• Altın
  • Dolar
  • Euro
  • İstanbul °C
  • Ankara °C
Hamzalı katliamında hayatını kaybedenler anıldı Hamzalı katliamında hayatını kaybedenler anıldı

Kulp ilçesi Hamzalı Mahallesi’nde 1 Ocak 1995’te, PKK’lı teröristlerce katledilen 6’sı korucu, 9’u kadın, 1’i korucu 23 kişi için anma töreni düzenlendi. Hamzalı Mahallesi’ndeki anıt önünde düzenlenen törene, İlçe Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Fatih Dülgeroğlu, kamu kurum ve kuruluşlarının yetkilileri, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı. Saygı duruşunda bulunulup, İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından konuşan Kaymakam Dülgeroğlu, “Bundan 23 yıl önce bölücü terör örgütü mensupları yine gerçek yüzlerini göstererek kadın, çocuk ve yaşlı demeden savunmasız 23 vatandaşımızı bu köyde katletti. Bugün buraya aynı acıları sizlere hatırlatmak için değil şehitlerimizin anısını yaşatmak, bölücü terör örgünün gerçek yüzünü bütün dünyaya haykırmak için bir araya geldik. Bölücü terör örgütü Hamzalı köyümüzde 6 aylık Fatma bebeğimizi, 23 yaşında hamile Aysel bacımızı, 85 yaşında Tayip dedemizi, 75 yaşında Abdurrahman dedemizi katlederek, zannetti ki Hamzalılı kardeşlerimiz kalplerinde taşıdıkları vatan sevgisini, ruhlarında hissettikleri bayrak sevgisini kaybedecekler ve onların yanında yer alacaklar. Ama 23 yıl sonra bugün yine görüyoruz ki Hamzalılı kardeşlerimiz, devletimizin ve milletimizin yanında. Ay-yıldızlı bayrağı bu bölgede, bu coğrafyada yüceltme adına askerimizle, polisimizle ve korucularımızla omuz omuza bu mücadeleyi aslanlar gibi yürütülmekte, dimdik ayakta durmaktadır” dedi.

 

Tören, şehitler için dua okunmasıyla sona erdi.

3 Ocak 2018
11 nüfuslu ailenin tek odalı evde yaşam mücadelesi 11 nüfuslu ailenin tek odalı evde yaşam mücadelesi

Annenin meme kanseri tedavisi gördüğü babanın ise işsiz olduğu aile yardım bekliyor.

 

Diyarbakır’ın merkez Kayapınar ilçesine bağlı Kaldırım köyünde tek odalı bir evde 4’ü kız 9 çocuğu ile birlikte yaşayan ve meme kanseri tedavisi gören Sadiye ile Mehmet Galip Balyoz çiftinin dramı yürek yakıyor. Bir taraftan hastalık diğer taraftan da yoksullukla pençeleşen aile yardım bekliyor. İki yıl öncesine kadar aracıyla hurdacılık yaptığını ancak eşine meme kanseri teşhisi konulmasının ardından elinde avucunda ne varsa sattığını anlatan Mehmet Galip Balyoz, “Eşimi 2 yıldır hastaneye götürüp getiriyorum. Tedavi için her şeyimi sattım. Elimde hiçbir şey kalmadı. Maddi durumumuz yok. Eşim iki defa ameliyat oldu göğüslerinden biri alındı. Yardımseverlerden, belediye başkanlarından, yetkililerden yardım bekliyoruz. 4’ü kız 5’i erkek 9 çocuğum var. Liseye giden çocuğumu maddi durumum olmadığından okutamıyorum. Tek odalı bu evde yaşıyoruz. Başka odamız olmadığından 11 kişi burada kalıyoruz. Eşim kanser olduğundan dolayı sağlıklı bir ortamda hayatını devam ettirmesi lazım. Bizim kaldığımız ev toprak ve hijyenik değil. Rutubetli olduğu için hastalanıyoruz. Evin çatısı damlıyor onu engellemek için poşet ile kapattık. Sobamız yok, ısınamıyoruz” dedi.

 

İki yıldır hiçbir şey yapamadığını anlatan Sadiye Balyoz ise, “Her şeyi eşim yapıyor. İlaçlarımı o veriyor. Tek isteğim var, devletimiz bize ev yardımında bulunsun. Temiz bir ortamda yaşamak istiyorum. Çamaşır makinemiz olmadığından kıyafetlerimizi komşulara, evden eve götürüyoruz. Bir yıl kemoterapi gördüm. Göğsüm alındıktan sonra ilaç tedavisine başladım. Her şeyimiz vardı ama hepsi gitti. Bu hastalıktan dolayı hiçbir şey kalmadı” diye konuştu.

