AHIAKIN,DİYARBAKIR’DAKİ TARİHİ MİRASIMIZ YOK OLUYOR AHIAKIN,DİYARBAKIR’DAKİ TARİHİ MİRASIMIZ YOK OLUYOR

Diyarbakır Tanıtma Kültür ve Yardımlaşma Vakfı İstanbul Şubesi Başkanı Av. Aydoğan Ahıakın , Sur ilçesinde yaşanan olayların  Dört Ayaklı Minare, Kurşunlu Camii, Paşa Hamamı, Surp Gregos Kilisesi ve bir çok tarihi esere  büyük zararlar verdiğini belirtti.

 

“DÜNYA’DA YAŞANANLARDAN DERS ÇIKARMAMIZ GEREKİYOR”

 

DİTAV İstanbul Şubesi Başkanı Aydoğan Ahıakın , Diyarbakır’ın son 4 yılda çözüm süreci ile birlikte Turizm ve Sanayi sektörlerinde büyük bir ivme yakaladığını; ancak son 6 ayda yaşanan olaylar nedeniyle büyük üzüntü duyduğunu,  Bosna, Kosova, Suriye, Irak, Mısır ve Afganistan gibi dünyanın farklı yerlerinde yaşanan iç karışıklık, savaş ve olayların tarihi ve kültürel eserlere büyük zarar verdiğini; özellikle İslam coğrafyasındaki eserlerin büyük zarar gördüğünü, Suriye’deki iç savaşta UNESCO Dünya mirası listesinde yer alan altı tarihi mekanın, Irak’ta 1991’de Körfez savaşı ve Amerika’nın müdahalesi, Mısır’da arap baharı ile tarihi eserlerin hedef olarak seçildiğini, Yugoslavya’nın parçalanmasıyla 255 caminin zarar gördüğünü, Sırp-Kosova savaşında 207 caminin zarar gördüğünü, Dünya’da yaşananlardan Türkiye olarak ders çıkarmamız gerektiğini belirtti.

 

AHIAKIN , Temmuz ayında Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçelerinin “Dünya Kültür Mirası”  olarak tescil edildiğini böylece Türkiye’nin listedeki varlık sayısının 14’e yükseldiğini, 82 burçtan oluşan yaklaşık 5.5 kilometre uzunluğunda olan Diyarbakır Surlarının dünyadaki en eski yapılardan olduğunu,  Dicle’nin kıyısında kurulmuş verimli ve bereketli topraklar olduğunu, Diyarbakır Kalesinde  anlatan Ahıakın, yaşanan olaylar sebebiyle Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçelerinin UNESCO Dünya Kültürel Mirasına girmesinin sevincini yaşayamadıklarını belirtti.

 

“DİYARBAKIR’DAKİ TARİHİ YAPILAR TÜM İNSANLIĞIN MİRASIDIR”

 

Av. Aydoğan Ahıakın, Diyarbakır Tanıtma Kültür ve Yardımlaşma Vakfının kuruluş amacının Diyarbakır’ı tarih ve kültür yapısı ile tanıtmak olduğunu şehrin tanıtımı için 1990 yılından beri Türkiye’ nin farklı şehirlerinde etkinlikler düzenlediklerini vakfın tanıtım ve kültürle, üniversite öğrencilerine karşılıksız burs ve yardımlaşmayla ilgili bir çok faaliyetlerinin bulunduğunu aktardı.

 

AHIAKIN: “ Diyarbakır’daki tarihi yapılar tüm insanlığın mirasıdır, Akkoyunlular zamanında 1500 yılında Sultan Kasım tarafından yaptırılan Şeyh Mattar Cami daha çok minaresiyle ün yapmıştır. Bu minarenin dört ayağı 4 islam mezhebini simgelemektedir. Dünyaca ünlü olan  Dört ayaklı Minare’yi ayakta tutan sütunlardan ikisi olaylar neticesinde zarar gördü. Zarar gören tarihi eserlerden biri de yine Sur ilçesinde bulunan Tarihi Paşa Hamamıdır.“

 

Kurşunlu Caminin yakılması ile gelinen noktada siyasilere büyük bir sorumluluk düştüğünü, Sur’da yaşanan olayların derhal son bulması gerektiğini, 1516-1520 yılları arasında dönemin Diyarbakır Valisi Bıyıklı Mehmet Paşa tarafından yaptırılmış olan Kurşunlu Cami’de  (Fatih Paşa Cami) çıkan yangın sebebiyle tarihi mirasımızın yok olduğunu  ifade etti.

