• Altın
  • Dolar
  • Euro
  • İstanbul °C
  • Ankara °C
AKINCI’DAN KÜRT SORUNU HAKKINDA ÇARPICI AÇIKLAMALAR AKINCI’DAN KÜRT SORUNU HAKKINDA ÇARPICI AÇIKLAMALAR

D.BAKIR- Adalet ve Kalkınma partisi (Ak parti) Diyarbakır Milletvekili Aday Adayı Araştırmacı Yazar Mustafa Akıncı, Kürt sorunu hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Aday adaylığı süresi boyunca, adeta Diyarbakır’ı bir uçtan diğer uca dolaşan, muhtelif meslek gruplarına mensup insanlarla görüşen Akıncı, Ak parti teşkilatlarını da bir dizi ziyaretlerde bulundu.
27. Dönem Ak parti Diyarbakır Milletvekili Aday Adayı Araştırmacı Yazar Mustafa Akıncı, şunları söyledi:
‘Bu mukaddes kentin bağrından çıkmış birisi olarak, elbette ki insanlarımızın genel anlamda sorunları ve bu sorunlara bakış açılarını, yıllardır değerlendiririm.
Bir dizi analizler yaparak, çözüm önerilerini değerlendirerek, genel anlamda bir sentez oluşturmak gerekirse şunları söyleyebilirim.
Kürtlerin temel hak ve özgürlükler noktasında sorunların yaşandığını inkâr etmek ne kadar yanlışsa, Ak parti iktidarıyla birlikte hak ve özgürlükler noktasında müspet gelişmelerin olmadığını söylemek bir o kadar yanlıştır.
TRT Kurdi, Kürdoloji, Kürtçe tabelalar, Kürtçe anadilde seçmeli dersler, özel okullar, Kürtçe seçim şarkıları gibi açılımlar, Ak parti iktidarlarıyla geldi.
‘Sorun var mı?’ diye sorulduğunda, ‘Elbette var. Bunu inkâr edemem.
Ancak bu sorunların kaynağı çok açık ve net dile getirilemediğinden dolayı tıkanık, bulanık ve kaotik bir hale gelindi.
‘Kürt Sorunu Hakkında Düşünceleriniz Nedir?’ diye sorulduğunda, üç farklı temel unsur var.
Soruya soruyla cevap vermek tarzım olmamasına rağmen, şu soruları sormak istiyorum:
1- Bu soruyu soran, Kürtlerin sorun çıkardığını mı düşünüyor? PKK terörü ile Kürtlerin taleplerini aynı kefeye mi koyuyor?
2- Bu soruyu soran, Kürtlerin temel hak ve özgürlüklerinin kısıtlandığını mı düşünüyor? PKK yandaşı mı?
3- Bu soruyu soran, gerçekten de bir merak üzerine mi soruyor?

KÜRT SORUNUYLA, PKK TERÖRÜYLE MÜCADELE KONUSU, FARKLI HUSUSLAR

Her şeyden önce PKK terörüyle mücadele ederken, ‘Kürt Sorunu’ bu başlıkta ele alınmamalıdır. PKK denince uluslar arası güçler; Kürt denince Türkiye’nin aslî unsuru düşünülmelidir. Üst kimlik olan ‘Türk’ tanımı, bu ülkedeki tüm halklara, kavimlere, etnisitelere, doğru ve yalın bir dille anlatılmalıdır.
‘Güroymak-Nurşin’ örneğinde olduğu gibi, ‘Tunceli-Dersim’, ‘Diyarbakır-Amed’, ‘Şanlıurfa-Ruha’, ‘Elazığ-Harput’ ve daha birçok yer halkın tanımladığı bir isimle meşrulaştırılmalıdır.
Talep edilen bölgelerde, Devlet Eliyle Kürtçe Anadilde eğitim ve öğretim verecek okullar açılmalıdır. Bunun gibi bir çok farklı öneriler sunabiliriz.
Ancak bu ülkenin en büyük ve temel sorunu ‘liyakat eksizliğidir’.
Aslında, hangi sorunu dile getirirseniz, benim cevabım yine aynı olacaktır. Cevabı ve çözümü de gayet kolay: ‘İşi Ehline Verelim’.
Biz, her işi doğru zamanda, doğru kişilere teslim edersek, gelecek için sağlam bir ülke tesis edebileceğimizden eminim.
Unutmayalım ki, bu ülke bize büyüklerimizden miras kalmadı. Biz bu ülkeyi, çocuklarımızdan emanet aldık.
Ayrıca, Sayın Cumhurbaşkanımızın açıkladığı Ak parti seçim manifestosu, bir kez daha göstermiştir ki, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, gerçek bir dünya lideridir. Her yönüyle ülkemizdeki diğer Cumhurbaşkanı Adaylarından önde olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır.
Misyonu olmayanın, vizyonu da olamaz’.

