Meşhur Kadayıfçı Sıtkı Usta’nın Ankara Şubesi’nde Serpme Kahvaltı Keyfi Meşhur Kadayıfçı Sıtkı Usta’nın Ankara Şubesi’nde Serpme Kahvaltı Keyfi

Diyarbakır’dan dünyaya açılan lezzet olarak bilinen Kadayıfçı Sıtkı Usta sunduğu hizmetlerle takdir toplamaya devam ediyor. Kadayıfçı Sıtkı Usta Ankara Çukurambar’da Ankaralılara muhteşem eşsiz bir serpme kahvaltı hizmeti de sunmaya başladı. 1968 yılından bu yana Diyarbakır’da faaliyet yürüten ve Diyarbakır’dan dünyaya açılan lezzet olarak bilinen ve Türkiye’nin bir çok ilinde şubesi olan Kadayıfçı Sıtkı Usta serpme kahvaltı ile de misafirlerine hizmet vermeye başladı.

Türkiye’nin tanınmış markaları arasında yerini alan Kadayıfçı Sıtkı Usta Ankara Çukurambar’da bulunan şubesi ile Ankaralılara serpme kahvaltı hizmeti de sunmaya başladı. Kadayıfçı Sıtkı Usta’nın ev yapımı tadında lezzetleri Kurulduğu yıldan bu yana katkısız ürünlerini tatlı severlerle buluşturan Meşhur Kadayıfçı Sıtkı Usta, el yapımı lezzetindeki tatlılarıyla halka hizmete devam ediyor.

Diyarbakır’da 3 kuşaktan bu yana hizmet veren ve Meşhur Kadayıfçı Sıtkı Usta diye tanınan Sıtkı Altunbay, bundan böyle Ankara Çukurambar’daki Kızılırmak Mahallesi, Muhsin Yazıcıoğlu Caddesi 13/B’de 22 çeşit serpme kahvaltı ile Ankaralılara hizmet vermeye devam edeceklerini ve 0312 221 22 21 nolu telefonlardan da rezervasyon yapılabileceğini söyledi.  

Sınırsız çay ve suyun ikram olduğu serpme kahvaltıda Kavurmalı yumurta, Menemen, Sigara böreği, Patates kızartması, Domates, Salatalık, Yeşilbiber, Tereyağı, Bal, Kaymak, Vişne reçeli , ceviz reçeli, Siyah zeytin / yeşil zeytin, Keçi peyniri, Beyaz peynir, Tulum peyniri, Örgü peyniri, Tel peynir ,Top peyniri, Burgu peynir ve Yoğurt servis ediliyor. Ankara’da kaliteli ve nezih bir ortamda halkın damak tadına hitap edecek şekilde hizmet edeceklerini söyleyen işletme sahibi Süleyman Altunbay ‘’22 çeşit kahvaltı ürünü Yaklaşık 48 personel ile hizmet vermekteyiz. 

Tüm halkımızı Kahvaltı Salonumuza ve kahvaltı yapmaya davet ediyoruz. Tüm ürünlerimiz doğaldır. Kalite hijyenik hizmete açık bir ekiple gerekli ustalık çalışmalarına sürekli devam eden özverili personelimiz ile her zaman 5 yıldızlı kahvaltı keyfi hizmeti sunuyoruz. Kalite hiçbir zaman tesadüf değildir. Kaliteye hep bilinçli çabalar sonucu ulaşılır. Bizim için müşteri memnuniyeti önemlidir. Bizim ürünlerimizde Tüm ürünlerimiz doğaldır. Onun için kaliteli müşterilerimiz bizleri tercih ediyor” ifadelerinde bulundu. 

 Yıllardır Kadayıfçı Sıtkı Usta’ya gittiklerini belirten müşterilerden Ofis Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı , Mehmet Veysi Yılmaz “Sevgili Sıtkı Altunbay beyefendi misafirlerine izzet, ikram, hürmetkârlık göstermeyi şiar edinmiştir. Asil kişilikli, saygınlığı ve hürmetkârlığı ile tanınır Sıtkı Usta ve her zaman temizlik ve hijyene azami özen gösterir. Asla kaliteden ödün vermez, hep kaliteli ürünler kullanır. Türkiye’nin damak tadına hitap ettiği tatlılarının yanı sıra 22 çeşit kahvaltı çeşidini ve üstelik böylesine tadına doyumsuz zengin menüyü başka bir yerde bulamazsınız. Bir çok yerde serpme kahvaltı gördüm ancak Sıtkı Usta’da gördüğüm kahvaltıyı Türkiye’nin hiç bir yerinde görmedim. Hem ürünlerin lezzeti, hem sunum, hemde ikram harika. Böyle bir lezzeti bizlere sunduğu için kendisine teşekkür ediyorum” diye konuştu. 

25 Nisan 2019
Ergani Ak Ocaklar Başkanlığı’na Mehmet Güneş getirildi Ergani Ak Ocaklar Başkanlığı’na Mehmet Güneş getirildi

Diyarbakır’ın Ergani İlçesi AK Ocaklar İlçe Başkanlığı törenle açıldı. Merkezi Ankara’da bulunan AK Ocaklar, Türkiye’de il ve ilçelerde teşkilatlanmasına tüm hızıyla devam ediyor. Bir çok il ve ilçede teşkilatlanmalarını tüm hızıyla sürdüren AK Ocaklar Diyarbakır’ın Ergani İlçesi’nde de teşkilatlandı ve teşkilat başkanlığına İşadamı Mehmet Güneş getirildi.

 Ergani AK Ocaklar İlçe Başkanlığı binasının açılışına AK Ocaklar Genel Başkanı Hakan Yiğit, AK Ocaklar Diyarbakır İl Başkanlığı yönetimi kadın kolları ve gençlik kolları, AK Parti Ergani İlçe Belediye Başkan Adayı Vahit Güvensen, sivil toplum kuruluşları temsilcileri, dernekler, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı. Gerçekleşen programda konuşan AK Ocaklar Genel Başkanı Hakan Yiğit, “AK Ocaklar, bir sivil toplum kuruluşu olarak sorumluluk alıyor ve ülke, millet sevdalılarına hizmetkar olmaya devam ediyor” dedi.  

