilk teravih namazı, ilk sahur ve ilk iftar, aynı zamanda kırgınlıkların, dargınlıkların son bulması noktasında, belki de kalan ömrümüzde bir daha elimize geçmeyecek kadar değerli bir fırsattır.

KUCAKLAŞALIM, BİR OLALIM, BİRLİK OLALIM, ŞER GÜÇLERİNİN HAİN PLANLARINI BİR KEZ DAHA ELLERİNDE PATLATALIM

Bu mübarek ayını en kalbi duygularımla kutluyorum. Bütün milletimiz ve İslam Alemi için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Aziz vatanımız için de en bereketli ay olmasını temenni ederim.

Başlangıcı rahmet, ortası mağfiret ve sonu bereket mevsimi olan Ramazan ayını olabildiğince değerlendirerek, kırgınlıkları, küslükleri, kişisel hesapları bir kenara bırakmamız gerektiğini düşünüyorum.

Özellikle Siyonist İsrail uşaklarının ve yardakçısı ABD’nin masum Filistin halkına reva gördüğü zulümleri görünce, birlik olmamızın ne kadar elzem olduğu da kendiliğinden ortaya çıkmaktadır.

Manevi ihtişamıyla tüm yüreklere ve kalplere bereketiyle mutluluk ve manevi coşkular getiren Ramazan Ayında İslam Âlemi başta olmak üzere, bütün insanlık alemini, kardeşlik, barış ve huzurun kapladığı manevi bir iklimin kuşatmasını diliyorum.

Bu Mübarek Ay, sevgi, saygı, yardımlaşma ve dayanışmanın ön plana çıktığı müstesna bir zaman dilimidir.

Ortadoğu’nun bir kan gölüne çevrilerek, ülkemizin de kirli tezgâhlar alet edilmek istendiği şu günlerde, toplumsal barış, huzur ve hoşgörü ortamımızı sürdürebilmek için hepimize büyük görevler düşmektedir.

Bu duygu ve düşüncelerle, bir kez daha kavuştuğumuz Mübarek Ramazan ayının yuvalarımıza, gönüllerimize, sağlık, mutluluk, huzur ve bereket getirmesini Cenabı Allah’tan niyaz ediyorum, tüm İslam Alemi’nin mübarek Ramazan-ı Şerif’ini en kalbi duygularımla kutluyorum’.

17 Mayıs 2018
HDP milletvekili aday adayı Faruk Balıkçı: Seçim dönüm noktası olacak HDP milletvekili aday adayı Faruk Balıkçı: Seçim dönüm noktası olacak

DİYARBAKIR – Faruk Balıkçı 30 yıldan uzun bir süredir Kürt kentlerinde gazetecilik yapıyor. Bu 30 yıllık süre, özellikle Kürt meselesinin kendini dayattığı bir zaman dilimine işaret ediyor. Balıkçı, gazeteci olarak çatışmalara, köy boşaltmalarına, barış süreçlerine tanıklık etti. Sadece Türkiye’deki siyasetçilerle değil, bölgedeki birçok Kürt liderle de tanıştı ve röportajlar yaptı. Bütün bu zaman içinde tanık olduklarının bir bölümünü iki kitapta topladı. Bu süre içinde ayrıca Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti’nin başkanlık görevini de iki dönem üstlendi.

OHAL’den sonra çalıştığı İMC TV Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatıldı. Çalıştıkları basın kurumları KHK ile kapatılan diğer basın emekçileri ile birlikte oturma eylemi gerçekleştirdi. Halen bir haber sitesinde aktif gazetecilik yapan Faruk Balıkçı, HDP’den Diyarbakır milletvekili aday adayı oldu.

Gazeteci Faruk Balıkçı’ya aday adayı olmasının nedenlerini ve buradan yola çıkarak Kürt sorununu, nasıl bir Türkiye hayal ettiğini sorduk.
Faruk Balıkçı KYB Başkanı Celal Talabani ile.
Neden Milletvekilliğine aday olmak istiyorsunuz?
Uzun yıllardan beri bölgede gazetecilik yapıyorum. Ve bu gazeteciliğim hep sahada geçti. Sadece yaşadığım coğrafyada değil, Irak’ın Kürdistan ve Suriye’nin Rojava bölgelerinde de haber takip ettim. Gazeteciliğim boyunca Ape Musa’nın (Musa Anter) dediği gibi 30 yıldan beri bu yaşananların hem tanığı, hem sanığı, hem davacısı oldum. Gazeteciliğim boyunca Kürt sorununun en can alıcı olaylarına tanıklık ettim. O kadar çok yaşanmışlıklara tanığım ki… Mesela bölgede 1989 yılında ilk boşaltılan köy olan Şırnak’ın Anılmış köylülerinin yaşadıklarına tanıklık ettim. Burada gördüklerim halen hafızamda.