SAYIN LİDERİMİZ, FRANSIZLARA HADDİNİ BİLDİRDİ
Sözde üç yüz sanatçı ve siyasetçinin, yüce Kitabımız Kur’an-ı Kerim ile ilgili edep ve haya dışı sözlerinin, en yüksek perdeden bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından, hak ettiği şekilde karşılık bulduğuna dikkati çeken Akıncı sözlerini şöyle tamamladı: ‘Bu Fransızların ilk edepsizliği değil, daha önce de olmuştu.
İnşallah, son olur. Sayın Cumhurbaşkanımız, açıklamalarıyla açıkçası bütün yüreklere su serpti. 80 milyon vatandaşımız, Kur’an Aşkıyla bir kez daha yekvücut oldu.
Maneviyatımıza gereken hassasiyeti göstermeyenler, unutmasınlar ki, en ağır karşılığını bugüne kadar nasıl aldıysa, Cenab-ı Allah’ın izniyle, bundan sonra da layıkıyla alacaklar. Mukaddesatımıza dil uzatanın, dilini kökünden koparmasını biliriz’.

9 Mayıs 2018
Vanlı çift umudu Diyarbakır’da buldu Vanlı çift umudu Diyarbakır’da buldu

Van’da 11 yıldır evli olan ve çocuk yapabilmek için İstanbul, Ankara ve Bursa gibi şehirlerde tedavi gören Özlem ve Bayrak Çifti, umudu Diyarbakır’da buldu.

Arkadaşlarının tavsiyesi üzerine geldikleri Diyarbakır’da tedavi gören çift, çocuklarının kalp atışını duymanın heyecanını yaşıyor.

Van’da ikamet eden Özlem ve Bayram Çiftçi çifti çocuk sahibi olabilmek için 11 yıl boyunca Ankara, İstanbul, Bursa gibi şehirlerde 5 başarısız tüp bebek ve 3 başarısız aşılama tedavisi gördü. Çift, her defasında başarısızlıkla sonuçlanan tedavilerle iyice umutsuzluğa kapıldı. Bir arkadaşlarının tavsiyesi üzerine Diyarbakır’a gelerek Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Hakan Çoksüer’in kliniğinde tedavi gören çift, uygulanan üç aşamalı tüp bebek tedavisi sonucunda bebeklerinin kalp atışını duymanın mutluluğunu yaşıyor.

“İlk önce ön tedavi yaptık”

Doç. Dr. Hakan Çoksüer, çiftin çok ciddi stres ve sperm faktörünün yanında yumurtaların gelişiminde sıkıntı ile tedaviye geldiklerini belirterek, “Hasta ilk geldiğinde çok mutsuzdu. Hiç umudu yoktu fakat biz yeni uygulamaları konuştuktan sonra gelir gelmez tüp bebek tedavisine başlamadık. İlk önce ön tedaviyi yani hem sperm detoks tedavisini hem de yumurta detoks tedavisi için çok önemli ve çok güçlü antioksiden tedavilere başladık. Tedaviler sonrası hastaya tüp bebek tedavisi uygulaması yaptık ve ona göre yumurtalar alındı ve hem mikroçip uygulandı hem de yumurta detoks tedavisi uygulandı ve 12 gün sonra başarıya ulaştık. Tabi ilk önce pozitif sonucu bildirince hasta inanmadı ama sonradan kalp atışını duyduktan sonra gözyaşlarımız oldu. Bu da bizim için müthiş bir keyif oldu. Allah olmayan herkese nasip etsin. Ankara, İstanbul, Bursa gibi birçok ile tedavi için gitmişlerdi fakat olumlu bir sonuç alamamışlardı. Bize bir arkadaş tavsiyesi ile gelmişlerdi. Biz de altta yatan sebebi bulup ona göre ön tedavi verdik ondan sonra tüp bebek uygulaması yaptık” dedi.

“Her denemiz üzücü bitti”

Her denemeden sonra önce bir sevinç yaşadıklarını ama sonucun hep üzücü bittiğini ifade eden Bayram Çiftçi ise, şunları kaydetti:

“11 yıldır evliyiz. Bu süre zarfında eşim bir dış gebelik geçirdi, bir defa düşük oldu. Kıbrıs’a bile gitmeyi düşündük. Burayı da bir arkadaşımız tavsiye etti. Biz de araştırıyorduk. Hakan Çoksüer bize çok pozitif bir enerji verdi. Diğer denemelerimizde bu kadar pozitif değildik.”

7 Mayıs 2018
EKİNCİ’DEN TEŞEKKÜR MESAJI EKİNCİ’DEN TEŞEKKÜR MESAJI

D.BAKIR- Adalet ve Kalkınma Partisi (Ak parti) Diyarbakır Milletvekili Aday Adayı Cenap Ekinci, 24 haziran tarihinde yapılacak olan seçimlerde Türkiye’nin geleceğinin oylanacağını belirterek, seçimlerin hayati değerde olduğuna dikkati çekti. .

Açıklamalarda bulunan Cenap Ekinci, şunları söyledi: ‘Yarınlarımızın teminatı olağan çocuklarımızın geleceğini belirleyecek, iki hayati seçimin arifesindeyiz.
Aslında hepimiz geleceğimize oy vereceğiz. Aziz vatanımız ve Diyarbakır için hayırlısı ne ise o gerçekleşsin inşallah’.