 

“YARIN ÇOK GEÇ OLABİLİR”

 

Aydoğan AHIAKIN: “Bir açık hava müzesi kadar zengin tarihi eserlere sahip olan Sur ilçesinde tarihi ve kültürel mirasın korunması için vakit kaybetmeksizin siyasilerin, kurumların  ve sivil toplum kuruluşlarının daha fazla sorumluluk alarak harekete geçmeleri gerekmektedir; aksi takdirde tarihi ve kültürel mirasımızı ne yazık ki kaybetme tehlikesi ile karşılaşabiliriz. Tarihi ve kültürel mirasın korunması için Sur’da alınması gereken tedbirler için yarın çok geç olabilir” dedi.

12 Aralık 2015
‘Müzik kültürünü halkıma aşılıyorum’ ‘Müzik kültürünü halkıma aşılıyorum’

Diyarbakır’da 7’den 70’e her yaşa müzik eğitimi veren Artemis Müzik Mağazası’nın sahibi Murat Yüksel, “Müzik ruhun gıdasıdır, mesleğimi seviyorum en azından müzik kültürünü halkıma aşılıyorum” dedi.

Diyarbakır’da müzik denince akla gelen Artemis Müzik Mağazası’nın sahibi olan Murat Yüksel müzik malzemelerinin satışının yanı sıra 7’den 70’e bir çok öğrencisine müzik dersi veriyor.

Müziğin sabır istediğini belirten ve binlerce kişiye ders verdiğini büyük bir gururla ifade eden Murat Yüksel, “1977 yılından bu yana müzikle içiçeyim bu süre zarfında bir çok müzik aletini çalmayı öğrendim. Kendimi tam müzisyen hissettiğim anda da ders vermeye başladım. Yıllardır 7’den 70’e binlerce öğrencime müziği aşıladım” diye konuştu.

1969 yılında Diyarbakır’da doğduğunu ve müzik hayatına 1977 yılında mahallelerinde açılan çalgıcı dükkanında başladığını anlatan Yüksel, “1969 Diyarbakır da doğdum  müzik hayatıma 1977 yılında mahlemizde açılan çalgıcı dükkanında başladım önce testiden yapılan (çömlek) küçük bir darbukayla büyük ağabeylerimle düğüne gidiyorduk darbuka çalan ağabeyin yanında onun ellerine  bakarak çalmaya çalışıyordum sonra kendi başıma yalnız tek darbukacı olarak düğünlere gitmeye başladım ilerleyen yıllarda cümbüş merakım başladı o yıllarda kimse kimseye bir şey öğretmezdi kendi yeteneğimle cümbüş çalmaya başladım ve gerçekten o yıllarda çok iyi Cümbüş çalan ağabeylerim vardı onları örnek aldım ve iyi bir cümbüşçü oldum artık Cümbüşçü olarak düğünlere gidiyordum sonraki yıllarda uzaktan akrabamız olan Mustafa Keser bana org çal dedi o yıllarda orgcular yeni yeni çıkmıştı ve çok iş yapıyordu bende küçük bir org aldım ve org öğrendim çok sürmeden sahnelerde org çalmaya başladım 1988 de görmezler derneğinde okullarda görmezler yararına yapılan konserlere başladım uzun yıllar onlarla çalıştım” dedi.

Türkiye’nin hemen hemen tüm illerinde konserler yaptığını da sözlerine ekleyen Yüksel, “Türkiye’nin hemen hemen tüm illerinde konserler yaptık aynı zamanda Diyarbakır’ın tüm müzikli yerlerinde çalıştım Güneydoğu Gazateciler Cemiyeti’nin lokalinin  eski yerinde 6 yıl tüm müzik işlerini ben yaptım bu süre içinde bağlama ve ,ud çalmayı da öğrendim ve ayrıca solistlikte yapıyordum.

Bir çok enstrümanı çalıp söylemem iş verinin de işine geliyordu o yüzden hiç boş kalmıyordum 1998 de ARTEMİS MÜZİK i kurdum ve çalışmalarımız artık farklı bir boyut kazandı hem enstrüman satışı hemde  bağlama, gitar, keman, piyano ve konservatuara hazırlık dersleri vermeye başladık günden güne  ARTEMİS MÜZİĞİN ismi duyuldu ve çok tutuldu 2007 de Dicle kentte 2. şubeyi açtık 2010 da batman da 3. Ergani de 4. şubeyi açtık ve saz imalatı yapan atölye açtık geçen yıllar içinde belli nedenlerden dolayı şubelerin biri kapattık batman şubesini de devrettik sadece Artemis ofis şubesi kaldı son 2 yıldır açma el yapımı kemanlar yapmaya başladım yapıp sattığım kemanları alanlardan aldığım pozitif düşünceler  beni keman yapmaya daha çok yönlendirdi şimdilerde Artemis müzikte hem satış hem dersler verilmekte 7 den 70 e her yaştan kişilere dersler veriyoruz binlerce öğrenci yetiştirdim müzik sabır ister  sabırlı olunca biraz da dikkat edilince gerisi kolay şuanda  Kurt İsmailpaşa 2 sokak ,no.12/b Ofis Yenişehir iletişim 04122241351. .05355573790  adresinde hem satış hemde öğrencilerime ders veriyorum” diye konuştu.
www.artemismuzik.com