Daha sonra söz alan AK Ocaklar Ergani İlçe Başkanı Mehmet Güneş konuşmasında, AK Ocaklar Genel Başkanı Hakan Yiğit, teşekkür ederek “Ergani AK Ocaklar Başkanı olarak elimden gelen hizmeti sunmaktan asla vazgeçmeyeceğim. Bana bu görevi layık gören AK Ocaklar Genel Başkanımız Hakan Yiğit’e çok teşekkür ediyorum. Allah’ın izniyle bu görevi onurlu bir şekilde yapacağım. Ergani ilçemizde çok güzel hizmetler yapacağım. Kapımız devletini, milletini, bayrağını seven herkese açık. Bizler halka hizmet için varız, dini, dili, ırkı ne olursa olsun halkımız için elimizden geleni yapacağız. Emekli, yaşlı, engelli esnafımızın, gençlerimizin yanında olacağız. Ergani ilçemizde kurum kuruluşları ve sivil toplum kuruluşlarını ziyaret edip görüş alış verişinde bulunacağız.  


Halkımıza hizmet bizler için onurdur el birliği ile yumak olan sorunları çözmek için var gücümüzle hep birlikte mücadele edeceğiz. Bizler davamız uğruna, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın yolunda yürümeye her zaman hazırız hepimiz kardeşiz. Ergani’ye hizmet benim için onurdur düşenin dostu olacağız fakir fukaranın her zaman yanında olacağız. Erganimize hayırlı olsun” diye konuştu. Mehmet Güneş kimdir? Mehmet Güneş Ergani’de doğup büyüyen 13 yaşından bu yana tekstİl işi ile uğraşan evli 1 çocuk babasıdır. 


25 Nisan 2019
MİSİAD örgütlenmeye tüm hızıyla devam ediyor MİSİAD örgütlenmeye tüm hızıyla devam ediyor

Merkezi Ankara’da bulunan Memleketçi Sanayici ve İşadamları Derneği (MİSİAD) Türkiye’nin her tarafına il ve ilçe başkanlıkları kurmaya tüm hızıyla devam ediyor.

Kısa adı MİSİAD (Memleketçi Sanayici ve İş Adamları Derneği) olan ve emeğin sömürülmediği bir dünyayı arzu ettiğini söylemekle kalmayan, bunu şahsi iş hayatına uygulayan inanmış insanların yeni adresi haline gelen dernek inanmış gönüllerin gönül seferberliğine başladığı yer haline geldi.  

2014 yılında Genel Başkanları Feridun Öncel tarafından kurulan MİSİAD Türkiye’de bir çok il ve ilçede başkanlıklar oluşturarak büyümeye tüm hızıyla devam ediyor. Türkiye’nin 70 il ve ilçesine yurt dışında da 30 şubesi bulunan MİSİAD’ın Genel Başkanı Feridun Öncel, Diyarbakır İl  Başkanlığı için de 21.04.2018 tarihinde İşadamı Fırat Özmen’i başkanlık koltuğuna uygun görmüş ve mazbatayı kendisine taktim etmiş. 

“AMACIMIZ YERLİ ÜRETİMİ GÜÇLENDİRMEKTİR” 

Kendisine verilen bu görevi layıkıyla yerine getirmek için mücadele ettiğini belirten Memleketçi Sanayici ve İşadamları Derneği (MİSİAD) Diyarbakır İl Başkanı iş adamı Fırat Özmen, “Değerli Genel Başkanımız Feridun Öncel  beyefendi derneğimizin Diyarbakır mazbatasını bana uygun görüp vermiştir bende Allah’ın izni ile bu kutsal görevi yürütmek ve  Diyarbakırımızda en güzel hizmetleri yaparak layık olmaya çalışıyorum. Bizim amacımız Doğuyu ve Batıyı birleştirmek, yerli üretimi güçlendirmektir. Bizim hiç bir siyasi bağlantımız yok amacımız milli ekonomiye yön vermek bu oluşumda bunları yapmak için Diyarbakır’daki görev bize verilmiştir. Bu nedenle değerli genel başkanımıza sonsuz teşekkür ediyoruz” dedi.

“FIRAT ÖZMEN BAŞKANIMIZ DAVASINA SADIKTIR” 

Fırat Özmen’in Diyarbakır için büyük bir şans olduğunu ve görevini de layıkıyla yerine getirdiğini belirten MİSİAD Genel Başkanı Feridun Öncel ise, “Diyarbakır mazbatasını  değerli kardeşim Fırat Özmen kardeşimize verdik hayırlara vesile olsun. Fırat Özmen bey kardeşim Diyarbakır’da saygın ailelerden bir değerdir. Kendisi davasına sadık insanlıkta çok güzel insani yardımları ile tanınan önemli bir şahsiyettir. İnşallah el birliği ile güzel hizmetler yapacağına inancımız tamdır. Hayırlara vesile olsun. Dini, dili, ırkı ne olursa olsun her zaman kapımız açıktır devletini milletini bayrağını seven kim olursa olsun  derneğimizde yeri her zaman vardır. Diyarbakır evliyalar insanlık şehridir Diyarbakır’a güzellikler yakışır bizlerde en iyi hizmeti Diyarbakır’da görmek istiyoruz” dedi. 

ÖZEL HABER:YILMAZ ACU


22 Nisan 2019
DTSO’dan D.Ü.’ye alacak çağrısı! DTSO’dan D.Ü.’ye alacak çağrısı!

DTSO Başkanı Mehmet Kaya, firma alacakları konusunda Dicle Üniversitesi yetkililerine çağrıda bulundu. Dicle Üniversitesi Hastanelerine tıbbi sarf malzemesi temin eden firmaların alacaklarının ödenmesini çağrısında bulunan Kaya, “Firmaların hak ettikleri alacaklarının ivedilikle ödenmemesi durumunda ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunacağımızı kamuoyunun bilgisine sunuyor, ilgili tüm kurum ve kuruluş yetkililerini göreve davet ediyoruz” dedi.

Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kaya, Dicle Üniversitesi’nin tıbbi sarf malzemesi sağlayan firmaların alacaklarını ödemediğine ve sağlık hizmetlerinin aksatıldığına dair yazılı bir açıklama yaptı.