TARİHİ BİR YOL AYIRIMINDAYIZ
Ak parti Diyarbakır Milletvekili Aday Adayı Cenap Ekinci, şöyle devam etti:
‘Aday Adaylığımı açıkladıktan sonra, yaptığım bir dizi ziyarette, gençlik kolları ve başkanları kadın kolları başkanlarıyla, teşkilat mensuplarımız ve bütün dava arkadaşlarımızla görüşüp, son derece faydalı istişarelerde bulundum. Bu ziyaretler bilgi dağarcığımızı geliştirmemize, ufkumuzu açmamıza ve konulara daha geniş bir perspektiften bakmamıza vesile olmadı.
Ayrıca Aday Adayları temayül yoklamasında şahsıma gösterilen ilgiden ve destekten ötürü başta tüm il ve ilçe teşkilatları, Kadın Kolları başkanlarımıza ve üyelerine, Gençlik Kolları, Teşkilat Başkanı ve üyelerimiz ile bütün dava arkadaşlarımıza ve emek harcayan emekçi kardeşlerime teşekkür ediyorum. Bizleri bağrına basan bütün Ak sevdalılarla, güç ve gönül birlikteliği yaparak, seçimlerden alnımızın akıyla çıkacağız.
Allah onlardan razı olsun. Bütün teşkilat son derece heyecanlı ve bir o kadar umutlu. İnanıyorum ki, gerek Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ve gerekse Milletvekili Genel Seçimleri, İlimiz ve ülkemiz açısından son derece hayırlı sonuçları beraberinde getirecek.
AK SEVDALILAR, GÖNÜL BİRLİKTELİĞİ YAPTIK
Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın dile getirdiği gibi, ‘Bizler bu kutlu davanın ve kadirşinas halkımızın hizmetkârıyız’.
O nedenle durmaksızın yolumuza devam edeceğiz. Çünkü bizim ‘Türkiye Sevdamız’ var. Evet, bu kutlu yolun birer neferleri olarak, hedeflerimize kenetlenerek, gururla, başımız dik olarak mücadeleye devam edeceğiz.
Allah’ın izniyle 24 Haziranda, gerek Milletvekili Genel Seçimi ve gerekse Cumhurbaşkanlığı Hükümet Modeli seçiminden yüzümüzün akıyla çıkacağız’.

CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ, ÜLKEMİZİ HER YÖNDEN OLUMLU SONUÇLAR GETİRECEK
Ak parti Diyarbakır Milletvekili Aday Adayı Mehmet Dilek, şöyle devam etti:
Cumhurbaşkanlığı Sistemi’ne karşı olduklarını belirten çevreler, işin özünde sayın Erdoğan’a karşılar. Erdoğan’ın karşısında bir kez daha seçim hezimetine uğrayacaklarını biliyorlar. Sayın Erdoğan seçilmesin diye, ülkemizin geleceğini ateşe atmaktan bile çekinmeyecek olan bu kötü niyetli çevrelere, 24 haziran sabahı halkımız bir demokrasi dersi verecek.
Bu vesileyle, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Modeli ve Milletvekili Genel Seçimlerinin aziz vatanımıza hayırlı olmasını Yüce Rabbim’den niyaz ediyor, kadirşinas halkımıza en kalbi duygularımla sevgi, saygı ve muhabbetlerimi sunuyorum’

7 Mayıs 2018
Diyarbakır’ın HÜDA PAR’dan ilk kadın milletvekili aday adayı belli oldu Diyarbakır’ın HÜDA PAR’dan ilk kadın milletvekili aday adayı belli oldu

DİYARBAKIR – HÜDA PAR Diyarbakır İl Kadın Kolları Başkanı Sema Yarar, milletvekilliği aday adaylığı için müracaatta bulundu.

HÜDA PAR Diyarbakır İl Kadın Kolları Başkanı Sema Yarar’ın milletvekilliği aday adaylığı için verdiği başvuru dilekçesi, Genel İdare Kurulu (GİK) Üyesi Nurcan Tanrıkulu tarafından işleme alındı.

Konuyla ilgili kısa bir değerlendirmede bulunan Yarar, toplumun yarısını oluşturan kadınların da siyasette aktif rol alması gerektiğine inandığını söyledi.

HÜDA PAR’dan milletvekili aday adayı olmanın kendisine gurur verdiğini söyleyen Yarar, “27. Dönem Milletvekili Aday Adaylığı için müracaatımı yaptım. ‘Doğrusu HÜDA PAR’ sloganı ve ‘Önce İnsan, Öncelik Adalet’ temasıyla 24 Haziran 2018 Genel Seçimleri’ne hazırlanan partimizden milletvekili aday adayı olmak benim için gurur vericidir.” dedi.

