Uzmandan böcek ısırığı uyarısı Uzmandan böcek ısırığı uyarısı

Yaz aylarının başlaması ile birlikte böcek sokmaları ile ilgili uyarıda bulunan Uzman Dr.

 

Muhammet Asena böcek sokmaları ile ilgili hastanelere başvurular artığını söyledi.

 

Uzmanlar yaz aylarında böceklerin sokması, genellikle ciltte küçük tahrişlere yol açsa da, böceğin türüne göre bu ısırıklar ciddi sağlık problemlerine yol açabileceğinin uyarısında bulundu. Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümünden Uzman Dr. Muhammet Asena en çok görülen şikayetler tahtakurusu, pire, sivrisinek, kene, arı, akrep ve örümcek sokması olduğunu belirtti. Asena, “Belirtiler böcek türlerine göre değişiklik gösterir lakin genellikle ilk görülen semptomlar kaşıntı, kızarıklık, şişme, acı ve ağrı gibi semptomlar görünür. Böcek çeşitlerine göre belirtiler pire ısırıkları çizgiler halinde görülür kaşıntı, şişme ve kızarıklık olur. Sinek sokması çok acılıdır ısırılan bölge şişer ve su toplar. Kene ısırığı ilk başta hissedilmeyebilir, ilerleyen zamanlarda şişkinlik, kızarma, morarma ve kaşıntı görülür. Keneler ciddi risk taşıdıklarından, sokmaları durumunda hastaneye gidilmelidir. Örümcek sokması ağrılı olabilir, kızarıklık ve şişkinlik görülür. Eşek arısı sokmasında acı çok fazla olur; ısırılan bölge saniyeler içinde şişip kızarır. Tahtakurusu ısırıkları ilk seferde acılı olmayabilir; Belli bir süre sonra şişkinlik ve kaşıntı olur. Sivrisinek ısırığının tek nokta halinde izi olur; şişme, açık renk bir kabarıklık ve yoğun kaşıntı oluşur. Akrep sokması durumunda şişkinlik, kızarıklık, ağrı, yanma, deride uyuşukluk meydana gelir” dedi.

 

Hangi böceğin ısırdığını tespit etmek, tedaviyi doğru uygulamak açısından önemli olduğunu vurgulayan Asena, “Böcek ısırığını fark ettiğinizde öncesinde nerede bulunduğunuzu hatırlayın. Ormanlık bir alandaysanız muhtemelen sivrisinek veya kene tarafından ısırılmışsınızdır. Bir hayvan ile temas sonrası ısırık oluştuysa büyük ihtimalle piredir. Isırığın nasıl göründüğüne bakın. Bu da yine böceğin türünü tespit etmeye yardımcı olacaktır. Her böcek sokması doktora gitmeyi gerektirmez lakin şu durumlarda hızlıca, vakit kaybetmeden doktora başvurmakta fayda vardır. Baş dönmesi, nefes almada zorluk, bulantı, kusma, hızlı veya düzensiz kalp atışı, yutma güçlüğü, ev huzursuzluk gibi durumlarda kesinlikle baş vurmakta fayda vardır. Böcek sokmasında tedavi nasıl yapılmalı diye sorularda şunları belirtiyim. Isırılan bölgede ve tüm vücutta enfeksiyon gelişmesini önlemek için ısırılan bölgeyi sabunlu su ile yıkayın. Yarayı kaşımayın veya sıkmayın. Şişmiş bölgeye buz uygulayın. İlk müdahalelerin ardından şikayetlerde azalma olmazsa, acil olarak doktora gidin. Böceği gördüyseniz ve hangi böceğin sizi soktuğunu tarif etmeniz doktorun işini kolaylaştırır. Çoğu zaman böcek sokması tek başına riskli değilken, başka hastalıklara sebep olabilmesi açısından tehlike arz eder. Özellikle alerjik bünyeye sahip kişilerde böcek sokmaları, solunum hastalıkları başta olmak üzere, ciddi rahatsızlıklara neden olabilir. Bu yüzden sadece ısırılan bölgeye değil bunun dışında ne tür rahatsızlıklar yaşadığınıza da dikkat edin” diye konuştu.

11 Temmuz 2018
Uzman Dr.Muhammed Asena’dan ishal uyarısı Uzman Dr.Muhammed Asena’dan ishal uyarısı

Yaz aylarının gelmesiyle ailelere uyarıda bulunan Uzman Dr.Muhammet Asena, sıcaklıkların artması çocuklarda en yaygın görülen sorunların başında ishal geldiğini ve özellikle iki yaş altındaki çocuklarda daha da önem arz etiğini söyledi.

Uzmanlar yaz aylarıyla birlikte başta ishal olmak üzere, bulantı, kusma gibi bulaşıcı özellik taşıyan mide bağırsak sistemi enfeksiyonlarında artış gözlendiğinin uyarısında bulundu. Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümünden Uzman Dr. Muhammet Asena, hastalığın ortaya çıkmasındaki etken olan virüsler, bakteriler ve parazitlerin nem ve artan sıcaklara bağlı daha kolay yayılabilmesinden kaynaklandığını dile getirdi. Asena, “Yiyeceklerin uygun koşullarda saklanmaması, yiyeceklerin yazın daha erken bozulması, havuz suyunun içilmesi, gıdaların yeterince temiz suyla yıkanmaması, ellerin gereken özen göstererek yıkanmaması gibi birçok etken yaz ishallerinin oluşmasına zemin hazırlar” dedi.