11 Aralık 2015
Akba: ‘Çözüm sürecine devam edilmelidir’ Akba: ‘Çözüm sürecine devam edilmelidir’

Diyarbakır İzol Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı İşadamı İrfan Akba, yaşanan çatışmalı süreci değerlendirdi.

 

Akba, çözüm sürecine geri dönülmesi gerektiğini belirterek, “Çözüm sürecinde yeni bir ruh ve format ile yeniden yola devam edilmelidir” diye konuştu. 7 Haziran Genel Seçimlerinden sonra yaşanan çatışmalı süreci değerlendiren Diyarbakır İzol Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı İşadamı İrfan Akba, yaşanan çatışmaların bir an önce son bulması gerektiğini belirterek, “Çatışmalar kimseye fayda getirmiyor ve bu çatışmalardan tek zarar gören bölge halkıdır” dedi. 1 Kasım sonuçları çözüm için tek ihtimal yolunun Ak Parti olduğunu gösterdiğini, kamu güvenliği sağlanmadıkça, silahlı güçler sınır dışına çekilmedikçe çözüm süreci ve müzakerelerin başlayamayacağını belirten İzol Derneği Başkanı İşadamı İrfan Akba, “Gerçek barış isteniyorsa, iki tarafında acilen silahlı güçlerini bölgemizden çekmesi gerekiyor. Zirâ bölge halkının artık dayanacak gücü kalmamıştır.

 

Bu iş sadece artık Türkiye ile ilgili mesele değil, Suriye’deki durum ortaya çıkmamış olsaydı çözüm süreci barış ile sonuçlanmış olacaktı. Hükümetin de adım atma konusunda yavaş davranması konusunda eksikliği vardır. Çok fazla tartışıldı. Seçmen 7 Haziran’da Ak Partiye, 1 Kasım’da ise muhalefete ve HDP’ye ders verdi. Çözüm süreci PKK ve onun silah bırakması ile ilgili bir süreçti. Bu konudaki muhatap ta yine Öcalan’dır” diye konuştu.

 

Bölgede sağduyunun hakim olması gerektiğini de vurgulayan İrfan Akba, “Türkiye’de şiddetin ve silahların yerine fikirlerin konuşması için AK Parti Hükümetinin 2002 yılından bu yana Türkiye’de birçok önemli adımlar attığını belirterek, Ak Partinin siyasi partilerin ve sivil toplum örgütlerinin kurulmasını, yaşamasını teşvik eden onları koruyan bir anlayışa sahip olduğunu gözlemlediklerini belirtti. Akba, “Biz halkımızı daha güzel bir geleceğe taşımak için farklı görüşlerin demokratik zenginliğimiz olduğunu düşünüyoruz” dedi.

 

Akba yaptığı açıklamada, “Demokrasiye, hukuka, adalete ve fikir özgürlüğüne inanan halkımız seçimlerde kendi iradesini sandığa yansıtmıştır. Bu zamana kadar siyasi partilerin seçim propagandası yapması, seçmene kendini tanıtmaya çalışması siyasetin gereğidir. Farklı siyasi görüşlerin ve fikirlerin başkalarına saygı çerçevesinde ifade edilmesine hoşgörülü olmamız ve diyolağa açık olmamız gerekmektedir” Burada Esnafımız ,İş adamlarımız yatırımcılarımız İşçi ,Memur bu istenmeyen olaylardan zarar gördü yatırımlar durdu ,ekonomiye çok büyük zararlar oldu ,biran önce Barış gelsin tek temmenimiz barış olmalıdır. ‘Ülkemizin refahı Bölgemizin huzuru için üzerimize düşen ne varsa yapmaya hazırız” diyerek, herkesi sorumluluk üstlenmeye çağırdı.