Yarar sözlerini şöyle sürdürdü: “Beş yılı aşkın bir süredir Türkiye siyasi arenasında varlık gösteren partimizin gerek iç gerekse dış meselelerle alakalı yaklaşım ve öngörülerinin nerede ise tamamı gerçekleşmiş bulunmaktadır. Bu da partimiz HÜDA PAR’ın gerek bölge, gerek ülke ve gerekse de ümmet sorunlarının çözümünde doğru bir adres haline gelmesine vesile olmaktadır. Muhalefet ederken dahi yaralayıcı ve incitici bir üslup kullanmayı reddettiğimizden insanı önceleyen, adalet temelli bir siyaset yapıyoruz. Bu vesileyle yapılacak seçimlerin hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.” şeklinde konuştu. (Ramazan Casuk-İLKHA)

4 Mayıs 2018
Sperm detoks yöntemi tüp bebek başarı şansını arttırıyor Sperm detoks yöntemi tüp bebek başarı şansını arttırıyor

Tekrarlayan tüp bebek başarısızlığında kullanılan sperm detoks yöntemi çocuk sahibi olmak isteyen ailelerin anne baba olma hayalini gerçekleştiriyor.

 

Bu yöntem tekrarlayan tüp bebek başarısızlığında başarı şansını arttırıyor.

 

Tedaviyi uyguladıklarını tüp bebek tedavilerinde başarı şansının arttığını belirten Kadın Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Hakan Çoksüer, seçilmiş hasta gruplarına spesifik olarak sperm detoks tedavisini uyguladıklarını ifade etti.

 

Tekrarlayan tüp bebek başarısızlığının 3 ya da daha fazla tüp bebek denemesine rağmen başarılı olamama durumu olduğunu kaydeden Çoksüer, “Günümüzde bakıyoruz infertilt oranları özellikle erkeğe bağlı infertilt oranları git gide daha da artıyor. Bu oranların yüzde 40’ı kadına bağlı, yüzde 40’ı erkeğe bağlı yüzde 10’u hem erkek hem kadın, yüzde 10’u ise açıklanamayan infertilt şeklinde yorumlanıyor. Erkek faktör infertiltlerin yüzde 50’ye varan bir faktör olduğunu biliyoruz. Tüp bebek başarısızlığında da başarıyı sağlayabilmek için kaliteli bir yumurta, kaliteli bir sperm ve embriyo transferi olması gerekiyor. Bu yüzden tüp bebek tedavisinde başarıya ulaşmak için şampiyon, iyi seçilmiş sperm tercihi çok çok önemlidir. Sperm kalitesinin, genetik yapısının sağlıklı olmaması başarı şansını ciddi anlamda etkiliyor. Biz de kendi kliniğimizde bu tür hastalarda özellikle tekrarlayan tüp bebek başarısızlığı olanlarda sadece spermograf testi yapmıyoruz. Aynı zamanda sperm DNA hasarı ve oksidetif stres düzeylerine bakıyoruz. Eğer sperm DNA hasarı yüksek ise bu hasta gruplarda biz bu hastalara hemen tüp bebek yapmıyoruz. Bunlara antioksidan tedavi veriyoruz. Antioksidan tedavisi biz tüp bebek uygulaması yaptık ve uygulamadan sonra başarıyı elde ettik” dedi.

 

“Amacımız faktörü saptayıp tedavi vermek”

 

Amaçlarının faktörün ne olduğunu saptayıp ona göre tedavi vermek olduğunu söyleyen Çoksüer, “Çünkü hasta birçok tüp bebek denemesi yapmış ve başarısız olmuş. Her gittiği klinikte direkt tüp bebek tedavisi yapılmış fakat bize geldiğinde biz baktığımızda antioksidan tedavi vererek, sperm DNA hasarı ve oksidatif stres değeri tespit edilerek bunlara antioksidan tedavi verdikten sonra tüp bebek uygulaması yapıyoruz. Buna bağlı olarak da başarı şansının daha da yüksek olduğunu görüyoruz. Bununla ilgili çalışmalar mevcut özellikle sperm DNA hasrı olanlarda tüp bebek başarı oranının daha düşük olduğunu görüyoruz. Biz de bu çalışmalardan yola çıkarak bu tür hasta gruplarında önce hastaya özel spesifik tedavi veriyoruz ondan sonra tüp bebek tedavisi uyguluyoruz. Tedavi öncesindeki DNA hasarı ile tedavi sonrası DNA hasarına bakıyoruz kaliteli DNA’sı sağlam olan spermleri seçme ihtimalimiz de artmış oluyor. Buna bağlı olarak tüp bebek başarı şansımız ciddi derecede arttığını görüyoruz” diye konuştu.

 

“Sperm detoks tedavisini önemsiyoruz”

 

Avrupa’nın önde gelen tüp bebek merkezlerinde, Amerika ve yurt dışında yöntemin kullanıldığının altını çizen Çoksüer, şöyle konuştu:

 

“Özellikle sperm DNA hasarına bakılıyor. Biz de kendi kliniğimizde bu tür seçilmiş hasta gruplarında rutin olarak bakıyoruz. Rutin olarak önce antioksidan tedavi, sperm detoks tedavisi veriyoruz. Tedaviyi yaptıktan sonra kontrol tahlillerinde eğer gerçekten oksidatif stres düzeyinde, sperm DNA hasarında ciddi bir iyileşme olduysa ondan sonra tüp bebek kararı alıyoruz. Bu tür yöntemleri uyguladığımızda tüp bebek başarı şansı da artıyor. Onun için biz de bu şekildeki hastalarda sperm detoks tedavisini önemsiyoruz.”