“DİCLE ÜNİVERSİTESİ YASALARI AÇIKÇA İHLAL ETMEKTEDİR”

Açıklamada, “Dicle Üniversitesinin yetkilileri gerçekleştirdikleri tıbbi sarf malzemesi alım ihalelerinin bedelini ilgili firmalara ödemeyerek yasaları açıkça ihlal etmektedirler. Ekonomik sıkıntıları gerekçe göstererek alımını yapmış olduğu tıbbi/medikal sarf malzemelerin ödemelerini yapmayan üniversite yönetimi, 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 5. Maddesinde belirtilen “Ödeneği bulunmayan hiçbir iş için ihaleye çıkılamaz” ile 4 Mart 2009 tarih ve 27159 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Mal Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin 4. Maddesinde belirlenmiş olan “Ödeneği bulunmayan hiçbir iş için ihaleye çıkılamaz” amir hükümlerine aykırı davranarak açıkça suç işlemektedir” denildi.

“ÖDENEK YETERSİZLİĞİ GEREKÇESİNİN ARDINA SIĞINARAK…”

Kamu kurumlarına mal ve hizmet temini sağlayan iş insanlarının 2017 yılından bu yana kamudan alacaklarını tahsil edemediklerini belirten Kaya, “Hastane yetkilileri öncelikle kendi kadrolarının “Döner Sermaye Katkı Payı” ödemelerini yapmakta, özel sektörün alacaklarını ise ödenek yetersizliği gerekçesiyle ertelemektedir. Önceliği kendi kadrolarının ek ödeneklerine veren bir yönetim anlayışının izahı mümkün değildir. Ödenek yetersizliği gerekçesinin ardına sığınarak alacaklı firmaların ödemelerini yapmamak açık bir aymazlıktır. Bu durum hem alacaklı firmaları ekonomik krize sokmakta, hem de tıbbi malzeme teminindeki aksaklıklarla hastaların hizmet alımını sekteye uğratarak çift yönlü mağduriyet yaratmaktadır. İhale sözleşmelerinde açıkça belirtilen şartları ihlal ederek ödemeleri zamanında yapmayan yöneticiler benzer uygulamaların çevre illerdeki üniversitelerde de yaşandığını ileri sürmektedirler. Benzer uygulamaların çevre illerdeki üniversitelerde de yaşandığını ileri süren yetkililer bilmelidirler ki bu tür bir gerekçe kabul edilebilir bir gerekçe olmayacağı gibi, çevre illerdeki üniversite hastaneleri öncelikle firma alacaklarını ödemektedirler. Ayrıca Dicle Üniversitesinin batı illerindeki firmalardan temin ettiği tıbbi sarf malzemesi bedellerini ilgili firmalara zamanında öderken, Diyarbakır firmalarının alacaklarını ödememesi büyük haksızlık, aynı zamanda hukuksuzluktur” ifadelerini kullandı.

FİRMALAR ZARAR EDİYOR

Hastanenin ödeme planına işaret eden Kaya, şöyle konuştu: “Taraflar arasında imzalanan sözleşmeler uyarınca ödemelerin fatura ibraz tarihinden sonra 180 ile 240 gün arasında yapılacağı hüküm altına alınmıştır. Ancak, sözleşmede belirtilen azami ödeme süreleri dolduğu halde, Dicle Üniversitesi yetkilileri kurallara ve ödeme planına uygun bir yaklaşım sergilemekten ısrarla kaçınmakta, vadesi 2017 yılında dolmuş alacaklar dahi ödememiştir. İhalelere teklif sunulurken fiyatlamanın ödeme planı esas alınarak yapıldığı somut bir gerçektir. Sözleşme konusu ürünlerin tamamının ithal malzeme oluşu, ülkenin son dönemde içine bulunduğu “ekonomik kriz”, döviz kurlarındaki ve kredi faizlerindeki dalgalanmalar gözetildiğinde, ödemelerin geciktirilmesi firmaların aleyhine olumsuz bir mali tablo oluşturarak aşırı zararlara yol açmakta, firmaların ihalelere teklif vermelerini imkânsız kılmaktadır.”

ALACAKLARIN İVEDİLİKLE ÖDENMEMESİ DURUMUNDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAĞIZ”

Firmaların alacaklarının ivedilikle ödenmemesi gerektiğini ifade eden Kaya, “Firmaların hak ettikleri alacaklarının ivedilikle ödenmemesi durumunda ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunacağımızı kamuoyunun bilgisine sunuyor, ilgili tüm kurum ve kuruluş yetkililerini göreve davet ediyoruz” çağrısında bulundu.


22 Nisan 2019
Diyarbakır’a turist akını Diyarbakır’a turist akını

Diyarbakır’da bir turizm şirketi ile Alman turizm şirketlerinin düzenlediği organizasyonda Güney Almanya ve Avusturyalı turistler, Diyarbakır’a gelerek tarihi ve kültürel yerlerini gezdi.

Diyarbakır’da bir turizm şirketi ile Alman turizm şirketlerinin düzenlediği organizasyonda Güney Almanya ve Avusturyalı turistler, Diyarbakır’a gelerek tarihi ve kültürel yerlerini gezdi.

Sağlanan huzur ortamı ile yerli ve yabancı turistlerin ortak buluşma noktası haline gelen Diyarbakır, tur operatörlerinin de gözdesi haline geldi. Bu kapsamda Diyarbakır’daki turizm şirketi ile Alman turizm şirketlerinin ortaklaşa düzenlediği turlara katılan turistler tarihi İçkale, Ulu Cami, Zerzevan Kalesi, On Gözlü köprü, han ve kiliseleri gezdir. Kentin tarihi ve kültürel yapısına hayran kalan turistler, bol bol fotoğraf çekindi.

Diyarbakır’daki turizm şirketi organizatörü Hakan Beksari, son yılların en hareketli dönemlerinden birini yaşadıklarını söyledi. Beksari, “Hem yerli hem yabancı turistlerin ciddi bir ilgisi var. İlginin bu şekilde olması sevindirici bir durum. Acentelerimiz Almanya’daki Paskalya tatilinin başlamasıyla 2019 turlarına başladılar. İlk kafile olarak 120 kişilik Almanya ve Avusturyalı grubumuzu ilimizde ağırlamaktayız. Bu grubumuzun hemen ardından 50’şerli guruplar halinde 6 grubumuzu daha ağırlayacağız” dedi.