6 ay-2 yaş aralığına dikkat

Yaz aylarında, terleme nedeniyle hastalığın kontrolü zorlaştığını söyleyen Asena, “Bu nedenle ishal başlar başlamaz sıvı takviyesi yapılması çok önemlidir. Özellikle 6 ay 2 yaş arası küçük çocukların mümkün olduğunca kısa sürede tedavi edilmesi gerekiyor. Çünkü iki haftadan uzun süren ishalleri kontrol etmek zorlaşır. Ayrıca, anne sütü çocuğu koruduğu için 6 aydan önce ishal kısmen daha az görülse de özellikle yaz ishalleri ilk 6 aylık dönemde çok daha tehlikeli olabiliyor. Viral enfeksiyonlara bağlı ishalde çocukta bulantı ve kusmayla birlikte sıvı kaybı daha fazla yaşanıyor. Kaybedilen sıvının yerine konması bu vakalarda hayati önem taşır. Çocuğun sıvı kaybını karşılamak için tuz şeker karışımı verilebilir. Temiz bir sürahide bulunan 1 litre 3-5 su bardağı kaynamış soğumuş suya 1 paket tuz ve şeker karışımı boşaltılır ve temiz bir kaşıkla karıştırılır. Kabın ağzı kapatılır, temiz ve serin bir yerde saklanır. Çocuk her kaka yaptığında iki yaşından küçük olanlara 1 çay bardağı, 2 yaşından büyük olanlara 2 çay bardağı içirilmelidir. Bu karışım 24 saat kullanılabilir. Daha sonra artan miktar dökülüp, yenisi hazırlanır” diye konuştu.

Buzlu içeceklere dikkat

Yazın tüketilen meşrubatları soğutmak için atılan buzlar kimi zaman enfeksiyona yol açabileceğini açıklayan Asena, “Evde dondurulan buzların içme suyundan hazırlanması kişinin kontrolü altındadır ama dışarıda açık olarak satılan içeceklerde kullanılan buzlar, temiz olmayan çeşme suyu ile dondurulmuş olabilir. Bu da sıklıkla görülen bir enfeksiyon nedenidir. İshalin kusma ve ateşle birlikte seyrettiği, beslenme bozukluğu olduğu durumlarda anne-babalar daha dikkatli olmalı. Çocuk her yediğini çıkarıyorsa, ateş 38,5’un üzerine çıkıyorsa, hiçbir şey yememesine rağmen günde 5-6 defadan fazla dışkılama yapıyorsa ve dışkısı çok sıvı ise mutlaka doktora başvurulmalı. Yaz ishalleri temelde yeterli sıvı alımı ve doğru beslenme ile 3 gün veya 1 hafta içinde kendiliğinden düzelir. Ancak ishalle birlikte kusma ve ateş varsa bunun önlenmesi-tedavisi için damardan sıvı tedavisi gerekir. Patates püresi, tam buğday, pilav ve özellikle yoğurt ve yoğurtlu çorbalar tercih edilebilir. Beraberinde probiyotik içeren besinler veya ilaçlar hastalık seyrini olumlu etkiler” ifadelerinde bulundu.

İshalden korunmak için altın kurallardan bahseden Asena, şunları kaydetti:

“Özellikle yemekten önce ve sonra çocuklarımızın ellerini iyice yıkayalım. Temizliğinden emin olmadığımız tuvaletleri kullanmayalım. Bebeklerin bezlerini değiştirdikten veya tuvaletten sonra ellerimizi mutlaka yıkayalım. Meyve ve sebzeleri temizliğinden emin olduğumuz suyla yıkayalım. Güneşte beklemiş ve açıkta satılan yiyecekleri kesinlikle tüketmeyelim. Pişirilmiş gıdalar uzun süre açıkta bırakılmamalı, hemen yenmeyecekse mutlaka buzdolabına kaldırılmalı. Açıkta satılan dondurmaları almayalım. Güvenliğinden ve temizliğinden emin olmadığımız hiçbir suyu içmeyelim.

4 Temmuz 2018
Ankara’da aradığı çareyi Diyarbakır’da buldu Ankara’da aradığı çareyi Diyarbakır’da buldu

Rahim içi kanama ve ağrı şikayetiyle başvurduğu birçok yerde zor bir ameliyat gerektiren miyom teşhisi konulan ve en son gittiği Ankara’da, Diyarbakır’da ameliyat olması tavsiye edilen 3 çocuk annesi Nuran Kılıç, laparoskopi ameliyatıyla 1 günde sağlığına kavuştu.