Kürt sorununun inkarı ve ardından yaşananlar aradan geçen 30 yıla yakın süreye rağmen halen devam ediyor. Hükümetler değişti, Valiler değişti, sıkıyönetimler, OHAL’ler ilan edildi, Özel Yetkili Valiler tayin edildi. Her gelen iktidar ‘çözüm’ diye oy peşinde koştu; Kimisi ‘Kürt sorununu tanıyoruz’ dedi, kimisi, ‘Avrupa’nın yolu Diyarbakır’dan geçer’ dedi, kimisi ‘Kürt halkından özür diliyorum’ dedi…
Ancak bunca yıla rağmen, her gelen iktidarın vaadlerine rağmen yaşananlara bakıldığında ne sorunlar çözüldü, ne barış geldi. Ölüm ve gözyaşı bu ülkenin kaderi diye sunuldu hükmedenlerce. Yaşanan sorun halen ilk günkü gibi devam ediyor. İnkar ve şiddet yöntemleriyle de bu sorunun çözülmeyeceğine inananlardanım.

Tüm yaşanmışlıkların tanıklığı ve edindiğim tecrübeler nedeniyle, yazmanın dışında, barış mücadelesinin aktif bir parçası olmak istediğim için aday oldum. Bunun yolunun da demokrasiden, parlamenter sistemden geçtiğine inanıyorum.
Ve bu seçimin bir dönüm noktası olduğuna da inananlardanım. Ya şu ana kadar yapılan zulümler, antidemokratik uygulamalar katmerleşerek devam edecek ya da gelir dağılımının adilce paylaşıldığı, her kimliğin başkasını ötekileştirmeden özgürce ifade edebildiği, kardeşçe ve barış içinde yaşayacağımız bir yaşamın yolu açılacak. Ben ikincisini tercih ediyorum. Bunun için adaylık için başvuruda bulundum.
Neden HDP?
Tüm siyasi partilerin birbirine ne kadar benzediğini görüyorum. HDP’nin halkların eşit, özgür ve kardeşçe yaşadığı demokratik bir Türkiye için bir arada yaşamak için mücadele eden bir siyasi parti olduğuna inanıyorum. Neden HDP? Çünkü yukarıda saydığım özgür, demokratik ve ötekileştirmeyen bir sistemi yaratmada HDP’nin öncülük edeceğine inanıyorum. Ayrıca, kadına, doğaya, emeğe ve kısaca insana bakış açısının özlem duyduğumuz demokratik bir düzeni çağırdığı için HDP diyorum.

Balıkçı, çalıştıkları basın kurumları KHK ile kapatılınca meslektaşlarıyla oturma eylemi gerçekleştirmişti.

Türkiye’nin en büyük sorunları nelerdir?

Türkiye’nin en büyük sorunu Kürt sorunudur. En önemli kayıplarından biri de can kaybıdır. Kürt sorununun çözülememesi can kaybının yanı sıra, ekonomik kayıp, kutuplaşma, zaman kaybı, milliyetçilikle birlikte linç kültürünün gelişmesine zemin hazırladı. OHAL ile birlikte çıkarılan KHK’ler yine Türkiye’nin en büyük sorunlarından. KHK’lerle birlikte on binlerce insanın ihraç edilerek işsiz bırakılması ve birçok basın kuruluşunun kapatılarak gazetecilerin cezaevine atılması… Demokrasinin ölçütü basın ve ifade özgürlüğüdür. Eğer bir ülkede basın özgürlüğü yok ise zaten demokrasiden bahsetmekte mümkün değildir. Türkiye’nin en önemli sorunlarından biri de bu nedenle demokrasi sorunudur. Siyasi liderlerin üslubu da sorundur. Ne söylediklerinden çok üslupları tartışılıyor. En son örneği ise Erdoğan’ın 1993’teki bir çöplük patlamasını hatırlatarak “CHP pisliktir, çöplüktür, hava kirliliğidir, susuzluktur” demesidir.

Oysa ayn liderin iktidarda olduğu her döneminde yaşanan toplu ölümleri sayarsak burada zamanımız yetmez. Roboski, Suruç, Ankara, Soma maden katliamları gibi… Sur’u, Cizre’yi, Şırnak’ı, Yüksekova’yı saymıyorum bile…
Mitinglerde daha çok polemikleri damga vuruyor. Rol model olan böyle bir liderlik tehlikeli süreci zorluyor. Siyaseten ortaya konacak çözüm önerileri olmayınca sözün gerilimi ile ortam manipüle ediliyor.