11 Aralık 2015
Ergin: Artık ölümler son bulmalı Ergin: Artık ölümler son bulmalı

Diyarbakır’ın Sur ilçesinde UNESCO tarafından dünya mirası olarak kabul edilen Dört Ayaklı Minare’nin kurşunlanmasını protesto etmek için açıklama yaptıktan sonra yaşanan silahlı çatışmada hayatını kaybeden Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi ve iki polisin şehit edilmesi olayı toplumun her kesimi tarafından kınanmaya devam ediyor. Diyarbakırlı işadamı Süleyman Ergin’de yaşanan bu acı olayı kınadığını belirterek artık ölümlerin son bulması gerektiğini savundu.

Diyarbakır Kutu Ambalaj Fabrikası, Sur  Özergin İnşaat Firmaları, Dicle Kolonyaları Yönetim Kurulu başkanlıklarının yanı sıra, Trakya Motorlu Taşıyıcı Harfiyat Kooperatif başkanı  İş adamı Süleyman Ergin, Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi ve iki polis memurunun şehit olduğu çatışmayı değerlendirdi. Diyarbakır’ın peygamberler ve sahabeler kenti olduğunu belirten bu tür çatışmaların yaşanmaması gerektiğini belirten Ergin, “Baro Başkanı Tahir Elçi’nin ölümü bizleri derinden üzmüştür çok acı bir olay. Silahla asla çözüm olmaz olmayacaktır. Güzelim Diyarbakırımızda bu olayları asla kabul edemiyoruz ,insanca yaşayalım kardeşçe yaşayalım dış mihrakların oyununa gelmeyelim. Artık ölümler son bulsun” diye konuştu.

 

Diyarbakır’ın peygamberler, sahabeler ve evliyalar kenti olduğuna dikkati çeken ve sinesinde sayısız mukaddes beldenin bulunduğuna dikkati çeken Süleyman Ergin şunları söyledi:

 

“Bu kadim kent, tarihin taşlara yazıldığı sinesinden sayısız yazar, şair, fikir ve bilim insanlarının çıktığı mukaddes bir kent. Mekke ve Medine’den sonra, en çok mukaddes yapıyı sinesinde barındıran, Adları Kur’an-ı Kerim’de geçen peygamberler ve bir çok sahabenin mübarek naaşlarının bulunduğu, tarihin canlı tanığı, bu mukaddes topraklarıdır.Geçmiş dönemlerde tarifi imkansız acılar yaşadık. Oldukça sıkıntılı dönemler yaşadık.

 

Açılımlar, hem sosyal, hem kültürel ve hem de ticari açılardan birçok kazanımları beraberinde getirdi. Artık barış sürecinin de nihayete erdirilmesiyle, ülkemiz uzun yıllardır yaşadığı huzur ve güven ortamına kavuşmuş olacak. Kuşkusuz bu durum ekonomik hayatın da gelişmesine zemin hazırlayacak. Diyarbakır ilimiz artık ulusal ve uluslar arası firmaların yatırım yapmak istediği kentler arasında yer alıyor. Daha önce istemeyerek de olsa kenti terk etmek zorunda kalan iş Adamlarımızın da, artık doğup büyüdükleri bu kente dönerek, yatırımlarını bir an önce hayata geçirmeliler diye düşünüyorum”

 

 

 

 

.

Barış ve huzurun düşmanlarını çatlatacak, , huzur, refah, barış ve güven ortamının tesisi için süreci hem yasal düzenlemelerle, hem de toplumsal pratiklerle güvence altına alınması gerektiğini  düşünüyorum Ekonomik yatırımlar ve turizm başta olmak üzere bölgemizi her alanda riskli hale getiren ve güven ortamını bozan olaylar  benzer hadiselerin bir daha yaşanmaması için tüm tedbirlerin alınmasını  istiyoruz. Çocuklarımız ve gençlerimiz molotof, silah ve kurşun değil kalem, klavye ve kitap taşısın. Biz temenni ediyoruz ki, Şehirlerimizde turizm, ticaret, eğitim, kültür, sanat ve yaşamın her boyutuyla rengarenk aksın. Artık ne incinecek bir canımız, ne akıtılacak bir damla kanımız, ne de dağlanacak bir anne yüreğimiz olmasın istiyoruz. Barış sürecinin başarıyla neticelenmesi Yeni Türkiye’nin de sigortası olacaktır. bu konuda daha cesur ve kararlı adımlar atmalıyız  Aydın, bütün siyasi partileri, sivil toplum kuruluşlarını, basın ve medyayı barış ve normalleşmeye katkıda bulunacak bir üslup ve yaklaşım içinde olmaya “HUZURA BARIŞA VE KARDEŞLİĞE İHTİYACIMIZ VAR”

Bölgenin ve ülkenin şuan birliğe, beraberliğe, kardeşliğe ve kucaklaşmaya  ihtiyacı var insanlığa  birlikteliğe ihtiyacımız var  bu olaylar tüm halkımızı derinden üzüyor yatırımlar duruyor hayat duruyor barış kaçınılmazdır artık güzellikleri duyuralım olayları değil diyarbakırımız güzel bir şehirdir medeniyete beşiklik etmiş bir şehirdir.kepenk kapatmalar çözüm değildir  esnafımız çok zor günler yaşıyor .