Mardin’in Kızıltepe ilçesinde ikamet eden 3 çocuk annesi Nuran Kılıç, şiddetli rahim içi kanama ve ağrı şikayetiyle birçok yere başvurdu. Yapılan tedavilerde Kılıç’a miyom teşhisi konuldu. Miyom nedeniyle oluşan kanamalar ve karın içerisinde çok ciddi yapışıklıklar nedeniyle zor olan ameliyat için doktor doktor gezen Kılıç’a en son gittiği Ankara’da, Diyarbakır’da ameliyat olması tavsiye edildi. Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Hakan Çoksüer’in kliniğine gelen Kılıç, Çoksüer’in uyguladığı laparoskopik ameliyatla bir günde sağlığına kavuştu.

“Zor bir ameliyattı”

Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Hakan Çoksüer, hastanın aşırı şiddetli şekilde kanama ve ağrı nedeniyle kendilerine başvurduğunu ve zor bir ameliyat olduğunu vurgulayarak, “Yaptığımız muayenede hastamızda çok sayıda miyom olduğunu tespit ettik. Hastaya tanımızı koyduk. Özellikle rahmin içerisinde çok sayıda miyomu da vardı. Şiddetli kanamaların nedeninin miyoma bağlı olduğu kanısına vardık ve hastaya laparoskopik ameliyatı yaptık. Laparoskopik olarak yani küçük deliklerden biz bu ameliyatı yapıyoruz. Hiç karnı açmadan, kapalı ameliyatla bu operasyonu gerçekleştiriyoruz. Bu ameliyat tabi ki hastanın miyomları olması ve karnın içerisinde çok ciddi yapışıklıklar olması nedeniyle çok zor bir ameliyattır. Onun için birçok yerde hastaya ameliyat yapılmamış. Biz hastamıza kendi klinik tecrübelerimizle kapalı olarak rahim ameliyatını gerçekleştirdik. Karın içerisinde çok ciddi yapışıklıkları vardı. Hem bağırsakları hem de özellikle idrar torbası birbirine yapışık durumdaydı ve rahmi de normale göre çok büyümüştü. Tabi bu miyoma bağlı bir büyümeydi” dedi.

“Hiç ameliyat olmamış gibi”

Ameliyatı tecrübeleriyle komplikasyonsuz bir şekilde gerçekleştirdiklerini aktaran Doç. Dr. Çoksüer, “Şuanda hastamız gördüğünüz gibi hemen ayaklandı ve iyileşme sürecine girdi. Kapalı ameliyatın açık ameliyata göre birçok üstünlüğü var. Hastanın hem kanaması hem ağrıları daha az oluyor hem de bir gün sonra ayaklanabiliyor ve biran önce sağlığına kavuşabiliyor. Yara yeri iyileşmesi de çok daha hızlı oluyor. Hastamız hiç ameliyat olmamış gibi gayet iyi durumda. Hastalarımıza önerimiz eğer ameliyat olacaksa açık ameliyat olmasın. Açık ameliyatlar artık tarihe karışıyor. Bizim için kapalı ameliyat yapılması önemli ve kapalı ameliyatı yapan hekim de çok önemli. Kapalı ameliyatın yapılacağı merkezin de deneyimi çok çok önemli. Hastaların mutlaka araştırarak hangi hekimin onda tecrübesi olduğunu araştırarak ona göre bu ameliyatı yapmalarını öneriyoruz” diye konuştu.

“Ankara’ya boşuna gitmişim”

3 çocuk annesi Nuran Kılıç da tedavi için en son Ankara’ya gittiğini dile getirerek, “Oradaki doktor Diyarbakır’a gitmemi ve orada ameliyat olmamı önerdi. Doktor Hakan beyi tavsiye etti bize. Boşuna Ankara’ya gittik. Burası daha iyiymiş” ifadelerinde bulundu.

2 Temmuz 2018
Çocuğunuz olmaz denilen aileye 10 yıl sonra gelen mutlu haber Çocuğunuz olmaz denilen aileye 10 yıl sonra gelen mutlu haber

Çocuk sahibi olabilmek için birçok şehir dolaşan ve sonunda “çocuğunuz olmaz” denilen Demirhan çifti, Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı Doç.

Dr. Hakan Çoksüer’in uyguladığı sperm detoks tedavisi sonrası çocuklarının kalp atışını duymanın mutluluğunu yaşıyor.

Hamdu Sena ve Özgen Demirhan çifti çocuk sahibi olabilmek için birçok şehir dolaşarak tüp bebek tedavisi gördü. Başarısızlıkla sonuçlanan tedaviler sonunda “çocuğunuz olmaz” denilen çift iyice umutsuzluğa kapıldı. Son bir umut olarak Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Hakan Çoksüer’in yanına gelen çift uygulanan sperm detoks ve akupunktur tedavisi ile çocuklarının kalp atışını duymanın sevincini yaşıyor.

Doç. Dr. Hakan Çoksüer, çiftin kendilerine normal menide sperm olmama şikayetiyle geldiğini belirterek, “Birçok tüp bebek merkezinde denemeleri olmuş fakat sperm bulunamadığı için başarısızlıkla sonuçlanmış. Hasta bize geldiğinde biz ilk önce hormon parametrelerine baktık. Stres yükünün çok fazla olduğunu gördük. Akupunktur tedavisiyle hormonal dengeyi sağlamaya çalıştık. Bu tedaviyi erkeklere de uyguluyoruz. Bu Hem hormonal dengeyi sağlamak açışından hem de gerçek anlamda hastanın stres yükünü azaltması açısından önemli. Daha sonra sperm detoks tedavisi uyguladık. Bu artık yurt dışında sık uygulanan bir tedavi fakat ülkemizde artık yavaş yavaş uygulama alanı yer edinmeye başladı. Yurt dışındaki literatürlere baktığımızda bu tedavinin gerçek anlamda etkinliğinin fazla olabileceğini düşündüğümüz için biz de kendi kliniğimizde uyguluyoruz ve gerçekten de ciddi anlamda faydalı olduğunu gördük” dedi.