“Ön yargılarımız yıkıldı”

Almanya tur operatörü organizatörlerinden Emel Ak, Bengü Kayahan ve Seval Coşkun ilk kez Diyarbakır’a tur düzenlediklerini söyledi. Organizatörler, “Diyarbakır’a daha önce ön yargılardan dolayı bir türlü tur düzenleyemedik. 2018 yılında bizler Diyarbakır’a gelerek öncelikle medyadan dolayı kafamızda oluşan ön yargılardan kurtulduk. Çünkü medyadan bölgeyi çatışmaların yaşandığı ve yoksulluk içerisinde olduğunu duyuyorduk. Bu yıl ilk defa Diyarbakır turu düzenledik ve turumuzda umduğumuzdan daha fazlasını bulduk. Bu turumuzun ardında yeni turlarımız bulunmakta. Tarihi yemekleri ve sıcak kanlılığı ile Diyarbakır’ın daha iyi pazarlanması gerekiyor. Daha iyi tanıtılmalı özellikle bu konuda rehberlerin çok bilgili olması gerekmektedir” diye konuştu.

Güney Almanya ve Avusturya’dan Diyarbakır’a geldiklerini belirten turistler ise “Diyarbakır’ın tarihi dokusunu çok beğendiklerini Gideceğimiz her yerde bu güzelliklerden söz edeceğiz. Diyarbakır kültürü ve tarihi ile muhteşem bir şehir. İnsanları çok sıcakkanlı. Burayı geldiğimiz için çok mutluyuz” şeklinde konuştu.

BUGÜN NEL

22 Nisan 2019
FUAR’IN GÖZBEBEĞİ ELİF GOLD KUYUMCULUK FİRMASI OLDU FUAR’IN GÖZBEBEĞİ ELİF GOLD KUYUMCULUK FİRMASI OLDU

Diyarbakır’da 1,5 ton altın ve mücevheratın sergilendiği ‘3’üncü Mezopotamya Mücevher Fuarı’na yoğun bir katılım olduğu gözlenirken, fuarda en çok ilgiyi gören firma ise, Elif Gold Mücevherat Firmasının standı oldu.

Üretici ve kuyumcuları bir araya getiren ‘3. Mezopotamya Mücevher Fuarı’nda yaklaşık 1,5 ton altın ve mücevherat sergileniyor. Kuyumcular ve Sarraflar Odası tarafından, TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde dün başlayan ve yarın sona erecek olan fuara 30 firma katıldı.  

SEKTÖRÜN KALBİ DİYARBAKIR’DA ATTI 


 Açılış öncesi konuşan Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya, geçmişten gelen takı ve kuyumculuk kültürünün, Diyarbakır başta olmak üzere Bölgemizin bağrından çıktığına dikkati çekti. 

 DTSO Başkanı Kaya, Diyarbakır’da fuarcılığı geliştirme amacıyla büyük çabalar sarf edeceklerini ve hedef doğrultusunda İlimizde fuar düzenlemek isteyen bütün urum ve kuruluşlara da her türlü destek ve katkıyı sunacaklarını ifade etti. Ardından açılışı yapılan fuarda yer alan stantlardaki tasarımlar davetlilerden büyük ilgi gördü. Üç gün boyunca ziyaret edilecek fuarın açılışına Diyarbakır Kuyumcular ve Sarraflar Odası Başkanı Yunus Öner ile yurt içi ve dışından sektör temsilcileri katıldı.  

FUARA İLGİ, BEKLENENDEN DAHA FAZLA OLDU 

 Diyarbakır’da yaklaşık 1,5 ton altın ve mücevheratın sergilendiği 3’üncü Mezopotamya Mücevher Fuarı’na katılımcılar oldukça yoğun ilgi gösterdi. Sektörde üreticiler, kuyumcular ve son kullanıcıları bir araya getiren 3’üncü Mezopotamya Mücevher Fuarı’nda yaklaşık 1,5 ton altın ve mücevherat sergileniyor. Diyarbakır Kuyumcular ve Sarraflar Odası ile bir fuarcılık firması iş birliğiyle, TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde dün başlayan ve 3 gün sürecek olan fuara 30 firma katılırken, gösterilen ili dikkatleri çekti.  

ÇEYRE ASIRLIK TECRÜBE, BÜYÜK BEĞENİ TOPLADI  

Kuşkusuz, fuarın en çok ilgiyi gören firmalarından biri de, Diyarbakır’ın bağrından çıkan ve ünü bütün Türkiye’ye yayılan Elif Gold Mücevherat firması oldu. Diyarbakır başta olmak üzere Bölgemiz illerine ve bütün Türkiye geneline Altın takı kategorisinde oldukça zengin bir ürün portföyü sunan Elif Gold, üretim kalitesi ve birikimini bir hayli zenginleştirmiş durumda.

1994 YILINDA BAŞLAYAN YOLCULUK  

Hedef büyüterek, ihracata yönelen firma, bu kapsamda İslam ülkelerinde fizibilite çalışmalarını sürdürüyor.  

1994 yılında sektöre perakendeci olarak adım atan, ancak kısa sürede, Müşterilerinden gelen yoğun talep üzerine, 2003 yılında toptancılığa başlayan Elif Gold, sektörünün öncü kuruluşlarından biri konumuna yükseldi. 

 Hem perakendeci ve toptancı ünvanıyla, kendi üretimi olan 14 ve 22 ayar bilezik, Halep zinciri, habbeli takımlar, hasır bilezik ve kişniş çeşitleri başta olmak üzere bir hayli zengin ve kaliteli bir ürün yelpazesiyle hizmet sunulmakta. 

 Elif Gold firması Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Utangaç, 14- 22 ayar koleksiyonlarıyla, sektörde bir hayli iddialı olduklarına dikkati çekti. 

 Diyarbakır Merkez Bağlar İlçemiz Dörtyol Mevkiinde ve Kayapınar İlçemiz Dicle kent Semtimizde, çeyrek asırdan bu yana hep kaliteli ürünler sunmanın haklı gururunu yaşıyoruz. 