11 Aralık 2015
Barut‘Halkımız sağduyuyla hareket etmeli” Barut‘Halkımız sağduyuyla hareket etmeli”

Girişimci ve Yenilikçi Liderler (GYLDER) Derneği Başkanı Serkan Barut dün Diyarbakır’ın Sur ilçesinde yaptığı basın açıklaması sonrası öldürülen Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi ve şehit olan 2 polis memuru için basın açıklamasında bulundu. Yaşanan bu elim olayın ülkeyi ve kendilerini yasa boğduğunu dile getiren  GYLDER Derneği Başkanı Serkan Barut “Ölümlerin fayda getirmeyeceğini hepimiz biliyoruz. Çatışmalar bir an önce son bulmalı ve halkımız sağduyuyla hareket etmeli” diye konuştu.

Merkezi Diyarbakır’da bulunan ve kısa adı GYLDER Derneği olan Girişimci ve Yenilikçi Liderler Derneği Başkanı Serkan Barut açıklamalarda bulundu. Dün yaşanan ve iki polis memuru ile Diyarbakır Baro Başkanının hayatını kaybettiği silahlı çatışmaya yönelik açıklamalarda bulunan Başkan Barut, yaşanan çatışmaların kimseye fayda sağlamayacağını belirterek halkı sağduyuya çağırdı.

 

Halkın sağduyuyla hareket etmesini belirten Barut, “Baro Başkanımızın menfur bir saldırı  sonucu katledilmesi, iki polisimizin orada şehit edilmesi, ülkemizi yasa ve üzüntüye boğmuştur. Türkiye’nin ve bölgemizin huzurunu sağlanmaması ve önünü kesebilmek için ellerinden geleni yapmaya çalışanlar amaçlarına ulaşamayacaklar. Halkımızla sağduyuyla hareket etmeliyiz. Türkiye büyük siyasi ve politik hedeflerin ülkesidir. Türkiye meselelerini yaşanan olayları çözebilecek ve altından kalkabilecek bir ülkedir. Türkiye’nin bu hedeflerini demokratik süreçleri, engellemek isteyen insanlar örgütler ve dış ülkeler, kişiler, felsefeler ve düşünceler olduğu da ortadadır. En son dün Diyarbakır’da sur ilçesinde yaşanan ve hepimizi üzen menfur saldırı maalesef ülkemizin ‘Diyarbakırmızın’ nasıl planlı oyunlarla geri düşürülmeye çalışıldığının ve oyunların oynandığının en önemli delillerinden birisidir.

 

Çok açıktır.

Bize sevinçlerimizi yaşatmak istemiyorlar. Huzurumuz, istikrarımız ve ortak aklımızla, demokratik değerlerimizle adım atmamızı istemiyorlar. Birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi ve birbirimize olan güvenimizi azaltmaya ve ortadan kaldırmaya çalışmaktadırlar. Onun için terörle mücadelemizin ne kadar önemli olduğu, Türkiye’de ve dünyada terörizmin  insanlığın onu bitirebilmek için en önemli uğraşlarından bir tanesi olduğu dün bir kez daha ortaya çıktı. “Tahir Elçi’ye ve şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz” mekanı cennet olsun” diye konuştu.

 

 

Ölümlerin kimseye fayda getirmeyeceğini de sözlerine ekleyen Barut, “Artık yeter  ölümlerin fayda getirmeyeceğini hepimiz biliyoruz yazık günah  bir insan öldürmek ne demek ,kainatı öldürmek demektir  huzurumuz kalmadı ekonomiye darbe vuruluyor esnafımızı işçimizi iş adamlarımızı çok büyük sıkıntılara sokuyor olan olaylar artık yeter insanca yaşamak varken ölümler ne fayda getirecektir herkes elini taşın altına sokmalıdır artık yeni bir sayfa açmalıyız binlerce dul ve yetim kardeşlerimiz oldu yazık günah değimli hepimiz bir lokma ekmek için çaba  sarf ediyoruz akıl karı değil savaş şiddet Diyarbakırımız evliyalar şehridir sahabeler şehridir insanlık şehridir savaş şehri şiddet şehri değildir her gün silah sesleri kepenk kapatmalar bizleri tüm halkımızı derinden üzüyor. Biran önce barış kardeşlik olsun. Halkımızın huzura ihtiyacı var” dedi.