“Kaliteli hücre bulmak önemli”

Sperm detoks tedavisinden sonra hastaya tese uygulaması yaptık ve hücre bulduklarını ifade eden Doç. Dr. Çoksüer, “Buradaki amaç sadece hücre bulmak değil kaliteli hücre bulmak önemli. Burada hem sperm detoks tedavisinin hem akupunktur tedavisinin kaliteli sperm sağlamak açısından çok önemi tedaviler olduğunu gördük. Çiftimizde de bu tedavilerle başarıyı yakalamış olduk. Hastanın ilk önce tüp bebek tedavisinin uygulanabileceğinden bile umudu yoktu ve bunun gebelik olacağına ilk başta inanmadı. 12 gün sonra teste kendisi baktıktan sonra inandı ve sonrasında ultrasonla baktığımızda gebelik kesesini gördük. Kalp atışını duyduktan sonra çiftimizin mutluluğu müthişti. Bu da mesleki hayatımdaki en güzel duygusal alanlarından bir tanesi oldu. Allah çocuk sahibi olmak isteyen herkese bu mutlu haberi almayı nasip etsin” diye konuştu.

“Çocuğunuz olmaz dediler”

Hamdusena Demirhan 10 yıldır evli olduklarını ve gittikleri merkezlerde tedavi sonrası “çocuğunuz olmaz” denildiğini vurgulayarak, “Ameliyat oldum. çok şükür güzel bir sonuç aldık. Şuanda eşim hamile. Allah herkesin bu güzel duyguyu yaşamasını nasip etsin. Hakan hocaya da teşekkür ediyoruz bize yardımcı olduğu için” ifadelerinde bulundu.

29 Haziran 2018
APAYDIN, BOWER HOSPİTAL’DE GÖREVE BAŞLADI. APAYDIN, BOWER HOSPİTAL’DE GÖREVE BAŞLADI.

D.BAKIR- Özel Bower Hospital Hastanesi, bir süre önce kapılarını hizmete açarak, çok yönlü sağlık hizmetlerine start verdi.

Merkez Yenişehir İlçesi’nde bulunan Elazığ Caddesi üzerinde hizmete giren Özel Bower Hospital Hastanesi, branşlarında deneyimli hocaları, güler yüzlü personeli, üst düzey sağlık hizmetleriyle, daha şimdiden vatandaşların haklı beğenisini kazandı.

Bölgemizin tanınmış hekimlerinden Op. Dr. Gül Apaydın da geçtiğimiz günlerde Bower Hospital Ailesine katıldı. Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Gül Apaydın, ‘Sağlık hizmetlerinde, sürekli kalite geliştirme ve hasta güvenliğinde öncü uygulamaların benimsendiği bir sağlık merkezine katılmaktan dolayı oldukça mutlu olduğunu’ belirterek şunları söyledi:

‘Hastalarımıza tedavi süreleri boyunca ilgili, sevecen ve şefkatli yaklaşımlarla, etik değerlerden ödün vermeden bilgi ve son teknolojiyi kullanarak, üst düzeyde sağlık hizmetlerini, ekonomik koşullarda sağlayarak sıfır hata ile hastalarına beklentilerinin ötesinde hizmet sunan böylesi devasa bir sağlık merkezinde, hastalarımıza sağlık hizmeti sunacağız.

Adanmışlık ruhuyla, bütün mesai arkadaşlarımla beraber çıktığımız bu yolculukta, uluslararası sağlık standartlarında kesintisiz hizmet sunmak için kollarımızı sıvamış durumdayız. Genel Cerrahi Uzmanı olarak oldukça geniş bir çerçevede, A’dan Z’ye bütün sağlık hizmetlerini mesai kavramı gözetmeksizin, hastalarımıza sağlıyoruz.
Proktoloji Anal Bölge Cerrahisi, Hemoroid (basur), Anal Fissür (makat çatlağı), Anal Fistül, Anal fissür tedavisinde Botoks uygulaması ile Anal Kondilom (siğil) ve Anal Kanserlerin tedavisini başarıyla gerçekleştiriyoruz. Meme Hastalıkları ve Cerrahisinde, Meme Kanseri, Memenin iyi Huylu Tümörleri, Mastit ve Meme Absesi, Tiroid- Paratiroid Hastalıkları ve Cerrahisi, Guatr, Tiroid nodülü, Paratiroid Adenomu, Tiroidit sorunlarına kalıcı ve köklü çözümler üretiyoruz.