 İmalat, Tasarım ve Müşterilerimize sunum noktasında, her zaman için dürüstlük anlayışıyla, konusunda deneyimli ve güler yüzlü kadromuzla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yöresel takılar ve telkarilerimizi, toptan ve perende olmak üzere, bütün Türkiye genelinde sunuyoruz. 

 Artık ülkemizin her noktasına, hem kuyumcu esnaflarımıza, hem de perakende talepte bulunan müşterilerimize, özel tasarım siparişlerimizi ulaştırıyoruz. Bizzat ürettiğimiz ürünlerimiz, fuara ayrı bir renk ve hareketlilik kattı. Elif Gold Mücevherat olarak, vitrinlere çıkardığı ilk ürünlerimiz, Diyarbakır Hasırı ve Halep Zinciri oldu. 

 Daha sonra bu ürünlere yenileri, farklı ve zengin koleksiyonlar eledi. 1994 yılında adım attığımız sektörde geldiğimiz nokta, gerçekten gurur verici Özellikle bölgemizde ürün tedarik etme konusundaki sıkıntılardan dolayı meslektaşlarımızın sıkıntı yaşamaması ve son kullanıcılara siparişlerini olabildiğince erken ve kaliteli ulaştırmak amacıyla imalata başladık. 

 Geliştirdiğimiz ürün ve koleksiyonlarla kısa süre içerisinde kalite konusunda iyi bir noktaya ulaştık. El emeği göz nuru ürünlerimizi, deneyimli ve güler yüzlü kadromuzla Diyarbakır’da yapıp yolları kapatmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Altın kategorisinde A’dan Z’ye her türlü model taleplerini,zamanında ve son derece kaliteli ürünlerimizle tedarik etme konusunda oldukça iddialıyız.  

Elif Gold markalı ürünler, bugün Diyarbakır’ın yanı sıra Batman, Mardin, Şırnak, Bingöl, Şanlıurfave Van illerinde büyük talep görüyor.  

YENİ ROTAMIZ, YURT DIŞINA İHRACAT 

 Elif Gold firması, müşteri segmenti ve çeşitliliğini yıllarca katılımcı olarak yer aldığımız fuarlarda, yerli katılımcıların yanı sıra, yabancı katılımcılardan gördüğümüz ilgi, bizleri bir hayli sevindirdi ve teşvik etti. Markamız, İstanbul’da ihracat yapan firmaların özel siparişlerini de karşılıyor’. Elif Gold olarak, Diyarbakır’da düzenlenen ‘3. Mezopotamya Mücevher Fuarı’nda oldukça yoğun ili gördüğünü belirten Elif Gold firması Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Utangaç, sözlerini şöyle tamamladı: ‘Bu durum gerek bizler, gerekse Diyarbakır İlimiz açısından memnuniyet verici. Böylelikle artan siparişler, hem kentimiz ekonomisine katma değer katacağı gibi, hem istihdama da fayda getirecek ve bir çok insanımıza iş olanağı sağlanmış olacak. Diyarbakır, İlimiz artık pastadan hak ettiği payı alacak.Sektörün  Bütün bileşenlerini , bu ihtişamlı fuara katılmaya ve birbirinden enfes ürünlerimizi görmeye davet ediyoruz’. 



ÖZEL HABER :YILMAZ ACU

21 Nisan 2019
İstanbul Muhammedi sevdaya hazırlanıyor İstanbul Muhammedi sevdaya hazırlanıyor

İstanbul’da yarın Yeni Kapı Miting Alanında yapılacak olan “Hazreti Peygamberi Anlama ve Sünnetini Yaşama” etkinliğinin hazırlık çalışmaları son hızla devam ediyor.

İstanbul’un tüm ilçelerinde, yarın saat 14.00’te Yeni Kapı Miting Alanında “Ahlak ve Adalet Rehberi Hazreti Muhammed” temasıyla düzenlenecek olan “Hazreti Peygamberi Anlama ve Sünnetini Yaşama” etkinliği için yürütülen çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor. 

Bir taraftan anons araçları gezerken öbür taraftan el ilanları dağıtılıyor ve afişler asılıyor. 

Etkinliğin yapılacağı alana gelerek platformun kurulma çalışmalarına iştirak eden Peygamber Sevdalıları Vakfı İstanbul Koordinatörü M. Ali Ortaç, açıklamalarda bulundu. 

Uzun zamandır hummalı bir çalışma yürütüldüğünü belirten Ortaç, “Tüm temsilci ve gönüllü kardeşlerimiz bu çalışmalarını ibadet bilinciyle yapmaktadırlar. Astıkları afişle, dağıttıkları yüz binlerce el ilanıyla ve ücretsiz bir şekilde halka hediye ettikleri Muhammed Aleyhiselatu Vesselamın hayatını konu alan kitaplarla ve yine tüm İstanbul’un ilçelerinde dolaşan sesli anons araçlarıyla dolaşarak Hazreti Muhammed Sallallahu Aleyhi vesellemi anlatmış oluyoruz.” dedi. 

“Peygamber sevdalısı halkımızı yarın burada yapacağımız etkinliğe davet ediyoruz” 

Hazreti Muhammed’i anlatmayı bir ibadet olarak gördüklerini vurgulayan Ortaç, son olarak şu ifadeleri kullandı: 

“Onu hatırlamak, hatırlatmak ona salat ve selam etmek bizce ibadettir. Biz tüm üyelerimizle uzun bir zamandır yarına hazırlık için çalışıyoruz. Bugüne kadar emeği geçen temsilci ve üyelerimiz olan bütün kardeşlerimize buradan sizin aracılığınızla ayrıca teşekkür etmek istiyorum. İstanbul’daki bütün Peygamber sevdalısı halkımızı yarın burada yapacağımız büyük mevlit etkinliğine davet ediyoruz. 