27 Nisan 2018
Bahar alerjilerinden korunmak için uzmanlardan 10 öneri Bahar alerjilerinden korunmak için uzmanlardan 10 öneri

Bahar aylarında polenlerin artmasının, özellikle alerjik yapıdaki pek çok kişiyi etkilediğini belirten uzmanlar, saman nezlesi olarak da bilinen bahar alerjisinin toplumda her 3 kişiden birinde görüldüğünü dile getirdi.

Polenlerin atmosfere yayılarak, ağız, burun, göz ve hatta ciğerlere kadar ulaşarak alerjik tepkimelere yol açtığını ifade eden uzmanlar, polenlere karşı alınacak bazı önlemler ile alerjiye yol açabilecek şikayetlerin de azaltılabileceğini söyledi. Memorial Diyarbakır Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Doç. Dr. Güngör Ateş, bahar alerjilerinden korunmak için 10 öneride bulundu.

 

“Dış etkenler bahar alerjilerini tetikliyor”

 

Alerjik hastalıkların görülme sıklığının, özellikle bahar aylarında arttığını belirten Doç. Dr. Güngör Ateş, bu durumun bitkilerin erkek üreme yapıları olan polenlerin miktarındaki artış ile ilişkili olduğunu söyledi. Ateş, “Polenler, tozlaşarak havaya karışır ve rüzgarla taşınma sırasında; saç, cilt, ağız, burun, göz ve alt solunum yolları aracılığıyla alerjik bünyeli kişileri etkiler. Sıklıkla; çimen polenleri, ağaç polenleri, hububat ve yabancı ot polenleri kişide alerjiye neden olur. Rüzgarlı havalarda polenler havaya daha çok dağıldığı için şikayetler de artar. Alerjik reaksiyonlar mevsimsel olabileceği gibi yıl boyu da sürebilir” dedi.

 

“Ev içi alerjenlerine dikkat edilmeli”

 

Polenlerin yanı sıra, küf, ev tozu akarları ve hayvan tüyü gibi alerjenlerin de bazı kişilerde burun, göz ve akciğerlerde, seyrek olarak da ciltte alerjik reaksiyonlara neden olabileceğini belirten Doç. Dr. Ateş, “Polen alerjileri genellikle bahar aylarında alerjinin esas nedenlerini oluştururken; ev tozu, küf ve hayvan tüyüne bağlı alerjiler yıl boyu süren şikayetlere yol açabilir. Eğer alerjik reaksiyon gözlerde meydana gelirse buna alerjik konjonktivit, burunda meydana gelirse saman nezlesi, akciğerde meydana gelirse buna da mevsimsel astım adı verilir. Hangi organ etkilendiyse şikayetler de ona göre değişir. Mevsimsel bu hastalıklar bir arada olabileceği gibi bazen de mevsimsel olarak başlayıp yıl boyu sürebilir” diye konuştu.

 

Doç. Dr. Güngör Ateş, bahar alerjisi belirtilerini, hapşırma, burun tıkanıklığı, burunda su gibi akıntı, gözlerde kaşıntı, sulanma, burunda, damakta ve boğazda kaşıntı, öksürük, hırıltı, nefes darlığı, göğüste tıkanma ve baskı hissi olarak açıklarken, hasta öyküsünün, tanı ve tedavi için önemli olduğunu söyledi.

 

Polen alerjisinin mevsimsel özellik gösterdiğini ifade eden Dr. Ateş, “İklim ısısına ve coğrafi bölgeye göre değişken bir yapısı vardır. Genellikle nisan-mayıs aylarında şikayetler belirgin olup, hava ısısı arttıkça polen miktarındaki azalmaya bağlı olarak belirtiler de geriler. Çim ve ağaç polenleri ilkbahar ve erken yaz döneminde ortaya çıkarken, yabani otlara bağlı alerjiler ise sonbaharda görülür. Mevsimsel alerjinin tanısı, tutulan organa ait şikayetlerin ayrıntılı olarak sorgulanması, muayene, gerekli tetkikler ve alerji testleri ile konulmaktadır. Ailede alerjik hastalık öyküsü olması da tanı koymada yardımcıdır. Tedavi de kişiye özel şekilde planlanmaktadır” ifadelerini kullandı.

 

“Bu önerileri dikkate alın bahar alerjilerinden korunun”

 

Bahar alerjilerinden korunmada en önemli faktörün polenlerle olan teması en aza indirecek kişisel önlemlerin alınması olduğunu dile getiren Dr. Ateş, 10 önemli öneride bulundu. Dr. Ateş, “Tüm temas önlemleri alınmasına rağmen yakınması olanların uygun tıbbi tedaviyi almaları çok önemlidir. Polen alerjisi olan kişilerin, özellikle bahar aylarında 10 önemli öneriye dikkat etmeleri şikayetleri azaltacaktır. Bu öneriler, sabahın erken saatleri polenlerin havada en fazla bulunduğu saatlerdir. Bu saatlerde, duyarlı kişilerin dışarı çıkmaması önerilir. Eğer çıkacaklarsa da maske takmaları gerekir. Dışarıda gözlük, şapka ve gerekli ise maske kullanılmalıdır. Eve gelindiğinde saçlar yıkanmalıdır. Dışarıdan eve gelindiğinde giysiler değiştirilmelidir. Bahar aylarında araba kullanırken camların kapalı olmasına özen gösterilmeli, hava değişiminin sağlanması için polen filtreli klima kullanılmalıdır. Ev içerisinde bitkiler varsa dışarı çıkarılmalıdır. Rüzgarlı havalarda ve sabah erken saatlerde evde camlar açılmamalıdır. Polenlerin yoğun olduğu zamanlarda açık havada egzersiz ve spordan kaçınılmalıdır. Evde ve ofiste polen tutan klimalar kullanılmalı, filtresi sık sık değiştirilmeli veya temizlenmelidir. Çim biçmekten kaçınılmalı ya da işlem sırasında maske kullanılmalıdır. Bir doktora danışarak bahar nezlesi, astım ve oluşabilecek diğer hastalıklar hakkında bilgi alınmalıdır. Doktor gerekli gördüyse verilen ilaçlar kullanılmalıdır” dedi.