3 Ocak 2018
12 yıllık kan davası barışla sonuçlandı 12 yıllık kan davası barışla sonuçlandı

Diyarbakır’ın Sur ilçesine bağlı Alçık köyünden Karakaş ve Bozan aileleri, 12 yıl önce arazi anlaşmazlığı nedeniyle tartışma yaşadı. Çıkan tartışmada Bozan ailesinden bir kişinin hayatını kaybetmesinin ardından iki aile arasında kan davası yaşandı. Yaklaşık 12 yıl boyunca sürekli tedirgin hareket etmek zorunda kalan aileler, AK Parti Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu ve kentin ileri gelenlerinin araya girmesi ile barışma kararı aldı. Karakaş ve Bozan aileleri, 12 yıl süren kan davalarını bir düğün salonunda düzenlenen barış yemeği ile sonlandırdı. Her iki aileden çok sayıda kişinin katıldığı barış yemeği, Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Daha sonra Karakuş ve Bozan ailelerinin ileri gelenleri el sıkışıp tokalaştıktan sonra Kur’an-ı Kerim’in altından geçerek barış yemini etti.

 

“Eskiden intikam almak yiğitlikti ama bugün intikam almak cehalettir”

 

Burada bir konuşma yapan AK Parti Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu, sürekli kan ve gözyaşı, savaşlar gördüklerini söyledi. Ensarioğlu, “Ancak bizi sevindiren o ki son yıllarda artık bu kötü adeti bu kötü mirası bir tarafa bıraktık. Bizim bölgede artık kimse bu acıları yaşamak istemiyor. Ölümün kan davasının, savaşların hiç kimseye faydası yok. Kavganın kazananı yok, kaybedeni var. Kavgada kaybeden sadece taraflar değil toplumun tümüdür. Bu anlayıştır ki artık günümüzde en ufak bir hadise meydana geldiği zaman bugünkü topluluğun burada olduğu gibi, herkes kendince devreye girer, kendince sulh için çabalar, bu açılar yaşanmasın ister. İnsanlar arasında her zaman anlaşmazlıklar olabilir, her zaman hatalar, yanlışlar olabilir. Bir anlık nefsimiz ve kızgınlığımıza yenik düşebiliriz. Önemli olan bunu diğer nesillere, aile fertlerine ve topluma devretmemek. Allah’ın da emrettiği gibi toplumun da istediği gibi nefsine yenik düşmeden, sulh için doğru adım atabilmektir. Eskiden bir hadise olduğu zaman intikam almak yiğitlikti ama bugün intikam almak cehalettir. Yiğitlik odur ki sulh için barış için toplumun esenliği için adım atmaktır. O yüzden ben özellikle Bozan ve Karakaş ailelerine bu barışı sağladıkları için ve dostlarını kırmadıkları için, Allah’ın rızası için bu barışı gerçekleştirdikleri için ben kendilerine teşekkür ediyorum” dedi.

 

Konuşmaların ardından iki aile üyeleri, barış için verilen yemek sofrasına bir arada oturdu.

3 Ocak 2018
Kalp krizini tetikleyen 6 neden Kalp krizini tetikleyen 6 neden

Kalp krizinin çoğu zaman ani ve beklenmedik bir şekilde gerçekleşebildiğini belirten Kardiyoloji Uzmanı Cegerğun Polat, kalp krizine neden olan kronik hastalıklar ve risk faktörlerinin yanı sıra kişinin, krizi tetikleyen birçok nedenle günlük yaşam içinde karşılaşabileceğini dile getirdi.

Memorial Diyarbakır Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Uzman Dr. Cegerğun Polat, günlük yaşamda kalp krizini tetikleyen 6 neden hakkında bilgi verdi. Dr. Polat, kronik stresin krizlere zemin hazırladığını, pazartesi günlerinin kalp krizi için risk oluşturduğunu, trafiğin kalbi yorduğunu, hareketsizliğin krizi tetiklediğini, aşırı heyecanlı kişilerin risk altında olduğunu ve beslenme şeklinin kalp sağlığını etkilediğini söyledi.