11 Aralık 2015
SEU Mevlana’yı Şeb-i Arus töreniyle andı SEU Mevlana’yı Şeb-i Arus töreniyle andı

Selahaddin Eyyubi Üniversitesi (SEU)Hz. Mevlana’nın 742. Vuslat Yıldönümünü düzenlediği Şeb-î Arûstöreniyle andı. Hz. Mevlana ve Şems-î Tebrizi hakkında bilgilerin de paylaşıldığı Şeb-i Arus törenindeki sema gösterisi büyük ilgi çekti.

SEU sosyal ve kültürel aktivitelerine bir yenisini daha ekledi. Hz. Mevlana’nın 742’inci Vuslat Yıldönümünü anlamlı bir törenle anıldı.SKS Daire Başkanlığı’nın SEU Rektörlük Konferans Salonu’nda düzenlediği törene katılanlara Mevlana şekeri ve gül suyu ikram edildi.Akademisyen ve öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği Şeb-i Arus merasiminde önce Hz. Mevlana’nın Mesnevi adlı eserinden veciz sözler paylaşıldı.

Ardından Meslek Yüksekokulu Sosyal Hizmetler Bölümü Öğretim Görevlisi Ömer Güçlü, Hz. Mevlana ve hocası Şems-î Tebrizi hakkında bir sunum yaptı. Öğretim Görevlisi Güçlü, Hz. Mevlana’nın soluğunun ilim, irfan, aşk ve heyecanla asırlar ötesine ulaştığını söyledi.Mevlana’nın kaos ve şiddetin pençesindeki modern dünyada huzur ve güvenin limanı olarak görüldüğüne dikkat çeken Güçlü, “Bu Mevlana’nın başta insan olarak bütün canlılara duyduğu sevgi ve muhabbetten kaynaklanıyor. “Ne olursan ol yine de gel” sözü bize muhabbetin derinliğini gösteriyor.” dedi. Ardından Dış Ticaret Öğrencisi Gülşah Çakar, Simurg (30 kuş) hikayesini arkadaşlarıyla paylaştı.

Şeb-î Arûs töreni semazenlerin ney ve gitar eşliğindeki gösterisiyle devam etti. Kâinatın oluşumunu, insanın âlemde dirilişini, Yüce Yaratıcı’ya olan aşk ile harekete geçişini ve kulluğunu idrak edip ‘İnsan- ı Kâmil’e doğru yönelişini ifade eden sema gösterisi yaklaşık 20 dakika sürdü. Törene katılanlar semazenlerin gösterisindenbüyük keyif aldılar.

11 Aralık 2015
‘Huzur istemeyenler tarihi mekanlarımızı harabeye çevirdi’ ‘Huzur istemeyenler tarihi mekanlarımızı harabeye çevirdi’

Çözüm-Der Genel Başkanı Av. Ercan Ezgin  Diyarbakır’ın Sur ilçesinde yaşanan çatışmalarda kurşunlanan ve yakılan tarihi Kurşunlu Cami için basın açıklaması yaptı. Huzur istemeyenlerin, kan ve şiddetten medet umanların tarihi mekanları harabeye çevirdiklerini dile getiren Ezgin, “Huzur istemeyenler,kan ve şiddetten medet umanlar aylardır süren çatışmalarla tarihi mekanlarımızı,camilerimizi,medreselerimizi,okullarımızı,kliselerimizi yakarak,yıkarak harabeye çevirdiler” dedi.

Ezgin açıklamasını şöyle sürdürdü:

Peygamberler ve sahabeler şehri olan Diyarbakır’ımızın tarihi ve en büyük manevi değerlerimizden biri olan Tarihi Dört ayaklı minareye yapılan saldırıdan sonra Osmanlı yadigarı ve 500 yıllık tarihi olan  Kurşunlu camisi de Sur içindeki çatışma ve saldırılardan nasibini almış ve yakılarak kullanılamaz hale gelmiştir.

Huzur istemeyenler,kan ve şiddetten medet umanlar aylardır süren çatışmalarla tarihi mekanlarımızı,camilerimizi,medreselerimizi,okullarımızı,kliselerimizi yakarak,yıkarak harabeye çevirdiler.