25 Nisan 2018
Ensarioğlu, ebelerin sorunlarını dinledi Ensarioğlu, ebelerin sorunlarını dinledi

Memur Sendikaları Konfederasyonuna (Memur-Sen) bağlı Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası (Sağlık-Sen) Diyarbakır Şube Başkanı Nurhak Ensarioğlu, 21-28 Nisan tarihleri arasında kutlanan Ebeler Haftası dolayısıyla Diyarbakır’daki hastanelerde görev yapan ebeleri ziyaret edip haftalarını kutlayıp sorunlarını dinledi.

Sağlık-Sen Diyarbakır Şube Başkanı Nurhak Ensarioğlu, ziyaret ettiği hastanelerde ebelere sağlık alanında yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi verdi. Tüm sağlık çalışanlarının her türlü sorun ve sıkıntılarıyla bizzat ilgilendiklerini belirten Nurhak Ensarioğlu, bu doğrultuda atılacak tüm adımları attıklarını ve atmaya da devam edeceklerini söyledi. Büyük zorluklarla çalışan sağlık personelinin yaşadığı tüm sorunları bildiklerini dile getiren Ensarioğlu, bu konuda hükümet nezdinde girişimlerinin bulunduğunu kaydetti. Ensarioğlu, sağlık çalışanlarının her türlü hakkını almak ve çalışma ortamlarının istenilen düzeye gelmesi için aralıksız çalışmalarını sürdürdüklerini ifade ederek, Diyarbakır’da bu konuda önemli mesafeler aldıklarını söyledi. Sağlık çalışanlarının insanların hayatları için kendilerini feda edecek önemli bir görev ifa ettiklerini kaydeden Ensarioğlu, ebelerin de hayati önem arz eden görev yaptıklarını ve bunu yaparken de kendi hayatlarını hiçe saydıklarını belirtti. Ensarioğlu, “Hayata ilk adım attığımızda ve gözümüzü ilk onlara açtığımız ebeler, anne ve bebek ölümlerinin azalmasında önemli bir paya sahip olmasına karşın, çalışma şartları ve ekonomik sebeplerle tükenmişlik içinde yaşıyor. Ülkemizde bebek ölümlerinin önemli ölçüde azalmasında büyük bir paya sahip olan ebelerle ilgili yaptığımız araştırma raporundan çıkan sonuç çalışanlardaki tükenmişliği ve çalışma şartlarındaki memnuniyetsizliği ortaya koyuyor. Çalışma koşullarından memnun olmayan çalışan oranı yüzde 82,47, çalışma koşullarını bir önceki yıldan daha kötü olarak değerlendirenlerin oranı ise yüzde 47,24 olarak tespit edildi. Bu oranlar, üzerinde düşünülmesi gereken bir sonuçtur. Eldeki tüm bulgular birlikte değerlendirildiğinde, ebelerimizin çalışma şartlarının iyileştirilmediği, çalışma şartlarından memnun olmadıkları, mesleği isteyerek seçmiş olmalarına rağmen, fırsatları olsa bu durumu değiştirmek istedikleri, ekonomik sıkıntılar sebebiyle aile içinde ve psikolojik olarak sıkıntılar yaşadıkları, kendilerine ve ailelerine yeterince zaman ayıramadıkları, sosyal hayatlarının yok olduğu ve bütün bunların yaşam kalitelerini memnuniyetlerini düşürerek tükenmişliğe yol açtığı görülmektedir. Fedakarca çalışan sağlık çalışanlarının önemli bir oranını oluşturan ebelerimizin sorunları bir an önce giderilmeli, seslerine kulak verilmelidir. Tüm ebelerin günlerini kutluyor, sorunlarının çözüldüğü, mesleğe olan sevgilerinin arttığı aydınlık bir gelecek diliyoruz. Kadınlarımızı, dünyanın en kutsal duygularından biri olan ‘annelik’duygusuna kavuşturan fedakar ebelerimizin 21-28 Nisan Ebeler Haftasını kutluyoruz” dedi.

 

Ensarioğlu, Sağlık-Sen Diyarbakır Şubesinin tüm sağlık çalışanlarının sorun ve sıkıntıları için var olduğunu ve yaşanılan her türlü sıkıntıya çözüm bulmak adına yoğun gayretler içinde olduklarını söyledi.