 

“Kronik stres krizlere zemin hazırlar”

 

Günümüz kent yaşamının temel sağlık sorunlarından birinin stres olduğunu dile getiren Polat, “Ruhsal ve duygusal durumdaki dalgalanmalar, insan ilişkilerden kaynaklanan faktörler ve iş stresi günlük yaşamın neredeyse bir parçası durumundadır. Bireysel bakımı ve alışkanlıkları etkileyen bu faktörler, kronik hastalıkların da kaynağı olabilmektedir. Kronik stres koroner damar darlıklarına zemin hazırlayabilir, ani başlayan stres de kalp krizi geçirmeye hazır kişilerde krizi tetikleyebilir” dedi.

 

“Pazartesi kriz için riskli gün”

 

Pazartesi günlerinin kriz için riskli gün olduğunu dile getiren Dr. Polat, “Haftanın ilk iş günü olan pazartesi sabahı yaşanabilen yoğun iş stresi, kalp sağlığını olumsuz etkileyen bazı acil durumlar oluşmasında etkili olabilmektedir. Stres karşısında daha kırılgan ve hassas olan kişilerin kalp krizi geçirme riski daha yüksektir. Yoğun tempolu iş yaşamı, stresin ve riskin yüksek olduğu mesleklerdeki kişiler özellikle haftanın ilk gününden daha çok etkilenmektedir” diye konuştu.

 

“Trafik kalbi yorar”

 

Trafiğin de kalbi yorduğunu anlatan Dr. Polat, “Yoğun ve gürültülü trafik hem strese hem de hava kirliğine neden olarak kalp krizini tetikleyebilir. Yapılan araştırmalarda yoğun trafiğin olduğu ana cadde üstlerinde ikamet edenlerde kalp krizi riskinin daha yüksek olduğu saptanmıştır” ifadelerini kullandı.

 

“Hareketsizlik krizi tetikler”

 

Hareketsizliğin krizi tetiklediğini açıklayan Dr. Polat şunları söyledi:

 

“Özellikle uzun süre masa başında vakit geçiren ve düzenli spor yapmayan kişilerde diyabet, obezite, yüksek kolesterol ve kalp krizi riskinin arttığı bilinmektedir. Hareketsiz yaşayan kişiler doktor kontrolünden geçmeden aniden ağır egzersiz yaptıklarında, uzun ve yorucu seyahatlere çıktıklarında kalp krizi tetiklenebilir. Özellikle masa başında çalışan kişilerin haftanın en az beş günü 30-45 dakika kadar tempolu yürüyüş yapması bu nedenle çok önemlidir. Egzersiz için sabahın soğuk saatleri yerine akşamüstü saatleri tercih etmek, kalp sağlığı açısından daha güvenlidir”.

 

“Aşırı heyecanlı kişiler risk atında”

 

Aşırı heyecanlı kişilerin kalp krizi konusunda risk altında olduğunu söyleyen Dr. Polat, “Ani ve aşırı bir şekilde heyecanlanma, korkma, üzülme, sinirlenme ve hayal kırıklığına uğrama gibi olumsuz duygular kalp krizine yol açabilir. İlginç bir şekilde aşırı sevinme gibi olumlu duygulanımlar, ender de olsa kalp krizini tetikleyebilir. Yine deprem, sel, savaş, göç gibi olaylardan sonra da kalp krizi riski artmaktadır” dedi.

 

“Beslenme şekli kalp sağlığını etkiler”

 

Dr Polat, beslenme şeklinin de kalp sağlığını etkilediğini belirterek, ağır ve tuzlu yemek, aşırı alkol tüketiminin kalp krizini tetikleyen nedenler arasında olduğunu söyledi. Polat, “Kalp krizi açısından riskli hastalar için ağır yemekler sonrası kalp krizi risklerinin 7 kat arttığı belirlenmiştir. Bunun yanında kafein içerikli içeceklerin tüketimi, kalp hızı ve tansiyonu artırarak krizine yol açabilir. Sıklıkla kahve içme alışkanlığı olmayan hastalarda, kahve içimi sonrası kalp krizi riski, düzenli olarak her gün birkaç fincan kahve içenlere göre daha yüksektir. Dolayısıyla kahve alışkanlığı olmayan kişilerin üst üste kahve içmekten kaçınmaları önemlidir” diye konuştu.