Nasıl bir Türkiye hayal ediyorsunuz?
Tüm halkların eşit, özgür ve kardeşçe yaşadığı bir ülke. 180 ülke arasında basın özgürlüğü sıralamasında 157. sırada olmayan, basınının özgür olduğu, gazetecilerin cezaevine atılmadığı, demokrasi gereği çok sesliliğin yaşandığı, çocuk işçilerin olmadığı, doların yükselmediği, kadın cinayetlerinin olmadığı, insana yatırım yapıldığı bir ülke. Herkes gibi ben de özgürlüklerin baskı altında tutulmadığı demokratik bir ülke hayal ediyorum.

Kaynak.www.gazeteduvar.com.tr

17 Mayıs 2018
AVUKAT SÜLEYMAN ELHAKAN, HIZLI BAŞLADI AVUKAT SÜLEYMAN ELHAKAN, HIZLI BAŞLADI

D.BAKIR- Adalet ve Kalkınma partisi (Ak parti) Diyarbakır Milletvekili Aday Adayı Avukat Süleyman Elhakan, İlçe ziyaretlerine aralıksız olarak devam ediyor.

Milletvekili Aday Adaylığını açıkladıktan sonra kurmay kadrosuyla beraber çıktığı İlçe ziyaretlerinde büyük ilgi gören Av. Süleyman Elhakan, gördüğü ilginin kendisini bir hayli memnun ettiğini belirterek, şu görüşleri dile getirdi:

Merkez İlçelerimiz Kayapınar, Yenişehir, Sur ve Bağlar olmak üzere, Silvan, Bismil, Lice, Kocaköy İlçe Teşkilatlarımızı ziyaret ederek, son derece verimli görüşmeler ve istişarelerde bulunduk.
Yakın ilgi ve alakalarından dolayı İlçe başkanlarımız başta olmak üzere, kadın kolları başkanlarımız, Gençlik Kolları başkanlarımız ve bütün teşkilat mensuplarımıza, gönüldaşlarımıza en kalbi duygularımla teşekkür etmek istiyorum.

AMACIMIZ, REFAH SEVİYESİNİN MAKSİMUM OLDUĞU BİR KENT

Bütün dava arkadaşlarım gibi ben de, edinmiş olduğu birikim ve tecrübelerimi kadirşinas Diyarbakır halkının öngörüleri, tavsiyeleri ve fikirleriyle kaynaştırıp, medeniyetler beşiği Diyarbakır İlimize olabildiğince en üst düzeyde kaliteli ve kalıcı hizmetler sunulmasına vesile olabilmektir.

Eğitim ve İstihdamın yanı sıra, yoksulluğun olabildiğince azaltılması hepimizin ortak arzusudur. Zaten bütün çabalarımız ve projelerimiz de bu sorunları minimuma indirip, yarınlarımızın teminatı olan çocuklarımızı en iyi koşullarda hayata hazırlayabilmektir.
Bilindiği gibi, Ak parti hükümetleri döneminde tüm ülkemiz genelinde olduğu gibi, Diyarbakır İlimiz de yapılan hizmetlerden dolayı giderek gelişti ve büyüdü.

Ancak şu bir gerçektir ki, sürekli çevre İl ve İlçelerden göç alan Diyarbakır’da buna paralel olarak ihtiyaçlar da süreklilik arz etmektedir.
Güneydoğu’nun cazibe merkezi konumunda olan kentimizin, daha bayındır ve mamur olabilmesi için hepimize büyük görevler düşmektedir.
Bütün sorunların çözümlerini Merkezi Hükümete yıkıp onların çözmesini beklemek zaten biz Diyarbakırlılara yakışmaz. Bizim bir duruşumuz var.

Bir misyonumuz ve geleceğe dair vizyonumuz var. Dolayısıyla bu mukaddes kentte yaşayan herkes, bu kente hizmet etmekle yükümlüdür.

Ben bir hukukçu olarak zaten yıllardır sahadan gelen birisiyim. Evet sorunlarımız var, ama Cenab-ı Allah’ın izniyle bu sorunlara kalıcı ve köklü çözüm önerilerimiz de hazır.
Elbette ki hiç kimse tek başına çok şeyleri değiştiremez. Ama herkesin ortak aklını, edindiği tecrübeleri bir potada eritebilirsek, işte o zaman kentimize de, kendimize de ve gelecekte ülkemizi emanet edeceğimiz çocuklarımıza da sorunları çözülmüş, prangalarından kurtulmuş bir Diyarbekir hediye edebiliriz.

Bu duygu ve düşüncelerle, 24 Haziranda yapılacak olan Milletvekili Genel Seçimi ile Cumhurbaşkanlığı Hükümet Seçiminin şimdiden hayırlara vesile olmasını Yüce Rabbim’den diliyor, bütün vatandaşlarımızı en kalbi duygularımla selamlıyorum’.

4 Mayıs 2018

EDİTÖRLER
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Kategori Seçin:
Kategori Seçin:

Gazete Manşetleri

TRT Haber Haberler

Web Tasarım : Diyarbakır Online, Gsm : 0532 179 7105