25 Nisan 2018
BAŞHEKİM ÖZKUL’DAN HASTA ZİYARETİ BAŞHEKİM ÖZKUL’DAN HASTA ZİYARETİ

D.BAKIR- Göreve geldiği günden bu yana, mesai kavramı gözetmeksizin yönetim kadrosu ve bütün çalışanlarıyla, adeta kendisini hastaneye ve hastalarına adayan Selahattin Eyyubi Devlet Hastanesi Başhekimi Sedat Özkul’un gayretli ve fedakâr çalışmaları, toplumun bütün kesimleri tarafından takdirle karşılanıyor.

 Hastane Başhekimi Sedat Özkul, beraberinde Başhekim Yardımcısı Mehmet Nuri Özer, Hastane Müdürü Eşref Ensarioğlu ile beraber, özellikle Evde Bakım Hizmeti gören hastaları evlerinde sık sık ziyaret ederek, hastalar ve hasta yakınlarına moral desteği sağlıyor. Gün içerisinde hastanede tedavi gören hastalar, hasta yakınları ve refakatçilerle de yakından ilgilenerek, adeta bir baba şefkatiyle hastalarına yaklaşıyor.
BİZ HASTALARIMIZ İÇİN VARIZ, TELEFONLARIMIZ 24 SAAT AÇIKTIR

‘Hastalarımızın periyodik bakımlarını hastane olarak Evde Bakım Servisimiz düzenli bir şekilde gerçekleştirmekte. Göreve geldiğimden beri, benzer durumda olan yaklaşık otuza yakın aileyi evlerinde ziyaret ettik.
Gerek moral açısından, gerekse insani ihtiyaçlarını temin edip sağlamak amacıyla, ailelerle bir dizi görüşmeler yaptık. Bu ailemizin durumu bizleri derinden üzdü. Hastanemizin Evde Bakım Servisi tarafından periyodik olarak takip edilen Yağcı ailesini ve diğer durumdaki aileleri, bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da evlerinde ziyaret edeceğiz.
En son ziyaret ettiğimiz Yağcı ailesinin 3 çocuğu engelli.  Hastane olarak elimizden gelen gayretleri gösteriyoruz. Bundan böyle, benzer durumda olan hastalarımızı sık sık ziyaret ederek, sürprizler yapacağız. Ayrıca hastalarımıza GSM numaralarımızı verdik. Acil durumda bizleri arayabilirler. Yüce Mevlam, yar ve yardımcıları olsun’.

HASTANE YÖNETİMİNİN YAKIN İLGİSİ, EVDE BAKIM SERVİSİNİN BAŞARISI, AİLEYİ ADETA HAYATA BAĞLADI

Selahattin Eyyubi Devlet Hastanesi Başhekimi Sedat Özkul’un yönetim kademesiyle beraber ziyaret ettiği ailelerden biri olan, Merkez Yenişehir İlçesi Şehitlik Semtinde ikamet eden 8 nüfuslu Yağcı ailesi, bir yandan hastalıklarla, bir yandan da maddi sorunlarla mücadele ediyor.
63 yaşındaki Baba Mehmet Yağcı, üç çocuğunun henüz 6-7 yaşlarında iken havale geçirdiklerini ve SSPE hastası olduklarını belirterek, şunları söyledi:
‘Çocuklarım Macit 30, Habib 25 ve Murat 22 yaşında. Kirada oturuyoruz .
Çocuklarıma hem annelik, hem babalık ve hem de kardeşlik yapıyorum. Eşim de hasta, tedavi görüyor. Yine de halimize şükürler olsun, devletimiz bizlere sahip çıkıyor. Yardım elini uzatıyorlar.

Ancak sürekli artan giderlerimiz nedeniyle, çok zorluk çekiyoruz. Bu hastalık zengin hastalığı, sürekli bakım ve ilgi isteyen bir hastalık. Şehitlik İlçe Otogarı civarında Huzur/2 Apartmanında oturuyoruz. Evimiz kira. Aylık 550 lira kira ödüyoruz. Toplum 8 nüfuslu bir aileyiz.
Allah razı olsun. Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi Evde Bakım Servisi, ne zaman arasak, hemen gelerek çocuklarımın bakımlarını yapmaktalar. Çok memnunuz onlardan. Ama dediğim gibi, sürekli artan bir giderimiz var. En fazla hasta bezine ihtiyaç duyuyoruz.
Ayrıca gıda yardımına ihtiyacımız var. Göz göre göre çocuklarım karşımda mum gibi eriyorlar. Buna rağmen halimize şükrediyoruz.
Selahaddin Eyyubi Hastanesi Başhekimi Sedat Özkul, beraberinde Hastane Başhekim Yardımcısı Mehmet Nuri Özer, Hastane Müdürü Eşref Ensarioğlu ve bir grup personelle ziyaret ederek, geçmiş olsun dileklerini ilettiler.
Özellikle çocuklarım için beraberlerinde hediye getirmeleri, bizleri çok memnun etti. Kendilerinden çok memnunuz. Bizleri ziyaret etmeleri, hem eşim, hem benim ve hem de çocuklarım için büyük bir moral ve motivasyon kaynağı oluyor. Bu nedenle kendilerine ne kadar teşekkür etsek azdır. Sadece bizleri değil, bizim durumumuzda olan bir çok aileyi de evlerinde ziyaret ederek, her fırsatta desteklerini sağlıyorlar.
Allah, razı olsun. Bizim için tarifi imkansız bir mutluluk gerçekten’.
13 Nisan 2018
MEHMET NURİ ÖZER’İN BAŞHEKİM YARDIMCISI OLARAK ATANMASI, SEVİNÇLE KARŞILANDI MEHMET NURİ ÖZER’İN BAŞHEKİM YARDIMCISI OLARAK ATANMASI, SEVİNÇLE KARŞILANDI