3 Ocak 2018
Diyarbakır’a Yemen Kuru Kahve açıldı Diyarbakır’a Yemen Kuru Kahve açıldı

Diyarbakır’da son zamanlarda yaşanan yatırım hamlesi tüm hızıyla devam ediyor. Yatırımcıların ardı arkasına yatırım yaptığı Diyarbakır’a Genç girişimci işadamı Cihan Esen’de yatırım yaparak Yemen Kuru Kahve işletmesini hayata geçirdi.
Diyarbakır’ın Dicle Kent semtinde görkemli bir törenle Hasan Esen ve Şükrü Esen tarafından halkın hizmetine girerek Dualarla açıldı.Yemen Kuru Kahve işletmecisi Cihan Esen, “Kaliteye, müşteriye hizmete ve hijyene çok dikkat ediyoruz. Diyarbakırımıza yakışır bir mekan açtık” dedi.
Kahve çeşitlerinin yanı sıra çikolata, kuruyemiş, baharat, bitkisel ürünler ve yöresem ürünler ile de hizmet verdiklerini dile getiren İşletmeci Cihan Esen, “Dicle Kent Bulvarı Medya Mahallesi Petek Pastanesi yanında bulunan Mimar İbo Apartmanın altında 84/A Kayapınar’da hizmete açtığımız Yemen Kurukahve ve Çikolata işletmemizde Kuru kahve çeşitleri özel kahve karışımları Special çikolata Belçika çikolatası Çikolata Gondolları Özel gün çikolataları Kuruyemişler Baharat Bitkisel ürünler, Yöresel ürünler bunun yanı sıra Mabel lc gibi dünya markaları çikolatalar Ve dökme cikolata belçika çikolatası ile hem damak tadınıza hitap ediyoruz hemde özel günlerinde müşterilerimizin yanındayız 40 çeşit lokum seçeneği ile bütün damak tatlarını müşterilerimizin hizmetine sunuyoruz” diye konuştu.
25’in üzerinde kahve seçeneği bulunduğunu da dile getiren Esen, ” Taze günlük cekilen 25 ten fazla kahve seçeneği ile kahve tiryakilerine yeni tatlar tattırmayı hedefliyoruz Taze yöresel ürünler pestil cevizli sucuk pekmez bal tahin helva gibi ürünlerimizle doğallık ilk amacımız Baharat çeşitleri Bitkisel ürünler Her yörenin kendine has kuruyemişleri ile hizmet vermekteyiz Kurutulmuş tropikal meyveler ve yanı sıra birçok kurutulmuş meyveler Bademli drajeler Çikolatalar İle Diyarbakır halkına hizmet vermekten gurur duyarız diyabet hastaları için darcınlı bademli  şeker  unutulmadı” dedi.
Kahve çeşitlerinin yanı sıra 40 çeşit lokum seçeneğinin de bulunduğunu anlatan Esen, “Mabel lc gibi dünya markaları çikolatalar Ve dökme çikolata belçika çikolatası ile hem damak tadınıza hitap ediyoruz hemde özel günlerinde müşterilerimizin yanındayız 40 çeşit lokum seçeneği ile bütün damak tatlarını müşterilerimizin hizmetine sunuyoruz duyarız” şeklinde konuştu.

3 Ocak 2018
DİYARBAKIR DA SEDA TOSUN RÜZGARI DİYARBAKIR DA SEDA TOSUN RÜZGARI

Diyarbakır da Seda Tosun Rüzgarı ,Mucize Filmi ve Kertenkele Dizisinin Baş Karakterlerinden Ünlü Oyuncu ve Manken Seda Tosun İle Sanatçı Eymen Adal Kendileri Gibi Oyuncu Olan Arkadaşları Miraç Can’ı Ziyaret Etmek İçin Diyarbakır’da Buluştular. Miraç Can Ergenekon’un Öğretmenlik Yaptığı HAS Kolejine de Ziyarette Bulunun Ünlü Oyuncular Öğrencilerin Büyük İlgisi ile Karşılaştı. Ünlü Oyuncu ve Sanatçıları Sürpriz Bir Şekilde Karşılarında Gören HAS Koleji Öğrencileri Şaşkınlıklarını Gizleyemediler. Jiyan Muaz Dündar, Kadir Boz ,Görkem Babayiğit Adlı Öğrenciler Muhabirimizle Yaptığı Röportaj da Neye Uğradıklarını Şaşırdıklarını , Tv de Hayranlıkla İzledikleri Oyuncuların Bir Anda Sınıflarına Girmesiyle Büyük Mutluluk Yaşadıklarını Dile Getirdi , Öğrenciler Bir Çok Dizi ve Film de Oyuncu , Senaryo Asistanlığı Aynı Zaman da Tiyatro Yönetmenliği Yapan Genç Öğretmenleri Miraç Can Ergenekon İle Aynı Okulda Olmanın Heyecan Verici Olduğunu Kendilerine Bu Sürprizi Yaptıkları İçin Okul Kurucu Müdürü Ayşegül Yeşilbaş ve İlkokul , Ortaokul Müdürleri Erol Kaplan İle Gülcan İnal’a Çok Teşekkür Ettiklerini Belirttiler.