Gastrointestinal Cerrahi, Mide Barsak Sistemi Hastalıkları ve Kanserleriyle, Safra Yolları- Karaciğer- Pankreas Hastalıkları ve Cerrahisinde Safra Kesesi taşı ve Polibi, Karaciğer Kistleri, Pankreatit- Pankreas Bezi iltihabı, Laparoskopik Fıtık Cerrahisi, Laparoskopik Apandisit, Laparoskopik Dalak tedavisiyle, teknolojinin en modern cihazlarıyla, hastalarımızı tedavi ediyoruz’.

Öte yandan görüşlerini dile getiren hasta yakınlarından Nusret Bilgiç, Özel Bower Hospital Hastanesinde Genel Cerrahi ve Proktoloji Uzmanı olarak görev yapan Op. Dr. Gül Apaydın’ın, Diyarbakır’da bulunan sayılı Bayan Genel Cerrahi uzmanlarından biri olduğuna dikkati çekerek şunları söyledi: ‘Sayın hocamızın hastalarıyla diyaloğu, kurduğu sağlıklı iletişim, tedavi süresi boyunca sağladığı destek, gerçekten takdire şayan.

Op. Dr. Gül Apaydın, Diyarbakır ve Bölgemiz için bir şans. Adeta şifalı elleriyle, hastalarını tedavi ederek, rahat ve huzurlu bir hayat yaşamalarına vesile oluyor. Kendisine ne kadar teşekkür etsek azdır’.

Apaydın’a muayene olmak isteyenlerin ‘gul_apaydin@yahoo.com’ veya ‘gulapaydin@drgulapaydin.com’ E-mail adreslerinden ulaşabilecekleri, dileyen vatandaşların ise, 412 223 21 23 numaralı hastane telefonundan kendisiyle irtibat kurarak, randevu alabilecekleri belirtildi.

KARİYERİ BAŞARILARLA DOLU
Merkez Yenişehir İlçesi Elazığ Caddesi üzerinde bulunan Özel Bower Hospital Hastanesinde göreve başlayan Op. Dr. Gül Apaydın’ın, doktorluk kariyeri ise, büyük başarılarla dolu. Eğitimini İstanbul Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde yapan Apaydın, uzun mesleki kariyeri boyunca, sırasıyla Okmeydanı Eğitim Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı, Şırnak Devlet Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı, Özel Memorial Dicle Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı olarak başarıyla görev yaptı.

Apaydın, Özel Bower Hospital Hastanesinde Genel Cerrahi Uzmanı olarak hasta kabulüne başladıktan itibaren, özellikle bayan hastaların dile getirmeye bile utandığı rahatsızlıklarını büyük başarıyla tedaviye başladı.

Sağlıkta utanma veya çekinme olamayacağını belirten Op. Dr. Gül Apaydın, şunları söyledi: ‘Erkek hastalarımız veya bayan hastalarımız hiç fark etmez. Hasta-doktor mahremiyeti çerçevesinde, hastalarımız bizlere rahatlıkla sıkıntılarını dile getirerek, anlatıyorlar. Bu da bizi fazlasıyla memnun ediyor. Sağlık, ertelemeye ve ihmale gelmeyecek kadar önemli bir konudur. Dolayısıyla, hastalık ilerlemeden, tedavisi çok zor bir sürece girmeden, vatandaşlarımız gelerek muayene olsunlar. Erken teşhisin önemini unutmayalım. Hastanemizde en modern tıbbi cihazlar, güler yüzlü sağlık personelimiz, son derece hijyenik ve steril ortamlarda hastalarımıza sağlık hizmeti vermenin mutluluğunu yaşıyoruz’.

HABER: YILMAZ ACU

2 Haziran 2018
Rahminden 61 miyom çıktı Rahminden 61 miyom çıktı

DİYARBAKIR’da, özel bir hastaneye şiddetli kasık ağrısı ve kanama şikayetiyle giden evli S.Ç.’nin (30) rahminden 61 miyom (ur) çıkarıldı. Operasyonu gerçekleştiren Doç. Dr. Hakan Çoksüer, meslek hayatında ilk kez böyle bir vakayla karşılaştığını söyledi.

Şırnak’ın Cizre ilçesinde yaşayan S.Ç. karnındaki şişlik ve ağrılar nedeniyle birçok hastaneye başvurdu. Doktorlar yaptıkları kontrollerde S.Ç.’nin rahminde miyom bulunduğunu belirledi. S.Ç.’nin rahminin alınması gerektiği belirtildi. Evli ancak çocuğu bulunmayan S.Ç., rahminin alınmasını kabul etmeyerek hastaneden evine döndü. Önceki gün fenalaşan S.Ç., Diyarbakır’da özel bir hastanede görev yapan Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Hakan Çoksüer’e başvurdu. Yoğun kanaması bulunan hastanın burada da yapılan muayenesinde rahimde miyom tespit edildi ve ameliyata karar verildi. Doç. Dr. Çoksüer tarafından yapılan operasyonda, S.Ç.’nin rahminden 61 miyom çıkarıldı.
Eşinin rahminde miyomların olduğunu ancak, bu kadar fazla kist beklemediklerini belirten Ş.Ç., “Bir çok doktora gittik, Allah’a şükür ameliyatı başarılı geçti. Biz bu kadar çok miyom olduğunu ilk kez gördük, bilmiyorduk” diye konuştu.