İnşallah hep birlikte O’na olan sevdamızı, sevgimizi, biatımızı bir daha burada göstereceğiz. İstanbul’da bulunmayıp ben peygamber sevdalısıyım diyen bütün peygamber sevdalısı halkımıza sesleniyorum. Diyorum ki İstanbul’da bulunan eş dost akrabanızı arayıp onlarla birlikte bu coşkuya iştirak edin, bu hayra ortak olun. Tüm peygamber sevdalısı İstanbul’u buradan selamlıyorum. Burada hep birlikte Resulullah’a olan sevdamızı dile getireceğiz.” (Zeyd Varol-İLKHA) 

21 Nisan 2019
FUARDA ‘KADAYIFÇI SITKI USTA’ RÜZGÂRI ESTİ FUARDA ‘KADAYIFÇI SITKI USTA’ RÜZGÂRI ESTİ

D.BAKIR- Diyarbakır’da ‘3’üncü Mezopotamya Mücevher Fuarı’na yoğun bir katılım olduğu gözlenirken, fuarda en çok ilgiyi gören firma ise, Kadayıfçı Sıtkı Usta’nın standı oldu.Üretici ve kuyumcuları bir araya getiren ‘Fuar’da yaklaşık 1,5 ton altın ve mücevherat sergileniyor. Kuyumcular ve Sarraflar Odası tarafından, TÜYP Fuar ve Kongre Merkezi’nde yapılan fuara 30 firma katıldı. Açılışta konuşan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya, geçmişten gelen takı ve kuyumculuk kültürünün, Bölgemiz topraklarından çıktığını söyledi.

Kuşkusuz, fuarın en çok ilgi gören firmalarından biri de Kadayıfçı Sıtkı Usta’nın standı oldu.Kadayıf sektöründe artık marka olan ve ünü ülkemiz sınırlarını aşarak dünyaya yayılan Diyarbakırlı Meşhur Kadayıfçı Sıtkı Altunbay ve deneyimli kadrosunun ürettiği burma ve cevizli kadayıfları, büyük ilgi gördü. Yarım Asra yakın zamandan bu yana sektöründe hizmet veren ve dünya çapında tanınan Meşhur Kadayıfçı Sıtkı Ustanın oğlu, Mehmet Altunbay, her türlü etkinliklerde Diyarbakır’ı en iyi şekilde temsil etmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, şunları söyledi: 

’Artık herkesin bildiği gibi, ürünlerinde kesinlikle katkı maddesi kullanmayarak, tamamen doğal bir ürün ve damakta unutulmayacak bir iz bırakan lezzetiyle sunum yapan Meşhur Sıtkı Ustanın kadayıfları, dünya çapında tanınıyor ve beğeniliyor.Hijyenik bir ortamda hazırlanması, katkı maddeleri olmaması, kullanılan ürünlerin en kaliteli olması ve Sıtkı Ustanın adeta sevgisini de katarak hazırladığı tatlılar, yediden yetmişe herkese hitap ediyor. Aziz ve Mübarek Ramazan Ayı’nın heyecanı, ülkemizi ve bütün İslam Alemi’nisarmış durumda. Üç Aylar ve Ramazan-ı Şerif’in harika manevi atmosferini yaşıyoruz’.  

RAMAZAN’DA ŞEKER HASTALARINA ÖZEL TATLI  

Diyarbakır’da 3 kuşaktan bu yana hizmet veren ve kamuoyunda ‘Meşhur Kadayıfçı Sıtkı Usta’ diye tanınan firma, Mübarek Ramazan Ayı dolayısıyla, şeker hastası müşterilerine özel tatlı hazırladı. Meşhur Sıtkı Usta, kadayıf ve künefede tüm ülkemiz genelinde adeta marka olmuş bir isim.Ürün yelpazesini her geçen gün çeşitlendiren ve mevcut olanların da içeriğini zenginleştiren Sıtkı Usta, bir ilki daha gerçekleştirdi. 

Diyarbakır Merkez Yenişehir İlçesi Ofis Semti’nde 2 ve Çamlıca’da 1, Merkez Kayapınar İlçesi Diclekent’te 2 ve havaalanı yolunda 1 olmak üzere 6 şubeyle hizmet veren Sıtkı Usta, Ankara Çukurambar’da yeni yerini, evvelki yıl görkemli bir törenle hizmete açmıştı. 1968 yılından bu yana, damak tadına hitap eden, hep daha lezzetli ve daha kaliteli ürünler sunabilmek hedefinde olan Meşhur Kadayıfçı Sıtkı Usta Kadayıf ve Künefe, üretim aşamasında gerek hijyen ve gerekse lezzet ve kaliteden ödün vermeden tam yarım Asırdan bu yana, aralıksız olarak hizmet sunuyor. 

Sıtkı Usta, ilk günkü hizmet anlayışını bugünlere taşıyarak, bu konuda da kırılması güç bir rekora imza atmış durumda. Diyarbakır’da ‘Kadayıf ve Künefe’ deyince akla gelen ilk adres olmanın haklı gururunu yaşadıklarını dile getiren MehmetAltunbay şu görüşleri dile getirdi: ‘Kurum olarak, Diyabet hastaları için özel tatlı hazırlıyoruz. Hurmayı buhar sistemi ile ısıtıp, şerbetini süzerek elde ettiğimiz yüzde yüz doğal hurma suyu, zaten hem tadı itibarıyla doğal bir tatlandırıcı, hem de sağlıklı olması nedeniyle, diyabet hastalarından büyük ilgi görüyor. Esasen diyabet hastalarının belli bir ölçüde yemelerinde tıbben herhangi bir sakınca bulunmamakta. Tamamen doğal ve sağlıklı bir ürün olan hurmadan elde ettiğimiz doğal hurma suyuyla tatlandırmaktayız.Aile büyüklerimizden devraldığımız bayrak yarışını en iyi ve en kaliteli şekilde zirvede tutuyoruz. İddialıyız, kaliteye hep bilinçli ve uzun soluklu çabalar sonucunda ulaşılabilir.Siparişlerimizi yollarken, özel yaptırdığımız muhafazalarımız içinde yolluyoruz. Böylelikle gerek uzun yol nedeniyle veya gerekse iklim değişiklikleri nedeniyle, herhangi bir tad kaybına uğramamış oluyor.Kaliteli ürünlerimizi müşterilerimize sunmak, onlardan gelen talep ve öneriler doğrultusunda hareket etmek, zaten başlıca prensiplerimiz arasında.  