VELİLER HAS KOLEJİNDEN FAZLASIYLA MEMNUN
Üst Düzey Kadro Gelişmiş İngilizce Eğitimlerinden Sonra Ünlü Oyuncu ve Sanatçıların da HAS Kolejini Ziyaret Etmesiyle Birlikte Prestijini En Üst Seviyelere Çıkaran HAS Koleji Kurucu Müdüresi Ayşegül Yeşilbaş Öğretmenlerinin Üst Düzey ve Tanınmışlıklarından Kaynaklanan Prestijlerinin Okula , Öğrencilere ve Velilere Verimli ve Olumlu Bir Şekilde Yansıdığını, Türkiye de ve Avrupa da Tanınmış Bir Çok Oyuncu ve Sanatçının HAS Kolejini Ziyaret Etmesinin Bölgemiz için de Gurur Verici Bir Tablo Olduğunu Belirtti . Yeşilbaş HAS Kolejinin Önümüzde ki Dönem Yoğun İlgi Nedeni İle Kayıtları Erken Başlatıp Erken Bitireceğini de Sözlerine Ekledi.

ESKİ DOSTLAR İŞ VE ZİYARET
Miraç Can ile Birlikte Altınay Çekimlerine Katılan Seda Tosun ve Eymen Adal Miraç Can’ı Öğretmenlik Yaptığı Okulda Ziyaret Etmeyi de İhmal Etmediler…

27 Kasım 2017
Dr.Yaman’dan Grip Uyarısı! Dr.Yaman’dan Grip Uyarısı!

Ergani Devlet Hastanesi Başhekim Yardımcısı Çocuk Uzm.Dr. İbrahim Halil Yaman, havaların soğumasıyla beraber soğuk algınlığı ve grip gibi viral enfeksiyonlara karşı uyarılarda bulundu.

Ergani Devlet Hastanesi Başhekim Yardımcısı Çocuk Uzm.Dr. İbrahim Halil Yaman, bağışıklık sistemi zayıf olan bireylerin viral enfeksiyonlara yatkınlığı yüksek olduğunu belirterek bağışıklık sistemini kuvvetlendirerek direnci arttırarak bu hastalıklarla baş edile bilineceğini vurguladı.

Bağışıklık sistemini yüksek tutmak için özellikle meyve ve sebzelerin tüketilmesi gerektiğini ifade eden Uzman Doktor İbrahim Halil Yaman, “Grip, virusların neden olduğu bir enfeksiyondur ve solunum yolu hastalıklarına neden olmaktadır. Zaman zaman dünya çapında salgınlara neden olabilmektedir. Grip virusları kuş veya memeli hayvan(domuz) kökenli olabilmektedir. 2009 yılında dünya çapında salgınlara neden olmuştur. Hastalık ağır seyirli olmamakla birlikte gebe kadınlar, yaşlılar, küçük çocuklar veya başka bir hastalığı olup vücut direnci düşük olanlarda ölümlere neden olmuştur. Grip virusları her yıl kendini yeni bir şekle sokarak hastalık yapma potansiyelini yenileyebilmektedirler. Küçük çocuklar hastalık için en büyük riske sahiptirler. Grip soğuk ayların hastalığıdır.

Yayılım solunum yolu damlacıkları yoluyla olmaktadır. Hastalık ani başlar ve ateş, kas ağrısı, titreme,,baş ağrıları , halsizlik ve iştahsızlık belirgindir. Burun akıntısı ve öksürük diğer bulgulardır. Ateş 2-4 gün sürer. Hastalık aile üyeleri arasında, okul odalarında ve kalabalık ortamlarda hızla yayılır. Grip hastalığında doktor kontrolünde kullanılan ilaçlar vardır. Grip hastalığının iyileşme oranı yüksektir. Grip tedavisinde istrahat ve yeterli sıvı alınması önemlidir. Grip aşısının en uygun zamanı ekim-kasım aylarında yapılmasıdır. 9 yaşından küçük çocuklarda ilk defa aşı yapılacaksa 1 ay sonra 2. doz aşı yapılır. Grip aşısı her yıl tekrarlanır. 6 ayını doldurmamış bebeklere yapılmaz. 3 yaş altındaki çocuklara yarım doz aşı yapılır. Yumurta allerjisi olanlarda allerjik reaksiyona neden olabilir” dedi.