Operasyonu gerçekleştiren Doç. Dr.Hakan Çoksüer ise meslek hayatında ilk kez bir hastadan bu kadar miyom çıktığını söyledi. Hastanın, kasık ağrısı ve aşırı kanama şikayetiyle kendilerine geldiğini, belirten Doç. Dr. Çoksüer, “Hastaya acil müdahale ederek kan transfüzyonu yaptık. Hastada şiddetli kanama mevcuttu. Rahim alınacağı söyleneceği için sürekli hasta ameliyattan kaçmış, ameliyat olmak istememiş. Neticede çocuk isteği de mevcut, çocukları olmadığı için rahmin alınmasına karşı çıkmışlar. Biz ameliyata alırken aslında kaç tane miyom olduğunu bilmiyorduk, çok sayıda miyom var ama ben de mesleki hayatımda ilk defa bu kadar miyoma rastladım. Bu kadar fazla olacağını hiç tahmin edemezdik. Ufak bir kesikle bu ameliyatı gerçekleştirdik. Hastanın anne olma isteği olduğu için rahminin az zarar görerek ve az kanamayla biz bu ameliyatı gerçekleştirdik. 61 tane miyom vardı hepsini tek tek ayıklayarak, hepsini çıkardık. Ameliyathanedeki herkes şoka uğradı. Ameliyat çok başarılı geçti, hastamızı kısa sürede taburcu edeceğiz” dedi.

Miyomların genç yaşta görüldüğünü belirten Doç. Dr. Hakan Çoksüer, bunun birçok nedeni olduğunu ancak kesin nedeninin halen bilinmediğini de söyledi.

Canan ALTINTAŞ-Serdar SUNAR/DİYARBAKIR, (DHA)-

31 Mayıs 2018
AKINCI’DAN KÜRT SORUNU HAKKINDA ÇARPICI AÇIKLAMALAR AKINCI’DAN KÜRT SORUNU HAKKINDA ÇARPICI AÇIKLAMALAR

D.BAKIR- Adalet ve Kalkınma partisi (Ak parti) Diyarbakır Milletvekili Aday Adayı Araştırmacı Yazar Mustafa Akıncı, Kürt sorunu hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Aday adaylığı süresi boyunca, adeta Diyarbakır’ı bir uçtan diğer uca dolaşan, muhtelif meslek gruplarına mensup insanlarla görüşen Akıncı, Ak parti teşkilatlarını da bir dizi ziyaretlerde bulundu.
27. Dönem Ak parti Diyarbakır Milletvekili Aday Adayı Araştırmacı Yazar Mustafa Akıncı, şunları söyledi:
‘Bu mukaddes kentin bağrından çıkmış birisi olarak, elbette ki insanlarımızın genel anlamda sorunları ve bu sorunlara bakış açılarını, yıllardır değerlendiririm.
Bir dizi analizler yaparak, çözüm önerilerini değerlendirerek, genel anlamda bir sentez oluşturmak gerekirse şunları söyleyebilirim.
Kürtlerin temel hak ve özgürlükler noktasında sorunların yaşandığını inkâr etmek ne kadar yanlışsa, Ak parti iktidarıyla birlikte hak ve özgürlükler noktasında müspet gelişmelerin olmadığını söylemek bir o kadar yanlıştır.
TRT Kurdi, Kürdoloji, Kürtçe tabelalar, Kürtçe anadilde seçmeli dersler, özel okullar, Kürtçe seçim şarkıları gibi açılımlar, Ak parti iktidarlarıyla geldi.
‘Sorun var mı?’ diye sorulduğunda, ‘Elbette var. Bunu inkâr edemem.
Ancak bu sorunların kaynağı çok açık ve net dile getirilemediğinden dolayı tıkanık, bulanık ve kaotik bir hale gelindi.
‘Kürt Sorunu Hakkında Düşünceleriniz Nedir?’ diye sorulduğunda, üç farklı temel unsur var.
Soruya soruyla cevap vermek tarzım olmamasına rağmen, şu soruları sormak istiyorum:
1- Bu soruyu soran, Kürtlerin sorun çıkardığını mı düşünüyor? PKK terörü ile Kürtlerin taleplerini aynı kefeye mi koyuyor?
2- Bu soruyu soran, Kürtlerin temel hak ve özgürlüklerinin kısıtlandığını mı düşünüyor? PKK yandaşı mı?
3- Bu soruyu soran, gerçekten de bir merak üzerine mi soruyor?