Ayrıca On line sipariş hattımız da mevcut.’ Altunbay, ‘Asla ürünlerimizde glikoz şurup ve yabancı herhangi katkı maddeleri kullanmamaktayız. Bütün ürünlerimiz tamamen doğaldır.32 çeşit tatlı işyerimizde bulunmakta. Diyarbakır’da 6 şubemiz var, Ankara Çukurambar şubemizi evvelki yıl halkımızın hizmetine sunduk. Ankara halkı, bizlere beklediğimizin üzerinde bir ilgi sundu.Öncelikli hedefimiz, sağlıklı, temiz ve bir o kadar da leziz ürünler sunabilmek. Halkımızdan, gördüğümüz ilgi ve sıcaklık, bizleri daha bir şevkle çalışmaya ve daha kaliteli ürünler üretmeye sevk ediyor’. Hem ekonomiye katma değer katan, hem de istihdama büyük katkılar sağlayan Sıtkı Usta, adeta bacasız bir fabrika gibi, insanlara iş olanağı sağlıyor. 

21 Nisan 2019
14 yılın özlemi ‘Hasret’ bebekle son buldu 14 yılın özlemi ‘Hasret’ bebekle son buldu

Bitlis’te yaşayan çiftin 14 yıldır çektikleri bebek özlemleri Diyarbakır’da son buldu. Bitlis’te yaşayan çiftin 14 yıldır çektikleri bebek özlemleri Diyarbakır’da son buldu. Prof. Dr. Hakan Çoksüer tarafından PRP ve akupunktur tedavisi uygulanan çift, 4 başarısız denemenin ardından 14 yıl sonra çocuklarına kavuştu.

Bitlis’te yaşayan Öznur ve Hakan Oğur çifti, 14 yıldır Ankara ve İstanbul’da 4 farklı tüp bebek denemesi yaptı. Denemeler başarısız olunca hayal kırıklığına uğrayan çift umutlarını yitirdi. Yıllarca çocuk özlemi çeken çift, arkadaş tavsiyesiyle Diyarbakır’da birçok aileye umut olan ve sayısız başarılı sonuçlar elde eden Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Hakan Çoksüer’e başvurdu. Prof. Dr. Hakan Çoksüer, çifti muayene ettikten sonra PRP ve akupunktur tedavisine başladı. Ön tedavisi biten çifte daha sonra 5. gün embiryo transferi gerçekleşti. 12 gün sonra pozitif müjdesini alan çift, 14 yılın özlemini “Hasret” adını koydukları bebekle sonlandırdı. 


“PRP ile yumurtaları güçlendirdik” 

Prof. Dr. Hakan Çoksüer, 4 defa tüp bebek başarısızlığıyla kliniklerine başvuran Öznur ve Hakan çiftini incelediklerinde Öznur Oğur’un yumurta rezervinin zayıf olduğunu ve rahim zarının tutulma bozukluğu olduğundan dolayı gebe kalamama sorunu yaşadığını tespit ettiklerini söyledi. Prof. Dr. Çoksüer, “Öznur Oğur hastamız 35 yaşında daha önce İstanbul ve Ankara’da 4 defa başarısız tüp bebek denemesiyle kliniğimize başvurdu. Biz de hasta geldiğinde yumurta rezervinin zayıf olduğunu gördük ve aynı zamanda rahim zarının tutulma bozukluğuna bağlı olarak bu başarısızlık olduğu kanaatine vardık. Tabii biz baktığımızda hasta ilk önce gerçekten de artık son denemesi, kendisi bir arkadaş tavsiyesiyle kliniğimize geldi. Bize geldiğinde umutsuzdu. Artık tamamen hiç şansının olmayacağı yönünde düşüncesi vardı. Tabi biz baktığımızda birincisi yumurta rezervi zayıftı, ikincisi de rahim zarının özellikle ince kaldığı için bebeğin tutulma problemi olduğu söylenmiş hastaya. Biz bu hastaya geldiğinde ilk önce, ilk yaptığımız tedavi iki spesifik tedavi yaptık. Birinci tedavimiz PRP tedavisi, ikincisi de akupunktur tedavisi. Biz bu hastamıza onun için ilk önce ne yaptık PRP uygulaması yaparak hem yumurtaları güçlendirdik, hem de rahim duvarını kalınlaştırarak tutulma gücünü artırdık. İkinci spesifik tedavimiz neydi akupunktur tedavisi yaptık bu hastamıza. Önce akupunktur tedavisi seanslarına başladık.

Hastadaki akupunkturun dört tane etki mekanizması var. Biz biliyoruz ki dört defa başarısız olduktan sonra hastada ciddi anlamda stres yük oluyor. Stres yükü azaltmak için birincisi akupunktur yaptık. İkincisi hasta biraz önce bahsetmiştik yumurta rezervi zayıf olduğu için biz yumurta kalitesini artırmak için akupunktur yaptık. Üçüncü akupunktur, üçüncü bir etki mekanizması neydi? Biz burada rahim zarını güçlendirmeye çalıştık. Dördüncüsü de bağışıklık sistemini güçlendirerek özellikle rahime tutulmasını biz sağlamaya çalıştık. Hasta kendini tam iyi hissettikten sonra biz ona tedaviden ön tedaviden sonra biz tüp bebek tedavisine başladık. Yani burada hedefimiz direkt olarak hastaya tüp bebek tedavisine başlamak çok doğru bir yaklaşım olmayabiliyor. Önemli olan bu hastalarda altta yatan sebebi saptayıp alta yatan sebep nedir onu bulup ona göre bir önce ön tedavi vermek lazım, ondan sonra tüp bebek uygulaması yapmak lazım. Hem PRP etkisiyle hem de akupunktur etkisiyle blastokist embriyo elde edilmek bizim için gerçekten de başarımıza çok ciddi bir katkısı olduğunu biz düşünüyoruz” dedi. 


Özlemle bekledikleri bebeğe Hasret adını koydular 

Prof. Dr. Hakan Çoksüer, hastanın birçok şehirde dolaşıp sonuç alamamanın vermiş olduğu özlemle bir bebekleri olduğunu ve onların kendi yaşadıkları bu duygusal anlardan dolayı adını da Hasret bebek koyduklarını aktardı. Prof. Dr. Çoksüer, “Bu yüzden biz hastaya iyi kalite de blastokist embriyo transferi yaptık. Yani 5. gün embriyo transferi yaptık ve hasta 12 gün sonra geldiğinde sonuç pozitif olarak geldi. Biz pozitif sonucu gördükten sonra hasta gözlerine inanamadı. Yani gerçekten de bu pozitif olabileceği yönünde bir şüphesi vardı. İmkansız olduğunu zannetti ve gerçekten de artık bu testten sonra bir hafta sonra ultrason takibine aldık ve bir hafta sonra ultrason takibinde gebelik kesesini gördük, o gebelik kesesinden sonra annede ciddi bir gözyaşları oluşmaya başladı. Çünkü inanamıyordu hiç. Gerçekten de beklediği bir sonuç değildi ve gerçekten de onun için ciddi bir sürpriz oldu. 