25 Ekim 2017
Ergin’den Atilla’ya övgü dolu sözler Ergin’den Atilla’ya övgü dolu sözler

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Cumalli Atilla’nın Diyarbakır için yapmış olduğu çalışmalar hem vatandaşlar, hem işadamları, hemde siyasiler tarafından taktirle karşılanmaya devam ediyor. Sur Özergin İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Ergin, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Cumalli Atilla’nın çalışmaları hakkında övgü dolu sözler sarf ederek açıklamalarda bulundu.

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Cumalli Atilla’nın Diyarbakır İçin yaptığı çalışmaları bugüne kadar hiçbir belediye başkanının yapmadığını belirten Sur Özergin İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı İş adamı Süleyman Ergin, Atilla’nın çalışmaları hakkında bir açıklama yaptı övgüyle  söz etti. Sayın Cumali Atilla beyin Diyarbakır için gece gündüz demeden hizmet aşkıyla yandığını belirten Ergin, “Böylesi değerli halka kendini  adamış değerlerimize sahip çıkmamız bir insanlık görevidir ve  başkanımız Cumali Atilla  gece gündüz demeden elinden geleni Diyarbakırımıza ve halkımıza yapmaktadır yapmaya da devam ediyor. Böylesi güzel değerlere  bizlerde sonsuz teşekkür ediyoruz” diye konuştu.

Yakın zamanda sayın Başkanımız Cumalli Atilla’yı ziyaret edeceğini de belirten Ergin, “Sayın Cumali Atilla Başkanımız kurmuş olduğu  ekibi ile Diyarbakır’ı her geçen gün biraz daha güzelleştiriyor. Bizler Diyarbakır halkı olarak sabredersek Diyarbakır’ın daha çok güzelleşeceğini de göreceğiz. Sayın Başkanımız misafir perverliği ile güler yüzlülüğü ile sorunu  olan on binlerce insanın derdine çare bularak yardımcı olmuştur  ve halkımız tarafından sevilen bir değerdir. Bu yüzden en yakın zamanda kendisini makamında ziyaret ederek yapmış olduğu hizmetlerden dolayı birebir teşekkür edeceğim” dedi.

Diyarbakır için kim bir çivi dahi çakarsa o insana minnettar kalacaklarını da sözlerine ekleyen Ergin, “Sayın Başkanımız Cumali Atilla’beyde güler yüzlü asla kibirlilik olmayan sadece insanlık ve hizmet derdinde olan sıra dışı bir önemli değerdir, yani başta da dediğim gibi Diyarbakır’a bir şanstır. Göreve gelir gelmez  güzel şehrimize  halkımıza elinden gelen tüm imkanları seferber etmiştir, hele ki halkın gönlünde güzel bir yer almıştır ve binlerce insanın duasını almaktadır kim bu güzel ilimize bir çivi çakarsa bizde o insana minnettar kalırız” dedi.

Başkan Cumali Atilla’nın 2 Kasım 2016 tarihinde Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine atandığından bu yana Diyarbakır’ın hizmete doyduğunu da belirten Ergin, “2 Kasım 2016 tarihi itibariyle Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı’na atanan Sayın Cumali Atilla Bey’in hizmetlerinden bahsetmek istiyorum. Cumali Bey’in geldiği günden bu yana yaptığı hizmetleri anlatmakla bitiremeyiz. Bu hizmet fakir ve yoksul ailelere yapılan insani yardımlardır. Çok değerli Büyükşehir Belediye Başkanım sayın Cumali Atilla bey, göreve geldiği günden bu yana fakir ve yoksul ailelere sürekli yardımda bulunuyor. Bunun yanı sıra gördüğüm kadarıyla hizmetlerin ardı arkası kesilmiyor.

Ergin’den Atilla’ya övgü dolu sözler

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Cumalli Atilla’nın Diyarbakır için yapmış olduğu çalışmalar hem vatandaşlar, hem işadamları, hemde siyasiler tarafından taktirle karşılanmaya devam ediyor. Sur Özergin İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Ergin, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Cumalli Atilla’nın çalışmaları hakkında övgü dolu sözler sarf ederek açıklamalarda bulundu.

25 Ekim 2017 Çarşamba 09:21

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Cumalli Atilla’nın Diyarbakır için yapmış olduğu çalışmalar hem vatandaşlar, hem işadamları, hemde siyasiler tarafından taktirle karşılanmaya devam ediyor. Sur Özergin İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Ergin, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Cumalli Atilla’nın çalışmaları hakkında övgü dolu sözler sarf ederek açıklamalarda bulundu.

 Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Cumalli Atilla’nın Diyarbakır İçin yaptığı çalışmaları bugüne kadar hiçbir belediye başkanının yapmadığını belirten Sur Özergin İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı İş adamı Süleyman Ergin, Atilla’nın çalışmaları hakkında bir açıklama yaptı övgüyle  söz etti. Sayın Cumali Atilla beyin Diyarbakır için gece gündüz demeden hizmet aşkıyla yandığını belirten Ergin, “Böylesi değerli halka kendini  adamış değerlerimize sahip çıkmamız bir insanlık görevidir ve  başkanımız Cumali Atilla  gece gündüz demeden elinden geleni Diyarbakırımıza ve halkımıza yapmaktadır yapmaya da devam ediyor. Böylesi güzel değerlere  bizlerde sonsuz teşekkür ediyoruz” diye konuştu.

Yakın zamanda sayın Başkanımız Cumalli Atilla’yı ziyaret edeceğini de belirten Ergin, “Sayın Cumali Atilla Başkanımız kurmuş olduğu  ekibi ile Diyarbakır’ı her geçen gün biraz daha güzelleştiriyor. Bizler Diyarbakır halkı olarak sabredersek Diyarbakır’ın daha çok güzelleşeceğini de göreceğiz. Sayın Başkanımız misafir perverliği ile güler yüzlülüğü ile sorunu  olan on binlerce insanın derdine çare bularak yardımcı olmuştur  ve halkımız tarafından sevilen bir değerdir. Bu yüzden en yakın zamanda kendisini makamında ziyaret ederek yapmış olduğu hizmetlerden dolayı birebir teşekkür edeceğim” dedi.

Diyarbakır için kim bir çivi dahi çakarsa o insana minnettar kalacaklarını da sözlerine ekleyen Ergin, “Sayın Başkanımız Cumali Atilla’beyde güler yüzlü asla kibirlilik olmayan sadece insanlık ve hizmet derdinde olan sıra dışı bir önemli değerdir, yani başta da dediğim gibi Diyarbakır’a bir şanstır. Göreve gelir gelmez  güzel şehrimize  halkımıza elinden gelen tüm imkanları seferber etmiştir, hele ki halkın gönlünde güzel bir yer almıştır ve binlerce insanın duasını almaktadır kim bu güzel ilimize bir çivi çakarsa bizde o insana minnettar kalırız” dedi.

Başkan Cumali Atilla’nın 2 Kasım 2016 tarihinde Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine atandığından bu yana Diyarbakır’ın hizmete doyduğunu da belirten Ergin, “2 Kasım 2016 tarihi itibariyle Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı’na atanan Sayın Cumali Atilla Bey’in hizmetlerinden bahsetmek istiyorum. Cumali Bey’in geldiği günden bu yana yaptığı hizmetleri anlatmakla bitiremeyiz. Bu hizmet fakir ve yoksul ailelere yapılan insani yardımlardır. Çok değerli Büyükşehir Belediye Başkanım sayın Cumali Atilla bey, göreve geldiği günden bu yana fakir ve yoksul ailelere sürekli yardımda bulunuyor. Bunun yanı sıra gördüğüm kadarıyla hizmetlerin ardı arkası kesilmiyor.

Bütün yollar asfaltlanıyor, tabiri caizse yollar kaymak gibi oldu, refüjler çiçeklerle donatıldı. Çiçek şehrine dönen Diyarbakırımızda artık hizmet geliyor. Bu da değerli Başkanımız Cumali Atilla Bey’in sayesindedir. Öyle bir insan ki kendisi herkes kendisine rahatlıkla ulaşabiliyor. Bunun yanı sıra değerli başkan göreve geldiğinden bu yana, taziyelere gider, hastanelere hasta ziyaretlerine gider, gecenin geç saatlerine kadar halkın yanında bulunur, engelilerin sorunlarına çözüm getirir, STK’ları dinler, kapısını açık tutar, mezarlıkları düzeltti velhasıl kelam sayamadığım bir çok hizmete imza attı ve atmayada devam ediyor.

Bizede hizmet eden, insana insanca değer veren başkanlar lazım. Örnek insan böyle bir profili olmalıdır. Kibir yok insanları din dil ırk ayırımı yapmaz kapınsa gideni ağırlar kapıya kadar eşlik eder büyük bir misafirberverlik gösterir. Bize hizmet eden, insana insanca değer veren başkanlar lazım. Örnek insan böyle bir profili olmalıdır” diye konuştu.