KÜRT SORUNUYLA, PKK TERÖRÜYLE MÜCADELE KONUSU, FARKLI HUSUSLAR

Her şeyden önce PKK terörüyle mücadele ederken, ‘Kürt Sorunu’ bu başlıkta ele alınmamalıdır. PKK denince uluslar arası güçler; Kürt denince Türkiye’nin aslî unsuru düşünülmelidir. Üst kimlik olan ‘Türk’ tanımı, bu ülkedeki tüm halklara, kavimlere, etnisitelere, doğru ve yalın bir dille anlatılmalıdır.
‘Güroymak-Nurşin’ örneğinde olduğu gibi, ‘Tunceli-Dersim’, ‘Diyarbakır-Amed’, ‘Şanlıurfa-Ruha’, ‘Elazığ-Harput’ ve daha birçok yer halkın tanımladığı bir isimle meşrulaştırılmalıdır.
Talep edilen bölgelerde, Devlet Eliyle Kürtçe Anadilde eğitim ve öğretim verecek okullar açılmalıdır. Bunun gibi bir çok farklı öneriler sunabiliriz.
Ancak bu ülkenin en büyük ve temel sorunu ‘liyakat eksizliğidir’.
Aslında, hangi sorunu dile getirirseniz, benim cevabım yine aynı olacaktır. Cevabı ve çözümü de gayet kolay: ‘İşi Ehline Verelim’.
Biz, her işi doğru zamanda, doğru kişilere teslim edersek, gelecek için sağlam bir ülke tesis edebileceğimizden eminim.
Unutmayalım ki, bu ülke bize büyüklerimizden miras kalmadı. Biz bu ülkeyi, çocuklarımızdan emanet aldık.
Ayrıca, Sayın Cumhurbaşkanımızın açıkladığı Ak parti seçim manifestosu, bir kez daha göstermiştir ki, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, gerçek bir dünya lideridir. Her yönüyle ülkemizdeki diğer Cumhurbaşkanı Adaylarından önde olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır.
Misyonu olmayanın, vizyonu da olamaz’.

SAYIN LİDERİMİZ, FRANSIZLARA HADDİNİ BİLDİRDİ
Sözde üç yüz sanatçı ve siyasetçinin, yüce Kitabımız Kur’an-ı Kerim ile ilgili edep ve haya dışı sözlerinin, en yüksek perdeden bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından, hak ettiği şekilde karşılık bulduğuna dikkati çeken Akıncı sözlerini şöyle tamamladı: ‘Bu Fransızların ilk edepsizliği değil, daha önce de olmuştu.
İnşallah, son olur. Sayın Cumhurbaşkanımız, açıklamalarıyla açıkçası bütün yüreklere su serpti. 80 milyon vatandaşımız, Kur’an Aşkıyla bir kez daha yekvücut oldu.
Maneviyatımıza gereken hassasiyeti göstermeyenler, unutmasınlar ki, en ağır karşılığını bugüne kadar nasıl aldıysa, Cenab-ı Allah’ın izniyle, bundan sonra da layıkıyla alacaklar. Mukaddesatımıza dil uzatanın, dilini kökünden koparmasını biliriz’.

9 Mayıs 2018
Vanlı çift umudu Diyarbakır’da buldu Vanlı çift umudu Diyarbakır’da buldu

Van’da 11 yıldır evli olan ve çocuk yapabilmek için İstanbul, Ankara ve Bursa gibi şehirlerde tedavi gören Özlem ve Bayrak Çifti, umudu Diyarbakır’da buldu.

Arkadaşlarının tavsiyesi üzerine geldikleri Diyarbakır’da tedavi gören çift, çocuklarının kalp atışını duymanın heyecanını yaşıyor.

Van’da ikamet eden Özlem ve Bayram Çiftçi çifti çocuk sahibi olabilmek için 11 yıl boyunca Ankara, İstanbul, Bursa gibi şehirlerde 5 başarısız tüp bebek ve 3 başarısız aşılama tedavisi gördü. Çift, her defasında başarısızlıkla sonuçlanan tedavilerle iyice umutsuzluğa kapıldı. Bir arkadaşlarının tavsiyesi üzerine Diyarbakır’a gelerek Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Hakan Çoksüer’in kliniğinde tedavi gören çift, uygulanan üç aşamalı tüp bebek tedavisi sonucunda bebeklerinin kalp atışını duymanın mutluluğunu yaşıyor.

“İlk önce ön tedavi yaptık”

Doç. Dr. Hakan Çoksüer, çiftin çok ciddi stres ve sperm faktörünün yanında yumurtaların gelişiminde sıkıntı ile tedaviye geldiklerini belirterek, “Hasta ilk geldiğinde çok mutsuzdu. Hiç umudu yoktu fakat biz yeni uygulamaları konuştuktan sonra gelir gelmez tüp bebek tedavisine başlamadık. İlk önce ön tedaviyi yani hem sperm detoks tedavisini hem de yumurta detoks tedavisi için çok önemli ve çok güçlü antioksiden tedavilere başladık. Tedaviler sonrası hastaya tüp bebek tedavisi uygulaması yaptık ve ona göre yumurtalar alındı ve hem mikroçip uygulandı hem de yumurta detoks tedavisi uygulandı ve 12 gün sonra başarıya ulaştık. Tabi ilk önce pozitif sonucu bildirince hasta inanmadı ama sonradan kalp atışını duyduktan sonra gözyaşlarımız oldu. Bu da bizim için müthiş bir keyif oldu. Allah olmayan herkese nasip etsin. Ankara, İstanbul, Bursa gibi birçok ile tedavi için gitmişlerdi fakat olumlu bir sonuç alamamışlardı. Bize bir arkadaş tavsiyesi ile gelmişlerdi. Biz de altta yatan sebebi bulup ona göre ön tedavi verdik ondan sonra tüp bebek uygulaması yaptık” dedi.