Kutsal mekanlarımızı,mabet ve mescitlerimizi yakanları,kendilerine karargah eyleyenleri,sivil alanları çatışma alanlarına çevirenleri şiddetle kınıyoruz.

Savaşlarda bile kutsal ve tarihi mekanların dokunulmazlığı,korunması esastır.Ancak bölgede yaratılan çatışma ve şiddet ortamı hiçbir ahlak ve kural tanımamaktadır.

Hemen yanı başımızda adeta alev topuna dönen,yüz binlerce insanın hayatına mal olan,milyonlarca insanı evinden ve barkından eden Suriye’deki iç savaş, kavganın,şiddetin ve ölümlerin insanlık onuruna vurduğu en can yakıcı ve çok ders alınması gereken bir örneğidir.

Gerek ülkemizdeki kanlı ve kirli geçmiş ve gerekse de Ortadoğu’da yaşanan kanlı savaş göstermiş ki, şiddetle,kavgayla ve silahla hiçbir sorun çözülmez ve hiçbir olumlu sonuç alınmaz. Sonu yok bu yolun ve ölümlerin.İnsanlar ve insanlık onuru ölüyor,birliğimiz ve kardeşliğimiz yok oluyor,ülkemiz şiddet ve çatışmalardan daha tehlikeli sonuçlara götürecek halklar arasında “duygusal kopuşa” sinsi bir şekilde götürülmektedir.

Özellikle siyasiler ve yerel temsilciler sorunların çözümü noktasında üzerlerine düşen tarihi sorumluluk ve misyonlarını yerine getirmeli ve halkın beklentilerine kulak vermelidirler. Çok acil bir şekilde bölge halkının gündelik hayatını çekilmez hale getiren, hendek ve barikat siyaseti ile silahlı çatışma ortamı Türkiye topraklarını ve Türkiye gündemini terk etmeli,Çözüm süreci kaldırıldığı buz dolabından çıkarılarak,adam akıllı,istismar edilmeyecek,suistimal edilmeyecek bir şekilde Demokratik,eşit ve özgür vatandaşlık temelinde reformlar, güvenlik ve özgürlük dengesi hassas bir şekilde gözetilerek acil bir şekilde devreye sokulmalıdır.

YILMAZ ACU

11 Aralık 2015
İşadamı Halit Ersin: Bu kirli savaştan sadece bölge halkı zarar görüyor İşadamı Halit Ersin: Bu kirli savaştan sadece bölge halkı zarar görüyor

DİYARBAKIR – Çözüm süreciyle birlikte sağlanan ve 2 yıl boyunca devam eden huzur ortamı 7 Haziran genel seçimlerinden sonra sona erdi. 7 Haziran’dan bu yana devam eden çatışmalar ve olaylar Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ni adeta savaş alanına çevirirken iş çevreleri de bu durumdan dertli.

Yaşanan çatışmalı sürecin ekonomiye en büyük darbe olduğunu dile getiren işadamları bir an önce tekrar huzur ortamının sağlanması gerektiğini savundu. Yaşanan savaşın kirli bir savaş olduğunu dile getiren Diyarbakırlı İşadamı Halit Ersin, bu kirli savaştan sadece bölge halkının zarar gördüğünü söyledi.

Esnafın iflasın eşiğine geldiğini belirten Halit Ersin, “Yıllardır bölgemiz bir kirli savaş içerisinde yaşamaktadır. İnsanlarımız bölge halkı  zarar görmektedir. Savaşlar ekonomi ye en büyük bir darbedir,  hiç yoktan insanlarımız ölüyor analar ağlıyor, kardeşlerimiz dul kalıyor çocuklarımız yetim babasız kalıyor doğrusu  beni ve Tüm Türkiye’yi çok üzüyor yazık günah  esnafımız  iflasın eşiğine geldi yatırımlar durdu yuvalar yıkılıyor  bizler istemiyoruz bu kirli savaşı insanca yaşamak  varken savaşın anlamı ne” dedi.

Savaş olan hiç bir ülkenin kendisini doğrultamadığını da sözlerine ekleyen Ersin, “Her türlü yoksulluğu, açlığı, sefaletliği  perişanlığı yaşayanlar hala   savaş olan ülkeler kendilerini doğrultamamışlar  arkada acı hüzün keder dramlar bırakmışlar. Suriye, Irak savaştan dolayı ne hale geldi bu acımasız savaş insanları yuvalarından etti  arkada dram üzerine dramlar acılar bıraktılar. Yazık günah  kan üzerinde bu kirli savaşı yapanlar asla hiçbir zaman başarıyı bulamayacaklar. Dünyada ki, savaşların, ölümlerin  faydaları olmamıştır bilakis zararları olmuştur, artık göçler başladı ülkemiz  onlarca yıl geriye gitti  barış olsun kardeşlik olsun insanlık olsun kimse ölmesin” diye konuştu.