9. ayın sonunda artık bebeklerini kucaklarına almak nasip oldu ve adı da Hasret bebek. Çünkü gerçekten de bunca yıldan sonra, bunca emekten sonra bunca gerçekten İstanbul, Ankara birçok şehirde dolaşıp sonuç alamamanın vermiş olduğu özlemle bir bebekleri oldu ve onların kendi yaşadıkları bu duygusal anlardan dolayı adını da Hasret bebek koydular. ‘Gerçekten de çocuk hasreti çektiğimiz için, gerçekten inancımız yoktu ve böyle bir hasret içerisinde olduğumuz için adını Hasret bebek koyduk’ dedi ve böylece hasret bebek dünyaya geldi. Şu anda mutluluklarına diyecek bir şey yok. Allah mutluluklarını her zaman daim etsin” diye konuştu. 

14 yıldır birçok şehirde tedavi gördüğünü ve başarısız olduğunu kaydeden Öznur Oğur (35), umudunu yitirdiğini ve artık vazgeçtiğini aktardı. Oğur, “Bitlis’ten geliyorum, daha önceden Ankara ve İstanbul’da tüp bebek denemeleri yaptım. En son tavsiyeyle Hakan hocanın yanına geldim, akupunktur tedavisi uygulandı. Kızıma hamile kaldım, şu an kızım kucağımda çok mutluyum. Darısı olmayanların başına hiçbir zaman umudunuzu yitirmeyin” şeklinde konuştu. 

21 Nisan 2019
Erdemliler Hareketin’den Başkan Beyoğlu’na hayırlı olsun ziyareti Erdemliler Hareketin’den Başkan Beyoğlu’na hayırlı olsun ziyareti

Erdemliler Hareketi Derneği Diyarbakır İl Başkanı Atilla Kaymaz, Bağlar Belediye Başkanı olarak seçilen Hüseyin Beyoğlu’na hayırlı olsun ziyaretinde bulundu.

 31 Mart 2019 tarihinde gerçekleştirilen yerel seçimlerde Bağlar Belediye Başkanı olarak seçilen Hüseyin Beyoğlu’na hayırlı olsun ziyaretleri devam ediyor. Ziyaretler kapsamında Diyarbakır’da yaptıkları başarılı çalışmalarla adından sıkça söz ettiren Erdemliler Hareketi Derneği Diyarbakır İl Başkanı Atilla Kaymaz ve beraberindeki heyet Bağlar Belediye Başkanı Hüseyin Beyoğlu’nu makamında ziyaret ederek hayırlı olsun dileklerinde bulundular.  

“BAŞKAN HÜSEYİN BEYOĞLU BİR DAVA ADAMIDIR”  


Bağlar Belediye Başkanı Hüseyin Beyoğlu’nun bir dava adamı olduğunu ve Bağlar’ı hakkıyla yöneteceğine inançlarının tam olduğunu belirten Erdemliler Hareketi Derneği Diyarbakır İl Başkanı Atilla Kaymaz “Bağlar ilçemizin değerli Belediye Başkanı Hüseyin Beyoğlu beraber siyaset yaptığımız değerli bir arkadaşımız ve dava adamıdır.  

Böylesi dava adamlarının güzel bir makamda olmaları bizleri sevindirir. Hüseyin bey güzel hizmetler ile Diyarbakır ve Bağlar halkının gönlüne taht kuracaktır. Buna inancımız tamdır. Kendisi dini, dili, ırkı ne olursa olsun kapısına kim gelirse gelsin hiçbir zaman ayırım yapmaz insana insanca değer veren bir şahsiyettir. Ayrıca siyaset camiasına katkıları olan emeği geçen bir gönül adamıdır.  

Allah Hüseyin başkanımızı mahçup etmesin çok güzel hizmetler yapacağına inancımız tamdır. Allahütealâ hizmetlerini daim eylesin. Bizlerede kıymetli vaktini ayırdıktan dolayı Sayın Bağlar Belediye Başkanı Hüseyin Beyoğlu Beyefendiyede sonsuz teşekkür ederim. 
Kendisine her zaman desteğimiz sürecektir başarılar dileriz” diye konuştu.  

BEYOĞLU“TÜM HALKIMIZA KAPIMIZ ARDINA KADAR AÇIKTIR”  

Diyarbakır’da hizmet veren tüm Sivil Toplum Kuruluşlarına kapılarının ardına kadar açık olduğunu sözlerine ekleyen Bağlar Belediye Başkanı Hüseyin Beyoğlu ise, “Kapımız her zaman sizler gibi önemli STK’lara açıktır. Bizler hizmet için varız insanlık için varız kim gelirse gelsin yasalar çerçevesinde hizmet etmeye hazırız. 

 Bizde asla ayırım olmayacaktır insanlığa hizmet için varız bu kutsal makamda inşallah el birliği ile halkımızın sorunlarına çözüm getireceğiz. Cenab-ı Allah kısmet ederse Bağlar ilçemiz için her şeyin en güzel hizmetini yapacağız. Halkımızdan bir dua almamız yeterlidir. Zamanla sorunlar asgariye inecek şuana kadar gelen yakınlarımız dostlarımız misafirlerimizden ve partililerimizden herkesten Allah razı olsun. Halkımıza layık olmaya çalışacağız. Bizim derdimiz makam değil derdimiz insanlık derdi olacaktır makamlar gelip geçer. Bağlar ilçemizde çok sorunlar var bu sorunları çözmeye çalışıp gayret edeceğiz inşallah” dedi. 

21 Nisan 2019
Toplam 144 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12345...102030...Son »



EDİTÖRLER
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Kategori Seçin:
Kategori Seçin:

TRT Haber Haberler