“Her denemiz üzücü bitti”

Her denemeden sonra önce bir sevinç yaşadıklarını ama sonucun hep üzücü bittiğini ifade eden Bayram Çiftçi ise, şunları kaydetti:

“11 yıldır evliyiz. Bu süre zarfında eşim bir dış gebelik geçirdi, bir defa düşük oldu. Kıbrıs’a bile gitmeyi düşündük. Burayı da bir arkadaşımız tavsiye etti. Biz de araştırıyorduk. Hakan Çoksüer bize çok pozitif bir enerji verdi. Diğer denemelerimizde bu kadar pozitif değildik.”

7 Mayıs 2018
EKİNCİ’DEN TEŞEKKÜR MESAJI EKİNCİ’DEN TEŞEKKÜR MESAJI

D.BAKIR- Adalet ve Kalkınma Partisi (Ak parti) Diyarbakır Milletvekili Aday Adayı Cenap Ekinci, 24 haziran tarihinde yapılacak olan seçimlerde Türkiye’nin geleceğinin oylanacağını belirterek, seçimlerin hayati değerde olduğuna dikkati çekti. .

Açıklamalarda bulunan Cenap Ekinci, şunları söyledi: ‘Yarınlarımızın teminatı olağan çocuklarımızın geleceğini belirleyecek, iki hayati seçimin arifesindeyiz.
Aslında hepimiz geleceğimize oy vereceğiz. Aziz vatanımız ve Diyarbakır için hayırlısı ne ise o gerçekleşsin inşallah’.

TARİHİ BİR YOL AYIRIMINDAYIZ
Ak parti Diyarbakır Milletvekili Aday Adayı Cenap Ekinci, şöyle devam etti:
‘Aday Adaylığımı açıkladıktan sonra, yaptığım bir dizi ziyarette, gençlik kolları ve başkanları kadın kolları başkanlarıyla, teşkilat mensuplarımız ve bütün dava arkadaşlarımızla görüşüp, son derece faydalı istişarelerde bulundum. Bu ziyaretler bilgi dağarcığımızı geliştirmemize, ufkumuzu açmamıza ve konulara daha geniş bir perspektiften bakmamıza vesile olmadı.
Ayrıca Aday Adayları temayül yoklamasında şahsıma gösterilen ilgiden ve destekten ötürü başta tüm il ve ilçe teşkilatları, Kadın Kolları başkanlarımıza ve üyelerine, Gençlik Kolları, Teşkilat Başkanı ve üyelerimiz ile bütün dava arkadaşlarımıza ve emek harcayan emekçi kardeşlerime teşekkür ediyorum. Bizleri bağrına basan bütün Ak sevdalılarla, güç ve gönül birlikteliği yaparak, seçimlerden alnımızın akıyla çıkacağız.
Allah onlardan razı olsun. Bütün teşkilat son derece heyecanlı ve bir o kadar umutlu. İnanıyorum ki, gerek Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ve gerekse Milletvekili Genel Seçimleri, İlimiz ve ülkemiz açısından son derece hayırlı sonuçları beraberinde getirecek.
AK SEVDALILAR, GÖNÜL BİRLİKTELİĞİ YAPTIK
Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın dile getirdiği gibi, ‘Bizler bu kutlu davanın ve kadirşinas halkımızın hizmetkârıyız’.
O nedenle durmaksızın yolumuza devam edeceğiz. Çünkü bizim ‘Türkiye Sevdamız’ var. Evet, bu kutlu yolun birer neferleri olarak, hedeflerimize kenetlenerek, gururla, başımız dik olarak mücadeleye devam edeceğiz.
Allah’ın izniyle 24 Haziranda, gerek Milletvekili Genel Seçimi ve gerekse Cumhurbaşkanlığı Hükümet Modeli seçiminden yüzümüzün akıyla çıkacağız’.

CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ, ÜLKEMİZİ HER YÖNDEN OLUMLU SONUÇLAR GETİRECEK
Ak parti Diyarbakır Milletvekili Aday Adayı Mehmet Dilek, şöyle devam etti:
Cumhurbaşkanlığı Sistemi’ne karşı olduklarını belirten çevreler, işin özünde sayın Erdoğan’a karşılar. Erdoğan’ın karşısında bir kez daha seçim hezimetine uğrayacaklarını biliyorlar. Sayın Erdoğan seçilmesin diye, ülkemizin geleceğini ateşe atmaktan bile çekinmeyecek olan bu kötü niyetli çevrelere, 24 haziran sabahı halkımız bir demokrasi dersi verecek.
Bu vesileyle, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Modeli ve Milletvekili Genel Seçimlerinin aziz vatanımıza hayırlı olmasını Yüce Rabbim’den niyaz ediyor, kadirşinas halkımıza en kalbi duygularımla sevgi, saygı ve muhabbetlerimi sunuyorum’

7 Mayıs 2018
Toplam 13 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12345...10...Son »



EDİTÖRLER
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Kategori Seçin:
Kategori Seçin:

Gazete Manşetleri

TRT Haber Haberler

Web Tasarım : Diyarbakır Online, Gsm : 0532 179 7105