25 Ekim 2017
Diyarbakır’da doktora fiziksel şiddet Diyarbakır’da doktora fiziksel şiddet

Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görevli Çocuk Hastalıkları Uzmanı Doç.

Dr. Mehmet Nuri Özbek, hasta yakınlarının fiziksel saldırısına maruz kaldı. Doç. Dr. Özbek, bu tür olayların insanlara yardımcı olabilme isteğini körelttiğini ifade etti.

 

Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesine bağlı Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi Kliniğinde geçtiğimiz cuma günü hasta vizitesi sırasında çıkan tartışmayı yatıştırmak için araya giren Çocuk Hastalıkları ve Çocuk Endokrin Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Nuri Özbek, hasta yakınlarının fiziksel saldırısına uğradı. Kaşı patlayan Özbek’e yapılan saldırıya ilişkin Tabipler Odası’nda basın açıklaması yapıldı.

 

Saldırıyı kınayan Türk Tabipler Birliği Merkez Konseyi üyesi Dr. Şeyhmus Gökalp, her iki sağlıkçıdan birinin saldırıya uğradığını belirtti. Giderek yaygınlaşan şiddet olgusu ile baş etmek gerektiğini ifade eden Gökalp, “Sorun çözme yöntemi olarak giderek yaygınlaşan şiddet olgusu ile mutlaka baş etmemiz gerekir. Çünkü toplumsal olarak enerjimizi, birikimimizi heba etmekte, insanlar arasındaki ilişkiyi bozmakta ve toplumsal yaşamı çürütmektedir. Toplumdaki şiddet eğiliminden de beslenen sağlıktaki şiddetin sıklığı ise artık can yakıcı haddeye varmış durumdadır. En az her iki sağlıkçıdan birisi şiddete maruz kalmaktadır. Sağlıktaki şiddet olgusu tek başımıza biz hekimler ve sağlıkçılar faturasını ödemek istemiyoruz. Bu anlamda tüm ilgili kişileri, kurumları, siyasetçileri, yöneticileri ve toplumun bütün kesimini sağlıkta şiddet konusunda duyarlı olmaya ve çözüm bulmaya çağırıyoruz. Aksi halde toplumsal olarak bir çürüme yaşayacağız ve bu çürüme toplumun bütün kesimlerine sirayet eder. Çürüme topluma bulaştı mı bir kere yönetici, doktor vesaire ayrımı yapmaz. Bütün toplumu aynı anda çürütür. Unutmayalım ki hekimlerine güven duymayan toplumlar, saygıda sevgide hekimlerine kusur işleyen toplumlar saygınlıklarını kaybetmeye mahkumdurlar” dedi.

 

“Sağlık çalışanlarına hakareti hak olarak görüyorlar”

 

Çocuk Hastalıkları ve Çocuk Endokrin Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Nuri Özbek, en büyük sorunun hasta yakınlarının sağlık çalışanlarına hakareti hak olarak görmesi olduğunun altını çizdi. Özbek, “Klinik içerisinde hemşirelerle yayılan bir tartışmadan dolayı ben devreye girdim. Hasta sahibinin hemşireye hakaret etmeye başlaması, ben şöyle yaparım falan gibi hakaretlere başlaması sonrası, hatta hemşirelere yönelmiş içeriden ses duymam üzerine ben çıktım. Ondan sonra herkese hakaret eden, küfür den bir insan tipi tabi ister istemez olaya müdahil olduk. Meğer onların tanıdıkları da varmış o arada bir arbede yaşadık. Sorun sağlık çalışanlarına her türlü hakareti yapma hakkını kendilerinde görmelerinden kaynaklı. Normalde çalışma ortamına bulunmaması gerekenler, zamanında orada olmaması gerekenlerin orada olması bu olayları kolaylaştırıyor. Konuyla ilgili adli sürecin başlatıldı. Bu tür olaylar insanı üzüyor. İnsanın hizmet yapma duygusunu köreltiyor. Ona üzülüyorum zaten. İnsanlara yardımcı olabilme, sağlık sorunlarını çözebilmeye olan isteğinizi köreltmeleri aslında en büyük sıkıntı bence. Toplumun bunu çok ciddi düşünmesi lazım” diye konuştu.

24 Ekim 2017
Toplam 72 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12345...102030...Son »



EDİTÖRLER
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ

Gazete Manşetleri

TRT Haber Haberler