Diyarbakır Selahattin Eyyubi Devlet hastanesine yeni başhekim yardımcısı atandı. Dahiliye Uzmanı Uz. Dr. Mehmet Nuri Özer’in Diyarbakır Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi’ne baş hekim yardımcısı olarak göreve atanması, büyük bir sevinçle karşılandı. Uzun yıllardır Batman İlinde dahiliye doktoru olarak başarıyla hizmet veren ve vatandaşların gönlünde taht kuran Mehmet Nuri Özer’in, Diyarbakır Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi’nde başhekim yardımcısı olarak hizmet verecek olmasının memnuniyet verici olduğunu belirten vatandaşlar, “Hastalarıyla yakından ilgilenen, onların sağlık sorunlarının çözüme kavuşabilmesi için elinden gelen bütün gayreti gösteren Mehmet Nuri Özer Hocamız, çalışkanlığı ve samimiyeti ile uzun yıllardır hastalarına şifa dağıtıyor. Kendisini kutluyor, yeni görevinin hem kendisine ve hem de İlimize hayırlara vesile olmasını diliyoruz” dedi.

‘BU BİR BAYRAK YARIŞIDIR’

Yeni göreviyle ilgili duygularını dile getiren Uz. Dr. Mehmet Nuri Özer ise, sağlık hizmetinin kutsal olduğuna dikkati çekerek,“Bu cennet vatanın her köşesi için aynı değerdedir. Kapımız herkese açıktır. Daha önce görev yaptığım yerlerde, elimizden gelen bütün gayreti gösterdik. Bundan sonra da mevcut olanaklarımızı seferber ederek, hastalarımıza şifa dağıtmaya devam edeceğiz. Bu onurlu görevi benden önce yapan saygı değer meslektaşlarım gibi, ben de elimden geldiğince gayret göstereceğim. Hastanemiz başhekimliği, idari kadroları, hekim arkadaşlarım ve diğer bütün sağlık çalışanlarımızla birlikte, bir bütün olarak, hizmetlerimize devam edeceğiz. Mevki ve makamlar gelip geçicidir. Esas olan insanlarımızın hayır dualarını alabilmektir. Bizim için en büyük servet budur. Zaten bütün meslektaşlarım ve sağlık bileşenlerimiz, bu duygu ve düşüncelerle görevlerini büyük bir fedakârlık duygusuyla icra etmekteler. Bu iş, bir bayrak yarışıdır. Bizler bayrağı aldığımız saygın hocalarımız gibi, bizden sonrakilere alnımızın akıyla bayrağımızı teslim etmek için onurla mücadelemize devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

UZ. DR. MEHMET NURİ ÖZER KİMDİR? Uz. Dr. Mehmet Nuri Özer, 1979 yılında Diyarbakır’da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Diyarbakır’da tamamladı. 1997 yılında Dicle Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fizik Bölümü’nü kazandı. Ancak 2001 yılında tekrar sınava girerek D.Ü. Tıp Fakültesi’ni kazandı. 2005-2006 Eğitim döneminde Erasmus programı aracılığıyla bir yıl boyunca Litvanya’da Tıp Eğitimi aldı. 2007 yılında D.Ü. Tıp Fakültesi’ni birincilikle ve üstün başarıyla bitirerek mezun oldu. Aynı yıl Kocaköy Sağlık Merkezi’ne atandı ve mecburi hizmetini bitirip, 2009 yılında İstanbul Medeniyet Üniversitesi Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde İç Hastalıkları İhtisasına başladı. 2014 yılında Batman Sason Devlet Hastanesi’ne İç Hastalıkları Uzmanı olarak atandı. Mecburi hizmetini bitirdikten sonra Batman Bölge Devlet Hastanesi’ne atandı. 657 sayılı kanuna tabi olarak Batman Bölge Devlet Hastanesi’nde İç Hastalıkları Uzmanı olarak uzun süre başarıyla görev yaptı. Uz. Dr. Mehmet Nuri Özer, doktorluk yaptığı süre içinde hastalarıyla kurduğu sıcak ve yakın ilişkinin yanı sıra, başarılı tedavileriyle haklı olarak gönüllerde taht kurdu.

3 Nisan 2018
Toplam 12 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12345...10...Son »



EDİTÖRLER
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Kategori Seçin:
Kategori Seçin:

Gazete Manşetleri

TRT Haber Haberler

Web Tasarım : Diyarbakır Online, Gsm : 0532 179 7105