Tek temennilerinin bu savaş ortamının bir an önce son bulması olduğunu da belirten Ersin, “Onlarca insanın ölümü ve gözyaşı sürerek devam ederken, insanlar savaşları kanıksamış sadece bakıyorlar  ellerinden bir şey gelmiyor ,biran önce cenabi Allah bu savaşa son verdirsin tek temennimiz savaşların olmamasıdır barışın kardeşliğin sağlanmasıdır  insanlığın önde gitmesi acıların dramların son bulması bizleri sevindirecektir” diye konuştu.

11 Aralık 2015
Ensarioğlu ‘Tahir Elçi ve Polisleri katledenleri şiddetle kınıyoruz’ Ensarioğlu ‘Tahir Elçi ve Polisleri katledenleri şiddetle kınıyoruz’

Sağlık-Sen Diyarbakır Şube Başkanı Nurhak Ensarioğlu Diyarbakır’da geçtiğimiz günlerde yaşanan çatışmada hayatını kaybeden Tahir Elçi ve iki polis memuru için başsağlığı mesajında bulundu. Yaşanan çatışmaları kınadıklarını da belirten Ensarioğlu, bu cinayetleri işleyen, planlayan ve işbirliği yapan tüm kişi ve odakları da lanetlediklerini belirtti.

Ensarioğlu, “28 Kasım 2015  Cumartesi günü  Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi ve iki polis memuru katledilmiş ve bazı basın mensupları ile bazı polis memurları da yaralanmıştır. Bu cinayetleri işleyen, planlayan ve işbirliği yapan tüm kişi ve odakları lanetliyoruz. Hiç kimse katilleri gizleyemez ve kamuoyunu yanıltamaz. Olay gün ortası, medyanın canlı şahitliğinde ve halkın adeta naklen izlediği bir çatışma şeklinde  cereyanettiği halde,  kimse ideolojik ve arafgirlik içinde bunu yansıtmamalıdır. Hepimize düşen ilk görev delillerin titizlikle toplanmasına ve katillerin bulunarak adalete teslim edilmesine yardımcı olmaktır” diye konuştu.
Doksanlı yıllarda yaşanan çatışmalı ortamdan dolayı köylerin ve kırsalın boşaltıldığını da sözlerine ekleyen Ensarioğlu, “Doksanlı yıllarda köylerin ve kırsalın boşaltılmasına yolaçtılar… şimdi ise şehir merkezlerini hendekler, mayınlar ve operasyonlarla yaşanamaz hale getirerek insanlarımizın mahallesini terketmesine yol açmaktadırlar.

Diyarbakırımızın önemli tarihi mekanlarından ve İslami yapıtlarından birisi olan `dört ayaklı minare` önünde yaptığı basın açıklaması esnasında bir silahlı gurubun polisle çatışması sonucu Sayın Tahir Elçi ve iki polisin katledilmesi hepimizi derinden sarsmıştır.

Diyarbakırlılar ve halkımızın ekseriyeti çatışma, terör, kaos, şiddet ve ölümlerin olmasını istememektedir. Her sokağında ve her mahallesinde İslam’ın, tarihin ve kardeşliğin bir sembolü bulunan ilimizde, bölgemizde ve ülkemizde düşmanlık, çatışma ve nefret yerine adalet, merhamet, uzlaşı ve barış tohumlarının yeşermesıni diliyoruz.

Sayın Tahir Elçi de tarihi ve dini açıdan sembolik değeri olan dör tayaklı minarenin dibinde bu anlamlı çağrıyı yapmış ve `çatışmalar, ölümler burdan uzak olsun` darken silahlı çatışmanın ortasında kalarak katledilmiştir. Diyarbakır Sağlık Sen olarak Sayın Tahir Elçi ve polislerimize Allah’tan rahmet, kederli ailelerine sabır ve metanet, yaralananlara da acil şifalar diliyoruz” dedi.

4 Aralık 2015
Toplam 165 sayfa, 139. sayfa gösteriliyor.« İlk...102030...137138139140141...150160...Son »



EDİTÖRLER
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Kategori Seçin:
Kategori Seçin:

TRT Haber Haberler